SÜT ÜRÜNLERİ
Meydanlı köyü yöresi bulunduğu konum itibariyle dağlık ve yüksek bir coğrafyadadır. Bu durum da birçok şeye etki etmektedir. Geçimden, barınmaya, giyimden, yiyecek ve içeceğe kadar farklı alanlarda değişik durumların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yazıda kısaca hayvan yetiştiriciliğine ve onlardan elde edilen ürünlere değineceğiz.
Meydanlı Köyü’nde hayvan yetiştiriciliği daha çok meralara dayanmaktadır. Besicilik daha çok kışın yapılmaktadır. Ancak bu da modern besicilik anlayışından uzaktır. İlkbahar, yaz ve sonbahar dönemlerinde yağan yağmurlar meracılığı ön plana çıkarmaktadır. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda yağan yağmurlarla birlikte otlaklar yeşermektedir. Bu da hayvancılıktan elde edilen verimi artırmaktadır. Yazın genellikle sürüler geceyi merada (yaylada) geçirirler.
Yaylalarda otlatılan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların sütleri sağılarak bunlardan çeşitli ürünler elde edilir. Belli başlı süt ürünleri: peynir, çökelik, yağ, yoğurt, kaymak vb. Bu ürünler geleneksel yöntemlerle elde edilir.
Koyunlar merada otlatıldıktan sonra yaylaya getirilir. Yazın her gün (belli aylar arasında) öğlen ve akşam olmak üzere iki defa koyunlar sağılır. Ağustos’un sonlarında da günde bir defa sağılır.
Şimdi de peynirin, çökeliğin yağın ve kaymağın nasıl yapıldığını kısaca anlatalım…
PEYNİR
Koyunlar sağıldıktan sonra süt, süzek ile kazanlara süzülür. Sütün miktarına göre maya konur ve dört saat bekletilir. Bekledikten sonra bir çubukla hafif şekilde karıştırılır ve kazanla ocağın üstüne konur. Beş on dakika kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir. Ocaktan indirildikten sonra peynir torbalarına konur. Peynir bu torbalarda kalıp haline gelsin diye üzerine taş konur. Bu şekilde on iki saat bekletilir. Daha sonra torbalardan çıkartılıp dilimler halinde kesilerek tuzlanır. En son olarak da tuzlu su ile birlikte peynir, bidonlara konur.
ÇÖKELEK (minzi)
Süt sağılıp getirildikten sonra, ocağın üzerinde biraz ısıtılır ve bir süre sonra da süt makinesinde işlemden geçirilir.
Makinede işlemden geçirilen süt ocakta biraz ısıtıldıktan sonra içine iki çorba kaşığı özenmiş yoğurt atılır. Daha sonra kazana konur ve kazanın her tarafı bezlerle ya da kullanılmayan kazaklarla iyice sarılır. Bu şekilde sabaha kadar bekletilir. Sabah açılan sütün üzerine bir bakraç su boşaltılıp iyice karıştırılır. Daha sonra bu oluşum ocakta kaynatılır. Kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir ve soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra bir torbaya boşaltılır. Torbanın altına ve üstüne büyük taşlar konularak suyunun sızması sağlanır. Suyu tamamen sızdıktan sonra çökelek leğenlere boşaltılır. Burada elle ufalanarak karıştırılır. Karışımın içine tuz eklenir ve uzun süre beklemesi için bidonlara basılır. Yeneceği zaman, yenecek kadarı, bidondan çıkartılır.
TUZSUZ YAĞ
Süt, sağılıp eve getirilir, ocağın üzerinde biraz ısıtıldıktan sonra süt makinesinde çekilir. Süt makinesi, sütün içindeki yağı ayırır (sütün en yağlı olan kısmı) ve onu başka bir taraftan akıtır. Bu yağ ocakta kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir ve soğumaya bırakılır. ( Bu yağya yörede çiğ denir)
Soğuduktan sonra içine maya atılır ve kazanın ağzı iyice kapatılır. Sabah açılan süt, yayığa boşaltılır ve yayığın içine de bir bakraç su eklenir. Eskiden elle çekilen yayıklar günümüzde yerini elektrikli olanlara bırakmıştır. Yağ olana kadar bu yayıklar sallanır. Yayıktan çıkartılan yağ yıkanır. Tuzlu olması isteniyorsa içine tuz atılır. Buna yörede tere yağı denir. Bu yağ yemeklerde kullanılır. Tuzlu ve tuzsuz yağ ise daha sonra kullanılmak üzere bir yere (teneke, bidon, kap vb ) basılır. Tuzsuz yağ genellikle kahvaltıda yenir.
KAYMAK
Süt sağılıp eve getirildikten sonra ocakta iyice kaynatılır. Diğer tarafta ocakta yanan kermelerin en sıcak olanları bir yere (genellikle toprağa) serilir ve bunun üzerine tepsiler konur. Ocaktan indirilen süt yukarıdan aşağıya doğru savrularak bu tepsilere doldurulur. Tepsiler altındaki ateşle birlikte beş altı saat bekletilir. Sütün yüzünde oluşan kaymak daha sonra alınarak kaymak süpürgesi denilen otun üzerine serilir ve bu şekilde kurumaya bırakılır. Gevrek bir şekle gelene kadar bekletilen kaymak daha sonra ince tülbentlere sarılarak kaldırılır. Kaymak da sabah kahvaltılarında yenir.
................................ zafer ÇALIŞKAN-YALOVA...................