BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


sıcak videolar 18+

Boş Ver !...

Yazar: nasmina

Boş ver be yaşı başı!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?

koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,

ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında
bırak aksın yollarına
yağ geç ,yık geç, kimse inanmazsa inanmasın
sen inan yüreğine

hem ona geçmezse kime geçer sözün?
büyü büyü....
bak ellerin ayakların kocaman,
aklında maşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.

akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boş ver yaşı başı,
aşk var mı aşk sen ondan haber ver?

takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü
öl gitsin...

Boş ver be yaşı başı!

kim tutar seni kim?

kendi yüreğinden başka kim?

 

Aklını al da öyle git

ister bir duvara,

ister bir odaya,

Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine
o biri de gelir gerçekten istediğin oysa
seveceksen ve öleceksen uğruna..                                                              

 

ister kıra, bayıra vur da git

yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile hayat daha bitmemiş
sen mi biteceksin?

çekeceksen bile bayrağı
YAŞADIM ULAN DİBİNE KADAR
diyemeyecek  misin?

CAN YÜCEL

 

03:58 - 22/11/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

SENİ SEVMENİN VAR MI?ÖTESİ SERDAR'IM

Yazar: nefesimsin

 

Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

           Çok çok çok seviyorum  işte varmı  ötesi yok...

12:01 - 15/11/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Atatürk'ü Anıyoruz

Yazar: nasmina

10kasım ile ilgili resimler fotoğraf atatürk cenaze dolmabahçe 10 KASIM forum.vatan.tc

10 Kasım
Bir bulut inmiş,beyaz,
Karlı dağlar başına.
Her 10 Kasım sabahı,
Bir ateş düşer, döşüme.

Nerdesin, ey Ata?m nerede?
Sensiz millet, öksüz burada.

Sanat, ilim, fen seninle.
Sevinen, gülen seninle.
Olmak isterdik inan,
Ebediyen seninle.

Dağların, ak başı kar mıdır?
Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

Yarım bıraktığın işler,
Bugün, sanki seni bekler.
Zengin millet hayalin,
Acep, neden emekler?

Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

Hüseyin Celep

12:44 - 10/11/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

10 Kasım

Yazar: nasmina

Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.

12:38 - 10/11/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Bizler Cumhuriyet Kadınları

Yazar: nasmina

Bizler Cumhuriyet Kadınları

Adımız Cumhuriyet kadınları…
Daima vardık, daima var olacağız.
Vatanına, bayrağına sıkı sıkı sarılan
Savaşta Atalarıyla omuz omuza çarpışan
Askerinin yanında olan ve canla başla
Korkmadan düşmanın kurşunlarına siper olan
Bizler Ulu Önder Atatürk torunlarıyız
Bizim Adımız Cumhuriyet Kadınları

Yavrusunu ne pahasına olursa olsun,
Gözünü kırpmadan vatan uğruna
Savaşa gönderen, önce vatan diyen
Bütün olumsuzluklara ve haksızlıklara rağmen
Namusum ve şerefimle baş etmeye çalışan
Bizler Ulu Önder Atatürk torunlarıyız
Bizim Adımız Cumhuriyet Kadınları

Cahide Günay

04:24 - 29/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

29 Ekim

Yazar: nasmina

BENİM NACİZ VUCUDUM

ELBET BİRGÜN TOPRAK OLACAKTIR.

FAKAT  TÜRKİYE  CUMHURİYETİ

İLELEBET PADİYAR KALACAKTIR...

Mustafa Kemal ATATÜRK

Osmanlı İmparatorluğu'nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'na dünyanın belli öbaşlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sıvas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara Başkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

04:20 - 29/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü

Yazar: nasmina

Sevgili  arkadaşım  lal (www.benimblog.com/lal ) Uluslararası Arkadalık  Ödülünü  bana layık görmüş.Kendisine çooook teşekkür ediyorum.Böyle güzel bir hediyeyi paylaşmak onur verici.
Kurala göre bu ödülü kendisinden bir sayıda fazla kişiye hediye etmem gerekiyor sanırım.Ama ben arkadaşlarım arasında bir türlü seçim yapamadım.Çünkü  tüm arkadaşlarımı  aynı derecede seviyor ve saygı duyuyorum.Her ne kadar son zamanlarda  yoğunluğum nedeniyle gerek kendi bloğumla ilgilenemesemde,gerekse  arkadaşlarımın ziyaretlerine gidemesemde.
Ve ben bu kuralı bozarak  ödülümü bloğuma ziyaretime gelen tüm arkadaşlarıma hediye ediyorum.
Tüm  ulusumuzun sevgi, saygı ve dostluk  içinde  yaşaması dileğimle...

04:15 - 25/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Vatan sagolsun...

Yazar: YAKAMOZLAHERSEYY

Photobucket 

Photobucket - Video and Image Hosting

Photobucket

14:32 - 19/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

Kusursuz Aşk (Soner Arıca)

Yazar: YAKAMOZLAHERSEYY
Photobucket - Video and Image Hosting

Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi
de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin
bir şeyden
bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını
sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir
çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri
de.
Aslında çok şey var sevdiğim,
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun
vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep
vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin
boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir
yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da
sevdim.
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en
çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua
edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban
öldü mü?
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz
sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört,
ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık
olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı
bu' diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın
bilmiyorum...
Yine de tanıdı gönlüm yaşadı
Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim
Her akşam vaktinde bu gönül üzülür
Hüzünle dolar seni düşünür
Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin
Geri dön ya da dönme ben sendeyim..
alıntı..

14:30 - 19/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

İZMİR K.BAĞLAR FEVZİ ÇAKMAK İÖO

Yazar: süleyman

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

10 Aralık İnsan Hakları Günü...
10 Aralık tarihini içine alan hafta da İnsan Hakları Haftası...


Haklarımızın Ne Kadar Farkındayız?

   Eski devletlerin yönetim anlayışı baskıydı.
   Böyle giden bir işleyişe "dur" diyebilmek için 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen bildirge, Magna Charte (Magna Karta) İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge, Amerika'da yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi'dir. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde gerçek yerini alacaktır.

   II. Dünya Savaşı'ndan sonra, devletler; bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerçeğinde birleştiler. Çünkü, insanlar özgür olmazlarsa savaşlar sürüp gidecek bu da uygarlıkların sonunu getirebilecekti.

   İnsanın değişimi ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi doğmuştur. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuştur.

   İnsanın bu noktaya varmak için verdiği mücadelenin temelinde düşünülebilmesi yatıyor. İnsanı insan yapan en büyük değerlerden biridir düşünebilmek. Bu nedenle, özgürce düşünme hakkı, yaşama hakkından sonra gelen en önemli haklardan biridir. Böylesi hak ve özgürlükleri yaşayan bireylerden oluşan bir toplumda haksızlıklardan, eşitsizliklerden, adaletsizliklerden söz edilebilir mi? İnsan hakları ihlallerinden de...


   İnsanın en önemli hakkı yaşama hakkıdır. Yaşama hakkını düşünme, eğitim-öğretim, çalışma, iletişim... hakları desteklemektedir. Tüm bunlar da eğitim hakkıyla beslenebilir. Anayasamızda "Kimse eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılamaz" denilmektedir. Millî Eğitim Temel Kanunumuz da bunu desteklemektedir. Eğitimciler olarak, insanı haklarının bilincine ve sorumluluğuna vardırmak da en önemli görevlerimiz arasındadır.

   İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında diğer demokrasilerle aynı değer ve amaçları paylaşan Türkiye, insan hakları standartlarının en yüksek düzeye getirilmesi amacıyla son yıllarda birçok önemli adım atmıştır.

   9 Nisan 1997 tarihinde kurulan ve insan hakları konularıyla görevli Devlet Bakanı başkanlığında, Başbakanlık, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Sağlık ve Millî Eğitim Bakanlıkları Müsteşarlarının katılımıyla faaliyetlerini sürdüren İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu'nun (İHKÜK) çalışmalarına hız verilmiştir. Öte yandan İnsan Hakları Komisyonu (İHK) bugüne kadar 150'ye yakın karar almış ve bu kararların büyük bir bölümü uygulamaya geçirilmiştir.




   
     

 

  BİR YER DÜŞÜNÜYORUM

Bir yer düşünüyorum, yemyeşil,
Bilmem, neresinde yurdun?
Bir ev, günlük güneşlik,
Çiçekler içinde memnun.

Bahçe kapısına varmadan daha,
Baygın kokusu ıhlamurun,
Gölgesinde bir sıra, der gibi;
— Oturun!

Haydi çocuklar haydi,
Salıncakları kurun!
Başka dallarsa, eğilmiş;
— Yemişlerimizden buyurun!

Rüzgar esmez, konuşur;
— Uçurtmalar uçun, çamaşırlar kuruyun.
Mutlu olun, yaşayın,
Ana, baba evlat, torun.

Z. Osman SABA

 

ÇEVREMİZ

Çöplerimiz birikmesin
Sularımız kirlenmesin
Yakıtımız tam yakılsın
Temiz olsun her şeyimiz.

Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım

Sokağımızla caddemiz
Köyümüzle, kentimiz
Temiz olsun hep çevremiz
Güzel olsun hep yöremiz.

Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım

Yaylada ovada dağda
Pırıl pınl bir doğada
Oynayalım hep coşalım
Bu yurdu temiz tutalım.

Erol YAVUZ

       

Küresel Isınma Bitsin

              Küresel ısınma bitsin,
İnsan bunalıp gitmesin.
Herkes ısınmayı engellesin,
Hayatımız boşyere gitmesin.

Dünya sen ısınma,
Sakın bize kızma.
Hayatımızı bağışla,
Sakın küresel ısınma.

Gönderen : Mustafa ÖZTÜRK
         
   

MEMLEKET TÜRKÜSÜ

El gibi dolaşma Anadolu’nda,
Arkadaş, yurdunu içinden tanı:
Dinle bir yosmayı pınar yolunda,
Dinle bir yaylada garip çobanı.

Bir ıssız ev gibi gezdiğim bu yurt,
Yavrunun derdiyle ah eder Bayburt,
Yıllarca döktürür sana gözyaşı
Tuna’nın özlemi yakar Maraş’ı...

Bir çölü andırır, bil ki dört yanın,
Bağrını delmezse yanık türküler :
Varlığı bu korla tutuşmayanın
Kirpiği yaşarsa gözleri güler.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

 

ÖZ VATANIM TÜRKİYE’M

Kara dere haşmetinle durma ak,
Huzur verir sana tepeden bakmak.
Kenarında dalıp yatıp uyumak,
Canım benim, öz vatanım Türkiye’m.

Kenarında otur çalı çırpı yak,
Bir koçan mısır al üstüne bırak.
Böyle güzellikler olmasın ırak,
Canım benim, öz vatanım Türkiye’m.

Yürü yol boyunca stresten uzak,
Her yanı bir cennet hangisini yazsak.
Tek tek değil, hep birlikte korusak,
Canım benim, öz vatanım Türkiye’m.

Hakkı ÇEBİ

 

ÇİÇEKLER KELEBEKLER
 

Binbir renkle gülüyor,
Bahçemizde çiçekler.
Gururla süzülüyor,
Uçuşan kelebekler.

Ayrıdır her çiçeğin,
Adı, şekli, kokusu.
Hele şu kelebeğin,
Rengi pek hoş doğrusu.

Hazırlıyor çiçekler,
Baharın neşesini.
Sonra da kelebekler,
Okuyor bestesini.
 

Hasan NAHİT

 

    ÇEVRE BİLİNCİ

Mis gibi gelirdi yayla kokusu.
Tabiatı öldürdük işin doğrusu
İçimize düştü gelecek korkusu
Unuttuk! Kalmadı çevre bilinci.

Hayvanları vurduk nesli kalmadı
Ormanları kestik yeri dolmadı
Birileri bağırsada duyan olmadı
Umrumuzda olmadı Çevre bilinci.

Santaraller kurarak külünü attık
Fabrika atıklarını denize kattık
Boş ver diyerek hep keyif çattık
Yaşama nedeniymiş çevre bilinci.

Artık! Temiz hava alamaz olduk
Turfanda sebzeden gıdasız kaldık
Zaman geçti ancak farkına vardık
Geleceği kurtarmakmış çevre bilinci.

 

 

 

 

BİR ÇOCUĞUN SESLERİ

bana bir çevre verin
taş bloklarla örülmemiş olsun
apartman katlarıyla çevrilmemiş
yeşil kadar yeşil mavi kadar mavi
bana bir çevre verin

insanlar istiyorum tekyüzlü
gülebilen insanlar istiyorum
aldatmayı beceremeyen
kötülüğe karşı,sevgiye açık
yüreği geniş insanlar istiyorum
çok şey mi istiyorum
bilmiyorum

çevremde neşe istiyorum huzur
başımı yastığa gönül rahatlığıyla koyabilmek
acılar ağlatmasın istiyorum insanları
her nefesin hakkını verebilmek istiyorum
Benimle Oynar mısın? Projesi Bilgisayarlı Eğitime Destek Projesi Eğitime %100 Destek Projesi MEB E-Okul Projesi Haydi Kızlar Okula Kampanyası www.insanhaklari.gov.tr Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı Yaşasın Okulumuz Kampanyası

İLSİS Resmi İnternet Sitesi

İLSİS Haber Arşivi

Milli Eğitim Vakfı

İl Milli Eğitim Müdürlükleri

e-Okul

MEB İnternet TV - Radyo

Sanal Karne

MEB Milli Eğitim Dergisi

İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü Resmi Sitesi

Konak Milli Eğitim Müdürlüğü Resmi Sitesi

 İzmir Okulları

Web adresi

 Öğretmen Atama Sonuçları

 Öğretmenler Genel Yer Değiştirme Sonuçları

 Öğretmenler Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Sonuçları

 Eğitim Bir-Sen

 Eğitim-İş

 Eğitim-Sen

 Türk Eğitim-Sen

 Öğretmenin Pusulası

 Öğretmen Çantası

 MEB İnternet TV

 MEB e-Kütüphane

 MEB Soru Bankası

 MEB Deneme Sınavları

 Karnem.net

 SANAL KARNE (MEB Veli Bilgilendirme Sistemi)

 AÖF - Açıköğretim Fakültesi

 İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ RESMİ SİTESİ

 

  •  

  •  KONAK BELEDİYESİ RESMİ SİTESİ

    09:27 - 7/10/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    Hayırlı Bayramlar

    Yazar: nasmina

    04:13 - 29/9/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    Yaşam Öğütü

    Yazar: nasmina
    Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
    Yarım saat erkene kurulsun saatin
    Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
    Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin
    Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
    Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
    Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
    Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
    Bak güzelim kahvaltının keyfine..
    Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
    Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
    Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile
    Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
    Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
    Ohhh şöyle bir hafifle
    Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
    Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık
    Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
    Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
    Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..
    Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
    Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
    Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
    Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
    Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
    Saklama tabakları, bardakları misafire
    Sizden ala misafir mi var bu dünyada
    Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,
    Şöyle keyfe keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
    Gece evinde, dostların olsun
    Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
    Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?

    Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

    Can Yücel

    09:20 - 20/9/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    Nefsin Teskiye Ayı Ramazan

    Yazar: nasmina

    NEFSİN TEZKİYE AYI RAMAZAN

          Mübarek Ramazan ayında, oruçlu olanlarla birlikte, duaların yükseldiği bir sırada, Allah Teala’dan bizi ibadetlerimizde başarılı kılmasını niyaz ediyoruz…. 

         İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı ne güzel aydır; öyle bir ayki sevgili peygamber (sav)’in döneminde bereketli ay olarak adlandırıldı.” Fahr-î Kainat hz. Muhammed Mustafa (sav) de şöyle buyuruyor: “Ramazan’da sizlere neler mukadder olduğunu bilirseniz, Allah’a daha çok şükredersiniz.”

        İbni Abbas da şöyle diyor: “Resulullah (sav)’den şöyle duydum: Allah Teala Ramazan dolayısıyla cenneti, gelecek yıla kadar süslüyor.” İslam’da büluğ çağına gelen tüm müminlere Ramazan ayında oruç tutmak farz kılınmış. Böylece insan, bir ay boyunca yüce insani sıfatları kendinde geliştirme fırsatını bulacaktır. Oruç tutmanın en önemli ve gereken şartı kişinin sağlıklı olmasıdır, yani hasta, yolcu, ve ileri yaşlılar oruç tutmaktan muaf tutuluyor. Görünürde oruç; yemek, içmek ve ani lezzetlerden sakınmaktır. Halbuki oruç tutmanın gerçeği, insan ruhunun yücelmesi, Allah’a yakınlaşması, nefisle mücadele etmesi ve iradenin güçlenmesidir. Bu sebepten dolayı ruh ve cisimlerini Oruçla tanıştırmayan, biraz açlık ve susuzluğa tahammül edemeyenler, nehirlerin kıyısında yeşeren ince çiçekler ve bitkilere benziyorlar. Bu çiçekler bir kaç gün susuz kalınca hemen solup kuruyorlar. Fakat dağlık, çöl ve kayalar arasında yeşeren, dalları şiddetli rüzgar ve kızgın güneşin altında bulunan ağaçlar, dayanıklı ve uzun ömürlü oluyorlar. Oruç tutmak da insanı zorluklara karşı dayanıklı kılıyor ve geçici kısıtlamalarla iradelerini güçlendiriyor.

         Hz. Muhammed (sav) şöyle buyuruyor: “Oruç, niyetli olanın kalkanıdır. Biriniz oruçlu olduğu zaman kötü söz söylemesin, sesini düşmanlık yüzünden yükseltmesin, ve başka birisi onu azarlayıp kavga etmeye çağırdığında "oruçluyum" desin."

         Hicri kameri 2. Asırda yaşayan ve İmam Cafer Sadık (as)’ın öğrencisi olma şerefine sahip olan  Behlül’ün sözleri ince ve değerli hikmetler içeriyor. Bir gün Behlül dönemin Abbasi halifesiyle bahçede yürürken şiddetli bir yağmura yakalanıyor. Halife alaylı bir şekilde Behlül’e: “Dikkat et de ayağın kaymasın” deyince, Behlül: “Efendim benim ayağımın kayması pek önemli değil, fakat eğer sizin ayağınız kayarsa bir milleti bedbaht ve rezil edersiniz”, şeklinde cevap veriyor. Allah’a ibadet etmenin kaynağı, insanların fıtratındadır.Bu sebepten dolayı Allah’a ibadet ve kulluk etme ilgisi herkeste bulunuyor. Fakat bazı insanlar bu ilgiyi harekete geçirerek, yüce Allah karşısında secdeye kapanırken, bazıları da bu gerçeği göz ardı ediyorlar. Emir'ul-müminin Hz. Ali (as) ibadet ve kulluk etmenin temelini, bilgi ve basiret olarak belirtirken şöyle buyuruyor: “Bilginin meyvesi ibadettir.”

         İbadet, tevazu ve kulluk demektir. İnsan şefkatli ve bilgin mabudunun büyüklüğünü ve azametini anlayınca O’na kulluk eder. Bu yüzden kulluk ve itaat etmek, Allah’ı ve kendini tanımaktan kaynaklanır. Bu doğrultuda insanın bilgisi daha derin ve yaygın olursa, ibadeti daha çok anlam kazanır. İslam Peygamberi (sav) hz. Ali (as)’a hitaben şöyle buyuruyor: “Bilginin 2 rekat namazı, bilgisiz abid'in 70 rekat namazından daha üstündür”. Böylece ibadet edenlerin marifet ve bilgisi kadar, ibadetlerinin değerleri farklıdır. Bildiğiniz gibi Peygamber efendimizin ebedi mucizesi Kur’an-ı Kerim, değişik sebepler ve insanın ihtiyaçlarına göre inmiştir. Kur’an-ın derin ayetleri kalpleri kendine cezp ederken, cehaleti silip, insanları sevgi ve iyilikle tanıştırır. Birçoğu, ayetlerin nazil olma sebeplerini öğrenmek istiyorlar. Bizler de bu mübarek ayda hazırladığımız söyleşimizin bu bölümünde, Bakara suresinin 267. Ayetinin nazil olmasıyla ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağız.

         İslam Peygamberi hz. Muhammed (sav)’ın Medine’ye hicret etmesiyle birlikte, Müslümanlar evlerini terk ederek  hazrete katıldılar.Bu sebepten dolayı Resulullah efendimiz yarenlerini, camiye yerleştirdiler. Ensar da Resulullah’ın emri üzerine muhacirlerin yardımına koşarak, ihtiyaçlarını bir süre karşıladılar. Ensar, bağlarının mahsullerinden bir bölümü muhacirlere ayırdılar, böylece daha fazla mahsulleri olduğunda daha fazla bir pay muhacirlere tahsis ettiler. Onlar hurma ağaçlarının meyve dolu dallarını kopararak, caminin 2 sütunu arasında bağlı olan ipe asıyorlardı. Böylece Muhacirler rahatlıkla hurmalardan yararlanırdı. Bu arada infak edenler arasında bazıları taze hurmalara kuru ve kalitesiz hurmalar karıştırarak muhacirlere veriyorlardı. Onlar böyle infak etmenin muhtaçlara pek yarar sağlamazken, onları küçük düşürdüğünü bilmiyorlardı. Bu yüzden Bakara suresinin 267. Ayeti nazil oldu ve Müslümanlara yakışan infak şeklini anlattı. Bu mübarek ayet şöyle buyuruyor:  “Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır.

         Muhtaç ellerimizi yüce yaradana doğru kaldırıp, bizden hoşnut olmasını niyaz ederken, bize şuur ve uyanış nasip etmesini diliyoruz….

     

    netten

     

    01:37 - 15/9/2008 - Yorumlar {1} - Yorum Yaz

    SENDE OLMAK İSTİYORUM SERDAR'IM

    Yazar: nefesimsin

    SENİNLE VAR OLMAK,

    SENDE VAR OLMAK,

    SENİNLE ÇOĞALIP SENİNLE

    VE SENDE TÜKENMEK...

    HER YENİ GÜNE SENİNLE BAŞLAYIP,

    HER GECEYİ SENİNLE BİTİRMEK,

    SABAHIN İLK IŞIKLARI İSE GÜNÜMÜ AYDINLATAN,

    ÖNCE SENİNLE AYDINLANMAK

    VE ÖLENE DEK SENİNLE OLMAK..

    ÖLÜMDEN SONRA DA EBEDİYYEN SENDE

    OLMAK İSTİYORUM

         

               SERDAR'IM......

                                                  

    11:34 - 4/9/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    SERDAR'IM HAYAT SENİNLE GÜZEL

    Yazar: nefesimsin

    " S "EVGİMİN KUTSALLIĞINI VURDUM GÖZLERİNDE,

    " E "SKİMEYECEK DUYGULARI YAŞADIM TENİNDE,

    " R "ÜYALARIN GERÇEKÇİLİĞİNİ ANLADIM ELLERİNDE,

    " D "İLEKLERİN EN GÜZELİNİ YAŞADIM BEDENİNDE,

    " A "ŞKIN TADINA VARDIM SEVİŞMELERİMİZDE,

    " R "ÜZGARLARIMDA AÇILAN YELKENİM OLDUN,

    " I "SSIZ YOLUMU KAYBETTİĞİM DENİZLERİMDE,

    " M "AVİLERİ GİYDİM RUHUNUN DERİNLİKLERİNDE.

    SENİ SEVİYORUM SERDAR'IM HAYAT SENİNLE GÜZEL....

    HAYAT SENİNLE GÜZEL...

    12:52 - 2/9/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    Bir Nefestir Hayat

    Yazar: nasmina
    Bir nefestir hayat. Sadece kendini arayıp bulman kadar zamanı olan. Bir göz açıp kapama kadardır hayat. Bir gözün bebeğinde kendini görmeye yetecek kadar. Bir sırdır hayat. Sadece senin bildiğin ve başkasıyla da paylaşma şansın olmayan. Paylaştığın şeyler sırrın değil, senin kendini bulmak için girdiğin çabanın izdüşümleridir.

    Zaman subjektif bir kavram.
    Onun içinde kaybolma şansın yok. Sadece onun içinde aradığın kendinsin.
    Kendini bulduğun yerde, zaman senin için anlamını yitirecek ve “AN” halini alacaktır. İşte o an’da zamanı seyretmeyi ve zamana hükmetmeyi öğreneceksin. Hükmettiğin aslında kendin olacaksın. Çünkü sen o zaman denilen şeyin içinden süzülerek ve damıtılmış halde kendini buldun. Kendini bulduğun yerde her şeyi bir görmeye başlayacaksın. Hazlar sana bir şey anlatmayacak, gerçek mutluluğu tatmış olacaksın. İşte orada dünyada cenneti yaşamaya başlayacaksın.

    Yüreğinde yanan ateşi görmek, esen fırtınaları dinlemek istersen bir nefes NEY dinle. Göreceksin neyin her sesinde içindeki kor kor yanan alevleri göreceksin. İçinde esen fırtınaların ne kadar kuvvetli olduğunu, seni ulaşman gereken yere ulaştırmak için ne kadar da gayretli olduğunu göreceksin.

    Farkındalıktır hayat. Farkında olmadığın şeyleri tekrar tekrar yaşadığın. Her yaşadığında bambaşka girdabın içine düşüp devindiğin. İçinden çıkamadığında “Benim mutluluğum diğer tarafta diyerek kendini teselli ettiğin” Oysa ahh güzel yürek, her şey bu dünya da yaşanacak. Her şey bu dünya da öğrenilecek ve kemalata bu dünya da ereceksin. Bu dünya da mutluluğu tatmadan mutluluk diyarı olan cenneti nasıl algılayacaksın. Farkındalığınla baktığında yaşadığın her şeye, aslında etrafında senin kemalata ermen için kanat çırpan milyonlarca yardımcı bulacaksın. Oysa sen ötelere erteliyorsun bütün beklentilerini.

    Mücadeledir hayat. Alnı açık, başı dik yaşayabilmek için. Bütün etiketlerinden sıyrılarak, başkasına etiket yapıştırmadan sadece yalın kalmaktır. Birileri ne der kaygısından uzak, birileri için ve en önemlisi kendin için mücadeledir. Kazandığın her mücadele dağın tepesine seni daha çok yaklaştıracak ve sen gün be gün güneşin ışıklarından daha çok nasipleneceksin. Eğer dağın zirvesindeysen, güneşin batmadığını göreceksin. Güneş dağın bir tarafında batarken diğer tarafına doğmaktadır. Ve sen zirvede hep kuvvetli rüzgarlara kafa tutacak ve hep güneşten nasiplenerek yaşayacaksın.

    Sevgidir hayat. Tüm gönüllerde rahmet olmaktır. Gönüllere sağanak sağanak yağmur olup yağmaktır. Her yağdığın yürekte mümbit, yemyeşil, topraklar oluşturmaktır. Gözlerine baktığın insanların yüreğinde güneşi doğdurabilmektir hayat. Kendin olarak yaşamaktır ancak kendine yaşamamaktır hayat. Hayatı tatmak istersen sokakta oynayan çocukların o muhteşem gözlerine bakman yeterlidir. Onlar hep mutludurlar ve onlar beklentisiz severler. Çamurla oynarken mutluluk yaşar onlar. Sende mutlu olmanın göreceli olmadığını, her şeyin seni mutluluğa götüren birer işaret ayet olduğunu anla. Sokaktaki çocuklar çok şey anlatıyor inan.

    Özgür olmaktır hayat. Tüm dünyaya kafa tutabilecek kadar asil, iradenle, vicdanınla ve aklında sadece kendin olduğun ve kendi kendine hükmedebildiğin bir hayat. Kimseye hiçbir neden hiçbir şart ve hiçbir cezp edici sözden dolayı iradeni teslim etmemektir hayat. Hayata karşı duruşun iradenle olacak ve irade ettiğin şeyleri yaşayacaksın. İrade ettiğin şeylerin kaderin olduğunu göreceksin. İradeni teslim edersen talip olan, iradene hükmedersen talip olunan olacaksın. Ya sen olacaksın, ya da birinin müsaade ettiği kadarla yaşayacaksın.

    Bir noktadır hayat. Tüm yaşadıklarını içine sığdırdığın sadece bir nokta. Adına ölüm dediğin bu nokta aslında senin varoluş kitabındır ve gururla o kitaba sahip çık. Çünkü o kitabı sen doldurdun. O kitapta senin alın terin, gözyaşın, hayallerin, aşkın, sevdan ve mücadelen var. Doldurduğun kitap senin eserin. Onunla gurur duy ve sahiplen. Hayat kendini sahiplenip, “biz” olabilen insanların yaşayabileceği kadar muhteşem bir şeydir.

    alıntı

    01:43 - 1/9/2008 - Yorumlar {1} - Yorum Yaz

    DÖRT MEVSİMİM DE SENSİN.....

    Yazar: nefesimsin

     

    ÖZLEM KAPIMDA VUSLAT KOKUYOR BURNUMDA,

    DAR AĞAÇLARI KURULUYOR HER YANIMDA OLMAYIŞINDA,

    EN BÜYÜK HUZUR YÜREĞİNİN ORTASINDA,

    SEVMENİN NİMETİ GÖZLERİME BAKAN SONSUZLUĞUNDA,

    BENİMSİN BENİMSİN İKİ CİHANIMDA,

    SEBEBİMSİN,

    KIYAMETİMSİN,

    GÜNEŞİMSİN,

    DÖRT MEVSİMİMSİN,

    BİRİCİK BİRTANECİK SERDARIM

    SEN BENİM BEBEĞİMSİN.....

    SENİ SEVİYORUM....................

    12:13 - 30/8/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    ADINI AŞK KOYDUM SENİN

    Yazar: nefesimsin

     

    GÜNEŞ GİBİ DOĞUYORSUN DÜNYAMA  YÜREĞİMİN BUZ SARKITLARI HER BİR DAMLANIN ÇOĞALARAK BİRLEŞTİĞİ,SEVGİTE TAŞAN BİR ŞELALEYİ ANDIRIYORSUN.AY'IN DÜNYAMIZI AYDINLATTIĞI GİBİ.ZİFİRİ KARANLIKLARI YIRTARAK IŞIKLARINI SAÇIYORSUN ETRAFIMA,ÖYLE BÜYÜLÜ BİR IŞIKKİ BU,HAYALLERİN GERÇEKLEŞMESİ GİBİ,ADINI KOYAMADIĞIM  DÜŞŞÜNCELER GİBİ,KAPIMI HER AN ÇALACAK BEKLENEN BİRİ GİBİ.SEN,SEN AŞKIN TA KENDİSİ OLMALISIN.SENİ BEKLEMEK,AÇILAN HER KAPININ ARDINDAN SENİ ARAMAN.ÇALAN HER TELEFONA SEN DİYEREK KOŞMAK.YİNE ARAMADI DİYE MERAKLANMAK.BEKLENMEDİK ANLARDA SENİ KARŞIMDA BULUP MUTLULUKLARIN EN GÜZELİNİ HİSSETMEK.EN HÜZÜNLÜ ANLARINDA HÜZNÜNÜ KALBİMDE YAŞAMAK,SEVİNCİNİ SEVİNCİM,DERDİNİ DERDİM BİLMEK.DOĞAN HER YENİ GÜNE ,SENİN İÇİN HAYIR DUALARI İLE BAŞLAYIP,GÜNAYDIN DİYEN SESİNİ DUYMAK İÇİN,UYKULARIN EN TATLISINDAN UYANMANIN SEVİNCİNİ YAŞAMAK.BANA BUNLARI HİSSETTİRDİĞİN İÇİN SENİN ADINI " AŞK " KOYDUM SENİN.SEN AŞKIN TA KENDİSİSİN.TELEFONUM HER ÇALDIĞINDA İÇİM TİTREYEREK ,SERDAR'IM ARIYOR DİYORSAM.HER NE KADAR SES TONUMU  AYARLAMAYA ÇALIŞIP,HALA BUNU BAŞARAMIYOR VE YİNEDE SESİMİN TİTREMESİNE ENGEL OLAMIYORSAM.BANA BAKTIĞINDA,SAÇ DİPLERİMDEKİ FIRTINALARI DİNDİREMİYORSAM GÖZLERİNE BAKARAK,DENİZLERİN EN DERİNİNE DALIYOR VE BİR TÜRLÜ ÇIKAMIYORSAM,ELLERİMİ BİR KOR GİBİ YAKIYORSA TENİN.YÜREĞİMDE ALABORALAR KOPUYORSA EĞER BUNU BAŞARAN SENMİSİN?YOKSA SEWN AŞKMISIN?BANA BU DUGULARI YAŞATTIĞIN VE HAYATIMA GİRDİĞİN İÇİN AŞKI YALNIZ SANA YAKISTIRDIĞIM İÇİN ADINI " AŞK " KOYDUM

    SEN " AŞK " OLMALISIN.

    SENİ SEVİYORUM SERDAR'IM İYİ Kİ VARSIN....

    12:59 - 24/8/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    SEVDAMA HOŞGELDİN SERDAR'IM

    Yazar: nefesimsin

    SEN EBRULİ DÜŞLERİMİN KAHRAMANI.TÜM RENKLERİM KAYNAĞI,GECEMİN IŞIĞI,HAYAT AĞACIM,CAN YOLDAŞIM,CANIM ÇİÇEK KOKULU SEVDİĞİM SEN......YÜRÜEĞİMİ KOYDUM YÜREĞİNİN ÜZERİNE.ATIYORSA,BİLKİ SENİN İÇİN ATIYOR.VE YAŞAM ANCAK SENİN VARLIĞINLA ANLAM BULUYOR...

    SENDEN ÖNCE GÖRDÜĞÜM TÜM DÜŞLERİ GÖRÜLMEMİŞ SAYIYORUM.GEÇMİŞ AŞKLARDAN KALAN  TÜM İZLERİ BİRER BİRER SİLİYORUM.SANA DAİR HERŞEYİ YÜREĞİME,BEYNİME KAZIYORUM..TÜM HÜCRELERİME YAYIL,ÇIKMA BEDENİMDEN.HAVA YERİNE SENİ SOLUMAK İSTİYORUM,SU YERİNE SENİ İÇMEK İSTİYORUM YUDUM YUDUM.BİR OLMAK İSTİYORUM SENİNLE ,SEN OLMAK İSTİYORUM.

    ŞİMDİ YAĞMUR OLSAN YAĞSAN ÜZERİME.ISLATSAN BENİ SIRILSIKLAM ETSEN,SONRA DOKUNSAN,DOKUNDUĞUN HER YER YAKSA TENİMİ,SICAKLIĞINLA KURUTSAN.BAKSAN YÜZÜME  GÖZLERİNİ HİÇ AYIRMADAN  ERİSEM BAKIŞLARINDA.DUDAKLARIN DEĞSE DUDAKLARIMA ,TİTRESEM İÇİMİ ÜRPERTSEN...

    SEN GÜZELE DAİR NE VARSA HEPSİNİN,SAHİBİ SEN...HEP ÇOCUK,HEP YARAMAZ,GÜZELLİĞİ İLE DAYANILAMAZ.BİR HAYRAN YARATTIN KENDİNE.SENİ İZLİYORUM,SANA BAKIYORUM.

    SENİNLE DOLDURUYORUM DÜNYAMI,SENDEN ALABİLECEĞİM NE VARSA HEPSİNİ ALIYORUM.HERGÜN YENİDEN,BİRKEZ DAHA KEŞFEDİYORUM SENİ,HERGÜN ARTIYOR HAYRANLIĞIM...

    HEP AKLIMDASIN,OLMADIĞIN BİR AN BİLE YOK.TUTKUYU TEHLİKE BULANLARA İNAT,GÜNAH DİYE ADLANDIRILANLARA İNAT EN KOYU EN DELİ  TUTKUNUN İÇİNDEYİM SENİNLE " BÜYÜK AŞKLARIN ACISIDA BÜYÜK OLUR " DERLER YA BIRAK DESİNLER.SENİNLE OLMANIN BEDELİ BÜYÜK BİR ACI ÇEKMEKSE EĞER,SENİNLE OLACAĞIM BİR ANA BİLE DEĞER.BUĞÜNE KADFAR AŞKA DAİR SEVGİYE DAİR YAZILMIŞ YADA SÖYLENMİŞ TÜM KURALLARIN ÖTESİNDE BİRŞEY BENİMKİSİ.SENDEN ALDIĞIM GÜÇLE MEYDAN OKUYORUM BÜTÜN KURALLARA.BUNDAN SONRA DA AŞKIN KURALLARINI BEN KOYUYORUM.SEBEPSİZ SEVENİM BEN.SENİ HERŞEYİNLE OLDUĞUN GİBİ SEVİYORUM.SENİ SEN OLDUĞUN İÇİN SEVİYORUM.BAŞKA BİR SEBEBE GEREK VAR MI?DÜNYANIN EN ŞANSLI İNSANIYIM BU YÜZDEN SENİ BULDUĞUM İÇİN.TANRININ BİR ARMAĞANISIN BANA.

    SEN SEVDAMIN ORTAĞI,AŞKIMIN ÇİÇEĞİ,GÖZÜMÜN BEBEĞİ,SEN..... VE BEN....

    BİRTEK SENİ YAR BİLEN....

    BİRTEK SENİ SEVEN.....

    SEVDAMA ÖMRÜME HOŞ GELDİM HAYATIM SERDAR'IM.........

    01:43 - 15/8/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    ÇiçekciÇiçekci firması

    Yazar: sembolcicek

    Çiçekci

    Kadıköy Çiçekci

    Maltepe Çiçekci

    12:36 - 5/8/2008 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz

    geri ileri
    Tanıtım


    Ana Sayfa
    Profil
    Arşiv
    Arkadaşlarım

    Son yazilarım
    - iyi şarkı
    - nazo sensizlik ölümden bile zor
    - gülben ergen süpriz
    - 18+ club SOHPET KIZLARLA
    - paris hilton

    Arkadaşlarım
    - selin06
    - tuvalfm
    - orgu
    - bahargozlum
    - BiTaNeMiM
    - asli96
    - suleymanpala
    - mineninhunerleri
    - yagmurstyle76
    - nefesimsin
    - PrenceSS
    - cemre
    - nasmina
    - 1603ta
    - batu22
    - scherzinger
    - sosyal
    - hamarat
    - burak
    - tron
    - mno67
    - sembolcicek
    - twister
    - babafenerli
    - siiredebiyat
    - webmasterkaynak
    - oflove
    - aydindoganyayinlariphp
    - aydindoganyayincilik
    - wske
    - ikeles
    - etuncaydin
    - blogbul
    - comlek
    - nurzatemlak1
    - lucefer
    - gencay27
    - radyoses
    - cdserdar
    - samira
    - yastiksohbeti
    - burkay1905
    - akide
    - Carew
    - umur02
    - KOMANDO
    - mustafa61
    - sultanorganizasyon
    - kilicali
    - mahmut58
    - cobraolcay05
    - ugurnet
    - memokan
    - seboist49
    - ibrahimayas
    - oktay44