cok büyük bir sacmalik
beni benden alan yar, beni bana ne zaman geri vereceksin?
artik gücüm kalmadi, anla iste dayanamiyorum..
bana yasami anlatmayin yeter ! var olma mücadelesimi dedin? sacmaladin..
KARAMSARIM ISTE !! itiraf ediyorum, daha ne istiyorsunuz?
evet ben herseyi gözümde büyütüyorum, peki neden bunu da söylermisiniz bana?
gönlüme laf geciremiyorum iste, bu benim elimde degil ki..
su bos sayfaya bakiyorum, keske bende senin gibi olabilsem diyorum..
ya da herseyden ve herkesten uzak kalmak, ayri düsmek..
birini sevdim, hemde ölürcesine sevdim..
peki elime ne gecti? KOSKOCA BIR HIC !!
beni benden ve Allahtan baska kimse anlayamaz..
bana artik hic birsey anlatmayin, duymak istemiyorum..
yasama hevesini yitirmis olan birine neyi nasil anlatacaksin ki hem?
alismisim herseye, hic birseyden yabancilik cekmiyorum..
benim hayatim bu, ne yapabilirim? oldugu gibi sabit, oldugu gibi gercek..
ah be dünya, ah be ask beni nerelere sürükledin bir bilsen..
ben bunlari suan burda niye yaziyorum, onu da bilmiyorum..
ben hic birseyi bilmiyorum.. aski da bilmiyordum bir zamanlar, ama onu da ögrendik..
ögrendik ki ne ögrendik sorma..
ha bu arada benden artik yazmamami istiyorlar.. yazarak kendimi daha cok üzüyormusum,
daha cok yipratiyormusum..
ben yazarak RAHATLIYORUM.. sanki herseyi üzerimden atiyorum,
bu yüzden bana yazma demeyin !!
gercekten ölüm tüm acilarimi dindirebilecek tek sey..
ölünce artik hic birseyim kalmayacak..
ama bazen ölümden de korkuyorum..
dur, seni sana yazmak istiyorum ben, kendimi anlatmak degil..
ama cümleye nasil baslayacagimi bilmiyorum..
ben en iyisi seni degil, askimi anlatayim, kalbimi anlatayim..
kelimeler yetmez ki size.. sigdiramam sizi cümlelere..
hele askimi hic anlatamam.. belki de buna artik gücüm kalmadi..
ha yar, sana da bir cift lafim var.. hani sen simdi benim kalbimi benden aldin ya,
acaba diyorum beni de benden alirmisin? cünkü bir yarim orda, bir yarim burda..
olmuyor yani anlayacagin böyle.. eksik yasamak bana göre degil..
ama ben bunca ay böyle yasamisim, bundan sonra da yasarim.. ne dersin??
biliyormusun bazen oturup düsünüyorum.. biz neler yasadik ki?
belki de büyütüyorum herseyi.. acaba sen beni hic bir zaman böyle yasadin mi?
acaba sen beni, benim seni sevdigim kadar sevdin mi?
ha hani bazen düsünüyorum dedim ya, iste düsündüklerimi düsünmek degil de yazmak istiyorum..
ama aklima sonra hic birsey gelmiyor, ucup gidiyor sanki hersey..
düsündüklerim düsünce olarak kalsin, yazdiklarim da yazi olarak..
off Allahim ben napiyorum? elime kalemi almis seni yazacaktim, ama baska yerlere geldim..
dur kalbim, kaseti geri sariyorum bir dakika..
tamam oldu hadi simdi sira sende..
KALBIM sen onu hala seviyorsun inkar etme iste..
sus be kalbim bunlari söyleyeceksen hic konusma daha iyi..
bari sen gelme üzerime, bari sen insafli ol..
gözlerim kapaniyor, ama ben yazmaya doymadim ki daha..
sen var ya.. seni anlatacak kelime bulamiyorum ki artik..
he bazen dönüp bakiyorum söyle hayatima..
oysa bakilacak bir tarafi da yok ya neyse..
off bee nerden nereye geldik, ellerim bir dur ara ver !!
seni okadar cok sevdim ki, ayriligi yok etmezdi iste ölüm..
AFFET BUGÜN DE SENI SANA YAZAMADIM.. BAKSANA KIVIRIP DURUYORUM..
seni sana yazacak bir gücüm yok sanki suan..
ama merak etme birgün gelecek, seni sana öyle bir yazacam ki..
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasina, bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...
Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey... Her seyi, herkesi birakip gitme istegi.
Öyle ''yanina almak istedigi üç sey'' falan yok. Bir kendisi.
Bu yeter zaten. Her seyi, herkesi götürdün demektir. Keske kendini
birakip
gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. Yani her seyi yüzüstü
birakmak göze alinamiyor.
Böyle gidiyor iste. Bir yanimiz ''kalk gidelim'', öbür yanimiz ''otur''
diyor.
''Otur'' diyen kazaniyor. O yan kalabalik zira. Is, güç, sorumluluk,
çoluk
çocuk, aile, güvende olma duygusu... En kötüsü aliskanlik.
Aliskanligin verdigi rahatlik, monotonlugun dogurdugu bikkinligi
yeniyor.
Kaliyoruz.
Kus olup uçmak isterken agaç olup kök saliyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha dogurmalar...
Borçlara girmeler...
Isi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.
Misal, ben...
Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum. Degil bu sehirden gitmek, iki sokak
öteye tasinamiyorum. Alip götürsem gelmez ki... Bütün sokagin köpegi
oldugunun farkinda. Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle
gitsin?
''Sirtinda yumurta küfesi olmak'' diye bir deyim vardir; evet,
sirtimizda
yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatimiz küfeler.
Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak
lazim. Inadina kök salmak lazim.
Bari ufak kaçislar yapabilsek.
Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakasi.
Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 09.00, aksam 18.00.
Sonra baska mecburiyetler.
Sikisip kaldik.
Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli bu kadar agir olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karsiligi bir ömür yani.
Ne saçma.
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar ásik olmam ama her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.
Ama olsun... Istemek de güzel.
PAKIZE SUDA
Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden
bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.
Aslında çok şey var sevdiğim,
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü?
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
eni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum...
Yine de tanıdı gönlüm yaşadı
Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim
Her akşam vaktinde bu gönül üzülür
Hüzünle dolar seni düşünür
Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin
Geri dön ya da dönme ben sendeyim
Beni Sana Yönlendir
Telefon numaranı bana yönlendir bundan sonra
Arayan benden duysun sesini
Ben anlatayım her günün, bütün ömrünün efsanesini
Bütün hilelerini benden bilsinler senin
Bütün yalanlarını ben söyledim sevdaların
Her ayrılığın fâiliyim bundan sonra
Ben yalancı, ben zalim, ben kaçak
Ben sözünde durmaz, ben kazandığı gün çekip giden...
Benden bilsinler; Ben her hikayenin katili.
Gamzelerine astığın suçluluğu,
Gençliğimin firâri fikrine yönlendir
Arayan benden sorsun tarihinin ağır günahlarını
Bırak benden bilsinler bu ayaklanmayı
Bütün ipuçlarını bende arasınlar bu eylemin
Bende kurulsun adaletin mahkemesi
Yakınların çeksinler ipimi
Sen yine yalancı şahit, meçhul tanık
Sen hep olduğun gibi kal yani.
Sen yine bana ödet,
Harcadığın bütün kıymetli değerlerin bedelini
Benden bilsin herkes hayata taktığın borçları
Ben bağladım masumiyeti haraca
Ben kestim bütün sevmelerin yüklü hesabını
Aşkın sesini duyduğumda kaçacağım ben
Ben bütün uyruksuz oyunların öz vatanı
Ben yalnızlığın acı sitemi
Ben eylemci, ben firâri, ben yok!
Silah kullanmam hiç. Aldatırım ben
Sen dünyanın bütün denizlerini, kuraklı
ğının terkisine yönlendir bundan sonra
Özleyen bende baksın gözlerinin mavi demine
Bırak benden bilsinler sulak yerleşim bölgelerine giden toplu göçleri
Çağların bütün savaşlarında beni yensinler
Bende arasınlar dünyanın aşka açlığının ekolojik nedenlerini
Sen ölü kuşların kanatsız ruhlarına takılıp cennete git.
Sen yine yalan söyle.
Sen ihanet et her sevgiye yine
Sen kavgalarımın ilk tokadını atıp kaçıver kalleşçe
Sen sancı ol, deliliğimin koğuşu ol.
Yokluk ol sen yine
Benden bilsinler bu evin viraneliğini
Ben yıktım duvarlarını bütün binaların
Ben korktum yüreğimi açık etmekten
Kaçtım iste bir aşkın esaretine düşmekten
Kaçtım iste
Bütün gidişlerin sebebiyim aslında
Ben korkak, ben deli, ben tokatçı.
Ne kadar asil bir eylem de olsa
Boyun eğilmez aşka!
İçimde esaretin kütlesini duyumsadığım an
geçerim verdiğin her güzellikten.
Ben asırlık sevdaların kelepçesine tüneyen
hain kusun ta kendisiyim.
Sen en iyisi hiçbir şeyini yönlendirme bana
Sen en iyisi beni sırtımdan vurmakla kal
Yalnızca benden götürdüklerinden ibaret dur orada
Yalnızlığımın bas ağrıları gibi kal aklımda
Sen bana hiçbir şeyini yönlendirme sakın
Sen aslında kendini benden sakın
Hiçliğine alışmak mümkün gibi
Sigarayı bırakmak gibi yani
alışkanlığını üzerimden silkelemek
Yani ilk gün çıkmıyorsun aklımdan
İkinci gün daha çok özlediğim de doğru
Diğer günlerin halini hatırlamıyorum bile
Bildiğim bir şey var lakin;
hala ara sıra sigara gibi sabrımı yokladığım.
Dumanımda bir görünüp kaybolduğum
Sen en iyisi hiçbir şeyini yönlendirme bana
Batak sularımda devir dur
Ara sıra ufkumda görünüp, kır dümenini sonra
İnsanlığımın tarihine çektiğin bıçağı taşıyamıyor gururum
Yokluğuna alışmayı sanki daha hassasiyetli buluyorum
Sen en iyisi benden uzak dur
Ben yalnızlığın acı sitemi
Ben eylemci, ben firâri, ben yok!
Silah kullanmam hiç aldatırım ben! .
Gitmeler bana kaldı'
Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan
Ayrılığın kokusu hala üzerimde
Avuçlarımda buzdan bir alev
Yüreğimde yepyeni bir ateşkes
Gitmeler bana kaldı yine bu aşktan
Bütün sayfalarım sil baştan
Sonu nereye varacak bilmiyorum
Oysa içimde inadına yanan bir mum
Dokunma ellerime-sönmedim daha
Unutmaktan geliyorum.
Daha dün kirpikleri kadar yakındım ona
Son tetiği gözleri çekti gözlerime
Kanıyor kanıyordum
Ölüler yalan söylemez bilirsin
Deliler gibi seviyordum.
Daha biraz önce
Ona gülen bu gözleri zindanlara attım
Yüreğim ayazda
Kaç şiirim çığlıklar attı ardından bilemiyorum
Bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım
Yalnızlığımı bir dağ başına
Kendimi nereye koyacağımı bulamıyorum
Ne olur ayıplama beni
Susmadı daha gözlerim
Ağlamaktan geliyorum.
Zıpkın yemiş balıklar gibiyim
Şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi
Bir eski şarkı yağmalar bütün uykularımı
Çıkmaz sokaklarda kaldım biliyorum
Başım dönüyor, ben dönüyorum
Acele etme ne olur bekle biraz
Daha yakmadım bütün gemileri
Daha yırtmadım dönüş biletimi
Öyle yorgun öyle bitkin ve öyle sürgün
Unutmaktan geliyorum...
Ahmet Selçuk İlkan

Selam kalbimin prensi,canımın canı selam...
Bu satırlarım bilmem kaçıncı senenin,kaçıncı ayınıda ve gününde geçecek eline...Bunları yazıyorum çünkü artık inan istiyorum,inan sevdiğime...Belki çok geç ,belki çok erken başladı,bu aşk,bu sevda,bu hasret ama artık meçhule gidiyorum...Herşey seni sevmekle başladı..Bu yaşadığım ölesiye aşk,çektiğim ızdırap,yaşattığın mutluluk ve hasret...
herşey ama herşey seninle başladı.nedenlerim,niyelerim,keşkelerimde seninle başladı.ben seni sevdim,deli gibi,serseri gibi...Ben,ben yoruldum sevgili..artık bu ilişki,bu hasret,bu karmaşık halinden yoruldum...
YA AL BENİ HELALİN OLAYIM,YA DA BIRAK MEÇHULE DALAYIM...
Hergün seni severken sensiz olmak öldürüyor beni...
Belki çocuk diyorsundur bana,belki gülüyorsun sana bu deli aşık olmalarıma...gül sevgili gül..yine gül amaYA BENİ AL HELALİN OLAYIM,YA DA BIRAK BENİ MEÇHULE DALAYIM...
İşte bu haykırışımın son satırları sana..Ben seni deli gibi sevdim..
ben sana ver desen canımı bile verirdim.Sen beni sevmesen,bana yar demesen bile seni seviyorum ve hep seveceğim...bak yine diyorum..YA AL BENİ HELALİN OLAYIM,YA DA BIRAK BENİ MEÇHULE DALAYIM....
ELVEDA SEVGİLİ...!
Bir kez daha söylüyorum,lütfen..Git artık!!
Kinini bırak,hayallerimi al..Benden git artık.. kendine iyi bak..
Ne olur,rahat bırak düşlerimi..
Gecelerce uykusuz kalıyorum..
korkuyorum kımıldayamıyorum yatağımda..
Hafiften bir müzik çalıyor,duyuyorum.. Ama korkuyorum,git artık..Bu gece de sensiz olsun..Fikrimi huzurlu kıl,git.. Birden rüyalara dalıyorum, yine sen!!
Artık korkutuyorsun beni..
Her hareketini iyi denen umut teknesine bağlamak istiyorum! Ama olmuyor,olmuyor denizler kaldırmıyor iyiyi!..
Hareket edemiyor,ayrılamıyor hüzün limanımdan!!
Ne olur bırak artık kalbimi..!! Ruhumu,sevinçlerimi bırak artık..Zikrimden çıkar kendini.. Anmayayım adını,dudaklarım seni hecelemesin bir kez de ne olur..
Al tüm heceleri benden,ve git..Sonsuzluğuna inandığın her aşkta kal biraz ama benden git!!
Solmadan güller,koparılmadan dalından,git!! Yoksa sonlar olacak,bitişler olacak..
Bende kalışın ebedi olacak,git!!
Kurtar kendini aşkımın hüznünden..
İçime çekiyorum seni nefes gibi...
her solukta BEN oluyorsun..Ben tamamen sen olmaktan korkuyorum,git!!
Keder odalarına girmeden,acılarımın misafiri olmadan git!!..
Gitme demeyeceğim,bir klasik daha yazılsın istemiyorum git!!
Dillere düşmesin aşkım,söylenmesin çığlık çığlık!!
İstemiyorum.. Sevmiyorum sevmeyi de artk.. Rahat bırak sevgimi..Bu sarayda misafirliğin bitti,rahat olan herşey sona erdi..
Aşk bizi terketti,git!!!
Bir kez daha söylüyorum,lütfen.. Git artık!!!
Kinini bırak,hayallerimi al..
Benden git artık,kendine iyi bak!!
Geçemezsin kalbimin sokaklarından artık
sana geldiğim yollardan döndürdün beni
kendime sarılacağım yeniden seni hiç sevmemiş gibi
kimsesiz bir vedanın busesini söküp dudaklarımdan
gökyüzüne fırlatacağım
varsın söz dinlemesin gözlerim
varsın ağlasın isterse yağmurlarla
seni unutacağım
Vuramayacak artık anıların da beni
gönlümün arka sokaklarında dolaşmak yok
korkmuyorum şarkılardaki veda makamından
korkmuyorum kalbimle buluşmaktan
beni benden başkası vuramaz artık inan
seni unutacağım
en yorgun yerindeyim hayatın
en yoğun acısındayım sevdanın
hüznün karanlığını aydınlatacağım
her sabah biraz daha kendime sarılıp
seni unutacağım
Alışamadım
Sen geçtin yine ben sınıfta kaldım;
Bir türlü yanına ulşamadım.
Sevda sınavından teşekkür aldım;
İhanet dersine çalışamadım...
Gözlerim kapansa uykusuzluktan,
Korkarım hocama saygısızlıktan,
Bir örnek istedi duygusuzluktan;
Adını kalbimden silmedim diye,
Okuldan atıldım gülmedim diye;
Tebessüm etmeye alışamadım...
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...
Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...
Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...
Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...
Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yoktun...
Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramizdaki uzakligin karanliginda..
Geceler kisalip..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyilestiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..
Artik daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
askin ögretemedigini..
Kolay degildi..
Yalnizca sevgilimi degil..evladimi da kaybettim ben..
Kaç aci birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardir insanin hayatinda..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
Iyi ol..
Sag ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..
Demedim mi?
Demedim mi bu hasret bitirir seni
Ay dolanir gider, yalniz kalirsin
Her gün yeni bastan dagilir, ufalirsin
Demedim mi yüregim sevme!
Iste ne gözyasi, ne yemin, ne söz....
Geri dönen hangi güvercinin var?
Senin hangi çiçegini sakladi bahar?
Demedim mi aklim, inanma!
Bir gün naza çeker kendini demedim mi?
Görmesen zindana döner bu sehir...
Görsen, umursamaz, aldirmaz kafir
Demedim mi gözlerim bakma!
Demedim mi bu ürperten sicaklik...
Bu taze güzellik kaybolur birgün?
Sonra bosu-bosuna aranir, dövünürsün
Demedim mi ellerim dokunma!
Demedim mi bir gün susar sarkilar
Sesine ses veren rüzgar olur...
istedigin kadar artik bekle dur...
Demedim mi kulagim duyma!
Birgün çikip gidecegi belliydi
Ayan-beyan belliydi anlayamadin.
Baska bir rüyada simdi o
Demedim mi kollarim sarma!
Bütün çektiklerim senin yüzünden
Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden
Ah! simdi paramparça oldun binbir yerinden
Demedim mi gururum kirilma!
Bilemediklerin var senin ..
Ben bütün gecelerimi ayirirken sana sen gündelik ve demokratik rüyalarinla basbasaydin..
anlamsizdi senin için sözlerim gözlerim ve yüregini titretmek için ugrastigim yarim sabikali eylemlerim.
bilmesende olur diye düsündügüm seyleri söyleme vakti.gec baslamis bir hikayenin erken ölümlerle bitirildigi iki kahramandan biriydik seninle.
sen ucurumlarin asi kardeleniydin.
hep kacacak yeni toipraklar arar yüreklerde dolasmaktan yanaydin..
aslinda yanlisin yoktu senin.sadece ben ucurumlarin ucuna yetisemedim.
hep ayak altinda sessiz ezilmeyi ve ölümleri kabullenmis bir nesneydim.
nesneydim dedim.cünkü ne oldugumu bilememekteydim.
sen o siralar cabalarinla öldürmeye calisirken yüregimi ben milyonlarca hücre arardim yüreginde hayat bulacak.
sen yine anlamazdin.
Sen saten hiç anlamazdin.
anlatmaya calissam kacardin..tartismaz susardin.naz ederdin.sus ederdin.
ben ise bunlari acilarimi dindirmek için degil.
Benden sonra girecegin yüreklerde aci kivilcimlari dogurma diye söylemek istiyordum..
...dedim ya sen yine anlamiyordun....
hep yaptigin gibi...


























