BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


sessiz ve SENsizken yüreğime dokunanlar

2.8.2007 - çoğumuzun hal-i pür melali ;)

Bulundugu yer: yaşama dair..
Saatte,200 kilometre hız yapan bir arabanın,bana çarptığı andaki yaşama ihtimalimdi;
Senin bana geri dönme ihtimalin.
Ve bunu bilmenin acısı ki;bundan kaynaklıdır heyelan bölgesi ilan edilen yüreğim.
Dağ gibi adamdım üstelik;ama bir sürü yangın geçti üzerimden
Durduğum yerde tükeniyorum,dağ gibiyim yine de
Kendinden uzaklaşan ve yaşlandıkça eksilen...

Canım istemiyor artık,yürümek sulak yerler etrafında
Sel olsun istemiyorum;çünkü doğal afet sebebiyim yeterince.
Durduğum yerde suçluyum
Ve gardiyanıyım kendi kendimin;
Göz açtırmayanından hem de.
Sayende saçma sapan biriyim işte..

Hep yakınlaşmak için,yolunda yürüdüm senin
Önce,irili ufaklı taşlar çıktı karşıma.
Sonra her adımda büyüyen
Kaya oldular.
İnsan gibi,normal yollardan geçsem de arabalar çıkıyordu bu sefer.
Yol kenarından geçsem insanlar çarpıyordu - ki bu daha çok acıtıyordu arabalardan-
Ortadan yürüsem,bana geri dönmeme ihtimalin gerçekleşebiliyordu.
Uçmaya kalksam uçan her şeyi vurmaya hazırlanan avcı sürüsü...
Ne yapsam?
Ne yapardın sen olsan ?

Ne deseler tamam diyorum,
Sırf geçiştirmek için bir şeyleri.
Ne deseler tamam...
Ama tamamlanmıyor tamamlarım.

Bana zorla aldırdığın bir şey vardı hatırlıyor musun?
Ruhuma ömür boyu taksit ödeten,
Stoklarla sınırlı,
Özel ürün,
"Kırılmaz, çizilmez çaresizlik"
Ve özel ürün hediyesi;
Ömür boyu garantili depresyon.

Sana çok yaklaştım,
Görmek için bir adım yetecek.
O adımı atmadan önce,
Gökyüzünden kopup gelen bir göktaşının,üstüme düşmesi durumunda yaşama ihtimalimi hesaplamam gerekecek.

Ve bunca hesaptan, bunca taksitten sonra,
Bitti diyebilmem için daha ne olması gerek ?
Kaç taksit kaldı bir baksana,
Daha kaç gözyaşı dökmem gerekecek?

Daha bitmedi,dur,söyleyeceklerim var;
Neden erik çalıyorum biliyor musun ?
-sevmem eriği hem de nefret ederim kırmızısından-
Çünkü sen geçiyordun erik çaldığımız bahçenin yanından.
Ne bahaneyle gidebilirdim ki?
Kim?nasıl?neden gitsindi ki benimle oraya?
Ama o kadar gittim ki ve her gidişinde seni o kadar göremedim ki...
Her gidişimde parçalıyorum ağaçların dallarını
Onlardan alıyorum hıncımı,
Bir tek dut ağaçlarına kıyamıyorum,
Ya da kıramıyorum,kim bilir belki çok sevdiğin içindir
Bilmiyorum hiç bilmiyorum...
- Erik çalmaktan nefret ediyorum, o bahçeden çalmaktan değil ama -
Ne alaka şimdi erik ya ?

Beraber aldıysak neden paylaşmadık?
Çok bencilim galiba...
Kırılmaz, çizilmez çaresizliğimin yanında verdikleri ömür boyu garantili depresyonu alsaydın bari,
Ya da hiç olmadı garantisini alsaydın da bu kadar şey yüklemeseydin bana,
O olmadı,hiç bir şey olmadı,diyelim bari yaksaydın aldıklarımla beraber beni.
Sadece beni yakmanın bir manası yok,
Tek bir yerime odaklanma,ruhum; teflon yapışmaz tava.
Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı

31.7.2007 - ..sevgi..

Bulundugu yer: yaşama dair..
bi bakış..bi gizli gülümseme..bi parlak gözyaşı..
SeVGiye inandırmak için başka bi yemine ihtiyaç yoktur..
muhammed_ikbal
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

31.7.2007 - çocuklardan sorular :)

Bulundugu yer: yaşama dair..
 Pirincin üzerinde neden çizgi var? - .......

***
- Anne, devlet ne zaman bana da imza vericek? Ne zaman benim de imzam olucak? - .......

***
- Bunu kırıyım mı?
- Hayır.
- Bunu kırıyım mı?
- Hayır.
- Bunu kırıyım mı?
- Kır tamam kır.
- Neden?

***
- Bizim kaşımızı gözümüzü kim yaptı?
- Allah yaptı.
- Neden?

***
- Köpekli tacımı gördün mü?
- Cık. Kayıp mı ettin?
- Yok köpekli, gördün mü?
- Ha evet güzelmiş.
- Gördün mü?
***
- Anneee, bu kedinin kuyruğu niye uzamıyo?
- Ne?!
- Çekiyorum ama niye uzamıyo?

***
- Baba?
- Efendim kızım?
- Akşam olunca biz uyuyoruz ya!
- Eeee?
- Sabah kalkacağımızı nerden biliyoruz?
Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

Benim hakkımda

sade ve sadece geçiyordum buralardan...

Baglantılar

Ana Sayfa
Profil
Arşiv
Arkadaşlarım
Bana Eposta gönder

Arkadaşlarım