BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


ŞAİR İBRAHİM BİLGİN

ANADOLUDAN ESİNTİLER...

22/10/2008 - ÖZGEÇMİŞ
İBRAHİM BİLGİN
 
Güzel  annemin ölüp te dirilme pahasına dünyaya getirdiği dokuz çocuğundan biriyim.
Ailemiz; Oğuzların Avşar boyundan olup yazları Kayseri, Pınarbaşı, Sarız. Kışın ise, Adana bölgesinde konup göçtüğü yıllar, benim orta öğrenim yıllarıma tekâmül etmesi, eğitimimi dokuz ayrı okulda tamamlamama neden olmuştur. En son İslahiye lisesinden mezun oldum vatani görevimi tamamladıktan sonra Mersin Akgübre fabrikasında çalışmaya başladım 1994 yılında emekli oldum. Evliyim dört çocuk babasıyım.
 
Küçük yaştan beri şiire olan hevesimi, şiir yazmaya yönlendirmemde ki etken ise, ağabeyim Ziraat Teknikeri Mehmet BİLGİN olmuştur. Altı yıl yatılı okuduğu okulda günleri hep kitap okumakla geçmiştir. Bana kitap okumayı ve şiir yazmayı o sevdirmişti. Şiiri okuyuşundan etkilendiğim kişilerin başında ise, Kadirli’li Merhum Abdulvahap Kocaman gelir. Kendisiyle dostluğumuz olmuştu ruhu şad olsun. Dadaloğlu, Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı favorilerimdir. Tüm şiirlere  saygım vardır içeriği ne olursa olsun okumaya çalışırım, yeter ki şiir okuyucusunu usandırmasın okurken su gibi aksın. Şiir özgür bir bulmaca sıtandı olmalı, içinde insan her aradığını bulmalıdır.
 
Şiirle anlatılır hep duygular.
Şiirle anlatılır dargınlıklar.  
Şiirler içinde onları saklar.    
Alırlar paylarını anlayanlar.  
 
Yeşil orman renk renk kelebeklere.
Arı bal sırlamış o peteklere.
Mavi deniz gökte yedi renklere.
Yanlız gerçeklere bakmak isterim. 
                                                       
Yeter ki yerinde olsun methiyeler, taşlamalar şiir adına Âcizane görüşlerimdir .
Şiirlere ilgi ve alaka göstermeniz benim endarim özlemlerim olacaktır. Emekli olduktan sonra iş icabı bazı ülkelerde bulundum. Rusya-Sakalin-Kazakistan-Türkmenistan-Sudiarabistan gibi ülkelerde de, yazdığım şiirlerimin egzotik havasıyla, memleketimde yazdığım şiirlerimle kaynaşınca renkli bir mozaik oluşturduğuma inanarak beğeninize sunuyorum
 
Tüm şiir dostlarına saygılar…
 
İBRAHİM BİLGİN
Kayseri/Sarız/Yeşilkent

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
22/10/2008 - Gurbet

GURBET

Ben yine ayrılık şerbeti içtim.

Sancısı içime işler gurbetin.

Ne ben onu sevdim nede vazgeçtim.

Biri bitse biri başlar gurbetin.

 

Ne dostluğu belli ne düşmanlığı

Ne uzaklığı hoş ne yakınlığı

Körlese açlığı verse varlığı.

Adı hançer gibi şişler gubetin.

 

Yadelde sırrını verme birine

Türlü türlü haller gelir serine.

Helede riyakâr cahil birine.

Ham sözü insanı haşlar gurbetin.

 

Çökerde bir kâbus böler uykuyu.

Düzeni bozulur, değişir huyu.

Atamaz beyninden garip duyguyu.

Esrarı’na bağlı düşler gurbetin.

 

Gurbet ellerinde hasta olursan.

Acı haber almış yasta durursan.

Bağrı yanmış gerçek dostu bulursan

Azda olsa hazmı başlar gurbetin.

 

Her zaman bulunmaz yemeğin hası.

Boğazında kalır buruk lokması.

Serap görür yersin kuzu sarması.

Tek elinde pişer aşlar gurbetin.

 

Andıkça gözünden boşalır yaşlar.

Çocukları eşi yaren yoldaşlar

İbrahime vazgeç desede onlar

Dışkpıdan yolu başlar gurbetin.

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
22/10/2008 - HACI SADE

SADE HACI

Toplandınızmı komşular.

Doğum günü kutlamaya.

Hacım bana sürpriz yapmış.

Gitmiş çiçek toplamaya

 

İki bayram arasında.

Takacaktım küpesini.

Kader bize acı vurdu.

Ben kaybettim hepsini.

 

Olmazolsun senem adım.

Güttüm onu adım adım.

Kitleseydim odasına.

Ben bugün gafil avlandım.

 

Dörtyol yeniyurt orası.

O yol bizim yolumuzdu.

Nasıl kıydılar hacıma.

Bugün doğum günümüzdü.

 

Böylemi gelirmiş ecel.

Bunamı diyorlar vade.

Hocanın dili varmıyor.

Söylemeye hacı sade.

 

Köşker Mehmet geldim dize.

Pusu kurdu ecel bize.

Topla devrilmezdik yavrum.

Nazarmı ettiler bize.

 

Bende gardaş acısı var.

Açmayın acımı bana.

Son kez gösterin komşular.

Hacı sademi bana.

 

Babayım tezdim yolumu.

Yitirdim gonca gülümü.

Samyeli esti başıma.

Kızlarım tutsun elimi.

 

Anlayan varmı? Halimden.

Korkmuyom gayrı ölümden.

Ben hacıma gideceğim.

Dostlar çekilin yolumdan.

                                           İbrahim BİLGİN

                                              Dörtyol/HATAY


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
22/10/2008 - ARAP KIZI

Arap kızı

Beytullahtır cümle islam, kıblemiz.

İbrahim peygamber, piri kabemiz.

Peygamberler şehri, koca mekkemiz.

Aradım, aradım duy Arapkızı

 

İran-mı, Irak-mı, etti kelamı.

Ağzımaçıp alamadım selamı

Kıldım namazımı ettim duamı.

Bir daha görseydim, oy Arapkızı

 

Şaşkın ceylan gibi baktı yüzüme,

Gözün hançer gibi çaktı gözüme,

Bir zabdiye gibi vurup dizime.

Beni orda yıktı hey Arapkızı

 

Tekbir kelam edemedim dilinden,

Tutup götür der gibiydi elimden,

Turna kanat çırpıp, uçarya gölden,

Gözümden kayboldu, toy Arapkızı

 

İçime işledi, benlik duygusu,

Sardı beni, meçhuliyet kaygısı,

Tutuldum ben sana işin doğrusu,

Benim feryadımı duy Arapkızı

 

Hergün uğruyorum aynı mekâna,

Hurma çiçekleri taktım yakama

Dikkat etsen mecnun mecnun bakana

Geleni geçeni say Arapkızı

 

Soramadım orda neidi işin,

Sendeydi ışığı ayın, güneşin,

Bir nazar ettin de yandı sol döşüm,

Zanlı libasları, soy Arapkızı.

 

Bana ente derken gördüm dişini,

Unutamam, gözlerinle kaşını

Siyah türban kapatmıştı saçını,

Endamlıydı usul boy Arapkızı

 

Aratma gel lütfet bildir yerini,

İlham verse tanrım çözsem dilini,

Yaralı bekletme bu ibrahimi,

Gel bari canına kıy Arapkızı.

                                                   ARABİSTAN


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
29/9/2008 - YANLIZ GERÇEKLERE BAKMAK İSTERİM

YALNIZ GERÇEKLERE BAKMAK İSTERİM

Değişmesin, dünyamızın düzeni.

Kışın donmak, yazın yanmak isterim.

Hor göremem onun, nimetlerini.

Tabii halleriyle bulmak, isterim.

 

Soluduğum hava içtiğim sudan

Çiçeğin renginden, meyve tadından.

Yeşil sebzelerin müfredat_ından

Kötü etkenleri, atmak isterim.

 

Etin öz dokusu özge tenini,

Yozlaştırma; ceninlerin genini,

Soyuma kasteden, o ellerini,

O bileklerini, bükmek isterim.

 

Yeşil orman renk renk kelebeklere.

Arı bal sırlamış o peteklere

Mavi deniz gökte yedi renklere.

Yalnız gerçeklere, bakmak isterim.

 

Kudretten kaynayan, kaynaksulardan

Nehir gözü gibi o pınarlardan.

Damacana değil, Abuhayatdan.

Membanın özünden içmek isterim.

 

Doksanbeş yaşında, bir erdi Dedem.

Karakılçık buğday ekerdi Dedem.

Biderini kendi tutardı Dedem.

Bende o ekini, biçmek isterim.

 

Güze kadar hasat olur, harmanı.

Ürün almak için çıkardı canı.

İşte o çiftçimin yerli malını.

Salt yerli malımı satmak isterim.

 

Suya değmez oldu salkım söğütler.

Reçine kokmuyor sanki kâğıtlar.

Nerde? Çavdar, çeltik, yulaf, nohutlar,

Yeniden toğrağa atmak isterim.

 

Yer demir gökbakır, geçim nerede.

Sevgi saygı bitmiş, kusur kimlerde.

Aç açık durulmaz koca şehirde

Urba giymek sofra sermek isterim.

 

Emekliyim maaş bitti eridi.

Kırıkkolum yen içinde çürüdü.

Birben olsam geçim derdi ne idi.

Altı nüfus gönlün görmek isterim.

 

İbrahimim yaşım elliyi aştım.

Aile huzuru için savaştım.

Derman arariken hep dertler açtım.

Yeter artık biraz gülmek isterim.

                                                      İbrahim/BİLGİN

                                                           


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
25/6/2008 - KENE

KENE

Tertipli gen misin, torpilli kene.

Kritik günlerde geldin, lüzumsuz.

Sırtımızda vardı,bilmem kaçtane

Ta kafadan sıra, aldın lüzumsuz.

 

Haberdesin, vizyonlarda, güncelden.

Gözün korkmaz imiş, gündüz geceden.

 Emeline hazırlanıp, önceden.

Geçiş bulup, gafil daldın lüzumsuz.

 

Biri diyor, biyolojik silahtır.

Biri diyor, bize bunlar mübahtır.

Biri diyor, hep palavra hep laftır.

Sohbetlere konu oldun, lüzumsuz.

 

Çinmisin? japon mu? Amerikalı mı?

İngiliz, Almanya Fransalı mı?

Ermeni, Yunan mı Kanadalı mı?

Müslümanı nasıl bildin lüzumsuz.

 

Bize stres verdin, sıkıntı, telaş.

Bedenlerinden kanlar içtin, hep beleş.

Başımıza nerden oldun tebelleş.

Masumların sonu oldun, lüzumsuz.

 

Kırım kongo kanamalı ateştin.

Nerde olgunlaştın, nerede piştin.

Bu kadar ünvana ne tez yetiştin.

Bu terfiyi kimden aldın lüzumsuz.

 

İnek memesinden yolardık seni.

Karnını yarardık delerdik seni.

Mazlum bir sakırga, bilirdik seni.

Başkasından piçmi aldın, lüzumsuz.

 

Bir bir sayıyoruz, aldığın canı.

Alarm verildi, sardın dört yanı.

Kimler var yanında, cinmi şeytanmı.

Görünmeyen güçmü saldın lüzumsuz.

 

Piknik, deniz, dağa çıkamaz olduk.

Çamların altında yatamaz olduk.

Kedi, köpek okşar, tutamaz olduk.

Hoşlandınmı, tatmı aldın lüzumsuz.

 

Tabibler, doktorlar oldu seferber.

Tüm tahlilden geçti, tekmil keneler.

İlaçlar kar etmez, kalırsan eğer.

İbrahim’e ortak oldun lüzumsuz.

Mersin

İbrahim BİLGİN


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
24/6/2008 - BABAM

Bugün babalar günü imiş.

Varmıdır haberin babam.

Ömrünü bize adamış.

Elinden öperim babam.

 

Anadır candan içeri.

Babanın hiç dolmaz yeri.

Kurumaz hiç onun teri.

Gününü kutlarım babam.

 

Büyütüp besledin beni.

Bağrına yasladın beni.

Giydirdin süsledin beni.

Ödenmez hakların babam.

 

Güven bana yolum haktır

Yalan söze ragbet yoktur.

İbrahimde öğüdün çoktur.

Alnını aklarım BABAM

 İBRAHİM/MERSİN                                  


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
24/6/2008 - TARANCIYA MEKTUP

Kısaldı yolun yarısı, TARANCI

Tamamı ne kadar ömrün. Kimbilir

Aşk olsun, yaşaya bilene, Aslanyürek

Aşk olsun, eceliyle ölene.

Rastlamak zor, halden bilene.

Değişti sevgiye saygıya giden yollar.

Kaldırımlar, sokaklar, köyler.

Sizin mahalledeki cumbalı evler

Yok şimdi

Nerde…

Çayhanelerdeki o hoş sohbetler.

Yalnız yaşayan Hatice ninedeki meşakkat.

Faytoncu Rüstemdeki pür telaş

Hancı Selimin yeri. Recebin kahfesi

Çilingir sofraları, dostlar meclisi.

Bir onyediliği içerken düşlediğin o

Aşağı meyhanenin havası.

Değişti artık.

Niçin dersen…

Çünkü biz çağ atladık.

Lokomotif, tranvay nostalji

Nakliyatçı oldu hamallar.

Hurdacı büyük tüccar.

Futbolcu fabrikatör, armatör.

Sanatçı vekil, zanatlar rezil oldu.

TARANCI

Dahası…

Son model yabancı arabalar doldu memlekete.

Herkes şoför oldu.

Trafik canavarı, iş kazaları, ani ölümler.

Bir yandan aile faciaları, başımızın belası stres

Moda oldu, çaresi bulunmamış adı bilinmemiş hastalıklar.

Terör, kargaşa faili meçul. Kim Kim’e ne.

Ulaşılmıyor velhasıl

Yarısı otuzbeş eden yolun Finali’ne.

 

Maalesef…

Düşlerin tecelli buldu böyle.

Depreşti dediklerin TARANCI

“Gökyüzü başka rengini de gösterdi.“ Bize

Yeryüzü de başka yöntemini.

Kocadağlar devriliverdi birden.

Yerler yarıldı, deryalar taştı.

Değişti çiçeğin rengi, meyvenin tadı.

 

Evet…

Su bizi boğdu, ateşte yaktı.

Dünyanın çivisimi çıktı.

Herşeyin ipi koptu sanki.

İki arada bir derede kaldım.

Geldi gelecek ölüm.

İşte böyledir ahvalim. Gülüm

Gerisi malum,

İmza İBRAHİM

İBRAHİM/MERSİN

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
22/6/2008 - ZEYNEBİM

ZEYNEBİM

Zeynebin saçları altın sarısı

Gördüm ikindiyle, akşam arası.

Hemen düğür saldım verdi babası.

Zeynebim zeynebim sarı zeynebim.

Sütten arı sudan, duru zeynebim.

 

Zeynebe yaptırdım Dörtyol’da konak.

Dayadım döşedim, olmadı durak.

Götür beni dedi, buradan ırak.

Zeynebim zeynebim, sarı zeynebim.

Sütten arı sudan, duru zeynebim.

 

Zeynebi götürdüm, vardım Mersin’e.

Odasın boyadım gülkurusuna.

Aydoğdu gecemin bir yarısına.

 Zeynebim zeynebim sarı zeynebim.

Sütten arı sudan duru zeynebim.

 

Zeynep ile diktik dört tane fidan.

Üçü zülfü zarif biride Civan.

Onlar İBRAHİM’İN derdime derman.

Zeynebim zeynebim sarı zeynebim.

Sütten arı sudan duru zeynebim.

 

İbrahim BİLGİN/Mersin


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
19/6/2008 - UYKUSUZ GECELER

Horlarmış adamlar nerden bileyim.

Bende uyku, dünek kaldırdı adam.

Yalan söylemiyom,yemin vereyim

Hayalim düşüme saldırdı adam.

 

Önce biri geldi beni bitirdi

Tombul bekçi birin daha getirdi.

Hemde benim başucuma yatırdı

Gecemi gündüze saydırdı adam

 

Bir dişin gıcırdatıp vuruyor

Sanki arpa yiyor fındık kırıyor

Bir bemece gibi rampa çıkıyor.

Freni, vitesi kaldırdı adam.

 

Son gelen ilkine tam beş çekiyor.

Biri hicaz biri hüzzam okuyor.

İki keklik birbirine şakıyor.

Civcivi palazı doldurdu adam.

 

Birde bunlar birbirinden davacı.

Biri diyor saninkisi çok feci.

Biri serbest telden biri hececi

Oda senfonisi çaldırdı adam.

 

Uyandırdım sallayarak ranzayı.

Kes diyorum artık bu horlamayı.

Çok geçmeden değiştirip havayı.

Bu seferde gazel kaldırdı adam.

 

Biri ağzı hep yukarı yatıyor.

Göbek bir hışımla inip çıkıyor.

Bir uğultu bir fırtına kopuyor.

Üçgünde canımdan yıldırdı adam.

 

Gece ya üç ya da dört koridordayım.

Ben ne âlemciyim ne hovardayım.

Erken kalkıp giyinmek zorundayım .

Bana saçlarımı yoldurdu adam,

Kulağımda tıkaçlarla yatıyom

Düşer diye elim ile tutuyom.

Gece bir yarısı birden kalkıyom.

Pes ettim haddimi bildirdi adam

.

Gayrı dayanacak halım kalmadı.

Bugünde gözlerim uyku almadı.

İbrahim'i sabah günaydınladı

Kızacağım yerde güldürdü adam.

                                               Sakalin/Rusya

 

 


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
11/6/2008 - ÖZGEÇMİŞ

İBRAHİM BİLGİN
 
Güzel  annemin ölüp te dirilme pahasına dünyaya getirdiği dokuz çocuğundan biriyim.
Ailemiz; Oğuzların Avşar boyundan olup yazları Kayseri, Pınarbaşı, Sarız. Kışın ise, Adana bölgesinde konup göçtüğü yıllar, benim orta öğrenim yıllarıma tekâmül etmesi, eğitimimi dokuz ayrı okulda tamamlamama neden olmuştur. En son İslahiye lisesinden mezun oldum vatani görevimi tamamladıktan sonra Mersin Akgübre fabrikasında çalışmaya başladım 1994 yılında emekli oldum. Evliyim dört çocuk babasıyım.
 
Küçük yaştan beri şiire olan hevesimi, şiir yazmaya yönlendirmemde ki etken ise, ağabeyim Ziraat Teknikeri Mehmet BİLGİN olmuştur. Altı yıl yatılı okuduğu okulda günleri hep kitap okumakla geçmiştir. Bana kitap okumayı ve şiir yazmayı o sevdirmişti. Şiiri okuyuşundan etkilendiğim kişilerin başında ise, Kadirli’li Merhum Abdulvahap Kocaman gelir. Kendisiyle dostluğumuz olmuştu ruhu şad olsun. Dadaloğlu, Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı favorilerimdir. Tüm şiirlere  saygım vardır içeriği ne olursa olsun okumaya çalışırım, yeter ki şiir okuyucusunu usandırmasın okurken su gibi aksın. Şiir özgür bir bulmaca sıtandı olmalı, içinde insan her aradığını bulmalıdır.
 
Şiirle anlatılır hep duygular.
Şiirle anlatılır dargınlıklar.  
Şiirler içinde onları saklar.    
Alırlar paylarını anlayanlar.  
 
Yeşil orman renk renk kelebeklere.
Arı bal sırlamış o peteklere.
Mavi deniz gökte yedi renklere.
Yanlız gerçeklere bakmak isterim. 
                                                       
Yeter ki yerinde olsun methiyeler, taşlamalar şiir adına Âcizane görüşlerimdir .
Şiirlere ilgi ve alaka göstermeniz benim endarim özlemlerim olacaktır. Emekli olduktan sonra iş icabı bazı ülkelerde bulundum. Rusya-Sakalin-Kazakistan-Türkmenistan-Sudiarabistan gibi ülkelerde de, yazdığım şiirlerimin egzotik havasıyla, memleketimde yazdığım şiirlerimle kaynaşınca renkli bir mozaik oluşturduğuma inanarak beğeninize sunuyorum
 
Tüm şiir dostlarına saygılar…
 
İBRAHİM BİLGİN
Kayseri/Sarız/Yeşilkent
 

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
11/6/2008 - ÇANAKKALE

Çanakkle yüce yüce

Seyri güzel gece gece

Beynime işledim onu

Şiir gibi hece hece

 

Dere tepe şehit dolu

Kaybolmuş bacağı kolu

Bedelini böyle vermiş

Arkasında anadolu

 

İttifak ihtilaf farksız

Orda yoktur haklı haksız

Yanı yanında yatmışlar

Hepsininde ismi adsız

 

Mehmetçik diyor dur yolcu

Hemen dokundu bir ucu

Ezine-de ölmüş amcam

Avınyalı Osman Hacı

 

Devasa toplar heybetli

Yorulmuş tetiği kitli

Canla başla, mermi tutan

Kadın, erkek metanetli

 

Pırıl pırıl Gelibolu

Marmaranın, sağı solu

Asya Avrupa arası

Buram buram, zafer dolu

 

Lâpseki vapuru ,kalkmış

Eceabat ,bayrak dikmiş

Çanakklale, tabyasın da

Şehitlik ,göklere çıkmış

 

Gökçe Bozca adalardan

Haber aldım oralardan

Bayramiç'i ,çok övdüler

Geçemedim ayvacıktan

 

Sahilyolu ,bir gizemli

Tahta At'ı orda gemli

Şiirlerde adı geçer

Aynalı çarşı semboli

 

İbrahimim gittim, gördüm

Atımı denize sürdüm

Sanki orda ben savaştım

Düşmanın, defterin dürdüm

2008 ÇANAKKALE


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
25/4/2008 - SAKALİNE VARIŞ

Türk gençligi geldi sana

Gözde tesis kurdu sana

İşletirsen kana kana

Gelir sana can sakalin

 

Kış’ından sezdim  Yaz’ını

Hiç sevmedim ayazını

Sıkma hemen boğazımı

Yeni geldim dün sakalin

 

Japondan rusa kalmışsın

Stratej bölge olmuşsun

Savaştan nasip almışsın

Akmış sende kan sakalin

 

Göğsünden fışkırır nimet

Petrolün gazın ganimet

Birdaha gelirsem şayet

Çözülürse don sakalin

 

Isımakta yandı paçam

Candan mı işten mi geçem

Hatlar dondu nasıl açam

İnsafa gel sen sakalin

 

Dogu batı bilmez oldun

Doyasıya yemez oldun

Usta idim çömez oldum

Şaştı bende yön sakalin

 

Her tarafın donmuş kârla

Bir tilkisi birde karga

Yarabbim sen koyma darda

İbo sayar gün sakalin

Sakalin

Rusya 2006


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı

Yorumlarınızı Bekliyorum..
25/4/2008 - YILLAR GELİP GEÇİYOR

Yeni yıla kaldı gayrı umudum

Sende geçtin bir şey anlayamadım

Sağa sola yalpa yaptım yoruldum

Kötü kaderimi sollayamadım

 

Günleri geçirdim ah ile vah la

Geçen ay sıkıştık bu yeni ayda

Üçyüz altmışbeş gün altı saatta

Zarardayım bir kar sağlayamadım 

 

Sadece bildiğim iz bıraktılar

Sokakta çizgiler saçımda aklar

Merhametsiz geçim marur baktılar

Bu işin sırrını anlayamadım

 

Oniki ay mevsim haftalar günler

Aşina olduğum bugünler dünler

Çaresiz kaldığım zamanlar onlar

Nimetlerinizi kollayamadım

 

Yılların suçu yok gelip geçtiler

Herbiri terimden bade içtiler