BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


28/4/2007
melekler.....

Neler yaşadım şu kısa hayatımda,
Sen benim tek hatıramsın…
Hiçbir zaman doymadım sana, doyamam…
Bin yıl daha yaşasam da,
Günlerden sen, aylardan sen,
Yıllar zaten sensin…

Nasıl ayrılacağız biz seninle?
Ömrüm bin yıl olsa da, doyamam sana..
Ellerin ellerimde olsun daima,
Beni sen uğurla son yolculuğuma...

En kırmızısından bir karanfil olsun,
Aç perdeleri kalbim ışıkla dolsun,
Gözlerim gözlerinin içinde kalsın, lütfen...

Söyle karanlığa, söyle şarkımızı,
Ben hiç kıyamam gözyaşlarına,
Melekler ağlar mı hiç bebeğim?..

Yasla başını, yasla göğsüme lütfen, lütfen.
Yolumuz ayrılmadan, günlerimiz dolmadan,
Kader bizi ayırmadan sarıl biriciğim…

Öyle hüzünlü bakma kar tanesi,
Bu defa götüremem yanımda seni..
Aklım sende kalır sakın ağlama,
İyi geceler der gibi uğurla beni...

Bütün kelimeler yetersiz şu anda,
Ve söylenecek ne çok şey var aslında..
Bir tek seni sevdiğimi bilmen yeter,
Lütfen...

posted by selin at 01:15 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 6 ) | Add Comment
25/2/2007
SENSİZ YAPAMIYORUM!!!!!!!!

Biliyor musun, artık ağlamıyorum gidişine. Bir muhabbetlik sözüne yanıp tutuşsa da dudaklarımdan dökülmeyi bekleyen cümleler, söz verdim kendime, konuşmayacak dudaklarım sensizken senli günlerine. Yanında uysallaşan yüreğim yanından bile geçmiyor artık huzurun. İçimde senden kalan günlerden soluduğum birkaç yaşamalık nefesle, boşver diyorum, yaşamak da neymiş. Hiçliğim, ölüme davetiye çıkarıyor protokol koltuğuna. Bir yanım sensizlik, bir yanım azrail. Her seferinde ölüm duruyor terazinin ağır basan kefesinde...

Yokluğunda yaşamaya değer biçiyorum, açık arttırmaya çıkarıyorum nefeslerimi, kimse cevap vermiyor içimdeki çığlıklara. Umudum esir düşüyor kumdan kalelerimize. Ellerime kelepçe vuruyor "git" deyişin, esaretim çekilmez oluyor, hayallerim suya düşüyor gözlerinin hayalinde. "Sevmek, sevgilinin bulunduğu cehenneme yürümek, sevgilinin olmadığı cennete de gitmemekmiş." Oysa ben kor ateşlere yürürken, seni uğurluyordum umudun maviliklerine...

Şimdi yeni yolculuklardayım. Umutsuzluğun eşiğinde, cehennemin beşiğinde, hem de henüz hiç uyumamışken kuş tüyü dizlerinde. Ne olurdu sanki gözlerini gözümün yaşına, ellerini avuç içlerimin terine bıraksaydın. Birlikte yaşamanın hazzına bir türlü varamadık biz. Tam tuttum derken ellerini, inşa ettiğimiz kırık köprülerden nehirlere düşüp boğulduk, yüzmeyi hiç bilemedik biz. "Git" dedik birbirimize, gitmeleri hiç sevmediğimiz halde. Sen benden gittin, ben de kendimden. Ama ağlamıyorum bak gidişine. Unuttun mu, gözyaşlarımı hediye ettim ben, beni buralardan alıp sana götüren o yeşil gözlerine...

Ben henüz sensiz yapamıyorum. El ele aşıklar geçiyor bazen, kızın saçı sana benziyorsa yüzümü çeviriyorum. Her adam bana benziyor biraz; hassas, kaybetmeyi kabullenmiş. Ve her kadın sana benziyor; unutkan, yorgun, boşvermiş. Bu gece, dün gece; gecelerce günlerce, ben henüz sensiz yapamıyorum...

posted by selin at 12:33 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 10 ) | Add Comment
15/2/2007

seni seviyorum canım dostum...

posted by selin at 07:01 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 2 ) | Add Comment
11/2/2007
sustum..

Sen gozumdeki isik, dudagimdaki tebessum, sen icimdeki sevincssin.
Sen hayatima renk katan, sen yuregimdeki carpinti, sen hayatimdaki nesesin.
Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gonul yoldasim, sen bir tanesin..

Bunları yüzüne söylemek bu kadar zormu.benim için zor evet yapamam.ben bunları düşlerimde  bile yapamıyorumki…

Kalbim acıyo..gözlerimden iki damla yaş akıyo.biri senin için biri benim için sana doğru her şey yıldızlar güneş ay denizler her şey senin için var bu dünyada.rüyalarımda bile sen sen sen…ama dayanmalıyım bunları sana haykırmalıyım…

Dayan gönlüm az kaldı sabret sabret..
Onu ne kadar çok sevdiğini sen biliyorsun oda bilicek yakında..sevdin sen  onu mutlu olucaksın artık…..yalnızca dayann bu cehennem azabı elbet bir gün son bulucak….
Susuyorum şimdilik…susuyorum..seni suçlayamam…ama sunu bilki yenilmeme az kaldı..bitiyorum yavaş yavaş tükeniyorum her gün seni görmenin hissedipde dokunamanın acısıyla kahroluyorum..  beklide bir gün tamamen biteceğim.ogün sana kendine iyi bak diyebileceğim sadece ve noktayı koyacağım keşke böyle yaşanmasaydı bazı seyler ama nafile…sen eksiksen ben nasıl tam olurum seni yerini kimle doldururum bilmiyorum ama daynamıyorum artık….savaşamıyorum artık..
Yapamıyorum.

posted by selin at 11:06 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 6 ) | Add Comment
11/2/2007

 

Şuan gecenin bir yarısı ve ben her gece hayatı yeniden keşfettiğim penceremden, bu gece de ikimiz için bakıyorum. Bu gece ıslak sokakların, loş ışıkların altında ben ve insanların ayakları altında ezilen düşlerim var. Kendimi ifade edememenin zorluğunu yaşıyorum şuan, belki de kendimi ifade edememenin birikintisini taşıyorum hala üzerimde… Sevgilim, düşlerimin prensi, düşlerinin prensesi sesleniyor sana, ilk ve son olarak yazdığı bu mektupta… Senleyim, seninleyim ama bu o kadar da sensizim sevgilim… Biliyorum şimdi senin kafanda sorular uyanmıştır, merak etme ben o soruları da alıp gidiyorum. Sana kalbini geri vermekle birlikte, aldığım soruların cevaplarını bırakıyorum. “- Beni sevdi mi acaba? diyorsundur. Canım, iki gözüm elbette ki sevdim, sevmez olur muyum hiç. “- Benden etkilendi mi? diyorsundur. Hazır itiraf etmeye başlamışken düşünmeden, umarsızca sana bir itirafta bulunayım. Bu itirafım biliyorum geç oldu ama ne olur affet, bilirsin duygularımı anlatamam ben… Sana her baktığımda, sen farkında olmasan da tatlı bir tebessüm bırakıyordun dudaklarımda… Başka biri mi var diye düşünüyorsan yanılıyorsun, ben senleyken kördüm sanki, sadece seni görüyordu gözlerim. Peki o zaman bu ayrılık neyin nesi demekteysen, o zaman gönül gözünü aç ve beni iyi dinle… Canım sevgilim, ahh söze nasıl ve nerden başlayacağımı bilmiyorum şuan, bu ayrılıkta senin hiçbir suçun yok bundan emin ol, sorun bende… Sen duyguların en güzelini tattırdın ve hiç yaşamadığım şeyleri yaşattın, önüme sundun korkusuzca… İlgiden bir an olsun mahrum etmedin, bıkmadan, yılmadan kendini sevdirmek için çabaladın durdun ama bazen bunlar yetmiyor ki insana… Hani dersin ya, sonumu göremiyorum bu insanla diye… Bende de öyle bir duygu var işte… Evet, aşkım doğru tahmin ettin, ilk tanıştığımız günden beri süre geliyor ama dedim bir umut, olmadı olmuyor daha dayanacak gücüm kalmadı… Şimdi bana nankör diyeceksin, belki de İbrahim Tatlıses’ in nankör kedi şarkısını dinleteceksin özel numaraların arkasından… Senden bu şekilde ayrılmak istemezdim ama o kadar iyisin ki ve sevgine o kadar saygı duyuyorum ki, kıyamadım gözlerinin içine bakarak üzmeye… Böylesi ikimiz için de daha iyi, bir mektupla bitsin, bilirsin ben vedaları sevmem... Askere gittiğinde bile uğurlamaya gelmemiştim, ağladığımı görürsün de üzülürsün diye.. Yaslayacağım artık başımı hatıralara ve söyleyeceğim ikimizin şarkısını, sen imkansızsın, sensizlik imkansız, aşk imkansız…

Bitmelerin sürgünlüğünü ve yalnızların vurgunluğunu yaşıyorum seni düşünmenin son dakikalarında… Seni seviyorum ve severek ayrılmanın hüznüyle canımın acısını tadıyorum, gözümden akan yaşımla….

posted by selin at 11:02 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 2 ) | Add Comment
11/2/2007
sen gittikten sonra..

Ve sen gittin öylece ardına bakmadan hayatıma nasıl apansız girdiysen öyle aniden gittin... sen gittin ya bir daha ben ben gibi olamadım. En çok gülüşümü beğenirdin derdin ya gözlerin de gülüyor sen gülünce gülüşüm kurudu gözlerimin ışığı söndü.. sen bana ne yaptın yada ben sana ne yaptım da böyle insafsız açıklamasız rüyamda görsem imkansız bir terk edilişi hakettim.
Ya sen çok insafsızdın yada ben çok anlayışsız bir türlü anlamlandıramadım. Günlerce yemedim içmedim hani kızdırmak için beni azcık göbeğim çıktığında tombiğim derdin ya bir deri bir kemik kaldım. Senle tanıştığımızda bırakalı bir yıl oluyordu sigarayı yine başladım.. Her gece unuturum sanıp sanıp içtim her ayıldığımda yanıldığımı bir gün önceden daha çok canımın acıdığını hissettim insan aşktan nefes alamaz olur mu? Alamadım ev dar geldi sokağa vurdum kendimi sokaklar evler caddeler üstüme yürüdü öyle kaplamışsınki bu şehirde her yeri koca izmir bana dar geldi. içimde ki boşluğun büyüdükçe ben küçüldüm. Her gördüğünde başını her çevirdiğinde ben eridim. Sen yanımdan geçerken aptal gibi umrumdaa bilee değilsin edası takınırken kendimden en çok da senden nefret ettim. Sen gittikten sonra ben yine sahile çıktım kokoreççimizden yine çeyrek kokoreç aldım sahilde çimlere oturdum yedim. senin beni eve bıraktığın yollardan gidip geldim eve, tırnaklarımı uzatmamı sevmezdin hiç uzatmadım, kısa saçlı kız olmaz derdin saçlarımı uzattım. Tüm aşk şarkılarını ezbere bilir oldum. Sen bana dönersin bensiz yapamazsın sandım ama sen dönmedin. Senle başlayıp senle biten cümleler kurdum her tanıştığımı senle karşılaştırdım hepsi senden iyiydi belki ama ben seni silemedim. Her arkadaşım bilir oldu seninle ilgili her hissimi defalarca adını söyledim sabahlara kadar... her yeni güne allahım geri dönsün diye başladım. İş yerinde her sabah seni görürüm umudu ile karşılaştığımız bakkaldan asla yemediğim ıvır zıvır aldım. Akşamları servise binerken kendi servisine değilde başka servise her binişinde demek yeni biri var onun yanına gidiyor diye sabahlara kadar ağladım. gece yarıları uyanıp aniden göz yaşları içinde sırf sesini duymak için telefon edip sesini dinleyen bendim. Ne zaman bir sevmek hikayesi dinlesem sen geldin aklıma Hiç kimsenin gözleri seninki gibi değil hiç kimsenin bakışı seniki gibi değil sesi soluğu kokusu dokusu dokunuşu öpüşü adımı söyleyişi. Sen gittin sanma ki benim için bittin ben seni öyle çok büyüttüm kii içimde kendime yer kalmadı bende.... Bende bir bana yetecek kadar sen var sadece bir de yaşadıklarımız ömrümde bir daha yaşarmıyım böle duygular bilmiyorum ama sonu böle olacaksa yaşamam eksik olsun. Unuturum diye bekliyorum unutamıyorum. hala içimde bir umut dönmene dair yazarken bile aptalca olduğunu bildiğim bu fikir hayata bağlıyor beni. Ben seni çok özledim sana masalllar anlatmayı nohut çocuklarmızı, alfabeyi iktisatlı kullanışını, güldüğünde dudaklarının yukarı kıvrılışını, yemek yapmanı, ağa modundaki kasıla kasıla yürüyüşünü, çikin sevgilim demeni, saçlarını düzeltişini, göbeğini öpmeyi, sakallarınla oynamayı, sana nazlanmayı,seni kızdırmayı, göğsüne yatmayı, saçlarımla oynamını, türk filmi çevirmemizi,sus gari diyişini,kısaca ben seni çok ama çok özledim. Biliyorum Bir daha bir sen gibi sen olmayacak hayatımda Ama sen şunu bilmiyorsun ki bir daha bir ben gibi seven çıkmayacak senin karşına benden gittim bittim vücudum taşımıyor artık beni ben sensizlikten öldüm sen bi dönüp bakmadın iki dünyada ahım peşinde derdim çoktan ama dilim varmıyor Çünkü ben seni bu dünyada kimsenin sevemiyeceği ve senin bunu asla anlayamayacağın kadar çok sevdim. Umarım bu seni son anışım olur bir daha adını anmak istemiyorum seni görmek istemiyorum. ya sen bitmelisin ben de. ya da ben bırakıp gideceğim bu hayatı  Sad

posted by selin at 11:00 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 4 ) | Add Comment
11/2/2007
İMKANSIZIM

Her şey SEN oLuyorsun da, o kadar SEN, bir BEN oLamıyorsun

Hüzün yıldızları parlıyor yine gecemde, ne tarafa çevirsem başımı,
bir SEN bakıyor bana…

Ne zaman kahretse yüreğim, ağlamaya susasa ve ne zaman iki damla belirse göz bebeklerimde, bir SEN akıyorsun, sessiz çığlıklarıyla şehri uyandıran kaldırımlara…

‘ Ne zaman seni düşünsem’ desem yalan olur… Hep aklımdasın ya! Her saniye bir SEN daha çakılıyor aklıma…


Ellerimi her uzatışımda Mavi ye umut dilenmek için, SEN batıyorsun avuçlarıma SEN bakıyorsun bir çocuğun gözlerinde, bir bebeğin kokusunda SEN kokuyorsun, bir SEN seviliyorsun onca yüreğin arasından…

Her şey SEN oluyorsun da, o kadar SEN, bir BEN olamıyorsun sevdiğim.. Bir benim gibi sevmeyi beceremiyorsun…

Her tohum ekişimde toprağa, birkaç gün sonra SEN filiz veriyorsun. Gittiğinde bir asma ekmiştim evimin önüne, gün geçtikçe büyüdü, çardak yaptım kendi kendime.. Şimdi kapımın tam önüne düşen bir dalı var, sanırım onu kesmeliyim. Çünkü kapımdan dışarı her adım attığımda bir SEN çarpıyor yüzüme…

Neden yağmurlara benzettim ki seni? Şimdi her yağmurda, SEN yağıyorsun bu koca kente…

Sana güneşim demeseydim keşke… Her sabah yatağıma SEN vuruyorsun penceremden…

Lanet olsun! Keşke Kalbim demeseydim sana… Şimdi her an SEN atıyorsun içimde…

SEN den kurtulmanın bir yolu yok mu yar? SEN imkansızsın… BEN imkansızlıklar denizinde cılız kulaçlar atıyorum hayata dair, boğuluyorum arada bir… Yine de kıyamıyorum sana…

Keşke, ‘Bu can seninle yaşıyor’ demeseydim sana. Şimdi her boğuluşumda SEN dirhem dirhem ölüyorsun, öldürüyorsun !

Yani her şey SEN oluyorsun da, o kadar SEN, bir BEN olamıyorsun sevgili… olamıyorsun!

Yaşayabilmen için benden gitmen lazım…
Yaşayabilmem için benle olman lazım…

imkan'SızıM'

posted by selin at 06:03 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 5 ) | Add Comment
11/2/2007
KENDİNE İYİ BAK!!!

Kendine iyi bak bir 'veda' degil 'elveda' cumlesidir cogu zaman.
O uc kelimeden cok daha fazlasini gizler icinde...
'Kendine iyi bak...
Cunkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim... Olamayacagim...
Istesem de istemesem de,
Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ..
ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum...

Olurda bir gun dönersem seni iyi bulmak istiyorum..
Kendine iyi bak...
Cunkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak...
Ben olmayacagim.
Kendine iyi bak ve beni düsünme...
Cünkü ben de seni dusunmeyecegim artik...
Arama sakin beni, yazma, cünkü ben yazmayacagim.
Sil beni yüreginden, cünkü ben silecegim...

Fakat, yasanilan, paylasilan guzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum...
Ve ben bir daha donmemek uzere gidiyorum.
'Kendine iyi bak...

Aramizda gecen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim.
Aslinda bilmem cok onemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben...
Seni bir daha asla gormemek uzere gidiyorum, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum...
Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yuzden iyi bak diyorum.

Aslina bakarsan, cok da fazla umursamiyorum.'
Kendine iyi bak, derler ve giderler

Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla soylerler bunu...
Cünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir.
Kolay kolay kopamaz onlar, sürec cok aci vericidir, yurek parcaliyicidir.
Her seferinde azalan umutlarla geri doner ve yine
Kendine Iyi Bak gozleriyle ayrilirlar...

Ta ki umut da, sevgi de tukeninceye kadar ta ki son elveda mezar sessizligine burunuceye kadar..
Tutkunun otesinde sevenler, bir kez
Kendine Iyi Bak derler ve giderler.

Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine olumu yeglerler.
Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
Kendine iyi bak, derler ve giderler.
Bu sozlerin icinde ihanet yok, hic bir zaman olamaz derler ve giderler.
En buyuk ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yuzustu birakip gitmek.
Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler.

Seni parcalara ayirip, en buyuk parcayi yanlarina alip giderler.
Seni senden alip giderler.
Daha kotusu suclayamazsin onlari tum bunlar icin.
Kendine iyi bak deyip gidenin gecerli bir nedeni vardir elbet.
Suclatmaz kendini.

Savasmadiklari icin kizarsin ama suclayamazsin.
Savasmislarsa, yenildikleri icin kizarsin ama suclayamazsin.
Yenildigin icin kizarsin ama suclayamazsin Ayriligin kacinilmazligina inandirir seni,
kendine iyi bak, derler ve giderler.
Elinden umutlarini, duslerini, sevgilerini alip giderler.
Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikca gozyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan cekip giderler eger yalniz kalmissan, cünkü insafsizliklarini gormek istemezler.

Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. 'Bitti' diyemedikleri icin,
kendine iyi bak derler. 'Kirildim ve affedemiyorum' diyemedikleri icin kendine iyi bak derler.

'Seni istemiyorum artik, hayatimdan cikaracagim ama bil ki hic unutmayacagim'
diyemedikleri icin kendine iyi bak derler.
'Biliyorum cok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum' diyemedikleri icin kendine iyi bak derler.

Vicdanlarini rahatlatmak icin kendine iyi bak derler,
cünkü o kan uzun sure akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
Kendine iyi bak bir noktadir cogu zaman.
Kendine iyi bak deme bana, sadece kotulukler noktalansin isterim ben.

Oysa sen iyisin Sen gozumdeki isik, dudagimdaki tebessum, sen icimdeki sevincssin.
Sen hayatima renk katan, sen yuregimdeki carpinti, sen hayatimdaki nesesin.
Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gonul yoldasim, sen bir tanesin.
Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.

Keske boyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni,
keske ben de affedebilsem Keske dondurebilsek zamani geriye.
Keske bugunku aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile...

Ama yine de, gitmesen olmaz mi?
Bitmesek olmaz mi?
Sen eksikken, ben nasil tam olurum?
Senden kalan boslugu kimlerle doldururum?
Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi?
Hani buyuk asklar her turlu engeli asardi,
hani gercek dostluklar her sinavi gecerdi,
hani sevgi eninde sonunda kazanirdi?
Hani hayatta hic kirlenmeyecek degerler vardi?

Hani en büyük Zaferler; en kanlı Şavaşların ardından kazanılırdı?

Bunlarin hepsi yalan mi? ... Sahiden..., gitmesen olmaz mi?
Bitmesek olmaz mi?

Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun...

Oyleyse sen de 'Kendine Iyi Bak.'

 

posted by selin at 06:01 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 6 ) | Add Comment
10/2/2007
VAZGEÇTİM SENDEN.............

VazGeçTim SeNden....

Bütün hücrelerime yerleşen sevgini büyük bir azimle attım içimden..

Artık ne sevgim var ne nefretim sana..!Sevin..!

Yolunun ıraklığı değildi sebep, kilometrelerinde üzerine hiç birşey atma.!Kabullenmesi zor oldu ama sonunda idrak ettim Sevmiyosun beni.!Sevme..!hiçkimseye yapmadığım şeyi yaptım sana..Yalvardım..!
Ama gururunun çoğu değerinden büyük olduğunu bugün anladım..Izdırap dolu gecelerime son veriyorum işte..Sevin..!
Evet Vazgeçtim Senden..! doğru anladın..!

O kadar tarumar ki şimdi hücrelerim, öylesine çökük gözlerle bakıyorum ki hayata... tarifini bile anlatamam sanırım.
şimdi unutacağımı bilsem çoktan gömerdim seni bir kaç heceye,
ya da bilsem acı çekmeyeceğimi nice yerlerde aldatır, nice geceler gülümserdim alabildiğine...

Dedim ya; yolunun ıraklığı değildi sebep...senin uzaklığındı her seferde,gelişlerime gidişlerinle karşılık vermendi.
Sıcaktaydı herkes ben üşüyordum oysa, tutmuyordun ellerimden.
Her çalan telefonda umutluydum, çarpıyordu yüreğim...
Her kapattığın telefonda yıkılıyordum, dizlerim tutmuyordu. döküyordum acımı ağır sancılarla hecelere...
yapma diyordun sadece... yapma.... yaptırma diyordum o zaman...


Şimdi yine karşı karşıyayız.. beni hep sen terk ederdin geceleri...
yatağa girdiğinde bambaşka bir dünya olurdu ve Himmet yoktu o dünyada... geceleri terk ederdin beni... sonra geri dönerdim sabahları.
şimdi ben gidiyorum senden... suç atma hiç birşeye, suç atma hiç kimseye...

ve

Şimdi vazgeçtim ben senden...

posted by selin at 05:42 | in:
Permalink | email this post | Comments ( 5 ) | Add Comment