GENÇLERİMİZ
İnsanların kişiliklerini kazandıkları ve geleceklerinin temellerini attıkları çağ gençlik çağlarıdır. Bu yaşlarda hedefler idealler belirginleşir, gelecek hayatın genel bir planı yapılır. Ağaç yaşken eğilir sözü oldukça yerinde bir sözdür. Çünkü gençlik çağında bazı şeyler tam anlamıyla yerli yerine oturmamıştır, bu yaşta yapılan yönlendirmeler ve yol göstermeler gencin kişilik gelişiminde etkilidir
Hepimizin en çok istediği fakat yeteri kadar değerini bilemediğimiz, elimizden bir su gibi akıp giden önemli bir yaş dilimidir gençlik. Her şey gibi, gençlik sermayesi de, sarf edildiği yere göre kıymet kazanmakta. Çok kısa zaman misafirimiz olan gençlik nimetini iyi değerlendirebildiğimiz takdirde, onunla ilerde ebedî bir gençlik kazanabileceğimiz bir gerçektir. Bu enerji, elbet geçici olup, kişi bu enerjisini en iyi şekilde, insanlara faydalı olma, hayra ve hakka hizmet adına kullanması, hem yaratanı memnun etme, hem de kendisini her türlü kötülükten muhafaza etme ve ahiret hayatını teminat altına alma açısından önem arz etmektedir.
Varlığını muhafaza etmek, medeniyetler yarışında başarılı olmak ve dünyaya damgasını vurmak isteyen her millet, mensubu olduğu inanç, kültür ve medeniyeti ayakta tutacak, bunları geliştirecek bir gençlik yetiştirmek zorundadır. Gençlerimiz, tarihin yaşayan tanıkları olup, yeni bir dünyanın kurulmaya başlandığı bir zamanda yaşamaktadır. Bu heyecanı yaşayarak, bu yeni zamana renk ve şekil vereceklerdir. Onun için çok çalışmak zorunda olduklarını bilmeleri gerekmekte. Zamansızlıktan şikâyet etmemeleri, bir düşünürün dediği gibi “zamansızlıktan şikâyet edenler, çoğunlukla zamanı iyi kullanamayanlardır.” sözünü önemsemeleri gerekmektedir.
Son olarak, gençlerimize tavsiyemiz; zamanlarını çok iyi değerlendirmeleri, gençliğin ve sıhhatin kıymetini iyi bilmeleri, bu iki büyük nimeti Allah Celle yolunda kullanmaları, salih insanların ve ilim adamlarının sohbetlerine sürekli olarak katılmaları, iyi insanlarla arkadaş olmaları, ahlaklı, edepli, mütevazı ve yumuşak huylu olmaları, bütün işlerinde Allah Teala’nın rızasını gözetmelerini, makam mevki, mal, şan, şöhret düşkünü olmamaları, sözlerine ve işlerine riya karıştırmamaları, bütün işlerinde Kur’an ve sünnet ölçülerine uymaları, yaptıkları hayırlı işleri sürekli ve ihlâslı yapmalarıdır.
Milli ve manevi değerlerine bağlı gençlerimizin gözlerinden öpüyor gösterdikleri gayretler için şükranlarımı sunuyorum.
zafer ÇALIŞKAN -YALOVA