19/11/2008 - GİT ARTIK
Yazar:TOKAY ŞİİR

Git artık !…
Sustuklarını bana harcama…
Dilimdeki pasaklı küfürleri kaldıramazsın.
Yüregine gelmeye vesaitim yok.
Ve kalmaya yerim…
Git artık !
Yollarını bana harcama…
Sürgün ve hükümlü yanlarımdan vurgun yiyorum en cok…
Düslerimi tükürüyorum mosmor bir kusmukla.
Bitmiyor öksürük nöbetlerim.
Sökül artık nikotine kesmis cigerimden…
Duvar örülü kapıların ardında özgürce büyüdüm ben oysa…
Tutsaklıgım sanaymıs.
Simdi azad ettim kendimi
Parcalandı zincir..
Git artık!..
Suskunlugumun Katili…,
Kelepce vurma özgür düsüncelerime!
Sana haykırdıgımı sandıgım her yazıda,
Kendime carpıyorum..
Dipteyim simdi, sevin!
Bu yüzden “gel” bitti dilimde…
"Git" büyüdü icimde…
Cıplagım…Ardısık hüzünlerde…
Elbiselerimi zaman giymis teker, teker..
Begenmemis ,cıkarmıs hepsini…
Sesine yakın bir notam yok, söyledigim sarkilarda…
Bu yüzden cekmiyorum geri öfkemi…
Cıkma karsıma, silindin!
Daha sokak köpeklerinin küfürleri var dilimde..
Katı bir yalnızlık hükmüne boyun egmis,
Suskunluklarimi bozdun sen!
Sustuklarinida bana harcama,
Sustuklarinla birlikte silindin!
Sakin.. arkana bakma, sakinnn…
Dedim ya,
Kaldiramazsin dilimin pasakli küfürlerini!
Simdi ebediyete kadar sus,
"S.i.L.i.N.D.i.N"
UNUTMAKİ GONDEREN SENSİN GİDEN BEN
ALINTI
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
18/11/2008 - EY AŞK
Yazar:TOKAY ŞİİR

ey aşk !
bülbül değilsin ki seni dinlesem
su da değilsin ki bir kere içsem
ateş mi desem o da değilsin
niye beni yakıyorsun ?
ey aşk !
ulusum var benim gelir asya'dan
sen nereden geliyorsun tanınmadan
uçan kuş değil gelen ok değilsin
adamı vuruyorsun kalbinin tam on ikisinden
söz etmiyorsun geçmişinden, geleceğinden
kimliğini bildirmiyorsun
sen ne tanınmaz şeysin ?
olsana tanıtanlardan
ey aşk
yaz mevsimi desen inanmıyorum !
sana kışsın desem dondurmuyorsun !
bahar desem sana çiçek açmıyorsun !
geriye kaldı bir tane soldurmuyorsun !
hangi mevsimdensin ?
nereden gelmesin ?
söyle bir kere ? bende bileyim
sen nelere kadirsin ? bilmiyorum ?
ey aşk
gören gözleri görmez edersin
garip hastalara şifalar dilersin
peki
doktor musun sen ?
değilsin
söyle bana sen kimsin ?
ey aşk !
külüm yok, dumanım yok
yanıyorum orta yerde ateş yok
her geçen gün eriyorum benden gidenler pek çok
söyle bana ? belam mısın ?
ey aşk
ey aşk !
şeker değilim suda erisem
yağ, hiç değilim tavaya girsem
bal ise hiç değilim dillerde erisem
şu birkaç gün içinde eriyerek ben
tanınmaz oldum o gün bu günlerden
nesin ? bana söylesen ?
ey aşk
ey aşk !
su var orada görüyorum ben
susuzluğum artıyor dünden bugünden
bir damla içirtmiyorsun ne zalimsin sen ?
kimsin ?
in misin ?
cin misin ?
söyle bana ey aşk ? söylesene sen ?
ey aşk !
ne dereyim ben ne de ırmağım
akıyor göz yaşım durdu dimağım
derdi mi verdin ? şifayı gizledin
ne istiyorsun ? söyle ? ne edeyim ?
ey aşk
ey aşk !
bu garip kuşun yuvasını sen
yap gidiyorum takatten yoksunum ben
yapmayacak mısın ? söyle niye sen ?
çok zalimsin
ey aşk
ey aşk !
sen beni kuş yaptın uçamıyorum
her kanat darbesinde gark oluyorum
o sevgiliye ulaşamıyorum
kanadı verdinde uçurtmuyorsun
ne zalimsin ?
ey aşk
ey aşk !
dost değilsin ki kapımı açayım
arkadaş değilsin ki selam vereyim
sevgilim hiç değilsin sana yanayım
mektuplar yazayım
ey aşk
ey aşk !
yılan bile su içerken dokunmaz insana
içtiğim şarabı da bir zamanlar sen getirtmiştin gene bana
insan sözünden döner mi ama ?
başka şarap taşımaz artık bu bardakta
bırak kalsın o benim kabımda
el verip sır edip uzaklaşmakta
gene bir hünerin var senin bunda da
elveda dedim göz yaşı döktüm
bel bağlayarak saçlarımı söktüm
kırk yıllık şarabı nereye döktüm ?
ey aşk
ey aşk !
ben koskoca vatandım
sanıyordum fetih edilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
narlarım, çamlarım
kaybettim onları göremiyorum
ölüm değilsin ne de azrail ?
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
koskoca bir memleketim
sanıyorum fethedilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
çamlarım, narlarım
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
ey aşk
ey aşk
söylenişin tatlıda
diş biletirsin eski dostlara
hiç düşmez ağızlarda
" tapılacak kadınsın aşığım sana "
" başka birini görmez gözüm dünyada "
diyerek çalarsın bu kapıları
açmam diyecek biri çıkar mı ?
bu dünyada sırrını çözemedim
ismin yine karşımda
aşk-aşk -aşk
CENGİZ UNUTAN
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
18/11/2008 - AY KARANLIK
Yazar:azmavi
AY KARANLIK
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem.!
Senden gayrısına yoksam
Bozuksam..
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
Itten aç..
Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille.
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...
Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş
Etme gel,
Ay karanlık...
AHMET ARİF
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
15/11/2008 - SENİ SEVMENİN VAR MI?ÖTESİ SERDAR'IM
Yazar:nefesimsin

Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.
Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Çok çok çok seviyorum işte varmı ötesi yok...
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
11/11/2008 - ÖLÜMSÜZ BİR SEVDAYDI
Yazar:TOKAY ŞİİR

Ölümsüz sevdaydı bizimkisi
Bir bakış , bir tebessümle başladı her şey
O kadar güzelki adeta melekleri andırıyordu
Korkuyordum o güzelliğin ,
Beni beğenmemesinden , reddetmesinden korkuyordum.
Açılamıyordum bir türlü , endişeliydim
O kadar çok istiyordum ki
Aklımda ki tek düşüncemdi.
Günler geçti , haftalar geçti ,
Sevgimi , düşüncelerimi kullanamaz duruma gelmiştim.
Konuşmak , içimi dökmeye ihtiyacım vardı.
Cesaretimi toplayıp , konuşmak istiyordum
Ama o güzellik .............
Sanki güzelliğin bir koruması , bir büyüsü varmış gibi yanına yaklaştıkça
Kendimden geçiyor dilim tutuluyordu.
Kararlıydım sonucu ne olursa olsun
Konuşmak istiyordum.
Cesaretimi topladım ve parkta oturduğu masaya iliştim
Zordu konuşmak , açılmak
Yarı konuşuyordum , yarı kekeliyordum
Ama sonuçta duygularımı dile getirmiştim
Arkama bakmaksızın kalkmıştım masadan
Ardından haftalar geçti ,
Bir mektup geldi elime
Mektup ondandı.
Mektubu açıp okumayı bırak , kokusunu hissetmek
Bile insanı rahatlatıyordu.
Mektupta benden çok hoşlandığını ve onunda
Hep beni düşündüğünü anlatıyordu.
Düşüncelerinin çok karmaşık olduğunu , onun için
Bana kesin bir şey söyleyemediğinden
Bahsediyordu.
Karamsarlığa düşüyordum , mektubu defalarca okuyor ,
Üst üste sığara yakıyordum.
Geldi , benimle konuşmak istediğini
Dile getirmişti.
Bana ilişki arkadaşlık gibi şeylere önem vermediğini
Olursa evlilik olacağını ondan başkasını , düşünemeyeceğini dile getirmişti.
Bundan onur duymalıydım , duyuyordum da
Tertemiz ve melek gibiydi
Diğer kızlardan çok faklıydı
Düşüncelerinden sonra hayat adeta tersine dönmüştü
Ben tek ümidi
Okumakta olan bir öğrenciydim.
Evlilik benim için sadece bir masaldı.
Ne işim vardı ,
Nede askerliğimi yapmıştım.
Nasıl düşünebilirdim evliliği , kendi kendime kızıyor isyan ediyordum.
Çıkmazdaydım , ne okula gidebiliyordum
Nede bu işe çare bulabiliyordum.
Hayal kurmaya başlamıştım.
Pembe hayaller ,
Hayaller bile beni o kadar mutlu ediyordu ki
İleriyi düşünemiyor , düşünmek istemiyordum
Her günüm nerdeyse parkta geçiyor , acaba görebilir miyim?
Ümidiyle yaşıyordum.
Görmek konuşmak istiyordum.
Mecnundan beter olmuş , Leyla mı aramaktaydım.
Aradan aylar geçti , ne gelen var ne giden
Sanki yaşadıklarım bir hayal gibi
Görünüp kaybolmuştu.
O güzelden bir daha hiç haber alamadım.
Adeta melek misali göğe yükselmiş ,
Bulutların arasından beni seyrediyor
Beni izliyordu.
Bir gölge misali , nereye gidersen gideyim
HEP BENİMLEYDİ............
ALINTI
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
10/11/2008 - BEN SENİ SEVDİM
Yazar:TOKAY ŞİİR

Cünkü ben seni hiç görmedim...
Ellerimi tutmanı değil,
Cünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil,
Cünkü ben onlara hiç dalmadım...
Ben, senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim
Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim.
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim.
Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...
Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim.
Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim
Tebessümlerimin, gülmelerimin,
Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim
Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim....
Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim...
Benliğini, duygularını, hislerini sevdim
Ve...
BEN SADECE SENİ SEVDİM
alıntı
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
9/11/2008 - SEVİYOR SEVMİYOR
Yazar:TOKAY ŞİİR

Günlerden bir gün bir tırtıl gözlerini dünyaya açar.İçgüdüleri ile hareket edip önüne ne gelirse yemeğe ve yeni yuvasını kurmaya başlar.Bir müddet sonra yuvasına girer ve yeniden doğuşun mucizevi güzelliği ile muhteşem bir kelebek olarak uçsuz bucaksız tabiat içinde mutlulukla kanat çırpar.Kelebek,cennet gibi bu güzelliklere yukarılardan bakmak ve ömrü yettiğince bu güzellikleri görebilmek için uçar uçar uçar.Dağlar tepeler aşar ormanların üzerinden geçer derken bir vadide dinlemek için aşağıdaki çiçekler arasına iner.Çiçeklerle bezenmiş bu cennet köşesindeki bir tanesi onca çiçeğin arasında kelebeğin tüm dikkatini çeker ve karşı koyamadığı bir istekle bu çiçeğin yanına uçar. Bu çiçek bir papatyadır. Tabiatın hiç bir şey esirgemediği kadar güzel.
“Merhaba sizi uzaktan gördüm ama yakından çok daha güzelmişsiniz” der kelebek.Utanır papatya tüm utangaçlığı ile “Hoşgeldin bende yalnızlıktan çok sıkılıyordum,iyi ki geldin” der. Ve aralarında hoş bir sohbet başlar birbirlerine kendileri hakkında bilgiler verirler sohbet iyice koyulaşır ve akşam olur.
Geceyi birlikte geçirirler gökyüzüne dalıp ay’ı yıldızları seyrederler hayallere dalıp öylece uyuyakalırlar.Kelebek, sabah uyandığında papatyayı seyrederek ona duyduğu hissin hayranlıktan öte bir duygu olduğunu onsuz olamayacağını hisseder.
Güneşin kızgın ışıklarının papatyanın narin yapraklarına zarar vermemesi için onun üzerinde uçup ona gölge yapar ona sevgisini haykırmak ister ancak “ya o beni sevmemişse ya beni artık yanında görmek istemez se” diye korkar bir türlü hislerini açamaz.
Ne var ki papatyada aynı duygular ile yanmakta ve yine aynı korku sebebiyle aşkını itiraf edememektedir.Bu şekilde birbirlerinden habersiz iki sevgili saatlerce süren mutlu birlikteliklerini devam ettirirler. Ve Kelebek artık yorgun düştüğünü gitme vaktinin geldiğini hisseder ” ben artık gitmeliyim “der.Sonsuz bir acı içine düşen papatya derin bir üzüntü ile ” neden yoksa yanımda mutlu değilmisin “diye sorar.
“Hayır der kelebek. Biz kelebeklerin ömrü üç gündür ve ben ömrümü tamamladım” der.Kara haber gibi bu sözler papatyanın yüreğine ok gibi saplanır yaşama isteğini yok eder.İyice halsizleşen kelebek son bir gayretle “seni çok seviyorum” der. papatya üzüntü içinde iken duymuş olduğu bu itiraf karşısında adeta birden donar kalır sadece dudaklarından “bende” lafı zorla çıkar.Kelebeğin ardından gözü yaşlı bir şekilde bakarken “beni seviyormuş keşke bilebilseydim keşke bende daha önce söyleyebilseydim diyerek gözyaşlarını kalbine akıtır.
Bu üzüntü papatyanın yaşama isteğini yok eder yaprakları sararıp solmaya bir bir düşmeye başlar.Her yaprak düşüşünde içinden “beni seviyormuş” der.
O günden bu güne aşıklar sevildiklerinden emin olmak için papatyanın yapraklarını koparırlar seviyor..sevmiyor ..seviyor…sevmiyor.
Sevgili Dostlar,sevginizi asla kendinize saklamayın.Çünkü hayat sevmek için çok kısıtlı bir zaman dilimidir.
ALINTI
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
7/11/2008 - SU GİBİ
Yazar:TOKAY ŞİİR

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Yangınlarıma sular yağdırdın
Damla damla söndüm serinledim
On'ar on'ar saydığım kayıp yıllarımı onardın
Saat saat bulunduğum mechulden gün yüzüne çıktım
Günler gördüm yüzünde
Gönlümün kapılarını sana açtım
Çalmadan gir içeri diye
Adıyorum sana
Onca kırık aşktan sonra arta kalanımı
Temize çekiyorum sende bütün yalanlarımı
Senin aşktaki kandirini bilmek için
Önce kadersiz aşklardan geçmeli insan
Eksiltip yoran bütün ayrılıklar
Kavuşmalara giden yollara çıkar
Vefai mozada gülmeyi gülhanede unuttuğum
Garip bi zamanda çıka geldin
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer köyü cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağına
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Bitti dediğim yerden başlıyorsun
Dindi artık dediğim yerden oluk oluk kanıyorsun
Beni en iyi sen tanıyor
Sen anlıyorsun
Ne hoş geliyor ne hoş gülüyorsun
En güzel renkleri komşu kızların
Gözlerinde gördüğüm
Solgun sarı bir zamanda çıka geldin
Hangi yollardan uğradın durağıma
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağıma
Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Kaynak: Ugur Arslan
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
6/11/2008 - ALLAH GİDENLERİ AFFETSİN
Yazar:TOKAY ŞİİR

bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri artık ağlayabilirsin kanka
severken bana sormadın ağlarkende utanma
nasıl unuturum diye düşünmeye başlama bir beyhude çabayla her unutmak çabası bir hatırlamak hamlesidir aslında ilk akla gelendir aslında unutmak istediğin hep kaçmak istediğin yere koşarsın aşkta çok ahmakça biliyorum ama herkes teslim ol diyorsa en çok kurtulmak istediğine bu kez ahmaklık sırası sende usta
alımlı delikanlığından alıngan bir adam yaratmışsın yumruklarının içine sıktığın gururun kırıldı kırılacak ama dert etme gururun kırıldıkça çoğalacak aşkın acısını çekmek aşkta hile yapıp gitmekten daha asil bir iştir sen şimdi seni sakız gibi çiğneyip tükürdü sanıyorsun. vaziyeti şaşırıp algıda hata yapıyorsun o sadece çiğnedi sen tükür gitsin gel şimdi bir hasret şarkısı okuyalım.
allah gidenleri affetsin.
üsküdarda sandallar yıkılır sallanırlar tophanede mangallar yar diye yanar ağlar.
ismini çığlık çığlık haykıyor mantılar senin için söyledim kumkamıda şarkılar.
yarr yaar yokluğuna itirazım var.
bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri şimdi alemin bütün efkarını toplamaya başla topladığın efkarı dağıtma vakti gelir nasılsa
aşkta kazanan taraf yoktur bunu sonra anlarsın.
ayrılığın izlerini kaldırıp saklayabileceğin tek bir yer bulamazsın.
ıslak açık bir yara gibi kalbim hiçbir tesellide teselli aradığım yok
şimdi denizleri içsem sönmez içimdeki mahşer yangını bu illet senin gibi kaç adamı küle çevirdide küllerin hepsini kalbi yalandan bir leyla üfleyip gitti.
sen istanbulun rüzgarında uçaşan o tozmu sandan hepsi küldür seninki
ben çok kadın tanıdım sevenden sakındığı bedenini sevmeyenlerin yoluna kilim yapmış
sen gözüden sakınmışsın o gözünün yaşına bakmamış.
şimdi dilediğin kadar ağla banada birşey sorma
buda geçer dicem inanmıcan nasıl olsa
boşver derdi kederi sat gitsin.
gel bir şarkı okuyalım bütün dert keder uçup gitsin.
Kaynak: Ugur Arslan
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
6/11/2008 - BİR AYRILIĞIN İLK GÜNÜ
Yazar:TOKAY ŞİİR

Canım sevgilim bu gün ayrılığımızın ilk günü
Yöregüm kocaman açık bir yarayım şimdi
Rüzgar değdikçe sızlıyor kanıyor her yanım
Nasıl çlesim var anlatmam ama
Senden başka birşeyle oldüremiyorum kendimi
Bundan bir yıl önce taksimde
Yine susarak başlamıştık biz herşeye
Tek kelime bile etmeden buyurmuştuk hayatlarımızın içine
Herşey başladıgı gibide bitiyordu
Tek kelime bile etmeden vedalaşıyorduk işte
Bugün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim
sanırım aetık bende bittim
Bu gün bir ayrılıgın günü sevgilim
Bugün ölmesem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın lk günü ölmeyenler birdaga ölmezler bilirim bilirim bilirim
Bu gün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim sana mutluluk huzur saadet
Kendim için Allahtan sabır dilerim
Bugün ölmessem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın günü ölmeyenler birdaha ölmezler bilirim
Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız
Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız
Kaynak: Uğur Arslan
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
3/11/2008 - BU YÜREKLE KİMSE BAŞA ÇIKAMAZ
Yazar:TOKAY ŞİİR

seninleyken sana ,söyleyemedigim herseyi
cekip gittigin ,kapinin ardina yazdim
yollara vurdum ,sonra kendimi
cok ölmek, istedim dönmemek icin ölemedim
ben senden habersiz, memleketin daglarinda gezerken
sen bana sevdalıymışşın, bilemedim bilemedim
alt alta yazip, hatalarimi gunahlarımı
hepsini kabul ,edip kapina geldim
affet beni hadi ,yine o günlere dönelim
kac memleket,, dolastim sonra pesinden
kac hayatindan icinden ,gectim sendeledim
inan seni aramakdan vazgectim ,artik ama bulmakdan geçemedim
onar onar saydim ,yillari hesapladim yillari
yoklugun simdiden ,binlerce yili asti
azar azar duser, sakaklarima aklar
soguklar vurur, toprak olur icimde asklar
bu son caglarim artik ,askda yakin duran son zamanlarim
basim catlamaya yakin ,kalbim unutmakdan anlamiyor
hatirlamak nedir diye ,sorarsan seni unutmak mumkun olmadigi icin derim
ben zaten bi ahmaklik ,ettim seni unutum biter zannettim
Bu yurekle ,,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin beni yikamaz
aci bu sevdaya, gel merhamet et
aski usandirma ,ya sev ya terket!!!
seni andim bu gece kulaklarin cinlasin icimde binbir pismanlik
caresiz butun suclu, halimle yillar sonra ayni bicakla kanattim yuregimi
sandiklardan cikarip sari ,mendillerini resimlerini butun aci sitemlerini
birbir dizdim karsima yerden ,yere vurdum su akilsiz basimi
ben kabul ettim suclarimi, hatalarimi
devire devire ,icimdeki binalari sana yandim bu gece
seni soyledim ,sana tukendi icim seninde yuregin sizlasin sevgilim
kulaklarin cinlasin, yuregin sizlasin
ben basaramadim ,burdan gitmeyi
seni andim ,durdum seni soyledim sustum
hayir dualarimi ,sana heceledim
iyi niyetlerimi, esirgemedim.
adini soylemedim icimden gecirdim
senden binlerce kez ozur diledim
ben bir ahmaklik ettim seni unuturum zannetim
Bu yürekle ,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin, beni yikamaz
aci bu sevday,a gel merhamet et
aski usandirma, ya sev ya terket!!!
kaynak
UĞUR ARSLAN
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
2/11/2008 - ORDA KAL
Yazar:azmavi
ORDA KAL
Bilmem bilir misin?
Melekleri,gökleri,denizleri ve mavi gözleri...
Bilirsin tabi,ama görür müsün benim gibi?
Bilmem duyar mısın?
Kuşları,çığlıkları,böcekleri,sesleri...
Duyarsın elbet,ama yüreğinde hisseder misin benim gibi?
Ağlayan çocuklar,bencil insanlar
Bitmek bilmeyen kavgalar var mı orda?
Söyle ne olur,anlat biraz bana
Senin yaşadığın dünya,
Tertemiz bir yer mi yoksa?
Hala burasını soruyorsan eğer,
Ne sen sor,ne de ben söyleyeyim
Öğrenme bunları,hiç büyüme bebeğim
Ençok anneni seversin şimdi
Başka birgün,başka birini
Ve birgün yaralanırsa kalbin,
Anlaki artık buraya geldin.
GÖKHAN POLAT
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
31/10/2008 - pembe mavi odalar
Yazar:azmavi
Pembe Mavi Odalar
Şiirler
pembe,mavi odalarda
mutlu bir yuvada yazılmıyor
güzelim.
Bir eşin kollarında çizilmiyor
resimler,
Aşk'ın acısı şiiri tatlandıran
kavuşulmaması
Şairi,
şair yapan.
Mutlu sonla bitseydi
sevdalar
Olurmuydu hiç
ayrılıklar
yalnızlıklar...
Dökülür müydü göz yaşları
hıçkırıklar...
Şiirler;
Pembe, mavi odalarda
yazılmıyor güzelim
Bir eşin kollarında.
Aşk'ın yüreğine ineceksin
yanacaksın, çekeceksin,
hamken pişeceksin
eldesini zor edeceksin.
Bak ne diyor şair...
''AŞK '' için öleceksin...
f.baskın..
|
|
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı
|
23/10/2008 - MAVİ BİR ÖLÜM
Yazar:azmavi
MAVİ BİR ÖLÜM
Yine sana sesleneceğim
Senin kim olduğunu hiç bilmeden
Senin kim olduğunu en çok bilerek
İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin
Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım
Sarı bir hüzün kızıl bir gurur
Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana
...........
Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim
Gülün dikeninden değil
Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım
Topraktan söz açacağım
Akan su gelmeyecek kelimelerime
Suyu şefkatle kucaklayan damlaları dinlendireceğim
............
Yine sana sesleneceğim
Senin kim olduğunu hiç bilmeden
Bilmek istemeden
.........
Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi
Ve ne dilersem dilememi isteseydi
Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim
Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece
Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi
Bedeli her şeyim olsa bile
Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim
Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçtiğimi
Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de
Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm şu dünyadaki
Tek geride kalmış hesap benim için
Bu dünyadaki tek yük
Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek
Kürek mahkumu için kürek neyse
Benim için de sana seslenmek o
Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu
Öbür yandan bileklerimden sızan kanların
Gönlümü işgale yönlendiği bir rotanın can suyu
Oysa ben sana kürekten değil gemiden bahsetmek isterdim
Atalarım bana kadınlara gökyüzünü
Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler
Sen kürekleri yağlı urganları
Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun
Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak
Göstermek istedim
Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri
Ama senin vaktin yoktu
Ben bunu hiç anlayamadım
Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki
Bazı kadınların beyaz apletlerden daha çok
Siyah apletleri sevebileceğini
.............
Sana sesleniyorum
Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarına
Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor
Kürekleri bırakamıyorum
Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için
Kalemi bir an elimden düşürmüyorum
Ankara Kalesi’nin önünde
Sana sesleniyorum
..............
Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin
Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm
Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı
Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim
Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşık oldun
Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık
Seviyorum seni ama dedin
Hoşçakal diye ekledin
Şimdi gitmeye mecburum
Belki yine gelirim, umarım gelirim
Son söz oldu
Cennet ve cehennemin dillerini
Savaş naralarını ve aşk şiirlerini
Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım
Senin sözlerinin anlamını öğretmediler
| |