BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


sonbahar
Benim hakkımda

tubayolcu'nun sonbahar sayfasına hoşgeldiniz...

Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
Baglantılar


1 sayfadan 1 . sayfa
geri | ileri
3/11/2008 - İSTANBUL
Bulundugu yer: ŞİİR

İstanbul dedim de seni hatırladım
İşte İstanbul
yorgun şehir
işte canından bezmiş boğaz vapurları
kederli tramvaylar
ve Galata Köprüsü’nden
telaşlı insanlar geçmektedir
bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde
eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım
işte İstanbul
İstanbul dedim de seni hatırladım.

……….
……….

Ümit Yaşar Oğuzcan


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


27/6/2008 - Gurbet
Bulundugu yer: ŞİİR

Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez, akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet!
Titrek parmağınla tutup tığını.
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet
Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet!..

NECİP FAZIL KISAKÜREK


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/12/2007 - YUNUS EMRE
Bulundugu yer: ŞİİR

sd.jpg

Acep bu benim canım

Azad ola mı ya Rab

Yoksa yedi tamuda

Yana kala mı ya Rab

Aceb bu benim halim

Yer altında ahvalim

Varıp yatacak yerim

Akrep dola mı ya Rab

Can hulkuma geldikçe

Azrail’i gördükçe

Ya canımı aldıkça

Asan ola mı ya Rab

Dar oldu bana düzler

Gice ile gündüzler

Dünyaya bakan gözler

Didar göre mi ya Rab

Allah olucak Kadı

Bizden ola mı razı

Görüp Habib!in bizi

Şef’i, ola mı ya Rab

Yunus kabre vardıkça

Münker nekir geldikçe

Bize sual ettikçe

Dilim döne mi ya Rab


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


24/11/2007 - BURSA
Bulundugu yer: ŞİİR

Bursa’da bir eski cami avlusu

Mermer şadırvanda şakırdayan su

Orhan zamanından kalma bir duvar

Onula bir yaşta ihtiyar çınar

Eliyor dört yana sakin bir günü

Senden böyle uzak kalmanın hüznü

İçinde gülüyor bana derinden

Sanki bir hatıra serinliğinden

Ovanın yeşili, göğün mavisi

Ve minarelerin en ilahisi

Bir zafer müjdesi burda her isim

Yekpare bir anda gün saat mevsim

Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın

Bu kırık taşlarda mahfuz rüyanın

Güvercin bakışlı sessizlik bile

Çınlıyor bu geçmiş zaman vehmile

Gümüşlü, bir fecrin zafer aynası

Muradiye, sabrın altın meyvası

Ömrünün timsali beyaz Nilüfer

Türbeler,camiler,eski bahçeler

Şanlı menkıbesi binlerce erin

Sesi arşa çıkmış hengamelerim

Nakleder yadını gelen geçene

Bu hayelle uyur bursa her gece

Her sabah onunla uyanır , güler

Gümüş aydınlıkta serviler güller

Serin hülyasıyla çeşmelerin

Başındayım sanki bir mucizenin

Su sesi ve kanat şakırtısından

Billur bir avize Bursa, da zaman

Yeşil türbesini gezdik dün akşam

Duyduk bir mucize gibi zamandan

Çinilere sinmiş Kur’an sesini

Derinleşmiş buldum tebessümünle

İsterdim bu eski yerde seninle

Başbaşa uyumak son uykumuzu

Bu sukun içinde ve ufkumuzu

Baştan başa örsün bu ziya bu renk

Havayı dolduran uhrevi ahenk

Bir ilah uykusu olur elbette

Ölüm bu tılsımlı ebediyette

Belkide ruyası eski cedlerin

Serin bahçesinde su seslerinin

Ahmet Hamdi Tanpınar


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


24/11/2007 - GEÇİYOR
Bulundugu yer: ŞİİR

Güneş ışınlarıyla aydınlatır her yeri

Açılmaya başladı bugün yine tan yeri

Etrafta bir sesizlik şimdi güneş doğacak

Yarınlar bugün olup, bugünler dün olacak.

Günlerimiz geçiyor, habire döner dünya

Yaklaşıyor insan kabre her an , bir adım daha

Ecel geldimi bakmaz, ne genç ne ihtiyara

Kimini kışın alır, kimi çıkar bahara

Tubayolcu


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


24/11/2007 - BENİM AZİZ VATANIM
Bulundugu yer: ŞİİR

70f1705c95735997762288c9354175a4.jpg

Arslanlarla beraber dağılır dağda ceylan,

Yarışır meydanlarda ipi kıran küheylan.

Adım adım yurdumun yakut toprağı taşı,

Garanti tapusudur Erzurum dadaşı.

Kartallar yuva yapar gazilerin mülküne;

Kuşlar çayır çimene ha silkine silkine.

Haziranda yaylalar ot dolar adam boyu,

Seher vakti bülbüller yıkar karşı koruyu.

Gecenin zulmetinden sıyrılırken gündüzler,

Yüce dağları aşıp cenge gider gaziler.

Bebekler kundağında şehitliğe özenir.

Her bacadan bir duman viyanaya uzanır.

Hani Balkan, Ortaşark, Kafkasya, Bosna, Hersek,

Kaynaşır pınarları Allah Allah diyerek.

Aşk onda vuslat onda,

Özlenen haslet onda,

Namusum, a’rım, şanım,

Vatanım ah vatanım.

Ölü birşey yok bizde, diridir madde bizde.

Şuurludur balıklar, okyonusta denizde.

Ezan vakti kavaklar görmezse ibrikleri…

Sonbahar gelmiş gibi dökülür yaprakları

Geçitleri hilaldir, dereleri şelale

Artık şunu ve bunu hacet varmı suale

Şimşekler kosovalı, kılıçtan bir kıvılcım

Şu gürleyen tekbirler, nurdan nakışlı tacım.

Güllerin rengi uçmuş, tüyler diken diken

Nergis mahsundur gerçek, bu hissizlik var iken

Gözümüz ışıl ışıl, kanımız kor gibidir.

Semalardan gelen ses, Fatih ol der gibidir.

Gecesi günü güzel

Hepsinden dini güzel

Hele hele Kur’an’ım

Vatanım ah vatanım

Davudi bir sedadır saba yelinin sesi,

Cennetten mana taşır selvisini gölgesi.

Kırk günde kırk cevherin yüreğini yarmışlar,

İçinde vatanımın manasını bulmuşlar

Gökten mavi bulutlar inerler birer birer

Hür Allahü Ekberi incitmeden öperler.

Kanla sulandığından, kudsi taşı toprağı

O kandan emdiğinden, ulvi dalı yaprağı

Açık bekler kolları dört kıta zaman mekan

Al, bayrağı eline çık kahraman kahraman

Yürü yiğidim yürü, dağıtarak nurunu

Yıldırım’a benzesin Yıldırımın torunu

Taşları inci inci, kumları sarı sarı

Kutuplar semasının en kubbeli diyarı

Yetmiş tüle bürünmüş ahu gözlü gelinsin

Aşıklarının kalbi sevdan ile delinsin.

İşve, naz, cilve, eda

Her nokta kara sevda

Canımdan özge canım

Benim Aziz Vatanım.

Nuri Efe


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


24/11/2007 - SONBAHAR
Bulundugu yer: ŞİİR

Fani ömür biter bir uzun sonbahar olur

Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarumar olur.

Mevsim boyunca kendini hisettirir veda;

Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.

Yazdan kalan ne varsa olurken haşir neşir;

Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir;

Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere.

Anlar ki yolcu, yol görünür serviliklere.

Dünyanın ufku, gözlere gittikçe tar olur.

Her gün sürüklenip yaşamak ruha bar olur.

İnsan duyar yerin dile gelmiş sukutunu;

Bir başka musıkiye geçiş farzeder bunu;

Teslim olunca va’desi gelmiş zevaline,

Benzer cihana gelmeden evvelki haline.

Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya,

Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya,

Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı;

Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı

Yahya Kemal


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


24/11/2007 - ÖYLE KARŞILA Kİ...
Bulundugu yer: ŞİİR

ÇOCUĞUNU ÖYLE KARŞILA Kİ; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin…..

EŞİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin…..

ANNENİ ÖYLE KARŞILA Kİ; doğumundaki ağrıları lezzete takas etsin…..

BABANI ÖYLE KARŞILA Kİ; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin…..

FAKİRİ ÖYLE KARŞILA Kİ; ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersin…..

ZENGİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; senin gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsin…..


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı