BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan



BÜTÜN ÖYKÜLERİM

SOPA GÜLÜ

11:38 , 30/8/2007 .. Kategori: Bir Baska Safak .. 0 Yorum Yapılmış .. Bak Bari

     

      Kahvenin önünde oturmuş, dereden tepeden konuşuyorduk. Arada sırada okey taşlarının veya tavla zarlarının çıkardığı seslere kulak kabartıyorduk. Ben, taş ve zar sesine kendimi daha çok kaptırmış olmalıydım ki arkadaşım, bundan memnun değildi.
      - Sana, dedi, ilk gençlik hikâyelerimden birini anlatayım. Umarım sevecek, zevk alacaksın!
      Ne yapabilirdim?
      - Anlat! dedim.
      Başladı.
      - Heyecan, üç beş gün önceden bastırdı yakamı. Bir şeye tutulmak, güzel olmalı değil mi?
      Aldırmadım. Sorusunu cevapsız bıraktım.
      - Bak, dedi, dinlemeyeceksen, bırakayım!
      - Yoo, yoo! Anlat.
      - Heyecan, demiştim değil mi? Öyle ya! Heyecan… Bu duygu yalnız bende mi vardı? Hayır! Bütün şehirliyi kollarına almış, bayrak olmuş, sokaklarda, caddelerde dalgalanmıştı. Herkes gibi biz de stadyumları dolduracak. Var gücümüzle bağırıp çağıracaktık. Aslında kıt kanaat yeten cep harçlıklarımızı bir araya getirdik. Boğazımızdan kıstık, hafta sonundaki büyük maça gitmeye karar verdik.
      Uykusuz geçirilen bir gecenin sabahında, henüz güneş doğmadan, gişe önündeki kuyruğa son halka olarak karıştım. Gişe açık mı diyorsun, ne gezer? Sabah ayazı iliklerime vurdukça, ağırlaşan gözkapaklarım hafifledi. Güneşin pembe ışıkları, stat duvarlarına vurdu. Sağa sola giden yolcu arabaları, arada bir, kuyruktakileri böldü, itişmeler, kakışmalar oldu. Bazı açıkgözler türedi. Tıkır tıkır işleyen kuyruk düzenini bozdular.
      Güneş, yükseldikçe yaktı. Buna rağmen kalabalık arttı. Nihayet gişe açıldı. O da ne? Kuyrukta bir dalgalanma, bir bozulma, arkadan öne doğru itmeler. Küfre benzeyen bağırışlar… Meğer ikinci gişe açılmış. Bizim gişe duvar gibi sessiz.
      Denizden gelen serinlik olmasa, patlayacağım. Az sonra bizim gişe de açıldı. Bir dalgalanma daha. Herkes, öne doğru atılıyor, ama hiçbir ilerleme görülmüyordu. Yürekte heyecan, serde “kaf kaf” aşkı var. Bir kere kuyruğa ek olmuşuz, çıkıp gitmek ne kelime? Hoş, zaten çıkmayı kim istiyor? Üç beş kuruşu zor bir araya getirebildiğimizden olsa gerek, karaborsacılardan utanıyorum. Onlar yaklaştıkça, eriyorum.
      Nerdeyse maç başlayacak. Henüz daha gişeye sokulamadım bile. Yavaş yavaş terlemeye başladım. Gömleğim sırtıma yapışıyor. Kaşlarımdan gözlerime doğru, tuzlu bir yağmurdur yağıyor. Ortalıkta bizimkiler de yok! Vaktinde gelseler, bir de onları beklemesek diyorum. Tam bu sırada gişe önüne gelmişim. Biletleri aldım, bizim kurnazları gördüm. Hemen yanı başımda bitivermiştiler. Herkese biletini verdim. Giriş turnikesine doğru koştuk. İkinci kuyruk azabını orada da yaşamaya başladık.
      İçeriden yükselen sesler dışarıya vuruyor, yer gök inliyordu.
      - Cim bom, bom!
      - Kaf, kaf, kaf!
      - Cim bom, bom! Kaf, kaf, kaf!
      O zaman da, böyle şişmandım. Önümdeki turnikede en az benim kadar iri, üstelik bir buçuk boyumda bir polis duruyor, elindeki copunu sağa sola sallıyor. Arkadan gelen kuvvetli bir itme sonucu, polisle karşı karşıya kalıyorum. Bu arada coptan da nasibimi alıyorum. Bu hal, üç beş defa tekrarlandı. Omuzlarım yanmaya, kaşım gözüm şişmeye başladı. Fırsat kolladım, son itmeyi ben başlattım. Kurulu bir ok gibi ileri fırladım. Bu ani çıkışı beklemeyen polis, giriş kapısıyla birlikte yere yıkıldı. İçeriye doğru saatlerce süren bir akındır başladı.
      Polise ne oldu, bilmiyorum.
      Maç başladı.
      Ben sağımı solumu, omuz başlarımı yokluyorum. Duyduğum sızılardan olmalı, tuttuğum “kaf kaf”ları bile, doğru dürüst seçemiyorum. Omzuma bir el dokundu. Dönüp baktım. İyi giyimli, şişmanca, kibar, güleç yüzlü bir adam.
      - Hemşerim, dedi kim kazanacak dersin?
      - Kaf kaflar!
      - Ya!
      - Sence?
      - Cim bomlar!
      İkinci bir adam daha belirdi. Onun da ilkinden pek farkı yoktu. Besbelli av peşindeydiler. Soyulacak tavuk, yolunacak kaz arıyorlardı.
      Birincisi:
      - Bak hemşerim, dedi, ben cim bomlar kazanacak diyorum. Bu beyefendiye, işte, yüz lira veriyorum. İkinci yüzlüğü de çık sen! Kazanan ikisini alsın.
      - Pışt! dedim. Ben de aldanacak göz var mı? Zaten renk aşkına sağım solum yaralı. Beni keriz mi sandınız?
      İkincisi, kıs kıs güldü. Birincisi;
      - Özür dilerim, beyim! dedi.
      Çekip gittiler.
      Arkadaşım sustu. Okey masasındakiler ayaklandılar. Birer ikişer içeriye girdiler. Kendilerini televizyona verdiler.
      - Heyecan ne oldu, heyecan? dedim.
      - Amma yaptın, ha? Zaten her tarafım yanıyor. Sağım solum sızlıyor. Böyle bir zamanda insanda heyecan mı kalır?
      Televizyonda Kamerun-Peru maçı var. Seyredilmeye değer. Kalktık, içeri girdik. Arkadaşıma takıldım.
      - Beyefendi, dedim, ben Kamerun diyorum. İşte yüzlük! Bak, Nuri’ye veriyorum. İkincisini sen çık! Kazanan alır!
      - Gidi, sopa gülü seni!
      Gülüştük.
      Maç başladı.

      Oyhan Hasan BILDIRKİ 

        


Bi Yorum da Sen Yap Bakem

{ Şimdi Burdayız } { toplam 44 SAYFANIN 9 . SİNDESİNİZ } { Dolaş Biraz }

Kimliğim

Oyhan Hasan BILDIRKİ'nin bütün öyküleri. Hepsi bir arada, burada.

Menü

Ana Sayfa
Kimliğim
Resim Galerisi
İki Kere İki
Arkadaşlarım
Yazı Odam
Tutkulu Yüreğim
Admin Girişi
Site Feed RSS
Oyhan Hasan BILDIRKİ

Bağlan Bak

SEVGİYE SUSAMAK
EDEBİYAT DEYİNCE
GENÇ EDEBİYAT
SENEDE BİR GÜN
GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞTÜ
EDEBİYAT PENCERESİ
YAZI EDEBİYAT
GELİNCİK FORUM
VİDEO SEYRET, RESİM İNDİR
EĞİTİM GAZETESİ
BENİMBLOGFORUM
HAVA DURUMU
TÜRKÇE EDEBİYAT
SARIZEYBEK
KÖPRÜNÜN ÖTESİ
ÖMRÜMÜN ÖTEKİ ADI ZİNDAN
TÜRK EDEBİYATI
OYHAN HASAN BILDIRKİ

Neyin Nesi?

Bir Baska Safak <%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>
<%CategoriesTitle%>

Müzik



Son Yazdıklarım

YAĞMURLAR BASTIRINCA
GÖVEL ÖRDEK * Oyhan Hasan BILDIRKİ
SENİ ASLA UNUTAMAM * Oyhan Hasan BILDIRKİ
GÜVERCİNLER KANADA KALKTI *Oyhan Hasan BILDIRKİ
ÇEKİRGELER * Oyhan Hasan BILDIRKİ
YENİ BİR GÜNE DOĞRU
GÜN ÇARIĞI SIKINCA
GÖKLER HEP MAVİ DEĞİL
SOPA GÜLÜ
FIRSATIN UCU
BABAM
İKİZLER
ÜÇ KIZLARIN EN KÜÇÜĞÜ
BEYAZ GÜL
DESENE BİR OCAK DAHA SÖNDÜ
KARANLIĞI YILDIZ YILDIZ DELEN KURŞUN SESLERİ
KAÇAK
KENDİNE İYİ BAK
FİNCANLAYDI DEĞİL Mİ?
MARTILAR
TEK BAŞIMA, KİMSESİZİM
YIKIM GÜNLERİ
BİNLERCE SUSAM
"KIRIM"
ENDİŞE
SAATİNİZ KAÇ?
ÜÇÜNCÜ GÜNÜN ÖĞLESİ
AYGIR -2-
AYGIR
ADÂLET MÜLKÜN TEMELİ -2-
ADÂLET MÜLKÜN TEMELİ -1-
GÜN ÇARIĞI SIKINCA
SUÇ
KÜÇÜK ADAMLAR
ÇİÇEKLERLE BİRLİKTE
BİR GECENİN SONUNDA
EYLÜL
MECNUN GİBİ
BİN ACI ÇIĞLIK
UMUT DAĞLARDA

Arkadaşlarım

alisahin
alperturan
yakamoz79
uza
ata
video
mp3evi
NUR
yarbas
SAADET
komik
sadakat
Muzaffererdem
eedebiyat
mavisakal
rsevinc
zeycan

Resimlerim


Bütün Öykülerim
Banneri Kopyala
Sitene Ekle

Web BÜTÜN ÖYKÜLERİM














Öteki Resimler


Gerekenler

Sayfa.com


Bloglar Alemi

KÜLTÜR SANAT SİTE VE BLOGLARI

Site-Ekle.Com

BÜTÜN ÖYKÜLERİM TV

RESİM AL
Free Photo and Video by myphotoalbum.com

Ara Bakalım

Tahtaya Yaz

Yazmayı beceremediğimiz için tahta kapatılmıştır.
Gökkuşağı~Türkçe Edebiyat~Yüzyıla Ağıt~Dil Çerezleri