BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


           
   
1/3/2007 - MSN: Mahvolan sosyal nizam
Bilgi çağının tekel haline gelmiş yazılım devi Microsoft'un geliştirdiği anlık mesajlaşma uygulamasını ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişinin kullandığını biliyor muydunuz?

Bu rakama göre ülkemizdeki yaklaşık 5 kişiden biri yeni çağın sosyal iletişim aracını kullanıyor. Memleketimizdeki internet kullanım oranı arttıkça MSN kullanıcılarının sayısının da artacağı muhakkak.

Sosyal iletişimde bir nevi devrim yaratan bu iletişim aracını kullanmayı çok seven halkımız MSN ile dünyanın en ücra yerindeki akrabalarıyla görüşüyor, hasret gideriyor. Şirketlerin birçoğu iş bağlantılarını ve işle ilgili tüm iletişimlerini MSN ile yapıyor. Telefonu kullanmak yerine MSN, ICQ, Skype gibi hızlı mesajlaşma servislerini kullanan insanlarımızın sayısı çığ gibi artıyor. Kimisi hesaplı iletişim sağladığı için bu yolu tercih ederken kimisi de kendini daha rahat ifade edebildiğini düşündüğü için bu hizmetlerden faydalanıyor.

MSN uygulamasının faydalarından daha fazla bahsetmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Şu an bu satırları okumakta olan internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğunun bu eşsiz iletişim araçlarından en azından birini kullandığına eminim. Yazımın başlığında da değindiğim gibi benim esas sizlerle paylaşmak istediğim konu: Mahvolan Sosyal Nizamımız.

Geçen günlerde basında çıkan ve çay ocağında internet kullanımından bahseden bir haberi okuyunca bugünün dünyasında yaşayan bizlerin öncekilerden çok farklı iletişim alışkanlıkları edindiğimizin daha çok farkına vardım. Çay ocaklarındaki MSN kullanımı hayatımızın ve dolayısıyla iletişimimizin ne denli sanallaştığının çok somut bir örneği. Çay siparişlerimizi internetten vermeyelim demiyorum ama belki gün gelecek esnaf ile çaycı arasındaki o güzel diyalogları bile özleyeceğiz. Bir çay daha getirir misin dediğimizde r0;Tamam Abir1; diyen çaycı çırağının sesine hasret kalacağız.

Günümüzde duygular bile artık J L gibi ifadelerle anlatılır oldu. Bilmiyorum farkında mısınız ama günümüz insanı git gide sosyal hayattan elini ayağını çekiyor. Yemeğimiz internetten verdiğimiz bir siparişle evimize geliyor, sevdiklerimize hediye almak için bile dijital alışverişi tercih ediyoruz. Satıcı ile alıcı arasındaki pazarlık çekişmelerinin yerini internet sitelerindeki açık artırmaların aldığını hepimiz izliyoruz. Elektronik ticaretin faydaları, firmalara, tüketicilere getirdiği kolaylıklar tartışmasız harika ama sanırım bizden alıp götürdüğü bazı güzelliklerin olduğu da bir gerçek.

Gelelim yeni çağın iletişim aracının sosyal nizamımızı nasıl alt üst ettiğine. İyi niyetle kullanıldığında birçok fayda ve güzelliği bizlere sunan anlık mesajlaşma servisleri aile hayatımızın ortasına dinamit gibi düştü. Evinde internet bağlantısı olan tüm aileler de bir nevi tehdit altında. Daha geçenlerde sapık zihniyetli bir çetenin küçük çocukları MSNr17;den nasıl taciz ettiğini ve uygunsuz görüntüleri nasıl elde ettiklerini bu siteden okuduk. Masum bir r0;slmr1; ifadesiyle başlayan sanal diyalogların nasıl aile facialarıyla sonuçlandığı hepimizin malumu. Zaten çatırdamakta olan geleneksek aile ortamımız her geçen gün biraz daha internet dünyasının tacizine uğruyor. Güzellikler sunan keşifler hayatı mahveder hale gelebiliyor. Tümüyle toplumsal bir çöküntü yaşamadan internet aleminin zararlarından kendimizi ve çocuklarımızı korumaya çalışmamızın zamanı geldi de geçiyor bile.

***Hakan Duran, Milliyet Blog Yazarı


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - Müzik ayağa mı düştü?!!!
Herkes müzik yapabilir mi? Yapabilir herhalde baksanıza, önüne çıkan şarkıcı oluyor, grup kuruyor. Kulakları var mı? Çoğunun yok. Bizim müzik dinleme zevkimiz ne oluyor?



Kimsenin umrunda değil. Ben "Barbi (!) misin, magazin güzeli" diye bir şarkı dinlemek zorunda mıyım? Yoo! Bunların sorumlusu kim peki? Kasedi çıkaran şirketler mi? Yoksa kaset çıktıktan sonra dinleyenler mi? Çok soru var cevaplanması gereken. Ben yardım istiyorum sizden bu konuda. Normal mi ya? Barbi misin magazin güzeli... Bu ne yaa? Size çok süprizli bir haber vereyim mi? Bu şarkıyı kim söylüyor biliyor musunuz?

Tuğba Ekinci'nin eski kocası! Aslen basketbolcuymuş. Niye şarkı söylüyor? Canı sıkılmış herhalde. Klibinde de makyajdan yüzünün gerçek hali görünmeyen sarışın bir kız oynuyor. Klibin sonlarına doğru bir popo sallama sahnesi geliyor. Sonra bir anda Tuğba Ekinci'nin yüzü görünüyor o sarışın kızla birlikte. Ağızlarını yamultuyorlar, havaya öpücük yolluyorlar falan... Arkadaki müzik malum zaten! Barbi misin magazin güzeli... Ayrıca Barbi'nin yazılımı da ayrı bir merak konusu. Adam kırk yıllık markayı Türkçe'ye çevirmiş. Ya da klibi yayınlayan kanal bunu yapmış. Orası kesin değil. Kasedi almadığım için bilmiyorum.

Şimdi başta Kral Tv bu tür şarkıcıları sonuna kadar desteklemekte... Ben Kral Tv izliyordum eskiden ama bıraktım. Çünkü sırf arabesk ve bu tür yeni çıkan şarkıları (!) çalmaya başladı. Dinleyemiyorsunuz bir süre sonra. Ben bir klip bekliyordum ekran başında. Ama hayatınızda duyamayacağınız kadar kıro şarkı ard arda çalıyor. Annem en sonunda geldi ve odamı tavernaya çevirdiğimi söyleyerek kanalı değiştirdi. Ben de bayılmıştım zaten, ses çıkarmadım. Kral Tv en izlenen müzik kanallarından biri. Türkiye'nin yarısından fazlası arabesk dinliyor zaten tartışmasız. Ve "Barbi misin" türündeki şarkıları da onlar dinliyor. Çünkü ben daha o şarkıya Kral Tv haricinde bir yerde rastlamadım. Peki ne yapmak lazım? Şarkının kaliteli olduğuna kim karar verecek. Herkese göre değişir. Göreceli bir kavram sonuçta. Bizce arabesk güzel değil belki. Ama onlara da klasik müzik iğrenç geliyor. Herhalde bunu değiştirmenin olanağı yok. Ama git gide bu "Barbi misin" şarkıları da çoğalmakta...

Madem herkes şarkı söylüyor. Bende grup kuruyorum kardeşim. Muhteşem müzik üstadı sayılmam ama eminim ki o basketbolcudan daha çok müzik bilgim ve kulağım var benim! Seray Sever bile o sesle şarkıcı olduysa ben neden olmayayım? Grubumun adı da belli! Ben bateriyi falan da ayarladım( yukarıda resmi var). Sadece grup üyelerini toplamak kaldı geriye... Bugün parka gideceğim, yarın spor akademisine, ertesi gün de iş bulma kurumuna gitmeyi düşünüyorum. Herhalde eleman bulurum oralardan...

***Pınar&Say, Milliyet Blog Yazarı


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - TÜRK ROCK TARİHİNİN EN İYİ 30 ALBÜMÜ...
TÜRKİYE'DE 60'lı yıllardan beri icra edilen rock müzik, 70'li yıllarda zirveye çıktı. Uzun bir duraklamadan sonra son 10 yıl içinde yeniden ivme kazandı. Blue Jean dergisi yarım asırlık Türk rock tarihinin en iyi 30 albümünü seçti. Liste yapılırken albümlerin müzikalitesi kadar, rock müziğine getirdiği yenilikler ve toplum tarafından algılanış biçimleri de dikkate alındı.

Türkçe rock alanında en iyi 20
1- Dünya Yalan Söylüyor (2004) - Mor ve Ötesi
2- Kadın (1996) - Şebnem Ferah
3- Seni Kendime Sakladım (2005) - Duman
4- Kurban (1999) - Kurban
5- Yalnızlık Mevsimi (1998) - Kargo
6- Kan Kokusu (1998) - Mavi Sakal
7- Tatlı Sert (2002) - Vega
8- Teoman (1997) - Teoman
9- Uçtu Uçtu (1991) - Bulutsuzluk Özlemi
10- Sokak şarkıları (1994) - Yaşar Kurt
11- Son Defa (1996) - Ünlü
12- Dipten ve derinden (1991) - Kesmeşeker
13- Satılık (2001) - Yavuz Çetin
14- Mi Kubesi (1997) - Nekropsi
15- Kaos (1995) - Hakan Kurşun
16- Avaz (2005) - Replikas
17- Manga (2004)- Manga
18- Kara Kutu (2000) - Turgut Berkes
19- Y.O.K (2005) - Çilekeş
20- Kime Ne (1995) - Özlem Tekin

En iyi 5 klasik rock albümü
1- Ele Güne Karşı Yapayalnız (1984) - Mazhar Fuat Özkan
2- Benimle Oynar mısın? (1994) - Bülent Ortaçgil
3- Sözüm Meclisten Dışarı (1981) - Barış Manço
4- Parka (1977) - Cem Karaca
5- İlla ki (1983) - Erkin Koray

İngilizce sözlü en iyi 5 albüm
1- The Climb (1998) - The Climb
2- Anatolia (1997) - Pentagram
3- Rools for fools (1992) - Dr. Skull
4- Shehrazad (2004) - Almora
5- Plan B (2001) - Radical Noise


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - "sni sewiorum"a werileblck cwplar:D:D
1."Seni Seviyorum" : Hadi ya Çok ilginç. ee Sonra...

2."Seni Seviyorum" : Yeni Parola Bu mu, Ben Ne Diycem Peki?

3."Seni Seviyorum" : Güzel... Peki Başka Çeşidin Veya Şuben Var mı?

4."Seni Seviyorum" : Allah Razı Olsun.

5."Seni Seviyorum" : Olur, Sarayım mı Burda mı Seveceksin?

6."Seni Seviyorum" : iyide Bunun Sosyal Güvencesi, Sigortası Falan Var mı?

7."Seni Seviyorum" : Net mi? Brüt mü?

8."Seni Seviyorum" : Ömrünü, Enerjini Daha Faydalı işler için Harcasana Canım.

9."Seni Seviyorum" : Elinden Başka Bir Halt Gelmez ki Zaten

10."Seni Seviyorum" : Teoride mi? Pratikte mi?

11."Seni Seviyorum" : Havalardandır, Banada Oluyor Bazen.

12."Seni Seviyorum" : Neden? Bende Benim Bilmediğim Birşeyler mi Gördün?

13."Seni Seviyorum" : Çok Hoş... Peki Başka Ne Gibi Hünerlerin Var?

14."Seni Seviyorum" : Üzülme, Zamanla Geçer.

15."Seni Seviyorum" : Anlaşıldı. Tamam...

16."Seni Seviyorum" : Ne güzel seninle beraber beni seven iki kişi olduk böylece

17."Seni Seviyorum" : Beni bu işlere karıştırma ne olur

18."Seni Seviyorum" : Bende senin beni sevişini seviyorum

19."Seni Seviyorum" : Bende seni seviyorum. Ee şimdi ne olacak

20."Seni Seviyorum" : Hayır izin vermiyorum! Bugün beni seven yarın kediyi köpeği de sever. Olmaz, ben ciddi biriyim

21."Seni Seviyorum" : Teşekkür ederim... Bu benim için büyük bir şeref... Sevgine layık olmaya çalışacağım. Büyüklerimi sevip küçüklerimi koruyacağım.

22."Seni Seviyorum" : Gücün bana mı yetiyor? Akranlarını sevsene!

23."Seni Seviyorum" : Bu neye cevap olacak, neyi çözecek peki?

24."Seni Seviyorum" : Sen aşmışsın, ben artık ne desem boş...

25."Seni Seviyorum" : Beni sevmek demek, beni görmek demek değildir.

26."Seni Seviyorum" : Her vakit ağaç dik Türkiye çöl olmasın, güler yüzün gül yanağın solmasın, ben öleyim sana bir şey olmasın.

28."Seni Seviyorum" : Utanmadan bir de bunu yüzüme karşı söylüyorsun ha... Yıkıl karşımdan.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - bi biskrem wersem?
150 bin dolar,bir gece!Hasta oğlunun tedavisi için.

(3 gün sonra)
-300 bin dolar,bir gece daha!
-İyi de bizim oğlan iyileştiiiii.
-Olsun hastayım sana!

(6 gün sonra)
-800 bin dolar!Another day in Paradise...
-Ya bişey söyliycem,sen gömü falan mı buldun?Abicim manyak mısın nesin?

Hasta oğlum iyileşti diyorum sana anlasana.

Dışarıda 1000 dolara afet gibi hatunlar var,niye ben ya?Reyting de bir yere kadar...

(12 gün sonra)
-1,2 milyon dolar!2 gün 3 gece tam pansiyon.
-Görüyorum.Bende full as var,ya sende?

(14 gün sonra)
-2.5 milyon dolar;40 gün 40 gece...
-Ya sen en iyisi evlensene benle.Daha ucuza gelir.
-Olmaz bunun havası başka!

(18 gün sonra)
-150 bin dolar...
-Noolmuş 150 bin dolara?
-Şike için Samsunspor'a 150 bin dolar götürdüm ben.
-Bana ne ki?Git Telegol'de anlat bunları.Deli midir nedir?

(1 ay sonra)
-50 bin dolar?Bir saat daha.
-Nooldu?Paralar suyunu mu çekti?İstersen kredi açayım,ne dersin?

(2 ay sonra)
-Bi biskrem versem! smileysmileysmiley


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - iqna mektubu:D


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - abi-qrdş muhabbeti:D
- aabiii, burda cips vardı nooldu..?
- yedim.
- e burda kurabiyeler vardı..?
- onlarıda yedim.
- yaa kolayı nereye koyduun?
- içtim.
- boşanda semerini yebe yuh! burda yarım bi çukulata var yiyorum ona göre
- yiyemezsinkiii yaladım ben onu
-------------------------------------------------
- abi çay bardakları nerdee...?
- ulan bide evin kızı olucaksın, hayret bişey yaa!!!
- ya söylesenee..
- tuvalete bak rezarvuarı içindeydi enson
- e hani yok burdaa..
-------------------------------------------------
- abi ojemi gördünmüü..
- ben sürüyorum şindi bidakka. kurusun rütuş yapıp vericem manyakmısın kızım sen ne biliym ben senin ojeni...!
-------------------------------------------------
- ya abii fırın nasıl açılıyodu?
- açıl susam açıl diyosun açılıyo.
-------------------------------------------------
- saçımı kestirdim baak nasıl olmuş
- g.t üme benzemişsin.
- yaa anne g.t üme benzemişsin diyoo
- öyle mi dedim pardon g.t üme hakaret etmişim..
- ya annneeee!
-------------------------------------------------
- baak kaşlarımı aldırdım nasıl olmuuş
- yuh alna baak atatürk hava limanı gibi
- böhüüüü
-------------------------------------------------
- ciyaaak örümceekkkk anneciimm!
- spidermanın posterini odana asarsın ama.
-------------------------------------------------
- abi saç kurutma makinesini gördünmüüüü
- valla tost makinesiyle sevişiyodu enson.
- bikerede doğru cevap ver bee
- tamam be yedim.
- bak buna inanırım işte.
-------------------------------------------------
- kimdi o ?
- kim kimdi?
- arayan
- ne zaman?
- demin telefonda konustugun kimdi diyorum lafi dolastirma
- osman
- hmm. osman senin 1.90'a 90 bi abin oldugunu bilio mu?
- ee bilmese de olur bence
- hmm.
------------------------------------------------
- biricik kardesim benim dunyanin en guzel kizkardesi cinimm..
- param yok, su getiremem, bakkala gidemem ders calisiom
- allah cezani vermesin ben istemesem seni yapmiyolardi ama
-------------------------------------------------
- kalk yemek isit bana hadi kos kos kos firla
- ya bi gun de kendin yap bi isini ya, allahim neydi gunahim
- ne? yarin gece cikmak istemio musun?
- dolma mi tavuk pilav mi?
-------------------------------------------------
- kız git bana hede hodo al getir bakkaldan
- getirmem
- getir lan
- getirmem kendin al
- doverim
- dovemezsin
- doverim
- dovemezsin
- gidiklarim
- hangi bakkal demistin abi


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - 11 kdn tipi=))
Her kadın özel ve tek olduğunu hissetmek ister ama ne yazık ki erkekler de kadınları gruplara ayırmadan edemezler. İşte erkeklerin birlikte olmak istediği 11 kadın tipi, birinden biri mutlaka sizi anlatıyor olmalı.

BAYAN SEVİMLİ

Kendiyle barışık, hayatını eğlenceli bir şekilde yaşarlar. Bünyelerinde rahatsızlık verici hiçbir gen bulunmadığı için erkekler onlarla çok eğlenirler. Erkekler böyle kadınlar aradığı için hepsi aradığını bulamayabilir, kıymetinizi bilin.

BAYAN EŞİTLİK

Bu kadınlar gerçek birer feministtir ama erkeklerden nefret etmeye varacak bir feministlik değildir bu. Sadece ilişkide kadın ve erkeğin eşit olduğunu savunan kadın tipidir, hesabı ödeyen kadınlar gibi. Bu durumda kendilerini özel hissettiren bu kadınlara da erkeklerin bayılması kaçınılmaz oluyor.

BAYAN SEKSİ

Kadınların bu tip hemcinslerini bir tehdit olarak gördüğü kesin ama erkekler kesinlikle onlarla aynı fikirde değil. Cinsel çekiciliğinin farkında olan ama bunu silah olarak kullanmayan, hayatın keyfini çıkarmak için seksi tercih eden bu kadınlar erkekler için birer kraliçe.

BAYAN KANKA

Erkekler için eğlenceli tiplerdir. Bir erkeğin zevklerini rahatça paylaşabilen bu kadınlar, erkeklerde sanki yıllardır onları tanıyor izlenimi yaratabilir. Bu kadınlar sayesinde erkekler de büyük bir ego tatmini yaşarlar.

BAYAN DÜRÜST

İletişim kurmayı bilen bu kadınlar, oyunlarla, taktiklerle uğraşmadıkları için erkekler onların aklından ne geçtiğini okumak zorunda kalmazlar. Bu da onlar için bulunmaz nimet tabii ki! Dışarı çıkmak isteyip istemediğini açıkça söyleyen bu kadınlarla ilişki yaşamak, erkekler için çok kolay ve rahattır.

BAYAN BAĞIMSIZ

Kendi hayatına da zaman ayırmak isteyen erkekler, yine kendi hayatı olan bağımsız kadınlara bayılırlar çünkü bu tip kadınlar erkeklere ihtiyaçları olduğu için değil, onlarla zaman geçirmekten hoşlandıkları için ilişki yaşarlar.

BAYAN BASKI YOK

Evlenmek için baskı yapmayan, sadece ilişkiyi yaşamak isteyen kadınlar, özellikle evlilikten korkan erkekler için bir numarada yer alıyor. Erkekler, "İlişkimiz nereye gidiyor?" diye sorular sormayan bu tip kadınlarla ilişkinin keyfine varabiliyor, çünkü bu tip kadınlar evliliğe bir amaç olarak bakmıyorlar, "olursa zaten olurr" diye düşünüyorlar.

BAYAN EGO

Kendini doğrularıyla ve yanlışlarıyla olduğu gibi kabul eden bu kadınlar, kendilerini değiştirmek için hiçbir çaba sarf etmezler. Aynı şekilde karşılarındaki erkeği de değiştirmek istemedikleri için erkekler kendini tanıyan bu tip kadınlarla kendilerini çok rahat hissederler.

BAYAN KARAKTER

Güzel olsa bile bunu ikinci planda tutan, kişiliği ve zekasıyla göz önünde olmayı seven bu kadınlar da erkekler için çok çekicidir. Özellikle güzel kadınlardan korkma eğiliminde olan erkekler için bu tip kadınlar biçilmiş kaftandır.

BAYAN MÜTEVAZI

Erkeklerin bir numarası olmaya aday başka bir kadın tipi! Maddiyatla ilgilenmeyen, pahalı hediyeler istemeyen bu kadınlar, birlikte iyi zaman geçirmeye önem verirler. Bu kadınlar, birlikte oldukları erkelere, kendilerini parayla ispatlamak zorunluluğunu hissettirmezler.

BAYAN DOĞRU

Pek çok erkek, kişilikten çok önce güzelliğe baksa da, aslında hayatlarını paylaşabilecekleri, onları mutlu eden bir kadın ararlar. Yani aslında her kadın birer "Bayan Doğrur"dur ve olduğu gibi davranan, numara yapmayan bu kadınlar, bir gün prenslerine mutlaka kavuşacaktır. 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - :'(
bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım..
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım..
ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğin de anladım..
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım..
''sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana ''git'' dediğimde anladım..
biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş
sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..
sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş
pişman olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım..
ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün
affedilmeyi
beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...  


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - yaşa

YAŞA!

Her şeye boşver, dolu dolu yaşa.

Madem ki bir aşkın var, ne güzel, tadını çıkar...

Sanki ayıp bir şeymiş de utanıyormuşsun gibi yazmışsın bana...

Her şeye boşver ve aşkı yaşa... İlle de büyük aşk olması gerekmez; yaşanan her aşk
büyüktür, yeter ki tadını çıkarmasını bil...

Çok büyük umutlar bağlama, yarını hiç düşünmeden,
günü gününe sev, sevginin tadını çıkar...

Sevgide geleceği düşünürsen aşkı,
bombok edersin. Sakın haaa...
Sonsuz, monsuz diye karşındakinin başını yeme...

Her şeye boşver; öylesine sev ki,
sevdiğini bile umursama, salt kendin için sev,
bencilce yaşa aşkı, bütün maddesiyle...

Yaşamdan elinde kala kala salt yaşadığın
sevgiler kalır sonunda, ne şu, ne de bu...

Bütün onlar, aşkı yaşamak için gerekli olan
- ne yazık ki gerekli olan- gereklerdir.

Aslolan aşktır yaşamda...

Dolu dolu, dolu dizgin, zilzurna, saniye saniye
aşkı yaşayarak sev...

İki yıl, üç yıl sürecek diye umutlanıp enayilik etme...
İster sürer, ister sürmez... Sen o anı yaşa yeter ki...

Yitirdiğin zaman; yaşadıklarını kazanmış olacaksın...
Sonunda elbet yitireceksin, ama yitireceğini hiç
düşünme; çünkü aynı zamanda kazanmışsındır da...

Anılar kazanıyorsun daha ne...
İç o zaman, sarhoş ol...

Yüce şeyler düşünme severken,
sevgiyi berbat edersin; çünkü sevginin
kendisinden daha yüce bir şey olamaz..

Aferin sana seviyorsan, seviliyorsan...

Sakın kuşkulara kapılma.
Karşındakini didikleme, yiyip bitirme...

Türk gelenekleri, görenekleri öyle...
Sakın bu aptallığı yapma...

Severken yirmi yıl sonrasını değil,

yirmi dakika sonrasını bile düşünme,
sevinin içine edersin...

An an yaşa, derin derin hem de...
Afferin sana...

Çok sevindim. İşe güce boşver.
Artık sana ne Surname'yi,
ne de başka şeyi soruyorum.

Keyfince yaşa, sev... Sevildikçe sev,
sevilmeyince de tastamam boşver ve
o zaman o güzelim yalnızlığına sarıl...


O yalnızlık ki, bütün sevgilerden daha güzeldir
ve sonunda onun koynuna girmek için
kendi kollarımızla kendimizi sararız...

O zaman da hiç üzülmeyeceksin.
Çünkü nasıl olsa, sığınacak bir yalnızlığımız var;
günün birinde anamız bile bizi bırakır gider
ama o yalnızlığımız, biz yaşadıkça bizi hiç bırakmaz...

Severken bunları düşünme, lütfen yarınsız sev!

Hadi, sevgiyle öperim.
Yaşa sen !...

 

____AZİZ NESİN____


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - kdn dediin=))
Kadın dediğin güzel olacak arkadaş. Söyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgârına kayacak. Bacakların, ayakların, bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın. Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek, topukları pembe, boynu ince, şalindi mi kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak. Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, iki meme ucundan önce, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak, güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü gördüğünde.Yeni bir kâbus gibi yasamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama aklini evde tutacak kadar da akilli. Seni elinin tersiyle değil, avucunun içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak,beynini didiklemeyecek küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yasamanın ne demek olduğunu sindirmiş olacak içine.
Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde bir sıcacık öpücüğün yerini, tek tas bir De Beears'in alamayacağını algılayacak kadar doygun olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle
savuşturmadan. Sadeliğin içinde fark edilir olabilmeyi, gösterişli kıyafetle bir tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil,basit hiç değil, sadelikten oluşacak.Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingirdeşmeyecek başkalarıyla. Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi, monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini güzelliğiyle örtmeye yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle fatura geldi hayret tribüne girmeyecek. Esini dostunu kollayacak ama içi vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak. Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle...Takip edecek ancak yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, her seferinde terzi aranmayacak piknik piknik. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm bunlar içinden gelecek içinden, göstermelik olmayacak.Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri basına toplamayacak, körolasi dilini gerektiğinde yutacak... Çarsı pazar görmesini, sana don külot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... Ve zevki seni giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi. Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin tasını durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak. Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak. Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu gösterebilecek medeniyeti...
Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanibasinda ve huzurla... Öyle 'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver' yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak.Bilmem kimin sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür hiç etmeyecek. Sinirini zorlamayacak, salya sümük ağlamayacak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü dinlenir, anlaşılır olacak.Bir hatayı allayıp pullayıp abartmayacak. Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek. Ama hayati giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir bilecek. Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek arkadaş. Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim' değil, 'sence de uygunsa,yanındayım, ben gelirim, merak etme' olacak lügatinde. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf söyletmeyecek.... Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. Aklini basından alacak ama aklini sadece bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini. Asksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru
taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanim sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek, süründürmeyecek. Kadın dediğin ayıp nedir bilecek. Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. İki lafın bası, her tartışmada ayrılalım tehdidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak... Tuzu az, sekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle isi olmayacak. Şöyle pastırmalı kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri . Yahut pahalı parfümlerin sindiği, süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aska sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.
Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte bir sey. Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini
ne de paranın kudurmuşluğunu yasayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni bastan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,üstüne sevgili edinmeyecek. Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya...
Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehtidkârlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, bos bakanlardan
olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa... Koluna takip gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de... Kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek.Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle , sınırlamayacak.Hem sevgilin, hem arkadasın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana... Öyle bir kadın işte...


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - $ebo'dan nameler:p

BEN BİR MÜLTECİYİM (GÜÇ)

Ben bir mülteciyim
Kendi yüreğimden başka
Sığınacak yerim yok yurdum yok
Ben bir mülteciyim
Yüreğime sığındım
Burada savaş çıksa bile ölen yok
Tüm hayallerin sonsuzluğa
Ve sona erebildiği yerdeyim
Tüm niyetlerin bedenleri varmışçasına
Görülebildiği bir yerdeyim
Ben bir mülteciyim
Yüreğimde yaşıyorum
Esir değil kul hiç değil
Kendimde yaşıyorum
Ben bir mülteciyim
Burada aslında sınır yok
Kazanmak kaybetmek yok
Bu güçten daha büyük güç yok
Artık eminim her şey içimde filizlenip
İstersem büyüyor bakmazsam çürüyor
Aşil topuğum aşktı,
Başka yüreklerde mutlu olmadım, yaşayamadım
Oysa içimde ne ok var ne de atan
Ne yön ne arka ön
İster yaşa ister sön
Ben bir mülteciyim
Yüreğimde yaşıyorum
Esir değil kul hiç değil
Kendimde yaşıyorum
Ben bir mülteciyim
Burada aslında sınır yok
Kazanmak kaybetmek yok
Bu güçten daha büyük güç yok
Ben bir mülteciyim
Kendi yüreğimden başka
Sığınacak yerim yok yurdum yok
Tüm kitapların arasında kurutulup saklanan
Anılarla dolu bir yerdeyim
Tüm sözcüklerin cümlelerden kurtulmuş gibi
İncitmeden özgür kalabildiği yerdeyim

 

GEÇMİŞE YOLCULUK

Bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı
Çıkmaz bir sokağa benzetiyorum
Sadece o sokakta yaşayanlar üzerimden
Gelip geçiyor
Bugün kendimi odalarından çoğu boş
Bazen dolan bir otel gibi hissediyorum
İçimden ne hayatlar ne hikayeler ne aşklar
Geçip gidiyor
Ben böyle değildim ne zaman kayboldum
Rüzgarla dans ederdim ne zaman savruldum
Bir ses duydum geçmiş zamandan
Bir ses duydum küçük bir kızdan
Bir bilet istiyorum
Sadece gidiş olsun
Çocukluğun saflığına
Gidip orda yaşamam gerek
Bilet istiyorum
Tek kişilik olsun
Yarına çıkabilmem için
Heyecanı hatırlamam gerek
Bugün kendimi parktaki bir bank gibi
Sessiz ve sabit hissediyorum
Geceleri üzerimde şehrin ışıkları
Yatıp uyuyor
Bugün kendimi tonlarca yük taşıyan
Gemilerin denizi gibi hissediyorum
Kaldırma kuvvetim var ama şehrin atıkları
İçime akıyor...


OKYANUS

Önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Ben zaten suda doğmuşum
Kapıyı açmam gerek
İşte o an biri geliyor
Tutuyor kulağımdan
Gözü anahtar deliğinde
Bak diyor sadece buradan
Bırak diyorum o küçücük resmi
Yetmez bize bu küçük esinti
Nerde törpülendin böyle
Olmaz diyor tutup ayak bileğimi
Şimdi önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Bir de bileğimden biri çekiyor
Benimse kapıyı açmam gerek
Bak diyorum koca dünyaya
Buradan derhal çıkmak gerek
Bari çekme bileğimden
Benim her şeyi görüp öğrenmem gerek
Bir ileri bir geri
Her adım bu kapının ardı demek
Sonunda boğulmak olsa da
Benim o sularda yüzmem gerek
Anahtar deliğinden görünen
Bu küçücük manzara
Sana yetiyorsa yetsin
Benim o sularda yüzmem gerek
Yüzmem gerek
Şimdi önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Bir de bileğimden biri çekiyor
Benimse kapıyı açmam gerek
Bırak diyorum o küçücük resmi
Yetmez bize bu küçük esinti
Nerde törpülendin böyle
Olmaz diyor tutup ayak bileğimi


BİR KALP KIRILDIĞINDA

Bir oyun oynayalım mı
Herkes açsın kalbini
Oyun oynayalım mı
Bir oyun oynayalım mı
Herkes söylesin adını
Oyun oynayalım mı
Her kalp bir büyük dünya
Ve bir kalp kırıldığında
Hayata dair ne varsa
Üzerinde o dünyanın başlar yok olmaya
Bir kalp kırıldığında
Denizler kurur toprak küser
Denge kalmaz o dünyada
Her kalp kırıldığında
Bir yerlerde yolculuk başlar
Mavi renkten siyahlığa
Her bir kalp kırıldığında
Bir oyun oynayalım mı
Çocuklar gibi beraber
Oyun oynayalım mı
Bir oyun oynayalım mı
Kırmayalım birbirimizi
Oyun oynayalım mı
Her kalp ayrı bir dünya
Ve bir parça kristal aynı zamanda
Bir de bilmeyerek değil ama bilerek kırılmışsa
Artık acı da duymaz başlar yok olmaya


HOŞÇAKAL

Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde
Kendimden ayrı düştüm
Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimdesin
Ne kadar uzağa gitsem de
Gittiğim her yerde benimlesin
Söylenecek söz yok
Gidiyorum ben
Hoşça kal, hoşça kal
Hoşça kal, hoşça kal
Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
Şahlanıp koşmak içimde var
Hoş çakal
Biraz su biraz yeşillik
Her yer benim evimdir
Taşırım dünyayı sırtımda
Her dil benim dilimdir
Ama söylenecek söz yok
Gidiyorum ben


BABAM OĞLUM

Bu akşam sanki hiç ayrılmamışız gibi hissetmek istedim
En sevdiğim kot pantolonumla en sevdiğim lacivert tişörtümü giydim
Güzel bir akşam yemeği hazırladım, beraber aldığımız mumları yaktım
Şarap açtım, bir sana bir bana iki kadeh çıkardım
Sevgilim ve dostum
Babam, oğlum
Arkadaşım, aşkım
Her şeyimdin sen
Çok zaman geçti gitti ikimizden
Özür dilerim seni üzdüysem
Sadece dinle hiçbir şey düşünmeden
Şimdi bunlar geldi içimden
Bu akşam seni çok özledim
Bütün şarabı tek başıma içtim
Kırgınlığım bile geçti kalmadı
Şimdi bunlar geldi içimden
Bu akşam sanki hiç beni kırmamışsın gibi hissetmek istedim
En son tatilimizi düşündüm, ayrılmadan yirmi gün önce
Dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yürüdük kilometrelerce
İz bıraktık kaldırımlarda, otelde, caddelerde
Sevgilim ve dostum
Babam, oğlum
Arkadaşım, aşkım
Her şeyimdin sen
Çok zaman geçti gitti ikimizden
Özür dilerim seni üzdüysem
Sadece dinle hiçbir şey düşünmeden
Şimdi bunlar geldi içimden
Bu akşam seni çok özledim
Bütün şarabı tek başıma içtim
Kırgınlığım bile geçti kalmadı
Şimdi bunlar geldi içimden
Bu akşam sanki hiç aldatmamışsın gibi hissetmek istedim
Uyurken bile özlerdik birbirimizi delicesine
Düşündüm durdum sordum anlamadım
Beraber yaptığımız şeyleri andım
Seni son kez özledim
Ve bu şarkıyı yazdım…


 ÇOCUKKEN SAHİP OLDUĞUM KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR

Öyle şeyler söyleyebilmek isterdim ki anlatabilmek
Her kelimesi seni çeksin saklasın bir yerlerde; derin
Öyle şeyler gösterebilmek isterdim ki resmedebilmek
Rüzgar olmak isterdim ki eseyim etrafında; serin
Bu bir rüya bu bir dua
Ne dersen de, öyle olsun
Rüzgara karşı uçmaya çalıştım
Gözlerim kapalı seni aradım, seni aradım
Körebe oynar gibi
El yordamıyla, sezgiyle
Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar
Onlar da senin gibi çok tatlıydılar ama;
Canımı yakardılar
Acıtırdılar
Öyle bir ilaç bulabilmek isterdim ki kurtulabilmek
Aşka dair bıraktığın korkulardan ama yaram çok derin

Bıçakla keser gibi kesip atabilmek bütün her şeyi
Kesebiliyorsan ruhumu, dene; duygularımı, yüreğimi; beni
Bu bir rüya bu bir dua
Ne dersen de, öyle olsun
Rüzgara karşı uçmaya çalıştım
Gözlerim kapalı seni aradım, seni aradım
Körebe oynar gibi
El yordamıyla, sezgiyle
Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar
Onlar da senin gibi çok tatlıydılar ama;
Canımı yakardılar
Acıtırdılar


KORKARAK YAŞIYORSAN

Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Cenneti de Gördüm Cehennemi de
Öyle Bir Aşk Yaşadım ki
Tutkuyu da Gördüm Pes Etmeyi de
Bazıları Seyrederken Hayatı En Önden
Kendime Bir Sahne Buldum Oynadım
Öyle Bir Rol Vermişler ki
Okudum Okudum Anlamadım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan , Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek İstiyorsan , Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan , Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan , Yalnızca Hayatı Seyredersin
Öyle Bir Hayat Yaşadım ki
Son Yolculukları Erken Tanıdım
Öyle Çok Değerliymiş ki Zaman
Hep Acele Etmem Bundan Anladım
Kendi Kendime Konuştum Bazen Evimde
Hem Kızdım Hem Güldüm Halime
Sonra Dedim ki Söz Ver Kendine
Denizleri Seviyorsan , Dalgaları da Seveceksin
Sevilmek İstiyorsan , Önce Sevmeyi Bileceksin
Uçmayı Seviyorsan , Düşmeyi de Bileceksin
Korkarak Yaşıyorsan , Yalnızca Hayatı Seyredersin...


SİGARA

Aslında Ben de İsterim
Emeklemeden Koşmayı
Güzel Elbiselerle
Makyaj Yapıp Dolaşmayı
Aslında Ben de İsterim
Düşünmeden Konuşmayı
Küçük Bir Oyun İçinde
Önemli Kişi Olmayı
Aklımdan Geçen Sözler
Kalbimden Gelen Sesler
Hepsi Bir Orman Oldu
Bir Kibritle Yok Oldu
Ben Sigara Dumanının Altında
Yana yana En Sonunda Kül Oldum
Sen Kibritin Hiç Yanmayan Ucunda
Birinin Hayatından Geçmiş Oldun
Aslında Ben de İsterim
Emeklemeden Koşmayı
Güzel Elbiselerle
Makyaj Yapıp Dolaşmayı
Aslında Ben de İsterim
Düşünmeden Konuşmayı
Küçük Bir Oyun İçinde
Önemli Kişi Olmayı
İyi Dostlar Biriktirdim
Hepsi Ailem Oldu
Küçük ßir Aşk Yetiştirdim
Düzene Yenik Düştü
Ben Sigara Dumanının Altında
Yana Yana En Sonunda Kül Oldum
Sen Kibritin Hiç Yanmayan Ucunda
Birinin Hayatından Geçmiş Oldun...


PERDELER

Bir Yanımda Dopdolu Yaşanmış Sayfalar
Bir yanımda üst üste okunmamış kitaplar
Dünüm Yarınım Hep Burada Küçücük Adamda
Susadım Yoruldum Ama Aklım Hayatta
Bir Yanda Yorgun Düşmüş Yaşlanmış İnsanlar
Bir Yanımda Ümitle Aşkla Uyananlar
Dünyanın Her Hali Burada Dağınık Odamda
Çok Düştüm Yaralandım Ama Sarıldım Hayata
Ardımda Büyük Büyük Kocaman Ağır Yükler
Her yerimden Çektiler Beni Beklettiler
Dinlendim Su İçtim Aktı Dudaklarımdan
Her Gün Güneş Doğar Yeter ki Açık Olsun Perdeler
Bir Yanımda Durmadan Çalışan Saatler
Bir Yanda Ağır Ağır Dipten Gelen Sesler
Düşündüm Buldum Sandığım Yüzyıllık Gerçekler
Hepsiyle Giyindim Durdum Bazen Büyük Geldiler
Bir Yanda Hiç Susmadan Konuşan Dudaklar
Bir Yanda Küsüp Susmuş Sessiz Akıllar
Dibe Vurduysak Ne Olmuş Elbet Çıkarız
Bir Gün Var Bir Gün Yokuz Kiralıkmış Hayatlar
Ardımda Büyük Büyük Kocaman Ağır Yükler
Her yerimden Çektiler Beni Beklettiler
Dinlendim Su İçtim Aktı Dudaklarımdan
Her Gün Güneş Doğar Yeter ki Açık Olsun Perdeler...


SAATİM ÇALMADAN

Saatim Çalmadan Uyandım Bugün
Dünkü Fırtına Çoktan Dinmiş
Yağmur Yağmış Her yer Yıkanmış
Vakit Kaybetmeden Yazmaya Başladım
Bir Ağacım Ormanda
Dallı Budaklı Baharı Bekler Dururum
Gövdemde Adın Yazılı
Dudağımda Bir Damlan Denize Döndü
Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle
Yüreğimde Her şeyin , Koruyup Sevdim
Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle
Saatim Çalmadan Uyandım Bugün
Dünkü Fırtına Çoktan Dinmiş
Yağmur yağmış Her yer Yıkanmış
Vakit Kaybetmeden Yazmaya Başladım
Bir Ağacım Ormanda
Dallı Budaklı
Suyumu Bekler Dururum
Gövdemde Adın Yazılı
Dudağımda Bir Damlan Denize Döndü
Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle
Yüreğimde Her şeyin , Koruyup Sevdim
Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle...


ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM

Sizi bilmem ama ben karar verdim
Su gibi duru olup hep akmaya
Başka sular tanıyıp hep çoğalmaya
Dalgalanmaya taşmaya
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Yalnız mıyım insanlar içinde
Arkadaşlarım aşklarım içinde
Yara aldım bundan iki yıl önce
Hiç susmadım şarkı söyledim günlerce
Artık kısa cümleler kuruyorum
Sevdiklerim sevmediklerim yanımda
Kabullendim her şeyi olduğu gibi
Yola çıktım yarınlara
Son günlerde çok düşünür oldum
Zor zamanları çabuk atlatır oldum
Bakıyorum aynaya her gece
İçim rahat biraz yorgunum sadece
Hayatıma giren herkese yaşanmış her şeye
Teşekkürler büyüyorum sizinle


KALBİM

Siyah beyaz bir film gibiydin
Herkes uyurken izlediğim sevgilim benim
Çok özledim
Her zaman gitmek istediğim tatil yerleri gibiydin
Dergi sayfalarında hiç gidemediğim
Bu bir masal iyi başı mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu
Ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
En çok sevdiğim şarkıydın
Herkesten çok sevildin sevgilim benim
Çok özledim
Ben küçük bir kız heyecanlı
Oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım
Bu bir masal başı mutsuz sonlu
Senle ben batı doğu
Ama dünya yuvarlak
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Kalbim ellerim kadar küçük değil
Ben küçük bir kız heyecanlı
Oyuncaklarım tahtadandı
Hepsi kırıldı yapıştırdım...


FIRTINA

Niye bana her şey korku her şey tasa
Ne gece ne gündüz kaygısız
Neden bütün yollar karanlığa
Gecelerim uzun ışıksız
Aşk yarı yolda kaldı neyleyim
Korkmuyorum ben buyum böyleyim
Yarınlar kadar yakın içimde fırtına
Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma
Yaslanıp gururumun kambur sırtına
Kendime rağmen durmam basar giderim
Nereye gider yollar sır dağlara
Denizler uçsuz bucaksız
Gözlerim arkadaş uzaklara
Gecelerim uzun ışıksız


BU AŞK FAZLA SANA

Denize açıldım sevmeye sevilmeye
Anladım sevmek gibisi yok
Yağmura soyundum yavaş yavaş, yağar diye
Damlalarda yüzmek gibisi yok
Yokluğum varlığım bir
Dünüm yok yarınım sır
Nasıl inanırım sana
Bu yürek ağır bana
Sevgin öyle uzaklarda
Nefes alsan da yanımda
Bu aşk fazla


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - KÜRESEL ISINMA EYLEMİ 1 MART'TA...

1 Mart'ta tüm dünyada yerel saatlerin farklılığı gözetilmeden 19:55-20:00 saatleri arasında tüm enerji kaynakları kesilecek.

Evde yada işyerinde tüm şalterler inecek. Arabadaysanız yol kenarına çekip durmanız gerekiyor. Amaç bütün dünyada aynı anda uygulanacak 5 dakikalık kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufuyla karar mercilerin dikkatini çekmek...


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - şebnem ferah şarkı sözleriyle sewgiliye mektup...:)

   Dün gece gökyüzünü izledim “AY” ilk defa bu kadar “YORGUN” görünüyordu, benim gibi onunda yarısı yoktu; hali bana ismi sana benziyordu... Yine ben ve “SİGARA “ dumanından başka hiç bir şey yoktu odam da...

  Ve ”BUGÜN “ senin için, “SİL BAŞTAN” başlamak istedim.Gözlerimi açar açmaz başlamalıydım sensizliği kabul etmiş geleceğe… Önce “SAATİM ÇALMADAN” uyandım ve miskinliğimden kurtuldum…Evet bu sabah resmine bakıp “GÜNAYDIN SEVGİLİM” demedim...Ayna ya bakarken düşündüm acaba buda başarısız olduğum “OYUNLAR”dan biri mi olacak diye, sonra iyice baktım gözlerime ama bu sefer cesaretliydim “OYUNUN SONU” zaferle bitecekti.”KALBİM” de düşünmek istemiyordu artık seni , kurtulmak istiyordu içindeki “CAN KIRIKLARI” ndan.”NEREYE KADAR” sürecekti bu amansız ve acımasız “FIRTINA”?...

  Ve bana haykırıyordu adeta dön artık bu çıkmaz yoldan , “AŞK” ı öğretmemi bekleme , “SANA BİLMEDİĞİN BİR ŞEY” öğretemem , o gidiyor sende artık “DURMA” hayallerinin yanına git unutma “KORKARAK YAŞIYORSAN” rüyalarınla ve umutlarınla kalırsın…Kötü bir annenin “ÜVEY” evladı gibi ömrün boyunca sahtesiyle yaşayıp gerçeğini beklersin.Kısaca “BU AŞK FAZLA SANA”… Evet kalbim haklıydı aynaya son bir kez daha baktım “GÖZLERİMİN ETRAFINDAKİ ÇİZGİLER” her şeyi anlatıyordu aslında.Adeta taşıyamadığım acılar oraya birikmişti.kuru ve yeterince büyük bir “OKYANUS” gibiydi… 

  Artık zaman kaybetmemeliydim “GEÇMİŞE YOLCULUK” yapmayı daha çok isterdim ama o bile acı verecekti...

  Birden arkamı döndüm ve hızlı adımlarla dışarı çıktım.Bunu tek başıma başaramayacaktım “HERKES BİLSİN İSTEDİM” ve tanıdık tanımadık her keze ; o artık yok , unuttum , unuttum , unuttum diyecektim.Belki de mantıksızdı ama “ZAMAN GEÇİP GİDİYOR”du daha fazla dayanamıyordum.Bu yolda işe yaramayacaktı yine “MAYIN TARLASI"nda yürümeye çalışıyordum…  

  Artık Gücüm Bitmişti “NEFESSİZ KALDIM” …Yanımda olsaydın “DAHA İYİ OLMAZMIYDI” … Yine sana dönmek zorundaydım yada senle beraber her şeye veda etmek…Fazla düşünmedim sensizde olsa “DÜNYA”,Gözüme “PERDELER” inene kadar seninle yaşayacaktım…Pişman olduğum şeyler vardı “YENİDEN DOĞUP GELSEM” boyun eğmezdim bu yok oluşuma.”DELGEÇ” gibi parçalayıp yok ederdim kaderi…Ama vazgeçmem lazımdı keşkelerden beni sadece ben kurtarabilirdim.Her şeyden vazgeçip gitmek istesem, “BURADAN GÖÇERKEN” yine yalnız gidecektim .Hep benimleler diye umutlandığım “İYİ GÜN DOSTLARIM” yanımda olmayacaklardı.. Beni yalnızca sen söküp alabilirdin bu çıkmazın içinden .İster sevgilim , istersen arkadaşım , “BABAM , OĞLUM “ gibi elini uzatman yeterliydi…

  ”ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM” , konuşmak zor geliyor. ”İYİ - KÖTÜ” yaşadığımız hiçbir şeyi paylaşmak istemiyorum kimseyle…Sadece “AY IŞINĞINDA SAKLIDIR” o güzel anılarım diye düşünüyorum.Gökyüzü tüm sevenleri tanıyor ve “BİR KALP KIRILDIĞINDA” sadece sevenler için ağlıyor .İnan bana “GÖZ YAŞLARIMINIZIN TADI AYNI “.Sadece ikimiz için ve Hep “BEN ŞARKIMI SÖYLERKEN” yağıyor ”YAĞMURLAR”…O ağlıyor ben izliyorum ve anlıyorum “HER ŞEY İNSANLAR İÇİN”…

  O masum görünen “ÇAKIL TAŞLARI” parçalıyor kalbimi ….Kanım buz gibi ,hissediyorum ve durduramıyorum.Adeta “ÇOCUKKEN SAHİP OLDUĞUM KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR” gibi rengi.Yalnızlık hoş geldin diyor bana sinsi bir gülümseme ile ve sonra soruyor bile bile “SENİN ADIN NE” diye…O çürüteceğini sanıyor aşkımı ama bilmiyor ki ne “DEĞİRMENLER” öğütemedi kalbimi. .“VAZGEÇTİM DÜNYADAN” , ”BEN BİR MÜLTECİYİM” diye haykırıyor kalbim....  

  İmkansızda olsa ömrüm boyunca seni bekleyeceğim bana "BIRAK KADININ OLAYIM" diyene kadar...”YEMEN TÜRKÜSÜ” nün dediği gibi giden gelmiyor.”DELİ KIZIM UYAN” diye bekledim senelerce ama artık gitme vakti geldi. Söylenecek söz yok gidiyorum ben “HOŞÇAKAL”…

  "KADIN","ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM"dedi usulca,"PERDELER"üstüne üstüne geliyordu sanki yükler vardı ardında,oysa"KELİMELER YETSE"ydi neler vardı aklında,bi de "CAN KIRIKLARI" izin verse gülümsemesine...


Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - hayatımın anlamı,işte bu yhaaaaa:))))))

  

efet ark lar sizle paylaşmam gereken bişe war

daha fasla dayanamıjam

konu şu:mini mini emrah bnm ex oluyo,terketti bni ama:((

böhüüüüü

ama ama ama bn onu istiom kiiii

unutamadım onu yhaaa sewemiom kimseyi de napjam bns:s

tabe o da haklı napsın bni,adam karizma baqsanıza

şu kaşlar,şu saçlar,şu duruş,şu gülüş(yok gülüş kısmı olmadı yhaa

emrah gülmes ki.. herneese dewam ihihihi)şu baqış kimde war? sorarım size

peşinde bi dolu kıs war hepsini öldürjem işte

aaah ahhhhh

hayatımın anlamı bu çocuk yhaaa

onsuz bn bi hiçim böhüüüüü

bütün bunları anlatıom ki bişeler yapın

bnm elmden bişe gelmio yaptım elmden geleni

dönmüo bna hıh


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - beni seç,beni seç:p:p:p

burdan şu anlaşılıo x'e deer wermemekte faida war

haaa y weya z ye werebilir misiniz werebilirsiniz çünkü

onlarınki sabit ne inio,ne kalkıo puhaha


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - ennn lüzumsuz bilgiler:C:C
  •                                LÜZUMSUZ BİLGİLER
  • Yeni Zelanda’da yaşayan Kea adında bir cins papağan araba pencerlerinin etrafındaki kauçuk şeritleri yer!
  • Kaydedilen en uzun tavuk uçuşu 13 saniyedir Dünyadaki beyaz karıncaların toplam ağırlığı insanlarin 10 katıdır.
  • Eşeklerin gözleri dört ayaklarını da görebilecek şekildedir.
  • Kedilerin her bir kulağında 32 adele vardır.
  • Kutup ayıları solaktır.
  • Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler.
  • Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.
  • Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuştur.
  • İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.
  • Develerin üç tane kaşı vardır.
  • Kirpiler suyun üzerinde batmadan kalırlar.
  • Istakozların kanı mavi renktedir.
  • Eski Mısır’da kediler kutsal hayvan sayılıyordu ve öldükleri zaman insanlar saygılarını göstermek için kaşlarını kazırlardı.
  • Fil yavrusu, hortumuyla annesinin kuyruğuna tutunarak dolaşır.
  • Sürü içindeki dişiler doğumlarını birbirlerine göre ayarlayıp sırayla doğum yapıyorlar.
  • Kuş örümceği sırtında 300 yavrusuyla gezer.
  • Keseli farenin yavruları annelerinin sırtına ısırarak tutunur.
  • Salyangozların 25 bine yakın dişi vardır.
  • Yılanlar duyamaz.
  • Zürafalar yüzemez.
  • Kediler şeker tadını ayırt edemez.
  • Timsahlar, dillerini dışarıya çıkaramazlar.
  • Kangurular, geriye doğru yürüyemez.
  • Kelebekler, ayakları ile tat alırlar.
  • Atlar, bir ay ayakta kalabilirler.
  • Fareler kusamaz.
  • Deniz kobrası, dünyanın en zehirli yılanıdır.
  • Filler zıplamayan tek memelilerdir.
  • Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
  • 2 bin 600 kurbağa cinsi vardır.
  • Bir sineğin, saatteki hızı 8 km’dir.
  • Yunuslar, gözleri açık uyurlar.
  • Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
  • Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
  • İnek sütünün pH değeri 6’dir.
  • Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
  • Dalmaçyalilar gut olmayan tek köpek cinsidir.
  • Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
  • Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
  • Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
  • Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
  • Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
  • Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
  • Aslanlar bir günde 50 kez çiftleşebilirler.
  • İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
  • Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
  • Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde “başkent” anlamına gelir.
  • Kanada, Kızılderili dilinde “büyük köy” anlamına gelmektedir.
  • İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
  • Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
  • Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
  • Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.
  • 1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven’da yayınlanmıştı.
  • Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
  • ABD’de, yasları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
  • Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini traş olmak için harcar.
  • Geçen 3 bin 500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
  • Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
  • Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
  • İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
  • Günümüzde, evlenenlerin yarısı boşanmaktadır.
  • Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
  • Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
  • Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
  • Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
  • Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
  • Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı.
  • Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
  • Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın Ishigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
  • Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
  • Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
  • Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
  • Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
  • Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
  • Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
  • Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır.
  • Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
  • Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
  • Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
  • Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. Salatalığın yüzde 96’si sudur.
  • Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
  • Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur.
  • Timsahlar renk körüdür.
  • Yarim kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
  • Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
  • Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yasayabilirler.
  • Havuca rengini karoten verir. İnciler sirkede erir.
  • Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.
  • Rodin’in ünlü ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir.
  • En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
  • Sihirli sözcük ‘abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
  • Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı.
  • Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
  • Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır.
  • Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak var.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - saçım saçım saçmalamak:C

           

 

"ortak yönümüz olaraktan bulunan saçmalama hobisi şebo ilen benim vazgeçilmezimm

sevios işte saçmalamayı alla alla..efet bis buğün merama gittik sona jelibon yedik burdan

ahmete hıhlarımı sunarımşeboyada 02 lerimitahaya ikisinidesona bise geldiik evde saçmaladıkk

kısacası gün boyu saçım saçım saçmaladıkbu arada sanırsam gb galiba ben hala devam ediorum

saçmalamaya"

demişsin yafrum tubi haklısın bi yerde gbi gbi sankim

ama ama ama bisim hobimis bu hıh...

saçmalamadan da yaşarıs kiiiiiiii

bi de saçmalamayı hayat felsefesi olarak gören saçma kişilikler

wardır yhaaa saçmaladıklarınn farkında deildirler,

mantıklı bişeler söledklerini yada yaptıklarını zannederler fln

onlarla karıştrlmk istemiom yafff bööööööö hıhh

bu arada bütün bunları neden söledm bilmiom

 yada biliom: "hala saçmalıorm:C:C" ehuheuheu

we we weeeeeeeeee son olaraq günün özlü sözü: "saçmalaım,saçmalarsın,saçmalar,saçmalarıs,saçmalarsınıs,saçmalarlar:::::"



Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - işte karşınısda tubyyy=)))

    

 

 

ehuheuheuheu

işte dondurmaya dayanamayan tubyyy

göslere baq

o diil de bnm jnm dondurma istedi baq şimdi

ben dondurma almaya didiom kiiiiiii

hiaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

kim tutar bni


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


1/3/2007 - mini mini klipsss gbi gbi sanki ehuehuehu:D:D:D
can kırıkları

      

kelimeler yetse...

      

perdeler

    

artık kısa cümleler kuruorum

  

kadın

        

diğer

 

  

 

  

 


Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


 
Benim hakkımda

ne tanımı yahu bna takıl hayatını yaşa:V:V:V

Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
Baglantılarım


    1 sayfadan 1 . sayfa
    geri | ileri