| |
5/2/2007
-
26/1/2007
-
ermeni DEĞİL...TÜRK'ÜZ
|
|
|
Hepimiz Ermeniyiz" diyerek pankart taşıyanlar Türk milletine hakaret etme hakkını ve cesaretini kimden almaktadırlar?
|
|
Ağlamamak elde değil,onların arasında kimimizin akrabaları var, kimimizin dostları...
Amerika'lı ünlü tarihçi Prof. J. Macharty : "Ermeni katliamı yoktur; Ermeniler Türkleri katletmiştir" diyor;
| |
| Ünlü Türk Romancısı Orhan Pamuk : "1 milyon Ermeniyi katlettik" |
| |
|
Hangisi gerçek... İşte bir kaç belge. | Bilinçlenme zamanı... Özellikle de bu konuda belgesiz ve bilgisizce konuşan art niyetlilere karşı. | | |

Erzincan'da Ermeniler tarafından ırzına geçilerek öldürülen Pakize adlı bir Türk kadını.

Türk çocuklar, kadınlar ve karınları deşilerek bebekleri çıkarılan anneler.

hepimiz ermeni falan değil ne mutluki TÜRK'ÜZ
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
26/1/2007
-
bunlardan başka doğrularımız pek yok
|
-Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağını bilir.
-Aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnızca bir serüvenidir
-Aşk hakkında herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.
-Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz.
-Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir.
-İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur
-Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler
-Yenilgi, bir umutsuzluk kaynağı değil, taze bir başlangıç olmalıdır
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
23/1/2007
-
en sevdiğim tatar türküsü...
|
Sitosman saray saldırgan ay Boydan boyga Nışanımda yok edíñ Koş keldíñ toyga asabay Ekî de şomak balasın ay Aydadım sazga Kelînşeknîñ yosmasın ay Denîşmem kızga asabay. Sitosman saray saldırgan ay Töbesî şîşe Oynap külgen künlerim ay Esîme tüşe asabay.
|
Yorumlar (
5
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
23/1/2007
-
güzel bir arkadaşlık öyküsü
|
Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
" Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?.."
Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
" Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş...Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın.."
Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi..
" Git o zaman.." İnanılması güç bir mucize.. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü.. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen,kanlar içindeki askeri muayene etti.. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
" Sana değmez! Hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim.
Bu zaten ölmüş.."
" Değdi teğmenim. " dedi asker..
" Nasıl değdi? dedi teğmen.. Bu adam ölmüş görmüyor musun?."
" Gene de değdi komutanım.. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı.. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.."
Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı
Jim!.. Geleceğini biliyordum!.. demişti arkadaşı.
" Geleceğini biliyordum..."
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
21/1/2007
-
ah minel aşk
|
aşk şiddetli muhabettir...
doğumsuz ölümsüz artmaz eksilmez bir güzellik diyor Eflatun aşk için.artmaz kısmında külliyen yanılıyor üstad.bir çoğalmadan ibarettir çünkü aşk bir coşmadan kabarmadan büyümeden ibarettir.devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmalıdır aşk.aşk acıdır hasrettir.hicran ve hayrettir firkah ve gurbettir.gözyaşı ve ahtır.
aşk , meşktir
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
20/1/2007
-
yine yine yine yılmaz erdoğan
|
Her yağış bir başka kalkışmaya gönüllü Ve kim neye erse bu geçişte Bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte Her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin Aklım elim yüreğim kirişte Hep biraz korku biraz yalan telefon seslerinde..... Ya yine boş koridor ıslaklığıysa ve beton efesi Bütün fakir çocukluklarda.... Ama herşey sırasını beklerken Mukaddes bir kuytuda Senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru Herhangi bir anne kadar kanguru İşte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma Ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda Rüyayla gerçeğin arasında Hep iyinin aşkın tarafında Ve Değmediğim yerin kalmayıncaya Bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya Ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya Bu bahar aşk için hazır Hazır vazgeçmeye Adının bile baş harflerinden Kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oluşu Her şeyi biraz şakalaştıran bakışından Şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından Ve Bahanesi bir yürek bir et Bir bedenin içine girmek! Hazır bu bahar Akılsız! Bir yeşermenin şahane hasadına Hazır nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya.... Unutma baharda çiçek olan Meyvedir yaza.... Bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği Her dem taze kalsa...
|
| Yılmaz Erdoğan |
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
19/1/2007
-
menderesin eşine son mektubu
|
Ya Adnan Menderes'in yazdığı en son mektup hangisiydi? 14 Eylül 1961 tarihli mektubunda Menderes şöyle diyordu:
"Berin'im, hayatım; o kadar bekledim, mektupların gelmedi, hüznüm bir kat daha arttı. Bugün alırım inşallah. O dayanılmaz hasretini bir derece hafifleten, ayrıca heyecan veren, sevgini getiren, nefes alma imkânı veren mektupların... Uykumda da, uyanıkken de hep onlar beni meşgul etti, en büyük acılara onlar sayesinde katlanabildim. Binlerce teşekkür ve minnet. Görülmemiş bir sevgi ve iştiyakla güzel yüzünü öperim Berin'im."
Berin'im benim, 8 ve 2 adet de 10 tarihli 3 mektubunu aldım, hakikaten eşsiz ıstıraplar çektik. Benim ıstırabımın aslı sen ve siz, hasretimiz. Bir dağ başında tek başımıza olsaydık, bir ıstırabım olmazdı. Mektuplarınla her an yetiştin ve bu sayede hasretin acısına dayanabilmek imkânını bulabildim. Çocukları en derin hasret ve sevgiyle kucaklarım. Sana o kadar içten sevgi ve duygularla bağlıyım ki, böyle bir hasret ve sevgi ile seni binlerce, binlerce öperim. Biricik Berin'im benim."
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
19/1/2007
-
sevmek çok şeydir....
|
• Sevmek inanmaktır. • Sevmek yaşamaktır. • Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır. • Sevmek sevdiği olmaktır. • Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur. • Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun. • Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden. • Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler. • Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir. • Sevmek; sevmek istemektir. • Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlasılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında. • Sevmek, gücenmemektir. • Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir. • Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek. • Sevmek ölmektir. • Sevmek, ölmesini bilmektir. • Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek! • Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden. • Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir. • Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir. • Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere. • Sevmek yürümektir gönüllerde. • Sevmek güvenmektir. • Sevmek onaylanmaktır. • Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek. • Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek. • Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek. • Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir. • Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir. • Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek. • Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir. • Sevmek bir olmaktır. • Sevmek yaşamaktır. • Ve sevmek inanmaktır. • Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır. • Sevmek sevmesini haketmektir. • Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır. • Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. S • evmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi. • Sevmek sevmesini bilmektir. • Sevmek ölmesini bilmektir. • Sevmek SEVMEK olmaktır. • AŞK olmaktır. • Aşk bir kere sevmektir. • Sevmek aşkın kendisi olmaktır. • Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz...
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
18/1/2007
-
yalnızım
|
Ne zaman yüreğimden silinmeye başlansa adın, sözlerinle kanatarak yeniden yazılıyor yüreğim boyunca... Sonra yeniden çiziliyor kalbime yüzün, ellerin... Yeniden başlıyorum seni sevmeye kaldığım yerden. Hemde hiç akıllanmadan ve tekrarla***** aynı yanlışlarımı. Beni üzeceğini bile bile, yüreğimi zırhından kurtarıp düşüyorum peşine yeniden... Sensizlik canımı öyle yakmış ki hasretinden daha büyük bir acı göremiyorum. Bu yüzden göze alıyorum tüm zorlukları... Sensiz mutlu olmaktansa seninle mutsuz olmak daha acısız geliyor kalbime. Ve işte yeniden başlıyorum seni sevmeye tükendiğim yerden. Ne kadar yaralansamda senin tarafından yeniden sunuyorum yüreğimi tüm çıplaklığıyla... Yeniden kanat istersen açık yaralarımı, yeniden savur sevdamı yangınlara... Korkusuzluğu sensiz kaldığım gecelerde öğrendim ben. Seni özlediğim anlarda tanıdım sabretmeyi... Sonunda yeniden düşeceksem yangınların koynuna, razıyım inanki ben. Bilsenki seninle her yer cennetin yolu, sensiz dünya benim olsa yine YALNIZIM!..
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
18/1/2007
-
yılmaz erdoğanın en sevdiğim şiiri
|

|
| yeni bir sayfada sana bakmak |
|
Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme bulmak zor sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim anlarım bitkiden filan ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum yaralı yarasız sevdalardan geçtim koynumda bir beyaz kağıt boşluğu her şeyi anlattım olan olmayan acıtan sancıtan bilsem ki sana varmak içindi bütün mola sancıları bütün stabilize arkadaşlıklar daha hızlı koşardım severadım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak suya bakmaktır sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır
sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar bahçıvanlar değil tüccarlardır sen öyle göz sen öyle toprak ve güneş ortaklığı sen teninde cennet kayganlığı iken sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır dişlerimin arasından ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim gül sana benzediği için ölümsüz yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır gördüğün suretten utanmak sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır sana bakmak allah’a inanmaktır |
|
YILMAZ ERDOĞAN | |
|
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
18/1/2007
-
aşk suskunluktur!!!
|

aşkın ve mutluluğun tablosu bu!
ne zaman baksam bu tabloda bakışların büyük bir sevgiyle sarıldı bana.dudakların hep o sözü fısıldadı.beni sevdiğini...zaten yalnız buna ihtiyacım vardı.iki dudağını arasından çıkacak sözlere.muhtaçlığım sanaydı.benimse kelimelerim raylarından çıkardı sevgine kelepçeli olduğum anlarda söyleyemezdim suretine o gerekli sözcükleri.benliğime kazılmış varlığın başka bir anlam bulamıyorum yaşamak için.sensizliği öldürüyorum sevginle.bu hisleri kağıda dökerken bile ellerim düşüncelerim bocalıyor.ben hala seni anlatamıyorum sevgim büyüdükçe kelimelerim azalıp imkansızlaşıyor.aşk beliriyor karşımda ve durduruyor kalemimi elimden alıp bana;;;
aşk bunlara gerek duymayacak kadar yücedir...
aşk suskunluktur....
sessizliktir...
aşk bir tabloyu saatlerce seyretmektir..
aşk bir yazının ortasında sözcüksüz kalmaktır...
aşk aşk'a uyumaktır gecenin bir yarısı....'diyor..!!!
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
17/1/2007
-
! sürgün !
|
orda bir köy var uzak bildiğim yakında.....bunca beton yığınları binlerce taşıt ve hava kirliliğinin ardında!işte görebiliyorum karşı dağın yamacında..öyle minik gözüküyorki belki bir kaç ev bir cami sadece kendiliği!patika yolları ve evleri görmemize engel olan sıra sıra ağaçlar verimli topraklarıyla gözlerimi ondan ayırmama izin vermiyor.şehrin telaşından kalabalığından uzak öyle yaşanılası geliyorki görüntüsü....sessiz,ıssız..!
içimde bir istek uyanıyor o an.evet bende böyle bir yerde yaşamalıyım diyorum.evimin yaşadığım yerin çok yakınlarında olmasına rağmen farklı bir dünyaya aitmiş gibi görünüyordu.aslında bu kadar uzak görünmesi ve bir okadar yakın olmasıydı ona bu anlamları katan ve içimdeki isteği uyandıran .ulaşılmaz görünüyordu evet.aslında yeryüzüne ait hiçbir yer ulaşılmaz değildi.hiç bir yüreğin ulaşılamayacak olmadığı gibi.gizemli sırlarla dolu bir havası vardı.sanki tarihin önemli anlarına belki büyük aşka tanıklık etmişti yıllar önce..kim bilebilirki!
ben buranın o sıcak o gizemli o ömürlük uzaklığına içimdeki hep hayalini kurduğum bahçelerime yakınlığına inanıyorum.
uzak yada yakın....
biliyorum beni bu şehrin karanlığından ve derin boşluğundan kurtaracağına!
öyle bir yaşama sürgün olmak için penceremde bekliyorum düşmanlarımı...
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
13/1/2007
-
hatırla sevgili
|
Dudağımda yarım kalan Söylenmemiş son sözümdün Baki olsa da ayrılık Aşk her daim ölümsüzdür....
Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi Efkar kitabedir aşka demde okunur Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur Varsın eller gönül yarası kapanır sansın Kabuğun altında sevgili sen kanayansın....
Ömrümüzün son demidir Dönülmeyen o gitmeler...
Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi.... Efkar kitabedir aşka demde okunur Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur... Varsın eller gönül yarası kapanır sansın Kabuğun altında sevgili sen kanayansın
|
Yorumlar (
3
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
12/1/2007
-
CENNET MELEĞİM...
|
26,04,2004 17,30 yaşamıma bütünüyle kenetlenen daha sonra yaşamımı ele alacak bir ağlama sesi duyuldu ameliyathane kapısında beklerken..hayattan habersiz umarsızca ağlıyordu!tek bir saniye bile susmadan.sonra bir hemşirenin kolları arasında kapıda belirdi.ve hızla küveze alındı.onu görebiliyordum aramızda bir cam vardı yalnızca..gözlerimi tek bir saniye kırpmadan izliyorum bu mucizeyi.o an aklımdan geçiriyorum belki belki son acımdı son endişemdi.miniğimi kollarıma alana dek kafamdan gecenler..bu minik beden bütün kötülüklerin sonuydu belkide!o benim şartsız koşulsuz sevebileceğim sevgisine asla doyamayacağım tek varlık!bir hayat dünyaya geldiği yaşamının ilk anlarından bu yana gözlerimin önünde şekilleniyor.tüm yaramazlıklarına şımarıklıklarına rağmen sıcaklığı içimi ısıtıyor.tüm sinirli tüm çekilmez hallerimi en kötü dayanılmaz anlarımı bile tek bakışı yarım yamalak konuşmasıyla yok edebiliyor.onsuz bir hayat düşünemiyorum.tüm bencil tüm duygusuz şuursuz insanlarla paylaşmak zorunda kaldığımız bu dünyada yaşanılasıtek yer o'nun yanı...benim kanatsız meleğim!!o ışıl ışıl gözlerin,yaşamımı anlamlı kılan,hikayemin en güzel bölümü..seni ne bir söz anlatır ne bir kalem yaza ne de bir kağıt parçasına anlatılırsın.senin ifaden yok,tarifin yok!senin izahın cennette sen benim cennetimsin.benim minik cennet meleğim...! (SENİ SEVİYORUM)
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
8/1/2007
-
ben hala yeminliyim!
|
ben nereye gittiğini bilmediğim yollarda buldum yüreğimi yokluğunda!!çaresizliği yaşadım seni kaybetme korkusuyla.lime lime azaldım.ama emindim hayatımın son gününe dek seni yüreğimde taşıyacağıma.hayatın en cıkmazlarında bir sokak lambasıydı aşkımız herşeye rağmen yanmaya ve aydınlatmaya çalışan.kimi zaman yanmaya gayret eden kimi zamansa sevgisizliğe yenik düşen.yeminliydim sana geçmiş dememeye.bu aşkı zamana yenik düşürmemeye .biliyordum bizimki hiç bir zaman bitmiş bir aşk olmayacak!biliyorum suya her baktığımda yüzüme yansıyan senin yüzün olacak...
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
8/1/2007
-
bir umut
|
içinde kırılmaya hazır bir kalple yaşamak nedir bilirmisin?
yüreğinden yaralandığını bile bile yüreği ortaya koyma savaşı vermek ne zordur.
hayatın en can alıcı en kan revan günlerini yaşarken biz,merak etmedinm hiç?
insan böylesi daha kaç kez sevebilir?bir umut imkansız bir aşka ne kadar yeter???
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
7/1/2007
-
yılmaz erdoğannnnn
|

kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgiler atlası
ben sevmeyi beceremedim belkide sevilmeyi.
benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
sokak aralarında kayboldu gençliğim
alanlar aldıklarını yerine koymadı
sensiz geçen iki gecem
sensizliğim kaadar koymadı
kimleri yedi bu yürek kimleri yedide
bir sana doymadı....
|
Yorumlar (
2
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
7/1/2007
-
maviliğim.....
|
sen benim en nadide ve en mavilimsi gözlerden ırak solmayan ve daima yüzümdeki tebessümü yaşatan ışığımsın.
gecenin yüzündeki mavilimsi kuşak içindeyaşayan ışığı savuran hoş tutan yıldızlı gecelerden esinlenerek yazıyorum kınıyorum duygularımı hayal penceresinden .
yaşantının son günüde ele alarak sonundan başına kadar geçirdiğin hüzünlerin boyunca seni hatırlamak hatırlamak ve yaşatmaktır benim en büyük idealim
gözündeki yaşa kıyamam nefesindeki o hoş ılımsı sıcaklığa dayanamam ki hayatının diğer gülüş dağıtan yüzüne hep bakayım ...
seni galiba seviyorum
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
7/1/2007
-
aşk hep vardı...
|
hayat anlarımızın anılarımızın elimizden alınmasına zamana yenik düşmesine aldırmıyor izin veeriyordu.sevinçlerimize inat.acı çekmemizi istercesine kovalıyordu akrep yelkovanı.oysa aşk asırlardır hep vardı.akreple yelkovanı durdurmak istercesine hükmetmekteydi yeryüzüne.tanrının insanlara verdiği en kutsal hediyeydi aşk yalnızlığı çaresizliği deviren
benimde aşklarım vardı yüreğimi kanatan kanımı akıttım son damlasına dek..
ya acısı...
hep acıdım ben hep acıdı içim sensizliğe!!
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
7/1/2007
-
kuzenime!!!
|
akşam gittiğimiz filmi beğenmedin hatta yordu seni.benim için film önemli değildi.yanımda olduğun zamanları iyi geçirmeye çalışıyordum bütün sevdiklerinden uzak kaldığın zamanlara inat.
yanımda uyuyorsun.bende başucunda bunları karalıyorum sana belki yarın sokağa atacağım bir kağıt parçasında bizi anlatıyorum nedensiz kendimce.
şimdi kimbilir nasıl bir düştesin bedenin benim yanımdayken kim bilir kimi kabul ediyorsun rüyana.belki bir kaç gün sonra yine sesinle yetinmeye devam edicez..dünyaya geldiğim ilk günden bu yana her anımda yanımda olan senin varlığınken yine gideceksin gitmek zorunda olduğun yere.kilometrelerce uzağımıza düşecek ve bütün endişelerimizin sebebi olacaksın.
sen benim çocukluğumsun...
daha kundaktayken kalbime almıştım ben seni.oyunlarımızdaki çocuk sevinçleri gibi hala yaşadılarımız.düşünsene adını bile ben seçmişim o kağıt parçaları arasından.daha 1 yaşındayken.
sen gençliğimsin...
ilk aşk acımı bilen sendin!çok seviyorum çok derdim sesimdeki sevgi büyüktü ama daha anlamını bile kavrayamamıştım.sevgi neydi sahiden...bi gören bulan tanık olan varmıydı?
yaşadığım bütün aşklarımın tanığı yine sendin.karşılığını alamadığım sevgilerin boşluğunu sen doldurmaya çalışıyordun sanki.sanki hissettirmeden sarmaya çalışıyordun yaralarımı.
ben bu yüzden en çok senin yara almandan korktum bu hayatta.daha yeni yeni var olmaya başladığımız bu acımasız bu bencil dünyada gelişinin sevincini yaşayamadan gidişinin üzüntüsünü hissetmek zorunda olduğum bu anda sen yanımdayken sana olan sevgimi bil istedim .kilometreler gölge düşürmesin kardeşliğimize..
kuzenin
|
Yorumlar (
2
) :: Yorum Yaz!
:: Baglantı
|
|
|
Benim hakkımda
bu bahar hazır aşk için vazgeçmeye
Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
Baglantılar
1
sayfadan
1
. sayfa
geri |
ileri
|
|