24/8/2007 - "Tempus edax,Homo edacior"
"Tempus edax,Homo edacior"
Cuma, 24 Ağustos 2007

Bekledikçe büyüyecek zannederdik aşkı.Zaman yeşertirse ömrü,kurumak,tarlaya su götüren bir testinin harmana uğramış buğday tarlasına yaslanmış ak sakallı söğüt ağacı dibinde unutulması.Aylarca uğramayacak akrep,kovulan yeller küskün,toza bulanmış dolunay bomboş hayallerimizde parlak,Orion'un kemeri astronomik bir savaşçının gözüne kaçmış,Odysseia'nın balmumu henüz kovanda. Mermi çekirdekleri ayçiçeklerine uğramamış henüz.Edith Piaf'ın La Vien Rose'u yokmuş.Bir varmış,yok çokmuş.Çökmüş dizleri üzerine dizi dizi yazı.Yazı yaşıyormuşuz,sonbaharın yolculuğundan bi-haber.Gecikmekten korkmuşuz olmayan buluşmalara.Zaman yıkacak zannederken tapınakları,insan acıması,mide ekşimesine benzer gastroenterolojik gutultulara dönüşmüş. Dalgaları denizi aşındırmasa da,yosunun tekiyle gözgöze gelip,çekingen,gözlerimiz kaçırıp,tekrar bakmak için fidyeler istemişiz.Şüpheli hayallerimize fünyeler bırakıp kaçmışız,batacağını bildiğimiz gemimizde seyir defterleri tutmuşuz,edebiyatın alamayacağı bir sürü ıvır zıvır aklımda.Zaman mı yıkmaktaydı hayatı yoksa hayat mı zamanı avuçlar akacak kumların sahillerde tereddütü ile.
İnsan...Bin yılın icadı,içgüdüler icabı insan.İnsen bir an Atlas'ın omuzlarından.Sevmek,nefret ve belden aşağı yada beyinden yukarı tüm sevişmelere önayak. Bir bardak sudaki fırtına lavaboda sona erdi.Güneş sıcacık,gölgeler sinmiş köşebaşlarına.Tüm güzelliğinle cümleler yarım yamalak,günler astigmat,ayın tıkabasa doldurduğu zeytin ağaçları altından denize doğru,upuzun gölgeler.
Yosun kokusu,dalga sesi ve tarzanca tercümeler. "Homo Edacior" Tedavülden kalktıkça zamanlar,cebimizde kırışık iki satır yazının başımıza dert olarak ikameti altında,uykunun başından kesilip alınmış bir kaç rüyanı iğneliyorum panoya,çuvaldızlar kararsız.Yıdızlar aynı,insan aynı,daha yıkıcı.Zaman yeşertir lanet aşkları,zaman bitirir.Ruhumuzun aşk ihtiyacını -maalesef- müzik doyuramaz.Sekizde sekiz kusurluyuz hayatta,dokuz sekizlik kalpler.Hezimet zahmetlere katlanmaktan kırışmış ruhumuz,aşk gülle gibi ağır,gülle gibi hızlı gülleri çağrıştıracak kadar sesteş.Omuzlarımızda yaz yangısı,yanılgılara mahsus yarı açık görüşler gölgeler altında,diz çökmüş,giz çokmuş alacakaranlığın beline dolanan kuşakta.Saatlerin kıvrandığı,tiktaklar,dağın yamacında bir tavşanın başkaldırısı,boşları toplayan bir tepsiden örnekle emekli olan bir gecenin,başlayan hayatın ve başlaması soldaki sıfırların yarattığı boyun ağrısı bir aşkın cenazesi kalkmakta.
Ne demiştin,hatırlar mısın?
tempus Edax,homo edacio...
Tarzancası;zaman yıkıcıdır,insan daha yıkıcı...
Yıkılmakla kalmadı aşk,yıllandı,yollandı,küflendi...Lanet aşk...Bitti...

Gönderen: aşk acısı_99

|