Siz hiç en yakın arkadaşınızı kaybettiniz mi?
Sıcak bir yaz gecesinde yemin etmiştik... Ölene dek dost kalacaktık aramıza ne bir kız ne bir erkek girebilcekti... Kendimize kalpli bir kolye aldık yarısını o taktı yarısını ben taktık... Ortak bir kalbi bölüşüyorduk...
Bir süre sonra ara ara kalbi evde unutmaya başladım... O da başladı! Aramıza ne girmişti hiç bilmiyorum... Şimdi anlıyorum... Ben eski sevgilimin acısıyla doluydum... O da eski arkadaş grubunun özlemiyle... Yine de biz bir arada kaldık... Nasıl olsa biz 'en iyi' arkadaşlardık... Yoksa bize mi öyle geldi?
Hiç sevmediği bir kız vardı... Bense severdim ama 'en iyi' arkadaşım üzülmesin diye birşey söylemezdim...
Birgün çıkışta acil bir işim çıktı ve erken gittim... 'En iyi' arkadaşımın sevmediği benimse sevdiğim kız yanıma geldi ' En iyi arkadaşın beni alışverişe çağırdı.' diye... Şaşırmıştı! Onu hiç sevmeyen bu kız niye onu çağırmıştı?
Ben ondan da çok şaşırmıştım! Ne demekti bu şimdi?
'En iyi' arkadaşım da hata yapabilirdi... Ona anlayış gösterdim ve durumu kavraması için ona fırsat verdim... Ama o ikinci bir hata yaptı bu sefer benim arkamdan sevmediği kıza benimle ilgili şeyler söyledi! Beni ikinci kez kırmıştı... Bu sefer onu kendi haline bıraktım daha fazla kırılmak istemiyordum...
Ama sonra konunun öylece ortada durduğunu gördüm ve herşeye rağmen onu aradım! Bilin bakalım karşıma kim çıktı! Onun eski arkadaş grubundan nefret ettiğimiz bir kız onun telefonundan benle konuşuyordu ve ben yalnız ve üzgünken o kızla berbaber evde eğleniyordu!
Konuşmamı olabildiğince kısa kestim...
Yapabilcek neyim vardı ki...
Sıcak bir yaz gecesinde 'en iyi' arkadaşımı kaybettim...
Kalbin yarısını aldım ve camdan dışarı fırlattım... Bir dostluğu yüreğimizde taşımadıkça semboller anlamsızdır anladım... Aptalca bir hataya düştüğümü de anladım...
Beraber çektiğimiz resimlere baktım, bağıra bağıra söylediğimiz şarkıları dinledim...
Yapabilcek neyim vardı ki?
Bilmiyordum... Ben sadece ağladım...

