zonenoktaorg ödüllü seo yarışması
• 4/9/2008 - GiZLi BiR SEViS(ME)DiR BU
Yazar: TOKAY ŞİİR

Gizli bir sevis(me)dir bu
Kirpiginin ucundan gamzeme dokunan
Carptiginda tüm kapilar ard arda
Yuregimin yastigina düstügünde teninin kokusu
Ihanete gebedir askin solugu
Sen solugumdan öp beni..
Bir resim sessizligi süzülür
Kirik duvarin gölgesinden..
Yalniz bir ressamin tualinde
Ihanete gebe bir ask uyur.
Bir sabah vakti ha dogurdu ha doguracak
Kadinin saclarindan asilir adamin ruhu
Ruhunda askin aci sesi
Sen sesimden öp beni
...Hüznün Hüzünleri....
temmuz-08 Ank... |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 31/8/2008 - CIRPINIS
Yazar: TOKAY ŞİİR

bir sonbahar sabahı doğan yalnızlık
kanatır yüreğimi güneş ışıklarıyla
hüzün olur günün ilk lokması
bir yudum tuzlu su geçer boğazımdan
bir ağıt kanatlanır dudaklarımdan
kahır yüklü bulutlar gezinir semada
göz yaşı yağmurunu getirir şimşekler
bütün çığlıklar kuyulardan yükselir
âzâde bir ruh dolanır dağlarda
çığlıkların yankısı yapışır dimağlara
yaralı yüreğime tabut olur bedenim
bozulan tövbelere bir yenisi eklenir
fayda vermez pişmanlıklar dilimde
al kanatlı melekten kaçışım son bulur
/belki/ bu şiir gözlerimi dünyaya kapatışım olur
Şiirin Hikâyesi;
yalnızlık hissi doğunca içimde,irkilirim
beni ürkütenin sensizlik olduğunu bilirim
alıntı
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 31/8/2008 - PARMAKLARIM ACIYOR
Yazar: TOKAY ŞİİR

Parmaklarım acıyor…
Durdurulmak üzere konumlandırılmış bir zaman ortası bu;
kıyasıya yırtılmış bir zaman…
Şimdi ben kim miyim?
Hiçbir şeyin olmaya yüz tutmuşken
tavan arasına sıkışmış gözlere sahibim…
Sana dair ufak tefek detaylara takıldığım bir an daha.
gün geçtikçe daha çok sorgular oldum söyleyemediklerimi.
Bıraktım sonra ucundan tutmayı ardı sıra düşlerimi
ben; kalakaldım..
bir aşkın farkıydık biz..
Bilinçaltı zorlayıcı alıştırmalar yaptım gittiğinden bu yana
olur da bir gün karşılaşırsak diye...
Her seferinde yeni kelimeler ekledim
rüyalarımda bile farklı çıkıyordu cümle bitişlerim
bense hep hatırlamayı denedim.
Gidişinden beni çıkartıldım sonra
seni verdiler sonucunda avuçlarıma
giderken eklemeyi unuttum beni sana...
Dağıttım sonra seni,
caddelere köprülere savururcasına.
Oysa nasıl birikmiştin gökyüzüne göz yumarcasına.
Tırnaklarımla kazımıştım toplayışımı seni.
Şimdi her yerde sen..
ama nafile..
dağıttıkça topluyorum seni bıraktığım yerlerden
ne kadar uzaksan o kadar yapışıyor yakama bekleyişim
her geçen gün biraz daha kırılıyor iç sesim
yalnızlığıma çarpıyorum seni yüzleştirmek için
hanginiz haklı?
Yalnız mıyım sensiz mi?
sonra fark ediyorum
ne sensizim ne de yalnız...
Kanım donuyor...
Usulca bağırıyorum... Avazım çıktığı kadar sebep oluyor sesim susuşuma…
Şimdi sen; ne zaman dokunsan bir üçüncü tekile ;
benim parmaklarım acıyor…
Alinti |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 28/8/2008 - DÜSLERiN SiMETRiSi
Yazar: TOKAY ŞİİR
|
tende kekik kokusu,
düşlerde ayaz var
yatır(sın) beni dizlerine yalı çapkını
saçlarımda kısaldıkça uzayan hasretim var
deli ediyor beni şarkılar
muzır gülümseyişlerim bedenimden akıyor
bir tokat gibi yapıştı yüreğime kuzeyden esen rüzgar
bu gece dağılmam lazım unuttuğum sevişmelerde
duy(sun) sesimi dağ kaçkını, vur(sun) gözlerini bana
anlasın sevda..! Kanım kaynadı, taşıyor
“...ritimlerin gölgesinde dinleniyor sessizliğim..oy diline yandığım ay yüzlü kavuşmam, beklemelerim yorgun ama duyarlı..korkma! Gözlerinle seviştiğimde, bir yürek dolusu çılgınlığımız olacak..”
sızıda suyun akışı,
mahremiyette tutkumun ayak sesi var
alıp götür(sün) beni düş cambazı,
ruhumda el değmemiş kıvrımlar var
es veriyor canıma aşkın –e hali
tövbelerim dualarımda af diliyor
bir mayın gibi patlıyor göğsümde dirileşen umutlarım
bu gece kaybolmam lazım unutulduğum şehirlerden
kandır(sın) beni şehvetin bozgunu, kaçır(sın) bakışlarını içime
yola gelsin sanrılarım..! Dilim açıldı, kapanmıyor
“...tamam..! Şimdi akıtacağız bütün delirmişliklerimizi...kalbi olanlar dans etmesin bu şiirde..üstümüzde ağırlık yapan vedaları çıkartıp öyle yüzeceğiz..çıplaklığım, nasıl da özgürsün..seni seviyorum..”
güzde baharın tadı,
dilimde yola gelmiş bir hüzün var
bağışla(sın) dudaklarıma ateşini gecelerin tangosu
dokunuşlarımda hazzın zirvesi var
Pelin Onay |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 28/8/2008 - AYRILIGIN KADINDAKi SURETi
Yazar: TOKAY ŞİİR

(sevmek,iki insanın birbirini ebedi görmesidir,demiştin. Ben gördüm ama sen görmedin)
her an gelebilme
ve bu ayrılık bir rüyaydı,
diyebilme ihtimalini hesaplayan bir kadının,
giderek akmaya başlayan makyajında savurdun özlemleri
geride kalan;
buruşmuş bir elbise,
dağınık bir yatak
ve çalmayı bekleyen bir telefon...
Pelin Onay
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 26/8/2008 - SONSUZA KADAR
Yazar: TOKAY ŞİİR

Dudağından öptüğüm hecelere, binbir anlam yüklüyorum
Gönül yoksul eskisinden
Bu hasret dudaklarından miras...
Gönül yangın, ben donuyorum
Bir bilsen, bir bilsen seni ne çok özlüyorum...
Çöl ortasında bir çiçek gibi
Kurutmasın bu aşk bizi,
Ya sonsuza kadar unut beni,
Ya da sevmeyi öğret bana...
Ceza değil bu ayrılık bize
Benim yerim senin yanın
Ya göğsüne alıp uyut beni
Ya sonsuza kadar unut...
Sevda bahçende gizlice büyüt beni...
O kendini adadığın düşler benimde düşlerimdi...
Deniz güneşten kavruluncaya kadar, seveceğim seni
Gönül eskisinden yorgun
Toprak olsan ölürüm, ateş olsan yanarım, yalan olsan kanarım
Bir bilsen, bir bilsen seni ne çok özlüyorum...
Tamer Karadağlı & Burak Uçkun |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 26/8/2008 - HADİ GİT YAR
Yazar: TOKAY ŞİİR

Hadi git yâr!
Daha fazla sen yüklenemiyor kalbim.
Daha derin düşleri kaldıramıyor bedenim. Kalmadı lügatimde içimi yakmayan bir söz. Bendeki resmini sakladığım sandık; bir çift göz…
Yâr! ekseni değişti artık dünyamın. Ne geceleri uykuya teslim ediyorum düşüncelerimi. Ne de sabahları gündoğumlarıyla yeni bir yelken açabiliyorum kurtuluşuma. Her benle başlayıp senle devam etmek zorunda olan gün, dikenli bir dal oluyor bana.
Hadi gönlüm
Defalarca düş uçurumlardan, kan-revan ol. Ve boşalt içini. Damarlarından ansızın geçen ve “yar”ı anlamlı kılan ezinci katlet. Bitir bu sonsuz şiiri. Son bulsun ağıt tadındaki sevgi söylemleri. Yâr yüreğimdeki ‘is’ini başka bir yere sevk et hadi.
Ah yâr gün gün mısralar döktün içime. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın. Ben hep sana uzaktım. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım.
Yanıldım…
Hicran yağmurlarından sıyrılıp ötelerde kendimi aradım, bulamadım…
Hayatımın gençlik satırlarında adı geçen yâr.
Sırtımı her döndüğümde bir can yitirdim bu bahar…
İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. “unuttum” diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
Yoruldum yâr
Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum… Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de İstanbul’u saklarım alınyazımda.
Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm
Kahraman Tazeoğlu |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 23/8/2008 - YARALI GÜL
Yazar: TOKAY ŞİİR
|

Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın.
Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği
Kirpikleri hissetti yokluğunu
Büktü boynunu deprem bu…
Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı
Sicim gibi bir yağmur yağıyordu.
Bir kenti boydan boya temizliyordu
Sokakta kimsecikler yoktu
Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu
Kirliydi yaşamaktan utanıyordu
Tit tir titriyordu yüreği
Yaralı bir güvercin gibi…
Oysa bu yürek bir zamanlar
Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı
Şimdi köpekler onun için ağlıyordu.
yorgundu, konuşamıyordu.
Şu hayatı sırtından atamıyordu,
Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu
Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı
Ne bir dost kaldı yanında,
Ne de bir düşman aklında…
Zor bir gün Önünü göremiyordu
İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu
Gözlerinde aşksız ayrılık vardı
Kirpiğinden yüreğine saplanan
Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde.
Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen
Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde
O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde
Sırtında ayrılık dilinde küfür
Ben gidiyorum sen uyuyorsun.
Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde,
Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim.
Ben gidiyorum sen uyuyorsun
Ben gidiyorum sen susuyorsun.
Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun
Siliyorum dudağında kalan yalanı
Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun.
Ben geldiğim yoldan;
Geldiğim gibi acılara bezenip
Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum
Bir kapı kapandı
Bu gece benimde gözlerimin içine
Kirpiklerim hissetti yokluğunu
Büktüm boynumu deprem bu.
Tenime değdim kokun sinmiş mi diye
Sol elime baktım; bahar gibiydin
Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar
Bir nehir oldun aktın gittin
Sağ elime baktım; Cehennemdin ayrılıktın kordun
Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu
Adaklar yüreğimden geçip gitti
Tutabilseydim birini
Korkmadan kesebilseydim eğer
Biliyorum gelecektin
Zoruma gidiyor zor bir gün
Biliyorum zorla güzellik olmaz
Oysa çirkin olmak vardı
Kovsanda kapından gitmemek vardı
Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan
Öyle bir küçüldümki; artık büyüme zamanı
Ey sevdalılar; eydostlar;
Var olan bütün güzellikler
Yürüyemediğim parke taşları patika yollar
dağlar,taşlar elveda
Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler
Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar
Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar
Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar
Siz kalın sağlıcakla
Ben gidiyorum
Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun
Bu bana yeter elveda yaralım elveda
Kırkıncı kapıyı kapadım elveda..
Daglarin Mektebi bi baska.
|
|
|
|
Mehmet Tokat
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 22/8/2008 - AŞK ÖLDÜ SEVGiLi !..
Yazar: TOKAY ŞİİR

Islaktı gözlerim... hüznünü bulutlara yükleyip gecesine kavuşamayan gündüzün hüznünü yağdırdığı gibi yağıyordu gözlerimden anlamsız yaşlar.. Anlamsızlık taa içimdeydi benim.. Seninle sensizliğin olduğu yerde... Kimi sevmeye kalksam sen oluyor karşımdaki.. sen şimdi kiminlesin bilmem ama ben hep seninleyim.. Gidişin ölümdü... Ölümüm ardından bakarken kal diyemeyişimdi.. Yüzyıl oldu sanki gidişin, ardından bakarken şimdiki gibi ıslaktı kirpiklerim.. Gittin... belki de hiç gelmemiştin, ben gelmiş olmanı ümit ettim. Bu ümitle yaşattım asırlardır içimde yaşayan hayalden ibaret sevdamı... Kaçışlarına gizlenen sen değildin belki de tüm korkaklığımla bendim senden kaçmaya çalışan.. Dağ gibi hüzünlerden arta kalan yıllanmış şarap tadındaki sevdanla yüzleştim sonunda sevgili.. Senin için çok şey olmaya çalıştım.. ve sonunda hiçbir şeyin oldum.. Seni sevmek saflığın doruk noktasındaki buğulu bir hüzündü ruhuma dolan.. seni sevmek seni özgür bırakmaya razı olmaktı.. Gittin... önce sıcaklığın çekildi tenimden.. sonra nefesin gitti yüzümden.. Arkası dayanılmaz bir soğuktu her gece beni uykumda bile titreten.. Tek bir söz bekledim senelerdir senden. Geldim demeni bekledim.. Ama sen rüyalarımda bile söylemedin.. beni bir söze hasret ettin.. Aşka inancım yok oldu sevgili.. İnandığım aşk, Leyla’yla birlikte öldü asırlar önce.. İnandığım aşk, gidişinle birlikte yok etti beynimde senden kalan aspire olmayan tortulaşmış duyguları.. Aşk öldü sevgili.. aşk öldü.. Sevgi üzerine yazdığım tüm cümleler yokoluyor birer birer.. Gözün aydın sevgili, bıraktım seni ruhumdan... özgürsün artık çekil git düşlerimden... çık git beynimden.. De ki, aşk öldü.. Farzet ki... ben öldüm.. toprağa karıştım yok oldum.. git artık benden.. Artık ben yokum... Aşk Öldü....
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 20/8/2008 - Aşka Nifak
Yazar: TOKAY ŞİİR

Artık cenneti de sensin, cehennemi de sensin içimdeki kıyısızlığın
kavuşmalarda umutsuzmuş bazen
ayrılmakta varmış senden, onu da yaşadım yaşayamam sanırken
aldatmakta varmış seni, aldattığımın kalbim olduğunu bile bile
kendi yalnızlığıyla geçinip giden oldum anlayacağın
uyuyup uyanan
giyinip soyunan...
bazı şeyler eskimiyor ne kadar istesende, ne kadar hissetmesende
içinde bir yer kalıyor daima, kanamalı bir yara gibi
derken bir yağmur gibi yağıyor anılar beklenmedik bi anda, sağnaklarına tutuluyorsun gözlerinin dudağında bi şarkı kırık dökük
ellerine vuruyor hayat, ellerinde tutamadığın aşka nifak sokar gibi
seni daha çok yaralıyor zaman umuduna inat...
itirafları susuyor yüreğinin faydasız inen bi akşamda
kabulsüz bir dua vakti oluyor geceler yastığında
ne yana dönsen sevdan başucunda
ne yana dönsen, sen senin karşında mahçup
onaramadığın yerlerinle yine kendinle baş başa kalıyorsun
ve öğreniyorsun yalnızlığı, her gün biraz daha fazla
uçurtmasız bir gökyüzünde gözlerin maviye çalıyor
susuyor sevda kendini
radyoda haberler, ne kadar yabancı artık bu şehir sana
vuruyor sevda kendini
gizlenemediği yüreği dar buluyor
bir yolculuk başlıyor sessizce içinde, tebessüm rengi
bir yolculuk başlıyor, dönüş yok geri...
belki de hiç yoktun öncesinde sen
belki bendim seni kendi adıma sevdiren
ayrı kıyılarda göz kırparken yıldızlar birbirlerine
belki de bendim onları senin gözlerine benzeten
acı bir gülümseyişle takındım mutluluğu üstüme belki
yüzümün bir yanı ile ağlayıp, diğeri ile umutlandım aşka ben
gizli bir evcilik oyununa kaptırdım kendimi
uslanmadım hala seni tek başıma sevmekten
makyajımı tazelediğim aynalarda özledim gözlerini
gönlümün sevgilisi gözlerini
aynalarda öptüm en kırmızı rujumla, bendeki suretini
asi bir sevdanın halkasını taktım parmağıma
asi bir sevdanın zincirini boynuma da ben taktım
sana gelen yollarda kaldım
sana yazdığım mektubu da ben yaktım
usanmadım hala seni satır satır sevmekten...
sarhoş olup bağrımda naralar ağıtlar yaktım
kırk gün, kırk gece süren düğünler gibi seni ağladım
duvarlarına yazdım şiirlerimi geçmediğin sokakların
sevinçle suladım çiçeklerimi sensizliğimin sabahlarında
hiç kaybetmedim umudumu kelebekler besledim yüreğimde
hasreti okşayarak,
uslanmadım hala seni yana yana sevmekten...
belki de hiç yoktun öncesinde sen
çiçeklenmesi yüreğimin sözlerinde değildi belki
sakladığım fotoğraflarda sen değilsin belki
yanlış tetikte beklemişim aşkım ben seni
yanlış sevmişsin ya da sen beni
şimdi gidiyorum ardımda kalanları bir bir yakarak
şimdi gidiyorum geldiğim yollardan yalınayak
karanlık sözler kaldı aklımda
istersen sen başla ağlamaya
pişman olacak hiçbir şey kalmadı bana...
Naşide Göktürk |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 20/8/2008 - HANi OLMAZ YA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne şiirler dökülür dilimden
Ne romanlar akar ellerimden
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne sevda masalları okurum gözlerinden
Ne satırlar keser kağıtları
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne satırlar keser kağıtları
Ne kağıtlar kabul eder mürekkep damlalarını
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Durur yaşlı dünya
Kalırım ansızın
Bakışlarım
Bakışlarında
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Anlatamam sana
İçimden geçenleri
Hoş..
İçimden kopan binbir fırtına
Ne kelimeler yeter anlatmaya
Ne kalemler yeter yazmaya
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Neler dökülür dilimden
Bir an bile düşünmeden
Hani olur ya
Bir gün çıkıp gelirsen
İşte o zaman durur zaman
O zaman konuşur kelimeler
Durdukça dudağımda dili tutulan
Hani olur ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne kader alabilir seni benden
Ne sen
Hani olmaz ya
Bakarsın olur
Olurda gelirsen
Vazgeç gözlerimden vazgeçebilirsen
Hani olurda olmazsa
Yani gelemezsen
Bir sevda yaşı süzülür gözlerimden
Hani olurda gelirsen
Ya da olmazda gelemezsen
Hep bir damla yaş olur
Süzülür gözlerimden
Gelsen mutluluk
Gelemezsen umutsuzluk olur adı
Hani olur ya…
Belki de olmaz…
Belki de dolmaz zaman
Belki de doldu zaman
Aman yar
Durma çık gel
Seni bekleyen satırlara
Sana damlayacak parmaktaki kanlara inat gel
Durma
Çık gel
Gel ki yazsın kalem
Gel ki dolsun satırlar
Gel ki
Gel ki dursun gözümdeki ince yaşlar
Bir geliş ki duran hayatlar yeniden başlar
Gel yar
Gel… |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 19/8/2008 - CANOM
Yazar: TOKAY ŞİİR
|

Ölümün üzerinde yürürdü çocuklar,
Hiç yakışmazdı bir beden büyük gelirdi hep
Dönerdik bir kuşatmadan döner gibi paramparça!
Kabzamızda soğuk bir köpek havlaması!
Patikalar incelirdi gün boyu,
Güneş aynı olmazdı,
Ay kadınlığından utanırdı düşerdi deniz'e çırılçıplak!
Kurşuna vurulan gök-kuşağı avuçlamazdı,
Yağmur sonrası toprak kokusunu!
Yürürdük sırtımızda geceden kalma günışığı,
Kalleş cesetlerin üzerinden sıçramak düşerdi payımıza!
Bütün adımlarımızın kirlenmiş sakalları vardı!
Aşk yasaktı,
Sevmek,
sevişmek yasaktı!
Saçının tek bir telini sırtlamaktı mümkün olan,
Bu ne ağır vebal
Özgür dağların tutsak deniz'indeydi gövdemiz,dalga dalga!
Limansızlık var bu yerlerde,
Uçurumlar!
Bakmak yasak,
Görmek,
Korkmak yasak;
Gölgemiz yasaktı bize-sen yaklaşma Canom...
Yüzünün gül suretini vur dünyaya,
Savur saçlarını yıldızlar çıksın!
Kentler şimdi dağlar kadar yakın degil,
Voltada degil yüzüm,
Gidişi varsa elbet bu yolun-sonunda sen olmalısın!
Nasıl bakıyor Ülkem gözlerime dimdik göz kırpmadan!
Yürümeli Canom-sen bırakma ellerime desem;
İki elim var!
Hangi birini tutacak ellerin ! ?
|
|
|
|
Deniz
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 15/8/2008 - Adım İntihar Kalsın Sende Hadi Gülümse Ama Sen Bilme

Hiç bir şey deme ama!
Sadece dinle!
Vakitsiz bir anda içime düşen adım kalsın sende.
Aranan bir aşkı ihbar edecek yıldızlar ihtihardan önce,
Yoksul olan kalbimizin sesi geriye kalanla yetinsin
/senden
ibaret!
Darmadağan sabahların sahilinde,
Yıkılmış evler deprem sonrası içimde bir çığlık!
Kirpiksiz gözler uykuya varmaz-varılacak yerler olmalı?
Rehin bırakılmış şah damarımdan kanım aksınki,
Adım intihar kalsın sende!
Bizim degil bu sevda vapur düdüklerinin,
Martı kanatlarının dalgalar boyu eskiyen sesinin.
Gün boyu adımlamadığımız kaldırım efkârının,
Yalan aşkların,yalancı aşıkların...
Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Dalgın bir Denizler gibiyim
Sahile vurdumda ölü balıklara özendim geri dönmedim geriye!
Gövdemin baltalandığı Çınar içerden çürüyorken,
Diyarbakır bana yanıyor,yangınlar içinde!
Ne çok Mayıs'a vuruldum,
Doğmamışım daha Ekime çok var!
Delikanlı yaşımı kutlamak sana mı kaldı İstanbul! ?
Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Ferman eyleye dursun bu fırtına,
Yeşil bir yaprak düşsün dalından,yağmurlar sağnak
Öfkemin hangi gözünden baksam,aynı renk gökyüzü!
Akıp gidiyor günler
/an.....
Durmuyor çılgınlık bu!
Sabah çıırılçıplak elbisesiz yatak sohbetleri uzak kentlerde!
Uslanmamışım-usum(n) da...
Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Anyı gökyüzünün ayrı bulutları
Ayrılık yaşında!
Biri doğu der uzatır elini,hayal olur el degmemişligine!
Digeri batıya koşar,düş kıran fırtınaya tutulur!
Bilekleri kesik gelir ikiside
/İkiside ayrı dilde!
Adını unutur ilki...ikincisi kırgındır gökyüzüne!
Adım intihar kalır gökyüzünde!
Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Anlatılmaz olmuşum hayatım özetsiz,
Issız koyakların yankısından geri dönüşmüşüm!
Bir gülüşüne bin ateş yakmışım yüregime,
Tabip sürmüş merhemi bileklerim hala kesik!
Bilmez olmuşum kaçıncı damardan gelmiş ölüm!
Façası bozuk bir surat çarpıyor duvara
/İzi kalıyor duvarda
afişlenmiş
Bu ihtiharı alnıma bıçak gibi saplayanım
Aklıma düşmenin zamanı mıydı?
Neyin düşündün,hangi düşü bırakıp geldin?
Adım kalmıştı sende
/GÜLSENE!
Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ama sen bilme!
Kurak bir yalnızlık sonrası ıslak gelmiştim,
Bir yetim şiir adamıştım adına
Mumlar yakmıştım
Yas bile tuttum geçen günler adına,
Beter kışlarda tövbeler üstüne yıkanmıştım!
Çocukluktan kimliksiz kalmışım,adımı sen koydun!
Adım ne bilmiyorsun!
Adım intihar kaldı sende,hadi gülümse
/Ve....
Sen sakın bilme!
Deniz
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 13/8/2008 - iYi Ki SEVDiM, iYi Ki SEViYORUM SENi
Yazar: TOKAY ŞİİR

iyiki geldin bana..
Gelip bos olan yanimi doldurdun,
sonbaharin matemine dokunup da gizlice,
sol yanimda durdun...
Isiyan bir alev gibiydi gözlerin...
önce ilik bir rïzgarla sardi yüregimi..
ve sen bir daha hic gitmedin..
hep olacagin yerde..
yüregimde..
sol yanimda... bekledin..
Bir gün..
"her seye inat kal ".. dedin..
karsi cikip da,
inadina alip basini
gitmedi..
Bekledi gönül..
Durdu ve bir nefes aldi,
gördüklerini göremediklerini bir bir saydi..
Hepsine esen ilik bir rüzgar vardi,
rüzgar tekrar tekrar sararken nefesini...
gitmedi..
Gözlerini kapayip onca söze inat,
bekledi...
Gittigin uzak sehirlerden,
dönüp de ellerinden tutmani..
Gelip de bahar gözlerinle bakmani,
kavusup da bir daha kopmamayi..
Bekledi...
iyikide bekledi..
Geldigin gün anladi,
bitmemisti bu masal..
Her ne kadar bitti dese de,
her ne kadar bitmesi gerekse de !..
Bitmedi..
Bitmeyecek,
sonsuza dek sürecekti...
Kac bahari eskitecek,
kac kez rüzgarlara kanatlanip da,
ellerime degecek...
Saclarimdan usulca öpüp,
türkümüzü söyleyecekti...
iyi ki diyorum simdi..
iyi ki sevdim,
ve seviyorum seni...
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 11/8/2008 - SEN GELDİN YA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Geceler karabasan gibi çökerdi üzerime
Korkularım olurdu çoğu zaman
Gözlerim garip bir hüzünle dalardı uzaklara
Puslanırdı ufkum,sıkılırdı ruhum
Hep bir dayanak arardım böyle zamanlarda
Yalnızlık zor gelir dayanamazdım
Dayar sırtımı bir ağaca hayale dalardım
Bir mucize bekler dururdum
İşte şimdi gerçeğe döndü hayallerim
Sen geldin ya
Artık gözlerimin içi gülecek
Bu öyle bir masal ki
Ömür boyu sürecek
Bu öyle bir şarkı ki
Dilden dile söylenecek
Sakın korkma bu aşka nazar değmeyecek
Hiç kimse sevdiğini
Benim kadar sevmeyecek
Ellerim ellerini hiç bırakmayacak
Gözlerim gözlerine dalacak
O mavilikten binlerce umut çıkaracak
Dudaklarım hep ismini haykıracak
Bu öyle bir yol ki
Dönüşü olmayacak
Bu öyle bir sevda ki
Senden başkası asla olmayacak
Sen geldin ya
Her mevsim yüreğimde tomurcuk güller
Daha bir kırmızı açacak
Ay yüzüme gülecek
Yıldızlar bir başka parlayacak
Meltem yüzümü okşayacak
Yağmur daha tatlı yağacak
Kar üşütmeyecek,güneş yakmayacak
Kulağım kapıda olmayacak
Gözlerimden yaş akmayacak
Yangınsa böyle yakacak
Sevdaysa bunun adı
Bendeki en karası olacak
Varsın kimse arayıp sormasın
Sen yanımda oldukça
Kimse umrumda olmayacak
Varsın yer yerinden oynasın
Varsın dünya yansın
Varsin cümle alem üstüme gelsin
Cesareti olan varsa denesin
Beni yolundan döndürsün
Yangınsa böyle yaksın
Sevdaysa bunun adı
Bendeki en karası olsun
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 8/8/2008 - SEN BENİ UNUTSANDA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Yine yağmur yağıyor penceremin kenarına
Seni düşünüyorum...
Düşünüyorumda ne güzel olurdu
Bütün acılar yağmur gibi akıp gitseydi
Sen beni sahile yazılmış bir yazı gibi
Kalbine yazdın
Ve bir gün bir dalga sildi beni senin kalbinden
Keşke bende bu kadar kolay yazıp
Bu kadar kolay silebilseydim
Ben seni kalbime o kadar büyük KAZIMIŞIM Kİ
Bir türlü silemiyorum...
Bende seni kalbimden bu kadar kolay akıtabilsem
Ne zaman unutmaya çalışsam yenik düşüyorum
Olmuyor bu hayat sensiz
Ne yapsam seni atamıyorum kalbimden
Ben seni unutamıyorum MELEĞİM
SEN BENİ UNUTSAN BİLE... |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 8/8/2008 - YAZAMADIĞIM YAZI
Yazar: TOKAY ŞİİR

Bir gece uyuyamadım yine,düşündüm aklıma sen geldin hayalinle,
Bir yazı yazıcaktım sana,seni anlatıcaktı,beni anlatıcaktı,bizi anlatıcaktı.
Birazda sert olucaktı ha...
Kırıcaktı kalbini..Ağlatacaktı seni...
İşin kötüsüde neye ağladığını anlayamacaktın.
Ne olucaktı seni ağlatan?
Geçmişte yaşadıklarımız mı?
Gelecekte yaşayamayacaklarımız mı?
Nedeni,niçini,nasılı önemli değildi...Öyle yada böyle sen ağlayacaktın.
Bir zamanlar bana gülmüş o gözlerden yaşlar akıcaktı.
Hayır bunu yapamazdım..
O yüzden yazmıyorum işte bu yazıyı.
Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son paragrafım bile hazırdı...Yazının bitişine doğru
hıncımı çıkarmak için tekrar tekrar saldırıcaktım kalem ucuyla üstüne...
Sana sorular sorucaktım,cevabını hiçbir zaman alamayacağım sorular...
"Sen hiç böyle sevdin mi?" diyecektim.Kalbsizlikle suçlayacaktım seni.
"Sen birine yazı yazdın mı?" diye sorucaktım.Vefasızlıkla suçlayacaktım seni.
Bunlada yetinmeyecektim,kendim sorduğum sorulara kendim cevaplar vericektim...
"Sen gecenin birinde birine birşeyler yazıcak biri değildin" diyecektim sana.
Kelime oyunları yapıcaktım,daha sert yazıp seni kırmamak için.
Ama olmadı,yazamadım işte bu yazıyı..Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son cümlem iyi dileklerle
bitmeyecekti...
"İnşallah başka biriyle mutlu olursun" demicektim yazıda.
Senin adına hayattan garantiler istemeyecektim...
Yanlış anlama bu kısım senle alakalı değil,benle ilgili.
Hayattan ölüm dışında hiçbir garantiyi istemiyorum artık,hoş istesemde hayat vermiyor zaten...
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 8/8/2008 - ADIN YAĞMUR OLSUN
Yazar: TOKAY ŞİİR

Ben yıllarca gelmeni bekleyim
Sen hep kaç uzaklaş benden
Eğer korkuyorsan.
Bu korkunun zaferi olsun.
Benim adım Hasret senin adın Gurbet olsun..
Yüreğim gecelerdir aç aşkına.
Sende bir kerecik sev Allah Aşkına.
Eğer sevmezsen.
Bu yüreğimin ölümü olsun.
Benim adım Makdul senin adın Katil olsun.
Ben sana yazılmış bi kağıt parçasıyım.
Sen o kağıdı alıp okuması gereken kişisin.
Eğer okumazsan.
O kağıdı ateşe korsun
Benim adım Mektup senin adın Adres olsun.
Ben sana şarkılar şiirler söyleyim.
Sen dinle hiç birşey deme.
Eğer dinlemezsen.
Bütün umut çiçekleri solsun
Benim adım Bülbül senin adın Gül olsun.
Beni gerçekten sevdiğini bileyim.
Çöllere düşeyim izini süreyim.
Eğer seviyorsan
Bu yüzyılın aşkı olsun.
Benim adım Mecnun senin adın Leyla olsun.
Yüreğim yılldardır susuz gibi kurak.
Yüreğin yağmasını bilmeyen bi yağmur damlası giib ürkek
Yağ artık yüreğime ne olacaksa olsun.
Yüreğiim Yüreğinden gelen damlalarla hayat bulsun.
Benim adım Toprak senin adın Yağmur olsun.
ALINTI
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 7/8/2008 - HÜZÜNLE BESLENEN YÜREĞİM
Yazar: TOKAY ŞİİR

Toprağa Düşen Soluk Bakışım Sararken Geceyi..
Yalnızlığımın Gölgesinde Yüreğim..Benliğimse Ayaz..
Suskunum..ama Kabul Etmiyorum..Yalnızlıktaki Tükenmişliği...
Sesim Çıkmasa da..Nefesimden Tanır Beni Gece..Duyar Feryadımı..
Tükenen Ayaklarımın Sessiz Çığlığını Duyar...
Anlar.. Hüzünle Beslenen Yüreğimin Ahını..
Yaşar Benle Birlikte...Özlemimi Çoğaltan Şu Yalnızlığın Siyahını...
Şimdi Suskunluğum Akıyor Yüreğimin Kuruyan Damarlarından..Damla Damla.. |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 7/8/2008 - BİR UZAK SEVDASIN
Yazar: TOKAY ŞİİR

Ertelenmiş bütün hayellerim
Bir çıkmaz sokağa girdiler şimdi
Ömrümün yarısı takılıp gitti bakışlarına
Ne sevgimi anlatabildim
Ne sevdiğimi..
Ne el sallayabildim arkandan
Ne veda edebildim
Sen ki,
Adını bile bilmegim, ince sızım
Bakışlarını gözlerimde unutup gittin
Şimdi onlar yalnız, ben yalınızım...
Şimdi sen,
Kimbilir hangi şehirlerin akşamındasın
Neredesin, kiminlesin, nasılsın
Yağmur olsan `` Yağardın`` Derdim
Yıldız olsan doğardın gecelerime
Bahar olsan beklerdim kış boyu
Ne yıldızsın, ne baharsın, ne yağmur
Bir uzak diyarsın, adı yok...
Ömrümün yarısı takılıp gitti bakışlarına
Sel oldun, aktın
Alev olup yaktın yüreğimi
Bir perondan yapayalınız gidişini seyrettim
Bir adamın sessizce bitişini seryrettim
Anlayamadan,
Anlatamadan...
Neredesin
Sevmek zamanı geçti mi dersin
Efkar sardı başımı, anla işte
Mevsim sonbahar
Gariplikler, pişmanlıklar..
Tutki,yıllar öncesindeyim
Tut ki, bakışlarının düştüğü yerdeyim
İçin siner, kuşun konarmıydı
Yalınız bir agaç olsam yamaçta
Karda kışta
Sıgınırmıydın dallarıma
Bilmem ki....
Oysa bir uzak diyarsın adı yok
Bir uzak sevdasın adı yok....
ALINTI |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
|
|
|
Tanıtım
1. zonenoktaorg ödüllü seo yarışması için hazırlanmıştır. İnşallah kazanaıp eğitim masraflarımın bir bölümünü çıkaracağım. Kimseye başarılar dilemiyorum kusura bakmayın. 1. zonenoktaorg ödüllü seo yarışması seni kazanacağım.
Baglantılar
• Ana Sayfa
• Profil
• Arşiv
• Arkadaşlarım
• Bana Eposta gönder
• RSS
Arkadaşlarım
• yakuza • ibret
|
58
sayfadan
1
. sayfa
geri | ileri
|
|