BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


Ece'nin Blogu
Benim hakkımda

Hoşgeldiniz.Umarım zevk alırsınız!

Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
    Baglantılar


      1 sayfadan 1 . sayfa
      geri | ileri
      29/6/2007 - Suya düşen telefona mucize çözüm
      Suya düşen elektronik cihazı yeniden çalıştırma alternatiflerine bir yenisi daha eklendi. İşte ilginç çözüm.

      Cep telefonunuz suya ya da daha kötüsü tuvalete düşse ne yapardınız? Birçoğumuz ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, telefonun değerine ve düştüğü suyun temizliğine göre değişen düşünme süresinde elimizi telefonun bulunduğu yere uzatırız.

      Telefonu sulu ortamdan çekip aldıktan sonra sıra ilk müdahaleyi yapmaya gelir. Kot pantolonumuzla silmek, bataryasını çıkarıp içindeki suyu boşaltmak ya da evdeysek saç kurutma makinası ile kurulamak ilk akla gelen çözümlerdir. Bu durumlarda, bir nevi çok kan kaybetmiş hastaya benzeyen cep telefonu, ilk müdahale yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilmeye çalışıldığında çoğu zaman bizi hayal kırıklığına uğratır.

      WASHINGTON POST YAZARINDAN MACGYVER ÇÖZÜMÜ

      Böyle bir olayla karşılaşan Washington Post yazarlarından Ernesto Londoño olayın çözümü için evlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemi kullanmış. Özellikle nemli ortamlarda tuz gibi gıdaların nemini almak için kullandığımız pirinç, bu olayda kurtarıcı rolü oynamış.

      Tuvalete düşen BlackBerry cihazını çıkarıp yaklaşık yarım saat saç kurutma makinası ile kurutan yazar, daha sonra cihazı içi pirinç dolu kavanoza koyarak sabaha kadar burada tutmuş. Sabaha kadar bu şekilde tutulan telefon, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başlamış.

      Pirincin nemi çekme özelliğinden faydalanan Londono, bu tür pratik buluşları ile bildiğimiz MacGyver hatırlatıyor. Bu yöntemin, nem oranı az olan bir ortamda yapılması daha sağlıklı sonuç veriyor.


      Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


      29/6/2007 - Sağlıklı Beslenme

      Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin   düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.

       

      Beslenme Piramidi

       

       

      Beslenme piramidi 5 ana besin grubunu içerir. Piramit en altta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidratlarla başlar ve daha az tüketilmesi gereken gıdalara doğru gider. Bu besin grupları karbonhidratlar, mineraller, proteinler, yağ ve şekerdir.Beslenme piramidi gıdaların doğru seçimi için rehberiniz olmalıdır.

       

       

      Karbonhidratlar:Alt grupta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken gıdalardır. Karbonhidratlar pirinç, bulgur, makarna gibi tahıllardır.

      Mineraller: Sağlıklı yaşam için gereklidir. Mineraller (kalsiyum, bakır, iyot, demir, çinko vb.) sebze    ve meyvelerde bulunur, hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller   ayrıca kalp ritmi, kan basıncı, vücuttaki sıvı dengesi gibi daha birçok düzenleyici fonksiyonlarda rol oynar.

       

      Proteinler: Vücudun en etkili kalori yakıcı bölümü olan kas dokusunu güçlendirmek açısından çok önemlidir. Protein ette, süt ürünlerinde ve daha az olarak hububat  ürünlerinde bulunmaktadır.

       

      Yağ-şeker:  Yağ ve şeker, çok az tüketilmesi gereken gıdalardır fakat A, D, E ve K vitaminleri gibi vücudumuz için önemli vitaminleri taşıma görevi yaptıklarından dolayı sağlığımız için yenilmesi de çok önemlidir. Sıvı ve katı yağlar, şeker ve tatlılar bu grupta yer alır.

      Yemek yeme alışkanlığımız zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkileyen unsurlardan biridir. Sağlıksız beslenme düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına ve hafıza kayıplarına neden olur. Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, bedensel, zihinsel faaliyetlerinizde çabuk yoruluyor, hafıza ve düşüncenizde azalma görüyorsanız mutlaka yemek yeme alışkanlığınızı gözden geçirin ve aşağıdaki önerilerimize bir göz atın.

       

      Dengeli Beslenme Önerileri:

      Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.Yeterli miktarda doymamış yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

      Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır.

      Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı)  geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı yada miktarını azaltmalıdır.

      Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.Öğünlerinizi önceden belirleyiniz.Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.

      Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yememeliyiz.Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır.Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.

       Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.

      Konuyu Hazırlayan:Hem.Yasemin Yazgünoğlu


      Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı