ESKİ BİR TAPINAK YAZISI
ESKİ BİR TAPINAK YAZISI
Yalnız planlarının değil, başkalarının da tadını çıkartmaya çalış. İşinle, ne kadar küçük olursa olsun, ilgilen. Hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir işi seçersen hayatta bir sn bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların bedenin ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın. Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun, ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden fazla değildir.
Aşka burun kıvırma sakın. O, çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu sakın unutma.
Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme, gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Çünkü, dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğin ile ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da unutma ki evreni yargılamak imkansızdır.
Hatırlar mısın doğduğun zamanları, sen ağlarken herkes sevinçle gülümsüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli ve bağlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki tüm kötülüklere rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır...












