BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan



BÜTÜN ÖYKÜLERİM

ÜÇÜNCÜ GÜNÜN ÖĞLESİ

07:43 , 9/6/2006 .. Kategori: Ucuncugununoglesi .. 3 Yorum Yapılmış .. Bak Bari


 

 

      Büyüklerdeki kıvranmanın, telaşın veya sevincin bir tadımlığı bile, onların semtine uğramaz. İlk teravihe ve ramazanın ilk gününe tınlamazlar, kayıtsız kalırlar. Günün üçüncü devrilişinde, birden bire uyanırlar. Hemen hepsi, baştan ayağa heyecan kesilirler. Sıcakmış, soğukmuş aldırmazlar. Sarısı, es meri, çaparı, karasıyla birlikte, üçüncü günün öğlesinde, yaşları onu aşmayan, kırk elli çocuk, şehir fırının önünde kuyruk olurlar. Fırına düştükçe, heyecanları yatışır. Artık tek amaçları, biricik düşünceleri kalmıştır: Saatler sonra çıkacak ilk pide, hangisinin tepsisine konacak, ilkin yola kimler dökülecek?
      Sonsuz bekleyiş uzadıkça, çocuklar sıkılır. Sıkıntılarını, bağıra çağıra konuşarak, birbirleriyle şakalaşarak yenmeye çalışırlar. Ağzının orucuyla, ekmek almaya gelenlerin nazına zor katlanan Celal Usta, çocuklara çıkışır:
      - Ne bu gürültü? Edepsizler!
      Çocuklar dalgalanır. Ses, önce baş tarafta kesilir, yavaş yavaş arkaya ulaşır. Sessizlik uzun sürmez. Tek tük gülüşmelerin arkasından gürültü, olanca hararetiyle yeniden başlar.
      - Hürriyet’e biz gideceğiz!
      - Kemalpaşa bizim!
      - Yok be! Anan güzel mi senin?
      - Güzel ya! Akıllım: Cumhuriyet’ten gel, bizim mahallede çöplen. Hiç, olur mu?
      Celal Usta’nın sesi gürler:
      - Keratalar! Daha ortada pide mide yok. Hamur yeni yoğruluyor. Eh, vaktiniz de bol, keyfiniz gıcır. Mahalle bölüşürken, bir maraza çıkarmayın.    
      Oruçluyum demem, yetiştiğime tokadı patlatırım.
      - Olur mu be, usta? Herkes kendi mahallesinde sat sın!
      - Zaten iyisi de o değil mi?
      - Ben, bizim mahallede utanırım.
      - Neden?
      - Bilmem.
      - Peki! Oğuz’la değişin mahallelerinizi.
      Sıranın başını tutan Oğuz, olmazlanır. Beriki yalvarır. Oğuz kanar.
      - Bu seferlik ama, der.
      - Tamam! Bu seferlik!
      Vakit ilerledikçe, sıcak bastırır. Çocukların elinde, yüzünde, gözünde boncuk boncuk ter damlaları sökülür. İki karışlık asmanın gölgesi, onca çocuğa yeter mi? Hiç düşündünüz mü, bilmem. Kaldırımların da bir zararı var. Hangi cadde veya sokağın iki yanına gelip kurulunca, ağaçların saltanatı sona erer. Canım yeşillik ve koyu, serin gölgeler azalır, el kadar kalırlar. “Bizim Mahalle Fırını”nın sokağı da, işte böyle bir sokaktı. Kaldırıma kovuşunca, ne yeşilden, ne gölgeden eser kaldı. Çocuklar terlemesin de ne yapsın? Bereket, tepsileri var. Ter bastırdıkça, fırın çeşmesine koşuyor, ellerini, yüzlerini soğuk su ile yıkadıktan sonra, tepsilerini ters çevirip başlarına tutuyorlar. Yaratılan yapma gölge sayesinde, azıcık olsun, serinliyorlar.
      Yukarıdan, kalfa sesleniyor:
      - Usta, hamur hazır!
      Çocukların gürültüsü, o saat bitiyor. Celal usta, fırın kapağını açıyor, sıcaklığı kontrol ediyor. Islak paspasla fırını bir kere daha siliyor. Az sonra pideler çıkacak, beşer beşer, en az elli çocuğun tepsisine konacak. Kuyruk azalacak, fırının önündeki gürültü de, şehrin diğer sokaklarına kayacak. Hemen hepsi yalınayak olan çocuklar bağıracak:
      - Pideler! pideci!      
      Evlerin balkon ya da pencerelerinden başlar uzanacak. Seslenecekler:
      - Pideci!
      Sarı veya çapar oğlan karşılayacak:
      - Geliyorum! Vardım!
      - Sıcak mı?
      - Sıcak ya! Yeni çıktı fırından.
      - Getir öyleyse.
      - Buyur!
      - Bunun karacaotu az ya!
      - Dökülmüştür. İstersen yenisini getireyim.
      Derler ya, aslında bu, ikinci pideciye müşteri kaptırmamak için öne sürülen bir bahanedir. Hoş, alıcının da amacı, sadece takılmak, küçük pideciyle zevklenmektir.
      Çarşı’nın göbeğinde oğlumu, Oğuz’u gördüm. Yalına yak. Başına koyamadığından olacak, karnına dayadığı tepsiyi zor taşıyor. Beni görünce kızardı, bozardı. Görmezden geldim, fotoğrafçıya daldım. Foto Ahmet’le iki beşlik bozacak, bizim kini zor durumdan kurtaracaktım.
      Foto, seslendi:
      - Hışt! Pideci!
      Oğuz ürkek, geldi. Az geri durdu.
      - Kaça bunlar?
      - Kırk lira.
      - Otuz beşe olmaz mı?
      - Olmaz!
      - Neden?
      - Zarar ederim.
      - Ver, iki tane.
      - Olur!
      Oğlan, ilk pidelerini sattı gitti.
      Akşam oldu, iftar açtık. Bizimki sofrada, nerdeyse uyuyacak.
      Karım öfkeli:
      - Bey, dedi, bugün ne oldu biliyor musun?
      - Ne oldu?
      - Oğuz’a sor.
      - Ne yaptı gene?
      - Sen, ona sor. O, yaptığını bilir.
      - Pide sattım! Hem, babam da biliyor.
      - Sen de hiç utanmak, sıkılmak yok mu?
      - Neden?
      - Nedenmiş. Anası, babası öğretmen. Bu Oğuz’a ne oluyor, demezler mi?
      Oğlanın kaşları çatıldı, atıldı.
      - Desinler, ayıp mı?
      Araya girdim.
      - Hanım, dedim, bırak oğlanı. Bildiğini işlesin.
      - Neden?
      - Hayatı öğrensin.
      - Hayatı öğrenecekmiş. Komşular ne der?
      - Komşular mı?
      - Komşular, ya!
      - Kırk beş lira, baba!
      - Aferin! Yalnız, yalınayak dolaşma.
      - Olur!
      Ramazan pideleri, karacaotlu, susamlı. Sıcak mı sıcak, yumuşacık. Hangimiz sevmeyiz, arada bir özlemle beklemeyiz, değil mi?
      Yoksa, üçüncü günün öğlesinin ne anlamı kalır?

      Oyhan Hasan BILDIRKİ



Bi Yorum da Sen Yap Bakem

Elinize sağlık

10:21 , 9/6/2006 .. Yazan: ata
Elinize kolunuza sağlık, bu arada doğum gününüz kutlu olsun

doğum günün

07:47 , 10/6/2006 .. Yazan: jasmin12
ilk öncelikle blogunu çokk beğendim bu arada forumadmin takvim diye bişi çıkarmasaydı senin doğum günün olduğunu bilemeyecektik
DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLARIM NİCE SENELERE

Hayatım bölümünde trh.belli

09:34 , 10/6/2006 .. Yazan: ata
Ben öykülerini takip ettiğimden biliyordum .Hayatım bölümündede belirtmiş zaten
nice nice nice senelere

{ Şimdi Burdayız } { toplam 44 SAYFANIN 27 . SİNDESİNİZ } { Dolaş Biraz }

Kimliğim

Oyhan Hasan BILDIRKİ'nin bütün öyküleri. Hepsi bir arada, burada.

Menü

Ana Sayfa
Kimliğim
Resim Galerisi
İki Kere İki
Arkadaşlarım
Yazı Odam
Tutkulu Yüreğim
Admin Girişi
Site Feed RSS
Oyhan Hasan BILDIRKİ

Bağlan Bak

SEVGİYE SUSAMAK
EDEBİYAT DEYİNCE
GENÇ EDEBİYAT
SENEDE BİR GÜN
GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
EDEBİYAT PENCERESİ
YAZI EDEBİYAT
GELİNCİK FORUM
VİDEO SEYRET, RESİM İNDİR
EĞİTİM GAZETESİ
BENİMBLOGFORUM
HAVA DURUMU
TÜRKÇE EDEBİYAT
SARIZEYBEK
KÖPRÜNÜN ÖTESİ
ÖMRÜMÜN ÖTEKİ ADI ZİNDAN
TÜRK EDEBİYATI
OYHAN HASAN BILDIRKİ

Neyin Nesi?

Ucuncugununoglesi <%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>

Müzik



Son Yazdıklarım

YAĞMURLAR BASTIRINCA
GÖVEL ÖRDEK * Oyhan Hasan BILDIRKİ
SENİ ASLA UNUTAMAM * Oyhan Hasan BILDIRKİ
GÜVERCİNLER KANADA KALKTI *Oyhan Hasan BILDIRKİ
ÇEKİRGELER * Oyhan Hasan BILDIRKİ
YENİ BİR GÜNE DOĞRU
GÜN ÇARIĞI SIKINCA
GÖKLER HEP MAVİ DEĞİL
SOPA GÜLÜ
FIRSATIN UCU
BABAM
İKİZLER
ÜÇ KIZLARIN EN KÜÇÜĞÜ
BEYAZ GÜL
DESENE BİR OCAK DAHA SÖNDÜ
KARANLIĞI YILDIZ YILDIZ DELEN KURŞUN SESLERİ
KAÇAK
KENDİNE İYİ BAK
FİNCANLAYDI DEĞİL Mİ?
MARTILAR
TEK BAŞIMA, KİMSESİZİM
YIKIM GÜNLERİ
BİNLERCE SUSAM
"KIRIM"
ENDİŞE
SAATİNİZ KAÇ?
ÜÇÜNCÜ GÜNÜN ÖĞLESİ
AYGIR -2-
AYGIR
ADÂLET MÜLKÜN TEMELİ -2-
ADÂLET MÜLKÜN TEMELİ -1-
GÜN ÇARIĞI SIKINCA
SUÇ
KÜÇÜK ADAMLAR
ÇİÇEKLERLE BİRLİKTE
BİR GECENİN SONUNDA
EYLÜL
MECNUN GİBİ
BİN ACI ÇIĞLIK
UMUT DAĞLARDA

Arkadaşlarım

alisahin
alperturan
yakamoz79
uza
ata
video
mp3evi
NUR
yarbas
SAADET
komik
sadakat
Muzaffererdem
eedebiyat
mavisakal
rsevinc
zeycan

Resimlerim


Bütün Öykülerim
Banneri Kopyala
Sitene Ekle

Web BÜTÜN ÖYKÜLERİM














Öteki Resimler


Gerekenler

Sayfa.com


Bloglar Alemi

KÜLTÜR SANAT SİTE VE BLOGLARI

Site-Ekle.Com

BÜTÜN ÖYKÜLERİM TV

RESİM AL
Free Photo and Video by myphotoalbum.com

Ara Bakalım

Tahtaya Yaz

Yazmayı beceremediğimiz için tahta kapatılmıştır.
Gökkuşağı~Türkçe Edebiyat~Yüzyıla Ağıt~Dil Çerezleri