BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


MEYDANLI KÖYÜ GAHANS - SİZDEN GELEN ŞİİRLER
MEYDANLI KÖYÜ GAHANS Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Friends

SİZDEN GELEN ŞİİRLER2/9/2007
 

 GAHANS......

 
Erzurum, İspir İlçesi, Meydanlı köyü  web sitesine hoş geldiniz...
 

  MEYDANLI KÖYÜ

 

 ANA SAYFA

 

KÖYÜMÜZ

 

  FOTO ALBÜM

 

 DUYGULAR

 

 YAŞANTIMIZ

   MAHALLELERİMİZ  

SİTENİN ÖLÜMSÜZ DESTANI

Özlemi hasreti dindirdin yine
Bin yıllık maziyi sığdırdın güne
Güzelliğin dolaştı hep dilden dile
Sen oldun en KIRAL SİTE MEYDANLI

Senin ile dostluklar yine çoğaldı
Gurbetin verdiği hicran daraldı
Rakiplerin yine seni kıskandı
Sen oldun en AĞIR SİTE MEYDANLI

Çok çabayla büyüyüpte geliştin
Ay gelmeden yine şekil değiştin
Hoşgörünle güngeçti güzelleştin
Sen oldun en DEHŞET SİTE MEYDANLI

Kültüre örfe çok değer verdin
Hizmetinle vefayı çok önemsedin
Tek oldun kiseye sen benzemedin
Sen oldun en AĞA SİTE MEYDANLI

Hoşgörünle unutulmaz iz oldun
Sana gelmeyene sen köprü oldun
Bu yüzden hasreti yürekten kovdun
Sen oldun en PAŞA SİTE MEYDANLI

Ziyaretin gün geçtikçe çoğaldı
Her geçen gün nice tebrikler yağdı
Zaten sanada bu yakışırdı
Sen oldun en EFSANE SİTE MEYDANLI

ZAFER ÇALIŞKANdır bu sitenin ustası
İşte budur sitelerin en hası
İllaki bir lider çekermiş başı
Sen oldun en BABA SİTE MEYDANLI

MEHMET KURT-ANKARA

ISRAF´
Ah insanoglu zaman elindeki deger olsa
Bol keseden hesapsizca harcar miydin,
Madde manada gercek asliyetini bulsa
Senden öncekileri gibi aldanir miydin.
Dogdun daha dün ihtiyarlamissin bugün
Gecmise vahlanirsin aglarsin bagrin döverek,
Yoksa biliyormusun hangi anin son gün
Is isten gecmistir olmaz artik geri dönmek.
Tefekkür edip teslim ol ilahi fermana
Dünyada yaptiklarin salih amelse sayet,
Doyura bedenin ruhun askiyla kana
Son nefesin kelime i sehadete eylese evet.
Bu dünyada yasamak baki hayata sermaye
Sen ilahi emre itaatten kacindin durdun,
Haramla helallenip,NAMAZ;ORUC,ZEKATmi gaye
Sana ait olmayan zamani heba edip savurdun.
Yoksulu düsünüp sormadin ALLAH icin hatir
Mahser yerinin ahvaline tahammül eyleyemezsin,
Önderimiz cihad buyurmus hayati esastir
Kimbilir ne haldesin artik zaman seni neylesin.

NÜSRET SEVER -  BERLİN--/ --ALMANYA


DEDELERİMİZ
BU TOPRAĞA CANI İLE ÇALIŞIR
YAĞMUR OLUR TOPRAK İLE KARIŞIR
ALAÇAYIR GÜZELLERLE YARIŞIR
HELAL OLSUN SANA EY MUSA DEDE
   

SEFALUĞUN USTASIDIR KENDİSİ
    TULUMUN ZURNANIN HEM EFENDİSİ
    HEP ESKİNİN MAZİSİNİN DERTLİSİ
    HELAL OLSUN SANA EY FEYRUZ DEDE

ODUN ELİNDE BİR BAŞKA DURUR
USTANIN BÖYLESİ YÜZYILDA OLUR
KESERİ ODUNU SANKİ YOĞURUR
HELAL OLSUN SANA EY NAZIM DEDE
 

  HEDEFİ VURUR ÇIKARMAZ BOŞA
   KOREYİ FETHETMİŞ BU AZİZ PAŞA
   ALLAH ÖMÜR VERSİN SEN ÇOK ÇOK YAŞA
   HELEL OLSUN SANA KORALİ DEDE

BAĞ BAHÇE İŞİNDE YOKTUR RAKİBİ
CAMİ MUHASEBESİ ONUN TAKİBİ
BALIYLA HASTALARIN TABİBİ
HELAL OLSUN SANA EY HARUN DEDE
  

 SİYASET DEDİNMİ TANIMAM BAŞKA
   HELE BİR DİNLE GELİRSİN AŞKA
   TAYYİP BAŞKA AMMA ODA ÇOK BAŞKA
   HELAL OLSUN SANA EY BAYRAM DEDE

BİR DEMLÜK ÇAY GETİR DURMA SEN HELE
KIRK BARDAK OLDU DOYMUYOR BİRE
ÇAYIN TADINI ALMIŞ BİR KERE
HELAL OLSUN SANA EY KAYA DEDE

  MEHMET KURT-GAHANS

*DEDELERİMİN ELLERİNDEN ÖPERİM*

 

  GURBETİN ÖTEKİ YÜZÜNDEN AKLA GELENLER

BİZİM ANLARIMIZ HEP AĞLARDI

                Bizim analarımız benim anam senin anan onuna anası hep ağlardı,

              Gelin geldikleri de bir kara kedinin bile yaşamadığı evlerde oturan analarımız hep ağlardı.

             Babalarımız giderdi gurbete gelmezdi aylarca yıllarca şubatın soğuk akşamlarında geceleri kurt havlamalarına köpek seslerini dinleyerek ninnini söylediği bebeğine bakarak hep ağlardı.

Karlı fırtınalı yollara bakardı gözleri ağlardı. Ezan sesleri yankılanırdı ramazan akşamları tandır başlarında kurulan sofralarda yoksulluğa şükreden analarımız akşam iftarında boru sesini duyunca gözyaşlarına boğulurdu hıçkırıklar bizim analarımız hep ağlardı

           Komşunun oğlu asker gitse bir kız gelin oluverse gençler köy meydanında halay çekip yola koysalar duaları nasırlı ellerin bereketine karışırdı bizim analarımız hep ağlardı.

         Gelin olu verdide kız kardeşlerimiz telli duvaklı, damlarda yaptık düğünlerini utanarak sorgusuz bakamadığımız kırmızı yanaklı sevdalılarımızı görünce analarımız hep ağladılar.

        Komşunun keçisini kurt yese hasta olsa aksakallı dedeler. Acı bir haber gelse gurbetten ineğinin başında sabaha kadar ahırda beklese hep gözyaşları ince, ince akar yanaklarından duysa ki mektup gelmiş gurbetten hasret kokan kâğıtlara dokunarak ifade edemedikleri duygularını içlerine atarak hep ağlarlardı.

         Bir sonra ki günün telaşı bir öncekinin terine karışırdı tarlalarda ekinler kızarırdı güvercinlerini gugurtusu ile. Kör karanlıklarda çalar saat sesi yerine kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu ile düşlerimizi ertelerdik,

        Bir sarı lira gibi ömürlerini sandıklara kilitlediler,20 yaşlarda 30 lara kurdular saatin alarmını 30 ların da 40 lara  belki de 50 lere kurguladılar saatleri kuşlukta hayal kurma  fırsatı bulduklarında hayal giremez oldu düşlerine bile ve hep ağladılar

      Bizim analarımız hep ağlardı.

      Baharın telaşı başlardı koyunlu kuzular doğurmayan ineğe sitem eden açık yollardan tahta bavulla köyüne dönen gurbetçiler beklenirdi mart akşamları duvar diplerinde akşam muhabbetleri gelen gelmeyen haçlık gönderen ve gecenin o gaz lambası ışığında okunan elif be ler .

Bir gelen var gurbetten, evin babası bir talaş başlar ya güzel al yazmalısı oya ile örülmüş al al yanakları süslemiş ki gülen yüzler pişen yemekler hasta sunulan bir elmanın yarısı bir sarı lira gibi ömürleri, erkenden yakılan tandırlar.

        Tandır başlarında küle düşen bebekleriz biz analarımız hep ağladı yıllarca hasretliğe yoksulluğa isyan etmeden bilmez ki isyan ne.

        Tahta bavulla eve gelen adam baba gelmiş ya kırmızı akide şekeri, hastaya yollanan yarım portakal.  Birbirine utanarak bakan gözler açığa vurulamayan gizli kalmış duygular günü gelip sandıktan çıkardığımızda birde bakmışsın ki tedavülden kalkmış

          Yaylaların güzelliğini görürsünüz o mahcup yüzlerde elleri kınalıların dokuz canlısı koyun sagarken tutan ağrılar ve köşe başlarında ayna tutmalara hep ağlardı analarımız

      İşte bizim analarımız hep ağlarmış niye ağladığını soramadık bir türlü onlarda anlatmadılar şimdi soralım o elleri öpülesi yürekleri sevgi dolu bizi kuşlukta kaldıran analarımıza niye ağladınız ki

       Sizin ömrünüz bir sarı lira gibi hiç tedavülden kalkmayacak        

                   Yılmaz çalışkan

Ah şirin köyüm

Nevşe dağı ile Cüreklerin arası,
Meydanlı Köyünün yegane merası..
Medeniyet diyarı gönlümün aynası,
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm...

Bir mescidi vardır birde camisi,
İlkokulu,hanı,Köy odası meclisi..
Dilde destan gözün suyu çeşmesi,
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm...

Fukara gönlümün sılai sevdası,
Bir yanda havası ve soğuk suyu..
Görmeye değer ilginçtir manzarası,
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm...

Yaslanmış yatar iki yamaçta Köyüm!
Özlemi var şu gönlümde düğüm,düğüm..
Kınalı kekliğim,ah güzel hüyüğüm,
Ah ne güzeldir benim o şirin köyüm...

ERDAL POLAT - BURSA

 MEYDANLI DESTANI

O KADAR HASRETİMKİ MEYDANLI SANA
BÜTÜN GÜZELLİĞİN ÇIKAR BAHARA
İNANKİ SEVDİKLERİM SORSALAR BANA
SANA AŞIĞIM DERİM MEYDANLI

KARŞI KUZUN BÜHLERİN SIĞMAZ HAYALE
YANIYORU EY PİYAR GEL HELE
SEN VARKEN HİÇ GEREKYOK MERHEME
BÜTÜN ACILARIM DİNDİ MEYDANLI

CÜREGİNDEN . AYPANSINA GEÇİLİR
MOLLA PİYAR ŞERBET GİBİ İÇİLİR
GÜZELLİĞİN NEVÜŞEDEN SEÇİLİR
ŞU VAHNASI KISKANDIRMA MEYDANLI

CİVONS TİLKAR SENİ SESLER
HARĞIN SUYU BOSTAN BESLER
AKŞAM YELİN TATLI ESER
HER HALİNE KURBAN GÜZEL MEYDANLI

YATAKLARDAN İNEK,KOYUN SESLENİR
GOTTARLADAN HOLİSİ YER BESLENİR
İLKBAHARDA GELİN GİBİ SÜSLENİR
YEŞİLİNE CAN VERİLİR MEYDANLI

BAL DEDİNMİ HACİ HARUN ÖNDEDİR
RİZE GİBİ BİR ÇOK YERDE ÜNDEDİR
KARA ÇECİN SEVDASI GÖNÜLDEDİR
BALINA KURBAN GÜZEL MEYDANLI

TAŞ DUVARIN DERZLERİN DİLE DESTAN
NAZIM KURT TUR BÖYLE BİR DESTAN YAZAN
HER DUVARA ÖLÜMSÜZ İMZA ATAN
USTANA KURBAN GÜZEL MEYDANLI

BİR YAYLAN VAR YÜCE DAĞIN BAŞINDA
BİNBİR ÇİÇEK TOPRAĞINDA Y

MEHMET KURT-GAHANS

 

DÜNYA
Senin oldugun kadardir.Seninle olan insanlar ve

cansizlar bütün yasantini doldurmakla beraber,

bezgin ve bitkinligin onlarin icinde baslar.

Degistirmek kacinmak mümkün olsaydi ne olurdu gelecek

varsayim belki daha güzel belkide daha cekilmez olurdu.

Mutlulugu yakalamak kendi cabalarinla olsaydi

günün 24 saatinin en az 10 saati mutlu olunurdu.Olunmuyor oturmalar,kalkmalar,konusmalar,calismalar,birbirine

karsi davranislar ne olursa olsun.Disaridan esen,

istemedigin halde sana da dokunan sam yelini durdurmak

 mümkün mü yok.Gönlünden yeni bir dünya yapmak mücadelesi

 imkanlarin olmadigindan yine güzellesmiyor.

Kilosu belli olmayan bir yükü tasimak insanogluna nasip.

Dis görünüsün canliligina ragmen,icten gelen

cöküntü yer bitirir ve meydana gelen eser o

 iclenmenin aynasidir artik bak anla.Yüke tahammül kisinin anlayisindami kimsenin maddesini göremedigi agir baskinin drami

ruhta izdiraplanir.Tamir mi nerde öyle firtinalar kopar ki gönülde elemler,kederler,üzüntüler,düsünceler NÜSRET SEVER -  BERLİN--/ --ALMANYA

ASLAN YÜREYIM

YIGITLER HARAMA ALISIR OLDU
MEYDANI NAMERTLER BÖLÜSÜR OLDU.
BULUTLA GÖZLERIM BULUSUR OLDU
HÜZÜN YAGMURUYLA ISLAN YÜREGIM
VAY ASLAN YÜREGIM ASLAN YÜREGIM.

NEFSIN TUZAGINA DÜSEN CAN MISIN
KESRETTE KIVRANAN BIR KURBANMISIN
CAGIN KISKACINDA PERISANMISIN
YETER BU ISKENCE ASLAN YÜREGIM
OY ASLAN YÜREGIM ASLAN YÜREGIM

GÖNÜLLER YUNUSCA MEYVEYE DURSUN
KOC KÖROGLU CAMLI BELE YURT KURSUN
KADIR MEVLAM AZIM VERSIN GÜC VERSIN
ÜMITLE IMANLA BESLEN YÜREGIM
HEY ASLAN YÜREGIM ASLAN YÜREGIM

YIKMAK ICIN ZÜLMÜN SALTANATINI
HER SEHER YOL EYLE DUA KATINI
SONRA EGERLEYIP SABIR ATINI
VEFA DAGLARINA YASLAN YÜREGIM
HEY ASLAN YÜREGIM ASLAN YÜREGIM

YOL VERMEYEN YÜCE DAGLAR INLESIN
HASMETINDEN CELIK AGLAR INLESIN
MEHTERAN VURANDA CAGLAR INLESIN
YA ALLAH BISMILLAH SESLEN YÜREGIM
HEY ASLAN YÜREGIM ASLAN YÜREGIM

NÜSRET SEVER -  BERLİN--/ --ALMANYA

 BOMBOS-1
DUYGULARIMI MISRALARA SIRALAMAK
ÜC BES KELAM DA GÖNÜLDEN KARALAMAK
KALP PENCERESINDEN DÜNYAYA BAKMAK
HER SEY BOMBOS ALEM BIR HOS GÖRDÜM
  ELIME ALDIM DÜNYAYI KENDIMI SEYRETTIM 
  DOGUMDAN BUGÜNÜN YASAM FILMINE BAKTIM
  BAKTIM KI NE ETTIYSEM KENDI KENDIME ETTIM
  HER SEY BOMBOS ALEM BIR HOS GÖRDÜM
HICBIR KIMSEYLE HICBIR SEYLE YARISAMADIM
BENLE KAVGADAYIM BIRTÜRLÜ BARISAMADIM
NE TOPLUMA NE TOPLULUGA KARISAMADIM
HER SEY BOMBOS ALEM BIR HOS GÖRDÜM
  DOGRU BILDIGIMI SÖYLEMEK ICIN AN KOLLADIM
  HIC KIMSE FIRSAT VERMIYOR BOSUNA BEKLEDIM
  BENIM YERIM NERESI DIYE KENDIMLE HALLENDIM
  HER SEY BOMBOS ALEM BIR HOS GÖRDÜM
KONUSAMADIM ICIMDEN HEP IYILIK DÜSÜNDÜM
BIRBIRIMIZE SELAMIN HAKKIYDI BILIYORDUM
SÖZLER YALAN DOLU KENDIMDEN GECIYORUM
HER SEY BOMBOS ALEM BIR HOS GÖRDÜM   

 NÜSRET SEVER

 HASRET TÜRKÜSÜ
    Eşgens dağını aştım
    Pazaryoluna yanaştım,
    Gördüm Madenköprüyü
    Uzaktan selamlaştım.
Nevüşenin tepesi
Göğe açmış kolları
Kapanmış aşağyayla
İşlemiyo yolları.
    Küsmüş bize değermen
   Geçmişini arıyo
   Dinle çençelin çayı
    Bak kimleri soruyo
Yatakların başında
Dedemin yapıları
Ne dedem var nenem
Kapanmış kapıları.
      Açın evi gireyim
     Bak dedem bağırıyo
     Ben çok dertliyim bugün
     Her yanım ağırıyo
İndirdim duvarlardan
Dedemin astıklarını
Aradım sandıklarda
Yırtık lastiklerini
   Geldi yayla zamanı
   Erken çıkalım yola
   Uğur ola teyizem
    Komşular uğur ola
Alaca ineklerim
Öpsem gözlerinizi
Araba tekerleri
Sildi izlerinizi
    Çamurluk tehne göze
    Yayladadır yarimiz
    Nazarmı değdi bize
    Kırıldı kollarımız
    Yaylam biz geri geldik
Şimdi gönlün oldumu
Yolladın bizi buradan
Boş evlerin doldumu
  Göklerin arkadaşı
  Kayalığın taşları
  Islattı yanağımı
  Gözlerimin yaşları
ZAFER ÇALIŞKAN--YALOVA

 KUL

GENDINE GEL EYLE HESABIN
SAG ELINE VERILSIN KITABIN;
HABIBI EYLESIN SANA SEFAATIN
KULUM DESIN SANA YARADANIN:

HER ANIN RABBINE HAMD OLSUN
RUHUN KENDI ASLINI BULSUN;
FANI DÜNYADA HESAPLI KULSUN
RABBIM IMANI HAYAT EYLESIN:

DUA ETSIN MUHAMMET ÜMMETI
HAK ICIN OLSUN CEMI CEMAATI;
HER HALIMIZ DE ALSAK KANAATI
EYLESIN BIZE RESÜLÜ SEFAATI:

OKUSAM HAK ICIN EVVEL TEVHIDI
BIN BIR ISMIYLE EYLESEM TESBIHI;
BÜTÜN YARATILMISLARIN SAHIBI
DESEM ALLAH LA ILAHE ILLALLAH:

SAHABELER SENIN ICIN EYLEMIS FERYAT
ONLARDAN OLMAK ICIN GÜNÜNE GÜN KAT;
ZIKR EYLE BU BEDENI ILAHI ASKA SAT
KURAN HUKMÜYLE SON BULSUN BU HAYAT

NÜSRET SEVER-almanya

 

HESRETİNLE YAŞIYORUZ

Bir fidan yerinden kopartılıp başka bir yere dikilirse kuruyabilir. Bu duruma yerini beğenmedi deriz. Biz ekmek peşinde savrulduk Anadolu’nun dört bir yanına. Hep yüreğimizi yakıyor köklerinden kopmuş olmanın acısı. Bazen kendimizi, “doğduğun yer değil, doyduğun yer...” diye teselli etsek de nafile.
Biraz da yaşlanıyor muyuz nedir? Aklımız fikrimiz hep uzaklarda, yırtık lastik, yamalı pantolonla yarı aç dolaştığımız yerde. Kuşu altın kafese koymuşlar o da vatanım demiş ya. Kuş değilsek de, bizimkide ona benzemeye başladı. HalbukiTürkiye’nin en güzel kentlerinden birinde yaşıyoruz ama...yinede ah vatan....

zafer ÇALIŞKAN-YALOVA

MEYDANLIYA ÖZLEM
Bahar geldi çavdar otu boy atar
Her dereden gürül gürül su akar
Bin bir çiçek güzelliğen tat katar
Tırpanları biledinmi MEYDANLI

Ölü kışın bahar ile dirilir
Yaz olunca yine sana dönülür
İşte şimdi güzelliğin görülür
Paparayı pişirdinmi MEYDANLI

Sabah olup tandır ların yandımı
Taze ekmek yağ peynire bandımı
Hele birde çay demine vardımı
Dumanların tütüyormu MEYDANLI

Sabah olur üzerine sis çöker
Sonbaharda herkes bostanı söker
Kış görünür kapı kilidi çeker
Bu senede hanen kaçtı MEYDANLI

Senden almışız kutlu sevdayı
Yine buz tuttumu piyar yollari
Geceleri hizenk ile kaymayı
Bu senede yaşattın mı MEYDANLI

Sana gelir boşboğazın birisi
İhanat se çıkmamalı dırisi
Herkes bilsin şu gahansın efesi
MEHMET.HASAN.GÖKHAN.HÜSEYİN
EMRAH.BATTAL.ERSOY

MEHMET KURT-GAHANS

 

BİR KÖY ARIYORUM

       Bir köy arıyorum dağlarında bahar geldiğinde çiçeklerin açtığı bir köy arıyorum,
Bir köy arıyorum kışın soğuk damlarda yanan tandırlardan duman çıkan aşkane diplerinde elinde tütün tabakası ile sıgara saran o müthiş nur yüzlü insanların dolduğu bir köy arıyorum
      Bir köy Arıyorum ilkbaharda kuzular ile koyunların oynaştığı, yagmurlu ve çelpeşik havalarda keçisini kurt yiyen dedenin isyankar olmayan kederdir diyecek kadar olgun ve mütavezi kişiliğini geliştirmiş yığınla insanların bulunduğu bir köy, tarlalara güzden atılan tohumların yeşermeğe başladığı, kardeşliğin barışın ortak fikirlerin imeceye dönüştüğü bir köy, öyle bir köy arıyorum, ak sakallı dedelerin köy imamının önünde dize gelip ders aldıkları bir köy,gençlerin harafena çektikleri sokak başlarında bacalarda sorgusuzca utanarak  bir birlerine doymadan bakan kıpırdayan sessiz yüreklere ayna tutulan bir köy.
      Yazın talaşı bir başkadır ananın yüreğnde karınca kararınca herkesin bir kazana doldurmak istediği rizkları, tarlalarla güvercinlerin guğultusu ile olgunlaşan ekinlerin bag bozma zamanı bostanda yavaşca kokulara bürünerek yetişen nanelerin kokusunun etrafa salgınlaştığında mübarek günler hürmetine yagmur dualarına çıkılan bir köy. Yaylalara göçme zamanının geldiğinde gencı ihtıyarı,kadını erkeği çoluğu çocuğu hep birlikte davul zurnaların çaldığı, kavalın yankılandığı tulumun bir başka çalındığı eglencenin bile imece ile yapıldığı bir köy istiyorum.
      O yaylalar var ya ah o yaylalar çimenlerin bile sizi beklediği suların bile sizi beklediği yollarının bile sizi beklediği,dagların bile sizi beklediği bir bakışta anlarsınız sanki özlemi çekilmiş  hasretliklerin bile güzel çekildiği bir köy istiyorum, etlerin kesildiği güreşlerin yapıldığı sevdalıların  bakışma fırsatı bulduğu mendillerin taş diplerine saklandığı bir köy istiyorum
       Bu gün bir başka talaş vardır delikanlılar asker ocağına güle oynaya davul zurna tulum çalarak giderken anaların vatan için aglamamaya yemin ettirdikleri göz yaşlarının yaşmak altından görünmedenm aktığı.yavuklusunun uzaktan ayna tuttuğu geriye dönüp baktığında bile bir gururun var olduğunu gördüğümüz o genç yüreklerin sevdalarına sahio çıkıldığı bir köy istiyorum.
       Eknler tarlalardan  harmanlara taşındığı dövenin dirgenin hazırlandığı komşunun öküzünün ırgat alındığı yabaların havada tohumları ayırdığı değirmrnlerin un yapmağa başladığı bir köy istiyorum.
        Mevsimlerin çok çabuk geçtiği meyvelerin son demlerinin olduğu ahlatların turşulara vurulduğu etlerin kavurma yapıldığı otun samanın kendi yiyeçeğinden önce geldiği
ve hastalıkların doktoro gitme zamanın geldiği bir köy.
        Sobaların misafire yandığı tandır da çayların demlendiği herkesin kendi kavlince yiyip içtiği gurbette gidenlarin hazırlandığı,evlenmek isteyenlerin annesine babasına kur yaptığı bir köy
        Tandır başlarına küle düşenlerin yaşandığı adının dedesinden nenesinde alan yeni bebeklerin agladığı köy odalarında tel helvalarının çekildiği,delikanlı başlarının bir aga nidası ile düngürçüleri karşıladığı,oyunların yapıldığı saygı sevgi ve hoş görünün var olduğu bir köy.
         Acının tatlının sevincin hüznün bile ortakca bölüşüldüğü bir köy, ince ince kar yagarken av dönüşü bir tavşanı 3, 4 bölen köy gençlerinin bulundyğu bir köy tütün tabakasını bir başkasına uzatan yoksul yüreği sevgi ve hoş görü dolu olan o insanlarla siz hiç komşu oldunuzmu işte böyle bir köy, delisinin bile sizi hoş geldin diyerek karşılaması sana  muhtarın evini göstermesi aslında her şeyi anlatıyor.
          Bende böyle bir köy arıyorum
          Başka ne diyemki

Yılmaz ÇALIŞKAN-