BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


24/7/2007 - bu sana son yazışımm
“Bu sana son yazışım...” diye başlayan bir mektup var şu an karşımda. “Bu sana son sözüm” dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik. Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var…“Bu sana son yazışım…” bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi…Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var…“Bu sana son yazışım...” düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu? Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var…“Bu sana son yazışım…” diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar.Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var…“Bu sana son yazışım…” ben bunları hak ettmedim… Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin… Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli başkalarının ne düşündüğü demek bu.Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve saatin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var…“Bu sana son yazışım…” Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu?Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var…Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boswerdim ve ben artık kendi MaSaLıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar…

Baglantı


24/7/2007 - sakin bir daha beni düşürme...

Camdan yapılmayım,
Kırıldım bir kere,

Zor bir araya getirdim parçalarımı,
Tahtaların aralarına giren küçük kırıkları,
Gözyaşımla ıslattığım parmak uçlarımla topladım,
Halının tüylerine dek fırlayan camları ararken,
Yüzümün düşlerle dokunmuş desenleriyle bakıştım
Anıların üzerine basmadan, kanatmadan kendini,
Yarım yansımalarınla yüzleşmeden iri cam parçalarında,
Kendini yeniden bir araya getirmek,
Yapıştırmak kırıkları yerine,
Sandığın kadar kolay değil!

Benim doğallığımın yerine,
O kırıklıktan sonra işte bu yapaylık oturdu,
Anla artık,
Yapıştırarak kendimi oluşturdum yeniden.
Bu yüzden kaldıramam ikinci bir kırılmayı.
Sen hiç bir şeyi ikinci kez yapıştırmayı denedin mi?
Tutmaz...
İki kıyı tüm girinti ve çıkıntılarıyla tamamlamaz birbirini.

Bir daha olursa,
Olursa bir daha kırıklık,

Daha keskin, daha tutulmaz, daha tehlikeli olurum.
Tene değen her parçam, keser kanatır.
Ki anlasana,
Sindiğim kıyılardan köşelerden,
Ansızın batarım insanlara.
Ki anlasana,
Kırılıp dağıldığımı unuttukları an,
Gittikçe büyüyen bir tehlike olurum
Sakın!
Sakın, durduğum şu zaman ve yer içinde,
Dengemi bozacak kadar ağır dokunma bana,
Sakın beni bir daha düşürme!


Baglantı


24/7/2007 - bir tek mavi kaldı bende*
Aşkımı verdim sana, yüreğimi verdim. Aşk sendin, sen yüreğimdin. Her atışı senin iki hecelik ismini fısıldardı. Kimse anlamazdı ama sen duyardın. hak etmiş miydin bunu? Böyle derin bir aşkla sevilmeyi hak etmiş miydin? geç kalmış bir soru bu... Nasıl hissettiysem öyle yaşadım ben aşkımı. Yüreğimi teslim etmemiş olsaydım sana, aşk olmazdı onun adı. Böyle yaşadım ben hep, sen beğensen de beğenmesen de... Hesaplı aşklar bana göre değil. "Ne verirsem ne alırım?" sorusunu soranlardan olmadım. Senin için attı yüreğim, bunu söylemekten de gocunmadım.
Umutlarımı verdim sana, hayallerimi verdim. Bir gelecek düşledim seninle hata mıydı? yarım aşkları, kaç-kovala oyunlarını, göstermelik dargınlıklları bırakıp bir kenara, bu günü dolu dolu yaşarken, yarına dair umutlar besledim. Hepsinde sen vardın, sensiz olmayacaktım. Bugünü de, yarını da seninle yaşayacaktım. Bu hayatta ne olacaksa iyi ya da kötü birlikte karşılayacaktık. Bazen bir türk filmi tadında, bazen gerçeğin tam ortasında yaşayacaktık. Birbirimize güç verecektik, hayata karşı direnme gücünü birbirimizden alacaktık.
Ruhumu verdim sana, bedenimi verdim. Olmadığın zamanlarda ruhumu bıraktım sana, yalnız kalmayasın diye. Çünkü sensiz olamazdı benim ruhum. İçimi sıkıntılar basardı. Müebbete mahküm bir hükümlü gibi bedenime tünel kazıp firar etmeyi düşündürdü hep. Bu yüzden özgür bırakırdım onu. Ve ruhumun gideceği tek yer her zaman senin yanındı. Ya bedenim? Gözlerim gördüğü hiçbir şeyi ayıramazdı sensizken. Ellerim sdokunmazdı hiçbir şeye. Yürümezdi bacaklarım senin olmadığın yollarda. Oysa sana her dokunuşum, yeniden doğuşu olurdu bedenimin. Yenilenir, arınır çıkardı karşına her zaman. Sevişmelerimiz bir ayindi benim için. Varsa bir sevda tanrısı, ona sunulmuş en güzel adaktın.
Hayatımı verdim sana. "Can" deseydin onuda alırdın benden. Gözümü bile kırpmazdım. Zaten aşk bu değil midir? Sevgiliye dokunduğun anda, "Ölsem umrumda bile olmaz" demek değil midir aşk? Bunu demiyorsan eğer neden yaşıyasın aşkı?
Bütün bunlar yetmedi sana biliyorum. Yetseydi eğer, şimdi bunları yazıyor olmazdım zaten.İsyan sanma bunları, ben hayatı kendimde arıyorum. Belkide küçücük birşey yeterli olacaktı herşey için.
Gönüllüydüm yoldan çıkmaya, çıktımda. Senin için değil kendim için yaptım bunları, sonunda acı olsada... Şimdi bir tek *mavi* kaldı bende. Bir tek onu vermedim sana...

Baglantı


24/7/2007 - yoksa sen..(?)
Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi ..!!
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden,
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
İşte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen,
Sevgilim olmayabilir misin?..

Baglantı


24/7/2007 - merak ediyorum...

Merak ediyorum...
Ne yapacaksın..
Benden sonraki hayatında..
O alaycı gözlerin..
Eqlenerek bakacak mı?
Başkasına..aklın bendeyken halaa...
Merak Ediyorum..!!
Rastlaşacak mıyız qünün birinde?
Herhangi bir yerde..
O çaqlayan ruhun
Sanki tawırlar ardına
Gizlenecek mi yine(?)
Yıllar qeçtikçe...
Sıradan mı olacaksın...(!)
Yoksa yenilmeyip zamana...
Sevdiqim gibi mi kalacaksın..!!
Merak Ediyorum...


Baglantı


Benim hakkımda



Son yazılarım
Menü
Saat

Arkadaşlarım
Baglantılar


1 sayfadan 1 . sayfa
geri | ileri