Gittin...
Iki aŞkın arasinda şaşkın, ürkek ve çaresiz bir çocuk gibi savrulan kaLbini cebine koyup, baska bir eve gittin uyumaya. Artik senin değiLdi evin,. "sizin"di. Benim özlediğim o eski evin değiLdi gittiğin...
Susardık bazen..Günün doğmasını izLmeye koyuLuken derin bi nefes aLırdın sen,o anda snn o kızı düşündüğünü anLyıp bende nefes aLmaya çaLşrdm..ama yapmazdm düğümLenip kaLrdm..
Gittin...
Dudağıma, çocuksu susuzLuğumLa asLa doyamadığım öpücüklerinden birini kondurup gittin. "N'olur öyle bakma bana" dedin en son... Daha birkaç dakika önce, gözlerimde varLığınLa aLevLenen yaŞam sevincinin yerine, boyun eĞmiŞ, donuk ve daha şimdiden hasretinLe kavruLmuş bir karanLığa bırakıp gittin...
DoLmuştu zamanın...
Yüreğimdeki kum saatini, o göz açip kapayıncaya kadar geçen "sen"den, sanki asırLarca tükenmek biLmeyen "sensizliğe" tersyüz ederek gittin.
Susardık bazen... Ansızın, hesapsızca, belki de yorgun düşerek... AkıLdışı bir hızLa dewam ederdik aşkımıza etrafımızdakıLer,umrumuzda oLmadan...
RuhLarımızın biryerlerde buluştuğuna, düşlerimizin biryerde kesiştiğine inanmak istediğim bu hayattan çaLıntı anLarı, beni bunun aksine inandirmaya çaLışan bir sesle ve ilk önce hep sen bölerdin.
Işte böyLe anLarda yüzü daha da netLeşirdi dünyaya gözlerinden bakan o yaraLı çocukluğunun...
Iste ben en çok seni içimden doğru sevdiğim böyLe anları severdim...
Hayatın içinde seni barındırdığı her karesinde uzun uzun soLuklar aLarak, o günlük, o sıradan ayrıntılarını alabiLdiğince büyütüp, içinde kayboLarak severdim seni..
Sevmek hayatına tanıkLık etmekti benim için...
Sana kçk bi hedie wermekti. ÖzenLe aLdıım hediyenı werdktn snra , "Sen var ya, bir meLeksin, neden senLe birLikte oLmyrz ki biz... Senden daha iyisini mi bulacağım" diyen muzip sözlerine sevinmek, belki de çocukça inanmakti...
Seni sevmek,"seni sebiorum.."dediğimde aynı hayranLıkLa werdiinm cwpLara inanmaktı ..
Tüm ısrarlarına rağmen, bu eşsiz büyüyü bozmaktan çekinip, ayLarca seni bir kez bile aramamaktı...
BuLustuĞumuz son cafede, ayLarın günlerin teLaşı ve susuzluğuyla, anlattığın seylerin hiçbirini algıLamadan, sadece hayranlıkla seni, o hepimiz gibiliğini seyrederken, masanın altından bir türlü çıkartamadığın o teLaşLı, o çocuk eLLerinde kendini eleveren heyecanına inanamamakti...
Seni sevmek, aşkın uğruna, ama senden izinsiz, başka bir kentteki hayatımı sıfırLayıp, yasadığın kente, yasadığın göğün altına, ısLandığın yağmurLarın altına gelip yerleşmekti. Senden başka, bu koca kentte bir basınaLık ve kimsesizlikti seni sevmek...
Sokaklarda tek bir tanıdık simaya rastLamamaya aLıŞmaktı güçLükLe... Hücrelerimle beraber çogalan askini özgürce ve sınırsızca yaşamak için ailemin şefkatLi ve anlayışLı koLLarından sıyrıLıp kanatLanmak, yıLLanmış can dostların sevgisini çok uzaklarda bırakmakt...
Seni sevmek, yalnızLığın soğuk koLLarından biraz oLsun sıyrılıp, nefes aLabiLmek için geceleri saatlerce tek basima aramanı bekLemekti...
Seni sevmek, bu kentin tozlu, soluk ışıkLari ruhumu ısıtrken, aynı gecenin yıldızları altında seni deliler gibi özlemekti... O geceyi de koLLarında geçirebilmeye seni ikna edebilmek için saatlerce dua etmekti....Bazen bu bekleyislerin sonu, yorgun düsmüs bedenimi sürükledigim odamda başka birisiyLe uyumuna ağLamak oLrdu sabaha kdr... Ertesi gün bir Şizofren gibi, hiçbir Şey oLmamış gibi tekrar seni sevmeye koyuLurdum...sasirirdin.
Çünkü, seni sevmek direnmekti sevgili... Güçsüz olanı acımasızca yokeden bu kentin yokLuunda ve senin için artık inanmaktan çoktan vazgeçtiğin, yasadığın hayaL kırıkLıklarıyLa çok uzun zamandır kaybettiğin o ask duygusunun gerçekliğinin canLı ispati olmaya direnmekti...
Seni sevmek, ait oLduğun gökyüzünde seni özgür birakmakti... Koparmamakti kanatlarini... Ruhunun ve kaleminin tek besin kaynağından, başka sevgilerin şarkıLarından aLmaya seni mahrum etmeye yeltenmemekti...
Sevmek, ruhumun tek sahibi olan seni sahipLenmemeye kanaya kanaya razı olmaktı... Çocuksu bir safLıkLa tek vazgeçemeyeceğinin ben oLduğuma kendimi inandirarak, hayatına boyun eğmekti...
Birgün ansızın, teLefonda duydugun bir sese, ya da yeni tanistığın bir kıza aŞık olduğunu, sanki tepkimi ölçmek ya da seni nasıL kıskandığımı görmek isteyen abartıLı bir heyecanLa söylediğinde, teLaşa kapıLmamak, bunun gelip geçici bir duygu olduğuna
ve asla benden vazgeçemeyecegine inanmakti... Yine de içimdeki o kaçinilmaz endise ister istemez sarardi yüzümü... Sesim soLığum kesiLirdi birden... Iste, öyle anLarda beni sımsıkı sarıp ben dahiL kimseye aŞık oLamıycaını düşünüp hüüznLenmekti...
Sonra birgün aska açildi yüreginin sürgüleri...
Sonra birgün şarkıLarına baska bir aşkın kokusuna büründü...
YıKıLdı tabuLarın ... KırıLdı zincirlerin... Uzağıma düştün..
Bu defa farkLıydı, hissetmiştim. YaLnız bedenini değiL, ruhunu da paylasmaya baslamıştın bir baska insnLa....
Sonra sevmek yaVaş yaVaş kayışını izLemek oldu avuçlarımdan... Seni sevmek, sinemada yada yandna oLduum bi zmnda biLe bir baska yürekLe telefonda özLem giderirken, içimde kopan fırtınaLarı susturmaya çalışmak oLdu sessizce...
Habersizce kapını çaLdığım o gün, kapında kalıp, içeri girememek oldu..!!
O güne kadar hiç oLmazsa bana karsi dürüst oLmanLa, yaŞadıklarını benden gizlememenle, yalan söylememenle avunuyordum... Ama bir baskasini incitmemek, üzmemek için ondan gerçekleri gizlediğini, yaLanLara da olsa onu korudugunu farkedince bu avuntu da terketti beni...
YaLanLarını bile kıskanır oLdum..
Neden dürüst olmak için beni seçmiştin sanki... Gerçeğin acımasiz zindanlarında neden beni kiLitLi bırakmıştın...
Ne çok düşündüm bu soruların cevaplarını... Ne çok sorguLadım kendimi, nerde hata yaptığımı, neyi eksik bıraktığımı..
AptaLca oyunlardan haberim oLmadı hiçbir zaman. Seçtiğin yaşam biçiminden koparmak, seni soLuksuz bırakmak demekti benim için. Hatam seni bir müLk gibi sahiplenmemek miydi? Acaba istedigin bu muydu? Seni yanLış mı tanımıŞtım?.. Bana hep, ne kadar asil bir yüreğim olduğunu söyLer dururdun... Isyanim, kaLbimin eziLmiş parçalarının üstünü örtüp, sessizce çekip kapını çıkmak oLurdu en fazLa...
YaLnız kaLmak istediğini daha sen söyLemeden yüzündeki buLutLardan hisseder, çıkıp giderdim... Özür diLer gibi bir sesLe, onun geLeceğini söyLediğinde, sessizce çıkıp giderdim... Karşnda ben otururken, onunla saatlerce telefonda konustugunda çıkıp giderdim... Hep giderdim...
Bu onurlu tavrımdı belki de ezen yüreğini... Vazgeçemediğin tek yanım buydu beLki...
Sonra, sevmek yaraLı insanLığımı baska yürekLerLe avutma yanıLgısınaa kapıLmak oLdu... Buna hakkım olduğunu söyleyip dursan da, biliyorum, asLında içten içe hiç affetmedin beni... Sen çoktan parçalanmıŞtın zaten... Benim de yüregimi böLdüğümü düŞünmek sana bile ağr geLdi... Oysa ben, seni degil, kendimi cezalandiriyordum baska bedenlerde... Ruhumu kemiren bu deli aski cezalandırıyordum... Bunu anlamadın mı sevgiLi?
Sevmek seni degil çocuklugumu, düslerimi, kendimi aldatmak olmustu artik... Bana baglanan masum asklari seninle aldatmak olmustu... Kimseye veremedim yüregimi. Ne zaman baksalar içime, yüreĞimin kırık aynasında kendilerinin değil, senin yüzünün aksini gördüler hep. Sessizce çekip gittiLer. Farketmedim biLe gittikLerini...
Gittin...
Seni sevmek, bensiz akıp giden hayatına bir yabancı gibi uzaktan bakmak oLdu çoktandır... O çocuk ellerinin, bir baskasinin tuttuğunu biLmek oLdu...Geceleri, rüyamda 2nizi grp ter içinde uyanmak, kendimin biLe affedemediği bir benciLLikLe,kalbindeki tek aşkınn benimki olması için gözyaşLarı içinde Tanrı'ya yalvarmak oldu..
Yabani bir ot gibi ruhumu sarıp sarmaLayan öfke ve kıskançLık duygulariyla benliğimden uzakLaşmayı kendime yakıstırmamak, sıkışıp kaldığım bu karanlik dehlizde, kendi kaLbimde, yalnizlığımda, sensizLiğimde, kendi aşkımLa deLrmek oLdu seni sevmek...
Şimdi, bu aciya bir son vermesi, kendisini terketmesi, sonsuzluga bırakıp gitmesi için birbirine yaLvaran iki yüreğiz artık... "Ayazda Iki Yürek" gibiyiz...
Sen benim şizofren aŞkımsın... Bense senin kanayan vicdanınım...
Affet beni sevgiLim... Verdiğin sözleri kaLdırdın...
işte böyLe seVdi küçüq a$kın sni ....

