
Yağmurda hüzün gibi birşey galiba... ilk başta aman bana ilişmesin diye didinir sakınırsın, emniyetli ve kuru kalmak için elinden geleni yaparsın, ama baktın ki olmuyor, baktın ki yağıyorüzerine dörtbir koldan, gark olursun ta dibine kadar ve bir kez battın mı içine, ha bir damla eksik ha bir damla fazla ne fark eder! Yağmurda hüzün gibi birşey, yakalandın mı bir kez, azı çoğu yok artık! Olsa olsa -kuru kalabilenler- ve -sağanaktan nasibini alanlar- var Ben sağanaktan nasibini alanlardanım.... |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
kaç, kaç benden kaç
|
Yorumlar ( 2 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Yazmak istemiyorum pek. Kafamdaki tek şey Ankarada olabilmek. Özledim. Süslü cümlelere gerek yok. Cuma akşamı evimde, ailemle, annemin güzel yemeklerini yiyor olacağım :) Mutluluğu bulmak zor değil! Yeterki nerde arayacağını bil! :) |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Biterken geride birtek hayal kırıklığı bıraktı. Ve hiç yaşanmamışlık hissi veren boşluk duygusu. |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Arkama dönüp bakmak istemiyorum. Yanımdakilerle yoluma devam etmek istiyorum. Yanımda kalanlarla yani. Bi adada mutlu uyandığımda suçlu hissetmekte istemiyorum. Bu son gemim biliyorum. Ama ben hala aptal polyanayım. Bakın bi gemim daha var, ya hiç olmasaydı!!! |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Sevilmenin bi bedeli olmak zorunda mı? Yani 'sen şunu yaparsan severim şunu yaparsan sevmem' olabilir mi? Aşkta koşul olabilir mi?
|
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Şey ben suçluyum biliyorum... Ama blogcum kendini dışlanmış hissetme... Sadece alışmaya çalışıyorum buraya,adapte olmaya çalışıyorum... Herşey çok farklı! Ben çok farklıyım! Yurtta yaşamak güzel,zor,sıkıcı,eğlenceli,yorucu... Alıştım aslında! Sadece zor böyle yaşamak! Ama büyüdüm ben sanki burda.Kendimi daha çok sever oldum! Kendimi severken insanlara karşı kalbimi ne kadar kapattığımı gördüm! Ve şairin dediği gibi 'bir insanı sevmekle başladı herşey'... Sadece sevilmenin yetmediğini öğretmişti hayat zaten! Bir de sevmeyi öğretiyor bu aralar :)
|
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Üniversitedeyim şu an.Birazdan sınıflarımız belli olacak.Yarında dersler başlıyor.Ama derslere girebilmek için önce 150euro luk kitap parasını yatırmak gerekiyor. Bu arada kıbrısı televizyondan izleyip yanlış izlenimlere kapılmayın benim gibi. Kıbrısın en iyi şehrinde yaşıyorum ama buranın Türkiyedeki herhangi bir sahil kasabasından farkı yok.Sadece fiyatları o herhangi bir sahil kasabasından pahalı.Ulaşım için sadece taksi var.Birde 15 dakikada bir geçtiği söylenen ama aslında 2 saatte bir geçen okul servisleri var. Birde elimi sallasam Antalyalıya çarpıyor burda.Daha bir tane bile Ankaradan gelene rastlamadım. Burda en çok sebze meyve pahalı.Mesela bir kilo yeşil fasülye 12 ytl. Yavaş yavaş alışmaya başladım.Aslında güzel yerler var.Hem hep deniz kenarında yaşamak istemiştim.Yinede özledim herşeyimi! |
Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Burası çok sıcak bi dakika ya nerdeyim ben!Bir saat arayla soruyorum bunu kendime.Herşeyimi bırakıp gelmek zor geldi.Güçlü gibi görünmek daha zordu.Boğazımdaki kocaman yumruyla gülümsemek zordu.Hayat dediğin şey zor azizim.... |
Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Sil baştan başlamak gerek bazen Herşeyi sıfırlamak... Sil baştan sevmek gerek bazen Herşeyi unutmak... |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Şu anda bi misafir evinden yazmaktayım efendim. Evet bildiniz 'oyalanayım' diye bilgisayar başına oturttular beni. Hani şu yaramaz çocuklara yapıldığı gibi. Benim bi şikayetim yok tabide... Zaten çay falanda doldurtmuyolar.Hiç haz etmem zaten ikide bir biten ufacık bardakları doldurmaktan.(ha ben çayımı ince belli 'ajda' bardakta içerim o ayrı :) )Bide çok mühim bi iş yapıyomuşum gibi 'aman yapabilirmisin' tavırları.Hani yeni genç kızım ya ben, toyum tabi daha! Neyse ben 6 yaşındaki çocuğun odasındaki bilgisayardan(!!!) yazdığım yazıma son verip süper mario falan oynıcam! |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Şu an stres içinde erkek egemenliğinin olduğu bi internet kafede yazmaya çalışıyorum (hayır yani ne kadar zor şartlarda olduğumu anlayın )Ama stres içinde olmamın buradaki acayip bakışlarla hiç alakası yok.Çünkü alışkınım'öküz erkek' kalabalığının içine giren bi kıza uzaylı gibi bakılmasına.Gerçi ben -mahallenin kızıdır- kontenjanından yararlanıyorum.Sadece bakmakla yetiniyorlar. Ama bi dakika ya ben başka bişey anlatıcam. Uçak biletimi almaya gidiyorum. 23 ekim 14.00.Çoktan ayırttım. Gittiğim yerde Ekimler nasıl olur hiç bilmiyorum.Buradaki kadar soğuk olmadığı kesin.Ama burası kadar yalnız mı acaba.Kendime 'üzülme geçicek'derken burdaki kadar güçlü olabilecekmiyim mesela.Hayır işte artık daha güçlü olmam lazım. Gerçi ordakilerin yalan söylemesi yakmıcak canımı çünkü onlara uzun bi süre gardımı indiremiyeceğim.Gardımı indirdiklerim kadar acıtamayacaklar. Vakit geldi. Ama üzülme Funda geçicek... |
Yorumlar ( 2 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Tesadüf diye bir şey var mı? Bence bu hayatta herşeyin bir sebebi var.
Yarın Şebo-Mor ve Ötesi konserine gidiyorum. Ama içim hiç rahat değil.Hayatımın kontrolü benim ellerimde olmadığını hissediyorum. Bu duyguyu sevmiyorum hemde hiç! |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
6.30.Uyandırılıyorum yine.Yapmayın etmeyin ayırmayın beni yatağımdan diyorum ama nafile,yine bi listeye isim yazdırmam yine sıraya girmem gerek. Giyiniyorum.Çıkıyoruz babamla birlikte.Annem bide uzun yola gönderir gibi börek koyuyor çantamıza.Haksız sayılamaz tabi gidip dönmemek var kolay değil emniyete gidiyorum.Neymiş pasaport alınacakmış. 7.00 babam otopark bulmak için beni emliyetin önünde bırakıyor.(otopark dediysem böyle bi kaç katlı bişe sanmayın haa.Burda başında biri dikilen tüm kaldırımlar otopark :) )Listeye bir bakıyorum tam 66 kişi var.İnsanlar sıra olunca kaynaşıyolar hemen yanımdaki anlatıyoda anlatıyo. Teyze benim ilgisizliğimi hiç umursamıyo hala anlatıyo.Sora babam geliyo, paralı kaldırım bulmak bile zor.Güvenlik kontrolünden geçiyoruz.Polis amca sırayı bozan teyzeleri içeri atmakla tehdit ediyo.Çok komik.Hani şu çocukğu ne yapsa iğne yaptırırım,polise veririm diyen anneler gibi. 4 saat çeşitli sıralarda bekledikten sonra on dakikalık bi işlemdemle halletim tüm herşeyi.Ama işin sırrı sıra beklemekte. Bundan sonraki hayatımın ilk günü gibiydi.Bende iyi başlamalıydım.Cici cici giyinip Aliyeme gittim.Ama hemen neden daha önce cici giyinmediğimi hatırladım.Çünkü cici ayakkabılar çok rahatsız.Bu arada Aliyeme hayranım çok azimli bi insan kendisi.Bir şeyi yapacağım diyorsa yapar. Sora Aliyemin arkadaşı geldi.Sonrada Aliyemin arkadaşının arkadaşı geldi,oda yanında bi arkadaşını getirmiş. Biz böle zincirleme isim tamlaması gibi tanıştık,konuştuk,içtik,eğlendik.Hatta dans bile ettik. Söyledim ya bundan sonraki hayatımın ilk günü gibiydi.Benim için çok farklı bi gündü. Eve 22.30 döndüm.Annemle babam hiç birşey demediler.Garipti. Ama öbür gün pasaportu teslim alamaya gittigimde Melisimle biraz gezelim dedim.Babam lafını koydu yine -kendini kaybedipte eve 23.30 da gelme-dedi.Ben kem küm 22.30 falan dedim ama mesaj alınmıştı.bundan sonraki hayatım başladı ve bitti :) |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Ya biliyorum sürekli olarak gidiyorum diyorum ama gidemiyorum.Çünkü benim üniversitem(vay be benim de üniversitem var artık)kasımda açılıyor.Neden demeyin bende bilmiyorum.Tüm arkadaşlarım gidecek bayram tatili için gelecekler sonra hep beraber gideceğiz.Garip olacak. Bi de uzağa gitmek daha çok yakınlaştırıyor insanları bence.Mesela ablamla hayatımızda ilk kez aynı ayakkabıdan aldık.Ben 36 numarasını oda 39 numarasını aldı.(evet ablamla azıcık farklıyız)Güzel bi duygu aslında.Yıllardır uzlaşamadığım ablamla barışma günü gibiydi.Güzeldi. |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
e ancak bu kadar oldu küçültemedim.ama güzel gündü. |
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Yorumlar ( 2 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Kıbrısda yaşayacaksan sağlık raporun olacakmış.Neymiş rapor bi tek Numune hastanesinden verilirmiş.Neymiş hastaneye sabah 5 de sağlıklı girip akşam 5 de hasta çıkılırmış.Üstelik bi ton para alınır,insanlar saatlerce kapıda bekletilir,doktorlar hiç bi kontrol yapmadan sadece imza atarmış.Kan aldırırken iğne ve kan ikilisini gören beynim -bayıl bayıl- baskısı yapar ben dayanamaz bayılırım.Ayılır ayılmaz tüm sistemi yapanın (daha doğrusu yapamayanın)tüm sülalesini anarım.Öyle ufak tefek olduğuma bakmayın tersim pistir benim.Küfür ederim ,acımam. Üstelik süper insanlarla geçen bi lunapark gününden sonra... .
|
Yorumlar ( 1 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Ankaradayım.Özlemişim. Bugün adliyeye bide nüfus müdürlüğüne gittik.Meraklı memurlar nereyi kazandınız die sordu.Bi temiz kağıdı bide vukaatlı nüfus cüzdanı örneği(o ne demekse hala çözemedik)aldık.Melisimin evindeyiz.(ama o bana diil pc ye geliosun dio yalan valla yalan)Yarın kendimize ciciler almaya gidicez.Malum gurbete gidiyoruz.Melisimde Kayseriye gidio.Oda makineci olup gelcek. :)
|
Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Ben gidiyorum.Şaka değil.Hemde çok uzaklara gidiyorum.Bırakıyorum Ankarayı.Hatta Türkiyeyi.Ösym götümü yesin beni Kıbrısa yolluyo.Herkes git git iyidir diyo.Bir kişide gitme demedi.(hayır gitme deseler gitmeyecek değilim ama insan istiyo işte)kısacası gidiyorum ben, bi mimar olup gelicem. |
Yorumlar ( 2 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |