| Y A $ A M A K D İ R € N M € K T i R... |
SİTEMArkadaşlar yakın zamanda blogumu düzene sokucam blog sitesinin yanlışlıklarından dolayı bazı şablonlar uymuyor ve sitemin indexini göremiyorum son değişimden sonra.... En yakın zamanda en güsel şiirleri ve bilinmeyen şiirleri yayınlamaya devam edeceğim..05:48 - 20/6/2007 - Yorumlar {0} - Yorum YazŞİDDETLE OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM. MURATHAN MUNGANOMAYRA
Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana Mendili kan kokan sevgili arkadaşım Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın macerasında yolun sonunu söylüyordu günahkâr iki melek olan sağdıçlarım
Al birkaç bulutlu sözcük atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman mekik, taflan, kar kesatı bir iklim aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik bu ilişkinin topografyasını mezhepler tarihinden bulup çıkardım adanan boynunda o gümüş zincir bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda işte yazgının kara zırhlısı! Kork! kutsal kitaplardaki kadar kork! Çünkü hiçtir bütün duygular Korkunun verimi yanında
Benim ruhum nehirler kadar derin! Kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin!
Arı bir sessizlik duruyor şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta gövdenin demir çekirdeği kalkan teninin altında sana okunaksız bana saydam giz içindeki uğultunun izini sürüyorum bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini harabeler diriliyor heykeller tamamlanıyor kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde başka çağlara gidip geliyoruz aşk tanrısı için seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde aşkın kaplan ve yılan düğümüyle
Öpüyorum seni boynundaki yaradan iniyorum kaynağına aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor dokunuşlarımın parıltısında düğümlü mendilin, gümüş zincirin sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler çözülüyor avuçlarımda
Tılsım tamamlanıyor ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim tılsım tamamlanıyor dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle sevgilim oluyorsun uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına
Adın yoktu tanıştığımızda eksiğini de duymadık bazen bir rüzgârı, bazen birkaç zeytini adının yerine kullandık
Adın yoktu tanıştığımızda sonra da olmadı çünkü başka biri oldun zamanla
Şimdi adın var şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri yükseliyor ve tehdit ediyor kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini yüzümün pususunda geziyor sularda bilenmiş bıçaklar uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım etimle ruhum arasında çelişen ilke geri döndü bana kendi ellerimle kurduğum kara büyüden içimdeki tarih bitti siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini ve şimdi adın var ve şimdi ikimizin vaktinde intikam saati geldi
Omayra, bu adı verdim sana ve mevsimleri bütün anlamlarıyla iki çakılına bir deniz vereyim hayallerine mavi buğday dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim esmer ve çırılçıplak bir gecede bütün düşmanların gelecek koynumdaki cenazene
Seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken kucağımda başın gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını kendi enkazımın üstünde kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan öldürerek yaşatacağım seni kendimde
Ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün gücünden habersiz sakin gülüşün kamçılıyor içimdeki bütün köleleri ben ki hileli bir oyun, birkaç kırık zar ve kara muskalı tılsımlarla almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime asıl sen tutsak etmişsin beni dünyaya kapalı kapıların ardındaki içi boş sessizliğine
sığlığın, sevgisizliğin o sonsuz kendiliğindenliğin dünyanın sana değmeyen yerleri nasıl da çekici yapıyor seni o kadar bağlandım ki tutkusuz bedenine ya öldüreceğim seni ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne
Sayıklayan bir ağaç gibiyim Omayra uğultusu geliyor ta derinden gövdemin geçtiği masalların içimdeki deprem ayakta tutuyor beni geri dönüp vuruyor çalınmış zaman bak sana korkaklığımı veriyorum var olmanın bütün varoşlarından ben yenildim, işte silahlarım tılsım tamamlandı sonuna geldim çizgilerini sildiğim bir büyük haritanın aşkım ölümün sınırında Omayra olduğun yerde kal kımıldama! 12:26 - 28/3/2007 - Yorumlar {1} - Yorum YazSALVADOR ALENDER
KOLOMBİYALI ÇOCUK
Bir sen değildin Yüreğimizi vuran Ne o dağ ne de sen Üstümüze yürüyen Titrek dudakların Yüzümüze söyleyen...
Duymaz Nevado de Ruız. Duymaz çaresizliğin Sağır kulağı..
Anneni babanı Arayan gözlerin Hâla ışıldamak da.. Onları arıyor Umut ekipler de..
Senden önce biz donduk Çok sonra ağladık Elimiz Eline değmedi de..
TARİH: 2001-2002 yaklaşık olarak..
Geçen senelere işte böyle kazındı Kolombiyalı Çocuk.. Şiir böyle yazıldı amcam tarafından..
08:25 - 6/2/2007 - Yorumlar {0} - Yorum Yaz
|
Tanıtım dünyalıyımmm... Ana Sayfa Profil Arşiv Arkadaşlarım Son yazilarım - SİTEM - ŞİDDETLE OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM. MURATHAN MUNGAN - SALVADOR ALENDER - Nazım HİKMET - Küba Devriminde E. Che GUEVARA - GÖÇEBE - BİR VEDA HAVASI - Hayatımın Beşlisi - Feridun DÜZAĞAÇ ve BEN - Bahar Şenliklerimiz Başladı.... - Bir Gün.. Saat 6 Sınavlar Bitti Hiç Uyumadık.. Batak Oynadık :) - Özgür İnsan Arkadaşlarım - birinares - nursal - uza - yasmin - mp3evi - yasemin385 - duyguseli - devrimmurat |