Tanıtım
Baglantılarım
*
*
*
*
* * * *
|
SEVGİLİYE MEKTUP

Merhaba gülüşü ile huzur bulduğum varlığı ile beni neşeye katan sevdiğim…
Seni seviyorum’ la cümleme başlamak istiyorum bir tanem.
Geceleri hüzünleniyorum biliyor musun, hayalini başucuma koyup özledim diyorum. Kokun sarıyor odamı, gözlerin geliyor gözümün önüne, ve adını sayıklamaya başlıyorum.
Gözlerimi kapatarak yanımdasın gibi, “aşkım” diyorum kısık sesimle sende bana o hoş sesinle “bir tanem” diye karşılık veriyorsun aşk çiçeğim. Önce gözlerim ile o anlam dolu bakışlarını ve daha sonra saçlarını nefesim ile ruhumun en derinliklerine doğru çekiyorum. Sonra gülümsüyorsun var ya "özledim aşkım" diyorsun bana. Kalbim öyle çarpıntılı ki bir tanem “bende” diyorum sadece ..
Pencerenin kenarına geliyoruz seninle beraber, yıldızları seyretmek için hani olur da yıldız kayarsa dilek tutarız diye! Bilirsin sen, ben tanrıdan en çok seni dilerdim ya şimdi ki dileğimse farklı bir ömür sürsün beraberliğimiz bir tanem.
Hayalimle dolup taşarken, bir kahve yapıyorum beraber içeriz diye canımın içi, soruyorum sana nasıl içersin hanfendi, sende diyorsun bol köpüklü olmazsa o kahveyi başından aşağıya dökerim diye gözlerinin içine bakıyorum da bir tanem neşeyle gülümsüyorsun bana, sonra hemencik yapıp geliyorum ağız tadında. Ve beni çok sevdiğini söylüyorsun. Öyle içip refahla doluyor ki balım, bir buse konduruyorum alnına. Dudaklarından anlıyorum gülümsemeni ve diyorum ki “Seni seviyorum” …
Işıkları ve odamın kapısını kapatarak, uymak için yatağa gittiğimde bakıyorum ki canımın diğer yarısı gözümün önünde, kalbim öyle hızlı çarpıyor ki bir tanem gerçek gibi sanki, duygularıma yenik düşüyorum bir tanem gözümden bir tutam yaş damlıyor napiyim ağlıyorum ..
Dualar içinde ellerimi semaya doğru kaldırarak "yaradana" Yüce Mevlâm'a yalvarıyorum. "Aşkım sana emanettir rabbim. Onu tüm kötülüklerde koruyasın, hüznüne mutlulukla ödül veresin" ve elimi sol yanıma koyarak senli rüyalarıma başlıyorum bir tanem ...
Ve sabah kalktığımda öyle neşe doluyum ki, uykucu yâr'in zor uyanıyor. Senli rüyalarından kalkıpta gitmek istemediğinden ..
Sonra gün boyunca; Otobüste, yürüdüğüm yollarda, içtiğim suda ve sigarada, yediğim aşda, baktığım her yerde aşkımızı hatırlıyorum ve diyorum ki; aşkım hissediyorum seni sol yanımda ...
Gülümseyen o dudaklarından öpüyorum, seni çok seviyorum bir tanem ...
€zBeRimSin
|
Saat ve Tarih:
12:32
,
8/1/2009
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
ÖZLEDİĞİM KADAR SENSİN

Bir de aramızdaki büyüyen özlem..
Biliyorum gelmeyeceksin...
Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde..
Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde..
Ama...
Bir cümle olduk biz..
Anlatım bozukluğuna meyal verdik ise de,
Sevgiye dair alıntılanmış,
En anlamlı söz olduk biz..
Bizden doğma mutluluğu var ettik
Sevda sağnağında...
Bizden olma bir fincan umudu tazeledik
Hayat çaydanlığında...
Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi,
Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum hakkım değil bu..Bırak kanlı bir savaşın içinde geçsin ömrümüz..Çilekeş bir sonbahar yaprağına özensin gözlerimiz..Aynı tende, aynı gölgede yürümese de mavi düşlerimiz, aynı sevdanın ıslak cümlelerinde büyüsün adımız..İlintilensin kokun Cennnetle, bize aidatlansın ayrılık...Ne fark eder ki..Ben sendeyim...Sen bende...Bükülse de cümlelerimiz , sökülse de alfabemiz biz bir cümleyiz..Sen ve ben...İki harf bir cümleden ibaret mutluluk...
Mutluluğuma umudumu bağışlayan,
Biliyorum özlem kör topal zamanlarında ilerliyoruz..Sen benden uzakta, ben senden ırakta yürümekteyiz..Dışı düşsüzlüğe gebe kalmış bir sabahın koynunda boyun bükmekteyiz..Bazen gözlerimiz nemlenmekte, bazen de özlem aramıza perdelenmekte..Ama bırakmak yok sevgili..Mutluluk umuda gark olmuşsa, artık dönüş yok bu yoldan..Ölüm ölümümüzü öldürmeden gitmek yok sevgili..Bırak ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu..Bırak gözlerinde sabahlamasın yüreğim..Uzaklarda bana ait bir cümle ol yeter..Koynumda sonbaharları kurban edemesen de bırak yanımda hep umut ol yarınlara...
Sığlığıma / içimdeki yalnızlığa bir dirhem hayatı aşılayan,
Sus.Dikenli telleri dudaklarına getirip kanatma yaralarını..Kavuşmamanın ızdırabına kanıp içme hüznün şerbetini..Bak kör bir yüreğe sevgiyi öğretiyorsun..Büyüyor içimde ölen bir çocuk..Yarım değil cümlelerim..Mutluluk fiilinden umut deryası cümleler kuruyorum mavilere..Rüzgarı omuzlarıma alıp bulutlara yeni göç yolları buluyorum..Biliyorum her yol sana...Biliyorum her söz sana..Evet zor yaşadıklarımız..Zifiri bir karanlık ilerlediğimiz, bir ölüm kalım savaşı göğsümüzden sildiğimiz..
Bırak aramızdaki özleme bakıp durma..
Kefenle gözlerindeki ıslaklığı..
Gün vuslat zamanı..
Gün bizi bizde yaşatma anı..
Doldur gözlerine kız cocuğu hayallerini..
Yürü bana doğru harf harf..
Yürü bana doğru dua dua..
Bir de gelirken bana,
Bİr avuç maviyi çok görme sakın..
Unutma;
Özlediğim kadar Sen’sin..
Sevdiğim kadar Ben’sin..
“ Seni özlemin en güzel yanı;
Seninle her gün yeniden doğmak mavilere..
Hep nefes al emi..
Seninle hayatlansın bu hayatım....“
28.11.2008
İsmail SARIGENE
|
Saat ve Tarih:
04:13
,
28/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
BU ŞARKI BİZİM OLSUN

dönmez olsun dönmez olsun
sensiz bu dünya dönmez olsun
sönmez olsun sönmez olsun
içimdeki ateş sönmez olsun
bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım olsun
görmez olsun görmez olsun
sensiz bu gözlerim görmez olsun
sevmez olsun sevmez olsun
kalbim başkasını sevmez olsun
bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım -olsun
geçmez olsun geçmez olsun
sensiz bu ömrüm geçmez olsun
gelmez olsun gelmez olsun
ayrılık bize gelmez olsun
bu şarkı bizim olsun
aşkımız sonsuz olsun
gönlümün pınarında adın ceylanım olsun
ALINTI |
Saat ve Tarih:
11:41
,
14/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
SEVDİM SENİ

Dert etme kendine inim inim inleme gönül,
sus bikere dinle çıkarsız sevdim seni.
üşürken ısınmaya hasret gecelerde yalansız sevdim seni.
ölüme esen sabah yellerinde yanarcasına sevdim seni.
aşkımız tarih yazarkende dillerde parçalanırcasına sevdim seni.
gözlerine bakamazkende,ağlarkende ve gözyaşlarımda boğulurkende sevdim seni.
sen sırtını çevirip gederkende...
hasret etmesözlerine damla damla ağlarken...
gel son kez dinle.
dört bi yanda sabah ezanlarında sevdim seni.
ellerini tutamazken,göğsünde uyuyamazkende,serseri olmayan namuslu duygularla sevdim seni.
bozkır kaldığım dağ yamaçlarında,yaşamakla-ölmek arasındaki ince çizgide,ödlek olmayan, yürekli bir sevgiyle sevdim seni.
sen şartlı sevdalarına yol alırkende,gözü kara sevdamla sevdim seni.
biliyorsun, yok demiştin bizim için umut...gel sen yüreğime unutmaktan söz et...
dedin diye...istedin diye...razı oldum, sustum.
şimdi paramparça dilim dişlerimde.sesimin çıktığı kadar,avaz avaz haykırıyorum...ölürcesine sevdim seni...
MURAT İNCE
|
Saat ve Tarih:
03:11
,
14/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
SEVDİM SENİ

Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutların beyazısın. Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla su’sun. Ne zaman bahar gelse, yağmur yağmur çiçek açar gökyüzünde sesin.
Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur gider yapraklarımı uzak diyarlara.
Sonbaharda kar yağar üzerime, üşür ömrüm. Yalnızlık kocaman bir dağ olup büyür gözlerimde. Gitme sevdamsın! Gidersen rotası belli olmayan gemiler alıp götürür umutlarımı ulaşamıyacağım yerlere...
Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini taşıyorsun!.. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin. Yaşamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz dağçiçeğim...
Ben seni ozanca sevdim türkünakışlım, aybakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabın güzelliği, yıldızların ışıltısısın sen karlı dağlarda, rüzgarların soluğu, güneşin dostluğusun. Umut, aşk ve alın terisin sen akalınlarda. Toprağa ekilen tohum, bahara söylenen aşkşarkısısın. Ceylan gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda...
Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim çiçekleri kanar içimde her gece... Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi... Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar...
Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm... Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki kırgınlık... Gitme... Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben. Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim, en çok seni sevdim...
Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı. Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.
Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum; içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur... Gitme sevdamsın, ateşimsin, hasretimsin… Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın… Gitme, ben sana kalbimi verdim… Kalbimi de alıp gitme…
Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm
|
Saat ve Tarih:
10:16
,
13/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
ÇEKİL GİT DESEMDE GİTME

"Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi
Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim
En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin
Bende Git Desemde Gitme"
"Sana Git Dediğim Yalan
Yokluğun Bende Kalan
Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme"
Çekil Git Artık Düşlerimden,
Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ?
Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden,
...Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık..
Dokunma, Kirletirsin Beyazları,
Konuşma, Tüketirsin Satırları,
Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık,
Çekil Git, Şafak Gelen Aralık...
Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden,
Sebebin Olurum, Yakanın Olurum,
Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden
Konuşma, Nefesini Al Benliğimden,
Ben Soluğunu Kesmeden,
Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden,
Git, Bir Daha Allah Aşkına, Hiç Dönmeden...
Yıkıl Git Artık Hayallerimden,
Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık,
Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden,
...Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık
Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi,
Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun,
Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin
Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi...
Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden,
Derdin Olurum, Korun Olurum,
Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum,
...Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden
Kal Yerinde Öylece, Ses Etme,
Mevsimler Solsun Senelerce,
Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece,
Öldü de, Bitsin Bu İşkence...
Ya da Bir Sonbahardı, Sarardı de,
Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de,
De ki, Gövdeden Dal Kırıldı,
Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı,
Sonra Toprağa Karıştı, Kurudu de, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
...Ve Çekil Git Artık, Gölge Etme,
Alın Yazısı Gibi Görme,
Değilim Birşeyin, Olmadım Hiçbir Şeyin,
Çekil Git Artık, Ne Olur Çekil Git, Kötü Söyletme...
Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de...
Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Kurudu de...
Sonra Toprağa Karıştı, Soldu de...
Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
Ne Dersen de...
MURAT İNCE |
Saat ve Tarih:
01:32
,
12/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
SENSiZLiGiM Mi YALNIZLIGIM MI ?...

Cigliklara hapsettigim sarkilarim var benim.. Sessizligin icinde agir aksak yurudugum yollarim var. Bir yerlerde takilip dussem de, tekrar kalkabiliyorum ayaga.. Ama dizlerimde yaralarin izleri kaliyor, silinmiyorlar.
Yarim kalmis hikayelerin tamamlanmamis cumlelerinde buluyorum kendimi.. Ne tamamlayabiliyorum, ne tamamlanabiliyorum.. Bir yanim hep eksIk, hep kirik.. Dunyam bir bir yitirdi renklerini.. Ne deniz mavi eskisi gibi, ne de gokyuzu.. Korkularim birakmiyor pesimi.. Adimlarima yapismiscasina nereye gitsem benimle geliyorlar adeta.
Sesleri duymaktan yoksun kulaklarim, sozcukleri soylemekten korkan dudaklarim var..Zaman hic bir seye aldirmadan devam ediyor yoluna..
Ya ben gecikiyorum zamana, ya da gec kaldiklarim erken cikiyor karsima...
Bu sensizligim mi, yoksa yalnizligim mi bilmiyorum.. Bir bilsen.. Seni her ozledigimde bir nokta biraktim duvarlarima.. Eger bir gun gercekten tutarsam ellerini, bakip ta gorursem gozlerindeki o sevdali hali, o noktalari birlestirip sevdanin kalemiyle, mutlulugun resmini cizecegim dunyaya..
Iste o gun yine masmavi, berrak bir gune uyanacak deniz.. Bulanikligini benden uzaga atacak.. Butun gecelerim sabaha varacak.. Ve bir daha hic gece olmayacak...
Sensiz gecen gunlerimin hesabini yarinlardan soracagim.. Sevinclere bogulacak icimdeki cocuk.. Yeniden sevecegim yagmurlari.. Hic soylenmemis, hic dillenmemis kelimeler fisildayacak ruzgar. Hic kimseler bilmeyecek, duymayacak, anlamayacak..
Korkuyorum iste.. Korkularimi buyutuyor zaman gitgide.. Ne olur izin verme korkmama, kendimden kacmama..
Gec kalmama izin verme kendime, gec kaldiklariminsa onunde birakma...
Gozlerim Gecenin Siyahinda Dansederken
Tadini Unuttugum Bir Duygu Kondu Yuregime..
Sen..
Geldim...
Neden ?
Yuregin Istedi ..
Son Kez
Kirdim Yuregimin Kilidini...
Simdi Iyi Dinle
Sen..
Sevgiye Ac Yuregim
Tukenen Umudum..
Kendini Kaybetmis Cumlelerim..
Acitmayan Huznum..
Akmayan Gozyasim..
Vazgecmeyi Bilmeyen Ozlemim
Sonmeyen Isigim
Renksiz Duslerim
Basi Bos Yalnizligim...
Yine Sen
Dur Durak Bilmeyen Zaman..
Kurdugum Hayal..
Korktugum Gercek.
Sakladigim Sir..
Icimi Titreten Ask..
Ve Sen
Ozledigim Asi Yanim..
Korkularimin Cigligi
Duy Beni
Gec Kaldin Bana Ben Gibi.
|
Saat ve Tarih:
06:06
,
9/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
SANA BİRŞEY OLMASIN NE OLUR

sana bişey olursa eğer..
hangi küfür eksik kalır dilimden,sana dokunan haine..seni benden çalan ömür hırsızına..hayatımın en büyük vurgunudur yokluğun..
sana dair ne varsa köküne çakılmış,sinsice atılmış bi kıvılcımdır 2mmlik bi demir..buz gibiliğinin inadına çıkarıyor içlerde bu tüketen yangınları..tüketmeden sönmeyen bu alevleri..
kendi gibi soğukluğa sürüklüyor,yaka-paça tüm içini sevgiyle ısıtanların yüreklerini..ordan çaldığı alevi satıyor sevdiklerinin içine..ve sevgin ısıtmıyor artık,kül ediyor zihnimi,yüreğimi darmadağın..
sana bişey olursa eğer..
hangisidir sen olmadan da kurulabilen hikaye..dilbilgisi dilimin eksikliğini giderebilir mi?..
kurduğum hangi cümledir öksüzlüğü sızlatmasın tüm kelimelerinin vurgularını..
nereye kaçışır durur bu umudun habercisi kelimeler,gülüşen kelimeler nerde kaybolmuştur..hangi dağın ardında vurulmuştur beklediğim sevinçler..
sana bişey olursa eğer..
hangi cinnettir,gelipte aklımı kaçırmayan..kaçırıpta kaybetmeyen..savurup benliğimi ordan oraya,kıymetsizce dağıtan..sonrada değmemiş gibi eli bu parçalığa,sessizce uzaklaşan..
sana bişey olursa eğer..
hangi rüzgarda durabilirim ayakta dimdik..
düşürmez mi bi bahar esintisi bile beni yerlere..sürgün etmez mi beni olmadığın yerlere..karıştırmaz mı toprak yanımı arzın toprağına..
üstümü başımı bulamaz mı sensizliğe,topraktan daha beter..
sana bişey olursa eğer..
hangi semtidir ikame edebileceğim bu kentin ..içinde sen olmadan,hayalin olmadan gülebileceğim yeri neresidir..huzuru saklayan köşesi neresindedir hiç belli etmeden bana..
yedi tepesinin hanginden baksam gösterir seni bana sınırsız..
hangi yolu çıkar sana,labirentlerinde dolanmadan,hüznü depolayan arka sokaklarına sapmadan..
sana bişey olursa eğer..
.....
sana hiç bişey olmasın nolur..
dokunmasın istiyorsan bana acın,solmasın istiyorsan yüzümdeki tebessüm,kendine iyi bak..
|
Saat ve Tarih:
12:25
,
8/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
SANA ÖLMÜŞTÜM SEVGİLİ

Gece yarısı ayazlar üç-beş devriyesini atmakta yine. Sensiz geçen bir günü yine sensiz gecelere kendi ellerimle gömüyorum. Sen yokken anlamı yok baharların artık .Anlamı yok çekilen onca acıların. Anlamı yok sensizliğin.. Sen yoksun sadece.. Sadece yok..Yoksa gitmiştin benden... Gelişin baharları müjdelemişken, gidişin bu kadar sessiz olmamalıydı. Bu kadar ölümüne sevmişken, bir gülüşün canımdan vazgeçmişken, gidişin bu kadar suskun olmamalıydı. Yoksun sadece yok…Bu kadar basit olmamalıydı ölmelerim, bu kadar çabuk bu kadar erken solmamalıydı çiceklerim. Artık ne sesin yankılıyor sokaklarımda, ne de varlığın geziniyor damarlarımda.. Sadece yokluğun kanıyor dudaklarımın ucunda.. Sadece suskunluğum can veriyor ayak uçlarında. Sadece ölüyorum yokluğunda.. Sadece ölüyorum, ötesi yok inan…
Sadece yoksun, ötesi yok inan..Gittin ve senin ellerinin yerine şimdi sonbahar yaprakları avuç içlerime kıvrılıp çığlık çığlığa soluyorlar.. Yokluğunda yüreğimin duvarlarına çerçevelenmiş hatıralarına bakıp bakıp sensizliğini dinliyorum. Sonra da suskunluğuna diz çöküp yalnızlığını demliyorum. Yoksun, her gece gözlerimde kanıyor senli hatıralar. Uykular firarda. Karanlığı örtüp üzerime seni anıyorum kırık dökük kelimelerimle. Sancılara girdap gönlümle adını sayıklıyorum ardı ardına. Yavaş yavaş boğuluyorum . Yavaş yavaş dibe çekiliyorum..Yoksun, gözyaşları biriktiriyorum avuçlarımda. Yoksun, mürekkebimden sızıyor kan rengi kelimeler. Bendeki adın hala bir ömür ile anılırken, kim bilir ölümsüz sevdam senin ayak uçlarında son nefesini vermekte.. Canım acıyor sevgili. Puslu bir havada vurulur, olduğun yere yığılırsın ya hani.. İşte gittiğin gün yalnızlığın mıhlandı alnımın ortasına. Gittiğin gün dudaklarıma mühürlendi adın…Şimdi yoksun ama ne geçmişimize gömüyorum seni ne de sensizliğine pes ediyorum. Çünkü; ben seni “ sensizlikte “ bile ömür boyu bekleyecek kadar sevmiştim. Eğer unutmak için sevmiş olsaydım seni, acıların için sırtımı semer bilmezdim. Ben seni yürüdüğün dikenli yollarda can yoldaşın olmak için sevdim. Ben seni yüreğime dokunduğun için, ben seni gül yüreğin için sevdim…
Hani acılarla beraber savaştık, hani her şeye inat sevdamızla ayakta kalacaktık.. Dimdik duracaktık kör ayazların önünde, gerekirse bedenlerimizden vazgeçip ölümü bile gurur sayacaktık aşkın kutsallığında..Şimdi canımı acıtıyor senli hatıraların gözbebeklerimde çığlık çığlığa ölmeleri. Canımı yakıyor suskunluğun dudaklarıma diklenen arsız kelimeleri. Savaşı kaybetmiş bir askerin düşmana esir düşmektense silahındaki tek kurşunu şakaklarına dayayıp onurluca ölmesi gibi ben de varlığında ölümü kutsuyorum dudaklarıma... Ya ölüm olmalıydım dudaklarında ya da son nefes olmalıydım soluduğun canda..
Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. Gittin, taş kesildi kirpiklerim. Gözbebeklerimden tek bir damla bile düşmüyor topraklara…Oysa bağrımı iki ayırıp bir baksan yüreğime, canımın ne kadar acıdığını o zaman anlardın..Görmüyorsun gözbebeklerimin kuruyup yüreğimin delice ağladığını. Yağmurlarla yarışa giriştim, tel tel yalnızlığıma hediye ediyorum yüreğimin çığlıklarını. “ Erkek adam ağlamaz “ sözüne inat yüreğim kan ağlıyor her gece..Yüreğimden akan her damla senin mutluluklarına duacı olsun, yalnızlığın ayak ucuna düşen her kelimem sana helali hoş olsun. Çünkü ben gidişlerine ömrümü adayacak kadar sevmiştim seni.. Sen beni sevmesen de, ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum…
Belirtmeden geçemeyeceğim sevgili; giderken sadece bendeki seni götürmedin ki; karakışa inat yüzüme baharları serpiştiren o kız çocuğunu, buram buram rüzgarla yüreğimin derinliklerine esen yağmur kokusunu da götürdün yanında. Gitmiştin, gözyaşlarını ellerimle silememişken aramıza dağlar örülse ne olur. Farkındayım; bir ömür uzaktasın bana. Şimdi hangi mevsimin hangi baharını yaşamaktasın ? Hangi rüzgarın koynunda yaralarını sarmaktasın. ?. Bilemiyorum ve bilmekte istemiyorum. Bildiğim tek şey var; sen hala bendesin.Sendeki beni öldürsen de , sen hala damarlarımda gezinen alyuvar sıcaklığında bana gülümsemektesin.. Giden sen olmana rağmen bendeki, yüreğimdeki adın hiçbir zaman değişmedi. Adımı unutsan da bendeki ölümsüz sevdan hiçbir zaman satırlara bir ikindi vakti gömülmedi. Lakin gittiğin günden beri hayatla aram pek iyi değil açıkcası. Yalın ayak yürüyorum dikenlerin üzerinde. Acılarımı acılarınla devşiriyorum..İleebed yaşamaktan gurur duyduğum gözyaşlarından bir sonbahar günü sıcak gülüşlerine taşınıyorum. Anla sevgili. Yalnızlığın dururken kapımda , kan bürümüş çığlıklarımı satıyorum ayazlara.. Karşılığında sadece senin bensiz de mutlu olduğunun haberlerini istiyorum. Bensiz uzaklarda mutlu olman benim yaşama sebebim sevgili..Son sözüm; her zaman gülümse ne olur. Acılarına kefil olmuşken ne olur gülümse hayata.. Gülüşlerin mutluluklara adanmışken sen her zaman hayatı sev. Ve hiçbir zaman ağlama sevgili. Çünkü; mutlulukların, yaşama sebebim iken; gözyaşların bedenimin örtüldüğü kefen olur….
Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Kimliksiz rüzgarlara bel bükerim. Çünkü, sen yoksun yanımda..İsyanlara bilenirim yalnızlığın kanayan yüzünde. Sen yoksundur artık, her gece karanlığa bürünür. Her yağmur sonrası gülüşlerin takılır göz ucuma. Gökten tel tel senin yağmanı dilesem de iliklerime kadar yalnızlığınla ıslanırım…Borana tutulurum sonbahar gecelerinde. Yalnızlığın bayat dudaklarına sürülür kirpiklerim. Sana özlemim kanar avuçlarımda. Gözyaşlarım sel olur akar toprağa. Gün olur ölümsüzlüğüne düşer kelimelerim…Ama hiçbir zaman pes etmem yokluğuna. Savaşırım kanımın son damlasına kadar. Ama yokluğun duruyor gözlerimde..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım... Seninle başladı yüreğime kilit vurup ölüme susmalarım..Pervasız fırtınalara yenik düşer yalnızlığım. Evlat edinirim karanlıkları sensizliğin mateminde. Sensiz baktığım dipsiz kuyuyu andırır bana. Bak görüyor musun gri tonlar giydirilmiş hüzünler çizilmekte ömrüme. Artık her rüzgar yalnızlığı çarpıyor yüzüme. Her dalga karanlığı….Sen gittin içimdeki aşkı, yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum.
Bir gün sensiz ölmenin acısını bırakacağım satırlara.. Tabutum olacak gözbebeklerinden düşen gözyaşın. Kefenim olacak susmaların. Şimdi varlığın kepenklerini indirip sensizliğinde uyumaya gidiyorum. Ve sabah kalktığımda değişten bir şey olmayacak.. Her zaman ki acılar düşecek paydalarıma..Uyandığımda perdelerime hep yokluğun doğacak tıpkı gecelerimin alnına yalnızlığın soğuk çığlıkları örtüldüğü gibi..Yoksun işte.. Canım acıyor sadece. Neden diye sorma.. Sadece yoksun. Soluyor taze baharlarım.. Sebep arama ne olur. Sadece yokluğun ile varlığın arasında yavaş yavaş ölüyorum; ötesi yok inan.
Bir tek adın kaldı dudaklarımda,
Bir de gözlerimde hatıraların...
Hani dik duracaktık acıya,
Hani aynı yürekle gülüp
Aynı gözlerde ağlayacaktık sevdaya...
Şimdi yalnızlığın ipi geçti boynuma.
Yokluğun yükledi sırtıma...
Bir tek acıların kaldı gözyaşlarımda..
Güneşi bile ağlatacak acıların..
Oysa ben yemin etmiştim,
Acıların icin sırtımı semer bileceğim diye.
Söz vermiştim,
Sensiz ölmeyeceğim diye...
Şimdi sensizlik duruyor başucumda..
Şİmdi ayazlar yüregimi sorguluyor
Ayrılığınla yüzüme vurduğun kapımda..
Söyle ne olur...
Beni unuttuğunu söyle...
Hiç sevmediğini haykır..
Yeminlerinin yalan olduğunu,
Sevginin sahte olduğunu vur yüzüme...
Yemin olsun ki,
Bir damla gözyaşı düşmez artık..
Çünkü gittiğin gün,
Ayak uçlarında
" Sana " ölmüştüm sevgili..
Bir gece yine sana koştugumda gözyaşlarını silenler seni teselli edenler vardı
ve o gece son sözlerim
" Unutma ki; ölenler, hiçbir zaman yaşayanlar icin gözyaşı dökemezler..." |
Saat ve Tarih:
11:48
,
4/12/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
DÜŞLERİM

Beni aramaya çıkarsa düşlerin
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim
Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara
Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir ananın boş kalmış dizinde ara
Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım
Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara
Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara
Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara
Öyle senden çok uzaklarda değilim
Görmesini bilen gözlerin bakışındayım
Belki sana senden daha yakın bir yerde
Çarpan kalbinin her atışındayım
Aklına düşerim hani olur da
Beni sığmadığın duyguların içinde ara
O kadar da kolay bulurum sanma
Beni benim seni görebileceğim biçimde ara.....
alıntı |
Saat ve Tarih:
05:00
,
30/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
AH ! SEVGİLİM YÜREĞİMİN ATEŞİ

Sana baktığım zaman gözlerim kamaşıyor.
İnce bir rüzgar esiyor saçlarının arasından,
bütün denizler deviniyor ..
binlerce güneş parlıyor gözbebeklerinde..
senin ışığın öyle parlak ki gökyüzündeki utancından eriyor
Sana dokunduğum zaman sudan geçer gibi ellerim,
senin beyazlığınla arınıyor.
Yüreğimin içinden ırmaklar akıyor.
Sana dokunduğum zaman nefes alamıyorum,
soluğum kesiliyor.
Sana dokunduğum zaman boyut değiştiriyorum..
bütün renkler yenileniyor.
Bir masanın başında oturuyorsun,
elinde çay bardağı…
Diyelim ki çay içiyorsun.
Senin oturduğun masa birden anlam kazanıyor.
Çay daha lezzetli,
masa daha sevimli,
bulunduğun oda huzur veriyor.
Sen yürüdüğün zaman bastığın kuru toprakta çimen bitiyor,
çevrende güller açıyor.
Kuşlar havalanıyor sevinçle mavi gökyüzüne.
Senin el sürdüğün yerden bereket fışkırıyor.
Ah sevgilim..
yüreğimin ateşi,
başımın dumanlı yüce dağı,
dinim kadar imanım kadar güvendiğim ey güzel insan..
seni kimse benim gözlerimle görmüyor.
Sana sıradan biriymişsin gibi,
yüzüne bile bakmadan bir söz söylüyor,
cevabındaki gizemi fark etmiyor.
Seninle kurulan cennet umurlarında değil..
Ama senin yüzüne bakıyorlar,
onlara gülümsüyorsun,
sana uzanıyorlar ses etmiyorsun.
Verdiğin nimetin farkında değiller.
Ben sana niçin onlarla berabersin diye hesap sormuyorum.
Ama onlar senin değerini bilmiyorlar.
Bunun adı kıskançlıksa evet..
Seni kıskanıyorum..
Ama bu, sana layık olmayanların vurdum duymazlığından kaynaklanıyor.
Kimse seni bulunduğun yerden bir santim aşağıda göremez,
görmemeli..
İşte o zaman çıldırıyorum.
Sana uzanan elleri kırmak,
sana bakan gözlere mil çekmek istiyorum.
Sen burada,
benim dünyamda,
teksin,
ulaşılmazsın.
Sana ulaştığını sanan herkese kızıyorum
Çünkü onlar seni benim gözümle seni görmüyorlar. |
Saat ve Tarih:
11:21
,
29/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (1) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
CANIN CANIMDIR

Öyleyse canın canımdır...Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lafımı,Ne sekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,Seni de dupduru isterim karsımda...
Dostsan
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Laf değil, icraat beklerim senden!Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...Keskelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selam vermeyen,Ölüme de fazla yaklaşmasın!
Dostsan, ölmemi bekleme!Haklıysam, yasarken savun beni!
Yasarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!Her söylediğimi onaylaman sart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...
Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...Kandırmanı asla kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,Derdine ortak ararsan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
Senin isin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan
Küçümsemeden, küfretmeden,Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sayfama...
Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım,
ama...
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,Sen, aslında aptal olmadığımı,Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan...Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni,Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola
İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!
Dostsan, mevsimince yağ...Kıssan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karsı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
Sana fazla geldiğim ilk anda,Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden...Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama,
Gitmeye davranırsam bir gün,Sen de karsımda set olma!
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,Yoluna bas koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!!!!!!!
ALINTI |
Saat ve Tarih:
07:27
,
28/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
NE OLUR ORDA KAL

Sana akıyorum,
çünkü sesinde, bedeninde, kuşatmış durumda beni...
Sana karşı savunma dahi yapmıyorum
böyle bir teslimiyet de rahatsız etmiyor beni...
Yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça,
sesine yüklediğin gizleri çözerken,
hep kendimden bir şeyler buluyorum sende...
Sana akıyorum,
çünkü o kadar çok paylaşacak şeyimiz var ki seninle...
Bu güne kadar paylaştığımız her şey,
her an umut veriyor sonrası için bana
ve ben belki de sende bu umudu yaşamayı,
yaşatmayı seviyorum...
Biliyorum ki hayatın bir yerinde sadece bize özel bir çiçek var,
o çiçeği birlikte bulup,
kokusunu ciğerlerine çektiğimizde hayata
ve birbirimize sımsıkı sarılacağız...
Sana akıyorum,
çünkü bir insanı tutkuyla,
beklentisiz ve delice sevmenin tadını sende yaşadım ben...
Bunun anlamını senle öğrendim,
bunu senden başkasıyla da yaşayamayacağımı biliyorum...
Sende,
seninle yaşamak
her an bir şölen tadında
ve ben böylesine keyifli,
böylesine eğlenceli ve hayat dolu bir şöleni
bırakıp gitmek istemiyorum...
Sana akıyorum,
çünkü hayatın uslanmaz ruhusun;
sen ve ben belki de bu ruha aşığım aslında...
Seninle yenileniyorum,
sadece seni düşünmekle yüreğimde,
beynimde çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa
hepsinden arınıyorum bir anda...
Sana akıyorum,
Bütün coşkum,
bütün saflığımla...
Aşka,
sevgiye,
güzelliğe dair ne varsa
benimle akıyor onlarda sana...
Benim gibi çoşku dolu bir ırmağı da huzurlu,
sakin bir göle çevirecek tek güç sensin...
Ne olur orada kal,
ayrılma seni gönül gözümün görebileceği noktadan...
Sana ulaşamasam bile varlığını hissetmek
ve senin yolunda olmak yetiyor bana...
ALINTI
|
Saat ve Tarih:
10:46
,
27/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (1) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
UNUTMA BENİ

O kadar yalnızım ki, o kadar yorgun bir o kadarda çaresiz. o kadar yabancıyım ki dünyaya sanki hiç yaşamamış gibi, ama artık yaşamak bile istemiyorum...
Hayatın bana verdiği zamanın sonuna gelmesem bile sanki ben bu sefer son sözleri söylüyordum. Çok çaresizdim, mutsuz, yalnızdım. Yalnız...
Hiç bir şey için umut yok artık ne hayata,ne geleceğe, ne yarına, nede daha sonrasına...
İşte bu kadar yalnızken ben, bu kadar çaresizken...
Sen çıktın karşıma...
Önce arkadaşım oldun; konuşabilecek derdimi anlatabilecek bi arkadaş...
Sonra dostum oldun; hayatta birlikte başardık yada başaramadık bazı şeyleri ama bana yalnız olmadığımı senin hep yanımda olduğunu öğrettin...
Şimdi 'AŞKIM' sın; belki en çok istediğim şeyleri başarıyorum yani başarıyoruz. Yaşamayı öğrettin bana, mutlu olmayı, mutluluğu yaşamayı öğrettin bana. Bana aşkı öğreten sen... şimdi diyorsunki
-Haklıymışsın yanlızmışız bu dünyada, hayatta iyilik,güven,en önemlisi aşk sevgi bunlar laftan ibaretmiş..........
-Biraz şaşırttın beni,senden bu sözleri beklemezdim....
-Ne bekliyordun haklıymışsın işte yaşadıklarım ve hayat seni haklı çıkardı.....
-Neyi bekliyordum biliyormusun,çıkıp karşıma hayır yanılıyorsun hayat öyle degil aşk sevgi sevmek öyle degil hatta benide oyle olmadıgına ınandırmanı isterdim. Ben onları seni inandırmak icin söylemedim onlar benim dogrularım,sen kendi dogrularının arkasında durmalısın sen kendi dogruların icin savaşmalısın sen dogrularını dogru bildigin icin yaşamalısın bence bunu yapacak gucunde yüreğinde ve o yürekte sana güc verecek sevginde var...........
-Beni okadar tanımıyorsun nereden biliyorsun
-Üzerime yürüyüşünden inandıklarını yüzüme haykırışından yüzüme carptıgın kapılardan kocaman yüreginden ve o yüreginde sakladıklarından.......
-Sanki bir kabus yaşıyorum sevdigim kim varsa hepsi bana kızgın ,onların iyligini düşünerek hareket ettigimden onları çok sevdigimden hani derler ya en buyuk yarayı en buyuk darbeyı hep en sevdiklerinden alırsın diyorum ya haklıymışsın işte haklıymışsın......
-Bence erken pes ediyorsun belkide çok cabuk vazgeciyorsun........
-Belkide sandığın kadar güçlü değilimdir,hayatımda üzmedigim kimse kalmadı sevdiklerimi kaybettim kayan yıldızlar gibi birer birer hazan yaprakları gibi doküldüler hayatımdan teker teker kimse yüzüme bile bakmıyor........
dinle ozaman bu şiiri anlatsın sana olan hislerimi
!!!!!!!!!!!!!!Güzel olan
Her günü seninle tekrar tekrar yasamak
Erimek yarini olmayan zamanlarda
Durdurmak bir yerde bütün saatleri
Bütün kurallari kirip parçalamak
Sonra varmak o yerlere
Mevsimlere dur demek
Kar yagarken çiçek açtirmak agaçlara
Günesi bir aksam saatinde tutup birakmamak
Sonra doldurmak ay isigini kadehlere
Delicesine içmek
Ve unutabilmek her seyi ansizin
Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
Birlikte geçmis, gelecek bütün çaglari asmak
Güzel olan
Sevmek seni Tanrilar gibi
Seninle Tanrilasmak...
Bir gün bu akan sele dur diyecegim, göreceksin
Ne bu sehir kalacak
Ne bu duygusuz sürü
Bu korkunç kalabalik
Her vapur seni getirecek bana
Bütün istasyonlarda seni bekleyecegim
Kapilar sana açilacak
Senin için söylenecek sarkilar
Siirler senin için yazilacak
Her evde bir resmin
Her meydanda bir heykelin olacak
Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
Kopup ötelerden, ötelerden
Yalniz bana geleceksin
Bir gün bu akan sele dur diyecegim göreceksin.
Ben eskimeyen tek güzelligi sende gördüm
Sende buldum erisilmez hazlari
Yaninda siyrildim korkulardan, yalanlardan
Duygularin en ölmezini sende duydum
Susuzlugum dudaklarinda dindi
Yalnizligim ellerinde
Çogu gün unuttum açligimi
Sende doydum...
Ilk defa seninle bütünlendim, anliyor musun
Anladim yasadigimi her nefes alista
Seninle geçtim bütün zamanlardan
Seninle var oldum
Eridim seninle bir sonsuz çalkanista.
Boynunda bir yer vardir, ben bilirim
Ne zaman oradan öpsem,
Degisir gözlerinin rengi
Yanar dudaklarin, terler avuçlarin
Dökülür kapkara aydinlik gibi
Omuzlarina saçlarin
Gitgide artar kalbinin vuruslari
Bir musiki halinde dünyami doldurur
Ansizin bütün sesler kesilir
Zaman durur
Bir bas dönmesi baslar o en yükseklerde
Her gün seninle yeniden var oluruz
Eriyip kayboldugumuz yerde...
Sesini duymadigim gün
Yasanmis degil
Açan çiçek degil
Öten kus degil
Yüzünü görmedigim gün
Içimde yildizlar sönük
Günesler günes degil
Seni sevmedigim gün
Seni anmadigim gün
Olacak is degil...
Her günüm seninle geçsin
O günese en yakin
Kimsenin varamayacagi bir dag basinda
Uçsuz bucaksiz uzak denizlerde
Insan ayagi degmemis ormanlarda
Uzaklarda, en uzaklarda
O gemilerin ugramadigi limanlarda
Isigim ol, alinyazim ol benim
Vatanim ol, evim ol
Yeter ki bir ömür boyu benim ol
Her günüm seninle geçsin...!!!!!!!!!
S.TOKAY
şiir:ümit yaşar oguzcan
|
Saat ve Tarih:
04:54
,
22/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (2) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
YÜREGi(N)MDE KOCAMAN BiR ÖZLEMLE ÖLECEGiM(Z)

" Rüyalarimda yüzüme gülümsemeyen bir baba, el ele tutusup ucurumun ucunda duran iki cocuk, aski yillar önce yitirmis bir adam, kiskancligini silah edinmis bir kadin ve mahser günü elimi tutmasi icin arayacagim, dudaginin kenarindan düsen bir gülümseyisine ömrümü feda edecegim insan icin atilcak sessiz bir cigliktir bunlar... "
Hersey anlamini yitiriyor, hersey matlasiyor ve hersey sanki rengini kaybediyor bu gece.. sensiz günlere adim atmak ve o adima sen dolu bir bedeni hazirlamak , delice severken yüregine sus demeyi ögretmek... senli düslerim bile emanetken seni sahiplenmek iste hayatin söyledigi en büyük yalandi sevgili.. gözlerim acik inandim.. yalan oldugunu haykiran zamana inat, ben yinede inandim.. yüregin benimdi ya kimseler alamaz sanirdim..ve iste bu gece yine dönüssüz biletler kesiyorum, beynimden yüregime giden tüm yollara imkansizlik barikatlari kuruluyor.. sessiz süzülen her bir damlada sen damliyorsun yine icime... her bir damla okyanus olmusken icimde ben oluk oluk seni atiyorum gözlerimden..
yarin yeni bir gün olacak ve herkes yeni bir güne uyanirken ben senli günlere yüregimi gömecegim.. sesimden adin anilmayacak, kelimelerimden askinin tarifi yazilmayacak ama gözlerim hep sen diye bakacak...hic bir sokakta yagmur altinda elele tutusmus adim izlerimiz nede o kitap kokulu cafelerde gülüslerimiz yankilanmayacak...sonunu bir türlü getiremedigimiz o hayallerimiz gibi..
aci bir cigliksin bu gece, bogazimdan cikmak icin cirpinan.. bir ciglik ki cikinca agiz boslugumdan kalbimi kanatacak.. sanki duyulunca cigligim bitecekmis herkesin acisi gibi iste öyle bir cigliksin bogazimda bu gece.. kapanacak baska kalplerde acilan yaralar cigligimla ve yeni bir sabaha mutlu uyanacak yarim kalmis hayatin insanlari.. ben sen dolu gözlerimle sessizligle karisacagim.. hayal bile olsa hayalinde bile olsa birak ellerimi , kendime kanayan bir yara olayim artik.. kanamasin yüregin kanatmasinlar yüregini...
gölgemi birakiyorum ardin sira ne olur yürüdügün hic bir yolda dönüp bakma ardina, yüzünü görmeden sevdim seni birak gölgem gölgene sarilip yürüsün benim yerime...
bu askin tutundugu bütün ipleri kesdim bu gece,
Vuslat günü mahsere kaldi sevgilim,
o gün bir benim ol
bir senin olayim..
o güne kadar Yüregin(M)de sakla(N)
iste avaz avaz cigligimi savuruyorum gökyüzüne...
hoscakal sevgilim...
Hüznün Hüzünleri |
Saat ve Tarih:
01:38
,
22/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
GİT ARTIK

Git artık !…
Sustuklarını bana harcama…
Dilimdeki pasaklı küfürleri kaldıramazsın.
Yüregine gelmeye vesaitim yok.
Ve kalmaya yerim…
Git artık !
Yollarını bana harcama…
Sürgün ve hükümlü yanlarımdan vurgun yiyorum en cok…
Düslerimi tükürüyorum mosmor bir kusmukla.
Bitmiyor öksürük nöbetlerim.
Sökül artık nikotine kesmis cigerimden…
Duvar örülü kapıların ardında özgürce büyüdüm ben oysa…
Tutsaklıgım sanaymıs.
Simdi azad ettim kendimi
Parcalandı zincir..
Git artık!..
Suskunlugumun Katili…,
Kelepce vurma özgür düsüncelerime!
Sana haykırdıgımı sandıgım her yazıda,
Kendime carpıyorum..
Dipteyim simdi, sevin!
Bu yüzden “gel” bitti dilimde…
"Git" büyüdü icimde…
Cıplagım…Ardısık hüzünlerde…
Elbiselerimi zaman giymis teker, teker..
Begenmemis ,cıkarmıs hepsini…
Sesine yakın bir notam yok, söyledigim sarkilarda…
Bu yüzden cekmiyorum geri öfkemi…
Cıkma karsıma, silindin!
Daha sokak köpeklerinin küfürleri var dilimde..
Katı bir yalnızlık hükmüne boyun egmis,
Suskunluklarimi bozdun sen!
Sustuklarinida bana harcama,
Sustuklarinla birlikte silindin!
Sakin.. arkana bakma, sakinnn…
Dedim ya,
Kaldiramazsin dilimin pasakli küfürlerini!
Simdi ebediyete kadar sus,
"S.i.L.i.N.D.i.N"
UNUTMAKİ GONDEREN SENSİN GİDEN BEN
ALINTI
|
Saat ve Tarih:
09:46
,
19/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
EY AŞK

ey aşk !
bülbül değilsin ki seni dinlesem
su da değilsin ki bir kere içsem
ateş mi desem o da değilsin
niye beni yakıyorsun ?
ey aşk !
ulusum var benim gelir asya'dan
sen nereden geliyorsun tanınmadan
uçan kuş değil gelen ok değilsin
adamı vuruyorsun kalbinin tam on ikisinden
söz etmiyorsun geçmişinden, geleceğinden
kimliğini bildirmiyorsun
sen ne tanınmaz şeysin ?
olsana tanıtanlardan
ey aşk
yaz mevsimi desen inanmıyorum !
sana kışsın desem dondurmuyorsun !
bahar desem sana çiçek açmıyorsun !
geriye kaldı bir tane soldurmuyorsun !
hangi mevsimdensin ?
nereden gelmesin ?
söyle bir kere ? bende bileyim
sen nelere kadirsin ? bilmiyorum ?
ey aşk
gören gözleri görmez edersin
garip hastalara şifalar dilersin
peki
doktor musun sen ?
değilsin
söyle bana sen kimsin ?
ey aşk !
külüm yok, dumanım yok
yanıyorum orta yerde ateş yok
her geçen gün eriyorum benden gidenler pek çok
söyle bana ? belam mısın ?
ey aşk
ey aşk !
şeker değilim suda erisem
yağ, hiç değilim tavaya girsem
bal ise hiç değilim dillerde erisem
şu birkaç gün içinde eriyerek ben
tanınmaz oldum o gün bu günlerden
nesin ? bana söylesen ?
ey aşk
ey aşk !
su var orada görüyorum ben
susuzluğum artıyor dünden bugünden
bir damla içirtmiyorsun ne zalimsin sen ?
kimsin ?
in misin ?
cin misin ?
söyle bana ey aşk ? söylesene sen ?
ey aşk !
ne dereyim ben ne de ırmağım
akıyor göz yaşım durdu dimağım
derdi mi verdin ? şifayı gizledin
ne istiyorsun ? söyle ? ne edeyim ?
ey aşk
ey aşk !
bu garip kuşun yuvasını sen
yap gidiyorum takatten yoksunum ben
yapmayacak mısın ? söyle niye sen ?
çok zalimsin
ey aşk
ey aşk !
sen beni kuş yaptın uçamıyorum
her kanat darbesinde gark oluyorum
o sevgiliye ulaşamıyorum
kanadı verdinde uçurtmuyorsun
ne zalimsin ?
ey aşk
ey aşk !
dost değilsin ki kapımı açayım
arkadaş değilsin ki selam vereyim
sevgilim hiç değilsin sana yanayım
mektuplar yazayım
ey aşk
ey aşk !
yılan bile su içerken dokunmaz insana
içtiğim şarabı da bir zamanlar sen getirtmiştin gene bana
insan sözünden döner mi ama ?
başka şarap taşımaz artık bu bardakta
bırak kalsın o benim kabımda
el verip sır edip uzaklaşmakta
gene bir hünerin var senin bunda da
elveda dedim göz yaşı döktüm
bel bağlayarak saçlarımı söktüm
kırk yıllık şarabı nereye döktüm ?
ey aşk
ey aşk !
ben koskoca vatandım
sanıyordum fetih edilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
narlarım, çamlarım
kaybettim onları göremiyorum
ölüm değilsin ne de azrail ?
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
koskoca bir memleketim
sanıyorum fethedilmeyecektim
şen şakrak dağlarımda eksilmeyecekti gülüm, bülbülüm
çamlarım, narlarım
böyle mi olacaktı benim memleketim ?
ey aşk
ey aşk
söylenişin tatlıda
diş biletirsin eski dostlara
hiç düşmez ağızlarda
" tapılacak kadınsın aşığım sana "
" başka birini görmez gözüm dünyada "
diyerek çalarsın bu kapıları
açmam diyecek biri çıkar mı ?
bu dünyada sırrını çözemedim
ismin yine karşımda
aşk-aşk -aşk
CENGİZ UNUTAN
|
Saat ve Tarih:
11:53
,
18/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
ÖLÜMSÜZ BİR SEVDAYDI

Ölümsüz sevdaydı bizimkisi
Bir bakış , bir tebessümle başladı her şey
O kadar güzelki adeta melekleri andırıyordu
Korkuyordum o güzelliğin ,
Beni beğenmemesinden , reddetmesinden korkuyordum.
Açılamıyordum bir türlü , endişeliydim
O kadar çok istiyordum ki
Aklımda ki tek düşüncemdi.
Günler geçti , haftalar geçti ,
Sevgimi , düşüncelerimi kullanamaz duruma gelmiştim.
Konuşmak , içimi dökmeye ihtiyacım vardı.
Cesaretimi toplayıp , konuşmak istiyordum
Ama o güzellik .............
Sanki güzelliğin bir koruması , bir büyüsü varmış gibi yanına yaklaştıkça
Kendimden geçiyor dilim tutuluyordu.
Kararlıydım sonucu ne olursa olsun
Konuşmak istiyordum.
Cesaretimi topladım ve parkta oturduğu masaya iliştim
Zordu konuşmak , açılmak
Yarı konuşuyordum , yarı kekeliyordum
Ama sonuçta duygularımı dile getirmiştim
Arkama bakmaksızın kalkmıştım masadan
Ardından haftalar geçti ,
Bir mektup geldi elime
Mektup ondandı.
Mektubu açıp okumayı bırak , kokusunu hissetmek
Bile insanı rahatlatıyordu.
Mektupta benden çok hoşlandığını ve onunda
Hep beni düşündüğünü anlatıyordu.
Düşüncelerinin çok karmaşık olduğunu , onun için
Bana kesin bir şey söyleyemediğinden
Bahsediyordu.
Karamsarlığa düşüyordum , mektubu defalarca okuyor ,
Üst üste sığara yakıyordum.
Geldi , benimle konuşmak istediğini
Dile getirmişti.
Bana ilişki arkadaşlık gibi şeylere önem vermediğini
Olursa evlilik olacağını ondan başkasını , düşünemeyeceğini dile getirmişti.
Bundan onur duymalıydım , duyuyordum da
Tertemiz ve melek gibiydi
Diğer kızlardan çok faklıydı
Düşüncelerinden sonra hayat adeta tersine dönmüştü
Ben tek ümidi
Okumakta olan bir öğrenciydim.
Evlilik benim için sadece bir masaldı.
Ne işim vardı ,
Nede askerliğimi yapmıştım.
Nasıl düşünebilirdim evliliği , kendi kendime kızıyor isyan ediyordum.
Çıkmazdaydım , ne okula gidebiliyordum
Nede bu işe çare bulabiliyordum.
Hayal kurmaya başlamıştım.
Pembe hayaller ,
Hayaller bile beni o kadar mutlu ediyordu ki
İleriyi düşünemiyor , düşünmek istemiyordum
Her günüm nerdeyse parkta geçiyor , acaba görebilir miyim?
Ümidiyle yaşıyordum.
Görmek konuşmak istiyordum.
Mecnundan beter olmuş , Leyla mı aramaktaydım.
Aradan aylar geçti , ne gelen var ne giden
Sanki yaşadıklarım bir hayal gibi
Görünüp kaybolmuştu.
O güzelden bir daha hiç haber alamadım.
Adeta melek misali göğe yükselmiş ,
Bulutların arasından beni seyrediyor
Beni izliyordu.
Bir gölge misali , nereye gidersen gideyim
HEP BENİMLEYDİ............
ALINTI |
Saat ve Tarih:
10:56
,
11/11/2008
Yazar:
TOKAY ŞİİR
|
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
|