|
UZAT ELİNİ ÇOK UZAKLARDAN
Uzat elini çok uzaklardan. Çok uzaklardan gelsin "iyi" haberlerin. Çok uzaklar getirsin seni. Uzat elini sineme. Sinem dokunuşlarını hissetsin, kırılmışlıklarını unutsun saniye sürelerince. Zemheri soğuklarından kurtulsun ellerinin sıcaklığıyla. Uzat elini çok uzaklardan. Bir müjde sağnağı altında kalayım "an" kadar olsa da! "An" kadar olsa da seni görüp düşlere dalayım. Ben burdayım...
Çok uzaklardan "iyi" haberlerin gelsin. Yarını sabırsızlıkla bekleyeyim senin için. Senin için sevinç gözyaşları besleyip akıtayım. Ağlarken gülen göz bebeklerim senin için. Sana "bebeğim" diyerek sarılayım. Bir müjde sağnağında kalsın bedenim. Bedenimde senin yüzünden açan "yaralar", senin haberinle yeniden "ümit" filizlensin. Seni ümit edip heyecanlanayım. Çok uzaklardan, çok güzel, çok sıcak haberlerin gelsin. Uykularım kaçsın geceleri. Seni beklemenin sabırsızlığı ile kıvranayım... Bazı bazı SEN olayım hatta. Uzat elini çok uzaklardan. Ben pişmanlık ateşlerinde yanayım. Yandıkça kahrolayım, söylediklerim, düşündüklerim ve yaptıklarım için. Senin için kül olayım. Ağlayan gözlerim, titreyen ellerim, heyecandan kıpır kıpır bir kalbim var... Ve sen benim için uzat ellerini çok uzaklardan. VE BEN HALA SENİ SEVİYOR OLAYIM...
http://benimblog.com/Efkarlisair
ALİ BOZBULUTA AİTTİR
|
|

Sen Var ya Sen…
Sen Benim her şeyimdin ulan
Öyle bir girdin ki içime
Ne sen çıkmasını bildin, ne de ben çıkarmasını
Sensiz Olur mu Bundan Sonra?
Olmaz Tabi ki
Ama Olacak,
Olmalı…
Sensizliği Hayal Bile Etmekten Korkan Ben,
Şimdi Sensizliği Tercih Ediyorum…
Aşkımız Henüz Ağaçtaki Açmamış bir Tomurcuk Gibiydi
Ama Bir Türlü Çiçek Açmadı,
Açamadı…
Sevmek Günah mı?
Sevmek Yasak mı Bize?
Seni Tanıdığımdan Bu Yana Nelere Katlandım,
Nelerden Geçtim?
Bambaşka Bir Adam Oldum…
Gurur Vardı Önceleri Bende, Fırlatıp Attım…
İnadıma Kimse Karşı Gelemezdi
Ama Senin Her Dediğin Mantıklı Gelirdi Bana,
İkna Olurdum…
Kimsenin Sözünü Dinlemezken,
Senin Sözünden Çıkmaz Oldum…
Ben Elimden Geleni Yaptım.
Hani Derler ya;
‘Dal rüzgarı affetse bile,kırılmıştır bir kere’
Nede doğru bi söz,
İşte bu bitanem..işte bu…
AFFETTİM AMA UNUTMADIM...
UNUTAMADIM...
Doğrular Her Gece Uykularımı Böldü..
Unutamadım…
Her gün Yeni Bir Çıkmaz Tazeledi Gözyaşlarım,
Ağladım…
Gidişinin Sebebini Öğrendim Ya,
Öğrenmeseydim Keşke…
Hatayı Kendimde Bilseydim…
Şimdi İse Yüzüme Vurulan Bu Doğrular, İçimi Kemiriyor…
Unutamıyorum…
Kendimi Yedek Bir Parça Gibi Hissetmek Çok Zormuş,
Çok Acıymış…
Ağaçtaki Tomurcuk Açmıyor Bir Türlü,
Korktu… Güveni Kalmadı Aşkımıza…
Ve İşte Soldu, Gitti…
O Tomurcuk Dalında Kurudu…
Artık Her Sözünde Yalan Arıyorum..
AFFETTİM AMA UNUTMADIM…
UNUTAMIYORUM…
Bana Gerçekleri Birebir Anlattığın Gün Helal Dedim…
Helal Olsun…
Ama Sence O Doğruları Öğrenmek de Gecikmedim mi?
Bitanem… Beni de Anla… Bana da Hak Ver…
Ben Böyle bir şeyi hak etmedim…
Kendime O Zamanlar da Yediremedim,
Bugün de Yediremiyorum…
Seni de Daha Fazla Kırmadan, incitmeden Bitsin…
Bitsin…
Sözüne İnanamadıktan Sonra, Neye Yarar ‘Seni seviyorum’ demek?
Bu Yüzden Bitsin.
İnanmak İstedikçe Sözlerim daha Çok Yaraladı seni…
Üzülme Birtanem…
Hiç Olmazsa Ben Seni Sebepsiz terk etmiyorum…
Sensizliğe Alışmadım ama Katlanmasını Bildim…
Belki hak ettiğimi Başkasıyla Yaşarım…
Benim Sevgim Yetmedi Sana,
Yedek bir Parçanın Aşkı Bu Kadar Olur…
Belki Pişman Olacağım Ama Hiç Olmazsa Gururumla Yaşarım Bundan Sonra
Ağlarım Belki Ama Gururumla Ağlarım

Yine hüzün kapladı içimi
Yüreğim acıyor…
İstemediğim halde geldi
Taht kurdu içimde
Arsız hüzün…
Ne dışarıda yağan o güzelim kar
Ne sevdiğim şarkı
Ne de ağaçların dans edişi
Çıkaramadı arsız hüznü içimden
Yüreğim acıyor
Hani, açsa ağzını yüreğim
Bir açabilse…
Dökülecek belki, hece hece
Belki de, büyük bir gürültüyle
Ve diyecek ki;
Yeter!
Yeter!
Bırak peşimi arsız hüzün
Ama o, arsızlığına hep devam edecek
Yürek acıdıkça…
Çırpındıkça


Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...
Acıyan yerlerimle kelimelere sığınma vakti şimdi,
Uzak şehirler arıyorum yüreğimin yabancı olduğu.
Keşfetmediğim, görmediğim, bilmediğim bir yer olmalı...
Hatırlatmamalı seni bana...
Demek ki deniz olmamalı....
Vedalaşmamalıyız seninle,
Sana bu iyiliği yapmamalıyım!
İlk kez nefretin eşiğindeyim, ama...
Senden vazgeçemem... Bilir herkes...
Acıyan yerlerimle düşlere sığınma vakti şimdi,
ne olur yakmayın ışıkları, ben herşeyi çizerim düşlerimle...
Neden yine yabancılaştım?
Bu senin suçun...
Herkes kendi ipini çeker,
Herkes kendi akıtır gözyaşını,
Ama...
Sen ben yok aramızda... Bilir herkes...
Senden ricalarımı anlatmam zor sana...
Ne olur çok görme bana hayatı. Ne olur dokunma...
Acıtma...
Gülümsememi sever sevdiğim en çok, bari ağlatma...
Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...
Gerçekler sancı yapıyor, az bir düş alıp döneceğim
BiTTi buraya kadarmış dedim,
Unuttum bile dedim...
Avuttum kendimi sözde!
Ama yinede akıyor gözyaşlarım,
Islatıyor yastığımı seni özlediğim gecelerde!




Kendimden yoruldum
Sürekli maske takmaktan
İçim Kan ağlarken
İnsanlara gülmekten yoruldum
Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum
Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan
Delice severken içimden dağlara denizlere
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum
Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne zordur
Hep sorumluluk sahibi olmak
Her zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmak
Ruhum yoruldu
Çoçukken genç olmak
Gençken olgun olmak
Çok zor yoruldum
Çabuk tükettim ömrümü
Yarınlarımı.....
Umutlarımı.....
Duygularımı.......
Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Oyunun adı hayat
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş
Senaryo konusu
Herseye rağmen Mutlu Olma Sanatı
Ve oyun bitti...
perdeler indi ışıklar söndü
Kendimden yoruldum.:(





Yıllar, yumruk olup durdu boğazımda...
Tıkanıyor nefesim...
Boğulacak gibi oluyorum...
(Kim bilir...?)
Belki de boş yere,
Mâlumun meçhûlde kalması için, kendimi yoruyorum...
Her şeyin bir ömrü vardır...
Sırların da...
Benimle ölsün isterdim ama...
Ölümsüz olduğunu duyuyorum...
Her gün ölüp ölüp dirilen bir hissin 'ölümsüzlüğü' nasılsa?
Duyumsuyor,
Bilmiyorum!
Şimdi,
Sana dönüp yönümü haykırsam!
Tüm endişeleri bir yana koyup,
Çığlığa dönüşse de sesim,
Desem ki...
Seni seviyorum!
****
Gülümsersin belki...
Belki de kaşlarını çatarsın...
Ne yaparsan yap umursamasam!
Korkmadan, çekinmeden, hoyratça tekrarlasam:
Desem ki...
Seni seviyorum!
******
Hem, hamken pişmişse gönül,
Say ki adım “Ham Yanık!
Say ki sevmeyi bilmiyorum
Say ki...
Sayılamayacak kadar çoğum!
Say ki, şaşırmışım...
Şaşıymışım...
Ne çıkar
Umursar mısın bunları?
(Duyar mısın.....?)
Muhabbetsiz!
Sadâkatsiz!
Şekli ama şüphesiz!
Üstelik çılgınca!
Üstelik pek mâsum!
Hatta sahte!
Hatta öylesine!
Ve belki azıcık!
Belki uçsuz bucaksız!
Desem ki...
Seni seviyorum!
*****
Yılmışım susmalardan!
Fakat feryatlar da yalan geliyor!
En acı yakarışlar sırasında buz!
Yine de...
Her nefeste bir son,
Her lâhzada bir sonsuzluk,
Her dünde bir şu anlık hissediyorum!
(Ne olur sanki......?)
Kıytırık bir hüzünle,
Hiç utanmadan bakıp da yüzüne!
Desem ki...
Seni seviyorum!
******
Her şey bir yana dağılsa diyorum
Her söz bir yana kaçsa!
Bu şiir de unutulsa!
Sadece insanlar değil,
Bütün kuşlar...
Pınarlar...
Ve rüzgârlar...
Herkes sussa keşke...
Her şey sussa...
Ben de sussam da...
Dolaysız, zamansız, apansız!
(Nerededir o dem......?)
Sadece Sen!
Desen ki...
Seni seviyorum!

|
|
Bir yer var, kalbimin en derin kuytularında.
Sevgilerle örülü, çarpıyor her kalp atışında.
Ah! sevdiklerimiz her zaman yanımızda olsa.
Olsun ümitler de güzel, sevinçler uzaklarda.
Tebessümle bak, kaşlarını öyle kızgın çatma.
Yaşamında, kin ve nefrete asla yer ayırma.
Ellerin hep birleştirsin, sakın hiç kalp kırma.
Ne mutlu ona ki, kalbinde sevgi barındırana.
|
|
|
|
Kendimden gelen haykırışları duymamak için.. sessizliğin içindeki sesleri, karanlığın içindeki yüzleri görmemek için.. kaçtım…
Baktım…Geriye dönüp baktığımda yitik bir kentin kayıp bir düş’ü oldum… düşlerimin griliğinde kendime baktım.. sisli ve yağmurlu bir havada İstanbul’a bakar gibi baktım…
Saklandım…
Tüm kelimelerimi yanıma alıp saklandım.. cümlelerimin beni terk etmesine izin verdim… kilitli bir kapının ardında herkesten ve her şeyden saklandım…
Islandım…Yağan yağmurlar altında şemsiyesiz saatlerce dolaştım… ıslandım… yağmurla birlikte yağdım avuçlarına… yağmurla ıslandım…
Sustum…Tüm şiirleri, şarkıları sözsüz bestesiz bıraktım… cümlelerimi anlamsız, kelimelerimi çırılçıplak yalnız bıraktım… sustum…
Döndüm..
Buz tutmuş düşlerim, yaban kalmış gülümseyişlerimle… eksik kalan günlerimle yaşanmamış yarınlarıma döndüm…
Kaçarken baktığımda saklanan benliğimin yağmurda ıslanışını susmaların ardından gördüm… ve dünüme bu günüme yarınıma döndüm….
|
|
ne olur aglama gözyaşlarına dayanamam
Hayat 60
Yarısı gece, Yarısı gündüz
Onu çocukluk, onu ihtiyarlık.
Beşi tahsil, kaldı beş,
Yaşamak için yarın çok geç.
Hic bir sey için "benimdir" deme...
Sadece de ki "yanımdadır";
çünkü;
ne altın, ne toprak, ne sevgili,ne hayat, ne ölüm,ne huzur, ne de keder
daima seninle kalmaz...
|
|
|

Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.
Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.
Sus gönlüm. Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı, seni durdurmazdım... İnan bana... Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez, çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz...
Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar. Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar. Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus...
Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk'u buluncaya kadar. Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar, ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadığını anlayana kadar sus...
Sus gönlüm. Onun geleceğini görünceye kadar. Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar. Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.
Sus gönlüm. Sebepler var edilinceye kadar. Bahaneler oluşuncaya, birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.
Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun,sabrın olsun. Her susuşun,duan olsun. İçten yakarışının adı olsun, susuşun. Bekleyişinin, umut edişinin, inancının, sevdiğinin vurgusu olsun, susuşun...
Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus."
|
|