| |
5/10/2007
-
F.Bahçe 8,6 milyon YTL yayın geliri elde etti
|
Fenerbahçe Sportif Hizmetler Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin, 8,6 milyon YTL yayın geliri elde ettiği bildirildi.
Fenerbahçe Sportif Hizmetler Sanayi ve Ticaret A.Ş'den, Türkiye Turkcell Süper Ligi yayın gelirleri ile ilgili Borsaya gönderilen açıklamada, 1 Haziran - 30 Eylül 2007 tarihleri arasında KDV'siz kesilen fatura tutarının 6 milyon 41 bin 501,96 YTL, tahsil edilen tutarın 8 milyon 619 bin 827,02 YTL olduğu bildirildi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
19/3/2007
-
HSBC Advantage'a özel
Carrefour'da 2 kat kupon kazanma şansı.
Carrefour'da her 5 YTL'lik kampanyalı ürün alışverişinide 1 kupon hediye. Her kupon bedava alışveriş şansı demek.HSBC Advantage'nızı kullanın,onbinlerce YTL'lik alışveriş çeki kazanma şansını yakalayın.Ayrıntılı bilgi CarrefourSa magazalarında.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
19/3/2007
-
Dolardaki düşüş sürüyor
 .
Kapalıçarşı'da 1,4000 YTL'den alınan dolar 1,4020 YTL'den satılıyor.
1,8620 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,8640 YTL olarak
belirlendi. Serbest piyasada Cuma günü kapanışta doların satış fiyatı
1,4060 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,8720 YTL olmuştu.
Bankalararası
piyasada ise dolar kotasyonlarında fiyat, alışta en düşük 1,3980 YTL,
en yüksek 1,4015 YTL, satışta en düşük 1,4030 YTL, en yüksek 1,4060 YTL
olarak belirlendi.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB)
Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında 26 Kasım 2008
vadeli, bugün valörlü tahvilin saat 11.55 itibarıyla basit getirisi
yüzde 21,40, bileşik getirisi yüzde 20,04 seviyesinde bulunuyor.
REPO
İMKB
Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında günlük işlemler en
düşük yüzde 17,50, en yüksek yüzde 17,55 ve ortalama yüzde 17,54'ten
gerçekleşiyor.
PARİTE
Uluslararası piyasalarda
avro-dolar paritesi 1,3292, sterlin-dolar paritesi 1,9429, yen-dolar
paritesi ise 117,48 düzeyinde seyrediyor.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
19/3/2007
-
İmar'daki bonozede BDDK ve SPK'ya açtığı davayı kazandı
Bonozedeler Gözünüz aydın
 İmar Bankası’ndan Devlet İç Boçlanma Senedi (bono, tahvil) alan, ancak
Uzanlar’a yönelik operasyon nedeniyle bu bankaya el konulması sonrası
‘İmarzede’ durumuna düşen bir kişi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu’nu (SPK) mahkûm ettirdi.
Mersinli
Mustafa Koç, bu kurumlar hakkında “Kanunun kendisine yüklemiş olduğu
görevleri tam anlamıyla yapmamış olması ve vatandaşı zarara uğrattığı”
gerekçesiyle açtığı davayı kazandı. Kazanılan davada, davacı Koç, 21
bin 950 YTL tutarındaki bono bedelini faiziyle birlikte 30 bin 242 YTL
olarak BDDK ve SPK’dan aldı. Davacı Mustafa Koç’un avukatı Hasan Ahi,
bu durumdaki vatandaşların haklarını alabilmek için İmar Bankası
aleyhine dava açma yerine BDDK ve SPK hakkında “Kendi görevlerini ihmal
etmiş olmaları” düşüncesi ile hareket edip “hizmet kusuru” işledikleri
iddiasıyla Ankara 7. İdare Mahkemesi’ne dava açtıklarını söyledi. Ahi,
30 Aralık 2003 tarihinde başlayan dava serüveninde yılmadıklarını,
haklılıklarına inanarak ve adaletin tecelli edeceğine güvenerek hareket
ettiklerini; davanın 20 Temmuz 2006 tarihinde sonuçlandığını ve
kendilerine yeni tebliğ edildiğini kaydetti.
DAVA BİR İLK OLDU
Müvekkili
olan Mustafa Koç gibi diğer ‘İmarzedeler’in de haklarını alabilmeleri
için BDDK ve SPK hakkında dava açmalarını öneren Ahi, kararın
Türkiye’de bir ilk olduğunu ve emsal teşkil edeceğine dikkati çekerek
şöyle devam etti: “İmar Bankası madem devlet iç borçlanma senedi
satamazdı, böyle bir yetkisi yoktu da neden müdahale etmediniz? Bu
banka bütün ulusal televizyon kanallarında ve gazetelerinde aylarca
reklam yayınlandı. Madem bunların yetkisi yoktu; bütün Türkiye’de
‘Bunları ben satıyorum’ diye ilan ederken sen neden ‘Ey İmar Bankası
dur bakalım, senin bunlara yetkin yok, sen milleti kandırıyorsun’
demedin? Sen bunu demiş olsaydın, vatandaş İmar Bankası’na güven
duymayacaktı ve Türk ekonomisinin tarihine ‘İmarzede’ diye bir kavram
girmeyecekti. dedi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
19/3/2007
-
Bankalar Alternatif arıyorlar
S&P Direktörü Zeynep Adalan, artan kredi talebine paralel daha
fazla kaynağa ihtiyaç duyan bankaların, alternatif kanalları
gündemlerine almaya başladıklarını söyledi
Geçen sene mayıs ayında yaşanan dalgalanma sonrası bir süre
daralma sürecine giren ama sonrasında yeniden canlanan tüketicilerin
kredi talebinin, son olarak Mortgage Yasası’nın kabul edilmesiyle yeni
bir ivme kazanması bekleniyor. Bu gelişme, bankalar tarafında bu
talebin nasıl ve hangi kaynaklarla karşılanacağı konusunu da tekrar
gündeme taşıdı. Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerle ortak
noktasını, “Bir yerden sonra, tüketicilerin isteklerini karşılamak için
bankaların hızla büyümesi gerekiyor” şeklinde açıklayan
Standard&Poor’s (S&P) Gelişmekte Olan Piyasalar Yapısal
Finansman Grubu Direktörü Zeynep Adalan, “Bu, mortgage ya da tüketici
kredileri olabilir. Türkiye’de bu alanda özellikle 3-4 sene içerisinde
çok büyük bir büyüme yaşandı ve bankalar sanırım şu anda kendilerine
‘Biz bu büyümeyi nasıl karşılayacağız’ sorusunu soruyorlar” diye
konuştu.
5 YILDA 150 MİLYAR $
Fonlama
sorununun alternatif yollar bulunarak aşılacağını ifade eden Adalan,
şöyle devam etti: “Bugüne kadar Türkiye’nin kullandığı kaynaklar,
bankalardaki mevduatlar ve uluslararası sermaye piyasalarına çıkan DPR
(çeşitlendirilmiş ödeme hakları) bonoları. Türkiye herhalde bu alanda
dünyanın en büyük gelişmekte olan pazar ihraççısı konumunda. Geçen sene
5.8 milyar dolar çıktı.” Sendikasyonların ise bu rakama dahil
olmadığını belirten Adalan, şu ana kadar Türkiye’de yapılmayan mevcut
varlıklara dayalı seküritizasyonun ise bir alternatif olarak yavaş
yavaş bankaların gündemine girmeye başladığını söyledi. Adalan, bu
sistemin avantajını şöyle açıkladı: “Burada paranın geri ödenmesi
ihracatçının kendi kredi değerliliğine bağlı değil. Sadece nakit akımının
ve o yapının güçlülüğüne bağlı. Diyelim X bankası, ‘Benim portföyümde 1
milyar dolar mortgage kredisi var, ben bunun 300 milyon dolarından
kurtulmak istiyorum’ diyor. Bunu özel amaçlı bir varlığa satıyor ve
sattıktan sonra varlıklarla kendi arasında bir bağlantı kalmıyor.” Şu
anki ekonomik durum ve ülke riski içinde, Türkiye’de mevcut varlığa
dayalı seküritizasyon yapmanın mümkün olduğunu vurgulayan Adalan,
Türkiye’de bu alanda oluşacak potansiyelde özellikle mortgage
kredilerinin şu andaki hızla büyümeye devam etmesinin önemli olacağını
belirterek, tahminin, 2012’ye kadar 100-150 milyar dolar gibi bir
rakama ulaşabileceği yönünde olduğunu belirtti.
Mine ZEYBEKOĞULLARI - BUGÜN
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
17/1/2007
-
Cep Telefonunun Otobüslere Değil, Kalp Piline Zararı Var
|
Yeni ithal
edilen otobüslerle birlikte cep telefonu tartışmaları yolcu ile şoför
arasında gerginliklere neden oluyor. Cep telefonu kullanımının
otobüslere zarar verdiğini savunan belediye otobüsü şoförleri yolcuları
sürekli uyarmak zorunda kalıyor. Konu hakkında görüşünü sorduğumuz
yetkililer araçlarında işletim güvenliğinin tehlikeye düşmesi durumunun
çok daha az olduğunu, fakat uygun olmayan bakımlar, tamirler, kaza
sonrası onarımlar, kötü kullanım şartları ve araca gelen diğer bütün
zararlar nedeniyle araç elektroniği için öngörülen koruma önlemleri
zayıflayabilir, etkinliğini yitirebileceğini kaydediyor.
Sağlığı Etkileyebilir Yetkililer,
cep telefonları ve telsiz aygıtlarının araç içinde kullanımına karşı en
önemli gerekçelerden birinin de yolcu sağlığı olduğu belirterek,
"Otobüsün iskeleti Faraday kafesi görevi üstlenebileceğinden, içeride
bulunan yolcu büyük oranda elektromanyetik dalgalara maruz kalıp ciddi
zararlar görebilir. Bunun dışında özellikle kalp pili ve işitme cihazı
kullanan kişiler, bu cihazlarda işlev bozukluğu doğma olasılığı yüksek
olduğu için çok daha ciddi tehlike altındadırlar" şeklinde açıklama
yaptı.
Kaynak: Sabah Gazetesi
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
|
|
|
Tanıtım
Para kredi bankalar ve finans haberleri blogu
Yeni Yazılar
Menu
Arkadaşlarım
Baglantılar
1
sayfadan
1
. sayfa
geri | ileri
tntm
KAYITLAR
|
|