zonenoktaorg ödüllü seo yarışması
• 15/5/2008 - GÖNÜL ÇİÇEKLERİM
Yazar: TOKAY ŞİİR

Yüreğine kustuğum metropol bir kentin merkezindeyim, anlıyamadığım ömrümün gelip geçen dökümüne yaslıyarak yüreğimi, bir hesap çıkarmaya çalışıyorum...
Biliyorum ihanet bir zaman diliminin ince çizgisinden gelip yuvalanır insanın yüreğine, yıkık duvarların sokağında tortu bırakarak ve kirleterek beyaz bulutları birer birer...
Buralarda sılaya da uzağım gurbete de, kendime de uzağım yalnızlığa da... Ağrılar dolanıp duruyor boynuma...
Soluk resimler gibi duruyor aynalarda yüzüm, gitgide yabancılaşıyorum kendime, yaşama, dünyaya... İnsanların bu kadar onursuz davranışları, sahtekarlıkları, yalanları burkuyor içimi. Üşümüş çocuk gözlerindeki ürperti gibi kalıyor bakışlarım...
Düşündükçe anlamsızlaşıyor gözümde dünya, hayat, sevgi, aşk ne varsa...
Bazen aklıma düştükçe geldiğim yerler, kanadı kırık sevgilere hapsoluyor özlemim. Oysa bilirim ki kanadı kırık hiç bir kuş uçamaz.
Kırgınlıklar kolay iyileşmeyen yaralardır biliyorum ve ben en çok kendime kırgınım...
Epeydir hiç resim yapmıyorum, şiir de yazmıyorum. Kendime kızgınlığımı resimden ve şiirden alıyorum... Acıyıp duruyor yüreğim, ömrümün susuz kalmış, solmuş ve rüzgarda savrulmuş gönül çiçeklerine...
Yaşamayı da bıraktım aslında, yaşıyor muyum ölü müyüm? Yoksa yaşayan ölü müyüm pek belli değil, kapandım içime git gide...
İçimde çağlayan suların sesi duyulmuyor ne yapsam dışardan... Yanında geçtiğim bütün çiçekler kuruyor... Yerlere dökülen yapraklar savrulup gidiyor rüzgarla içimi acıtarak... Kırgın gülücüklerin kıyısında kar rengi bir susuş oluyor günler dudaklarımda... |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 15/5/2008 - BU GÖNÜL
Yazar: TOKAY ŞİİR

Neden kanadından kanlar geliyor...
gözlerindeki yaşlar kimin için....kalbini kıran kim...bu umutsuz sözleri kimlerden kalma...sen melektin unuttun mu yoksa...melekler her zaman güzeldir...ve gönül aynaları hep sevdiklerine döner...bir melek ne kadar zor var olur bilirmisin...bir melek bir insan için,bir dünya için ne kadar önemlidir düşündün mü..... Dünyayı bilemem ama sen benim meleğimsin..bu gözlerdeki akan yaşların hesabını kim vericek bana..seni üzenleri neden söylemiyorsun..karşılıksız sevgilere kimler düşürdü seni...bembeyaz elbiseni kim kirletti..meleklik simgeni,başındaki hareyi kim çaldı...kim senden kalbini istedide verdin acemice..ve acemice kimlerin sözüne kandında vazgeçtin meleklikten....o güzel güzelliğinden arta kalanları kimler harcadı..kime bu küskünlüğün...neden bu sevmek istememen...
biraz sevgi verebilirim...hemde karşılıksız...
senden birşey beklemeden..sadece benimle olman kaydıyla...zaten benimle değilmisin..... Yaralarını sarsam kızarmısın bana...gözlerindeki yaşları ellerimle silsem...uykularına mutlu rüyalar versem...ya tatmadığın duyguları sana bir güvercinle ulaştırsam...bembeyaz bir sayfa açsam,sadece senin yazıcağın..kuşlardan borç olarak tüylerinden alıp kanatlarını tamir etsem bana ne dersin..gönlüne derman olamam,ama bir dayanak olabilirim..ayakta durman için her şeyi yaparım...söyle bütün insanlığı sorguya çekiim..sen iste yeterki....ben sensiz yapamam meleğim..ve seni ağlarken görürsem bu sonum olur...hadi ağlama artık...bende ağlarım yoksa..bilirsin erkekler feci ağlar.... Bana hikayeni yeniden yazmama izin ver...geçmişinle alakanı kesmemi iste benden..hiç olmadı beni sevde..koru de...bana aşkı anlat de..anlatamam ama gözlerim belki bir şeyler söyler..onlar çok şey gördüler çün ki...varlığına huzur veremem belki,ama yarmazlıkta etmem..bana bir melek lazım dı..bu sen oldun..şimdi sen üzülürsen ben ne halde olurum....
Hadi kalk artık..sil şu gözyaşlarını..
sen daha lazımsın bana...seninle daha çok işim var..kolaymı iki aşk acısında pes etmek..yakışmaz bize..rajona ters...şimdi güzel gözlerin artık gülsün...en güzel gülüşlerini dudaklarına bırak ama...sevgi her insan kuluna değmez..sende seni seviceği bul...bir melek ancak bir defa gelir meleğim....sonsuz sevdalar ancak meleklere layıktır..sende meleğini bul..bulamazsan dön dolaş gel bana... Bu gönül hep seni bekliyor..... |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 14/5/2008 - HAYAT DEDİĞİN NEDİRKİ
Yazar: TOKAY ŞİİR
Hangi yolu seçsem,
diğerinde kalır aklım.
Bilirim her tercihim bir
Ve bir vazgeçişin öyküsüdür,
yıllar sonra hatırlanıp öykündüğümüz...
Acı bir fren sesiyle kendime gelip,
dünüme dönüyorum yüzümü.
Dünümü düşünmeye başladığımdan beri,
geleceğimden kaygılıyım.
Oysa önceleri vazgeçiş ve kaybedişlerimi değil,
hayallerimi ve kazançlarımı kurgulardım.
Beynimin odalarında geziniyor şimdi,
ne olduğunu kim olduğunu bilmediğim bir hayalet.
Ve ben avcı değilim.
Yakalamam söz konusu bile değil.
Cüretimi bağışla,
ardından gelişim,
seslenmek için.
Ötesi değil,
beklentilerim...
Çarpılışlarımda bulduğum anlar,
yaşantımın kilit noktaları oldu.
Ezildim, üzüldüm.
Bunlar gerçekti ve yoktu aslında
ne kuyruğumda ne de ardımdan gelen bir mutluluk.
Yok oluşum bundan ötürü.
Varlığım varlığındandı,
varlığım ki var olduğu sürece varlığına armağan olsun...
Geçmişimden bugünüme,
yaşantımın her dem tadında iken aklım,
olmayan bir şeylerin mücadelesiyle yorulmuşum.
Şimdi anlıyorum ki,
benim üç gün öncesine kadar bir hayatım yokmuş.
Yani hayatımın varlığı ve yokluğu ile hiç ilgilenmemişim.
Daha da kötü var olan yaşantımı hayatım sanmışım.
Ta ki, birileri çıkıp da bana
bu ikisi arasındaki farkı bilip bilmediğimi sorana dek.
Yaşantımı hayatım sanarak geçti yıllarım.
Ve yaşantımdan bana kalan üç beş çizgi,
elimde ve yüzümde.
Birkaç kilo yağ bedenimde,
birkaç beyaz renk saçlarımda.
Hayatımdan geri kalanlar,
yanıp kül olmuş olabilirler mi,
bir evin, bir kibrit çöpüyle çıkan yangınında.
Ytirdiklerim ve kazandıklarım.
Kaybettiklerim, kaybedeceklerimin delili aslında.
Ve hiç düşünmeden yaptığımız tercihlerin ardında
kalan vazgeçtiklerimiz.
* * * * * *
Gözümüzü kapayıp,
siyan bir bantla,
yola çıktığımız yollar.
Mum ışıkları gibi cılız,
gölgelerimiz titrerken duvarlarında kaldırımların,
boş ver...
Zaten yoktuk, yok olacağız.
Varlığımızda yokluğumuzun,
yokluğumuzda varlığımızın bir önemi yok.
Ölüm varken bana söz düşmez.
Sözden büyük ölüm var.
Ölümden büyük yaşam ve yaşamın içerisinde bir hayat var,
farkında mıyız?
Sözü aldık oraya,
oradan aldık buraya vurduk.
Kanıyor olmalı kaşı-gözü.
Ama ben kanatmadım yaralarını cümlelerin.
Onlar kurulurken, yakılmışlardı.
Devrik oluşlarıydı suçları. Ben suçlamadım.
Dalgalanamıyorum. Denizim oysa.
Yakılamıyorum. Ağıtım oysa. Sevemiyorum.
Sevdayım oysa. Türküyüm oysa.Söylenemiyorum.
sadece susuyorum.
ALINTI |
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 14/5/2008 - DUR GİTME
Yazar: TOKAY ŞİİR

Gitme,
koca şehirde yapayalnızlık kalmak istemiyorum.
Gidersen,
sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ?..
Bırakma beni karanlıklara...
Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya....
Gitme umudum...
Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni.....
savurma beni gidişinle biz uzak diyarlara
Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme...
Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi.
Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün.
Dur gitme...
İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı...
Gidersen,
uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ?...
Sorarım sana ;
kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ?....
Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı
sende kurutmuşken gitme...
Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime.
Baharın koynunda uyanırken gözlerimi
karanlıklara kapatmayayım...
Gitme ince sızım...
Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim
ama sırtım kanlı ve yüreğim yaralı...
Buğulu camlarda bıraktığım
düş mavisi umutlarımı yetim bırakma...
Sürgün misali yalnızlığında
soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum...
Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime..
Batarsa kanar,
kanarsa yaşayamaz yüreğim....
Gitme ..
Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara...
İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm....
Ne olur gitme alınyazım.
Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime,
gitme..
Dayanamaz bu can gidişine...
Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni...
Ezik yüreğimi karların üzerine serme...
Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni...
Mavilerin arasında kaybolur giderim....
Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim...
Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını...
Hangi ilaç dindirir sensizliğin sancılarını...
Bu dert içimde kabuk bağlar..
Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde...
Hazanlar girer gelinciklerin gülümsediği bahçelere...
gitme...
gül mahzun papatyalarımın boynu bükük kalır
Göğümden tüm göçmen kuşlar kanatlanır
ucsuz bucaksız diyarlara...
Dur gitme....
serce ile göçmen kuşun hikayesini
yaşatma bana
Yalınayak sahillerde gezinmeyeyim....
Ellerim dikenlerde avunmasın...
Gidişinle yüreğimi yaralarda bırakma ne olur...
kanamasın kapanmaya yüz tutmuş yaralarım kanamasın
Şiirlerim kederimle,
yüreğim gidişinle ağlamasın...
Gülen gözlerime hicranlar inmesin...
yağmur gözlerime yoldaş olmasın
Bereketin ıslattığı toprağıma
siyah bulutlar çöreklenmesin...
ruhumu heyula hazanları sarmasın
Uçurumlar büyümesin duvarlarda...
her gece içine düştüğüm kabus gecelerim olmasın
Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim....
Yorgun düşmesin ayaklarım...
hergun sevda sokağında gezinmekten
mecnun misali çöllerde dolaşmaktan
Gitme iki gözüm...
Bırakma beni tek başıma firkatinde...
Düş fakiri olarak gezinmek istemiyorum
şehrin ölüm kokan sessizliğinde...
Ne olur gitme sevdiğim.
DUYMADIN FERYADIMI VE GÜNÜN BİRİNDE GİTTİN
13.05.2008 |
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 12/5/2008 - AŞKA DAİR NE VARSA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Sevdanın en güzelini yaşarken
bu yüzden üzüleceğim,
sevilirken,
severken bu yüzden boynum bükülecek.
Fakat ne olursa olsun,
utanmadan,
bıkmadan,
usanmadan haykıracağım sevgiyi unutanlara,
sevdayı anlamayanlara...
Sen giderken ardında bıraktığın beni
Hiç düşündün mü?
Ben seni o kadar çok severken
Sen bendeki bu sevgiyi anlamadın
Ve beni öylece bırakıp gittin
Değermiydi söyle
ANİDEN HAYATIMA GİRİVERDİN
SANA BEN DUR BİLE DİYEMEDİM
SEN MİYDİN BEKLEDİĞİM O BENİM KADERİM
SEN MİYDİN BİLEMEDİM???
SEVGİ GÖRDÜM GÖZLERİNDE
ELLERİM BİRLEŞTİ ELLERİNLE
HAYATIMI DEĞİŞTİRDİN
GELİŞİNLE VE GİDİŞİNLE
KIZGIN ALEV AĞZI OLSA DA YÜREĞİM
AŞKA DAİR NE VARSA YAKIP YIKTIM BU KENTDE |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 10/5/2008 - SEVMEK SENİ DEĞERLİ KILAR
Yazar: TOKAY ŞİİR

Bak gördün mü yine yazıyorum bir gün batımında
ve yine sana haykırıyorum içimdekileri…
Belki duyuyorsun belkide boşver…
Sana bunlar BİTMEYESİN,
GİTMEYESİN yada DÖNESİN diye değil…
Sadece ve sadece BİLESİN
Bazen hayatında bir şeylerin eksikliğini hissedersin.
Ne olduğunu anlayamazsın.
Anlasanda kabul etmek istemezsin.
Belki de hayatımızdaki en zor dönemeç budur.
Ya da bu dönemecin adını AŞK koyabilir miyiz?
Şu an biliyor musun kimi düşünüyor?
Belki seni beklide aşkı düşünüyor.
Ama sen aşk değil miydin zaten.
O zaman aşk’ta sendin…
Kırgın durduğuma bakma,
aslında bende herşey aynı.
Hüzünlere olan bu bağlılığım,
eskiden kalma.
Hüzünler biraz daha sanki bana benziyor.
"Hiç değişmeyeceksin" diyor bir dostum.
Bu söz ,
tarifi imkansız bir mutluluk veriyor bana.
Aslında yeni bir başlangıç için;
yaşım ve rüzgar müsait.
Ama gerekli dermanı dizlerimde ve yüreğimde bulamıyorum.
Yokuşları çıkarken yaşıma yakışmayan bir daralma oluyor nefesimde.
Bu darlıkta neyi değiştirebilirim ki?
Yaşım daha küçük yüreğimden.
ooysa yaşadıklarımız
Ben aslında rüzgar olsam,
hep doğudan eserdim.
Ben aslında,
hayatın sayfalarına ölüme dair dipnotlar hiç düşmedim.
Ben aslında,
bir gün kapımın umuttan yana çalınacağına emindim.
Ben aslında,
hayat ile hayali hep birbirine karıştırırdım.
Ben aslında anladım,
yaralarıma uzanacak ellerin çok uzak olduğunu.
Ben aslında anladım,
cami avlusuna terkedilen
kundaklık bir çocuktan bir farkının olmadığını.
sürgün sevdamın
Ben aslında anladım,
hayatımın hep yamalardan ibaret olduğunu.
Ben aslında,
cürmüm kadar yer yakardım.
direnmeliyim evet yaşamaya
.....
yüregim gibi yine yagmurlu bir gündü veda ediyordun bana
askimiz bitti diyordun
biten neydi askimiz mi,
sevgimiz mi?
biten bir sey yoktu
bunu sende biliyordun
bitirilen sevgimiz vardi
her seyi silmek istiyordun
yagmurlu bir gündü
silip süpürdü yagmur yüregimden kopan fırtınayı
duymadın aglayan yüregimi hissetmedin
yagmur yagmur diye bagırdım
feryat ediyordum niye yagıyorsun
yagmur gözlerim yagıyor
yüregim yagıyordu birde senmi yagıyordun üstüme ne
askı ve sevgiyi bıraktım
yagmurlu bir günde sevdamı ve askımı ...
'Neyse' deyip toparlanmalıydım artık.
Dökülen cümlelerimi,
kırılan gençliğimi,
darmadağın olan hayatımı onarmalıydım
ve yeniden kalkabilmeliydim düştüğüm yerden.
Bu kadar hassas olmanın vakti değildi artık.
Küçük yaralarımla uğraşarak kaybedecek vaktim yoktu.
Zira hayatın tutunacak dalları vardı.
Asılmalıydım ben de zayıf kollarımla hayata;
sabrı öğrenmeliydim.
Sıkıca tutmalıydım bana uzanan elleri.
Değişmem zor aslında.
Acılar hep aynı çünkü.
Acılarım hep aynı...
Yine de değişmeliyim,
ey rüzgarlı hüznüm.
Ne tarafa eseceğin belli değil,
biliyorum. Biliyorum,
denizi özlemem de kar etmez.
Kimbilir belki masal olsaydı yaşadıklarım,
bir umut olurdu hep Kafdağı'nın ardında.
Ama masal değil yaşadığım, biliyorum.
Belki de oturup ağlayarak başlamalıyım değişmeye...
Oturup ağlamalıyım halime.
ertelenen yılara giden zamana
Belki tebessümlerimin bereketsizliği de terkeder beni böylece,
kimbilir...
hayat herşeye rağmen yaşanmaya deyer.............
mutluluk içimizde saklı yeterki sabırlı
ve istemesini bilelim ...............
sevmek seni değerli kılar karşındakini değil..........
10.05.2008 |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 9/5/2008 - HER SATIRIMDA SEN
Yazar: TOKAY ŞİİR

Birkaç damla yağmur yağmış umutlarıma
Ve yitik sevdalarım ıslanmış gece karanlığında...
Aşk deryalarında yüzdürdüğüm yelkenlerim yırtık...
Ve geride bir kürek mahkumu kalbim kırık dökük...
Hani sen gittin ya sevgili, aşk dolu günlere küsüp...
Ömrüme yağan hazanları topladım, yorgun düşüp...
Bir mülteci kampına esir sanki beynim,
Kaçak düşüncelerin hüküm sürdüğü,
Ve sanki cılız bir sokak ışığında arıyorum,
Gidişinle kaybettiğim yediveren gözlerini...
Şimdi yine seni düşünüyorum ben,
napıyorsun diye,
sende beni düşünüyormusun diye kendime soruyorum,
seni her ne zaman düşünsem
kalbim sıcacık oluyor
elime kalbime koyduğum gibi
bir heyecan başlıyor,
seninde atıyor mu ben gibi.
Sende ben gibi heyecan duyabiliyor musun,
Hissede biliyor musun sen de ben gibi benim içimdeki aşk gibi ..
Bazen canın yanıyor mu ben gibi,
hayallere kapılıyor musun sende ..
Kayıp güneşlerde ıslandı gözyaşım...
Ki ağlayan bir yıldızdı,
sana son sevmişliğimle haykırışım...
Hani yitirmişliğinde sabahını bir serçenin,
Ve mevsimini ıskalamış kardelenin erkinde,
Hüznünü seripte baharın dağlara yolalışında,
Ağlayan gözlerin kanyaşlarında gördüm gidişini...
Ağladım.
O kadar ağladım ki odamda ki cam ıslandı.
Dışardaki yağmur sana inat o gece yağdı.
Yağmurlarım durdu sen gidince.
Akmaz oldu hayatımın pınarları.
Bir tek sen giderken ağladı gökler
benim ve senin için.
Onlar ağladıkça ben onların ıslaklığında yandım.
Her damlada sen geldin aklıma
her damlada sen sardın beni
ve her damlada öptün sen beni.
Ben bittim.
Sana dur diyememenin efkarında kavruluyorum,
Gidişlerin kısır döngüsünde eyvahlara yanıyorum,
Ve sisler sarmış içime seni son kez çekiyorum,
Unutma ben seni gidişimle SEVİYORUM...
Bitti.
Gece de bende gözyaşlarımda sigaramda hayatımda o akşam bitti.
Geri gelen tek şey Sigaramdı.
İçtim.
Ölesiye içtim.
İçtim ki öleyim dedim.
İçtim ki yaşamak haram olsun istedim.
Ama SENİ bitiremedim ! ! !
Sen gökte bir tutam toprağa aşık,
Ben burada yağmurun ellerine hasret
Sen ..Hep "Ask" Olarak Kalacaksın
Yuregimin Kalemiyle Yazılan, Her Satırımda ...
09.05.2008
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 9/5/2008 - AŞKTA GURUR OLMAZ
Yazar: TOKAY ŞİİR
Aşkta gurur olmaz sevgili...
Ne kadar tüketmiş olsan da sevgini bir çırpıda, ne kadar harcamış olsan da bir vefasız uğruna onu, bekliyorum seni.
Bir yangından arta kalanlar değil benim beklentim.
Ya da aparatif bir şeyler yiyip kalkmak değil bu kurtlar sofrasından.
Sana istediğin sevgiyi de veremem belki; içindeki yangını söndüremem, yarana merhem olamam, susuz topraklarında bir çırpıda güller açtıramam, yeşertemem rengini yitirmiş düşlerini belki de...
Ama kalbimin kapılarını açabilirim sana, karanlıktan çıkıp aydınlık bir yolda yürüyebilirim seninle, tutunarak sana.
Hayatın farklı renklerini seçebiliriz belki birbirimizin gözlerinde.
Ellerimizle dokunabiliriz çiçeklere, çocukların saçlarını okşayabiliriz.
Ayaklarımızla toprağı hissedebiliriz.
İçimizi ısıtacak bir şarkı dinleyebiliriz; dalga seslerini, kuş cıvıltılarını duyabiliriz.
Ne kadar yaralı da olsan yapabilirsin, yapabiliriz.
Her karakışın arkasından baharda nasıl yeşillenebiliyorsa ağaçlar, dağ başlarında karın altından nasıl güne merhaba diyebiliyorsa kardelenler ve sürünerek, acı çekerek nasıl arşınlayabiliyorsak bu şehrin arka sokaklarını, düştüğümüz yerden kalkıp yolumuza devam edebiliriz.
Bir gülüş, bir seviş çekip çıkarabilir, kurtarabilir bizi bu saplanıp kaldığımız bataklıktan.
Yeniden başlayabiliriz seninle.
Başlangıcımızla, yeni başlangıçlara tohum olabiliriz.
Aşkta gurur olmaz sevgili...
Yeni bir aşka yelken açabiliriz.
Aşkta gurur olmaz sevgili...
İnsan düştüğünde aniden hayatın tozlu yollarında, fırtınalı bir denizde yalpaladığında, acıların içinde kaybolduğunu sanıp yolunu bulamadığında, hatıraların korkunç kıskacında tıkanıp kaldığında, sığınacağı bir liman olmalı.
Utanmadan başını göğsüne yaslayıp rahatça ağlayabileceği bir dostu olmalı.
Yıllarını harcadığı vefasızın arkasından bakarken, dimdik ayakta kalabilmesi için tutunacağı bir dal olmalı.
Geceleri gökyüzünde bir yıldızı olmalı insanın; yarınlara yeniden umut bağlayabileceği ya da var olan umutlarını kaybetmemesi için cesaretlenebileceği.
Bunun için gururumu bir yana bırakıyorum ben sevgili, sana olan aşkım için yeni açtığım defterin sayfalarında.
Yaşadığım acı terkedilişi, ölümden beter olan yokluğunda yaşadığım yalnızlığı, yıllar süren bekleyişimin bende açtığı yaraları, gururumu bir yana bırakıyorum sevgili.
Sen de bırak gururunu geçmişinin tozlu yollarında.
Sana yüreğini yeniden açmanın verdiği mutlulukla sarhoş olan yüreğimi, bırakma ıssız bir çölün ortasında.
Aşk, hiç kolay değil inan.
Ve aşkta gurur olmaz sevgili...
EMEL BAHADIR
http://www.hikayeler.net/yazilar/askta-gurur-olmaz/
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 8/5/2008 - KAPAT PERDELERİ
Yazar: TOKAY ŞİİR

Kapat perdeleri !
Kapat ki, yalnızlığın başlasın...
Ürkme !
İyidir insanın kendi kendine kalması.
Alışmalısın...
Mevsime pek gitmiyor
Şimdi o şarkıyı sustur !
Dinleme artık.
Sanma ki aylardan ağustostur...
Duvarlarına yüzümün gölgesi düşerse,
Şaşırma !
Bazı geceler ruhum, göç edecektir evine.
Bu akşam tek kişilik yap kahveyi.
Masaya bir tabak eksik koy...
Şimdi rahatça seyret istediğin filmi...
Vaktinde yatıp,
Vaktinde günaydın diyeceksin.
Kurtuldun dırdırımdan.
Bundan sonra akşamları tek başına içeceksin...
Kitaplarım sana emanet,
Canın sıkıldığında okursun.
Baktın ki işe yaramıyor,
Sen de yırtıp atarsın.
Unutuyordum az daha...
Silme camdan o dörtlüğü, olur mu?
Nasıl olsa kaybolur kendiliğinden...
Bırak, ne olacak?
Hüznüm bir süre asılı kalsın.
Sen şimdi kapat perdeleri !
Kapat ki, yalnızlığın başlasın...
Okan Savcı
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 7/5/2008 - ARTIK YILDIZLARDA YOK GÖKYÜZÜDE
Yazar: TOKAY ŞİİR

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum...
Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini
bu kadar zor gelmeyecekti senden,
sevginden vazgeçmek...
Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye,
galiba böyle de başarabilirim...
"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri
dönmemem için şans dile... "
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak
olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez
bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum,
yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden,
sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim.
Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim.
Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun
sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu
Sen Kadar
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....
"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende
yağmurda üşüyen
ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı... hiç o
kadar güzel yağmur yağmazdı....
Önce aldırmadım seninle güzelleşen her şeye...Sonra
anladım seni deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en
baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak
gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...
Sesini, ismini duyduğumda
içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin
benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay
olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında
hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu
olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte
izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun
sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak
isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten
"bir taneydin"!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim
her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden
yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim
tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevgimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten
ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
hani demiştim ya gece saat on ikiyi vurduğunda
seni bekliyor olacağım yıldızların altında
Başaramadım...
Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek
kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum
biliyormusun nefesi iken sevgilinin nefreti olmanın ne demek olduğunu
gözlerine baktığında kaybolduğun sevgilinin
şimdi nefrete susamis gözlerini görmeyi
ve nefretle uğurlanmayı.......................
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen,
bana sana geri dönmemem ve
seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
ve artık yıldızlardanda selam söyleme....
07.05.2008 |
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 6/5/2008 - YALNIZ AMA ÖZGÜRSÜN
Yazar: TOKAY ŞİİR

hayat herşeye rağmen tabiki devam edecek,
o şehirde kalpte bedende ben olmasamda devam edecek,
ama hayat yaşanılan ve yaşatılanmıdır,
bu sorunun cevabı asla verilmeyecek.
bir gün söylemiştim sana asla benisevgimle yargılama diye
senin sevdaların okar küçük okadar dar bir düşünce çercçevesindeki
sen bunu asla bilemeyeceksin anlamayacaksın ve yaşayamayacaksın
senin sevdaların gelip gitmekle
gelenin gidenden birazcık daha fazla kalmasıyla yaşanılan
adını sadece senin sevda diye adlandırabileceğin
minyatür bir hayal alemi yaşanılanları olarak kalıcak
gelenin yüreğinin ölcüsü sende ancak kaldığı zaman miktarı olacak.
sen güneşi umutla uğurlayadur gecelerine tekrar doğsun diye
ama bir ömür değil bin ömür beklesen
güneş gecelerine asla doğmayacak
beni nefretinle uğurlarken
seni haketmediğimi düşündüğün seni ve benliğini
bir dilencinin avuçlarına bırakıyorum
bir daha geri dönmeyi bırak
geri bakmayı bile düşünmüyorum artık
Bedenim sensizde nefes alacak !!!!!
Dünya sensizde dönecek ...dönecek unutma !!!
Ve yüregine...ellerine...gözlerine söylüyorum
dinle...
Sevgi nedir? Sevgi, onu
sahiplenme, onunla bir şeyler
paylaşma duygusudur...
Sevgi, ona karşı yüreğinde
beslediğin tomurcuğun çiçek
açmış halidir... Sevgi, yüreğindeki
o geveze kuşun
hiç usanmadan ''Seni seviyorum''
diye haykırmasıdır...
Sevgi, her zaman yanında
olmasını istediğin, sıkı sıkı
sarılıp, öpüp koklamak istediğin
kişiye beslediğin duygudur...
yaşamaktır sevgi.........
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık,
sadece olmayacaksın.
Sensiz kalma ihtimali olmayacak
aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda.
Belki birkaç satır arasında unutulacaksın
bir müddet sonra.
İçimden olmayacak,
boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak
sana sitemlerim.
Hani hep kızardın ya
“Konuş konuş konuş” derdin,
haykırabilir miyim şimdi korkaklığını.
Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı,
artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken,
haykırabilir miyim dersin,
susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin,
dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli,
unutmalı.
Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim.
Var olduğum her yer aşk(ın)
şehri olmalı artık,
yeniden sevmenin,
sevilebilmenin yeri her yer,
zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için.
Evet,
sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni
yaşanmış tüm zamanlara,
uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim
bu anılar sokağına.
Kopan takvim yaprakları
sensiz geçen günleri saymamalı,
bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım.
Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim.
Kabullenebilmeli,
hazmedebilmeli,
aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim.
Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım,
sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için.
Zira yoksun.
Sanki benim hiç senim olmamış,
sanki bizi hiç yaşamamışız,
sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış
ve sonra yarım bırakmışız gibi.
Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti,
Yaşanmışlığına,
yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…
ama ben sana sevgimin kutsallığı ile nefretimsin demeyeceğim
senin nefret kusan gözlerinin karşısında
benim sevgi dolu yüreğim olucak
ve sana son söz olarak
mutluluklar dileyeceğim.........
ŞİMDİ GİDEBİLİRSİN ARTIK
BENDE KALBİMDEKİ SOL YANIMDAKİ SENİ AZAD ETTİM
Artık hürsün.
Bu kocaman alemde
Yalnız ama özgürsün................................
TOKAY ŞİİR
06.05.2008
(bendeki sana ait son yazım)
|
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 4/5/2008 - SOLGUN YANIM
Yazar: TOKAY ŞİİR
Oy karşılıksız sevdam oyy...
ne çok mutsuzluk ektin yorgun kalbimin orta yerine...
ne çok yaprak döktürdün sevdamın sensiz gülistanına...
Seni senle veya sensiz sevmenin farkını bilir misin sevgili?
Cevabı öyle ağır, öyle derin, öyle kocaman ki mecal yetmez anlatmaya.
Artık sana ve hayata inat susar her yanım.
Dağılmış bir ömrün dili olmaz zaten.
Sana en büyük tepkim tepkisizliğimdir.
Suskunluğuma gömdüğüm isyanım, nefretim
ya da en koyusundan yaralı sevdamdır.
Bazen içim içime sığmaz,
fırtınalar kopar dalgalı yüreğimde.
Bazen tüm hislerim alabora olur,
Poyraz?la boğuşur gönül deryam...
Deli dolu çarpar çaresiz açan bu gönül sümbülüne...
An olur ne kendini tanır ne yosun bağlamış kaderini.
Bırakır kendini hayatın yalancı cilvesine.
Oysa hayatın bu yanı senin kadar,
gülüşün kadar yalan...Ve yine her şey eski gerçekliğine döner.
Yanılgılar içerisinde döner durur zamansız muhakemelerim...
Bir an hayalin belirir duman kaplamış göz bebeklerimde
ve dalıp gider gözlerim mazideki günlere...
Sadece gözlerimizin konuştuğu o dargın demlerin üzerinden
ne çok zaman geçti, ama ne çabuk geçti...
Bir düşün yüreği ?olmaz?larla dolu sevgili...!
Hayat ne garip değil mi?
Yıllar önce nefret etmiştin benden...
ama içinde sevgi olmayan bir nefret idi.
Bense sana karşı yıllarca sırtımda hem sevgi hem kırgınlık taşıdım.
Çok şey değişti, iki şey hariç...
Biri kalbimde taşıdığım sen...
diğeri sevgimden hep şüphe eden sen..
Bir yandan dağ gibi büyüdün, Bir düşün yüreği ?olmaz?larla dolu sevgili...!
Hayat ne garip değil mi?
Yıllar önce nefret etmiştin benden...
ama içinde sevgi olmayan bir nefret idi.
Bense sana karşı yıllarca sırtımda hem sevgi hem kırgınlık taşıdım.
Çok şey değişti, iki şey hariç...
Biri kalbimde taşıdığım sen...
diğeri sevgimden hep şüphe eden sen..
Bir yandan dağ gibi büyüdün,
bir yandan da kaybolup gittin şu kocamış yüreğimde...
bir yandan da kaybolup gittin şu kocamış yüreğimde...
ALINTI
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 3/5/2008 - KURŞUN YARASI
Yazar: TOKAY ŞİİR

İstediğin zaman, rasladığın yerde
Kıyasıya olmalı beni vuruşun
Kanım günlerce akmalı caddelerde
Tam kalbime değmeli attığın kurşun.
Ya kalbime, ya alnımın ortasına
En can alacak yerime nişan al.
Çare bulunmaz her kurşun yarasına
Beni öldür ve açık gözlerime dal
Bir eser olmasın içinde korkudan.
Tetiği kininle, garezinle çek
Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan.
Bırak benim kanım olsun dökülecek
En son kurşunun da olsa namluya sür
Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür.
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 3/5/2008 - BENİ UNUTMA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm.
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.
Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy.
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.
Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel.
Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma.
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
hayatı ve şiirleri ;22 Agustos 1926 tarihinde Tarsus (Içel)'ta dogdu, 4 Kasim 1984 tarihinde Istanbul'da öldü. Eskisehir Ticaret Lisesi'nden mezun oldu (1945). Osmanli Bankasi ve Türkiye Is Bankasi'nda çalisti, 1977 yilinda emekli oldu. Istanbul'da kendi adini tasiyan bir sanat galerisi kurdu. Yasadigi dönemin en popüler sairlerinden biriydi. Ask, özlem ve ayrilik gibi duygusal konularda yazdigi siirleriyle tanindi.
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 3/5/2008 - BEN İKİ KERE AĞLADIM
Yazar: TOKAY ŞİİR

Bir uzak şehirdeysen, yağmurlar yağıyorsa
Buğulanmış camlara adımı yazıyorsan
Bir sigara yakıp ta hayaller kuruyorsan
İtiraftır bu şarkım dinle hala seviyorsan
Belki yaş görmedin sen gözlerimde
Bir mavzer patlıyordu yüreğimde
Kuş gibi çırpındı kalbin ellerimde
Ben iki kere ağladım...
Varsın olsun sen beni zalim bil
Ben hala unutmadım
O yağmurda ıslandığımız sokağı
Ve ayrıldığımız kaldırımı
İşte o kaldırım çiğnedi benim hayatımı
Hiçbir yağmur ıslatamadı yüreğimi
Senin göz yaşların kadar
Sakladım kendimi,
Gücüm yoktu seni kucaklayacak
Ve bir ömür taşıyacak kadar
Kaldıramadım belki bu ağır sevdayı
Ağlıyordun ben giderken
Gözyaşlarında boğuluyordum,
Seviyor söyleyemiyordum
Hayallerini yıkıp gidiyordum,
Bir hayat yakıyordum biliyordum
Küllerin, küllerin ellerindeydi sanki yanıyordu
Arkama bakmadan gidiyordum
Mecburdum...
Seni terk ediyordum
Beni anlamadın
Giderken sen bir defa belki
Ben iki kere ağladım...
Hasret bir deli rüzgar gibi
Savrulup yakıyor bedenimi
Bırakıp gittiğim günden beri
Vurmuyor dağlıyor ciğerimi
Belki yaş görmedin sen gözlerimde
Bir mavzer patlıyordu yüreğimde
Kuş gibi çırpındı kalbin ellerimde
Ben iki kere ağladım
Hiçbir şey sızlatmadı yokluğun kadar
Yıllardır yüreğimde hatıran kadar
Yangınlar yakmadı gözlerin kadar
Ben iki kere ağladım...
FATİH KISAPARMAK |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 3/5/2008 - DEMEK GİDİYORSUN
Yazar: TOKAY ŞİİR

Demek gidiyorsun
Ben bunu haketmedim
Ne varsa aşka ve cesarette dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek
Git
Oysa sen ögretmen cıktıgın yıl
Vurup anlıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi
Yaprak dökmüstü daragaçım
Akşamlarım olmustu ve kuduz gecelerim
Gözyaslarım ağlarken
Bir uzun yolculuk düsmüstü peşime
Ogün bügündür tetikte bir ömrün son kursunusun
Hiç aklıma gelmezdi gülüm
Bu da bana ders olsun
Bu da bana ders olsun
Demek gidiyorsun
Böyle olsun istemezdim oysa
Hazin ve dağların bu baş dönmesi
Cellat kırmızısı hüsrandı yollarda
Sen öğretmen cıktıgın yıl
Cırıl çılgın bir ağaca soyunmustu işlemler
Esmer bir ağdabir eylemişsem
Cinnetin ucunu yakmısam birkez
Cehenemin nizamiye kapısındaysam
Ateşden bir nehre dönen bu isyan
Hep o gül yangınına kanat cırpar ve en korsan şarkılar
Yüzünü şarapla yıkar
Gidiyorsun demek
Ben bunu haketmedim
Ne varsa aşka ve cesarette dair
Sırtlayıp o büyük yangınınla git
Hadi durma
Geçliğimin vebalini ve sevgisiz hayatımızı ödemeden git
Bu siiri sana armağan ettim
Yanına almayı unutma sakın
Issıs gecelerde okur ağlarsın
Kimseler görmesede kanarsın gülüm
Neler cektigimi ogün anlarsın
Son bahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
Ağladım ikimize
Senden cok uzaklarda
Simdi hüzün makamında bütün şarkılar
Bu yorgun ses
Bu kör lamba
Bu ateşi sönmüs soba
Tanrıdır yanlızlıgın
Pismanlıgın tanıgıdır
Cünkü benim kitabımda
Aşk bir defa yaşanır
Demek gidiyorsun git
Bir yanda ölümün anlındaki ter
Bir yanda suya düşen sardunya
Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar üsüyorsun
Hadi durma
Sırtlayıp o büyük yangının vebalini ve sevgisiz hayatın
Bedellini ödemeden git
Bilirsin gecenin en karanlık olduğu an
Sabahın en yaklaştığı zamandır ve hiçbirsey hakkında
Bildiğimiz hersey aslında yalandır
Demiştim ya sen öğretmen cıktıgın yıl
Vurup anlıma kavgayı
Simsiyah bir süt gibi
Yaprak dökmüstü darağacı
Hüzün sarısı yapraklar
Akşamlarım olmustu ve kuduz gecelerim
Gözyaslarım ağlamıstı
Bir uzun yolculuk düsmüstü peşime
Cırıl cılgın bir ağaca soyunmustu işlemlerim
Demek gidiyorsun git
Bu siiri sana armağan ediyorum
Yanına almayı unutma sakın
Belki soban sönmüs
Kitabın bitmis
Belki dizlerindeki battaniye
Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
Paketteki son sigaran ve titrek bir mum alevi hüznüyle
Geçmişe dalarsın
Kimseler görmese bile kanarsın gülüm
Neler çektiğimi ozaman anlarsın
Sende yanarsın güllüm
FATİH KISAPARMAK
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 1/5/2008 - ELLERİM ÜŞÜYOR
Yazar: TOKAY ŞİİR

Seni ne kadar çok uğurladıysam,
O kadar çok beklemişim dönüşü olmayan yollarda.
Sen hep uzaklara gider olmuşsun.
Sonbahar ayrılık demek olmuş..
Ve sen yağmurda yürürken hep susar olmuşsun.
Elele tutan ellerimiz ise hep ıslak kalmış.
Dudaklarımızda bir garip yağmur şarkısı
Zamansız gecelerin kurutulmuş sevdaları ve herşeyin geçtiği bu günlerin arasında bir sen yoksun ya hani bazen haykırışlar bazen umutsuz yaşayışlar hani bazen kimsesiz çırpınışlar neye yarar şimdi ..Kelimesiz geçen gecelerden arta kalan bir sensizlikmi yani avucumuzdaki şey..Hani bir ben ağlıyordum sanıyordum yokluklara oysa ağlayan çoktu umutsuz yaşayışlara şimdi anladım yaşamak sadece unutmaya çalışmak değildi yaşamak hayalleri gömüp ardına bile bakmadan gitmek sayılmıyordu....
Şimdi bedenim kimsesiz ellerim üşüyor
bedenim hasret sancıları eşliğinde ....
hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni. soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı, nöbetlerimden mi, çaresizlğimden mi... Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı.
BANA LAZIM OLUR DİYE BİR KÜÇÜK UMUT BİLE BIRAKMADAN GİDERKEN SEN,
BEN ARKANDA BIRAKTIĞIN HER SÖZCÜKTEN YENİ BİR TABUT YAPIYORUM KENDİME...
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 30/4/2008 - GİTME SENİ ÖZLERİM
Yazar: TOKAY ŞİİR

Azaltma baharları
İşletme bana aşk adına günahları
Fırtınalı bir gece gibi esme
Bu son kez, mi bakışın gözlerime
Bu son sözlerin, mi
Sen yüreğimden yol alırken
Silemem izlerini yıllarca.
Gitme seni özlerim....
İliklerime işliyerek esiyorsun.
Keskinliğin çaresizliğim oluyor.
Gitme sabahlarım güneşsiz olur.
Güneşine uzanamaz ince dallarım.
Acılar bedenimi ezer yoğurur.
Dayanmaz yüreğim korkular büyütür.
Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin.
Gitme seni özlerim............
Ayrılık girdi, girecek kanıma.
Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara.
Ne derim düşen takvim yapraklarına.
Gitme seni şimdiden özledim.
Bittimi vadem doldumu.
Gülermisin şimdi gözümdeki yaşlara.
Gitme uğrunda verdiğim can hatrına.
Gitme seni özlerim.......
ALINTI |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 30/4/2008 - SEN GELDİN
Yazar: TOKAY ŞİİR

Denize kıyısı olmayan düşlerime doğdun.Solmuş cana hayat verdin.
Umut oldun kuru dallarıma. Köklerime ab-ı hayat verdin.
Karanlık geceme yıldızları serdin.
Sen geldin. Yeşerdim.
Sen geldin. Gülümsedim.
Sen geldin. Yaşadığımı farkettim.. |
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
• 27/4/2008 - RUHUMU YAKTIKTAN SONRA
Yazar: TOKAY ŞİİR

Ben Derdimi Kime Anlatayım
Benden yazmamı istiyorsun günlerdir...
Tek kanatlı solgun düşlerimi,
yüzünde kanayan o kutsal ışıkla aydınlatan sonsuzluk meleğim.
Sana neyi anlatayım?
Ruhumu yaktıktan sonra artık damarlarımda dolaşan
sensizliğin tenimi yakan acısını mı?
O acıyı uyutsun diye sığındığım ama sevgini orda da
hep ama hep kaybettiğim soğuk rüzgarları mı?
Odamın tavanındaki, yoksulluğumu ve kimsesizliğimi
harç yapıp içine doldurduğum
o derin o sonsuz çatlakların altında,
sen diye her gece koynuna girdiğim
o zamansız ölümleri mi?
Gözlerinden özgürlüğe akan
mavi nehirlerde boğulduğum canım sevgilim,
söyle; sana neyi anlatayım?
Şimdi burada değilsin...
Ama duyuyorsun beni biliyorum,
kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur:
Bak yoksun... bunun anlamını biliyor musun?
Yokluğun; yüreğimdeki bu yıldızsız,
bu dipsiz karanlık gece... Yokluğun ;
odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken,
gözlerinde unuttuğum dalgın gözlerim...
Yokluğun;
gönül bahçenden kopartıp verdiğin için
soldurmayıp kuruttuğum
ve tıpkı sevdam gibi sonsuzluğa mahkum ettiğim
bu kırmızı güllerin,
sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar,
peçetelere yazdığın şiirlerin,
hediyelerini sardığın paket kağıtların,
sen gidince;
hala sen kokuyordur diye üzerime giydiğim
ve derin derin soluduğum giysilerin...
Yokluğun; elinin, kokunun,
soluğunun değdiği her şeyi dünyanın en kıymetli hazinesi gibi saklayan,
bu yari deli, bu hayattan kopuk ruhum.
Kapat gözlerini ve bana bak. Ben diye ne varsa gördüğün,
iste o senin yokluğun..
Söyle, sana neyi anlatayım?
Sabaha karşı çalan telefonumun ucunda
"ne olur bana hayattan daha kötü davran"
diye diye sayıklayan o kırgın,
o kendine çarpan sesi mi?
Yüzünde yara izleriyle gelirdin bana.
Vücudunun her yeri morluklar içinde gelirdin.
O solgun, o savrulmuş teninde açan
mor renkli kötücül çiçeklerle ağlatırdın beni.
Hayal kırıklıklarıyla örselenmiş ruhunu,
acı bir sevdanın gölgelediği gözlerini alır gelirdin.
Ben sana tutkundum,
sense vücudundaki o morluklara...
O hep çok uzağımdaki,
yüzü bir başkasına dönük aşkını anlatırdın.
Dehşetle izlerdim seni.
Bir annenin karşılıksız şefkatiyle dinlerdim,
tek söz bile etmeden. Sarardım yaralarını;
o morlukların ve yara izlerinin acısını dudaklarımla alır,
yokluğunda kanayan kalbimin karanlık odalarında saklar;
elinin, kokunun ve soluğunun değdiği her şey gibi onları da biriktirirdim.
Ve sonra giderdin...
Beni, ay ışığının rutubet kokulu duvarlarına vurduğu,
tek odalı sensizliğimde aşkımla, deliliğimle,
bu hayata hep yabancı ruhumla bir başıma bırakır;
masanın üzerine senin için bıraktığım
o tek sigarayı yakar ve giderdin.
Şimdi benden sana hayattan daha kötü
davranmamı istiyorsun.
Sırf sana, seçimlerine ve hayatına duyduğum saygıdan... "
Neden biraz olsun kendine merhamet duymuyorsun"
diyerek seni koruma hakkını bile kendinde görmeyen
bu yaralı ruhumdan sana kötü davranmasını istiyorsun.
Her gece sen diye koynunda uyuduğum ölümün o soğuk nefesi,
gözlerimi kapatmadan önce,
artık şahidi olduğum hayatının vücudunda bıraktığı
o yaraları, morlukları,
savruluşları iyileştirmesi için,
seçimlerinle mutlu olman için Tanrıya dualar eden benden,
sana kötü davranmamı istiyorsun, öyle mi?
Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun,
biliyorum. Kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur.
Bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var...
Aşk... Hala yüzünde taşıdığın o derin,
o bir türlü iyileşmeyen yara izin değildir sevgili.
O iz hırstır, o iz bencilliktir, o iz sana değil kendine tapan bir ihtirastır.
O iz senin o sonsuz ve hep kendini kanatan merhametin gibi değil.
O iz sen gibi değil sevgili.
Sen hep sana hayat kadar kötü davrananları sevdin.
Sakin benden de bunu isteme ne olur, yapamam...
Sen beni hiç tanımadığın bir kentin tek odalı ve rutubet kokan bir evinde,
aşkıma ve ölümüme bıraktın.
Beni soluksuz, umutsuz, sensiz bıraktın.
Benim o kırılgan öfkem yalnızca kendi yüreğimi kanattı; senin yüzündeki o kutsal ama o artık durmadan kanayan ışığı değil.
İsyanlarımın çığlığı bu kimsesiz ömrüme saplandı hep;
senin özgürlüğüne değil. Fırtınalarında sürüklendi aşkımız.
Korkularının, yaralı geçmişinin,
savruk benliğinin dalgalarında beni kaybedip kaybedip
sonra yeniden buldun.
Seni hep uzaklara çağıran o yalnızlık rüzgarının
alabora ettiği parçalanmış düşlerini yeniden topladım
sensizlik sürgünlerimde. Kanayan sevdamı,
vurgunu olduğum yüzündeki o kutsal ışıkla sardım.
Sığındığım bu huzurun bedelinin hayatımla ödedim hep.
Bilmediğim yollardan geçtim kanatarak kendimi.
Ve şimdi sorular cevaplarını buldu.
Sükunetin ve güvenin o bilge dinginliginde süzülüyor aşkımız.
Artık, biliyorsun ki; sevgimin inadı hiç kırılmayacak.
Yüzümde gördüğün,
o bu dünyaya ait olmayan iyilik
ve en zor anlarımda çıktığını söylediğin
o "yasadışı gülümseyiş"
bir kez olsun sönmeyecek.
Benim sonsuzluk meleğim,
affet ama, bedeli ebedi sensizlik olsa dahi
sana hayattan daha kötü davranmayacağım...
Günlerdir sana yeniden yazmamı istiyorsun benden...
Sana neyi anlatayım;
"Her sarnıç küflü bir yağmuru,
Her sevda bir ayrılığı yaşar"
ALINTI |
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
|
|
|
Tanıtım
1. zonenoktaorg ödüllü seo yarışması için hazırlanmıştır. İnşallah kazanaıp eğitim masraflarımın bir bölümünü çıkaracağım. Kimseye başarılar dilemiyorum kusura bakmayın. 1. zonenoktaorg ödüllü seo yarışması seni kazanacağım.
Baglantılar
• Ana Sayfa
• Profil
• Arşiv
• Arkadaşlarım
• Bana Eposta gönder
• RSS
Arkadaşlarım
• yakuza • ibret
|
53
sayfadan
1
. sayfa
geri | ileri
|
|