BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


yagmuryurekli
web tasarim www.benimblog.com/mavilerulkesi/ ne aittir... Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
BLUEFMS E HOS GELDINIZ

Sen hiç sevmedin ki beni..

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Sen hiç sevmedin ki beni..
Sevseydin, Bilirdin çaresizlikten kıvrandığımı...
Yaşar gibi yaptığım bu hayatın bana dar geldiğini..
Sana ne kadar çok ihtiyaç duyduğumu..
Bilirdin... ama bilemedin..
Bilmedin... bilmek istemedin...
Merak bile etmedin...

İnancım kalmadı artık aşk denilen kalleş duyguya...
Seni seviyorum’un bu kadar basit olmasına ve
Kolayca söylenivermesine şaşıyorum sadece...
Ne çok canım yanıyor bi bilsen..
Ama bilmezsin ki...
Çünkü sen beni hiç sevmedin ki...

Duygularım sahipsiz, hislerim yetim...
Kabul etmedin sana ait olduklarını....
Sen kendi duygularına bile ihanet ettin...

Gittin... gittim.. gittik...
Dönüşü imkansız bir yol,
Ulaşılması imkansız bir biz...
Kan damlarken yüreğimizden
Sahiplenemediğimiz duygularımız ağlıyor duyuyor musun?
Ama duyamazsın ki...
Sen beni hiç sevmedin ki...

“Sana gülüm demem gülün ömrü az olur” diye
Çığlık çığlığa bağırırken,
Adına yitik sevda dediğimiz bir masalın
Baş kahramanı oluverdik bir anda...
Sen olmaz umutlarımın umut prensi,
Ben ise yüreği şizofrenlikle bedellendirilen bir hayal serserisi...

Bizim masalımız bitti değil mi...
İşte buna bir cevabın vardır kesin...
Çünkü sen beni hiç sevmedin ki...
(üç nokta)

ALINTI

08:13 - 18.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Git artık !... Yollarını bana harcama…

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Git artık !…
Sustuklarını bana harcama…
Dilimdeki pasaklı küfürleri kaldıramazsın.
Yüregine gelmeye vesaitim yok.
Ve kalmaya yerim…
Git artık !
Yollarını bana harcama…

Sürgün ve hükümlü yanlarımdan vurgun yiyorum en cok…
Düslerimi tükürüyorum mosmor bir kusmukla.
Bitmiyor öksürük nöbetlerim.
Sökül artık nikotine kesmis cigerimden…
Duvar örülü kapıların ardında özgürce büyüdüm ben oysa…
Tutsaklıgım sanaymıs.
Simdi azad ettim kendimi
Parcalandı zincir..
Git artık!..
Suskunlugumun Katili…,
Kelepce vurma özgür düsüncelerime!
Sana haykırdıgımı sandıgım her yazıda,
Kendime carpıyorum..
Dipteyim simdi, sevin!
Bu yüzden “gel” bitti dilimde…
"Git" büyüdü icimde…
Cıplagım…Ardısık hüzünlerde…
Elbiselerimi zaman giymis teker, teker..
Begenmemis ,cıkarmıs hepsini…
Sesine yakın bir notam yok, söyledigim sarkilarda…
Bu yüzden cekmiyorum geri öfkemi…
Cıkma karsıma, silindin!
Daha sokak köpeklerinin küfürleri var dilimde..
Katı bir yalnızlık hükmüne boyun egmis,
Suskunluklarimi bozdun sen!
Sustuklarinida bana harcama,
Sustuklarinla birlikte silindin!
Sakin.. arkana bakma, sakinnn…
Dedim ya,
 Kaldiramazsin dilimin pasakli küfürlerini!
Simdi ebediyete kadar sus,
"S.i.L.i.N.D.i.N"
ALINTI

10:14 - 17.11.2008 - Yorumlar {1} - Yorum Yaz

PASTIRMA YAZI

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Sevmek gibi geliyordu herşey,
Sevmek gibi gidiyordu kadın
Adını anlattığı, canın teni yakmasaydı,
Bir bulut evet ama aslolan
Bulutun suyu yağmasıydı...

"bir insanı sevmekle başlıyordu herşey"
Ve boşanmak için
En az iki şahit gerekiyordu!

Pastırma yazı

Böyle zamansız güneşli,
Umulmadık mavi günlerde
Bir bekleme salonu yalnızlığına
Bürünüyorum..
İliklerimdeki yitik aşkı
Sarhoş bir unutkanlığailikliyorum...

Sanki şiirini bilmediğim
Bir fransız akşamında
Kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..
İçimde ayak izlerin,
Aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan...

Ve ben ne zaman,
Kiminle sevişsem,
Hala seni aldatıyorum!

Yilmaz Erdogan

10:03 - 17.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

BEN SENDEN ÖNCE

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,
beni yaktırırsın,
odanda ocağın
üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf,
beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama
biz
o zamana kadar
o kadar karışacağız ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile
zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak iki çiçek açacak :
biri
sen
biri de
ben.
Ben
daha olumlu düşünüyorum
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

(18 Şubat 1945)

Nazım Hikmet...

11:14 - 16.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

BiR iKi ÜC

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

hadi artık git
kapatalım bir birimize bakan pencereleri
ve son sayı üç olsun

bir, iki,


dur az daha göreyim hilal kaşlarının karasını
ve gülü ver bana son kez
aklımda gül kokuşların kalsın
bu son veda öncesi

sen mutluluklara daha yakınsın
gidemem deme bana
acıtma içimin en hüzzam yerlerini
her şarkıda biraz acı vardır
ve her hikayede mutlak bir sancı



acılar bende kalsın
ve çekeyim onların sancılarını
şimdi git
bir, iki …

ama dur
son geceyi doyasıya yaşayalım istersen
sevişmemizde pencereden olsun
yüzümüze çöken hüzünlerin


saklanma vakti çekmecelere
giyin bana çıplaklığını
ve giriver koynuma
sol yanımdan
usulca
öp beni
ve şimdi git
bir, iki …

ama bekle az daha
bir ömre sığmayan sevgiyi
nasıl sığdırırız
birbirimizle geçmeyen vurgun anlara
daha ay ışı sonatını bile dinleyememişken
yıldızları nasıl söndürürüz


her şey olmak isterken
şimdi hiç mi olacağız
bakma  gözlerime
ben kendim seçmiştim ya bu yalnızlığı
işte sana bu yüzden dön diyemedim

durma şimdi kapat pencereni
hadi
bir, iki …


şimdi üç diye kim söyleyecek
hangimiz yüreğini salık verip bir firara
sihir gibi çöken bir geceye
yeminleri emanet bırakıp
rehin bir mutluluğu alacak koynuna

mukadder olan aşk hangimizde kalacak

birimiz üç deyince
şimdi ben sustum
sen sayıver
son sayı üç

bir, iki …

ALINTI

10:08 - 13.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Aşk Kaçağı Değil Aşk Mahkumu Olmalısın

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Tedirgin
Belli ki çok beklemişiz birbirimizi. Belli ki acıların süzgeçinden geçip öyle damlatmışız sevda damlalarını
birbirimizin üzerine. Şimdi bundandır tedirginliğimiz.

Ama bilirsin, aşk sevmez tedirginliği.
Ya tam açacaksın yüreğini, ya hiç yeltenmeyeceksin. Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.

Bambaşka diyarların sakini, başka başka yolların yolcusuyken nedir bizi karşılaştıran şey?
Nedir bir anda hayatımızı değiştiren şey? Aşk elbette...




Aşkı bulmak zordur yar... Öyleyse kıymetini bileceğiz aşkın. Bir kez buldun mu yapışacaksın yakasına.
Ellerini bir saniye bile ayırmayacaksın aşkın üstünden. Bir çiçek gibi sulayacaksın. Büyüteceksin.
Öyle uzaktan bakmayla yaşanmaz aşk. Ruhunu adayacaksın. Beni düşündüğünde bedenin titreyecek,
ellerin titreyecek, yutkunamayacaksın. Ayrılık fikri deli edecek seni. Yokluğum aklına geldiğinde
bir taş gelip yüreğine oturacak, ağırlığının altında ezileceksin. Yerinden kalkamaz hale geleceksin.
Düşünemeyecek, konuşamayacak hatta ağlayamayacaksın.




"Seni Seviyorum" dediğinde bunu sadece dilinle değil, yüreğinle, gözlerinle de söyleyeceksin.
Ben, beni sevdiğini senin söylemenle değil gözlerine baktığım zaman anlayacağım. Ancak o zaman inanacağım.
Birlikteyken unutacaksın dünyayı. Sadece bana ait olacaksın, ben de sana... Birbirimizden başka hiçbir şeyin
önemi olmayacak. Sana dokunduğumda kanın hızlı hızlı akacak. Yüreğin deli gibi çarpacak.
Nefes nefese kalacaksın. Ve sanma ki senden farklı olacağım ben de... Bin kilometre ötede olsan "gel" dediğinde,
koşacağım sana, merak etme.





Bir tek gün bile bırakmayacağım elini. Yanımda olmasan aklımda olacaksın,
baktığım her yerde seni göreceğim. Ben aşktan bunu anlıyorum işte. Sıradan olamadım hiç.
Birkaç sevgi sözcüğüyle geçiştirilecek aşklar bana göre değil. Yaşayacaksam, doya doya yaşamalıyım aşkı.
Her hücreme girmelisin. Aşk kaçağı değil, aşk mahkumu olmalısın. Şimdi bırakalım tedirginliği bir kenara.
Kenetlensin ellerimiz ve aşk bizi alsın kollarına...
Mehmet Coskundeniz

09:48 - 13.11.2008 - Yorumlar {1} - Yorum Yaz

Çiçeğim...

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Çiçeğim, bir misal var, eski atasözü,
Zararın neresinden dönersen kâr çiçeğim.
Senin hayat çağının henüz baharı, yazı,
Benim ömür bahçeme kar düştü, kar çiçeğim...

Baktığım her aynada aldığım tek uyarı,
Terk etmen yakın diyor dünya denen diyarı.
Renk düştü grubuma altın saçından sarı,
Menekşe gözlerinden mor düştü, mor çiçeğim...

Sebebini ararsan ağlamaklı sesimin,
Elveda bestesidir sana olan hissimin!
Bahçeleri süslerken senin kiraz mevsimin,
Benim ömür payıma nar düştü, nar çiçeğim...

Hiç sevip sevilmedim derken şansım değişti,
Gönlümün imdadına bakışların yetişti.
Senin lâle devrine billur jaleler düştü,
Benim kasımpatıma kır düştü, kır çiçeğim...

Uyanıp bir rüyanın rengarenk yatağından,
Ayrılmak ne kadar zor sımsıcak kucağından.
Dünyadan giderayak öptüğüm dudağından,
Yüreğime aşk denen kor düştü, kor çiçeğim...

Seninle gezemedim, çıkmadım bir tarafa,
Dile düşeriz diye görünmedim etrafa.
Utancım mâni oldu aşkımı itirafa!
Yüzüme ateş düştü, ar düştü, ar çiçeğim...

Cemal Safi

11:00 - 12.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Gölgem Düşmüyor Artık Evinin Duvarlarına

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Uçurum dibinde nasıl göründügümü
Merak ederdim hep.
Yüzümün aynadaki boşluguna hep bakmak isterdim.
İnançlarımın kırık döküldügü yeri anlamak için
kalabalıklar içindeki yalnızlıgıma dokunmak isterdim...
Aşktı adın uçurumda, yanı başımda
aynadaki suretimdi yüzüm,
aykırı kanardı bana.
İnançlarımın çogu yalanmış
alay ederdi benimle.
Çok geç anladım, kalabalıklar arasındaki
senmişsin dokunamadıgım...
Yalnızlıgım diye küçümsedigim senin sevginmiş,
Geceleri ansızın uyanıp
incitilp durdugum senin yoklugunmuş...
Onca sevişmeden sonra degişememişsem,
sihirli bir aydınlıkta,
içimde bir yer sonsuz hasret kaldıgı içinmiş...
İşte onca yalan geçen hayatımda
buymuş tek gerçegim...

Cezmi Ersöz

10:44 - 12.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

FARKLI BiR SEHiRDE

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Seni anlatmaya teşebbüs, farklı bir zamanda yine aynı duygularla…


Bir gidişin ardından…
Aklımda fikir ötesi düşünceler
Kalemimde kurulmayı bekleyen peşi sıra kelimeler
Ve kalem arkasında kaldı hep cümleler…
Anlatamadıklarım vurdu hep satırlara
Senli düşünceler şimdi gel-gitli


Son fırça darbesini yememişti henüz bu tablo,
Siyah beyaz bile olsa renkliydi düşler…



Gidişinin ardından…
Kuşlarda terk etti bu kenti,göç mevsimi çoktan geçmişti oysa
Ne tuhaf! Hiç gelmediğin bu kent seni hatırlatıyor bana…Yüreğimde yağmur sesleri…Her köşe başı bir uçurum,sen gittin ya hava da bozar şimdi aksi gibi…Görende olmadı,olmasın…İnanmıyor artık oyuncular,figüranlar,Gücüm yok yeni bir sahneye daha,aşk oyunlarının perdesini indireli benden çok zaman geçti,Sen benden gideli şarkılarlada başım belada,aksi gibi hep senli melodilere sözler yüklemişler.
Hiç gelmediğin bu kent seni hatırlatıyor bana…
Yüreğimde yağmur sesleri…
Her köşe başı bir uçurum,sen gittin ya hava da bozar şimdi aksi gibi…


Gidişinin ardından…
Yalnızlığın(m)a Düş-tüm(n)
Görende olmadı,olmasın…
Beni senden başka gören olmasın,
Kimsenin seni benim gözümle göremeyeceği gibi…


Bırakalı çok oldu oyunları…
İnanmıyor artık oyuncular,figüranlar,seyirciler…
Gücüm yok yeni bir sahneye daha,aşk oyunlarının perdesini indireli benden çok zaman geçti,
Sen benden gideli şarkılarlada başım belada,aksi gibi hep senli melodilere sözler yüklemişler.


Sen giderken burada ayaz vardı,
"Ne tuhaf ayazda çiçekler tomurcuktaydı.Hangi mevsimin ayazı bu gidişin,nerde tomurcuk vermiş bu çiçekler.Hangi şehre sürgünsün şimdi,Hangi sokakta ayak seslerin yankılanıyor,Yoksa sessiz mi kaldı yine sözlerin,susuyor musun kendine,Gidiyorum dedin ya,Son bir rica sana.Gözlerini bırak geride,sözlerin sende kalsın yine.Ben bulurum yolumu,düşsel bir zamanda aynı duygularla buluşmak dileğiyle şimdilik güle güle Kalem arkası: Siyaha çalıyor bütün renkler artık dön gel.Yine son olmadı…Yine eksik kaldı,yetmedi.Bitmedi…Ne tuhaf ayazda çiçekler tomurcuktaydı.
Hangi mevsimin ayazı bu gidişin,nerde tomurcuk vermiş bu çiçekler.


Hangi şehre sürgünsün şimdi,
Hangi sokakta ayak seslerin yankılanıyor,
Yoksa sessiz mi kaldı yine sözlerin,susuyor musun kendine,
Gidiyorum dedin ya,
Son bir rica sana.
Gözlerini bırak geride,sözlerin sende kalsın yine.
Ben bulurum yolumu,düşsel bir zamanda aynı duygularla buluşmak dileğiyle şimdilik güle güle


Kalem arkası: Siyaha çalıyor bütün renkler artık dön gel.
Yine son olmadı…
Yine eksik kaldı,yetmedi.
Bitmedi…

aLıntıdır

10:18 - 11.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

ESKiMiYOR GiDiSiN

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Sen sustuğunda,
Çıldırıyor bu şehir.
Değişiyor havası.
Ve ben panikliyorum
Ters yönden esiyor rüzgarlar
Güneş nereden doğacağını bilemiyor..

Sen susunca oluyor bunlar..
Kaldırımlar bana dönüşüyor
Eziliyorum ayaklar altında
Boşalıyor bütün duraklar.
Gülüşmeler bitiyor
Sen şehri bırakıyorsun,
Şehir bana devrediyor ıssızlığını..

Geceler daha artıyor
Özlüyorum geleceğin o günü..

Söyle ne yapsın takvimler?
Zaman’ın elinden bir şey gelmez ki,
Kahrolası gidişin hiç eskimiyor!

alıntı

10:03 - 11.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

DÖN

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Ben artık senin eşyalarını alıp da çekip gittiğin o evde oturuyorum. Senin odanı kendi odam yaptım. Duvardaki çerçeveyi unutmuşsun ve çiçeklerini sulamayı... Biliyorum, bu yaptığım delilik. Gecelerce konuk olduğum evin sahibi ve yokluğunun bekçisi olmak… Hiç de akıl karı değil. Şimdi soğuk duvarlarla dertleşiyorum, seninle seviştiğim teras katının kapısını kilitledim, oraya hiç girmiyorum.

Sen, iki sokak öteye taşınmışsın ve çok şey unutmuşsun giderken. Beraber okuduğumuz kitabı bir köşeye atmışsın, sayfalar dağılmış ayak izlerine ve nazar değmiş geçen kış camın buğusuna çizdiğim gözlerine. Mutfağın yanık perdesi öylece duruyor, zaten o günden sonra hiç denemedim yemek yapmayı. Sabahları bildiğin gibi kahvaltıdan önce sigaraya gidiyor elim. Lanet olsun, ciğerlerim karardı sen hala dönmüyorsun. Biliyor musun ben yine yokluğuna içiyorum. Ama artık Ortaçgil çalmıyor bu evde. Türkülerin sesi iyice kısıldı. Asıl sen gidince öldü Mahsuni Şerif ve Pir Sultan daha dün asıldı.

Geceleri uyuyamıyorum, yokluğunu avutmak zor. Pencereyi açıp şarkını dinletiyorum bu şehre. Hissediyorum, ruhun bana göç ediyor ama ne yaparsam yapayım sensizlik, bu evden gitmiyor. Sanki ne olur, bir gece de sen bana konuk olsan. Kadehi kaldırsak ay ışığına, yudumlasak ayrılığı, ve bitse bu ayrılık denen yalan.

Farkında mısın bilmem, eylül geldi, ama sararmadı sonbahar. Oysa böylemiydi geçen güz, nerde şimdi altında güzelce ıslandığımız yağmurlar. Merak etme saksıdaki çiçeklerini suluyorum fakat yokluğun yeşeriyor durmadan.

Sevgilim, ya sen bana dön ya da ben can verip çıkayım bu odadan. Olur da özünü özlersen birgün, bulamazsan bunca yıl büyüttüğün kendini, yani kayıpsan, firardaysan benim gibi; çekinme zile basmaktan, korkma, at adımını ve gir içeri.

Sevgilim bu ev kokunla, hasretinle ve yokluğunla döşendi. Ne zaman istersen bu kapı hep açık olacak sana, çekinme dön...

Okan SAVCI

01:56 - 8.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

KOMADA DUYGULAR...BANA UZAK, ÖLÜME YAKIN

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

İlk kez sana yazılmadı bu satırlar.İlk kez adını çıkardım sayfalarımdan. Bu arsız ozan ilkkez senin adını diline mühür yapmadı.Bu yazıda sen yoksun sevgili.Harflerim aklı kayboldu bu gün. Harflerim artık kaçtı parmaklarımın ucunda.Ve sen çıktın bu günlük aklımdan. Bir komaya girdi aklım…Kalp ölümüm gerçekleşti … Şimdi bir makineye bağlı yaşatıyorlar içimdeki duyguları. Hep muhtacım başımdaki koca koca makinelere. Duyuyorum başucumda ağlayanları , elimi tututpda uyan diye ağlayanları duyuyorum oysa…Oysa çok geç..Kalp ölümüm gerçekleşti. Şimdi vakitler dolusu biriktirdiğim seni harcıyorum.Unutmadığımdın..ölsem ancak unutacağımdım.Şimdi kalp ölümüm gerçekleşti.

Komada duygularım , sense uyanmamı bekle-miyorsun biliyorum. Bekliyorum görünüpde aslında beklemiyordun. Hiçbir zaman beklemedin ve hiçbirzaman beklendiğini bilmedin..ki ..ben sen diye yalvarmayacak kadar kalbime gömmüştüm seni..Bu satırlarda sen yoksun sevgili.Kaleminden çıkardım seni.Mürekkebim kanımdı ya ..sevgini mürekkebimin kumu yaptım.. Bitti mürekkepde..kumda..kalp ölümüm gerçekleşti sevgili..Beynim yaşıyor sadece..bir müddet sonra oda ölecek galiba..Hissediyorum..bitmelere çok yakınım..

Başucumda ağlama sakın.Ben duyuyorum tüm olan biteni.Gözlerimi neden hiç açmıyorum biliyormusun.Ben gözlerimi açtığımda sen çekip gideceksin.Uyandığımda tekrar tutmayacaksın ellerimi. Zamandan çalıyorum sevgili..Hayır..sen bakma sözlerime bu satırlarda sen yoksun.Bu satırlarda aşk yok , bu satırlarda yok hiçbirşey. Hatta yazdımda sayma bu satırları..Sen gözlerinide , avuçlarının sıcağınıda al git benden..Kalp ölümüm gerçekleşti….

Ben çoktan öldüm..öldürdüm bizi…İlk cinayetim bu aşk oldu..Elimi kana buladım kalbimiyse aşka buladım.Altın tozları serpmiştim bu aşka ..sen dudaklarınla ..sen nefesinle savurdun o tozlara..hatta yere düşenleride çiğnedin ayaklarının altında.Artık esaretim mutsuzluğa …Artık cezam bir ömür mutsuzluk…artık cezam sensizlik..Sakın üstüne alınma sevgili bu satırlarda sen yoksun. Altı çizilmiş yazımdın sen benim.Gttin gideli yazılarımın altı çizilmiş ve aşkın rengi kırmızıya bulanmış değil satırlar..Yazılar..Harfler ..Beynimden kayıp gidiyor..

Kalp ölümüm gerçekleşti..Bak yavaş yavaş raporları hazırlıyor doktorlar.Gördünmü ne büyük telaş içinde koşuşturuyorlar..Ölüm saatim kayıtlara geçecek birazdan.Sonlara geldim…Beyin ölümümde gerçekleşti sevgili..Ben mutluluğumu bağışladım hayata..Bırak yaşasınlar benden kalan mutlulukla.Sen bilmiyorsun ama bu ölüde kalan mutluluk yeter tüm dünyaya…

Hastanın kalp ve beyin ölümü gerçekleşmiştir…Hasta 00:00 itibariyle ölmüştür..Ölüm nedeni : tespit edilemedi….

ALINTI

10:52 - 6.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Beni Doğururken Şeytana mı Öptürdün Anne..!

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Yazdığım bütün sözler asıyor kendini,
Ölüyor söze düşürdüğüm büyü…
Bütün sokak köpeklerinin gözyaşı yüzümde.
İçime kim koydu bu intiharı?

Elim kolum bağlandı,
Ben hep sessiz ağlamaların kızı kaldım…
Coşkularım nereye saklandı?
Aşkın çocuğu hep acı…
Hep acı…

Bayram kalabalığı sokakları olmalıydı ömrümün.
Ben gelmeden bütün mutlu yüzler dağıldı.
Sen yalan söyledin Anne!
Hiçbir sevgili saçlarıma papatyalardan taç takmadı…

Öylece bekliyorum dünyanın orta yerinde.
Lanetlenmiş bir şiir gibi,
Kim okumaya kalksa beni,
En güzel yerimde yırtıp atıyor.

Yaşamakla ölmek arasında nefes almaktayım.
Bütün kuşlar kaçıyor,
Ne zaman okşamaya kalksam…
Söyle Anne!
Ben uğursuz yaşamlardan arta kalan mıyım?

Dokunduğum bütün camlar kırılıyor.
Ne taksam gerdanıma düşüp dağılıyor.
Sen yalan söyledin Anne!
Bana güzel olmak yakışmıyor.
Kime baksam şu sevdiğin gözlerimle,
Hepsi yok oluyor…
Sırılsıklam kalıyorum.

Sen yalan söyledin Anne!
Gülünce açan çiçeklerim yok ki benim.
Koynumdaki keskin hüzünlerle,
Çok yakışıyorum ayrılık otobüslerine…
Ne zaman gülsem ağzım yüzüm kan!

Söyle;
Beni doğururken şeytana mı öptürdün Anne!!!


Eylül Deniz Çolak

11:25 - 4.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Her durakta ölümsüz bir aşk edinecegim
Bir bakıştan bir duruştan
Çağrışımın sonsuz hazından
Unutulmaz bir sevgili daha birakacağım ardımda
Belki de yaşanabilecek en uzun serüveni terk edeceğim
Daha otobüsün ilk basamağındaKim bilebilir ki?
Sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
Gizli gizli veda edeceğim ona, görmeyecek
Ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
Otobüs camına bağrında kanlı bir ok ile
Bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
Yaşayıp gidecek

Murathan Mungan |

10:17 - 3.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Kursağıma Bırakıldı Aşk

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Ey her satırı kitap olan adam;

İki kez uğradığın şehrimde yine hüzün var. Demek ki yine kirpiklerinden “ hüzün “ kapmış bulutlar. Sana kaç kez söyledim be sevgili “ bana ölümden “ söz etme diye. Bana ölüm masallarını anlatma / dinlemeyeceğim.. Ölümden bahis açılmışsa senin yerine ben ölürüm de yine de seni yar etmem o kara toprağa. Ah be kirpiklerinden yüreğine bir yağmur gibi aktığım sevdam nereye gidiyorsun ? Daha kollarına / sana Elif’i hediye eyleyeceğim. Elif’i sana kavuşturmadan gidemezsin bir yerlere..Sökemezsin ellerimi ellerinden. Gidemezsin diyorum. Beni “sensiz “ bırakıp ölümü dudaklarından öpemezsin. Demirlediğin gönül limanlarımı terk edemezsin. Hani biz ölümsüzdük ? Hani biz sonsuzluktuk ? Gideceksen git diyeceğim ama bırakamam seni. Sen beni bıraksan da ben seni ölüme uğurlayamam.

Ey kirpikleri bana umut olan yâr,

İmkansızlığa açtığımız savaşı kazanmadan nereye gitmektesin? Mavi bilyeleri Elif’imize bırakıp bizi hüzne mi emanet etmektesin ? Susma ölümü dudaklarına kutsayan genç. Kelimelerini dudaklarına gömme sakın. Hani sen yazardın, hani sen hüznü en iyi anlatandın. Susmasana. Anlatsana bizi / beni. Sığınma kapısı açık bırakılmış cümle sonlarına. Sen benim sevdiğimsin / bu kadar çabuk pes edemezsin. Beni sensizliğe itemezsin koca yürekli adam. Hani tedavin sonrası kentime ilk geldiğinde gözlerimden izleyecektin denizleri. Hani gözlerim kirpiklerine dayandığında avuç içlerine sakladığın gülleri serpecektin saçlarıma. Ne oldu yaşamak zor mu geldi yoksa ya da sevdaya kanat çırpmak yordu mu seni ? Susuyorsun hala / susabildiğin kadar yaşa o zaman. Hani sen kelimeleri ustaca örerdin satırlara. Hani yazdığın her aşk denemesinde okuyanları kendine hayran bırakırdın. Ne oldu da tüm sesli kelimelerini yuttun. Yoksa suskunluğun bıçağı mı değdi boğazına.

Ey kendine ölümü en iyi çare gören yalnızlığım / canım,

İçi boş kelimeleri bırak. Boynuna geçirdiğin ölüm yalnızlığını da çıkar. Sonbahar türküleri söyleyen bu kadın varken ölüme kollarına sıvamak niye ? Hani ben senin sığlığına dua genişliği katan kadınımdım. Ne oldu da ölümü bu kadar sevmeye başladın. Saf tuttuğumuz sevdadan hani vazgeçmek yoktu. Bırakma ellerimi sakın. Bakma bana sana özenip cümleleri mertçe kullandığıma. Sen düşersen ardından gelecektek kişi benim. Sensiz yaşayamam be can..Sanıyor musun ki sensiz geçecek günlere dayanacak gücüm var ? Senden başka dayanağım yok. Söylemeyemesem de sana olan özlemimi / kaç geceden beri gönderdiğin bezden kız cocuğuna sarılıyorum.. Kaç gündür seninle ilk buluştuğumuz yerde dolaşmaktayım. Ve inanmayacaksın sevgili, hala kokun orada ve hala orada duruyor saçlarıma serptiğin gül taneleri.

Ey gözlerini görmeden gözlerimi kurban ettiğim adam,

Sımsıkı giyin yüreğimi. Üşümesin ellerin. “ Serzone “ sinmiş ellerine benim ellerimi de al. Öznesi sen olmayan tüm cümleleri reddetmişken bir dilim söz bırak dudaklarıma. Gözlerimin derinliğindeki umut yalnızlığını sen Elif bereketine çevir. Sen ki yüreğimin kelimelere sığdıramadığı, bırakma beni karanlığa. Bırak kendini bensizliğin öznesizliğine. Göz etme sakın ölümün sana gülümseyen haline. Nefesin kesilir olduğuna nefesimi al. Hoyratça kullan canımı. Sen yaşa be can. Ben göreceğimi gördüm. Bari sen gülümse be can…

Ey kendini yarım cümlelik gören adam…

Söz verdim sana. Seni bana kavuşturmadan hiçbir yere gitmeyeceğim. Bak göreceksin bir Cumartesi günü baba ocağımdan sana topladığım güneşler ıslak kirpiklerine değecek. Ey bana bir Elif miktarı gülümsemeyi öğreten hayat..Gitme. Sırtını hayata dönüp ölüme gülümseme Ellerini uzatma kara toprağa. Geçen gece gördüğün rüyayı ne kadar gizlesen de ben biliyorum o rüyanın mahiyetini. Sen anlatma bakalım..Görmedim/ yanlış biliyorsun diye yalanlar uydurma. Sus ve tek bir kelime etme sakın. Rüyanda yıllar önce kaybettiğin baban ile düğün daveti dağıtıyordun Gediz sokaklarında. Düğün demek ölüm demek sevgili. Bu rüyayı ben üzülürüm diye anlatmadığını da biliyorum. Dudaklarından düşmese de ölüm cümleleri ben seni ölüme bırakmayacağım. Sakın sırtını bana dönüp gitme. Hayatın avuçlarından düşerim. Umutsuzluğuma bir hüzün eker sensizliğe serilirim. Sakın gitme. Sakın pes etme..Ardında içindeki her şeyi kağıda dökülebilen kadın bırakacağım diye yüreğinle övünme. Sen ölürsen ben sensizliğe yazamam. Hem ne çabuk unuttun sonbahara benzediğimi. Bırakma ellerimi. Göğsünden başka sıcaklık bilmediğim yürek, düşmeme izin verme. Bir umut yalnızlığında kanamasın nihaventlerim. Susturma beni suskunluğunla. Sakın gitme sevgili…Gitme diyorum git-me


Ölümü bu kadar çok seviyorsan git sevgili..
Git..
Aşkı / sevdayı kursağıma bırak ta git..
İhanet et gözlerime..
Git..Ölümü dudaklarından delice öp
Ardında kızımızı,
Ardında beni yetim bırakarak git…
Madem ölümü bu kadar çok seviyorsun..
Yolun açık olsun…
Seni sensiz yaşatacak güçteyim ben…

Senden bana yadigar kalacak
Bir dilim söz,
Bir dirhem Elif yeter bana..
Ben seni “ varlığınla “ sevmedim ki..
Öldüğünde seni terk edeyim…


“ Ne kadar çok sevildiğinin farkında olmayan adama “


11.12.2007 22.00

Yazar : Yüreği Dua Genişliğindeki Kadın…

Derleyen : İsmail Sarıgene

09:58 - 2.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

BiR CÜMLELiK YERiN VAR MI ?

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Gecenin infazındayım..
Gözlerimde uykusuzluk,
Çöllerimde susuzluk varken,
Dudaklarında soluyor geleceğim...
Oysa ben sana geliyorum sevgili..
Adımlarım ürkek olsa da
Yollarım sana,
Sabrım sana..

Biliyorum bu firar girişimi..
Sana gelen vagonlara kaçak bindim ben..
Farkındayım...Biletsizim..
Bir o kadar da öznesiz..

Urbamda fakir yüreğim,
Avuçlarımda hüznüm sana gelmekteyim...
Senden ne bir ömür istiyorum
Fakir yüreğime feda edilecek,
Ne de bir ten diliyorum
Acılarımda heba edilecek...

Sadece benle başlayıp senle biten cümle..
Sana geliyorken,
Yüreğinde " bir cümlelik yerin " var mı ?

İsmail Sarıgene

09:39 - 2.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

KURUMUS DÜS KANATLARI

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Gam Tozu

Pazar günleri içinizin sıkılması ne kötü,
ne kötü sararmış perdeler, gizli aşk,
televizyon taksitleri.
Hem kocanız bile anlıyormuş artık sizi...
Benimse uzun süren ergenliğim
henüz bitmedi...
oysa çoktan yitirmişim kadınlık nüansını
kauçuk yastıklarla sevişmekten...

Ve yıllardır
o uzun öğle sonları
annemin çamaşırdan kurumuş ellerine
dokununca ellerim,
parçalanmış hayatımızı aydınlatırdı
hüznümüz...

Pazar günleri içinizin sıkılması ne kötü,
ne kötü sürmenaj, yağlı saçlar, takıntılar.
Hem artık kocanız bile anlıyormuş sizi
benimse uzun süren ergenliğim birtürlü
bitmedi...

Ruhumda kanadı kırık bir kartal,
kurumuş düş kanatları

Oysa geç kaldım, yoruldum,
karıştırdım birbirine yalnızlıklarla,
kadınları

Artık bir başka iklimde üşüyorum

 

Cezmi Ersöz

02:31 - 2.11.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

ELLERİN VİTRİNİN DIŞINDA NASIL DA SICAK

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

Ellerinden utanıyorsun.
Benim umutlu olmaktan utandığım gibi...
Gösterişli bir vitrin gibisin.
Ağladığını bir tek sen biliyorsun
Ağladıkça daha da ışıldıyor sahipsiz güzelliğin.
Bense hep yoldayım.
Evim hiç olmadı.
Kaçıyorum...
Sahipsiz güzelliğin verdiği acıdan kaçıyorum.
Kaçmaktan kaçıyorum.
Hiçbir şey istemiyorum.
Belki utandığın ellerini sadece...
Ellerin vitrinin dışında, nasıl da masum sıcak.
Alışmamışım mutlu olmaya ben,
Ellerini vitrine koyup, kendimden kaçıyorum

Cezmi Ersöz

09:44 - 31.10.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

HÜZNÜN KUŞLARI

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli

kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat

sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra

CEMAL SÜREYYA

01:37 - 29.10.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

BIRAKMA BENi

Yazar: YÜREGiNDE SAKLA

hepsi yalan söyledi
isyansa isyan ettim
isyansa unuttum her seferinde seni
düştüm bırakma beni...

yakılmış, rengi kaçmış gecelerin ortasından
ateşlerin ortasından
bütün ihanetlerin, bütün kuşkuların arasından
talanların kargaşanın korkuların yakasından biriyim

bilirsin hüznü hiç yakıştırmadım ruhuma
hiç ölmeyecek biriydim
ateş mi yakardı beni?
hesap mı görürdüm günahlarıma
kırmızının efendisiydi
şu kahpe dünyaya meftun
şu kendine zebun ben
bir infilakla parçalanıyorum
hepsi yalan söyledi, bittim
bırakma beni

mor menevişli dağlarım olsaydı
kor ateşler yansaydı sevdalıklarıma
güneşi sağ ayı sol elime koysalardı
vazgeçmekten bile vazgeçseydim

o geliyor dediklerinde tefler çalsaydım
küçük kızlar yetim çocuklar
dünyanın bütün mazlumlarının gözleri ışıldasaydı
ben olmasaydım da
ruhum taşısaydı yükü

adımı adının yanına yazsaydı en sona yazsaydı
bu da olsun yazsaydı, olsun yazsaydı

bir ceylana yoldaş olsaydı
bir çobana rastlasaydım da
mendilime süt dolduraydı

bela senden
aşk senden
kaybolduğum dehlizlerin sonunda yol senden olsaydı
hepsi yalan söyledi
yittim, bırakma beni,
bırakma beni

bugün pazartesi
dışarda sevdiğim sonbahar
solgun bir adamın soın kalesi
o da kaydımı ellerinden büsbütün kaybetmiş olucak
yani ben
kendi kendinin kırılmış endazesi

sorarsın ya bazen kapatıp gözlerini usulca dünyaya
bu asiliğin bahanesini
nereye kadar gidersin
kuşların kaderle uçtuğu
her yağmur tanesini bir meleğin indirdiği
yeni doğmuş bebeğe yutkunmayı öğreten
çimene yeişili
buluta maviyi
toprağa doğurganlığı veren
ey karıncanın kalbine bile merhameti indiren
görünmezi gören
bilinmezi bilen
göğe, çarkı feleğe süreyya'ya yıldızlara kainata sığmayıp
bir garibin kalbine giren
duy sesimi !
işte bu benim
işte ben
her şeyden sonra ve her şeyin başında
kapı aralığında mahçubum utanıyorum aslında
vermeyi istemeseydin, istemeyi vermezdin.
geldin, bırakma beni
hepsi yalan söyledi
isyansa isyan ettim
isyansa unuttum
her seferinde seni
düştüm bırakma beni,
bırakma beni,
bırakma beni

ibrahim Sadri

01:09 - 29.10.2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

geri ileri
Tanıtım
siir muzik ne ararsan var. kırık kalpler icin.

Ana Sayfa
Profil
Arşiv
Arkadaşlarım

Son yazilarım
- Unutulmazsın ki Sevgilim.......
- Ben Seni Sevdikce Varım! (URBE)
- ....M
- Bu da senin için... SANA DAİR
- Sana Dair.....

AVRUPA SAATI TR SAATI 1SAAT GERIDIR
Arkadaşlarım
- mavibegonya
- YuregindeSakla
- 19911993

MySpace Layouts

Myspace Layouts at Pimp-My-Profile.com / Hearts & stars