BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
Benimblog.com satilikir / is for sale: info@anahaber.com




'ALLAH YOK, PEYGAMBER İZİNDE!'

tarih: 26/2/2006 Saat: 09:59 :



Türk ordusunda işkence skandalı!!! Adana'da askeri mahkemede görülen bir davada, askeri cezaevinde insanın kanını donduran işkencelerin yapıldığı ortaya çıktı. Çıplak erlere cop yalatıp kızgın tel bastırmışlar!

Adana'daki 6'ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'ne, 'firar ve hırsızlık'tan konulan er Murat Polat'ın işkenceyle ölümüne neden oldukları, 6 askere de işkence yaptıkları iddiasıyla 1'i yarbay 29 askerin, 24'er yıl hapsi isteniyor...

İddialara göre, Gaziantep'teki Topçu Taburu'nda görev yapan 1984/1 tertip asker Murat Polat, rahatsızlandığı için sevk edildiği Hatay'daki askeri hastaneden, arkadaşı Ahmet Sambur ile firar etti. İki asker, 4 gün sonra İskenderun'da bir eve hırsızlık için girerken yakalandı ve 28 Haziran'da Adana 6'ncı Kolordu Komutanlığı 1'inci Sınıf Cezaevi'ne götürüldü. Polat burada, görevli askerlerin verdiği mahkum gömleğini giymek istemeyince gardiyanlar tarafından cop ve sopayla dövülerek hastanelik edildi. Bir ay sonra da hastanede öldü. Otopsi raporunda, işkenceyle öldürüldüğü yazıyordu.

Askeri savcı ortaya çıkardı
Olayı soruşturan Askeri Savcı Yardımcısı Hakim Kıdemli Yüzbaşı Veli Bayram, öldürülen Er Polat ile birlikte 2004 ile 28 Haziran 2005 arasındaki değişik tarihlerde erler Hasan Motu, Yener Bezek, Adil Kılıç, Mustafa Kılıç, Ahmet Sambur ve Harun Teke'nin de işkenceye uğradıklarını saptadı. Savcı yardımcısı, Askeri Cezaevi eski Müdürü Topçu Yarbay M.S. ile birlikte cezaevinde görevü 4'ü başçavuş 29 askerin 'İşkence' ve 'Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence' suçlamalarından 24'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları için iddianame hazırladı. Ardından da yeni TCK'da işkence suçlarının askeri bir suç olmaması ve şüphelilerden 15'inin de terhis olup askerlikle ilgilerinin kalmaması nedeniyle yargılamanın sivil mahkemelerde yapılması için görevsizlik kararı aldı.

Af Örgütü de inceleniyor
Dava dosyası, Er Polat'ın öldürülmesinde kullanılan 73.5 santimetre uzunluğunda 5 santimetre çapındaki sopayla birlikte Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Ama Başsavcılık henüz davanın sivil mahkemede görülmesi yönünde bir karar vermedi. Başsavcılığın karara itiraz etmesi halinde dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilecek. Orası da davanın hangi mahkemede görüleceğine karar verecek. Bu arada Uluslararası Af Örgütü de Polat'ın ölümünü incelemeye aldı.

Çıplak erlere cop yalatıp kızgın tel bastırmışlar!
Askeri Savcı Yardımcısının hazırladığı görevsizlik kararında, tüyler ürperten işkence olayları ayrıntılarıyla anlatıldı: Tutuklu ve hükümlüler çırılçıplak soyulduktan sonra kendileri de asker olan gardiyanların gözü önünde çıplak halde 'çök-kalk' yaptırılıyor, 'hoş geldin' adı altında dövülüyor, sopa ve coplarla dövülenler daha sonra soğuk suya sokuluyor. Yerlere akan kanlar da işkence yapılan tutuklulara temizlettiriliyor. Yüz kızartıcı suçlular ise olur olmaz zamanlarda dövülüyor, cop yalatılıyor, tel kızdırılıp vücutlarına bastırılıyor.

Er Murat Polat'ın işkenceyle öldürülme olayı ise şöyle anlatıldı: 'H.G., Murat Polat'ı copla dövmeye başladı. Dayaktan kurtulmak için pencereye doğru hamle yapan Polat'ı yakalayan H.G. Murat'ın sırtını dolaba vurdu, darbenin etkisiyle dolabın üzerinden yaklaşık 1 metre boyunda 5 santimetre çapında üzerinde şafak yazıları ve resimleri bulunan tahta bir sopa düştü.'

Sopayla kafasını yardı
H.G., 'Seni s..k.cek aleti buldum' diyerek sopayı eline aldı, bu sopayla Polat'ın sırtına, beline, böbreklerine ve var gücüyle kafasına, sağ kulağının üst kısmına vurdu. Aldığı darbenin etkisiyle Murat Polat'ın ağzından, burnundan ve kafasından kan geldi. R.G.'nin, 'bırak, ölecek' demesi üzerine H.G. kendisini bıraktı. Hastanesi'ye götürülen Polat kurtarılamayarak öldü.'

'Allah yok Peygamber izne çıktı'
Firar suçuyla girdiği Adana Askeri Cezaevi'nde işkence gördüğünü söyleyen er Mustafa Kılıç'ın ifadeleri şok edici: 'Harun Teke, Yener Bezek ve Adil Kılıç gardiyanlar tarafından cop ve sopalarla dövüldü. Gardiyanlar tutuklular ilk geldikleri gün giriş işlemleri sırasında küçük bir kağıtta yazılı 'Allah yok. Peygamber izinde' yazısını okutturuyor, sonra da 'Hoş geldin dayağı atıyorlardı. Bu dayaklardan ve olaylardan cezaevi görevlisi başçavuşlar O.A. ve Ö.B.'nin haberi vardı.'

Mahkeme kurmuşlar
6'ncı Kolordu Askeri Mahkeme Savcı Yardımcısı Veli Bayram'ın ifadesini aldığı zanlılardan Y.B.'nin verdiği ifadede de işkenceye ilişkin detaylar yer alıyor. Y.B.'nin ifadesinde üst tertip olan asker gardiyanların zaman zaman tutuklu ve hükümlüleri atölyeye alıp yargıladıkları, bu sırada alt tertip gardiyanları koridora çıkardıkları belirtiliyor.

Emir komuta işkence zinciri
Görevsizlik kararında bazı zanlıların verdikleri ifadeler doğrultusunda, üstlerin astlarına işkence talimat verdiği anlatıldı: 'Tutuklular Harun Teke ve Yener Bezek'in koğuşta birbirlerinin üzerine çıkmaları üzerine başçavuş O.A'ın emriyle bu koğuştaki tüm tutuklular dövüldü. Gardiyanlara küfreden bir tutuklu da O. astsubayın emriyle dövüldü. O. astsubayın 'Döverek mahkumları korkutun' emriyle çeşitli zamanlarda tutuklular defalarca dövüldü. Subay ve astsubaylar, cezaevindeki gardiyanların eylemlerinden haberdar olduğunu ve bu tür eylemleri yapmaları için emir verdiklerini beyan ederek bazı eylemleri kabul ettiler.'


« geri :: ileri »