|

suskunluğumu bağışla
sana olan susuzluğumdandır,
kelimelere olan asiliğim
cümlelerle sevişirsem eğer,
kıskanırsın diye korkuyorum
korkularımı bağışla
büyümeye çalışıyorum..
seni özledim mesajların gelmiyor artık
sesini tutukladılar mı sevgilim..?
sesim adresine ulaşmıyor artık
beynimde bir sürü soruyla dans ediyorum
daha seninle bile dansa kalkmamışken
neden o soruları kıskanmıyorsun sevgilim..?
yüzümün yüzüne selamı var,
en çok da tuttuğun ellerimin
çığlığımı bağışla
sana olan sevdadandır,
kelimelere olan asiliğim
cümlelerle kavga edersem eğer,
kızarsın diye korkuyorum
korkularımı bağışla
büyümeye çalışıyorum..
dağınıklığını toparlarken odamın,
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an,
gözlerinde 'seni seviyorum' bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostmdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde, bunu bildim
sadece şiirlerimde konuşabildim, bağıra..çağıra
kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni, ,
ah o ellerin bedenime yeniden dokunsa desem,
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık
,
ruhumdan bir deniz geçti, dalgaları göğsüme çarpttı
gül kurusu perdeler, mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü, dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem,
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık
ve sen, her şeye rağmen gelip, 'seni seviyorum' desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık..

Prensestim ben ölmeden önce, camdan/dı yüreğimin ayakkabısı...
Masallar değişti, büyüdük..
.
Dedim ya; camdan/dı yüreğimin ayakkabısı zaten...
Kırıldı(m)!!!
Gerçekleri kandıramaz kelimeler(in)...
Gidemezsin dedin...
Gittim...
Öldürürüm dedin...
Zaten ölüy(d)üm...
Terkettim...
Kaldın, kalandı terkeden! Yürek kapımı kapattım...
Bana artık el/veda(lar) yakışır oldu...
giderek ölüme yaklaşıyorum gibi
eskiden yüreğim acırdı, şimdi bedenim de
yaralarım geçmiyor anne
ne komik değil mi?
eskiden yaşadığım sevdaların, kabuk tutmuş vurgunlarını sarardın
şimdi bedenimin kanayan yaralarına ağlıyorsun
ağlama !
vakti geldiyse gitmenin, bekletmemek lazım
sen de görüyorsun işte hayata direnen yüreğim,
AşK'a yeniliyor anne
Oysa Ben onu çok sevdim gitmesini hiç istemedim
neden beklediklerim değil de, beklemediklerim geliyor anne.?
nasıl kabul edebilirim, kapıya zorla dayanan ağrıları..?
bir tane canım var kaç defa ölebilirim
dirilebilirim ,dayanabilirim yeniden..?
ne olur beni kırma
sen bu yüzden adımı,
adımı ayrılık koy anne..
biliyorum
karnını doyurdum ama yüreğini doyuramadım anne
çünkü sevilmekti küçük kızın dileği
çünkü sen nasıl olsa biliyordun
ama artık doğrularımı şaşırdım
u dönüşü yapamıyorum sevdalarda
yüreğimin sol sinyali çalışmıyor
kimse sesimi duymuyor mu..?
boşuna söylemiyorum sen ne olur adımı,
adımı ayrılık koy anne..
hangi şarkı kurtarır beni..?
hangi nota çıplaklığımı sever..?
soyunsam yüreğimi okşar mı gece..?
hayır!
cevapları duymaktan korkuyorum
korkuyorum göz dönmüş bütün kelimelerden
kaç defa kürtaja girdim,
sahibi olmadığım hüzünler için
bir tanesine daha dayanabilir miyim sence.?
sen işini garantiye al ne olur
ve bu yüzden adımı,
adımı ayrılık koy anne..
((Bu Şarkı Bizim oLsun..Aşkımız sonsuz olsun..Gönlümün Pınarında Adın Ceylanım olsun..))
hayır! Söylemeyin bu şarkıyı
özlendiğim günleri hatırlıyorum,
ağlıyorum
sevdamın sesi kısılmış
yaşlanmış dudaklarındaki kelimeler
unutulmuşum..
İçinde “biz” olan çerçeveler
gidişlerime pusu kuran eşkıyalar duysun beni
hiçbir şeyi ertelemedim ve ertelemeyeceğim
gidiyorum
ve ağlıyorum
Allah'ım..!!
kim verecek çalınan düşlerin cezasını..?
sakızlı şekerler eriyor dudaklarımda
şiirlerimde kan pıhtısı
hangi masallarda yaşatır beni,
avuçları gül kokan çocukların duaları..?
seri cinayetlerin tek maktuluyum
sevilmek iyi gelmiyor bedenime
sevgilim../.son katilim
öldüğümü kimseye söyleme
güçsüzüm
üşüyorum
ağlıyorum
özlemin, sol göğsümün altında kutsal bir kitap
İnandığımdın sevdiğim..!
bir sokak lambasının yalnızlığı kadar ışık saçıyorum
"iyi ki sesin var, yoksa yaşayamam" diyen adam nerede?
yoksa öldü de../..ben mi bilmiyorum
kaçış planları yapan bir mahkum gibiyim
attığım her kum parçasından kırgınlıklarım çıkıyor
gözüme batıyor sessiz gidişlerin acı suskunlukları
dikkat etmeliyim,
bir yokluğa sığınır gibi gizlenmeliyim
her an beni incitebilirler,
her an bir şiire vurulabilirim
kadınlığımın suçu neydi bilmiyorum
“sen ben de bir ömür olmalısın” diyen adam nerede?
yoksa bir ömür geçti de../..ben mi bilmiyorum..
...meyhanelerin dili olsa da, anlatsa bütün ayrılıkları...
bana biraz huzur,
bir duble de rakı getir usta
bir de değiştir şu plağı
canım bugün içli şarkılar dinlemek istiyor
hani şu damar dediklerinden
ortaya da birkaç meze koy,
kafi...
hiç yiyesim yok aslında
maksat masa zengin görünsün...
ağlarsam eğer sakın endişe etme
bir sevdiğim vardır,
ondandır..
çok tanık olmuşsundur böyle şeylere elbet
ben de olmuştum bir vakitler
teselli ettiğim bile oldu
anlamak için yaşamak gerekiyormuş
teselliye ihtiyacım yok,
sakın deneme !!
sen bardağı boş bırakma yeter
bu gece sarhoş olasım var,
bu gece içesim var be usta..!
içim yanıyor usta içim
hala bilmem neden gittiğini
oysa kimsenin sevmediği kadar sevmiştim onu
ve kimsenin beklemediği kadar,
bekliyorum onu....
gelmeyecek biliyorum
bunu bilmek daha da acı..
yanlış görmedin ağlıyorum işte
sorun yok,
rahat ol...
ağlayabilmek her yiğidin harcı değil
hem sen bilir misin usta,
asildir gözyaşları,
hiç yere düşmedikleri için
benimkiler de asil,
sevdiğim adamın gönlüne bile düşmediği için..
bakıyorum,
seni de efkar bastı
eeee, gönül kadınıyım ben
ukalaca bir itiraf gibi gelmesin sana
konuşurken ve severken,
yüreğimi koyarım ortaya
cebimdeki bozukluk sevişmelerin hepsini koyarım,
bütünlensin diye...
o bunları görmek istemedi
isteseydi kendimi de verirdim ona
nedense hepsi birden,
fazla geldi...
yapma be usta
bu şarkı söylenir mi şimdi...?
“beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın”
eh yani,
tam da damarıma bastın
ben şimdi sitem etmez miyim aşka..?
bu şarkı için dibini görürüm bardağın ama,
bana daha fazla efkar yapma..!
vakit doldu
biz biliriz nerde durmamız gerektiğini
demek sen de farkettin
gözüm hep telefondaydı, doğru
ama çalmadı
üzülme,
çalmaz..
süs eşyası olarak kullanıyorum zaten artık onu
bir hatırlayanım bile yok gördüğün gibi
eğer o arasaydı,
dudaklarım kilitlenirdi
belki de hiç konuşamazdım...
...
yok be usta,
hesaba niye itiraz edeyim
zaten şarkılarda ve sohbette indirim yapmışsın
senden daha başka ne isteyeyim..?
kendine iyi bak kafi
usta dedik bağrımıza bastık
aşk bizi terketse bile,
sohbetimiz baki...

I.
Yokluğun,
bir iç savaştır yüreğimde
sevgilim../..geri çekildim
seni beklemeye gidiyorum...
avuçlarımda çocukluğumdan kalma dualar var, gel buyur nasiplen yarim...ninemin telli dolabı gibidir yüreğim, soğutmaz içindekileri...itiraf ediyorum, kayıp bir kent gibiydi sevdam..sen dokundun, çekildi sular, göründü bir zamanlar sobasında odun yanan kapılar...korkma, yaklaş..tenimin tenine diyeceği var...
'
uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an
çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim
huzur kazandım müzayededen ikimiz için
bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana
yüreğimi istedin../..verdim
II.
şarkıların resmini çizebilir misin..?..bana yüreğindeki ritimleri gönder..nasıl?...hayır, izlemedim bu filmi, sahne tanıdık ama...biz mi oynuyoruz..?..bu yüzden bitsin istemiyorum demek ki..daha önce seslendirdiğimiz aşklar nerede peki..?..
'
sevgilim, hadi gel mısır patlattım, bizi izleyelim....

Bir nefeslik dinlenişti hüzün...
Hep bir gülümseyişe aralanan dudaklarımı büzmekti...
Hayatın şaşırtma kuvveti öylesine büyüktü ki...
Kocaman kocaman açılmış gözlerimi küçücük bir an yummaktı hüzün...
Bir iki damla yaş da cabası.

Bir zamanlar elele dolaştığımız sokaklarda, anılarımızı ve gül kokunu hala arıyorsam
Saatleri duvarları mıhlayıp, hep aynı şarkıyı dinleyip
Rüzgarın kovalandığı caddelerde sana arkası dönük olanları hep "sen" zannedip
Senin olmadığını anladığımda yüreğimi topuklarımda eziyorsam
Demek ki hala ben de yaşamaktasın
Hala ben de nefes almakta, hala ben de " dua dua " kanamaktasın...
Belkide yaşadıklarım acıdır..
Ama ask her acıya göğüs gerip gideni hala SEVEBİLMEKTİR..

çığlığım boğazımı kesti, kana(ya) madım
-de halindeyim acıların
I.
her şeye susuyorum artık
susuzluğum dilimin ucu, kemiksiz
ölümlerden ölüm beğendim, üzerime olmadı
zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde
çıkarttım baktım, kurtlanmış
sebebi var elbet bu gözyaşlarımın
anlamaya çalışmayın, anlayın !
bir ressamın tuvalinden düştüm
hiçbir renk kurtaramadı beni
beyazlar giymiş bir duygunun içinde,
ismim sırdır artık
- bir kaç ince sızım var, görüşlerinize hazırdır üstadım
ne istediğini bilen sevdalarım olmadı hiç
büyük kavuşmalarımda..
hep küçük özlemleri sevdim
küçük sarılmaları
küçük bekleyişleri
büyüklerini sevecek kadar zaman verilmedi
arzularıma haber saldım, gelmediler
nerede unuttum ateşli bedenimin alfabesini..?
hangi ketum dil yaladı geçti haykırışlarımı..?
size bir sır vereceğim,
galiba (d) üşüyorum ...
Hiç bir şeyim!
Gittim ve paçavraya döndü cesedim… Üstüme örtecek kadar bile yok kelimelerim… Susacak kadar kelimesiz,yazacak kadar bensizim… Bilinmek yaksa da canımı;Söylesene (h)içimin en (h)iç yanı! Ölsem biter mi bu hiçlik?
Sen;şakağına el yordamıyla bir kurşunluk acıların değil,bin atımlık yalnızlıkların dayandığı bir haziran gecesinde sınırımı ihlal ettin… Ben;elim kalemimde,kuşandım kelimelerimi ve çevirdim sessizliğimi adına beklemekteyim… Oysa çok geç… Bilinmezliğimi ele geçirdin… Zafer senin… Şimdi sür saltanatını bildiğin her yanımda…Ben senin hiçinim aslında…

Sen yoksun artık sevgili.
Sen yokluğa giden yol´sun artık.
Bense suskunum…
Çünkü sendin benim en büyük cümlem.
Aşk´tı sırtımdaki ağır heybem.
Acıyla dolmuştu kara kaplı sırdaş güncem.
Yoksulduk sevdadan, yoksunduk mutluluktan.
Sevdadan yoksulluğumuzdu mutluluktan yoksunluğumuz.
Sen yoksun artık sevgili!
Dudaklarım sensiz kaldı, yani kelimesiz…
Ben sende kendimi bulmuştum sevgili, sen yoksun artık.
Sen vuslata varmayan çıkmaz yolsun artık.
Aranmayan bir kayıptın mutluluk kumsallarında.
Bir varmış bin yokmuştun tüm sevda masallarında.
Bense kaybettim kendimi aşkta… (ölümsüzdür)
Önüm düş,
arkam aşk,
sağım acı,
solum sevda…
Bulsaydım kendimi, sobelicektim bu defa!!
Üç noktaydı susuşum, bir virgül hatrına yazıyorum şimdi...
Üç nokta . . . Üç çığlık ? ? ? Üç ölüm ! ! ! Ve tek bir virgül ,
'
'Suçluyum... Bir son bulaştırdım ellerime... Bir masali yıkarcasına, bir deliyi ağlatırcasına sustum... “Geçmiş” dedim... Geçmedi... “Gelecek” dedim... Gelmedi... “Şimdi” dedim, dokundum masala... Kayıp yıldız kayıplığını kaybetti..
Faili meçhul bir masalın tek sanığıydım ben... Masal mahallinde harflerim vardı, suçum aşikardı... Kalem; kelamla her buluştuğunda, adın kanardı, canım yanardı... Suçluydum evet... Bir masalı altı harf yaşatır sandım... Yedinciyi hiç yazmadım... Ne zaman canın yansa, susumu bastım yarana, usumu kanatırcasına... Hiç dinmedin... Sustun hep… Bende sustum... Sessizliğimi tamamladı susuşun... Bir masalın ardından suçlarını bölüşüyorduk suskunluğumuzun...
İçim acıdı... Masal kanadı... Ve omuz başında kanayan masal; yalandı! Yüreğimi burkan, kalemimi kıran, içimi senden çıkaran bir yalandı... Yinede... Adını bile yazamazken sen, adınla kanadım ben!
Şimdilerde şehirler arası yalnızlık seferleri düzenliyorum gözlerine... İsimleri silinmiş mezar taşlarında gülümsüyorum... Ve hala ölü çocukların gözlerinde masallar arıyorum... Suçluyum... Bir masaldan arta kalan yanımla, suçlarımın bedelini ödüyorum...
Affet beni kayıp yıldız... Affet... Günahsız ölümler düşlüyorum...

Herşeyin ikincisi yenilgidir...
Her dönüş,
İspatıdır biraz da kaybetmişliğin...
Mağluptur ileriye bakamayan.
Bakamaz bir türlü,
Pişmanlığından...
Onu tutar, geride bıraktığı her ne ise...
Daha da bağlanır ardında kalana!
Terk edilen çabuk büyür
Hüzün, kalana düşse de,
Pişmanlık, hep gidenin payına...
Ayrılık zor zanaat.
Kimse yüzde yüz gidemez....
Giden dönüyorsa sevdiğinden değil,
Kaybettiğindendir...
Ve aradığını bulamadığından...
Dönene kapıyı açmayın,
Sevseydi o, gitmezdi hiçbir zaman...
Ve sen!
Gelme...
Bu kapı hiç açılmayacak sana...
Eski rüzgarların sözü geçmez,
Terk ettikleri dağlarda...
Geceye umutlu şiirler gerek...
Gemiye yeni fırtına,
Her eylüle başka yağmur,
Kalana taze baharlar lazım.....
Ve gidene biraz yürek!
Kaçanlar pişman şimdi,
Kalanlar sevmeye devam edecek...
pardon,'seni seviyorum' diyen bir ses buradan geçti mi acaba?
- hayır bayan, görmedik
bir adam çıplak sesle şarkı söylüyor,
sesi üşeyecek diye çok korkuyorum
bir kadın limanda günah çıkartıyor,
günahları denizi kirletecek diye tedirgin oluyorum
tut(ma) beni gece
karanlığında şarkılara gebe kalıyorum
- pardon, 'seni özledim' diyen bir ses uğradı mı acaba buraya?
- hayır bayan, uğramadı
tutkularım çiçek verdi, kokusunu saldı
satamadım biriktirdiğim dağ özlemlerini
İsmet Teyze yaşasaydı söylerdi, anılarla nasıl başa çıkılacağını
herkes ölüyor, sevdaların öldüğü gibi
kandır(ma) sın beni şiirler,
yokluğumu isimlendirmeye gidiyorum
- pardon, 'kadınım' diyen bir ses bir not bıraktı mı acaba?
- hayır bayan, bırakmadı
cinayeti ellerim gördü
bir de yüreğim
gözlerim inanmaz yüze değmeyen bakışlara
beni rahmine al ve yeniden doğur anne
yanılgılarımın kapısını tekrar çalmayacağım
kuş tüyü vaatlerde kaybettim gerçeğimi
kandır(ıl) dığımı bırak unutayım
- pardon, 'sen benim elma şekerimsin' diyen bir ses sizde kaldı mı acaba?
- hayır bayan, kalmadı
yorgun turuncu açtı gözlerini,
geceye tutundu
kıskanmasın canım mavi, onu da unutmadı
sır küpüdür şehvet bedenimde,
kapıma dayan(ma) dı
bacaklarım mecalsiz artık aşk
sana kapıları açamayacağım diye korkuyorum
- pardon, 'artık bensiz bir yaşamın olsun' diyen bir ses ağladı mı acaba?
- hayır bayan, duymadık
kanım çekiliyor dostlar
ayrılıkların en dokunulmaz şahidiyim
|