DeSigNed by x'sirr
Image Hosted by ImageShack.us
x'sirr Müzik PORTALIx'sirr Oyun PORTALIxsirr Group's SOHBET Sayfası
Ziyaretçi Defterix'sirr TAM DAMAR RADYOBjk Hakkında Hersey Beşiktaşlıların Sitesi...PROFİL
xsirr OYUN portalı - Arkadaşlar xsirr OYUN portalı - Arkadaşlar

xsirr OYUN portalı

20/11/2008 - KİM HAKLI

Yazar:TOKAY ŞİİR

adam;

intihara meyilli düşüncelerim var
mendil arasında gizli / bilinmedik
gözyaşımı sen yapıp sakladığım
hatta isyanlarım tırnak yedirtircesine
yüreğimde biriken hınçlarım var
haykırmak için ölesiye

kadın;

adresi sen olan düşlerim var
sandığımda aşk yapıp sakladığım
hayallerim var bize ait
öyle ki isyan ettirir delice
dağarcığımda biriken imkânsızlıklar
sana ulaşmak için
biz olmak için
var olmak için belki de

adam;

hey yar
bu zulüm nedendir seven kalbime
oysa sevdamı ısmarladım birkaç ümit önce
gelirsin belki bir umut
bir sıcaklık veririsin
katlanırken hayatın acımasızlığına diye

kadın;

ah yar!
bana hiç yer yok muydu
şu kısacık ömründe
döküyorsun kelimeleri önüme ama ulaşmıyor
hayallerimi ısmarladım sana yetmedi
ben gözlerine değemedim sana yetişemedim

adam;

(güya) seninle katlanırken sensizliğe
ömrümün her safhasındayken
cümlelerim sana aşina umman oldu
sensizlik boğuldu açıklarda
boğazımda düğümlendin gel diyemediğim de
oysa hasrettim sımsıcak gülümsemene

kadın;

ey kalbe haramım
adamım insanım akla ziyanım
bir mendil hazırla şimdi bana
bir de seni ver yürek arası gözyaşlarıma
vaveyla dökerim denizler aşırı
vakit var mı / vakit dar mı yaşayacaklarımıza

adam;

ağlayan bendim başı önde
ağladığım biz
gözler imkânsızlıktaydı
yandım alevler arasında oysa
sevdikten sonra bendim ağlayan
düştüğümde dağıldım paramparça
avare şafakları bekledi kirpiklerim
üşüdüm güz misali sevdanda

kadın;

kıyan sendin acımasızca
kalbim önünde sevdamız yangın yeri
acı benim şuramdaydı
şimdi başucumda
aşkı çiğneyen de sendin
senin olduktan sonra
kalp yarası oldum kanadım
gündoğumlarını beklerken gözlerim
hiç bitmedim bitirmedim bizi oysa

adam;
ah yar!
bana ne kaldı sanıyorsun ki senden sonra
sadece düşman geceler
ah bir de sana nöbette gözler
yanmışım buruk bir sevdanın hatırına
anlamsızım yokluğunda
yapayalnızım unutulduğum sokaklarda
dolaşırken ayaklarım birbirine
kapanmıştır kapılar
biz mi
biz hala imkânsız sevdalarda
NOT: Kadındı / Adamdı / İnsandı / Sevdaydı... Yüklediğimiz anlamlar hep bu kadardı. Kavuşmak imkânsızdı. Gerçek sevgi var mıydı? Kim haklıydı? İsyan insanlığa ulaştı mı? Yoksa yine mi yarım kaldı ( k) !



Adem Efiloğlu

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

20/11/2008 - YÜREK SESİ

Yazar:TOKAY ŞİİR

Her acımın kaynağı sensin.
Yani;
sensizlik ve ayrılık dediğimiz.
Bütün bu kainatın
üstümde oluşturduğu dengesizlik
içime doldurduğun mutlulukla
yokluğun arasındaki aaaattan kaynaklanıyor desem.
Bir an ölsem diyorsun
bir an yok olsam
yutsa beni bu koca şehir!
Ölüp gitsem dediğimiz bir yalnızlıktan sesleniyorum sana...
Derken;
bir daha duymak istemiyorum diyorsun.
Öleceksek bile beraber olacak kalbimiz!
Masallara benzeyen hatıralardan seni uğurlamakta varmış.
Unuttum diye yalan atıp
hatırlıyorum diye gerçeklere kefil olmak;
hayat dediğin de bu işte ve sürüyorsun artık
yaşıyorsun!
Hatırladığımız her şey şu hazan kadarmış...
Zaman seni mağlup edecek diye beklerken
beni bizden
yani;
senden sevgimden ve hayallerimden ettiğinin farkında bile değiliz.
Hala -iz hala –iz?
Görüyorsun;
sensiz yaşamayı tanımlayamadık
ve diyemiyoruz işte!
Nasıl olacak ta çıkıp bir cesaretten
sensiz ölümle de yüzleşebileceğiz?
Olmayacak umutlarımız sustu derken
zihnimize çelme taktı sende kattı yalan kailimiz...
Ya ayağının izlerine takılıyor mecalim
yada cümlelerinin –izlerinde kalıyor helalim!
Derken;
böyle yarım böyle yamalak kalan titrek ellerimiz!
Arzularının aaagahı yıkılırken duyduğun acıya
hala kurban adıyorsun değil mi beni?
Hatırlamayışın varsa
acına yenik şu yarım kalmış zevkin yüzündendir diyebilirim.
Hatırlayışın kaldıysa;
ruhunla karışık
tamamına doyum olmamış zulmün yüzünden olduğunu görebilirim!
Her hesabın nesnenin ve her mekanın içinde seni bulmak!
Her şeyi yüz-ünden bildiğimiz
kaldırımlar; hasretini hatırlatıyor bana
sokak lambaları saçlarını
camlarda gözlerin duruyor
çığlıklar topuk seslerini...
Gittiğini;
kalbimin şiirine tuttuğun bozuk ritimden anlıyorum.
Ve akılda bıraktığın
içi kanımla dolu o küçücük ellerini!
Ben;
gecenin üçüne yazıyorum
sen;
yokluğunun kaçından bil çilemi
ve bilmem daha kaçına kurban diye sakla beni.
Üzülme!
Nede olsa şu yazdığım yalandı bu yazdığım masaldı diyerek geldik sona!
İşte bizim hikayemiz:
Hayallerden geriye kalan
cümleden düşmüş
kelimeye sığınmış
ve nihayet hatırasına ayrılık diye nokta koyulmuş...
Sen en iyisi fazla yoklama bizi sabrımda!
Al işte avucuna ve tut işte
gör bak ne haldeyiz?
Sen yalanlar yolla bana bende sana şiirler!
Ne de olsa bir aşkın;
öldü
ölmese de ölecek kalbindeyiz ikimiz...

Ömer Faruk Yılmaz

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

19/11/2008 - GİT ARTIK

Yazar:TOKAY ŞİİR

Git artık !…
Sustuklarını bana harcama…
Dilimdeki pasaklı küfürleri kaldıramazsın.
Yüregine gelmeye vesaitim yok.
Ve kalmaya yerim…
Git artık !
Yollarını bana harcama…

Sürgün ve hükümlü yanlarımdan vurgun yiyorum en cok…
Düslerimi tükürüyorum mosmor bir kusmukla.
Bitmiyor öksürük nöbetlerim.
Sökül artık nikotine kesmis cigerimden…
Duvar örülü kapıların ardında özgürce büyüdüm ben oysa…
Tutsaklıgım sanaymıs.
Simdi azad ettim kendimi
Parcalandı zincir..
Git artık!..
Suskunlugumun Katili…,
Kelepce vurma özgür düsüncelerime!
Sana haykırdıgımı sandıgım her yazıda,
Kendime carpıyorum..
Dipteyim simdi, sevin!
Bu yüzden “gel” bitti dilimde…
"Git" büyüdü icimde…
Cıplagım…Ardısık hüzünlerde…
Elbiselerimi zaman giymis teker, teker..
Begenmemis ,cıkarmıs hepsini…
Sesine yakın bir notam yok, söyledigim sarkilarda…
Bu yüzden cekmiyorum geri öfkemi…
Cıkma karsıma, silindin!
Daha sokak köpeklerinin küfürleri var dilimde..
Katı bir yalnızlık hükmüne boyun egmis,
Suskunluklarimi bozdun sen!
Sustuklarinida bana harcama,
Sustuklarinla birlikte silindin!
Sakin.. arkana bakma, sakinnn…
Dedim ya,
 Kaldiramazsin dilimin pasakli küfürlerini!
Simdi ebediyete kadar sus,
"S.i.L.i.N.D.i.N"
UNUTMAKİ GONDEREN SENSİN GİDEN BEN
ALINTI

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

18/11/2008 - EY AŞK

Yazar:TOKAY ŞİİR

ey aşk !
bülbül değilsin ki seni dinlesem
su da değilsin ki bir kere içsem
ateş mi desem o da değilsin
niye beni yakıyorsun ?

ey aşk !
ulusum var benim gelir asya'dan
sen nereden geliyorsun tanınmadan
uçan kuş değil gelen ok değilsin
adamı vuruyorsun kalbinin tam on ikisinden
söz etmiyorsun geçmişinden, geleceğinden
kimliğini bildirmiyorsun
sen ne tanınmaz şeysin ?
olsana tanıtanlardan
ey aşk

yaz mevsimi desen inanmıyorum !
sana kışsın desem dondurmuyorsun !
bahar desem sana çiçek açmıyorsun !
geriye kaldı bir tane soldurmuyorsun !
hangi mevsimdensin ?
nereden gelmesin ?
söyle bir kere ? bende bileyim
sen nelere kadirsin ? bilmiyorum ?

ey aşk
gören gözleri görmez edersin
garip hastalara şifalar dilersin
peki
doktor musun sen ?
değilsin
söyle bana sen kimsin ?

ey aşk !
külüm yok, dumanım yok
yanıyorum orta yerde ateş yok
her geçen gün eriyorum benden gidenler pek çok
söyle bana ? belam mısın ?
ey aşk

ey aşk !
şeker değilim suda erisem
yağ, hiç değilim tavaya girsem
bal ise hiç değilim dillerde erisem
şu birkaç gün içinde eriyerek ben
tanınmaz oldum o gün bu günlerden
nesin ? bana söylesen ?
ey aşk

ey aşk !
su var orada görüyorum ben
susuzluğum artıyor dünden bugünden
bir damla içirtmiyorsun ne zalimsin sen ?
kimsin ?
in misin ?
cin misin ?
söyle bana ey aşk ? söylesene sen ?

ey aşk !
ne dereyim ben ne de ırmağım
akıyor göz yaşım durdu dimağım
derdi mi verdin ? şifayı gizledin
ne istiyorsun ? söyle ? ne edeyim ?
ey aşk

ey aşk !
bu garip kuşun yuvasını sen
yap gidiyorum takatten yoksunum ben
yapmayacak mısın ? söyle niye sen ?
çok zalimsin
ey aşk

ey aşk !
sen beni kuş yaptın uçamıyorum
her kanat darbesinde gark oluyorum
o sevgiliye ulaşamıyorum
kanadı verdinde uçurtmuyorsun
ne zalimsin ?
ey aşk

ey aşk !
dost değilsin ki kapımı açayım
arkadaş değilsin ki selam vereyim
sevgilim hiç değilsin sana yanayım
mektuplar yazayım
ey aşk

ey aşk !
yılan bile su içerken dokunmaz insana
içtiğim şarabı da bir zamanlar sen getirtmiştin gene bana
insan sözünden döner mi ama ?
başka şarap taşımaz artık bu bardakta
bırak kalsın o benim kabımda
el verip sır edip uzaklaşmakta
gene bir hünerin var senin bunda da
elveda dedim göz yaşı döktüm
bel bağlayarak saçlarımı söktüm
kırk yıllık şarabı nereye döktüm ?
ey aşk

ey aşk !
ben koskoca vatandım
sanıyordum fetih edilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
narlarım, çamlarım
kaybettim onları göremiyorum
ölüm değilsin ne de azrail ?
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
koskoca bir memleketim
sanıyorum fethedilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
çamlarım, narlarım
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
ey aşk

ey aşk
söylenişin tatlıda
diş biletirsin eski dostlara
hiç düşmez ağızlarda
" tapılacak kadınsın aşığım sana "
" başka birini görmez gözüm dünyada "
diyerek çalarsın bu kapıları
açmam diyecek biri çıkar mı ?
bu dünyada sırrını çözemedim
ismin yine karşımda
aşk-aşk -aşk

CENGİZ UNUTAN

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

18/11/2008 - AY KARANLIK

Yazar:azmavi


 

 

AY KARANLIK

 

Maviye çalar gözlerin,

 

Yangın mavisine

Rüzgarda asi,

 

Körsem.!

Senden gayrısına yoksam

 

Bozuksam..


 

Can benim, düş benim,

 

Ellere nesi?

 

Hadi gel,

 

Ay karanlık...

 

Itten aç..

Yılandan çıplak,

 

Vurgun ve bela

 

Gelip durmuşsam kapına

 

Var mı ki doymazlığım?

 

İlle de ille.

Sevmelerim,

 

Sevmelerim gibisi?

 


 

Oturmuş yazıcılar

 

Fermanım yazar

 

N'olur gel,

 

Ay karanlık...

 

Dört yanım puşt zulası,

 

Dost yüzlü,

 

Dost gülücüklü

 


 

Cıgaramdan yanar.

 

Alnım öperler,

 

Suskun, hayın, çıyansı.

 

Dört yanım puşt zulası,

 

Dönerim dönerim çıkmaz.

 

En leylim gecede ölesim tutmuş

 

Etme gel,

 

Ay karanlık...

  


 

   AHMET ARİF

 

 

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

15/11/2008 - SENİ SEVMENİN VAR MI?ÖTESİ SERDAR'IM

Yazar:nefesimsin

 

Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

           Çok çok çok seviyorum  işte varmı  ötesi yok...

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

11/11/2008 - ÖLÜMSÜZ BİR SEVDAYDI

Yazar:TOKAY ŞİİR

Ölümsüz sevdaydı bizimkisi
Bir bakış , bir tebessümle başladı her şey
O kadar güzelki adeta melekleri andırıyordu



Korkuyordum o güzelliğin ,
Beni beğenmemesinden , reddetmesinden korkuyordum.
Açılamıyordum bir türlü , endişeliydim
O kadar çok istiyordum ki
Aklımda ki tek düşüncemdi.
Günler geçti , haftalar geçti ,
Sevgimi , düşüncelerimi kullanamaz duruma gelmiştim.
Konuşmak , içimi dökmeye ihtiyacım vardı.
Cesaretimi toplayıp , konuşmak istiyordum
Ama o güzellik .............



Sanki güzelliğin bir koruması , bir büyüsü varmış gibi yanına yaklaştıkça
Kendimden geçiyor dilim tutuluyordu.
Kararlıydım sonucu ne olursa olsun
Konuşmak istiyordum.
Cesaretimi topladım ve parkta oturduğu masaya iliştim
Zordu konuşmak , açılmak
Yarı konuşuyordum , yarı kekeliyordum
Ama sonuçta duygularımı dile getirmiştim
Arkama bakmaksızın kalkmıştım masadan
Ardından haftalar geçti ,
Bir mektup geldi elime
Mektup ondandı.
Mektubu açıp okumayı bırak , kokusunu hissetmek
Bile insanı rahatlatıyordu.
Mektupta benden çok hoşlandığını ve onunda
Hep beni düşündüğünü anlatıyordu.
Düşüncelerinin çok karmaşık olduğunu , onun için
Bana kesin bir şey söyleyemediğinden
Bahsediyordu.




Karamsarlığa düşüyordum , mektubu defalarca okuyor ,
Üst üste sığara yakıyordum.
Geldi , benimle konuşmak istediğini
Dile getirmişti.
Bana ilişki arkadaşlık gibi şeylere önem vermediğini
Olursa evlilik olacağını ondan başkasını , düşünemeyeceğini dile getirmişti.
Bundan onur duymalıydım , duyuyordum da
Tertemiz ve melek gibiydi
Diğer kızlardan çok faklıydı
Düşüncelerinden sonra hayat adeta tersine dönmüştü
Ben tek ümidi
Okumakta olan bir öğrenciydim.
Evlilik benim için sadece bir masaldı.
Ne işim vardı ,
Nede askerliğimi yapmıştım.
Nasıl düşünebilirdim evliliği , kendi kendime kızıyor isyan ediyordum.
Çıkmazdaydım , ne okula gidebiliyordum
Nede bu işe çare bulabiliyordum.
Hayal kurmaya başlamıştım.
Pembe hayaller ,
Hayaller bile beni o kadar mutlu ediyordu ki
İleriyi düşünemiyor , düşünmek istemiyordum
Her günüm nerdeyse parkta geçiyor , acaba görebilir miyim?
Ümidiyle yaşıyordum.
Görmek konuşmak istiyordum.
Mecnundan beter olmuş , Leyla mı aramaktaydım.
Aradan aylar geçti , ne gelen var ne giden
Sanki yaşadıklarım bir hayal gibi
Görünüp kaybolmuştu.
O güzelden bir daha hiç haber alamadım.





Adeta melek misali göğe yükselmiş ,
Bulutların arasından beni seyrediyor
Beni izliyordu.
Bir gölge misali , nereye gidersen gideyim

HEP BENİMLEYDİ............

ALINTI

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

10/11/2008 - BEN SENİ SEVDİM

Yazar:TOKAY ŞİİR

Cünkü ben seni hiç görmedim...
Ellerimi tutmanı değil,
Cünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil,
Cünkü ben onlara hiç dalmadım...


Ben, senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim
Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim.
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim.
Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...


Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim.
Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim
Tebessümlerimin, gülmelerimin,
Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim


Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim....
Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim...
Benliğini, duygularını, hislerini sevdim
Ve...


BEN SADECE SENİ SEVDİM


alıntı

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

9/11/2008 - SEVİYOR SEVMİYOR

Yazar:TOKAY ŞİİR

 

Günlerden bir gün bir tırtıl gözlerini dünyaya açar.İçgüdüleri ile hareket edip önüne ne gelirse yemeğe ve yeni yuvasını kurmaya başlar.Bir müddet sonra yuvasına girer ve yeniden doğuşun mucizevi  güzelliği ile muhteşem bir kelebek olarak uçsuz bucaksız tabiat içinde mutlulukla kanat çırpar.Kelebek,cennet gibi bu güzelliklere yukarılardan bakmak ve ömrü yettiğince bu güzellikleri görebilmek için uçar uçar uçar.Dağlar tepeler aşar ormanların üzerinden geçer derken bir vadide dinlemek için aşağıdaki çiçekler arasına iner.Çiçeklerle bezenmiş bu cennet köşesindeki bir tanesi onca çiçeğin arasında kelebeğin tüm dikkatini çeker ve karşı koyamadığı bir  istekle bu çiçeğin  yanına uçar. Bu çiçek bir papatyadır. Tabiatın hiç bir şey esirgemediği kadar güzel.

“Merhaba sizi uzaktan gördüm ama yakından çok daha güzelmişsiniz” der kelebek.Utanır papatya  tüm utangaçlığı ile “Hoşgeldin  bende yalnızlıktan çok sıkılıyordum,iyi ki geldin” der. Ve aralarında hoş bir sohbet başlar birbirlerine kendileri  hakkında bilgiler verirler sohbet iyice koyulaşır  ve akşam olur.
Geceyi birlikte geçirirler gökyüzüne dalıp ay’ı yıldızları seyrederler hayallere dalıp öylece uyuyakalırlar.Kelebek, sabah uyandığında papatyayı seyrederek ona duyduğu hissin hayranlıktan öte  bir duygu olduğunu onsuz olamayacağını hisseder.
Güneşin kızgın ışıklarının papatyanın narin yapraklarına zarar vermemesi için onun üzerinde uçup ona gölge yapar ona sevgisini haykırmak ister ancak “ya o beni sevmemişse ya beni artık yanında görmek istemez se” diye korkar bir türlü hislerini açamaz.
Ne var ki papatyada aynı duygular ile yanmakta ve yine aynı korku sebebiyle  aşkını itiraf edememektedir.Bu şekilde birbirlerinden habersiz iki sevgili saatlerce süren mutlu birlikteliklerini devam ettirirler. Ve Kelebek artık yorgun düştüğünü gitme vaktinin geldiğini hisseder ” ben artık gitmeliyim “der.Sonsuz bir acı içine düşen papatya derin bir üzüntü ile ” neden yoksa yanımda mutlu değilmisin “diye sorar.
“Hayır der kelebek. Biz kelebeklerin ömrü üç gündür ve ben ömrümü tamamladım” der.Kara haber gibi bu sözler papatyanın  yüreğine ok gibi saplanır yaşama isteğini yok eder.İyice halsizleşen kelebek son bir gayretle “seni çok seviyorum” der. papatya üzüntü içinde iken duymuş olduğu bu itiraf karşısında adeta birden donar kalır sadece dudaklarından “bende” lafı zorla çıkar.Kelebeğin ardından gözü yaşlı bir şekilde bakarken “beni seviyormuş keşke bilebilseydim keşke bende daha önce söyleyebilseydim diyerek gözyaşlarını kalbine akıtır.
Bu üzüntü papatyanın yaşama isteğini yok eder yaprakları sararıp solmaya bir bir düşmeye başlar.Her yaprak düşüşünde içinden “beni seviyormuş” der.
O günden bu güne aşıklar sevildiklerinden emin olmak için  papatyanın yapraklarını koparırlar seviyor..sevmiyor ..seviyor…sevmiyor.

Sevgili Dostlar,sevginizi asla kendinize saklamayın.Çünkü hayat sevmek için çok kısıtlı bir zaman dilimidir.

ALINTI

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

7/11/2008 - SU GİBİ

Yazar:TOKAY ŞİİR

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Yangınlarıma sular yağdırdın
Damla damla söndüm serinledim
On'ar on'ar saydığım kayıp yıllarımı onardın
Saat saat bulunduğum mechulden gün yüzüne çıktım
Günler gördüm yüzünde
Gönlümün kapılarını sana açtım
Çalmadan gir içeri diye
Adıyorum sana
Onca kırık aşktan sonra arta kalanımı
Temize çekiyorum sende bütün yalanlarımı
Senin aşktaki kandirini bilmek için
Önce kadersiz aşklardan geçmeli insan
Eksiltip yoran bütün ayrılıklar
Kavuşmalara giden yollara çıkar
Vefai mozada gülmeyi gülhanede unuttuğum
Garip bi zamanda çıka geldin
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer köyü cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağına

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Bitti dediğim yerden başlıyorsun
Dindi artık dediğim yerden oluk oluk kanıyorsun
Beni en iyi sen tanıyor
Sen anlıyorsun
Ne hoş geliyor ne hoş gülüyorsun
En güzel renkleri komşu kızların
Gözlerinde gördüğüm
Solgun sarı bir zamanda çıka geldin
Hangi yollardan uğradın durağıma
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağıma

Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Kaynak: Ugur Arslan

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

6/11/2008 - ALLAH GİDENLERİ AFFETSİN

Yazar:TOKAY ŞİİR

bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri artık ağlayabilirsin kanka
severken bana sormadın ağlarkende utanma
nasıl unuturum diye düşünmeye başlama bir beyhude çabayla her unutmak çabası bir hatırlamak hamlesidir aslında ilk akla gelendir aslında unutmak istediğin hep kaçmak istediğin yere koşarsın aşkta çok ahmakça biliyorum ama herkes teslim ol diyorsa en çok kurtulmak istediğine bu kez ahmaklık sırası sende usta
alımlı delikanlığından alıngan bir adam yaratmışsın yumruklarının içine sıktığın gururun kırıldı kırılacak ama dert etme gururun kırıldıkça çoğalacak aşkın acısını çekmek aşkta hile yapıp gitmekten daha asil bir iştir sen şimdi seni sakız gibi çiğneyip tükürdü sanıyorsun. vaziyeti şaşırıp algıda hata yapıyorsun o sadece çiğnedi sen tükür gitsin gel şimdi bir hasret şarkısı okuyalım.
allah gidenleri affetsin.

üsküdarda sandallar yıkılır sallanırlar tophanede mangallar yar diye yanar ağlar.
ismini çığlık çığlık haykıyor mantılar senin için söyledim kumkamıda şarkılar.
yarr yaar yokluğuna itirazım var.

bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri şimdi alemin bütün efkarını toplamaya başla topladığın efkarı dağıtma vakti gelir nasılsa
aşkta kazanan taraf yoktur bunu sonra anlarsın.
ayrılığın izlerini kaldırıp saklayabileceğin tek bir yer bulamazsın.
ıslak açık bir yara gibi kalbim hiçbir tesellide teselli aradığım yok
şimdi denizleri içsem sönmez içimdeki mahşer yangını bu illet senin gibi kaç adamı küle çevirdide küllerin hepsini kalbi yalandan bir leyla üfleyip gitti.
sen istanbulun rüzgarında uçaşan o tozmu sandan hepsi küldür seninki
ben çok kadın tanıdım sevenden sakındığı bedenini sevmeyenlerin yoluna kilim yapmış
sen gözüden sakınmışsın o gözünün yaşına bakmamış.
şimdi dilediğin kadar ağla banada birşey sorma
buda geçer dicem inanmıcan nasıl olsa
boşver derdi kederi sat gitsin.
gel bir şarkı okuyalım bütün dert keder uçup gitsin.

Kaynak: Ugur Arslan

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

6/11/2008 - BİR AYRILIĞIN İLK GÜNÜ

Yazar:TOKAY ŞİİR

Canım sevgilim bu gün ayrılığımızın ilk günü
Yöregüm kocaman açık bir yarayım şimdi
Rüzgar değdikçe sızlıyor kanıyor her yanım
Nasıl çlesim var anlatmam ama
Senden başka birşeyle oldüremiyorum kendimi
Bundan bir yıl önce taksimde
Yine susarak başlamıştık biz herşeye
Tek kelime bile etmeden buyurmuştuk hayatlarımızın içine
Herşey başladıgı gibide bitiyordu
Tek kelime bile etmeden vedalaşıyorduk işte

Bugün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim
sanırım aetık bende bittim
Bu gün bir ayrılıgın günü sevgilim
Bugün ölmesem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın lk günü ölmeyenler birdaga ölmezler bilirim bilirim bilirim
Bu gün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim sana mutluluk huzur saadet
Kendim için Allahtan sabır dilerim
Bugün ölmessem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın günü ölmeyenler birdaha ölmezler bilirim

Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız

Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız

Kaynak: Uğur Arslan

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

3/11/2008 - BU YÜREKLE KİMSE BAŞA ÇIKAMAZ

Yazar:TOKAY ŞİİR

seninleyken sana ,söyleyemedigim herseyi
cekip gittigin ,kapinin ardina yazdim
yollara vurdum ,sonra kendimi
cok ölmek, istedim dönmemek icin ölemedim

ben senden habersiz, memleketin daglarinda gezerken
sen bana sevdalıymışşın, bilemedim bilemedim
alt alta yazip, hatalarimi gunahlarımı
hepsini kabul ,edip kapina geldim

affet beni hadi ,yine o günlere dönelim
kac memleket,, dolastim sonra pesinden
kac hayatindan icinden ,gectim sendeledim
inan seni aramakdan vazgectim ,artik ama bulmakdan geçemedim

onar onar saydim ,yillari hesapladim yillari
yoklugun simdiden ,binlerce yili asti
azar azar duser, sakaklarima aklar
soguklar vurur, toprak olur icimde asklar

bu son caglarim artik ,askda yakin duran son zamanlarim
basim catlamaya yakin ,kalbim unutmakdan anlamiyor
hatirlamak nedir diye ,sorarsan seni unutmak mumkun olmadigi icin derim
ben zaten bi ahmaklik ,ettim seni unutum biter zannettim

Bu yurekle ,,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin beni yikamaz
aci bu sevdaya, gel merhamet et
aski usandirma ,ya sev ya terket!!!

seni andim bu gece kulaklarin cinlasin icimde binbir pismanlik
caresiz butun suclu, halimle yillar sonra ayni bicakla kanattim yuregimi
sandiklardan cikarip sari ,mendillerini resimlerini butun aci sitemlerini
birbir dizdim karsima yerden ,yere vurdum su akilsiz basimi

ben kabul ettim suclarimi, hatalarimi
devire devire ,icimdeki binalari sana yandim bu gece
seni soyledim ,sana tukendi icim seninde yuregin sizlasin sevgilim
kulaklarin cinlasin, yuregin sizlasin

ben basaramadim ,burdan gitmeyi
seni andim ,durdum seni soyledim sustum
hayir dualarimi ,sana heceledim
iyi niyetlerimi, esirgemedim.

adini soylemedim icimden gecirdim
senden binlerce kez ozur diledim
ben bir ahmaklik ettim seni unuturum zannetim

Bu yürekle ,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin, beni yikamaz
aci bu sevday,a gel merhamet et
aski usandirma, ya sev ya terket!!!

kaynak

UĞUR ARSLAN

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

2/11/2008 - ORDA KAL

Yazar:azmavi


 

 

ORDA KAL

 

Bilmem bilir misin?

Melekleri,gökleri,denizleri ve mavi gözleri...

Bilirsin tabi,ama görür müsün benim gibi?

Bilmem duyar mısın?


 

Kuşları,çığlıkları,böcekleri,sesleri...

Duyarsın elbet,ama yüreğinde hisseder misin benim gibi?

Ağlayan çocuklar,bencil insanlar

Bitmek bilmeyen kavgalar var mı orda?

Söyle ne olur,anlat biraz bana

Senin yaşadığın dünya,

Tertemiz bir yer mi yoksa?

Hala burasını soruyorsan eğer,

Ne sen sor,ne de ben söyleyeyim

Öğrenme bunları,hiç büyüme bebeğim


 

Ençok anneni seversin şimdi

Başka birgün,başka birini

Ve birgün yaralanırsa kalbin,

Anlaki artık buraya geldin.

 

 


 

GÖKHAN POLAT

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

31/10/2008 - pembe mavi odalar

Yazar:azmavi


 

 

Pembe Mavi Odalar

 

Şiirler

pembe,mavi odalarda

mutlu bir yuvada yazılmıyor

güzelim.

Bir eşin kollarında çizilmiyor

resimler,

Aşk'ın acısı şiiri tatlandıran

kavuşulmaması

Şairi,

şair yapan.

Mutlu sonla bitseydi

sevdalar

Olurmuydu hiç

 

ayrılıklar

yalnızlıklar...

Dökülür müydü göz yaşları

hıçkırıklar...

 

 

Şiirler;

Pembe, mavi odalarda

yazılmıyor güzelim

Bir eşin kollarında.

 

Aşk'ın yüreğine ineceksin

yanacaksın, çekeceksin,

hamken pişeceksin

eldesini zor edeceksin.

Bak ne diyor şair...

''AŞK '' için öleceksin...

 

 


 

 

f.baskın..

 

 


 

 

 


 

 

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

23/10/2008 - MAVİ BİR ÖLÜM

Yazar:azmavi


 

 

MAVİ BİR ÖLÜM

 

 

 

Yine sana sesleneceğim

 


 

 

 

 

Senin kim olduğunu hiç bilmeden

 

 

 

Senin kim olduğunu en çok bilerek

 


 

 

 

 

İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin

 

 

 

Dört nala açan kiraz çiçeklerinin

 

 

 


 

Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım

 

 

 

Sarı bir hüzün kızıl bir gurur

 

 

 

Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana

 

 

 

...........

 

 

 

Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim

 

 

 

Gülün dikeninden değil

 

 

 

Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım

 

 

 

Topraktan söz açacağım

 

 

 

Akan su gelmeyecek kelimelerime

 

 

 

Suyu şefkatle kucaklayan damlaları dinlendireceğim

 

 

 


 

............

 

 

 

Yine sana sesleneceğim

 

 

 

Senin kim olduğunu hiç bilmeden

 

 

 

Bilmek istemeden

 

 

 

.........

 

 

 

Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi

 

 

 

Ve ne dilersem dilememi isteseydi

 

 

 

Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim

 

 

 


 

Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece

 

 

 

Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi

 

 

 

Bedeli her şeyim olsa bile

 

 

 

Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim

 

 

 

Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçtiğimi

 

 

 

Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de

 

 

 

Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm şu dünyadaki

 

 

 

Tek geride kalmış hesap benim için

 

 

 

Bu dünyadaki tek yük

 

 

 

Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek

 

 

 

Kürek mahkumu için kürek neyse

 

 

 

Benim için de sana seslenmek o

 

 

 

Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu

 

 

 

Öbür yandan bileklerimden sızan kanların

 

 

 

Gönlümü işgale yönlendiği bir rotanın can suyu

 

 

 

Oysa ben sana kürekten değil gemiden bahsetmek isterdim

 

 

 

Atalarım bana kadınlara gökyüzünü

 

 

 

Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler

 

 

 

Sen kürekleri yağlı urganları

 

 

 

Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun

 

 

 

Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak

 

 

 

Göstermek istedim

 

 

 

Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri

 

 

 

Ama senin vaktin yoktu

 

 

 

Ben bunu hiç anlayamadım

 

 

 

Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki

 

 

 

Bazı kadınların beyaz apletlerden daha çok

 

 

 

Siyah apletleri sevebileceğini

 


 

 

 

.............

 

 

 

Sana sesleniyorum

 

 

 

Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarına

 

 

 

Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor

 

 

 

Kürekleri bırakamıyorum

 

 

 

Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için

 

 

 

Kalemi bir an elimden düşürmüyorum

 

 

 

Ankara Kalesi’nin önünde

 

 

 

Sana sesleniyorum

 

 

 

..............

 

 

 

Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin

 

 

 

Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm

 

 

 

Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı

 

 

 

Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim

 

 

 

Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşık oldun

 

 

 

Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık

 

 

 

Seviyorum seni ama dedin

 

 

 

Hoşçakal diye ekledin

 

 

 

Şimdi gitmeye mecburum

 

 

 

Belki yine gelirim, umarım gelirim

 

 

 

Son söz oldu

 

 

 

Cennet ve cehennemin dillerini

 

 

 

Savaş naralarını ve aşk şiirlerini

 

 

 

Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım

 

 

 

Senin sözlerinin anlamını öğretmediler