| |
17/3/2007
-
BAYANLAR İÇİN DERS PROGRAMI
BAYANLAR İÇİN DERS PROGRAMI
İman eden ve salih ameller işlemek isteyen her bayan için ders çalışma metodu: 1-) Haftada en az iki saat “İman” konusunu kavramak, ayet ve hadis çerçevesinde işlemek (Akaid). Ahmet Kalkan'ın “Müslüman’ın Akaidi” çok güzel, tavsiye edilir. Tevhid'in mahiyeti en doğru şekilde iman etmek için iyi kavranmalıdır. Aksi takdirde ameller boşa gider… 2-) Haftada en az iki saat “İlmihal” 3-) Haftada bir saat “Siyer-i Nebi” (Rasulullah'ın Hayatı, Fıkhu's Siyre, Said Ramazan el-Buti, Muhammed Münir Gadvan, Nebevi Hareket Metodu ve diğerleri tavsiye edilir.) 4-) Haftada bir saat “Fıkıh İlmi” (Fıkıh bilen kişilere danışılarak çalışılırsa daha verimli olur.) 5-) Namaz ve tesettür gibi farzlara, dua ve ibadetlere titizlikle dikkat edilecek... “Namaz,mü'minlerin üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur.” (Nisa,4/103) “Sana vahyedilen Kitab-ı oku.Namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, edebsizlikten ve akıl ve şeriata uymayan her kötülükten alıkoyar.” (Ankebut, 29/45) Tesettür: Nur, 24/31. ve Ahzab, 33/59. ayetler incelenmelidir... Dua: Kullarım (Habibim), sana Beni sorunca (haber ver ki) işte Ben, muhakkak yakınımdır. Bana dua edince Ben, o dua edenin davetine icabet ederim. O halde onlar da Benim davetime icabet ve Bana iman(da devam) etsinler.Ta ki (o sayede) doğru yola ulaşmış olalar. (Bakara, 2/186) Ayrıca bakınız Mü'min Suresi, 40/60. Doğru yolda dua mü'minin azığıdır... 6-) Hergün yarım saat, “Kur'an-ı Kerim arapçasından öğrenilmeli” ve (tecvid,talim ve mahrecine dikkat edilerek) çalışılmalıdır. Günde en az beş sayfa “meal okunmalı”, bir yıl boyunca... Daha sonra “Tefsirlere müracat edilecek” ve “Tefsir ilmi çalışan kişilere danışılarak” gayret edilmelidir. 7-) Boş vakitlerde “fikir kitablarına önem verilmeli” , özellikle Mustafa Çelik'in “Lâ” isimli kitabları başlangıç olmalıdır. Tarihçi yazar İhsan Süreyya Sırma hocanın kitablarıyla devam edilmelidir... 8-) Mü'mine saliha bir kadın olmak için Allah c.c ve Rasulü(s.a.s)'ne yapılacak Bey'at, Mümtehine Suresi'nin 12. ayeti hükmü gereğince olmalıdır. İyice tahkik edilerek sağlam Bey'at gerçekleştirilmiş olmalıdır. Haramlar tamamen terk edilmek, helallere yönelmek suretiyle... 9-) Devamlı nefis muhasebesi yapılmalı ve kişi müslümanlığını sorgulamalı, ölüm çokça tefekkür edilmelidir. 10-) Kur'an'ı kerim'deki güzel ahlak ayetleri incelenmeli ve yaşama geçirilmelidir. (Kalem ve Hucurat suresinde...) 11-) Yaklaşık bir yıl sürecek bu sıkı çalışmanın ardından “Tefsir ve (şerhli) Hadis” çalışmalarına düzenli ve sürekli geçilmelidir. Öğrenilecek ilim, okumanın yanı sıra yazıya dökülürse daha kalıcı olur... 12-) Enaz üç, en fazla beş yıl sürecek ilmi çalışmaların ardından aktif çalışmalara geçilmelidir. Elde edilen ilim birikimi ile, beş yılın ardından tebliğ vazifesine geçilmeli, müzzemmil suresinin mahiyeti iyice kavranmış olarak mümkün olduğunca gece ibadeti ve müzzemmil yapılmalıdır. 13-) İlim öğrenmeye ve öğretmeye yönelen her fert, Hz.Peygamber'imizin şu buyruğunu önemle dikkate almalıdır: “Seni şüpheye düşüren şeyi bırak da, seni şüpheye düşürmeyecek olan şeylere bak.” (Sahih-i Buhari,Kitabu'l Büyü,Bab.3) 14-) Tebliğci konumuna geçen kişi Şehid Abdullah Azzam'ın şu sözlerine kulakvermelidir: “Kişinin tüm hal ve hareketleri,taşıdığı akidenin hayata yansımasıdır.” (İslam Akidesinin özellikleri, Tarık yay.sh.29) 15-) Dinini öğrenen kişi, gereksiz tartışma ve münakaşalardan uzak durmalıdır. Ömer b.Abduaziz (r.a): “Kim dinini gereksiz münakaşalara hedef yaparsa, çok sık görüş değiştirir” diyerek bir inceliğe işaret etmiştir. 16-) “Ya eyyühel Müddessir” Yani; “Ey örtüye bürünen, kalk uyar ve korkut...” Cahiliyye ve gaflet örtüsünden sıyrılan, güzel iman eden müttaki mü'min ve mü'mine, insanlığı uyarmaya ve korkutmaya soyunmalıdır. “Ancak seni (can kulağıyla) dinleyenlerdir ki, (davetine) icabet ederler.” (En'am,6/36) 17-) Şu Ayet-i Kerime, tebliğcinin kendi şahsı için düsturu olmalı: “Onlar ki, Allah'ın emir ve yasaklarını tebliğ ederler. Allah'dan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar....” (Ahzab, 33/39) 18-) Tebliğ, en güzel üslub ve sabır ile yapılmalı, asla tevhid akidesinden ve hükümlerden taviz verilmemelidir. 19-) Kişi kendisini de unutmamalı, nefsine tebliğ ve terbiye etmelidir. Şeytan musallat olduğu vakit, yani kızınca, sinirlenince veya şehvet ağır basınca, şeytanın şerrinden Allah'a sığınmalı... Abdest alıp namaz kılmalı ve kendi nefsine Allah'ın zikrini telkin etmelidir. “İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?” (Bakara, 2/44) 20-) Mü'minlerin sıfatları, ayetler ışığında incelenmeli ve yaşanmalıdır. (Mü'minun,23/1-11,57-61; Furkan,25/63-75; Rad,13/20-24; Şura,42/36-39; Enbiya,21/49; Secde,32/15-16; Zümer,39/9; Zariyat,51/17-18; Necm,53/32; İnsan,76/7-10; Enfal,8/2-4; Hadid,57/19 vs...) 21-) Batıla dalanlarla, batıla dalmaktan şiddetle kaçınılmalıdır. (Müddessir,74/42-46.) Bir mü'mine kadın, cahili kadınların seviyesine düşmez, onları kendi seviyesine çıkarır. Girdiği her toplumda farkı farkedilir bir saliha kadın olarak örnek olunmalıdır. Cahiliyyeden arınan temizlenen, şirkten sıyrılan ve bir olan Allah'a iman eden her kişi, iç aleminde, dış alemine yansıyacak bir inkılab gerçekleştirdiğini unutmamalıdır... 22-) İman eden,salih ameller işleyen, birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden olunulmalı, aksi taktirde hüsran, helak devreye girer... Ziyana uğrayanlardan olunulur. (Allah muhafaza) “...İyilik etmek,fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın.Günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın.Allah'dan korkun...” (Maide, 5/2) 23-) Sabrı tavsiyeleşmek: Mü'minin örtüsüdür dedik, sabır, sabır, sabır... “Ey iman edenler, sabır ile bir de namazla (Allah'dan) yardım isteyin. Şüphesiz ki, Allah('ın yardımı) sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/153) Hz.Lokman(a.s)'ın oğluna nasihatından: “...Ey oğlum,dosdoğru namazını kıl,ma'ruf olanı emret,münker olandan sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret.çünkü bunlar azmedilmesi gereken işlerdendir.” (Lokman, 31/17) 24-) Bu yola (İslam'a) giren her mü'min müslüman, imtihanda olduğunun bilinciyle ilerlemeli, her şeyi, her anını güllük gülistanlık beklememeli ve kendini imtihanın her türlüsüne hazırlamalıdır. Hz.İbrahim (a.s) misali, en sevdikleriyle imtihana çekileceğini ve en sevdiklerini gerekirse Allah(c.c) ve Rasulü(s.a.s)' nün yolunda feda etmekten çekinmemesi gerektiğinin,imanının şartı olduğunu iyice kavramalıdır. “Andolsun ki, siz mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz. Muhakkak sizden önce kitab verilenlerden ve şirk koşanlardan çok ağır ezalar işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız, işte bu azmedilmeye değer (kat'i surette farz edilen) işlerdendir...” (Al-iİmran, 3/186) Ayrıca Bakara, 2/155 incelenmelidir. 25-) Rasulullah(s.a.s)'ın sünneti ve özel tavsiyesi olan evlilik mutlaka gerçekleştirilmelidir, evlilikte aranan tek şart, Allah'ın rızası olmasıdır. Genç mü'min kızımız, Hz.Fatıma (r.anhüma)'nın çeyizini ve mütevazi yaşantısını örnek almalıdır. Seçilmesi gereken damat adayı, mutlaka mücahid olanı olmalıdır... Ya da ilim ehli, tebliği kendine şiar edinmiş mümtaz şahsiyetlerden olmalıdır... 26-) Mü'mine kadın, rahatlığını, keyfiyetini, güzelliğini düşünmez, mutlaka anne olur. Anne adayı, iki veya üç çocuk gibi sayı sınırlandırmaz. Yahudi bir kadının (üstelik dünya güzeli seçilmiş, çok güzel bir kız olmasına rağmen) 12 çocuk sahibi olmak isteyişinin sebebini düşünmeli, salih ve salihalardan olacak evlad için dua ederek çocuk sahibi olmaya yönelinmelidir. 27-) Dünyaya gelen çocuklarına, Tevhid bilincini yerleştirdikten sonra, eşinede, malıyla, canıyla, ilmiyle ve her şeyiyle Allah yolunda Cihadı teşvik etmeli, aynı zamanda bizzat kendisi, İslam'i hareketin parçası olan aktif çalışmalarıyla örnek olmalıdır... Al-i imran Suresi'nin 35-37.ayeti hükmünce, İmran ailesinin örnek davranışı, Hanne validemizin karnındaki çocuğu Allah'a adayışı, günümüz kadınları için örnek teşkil etmelidir, dünyaya getirilmiş veya getirilecek çocuklar, Allah yoluna adanmalı ve dîni mübinin hakim kılınması için çalışılmalıdır. 28-) Tebliğ vazifesini gerçekleştirirken, tebliğ yaptığı kişilerin iman etmeyişine üzülmemeli (Kasas, 56) hidayeti Allah'ın nasib ettiğinin bilinciyle yoluna devam etmelidir. (Bkz.Yunus,99; Lokman,23; Kaf,45; Ğaşiye,20-21; Tâ-hâ,2-3; Kehf,6; Şura,48; Yasin,17; A'raf,150; Hicr,97; En'am,35; Hicr,94; Şuara,2-3; Fatır,8) 29-) İşlenen salih ameller, küçük diyerek küçümsenmemeli, en ufak çalışma ve Rasulün sünneti, İslami hareketin bir parçası olacağı kabul edilmelidir. 30-) “İman edenler, Allah yolunda cihad ederler, küfredenler de tağut yolunda savaşırlar.” (Nisa,4/76) ------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İmanlı Genç Portalı olarak satır satır tecrübe ve ilim kokan bu yazıyı hazırlayan Sevde Gök ablamıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Allah kendisinden razı olsun. Sizlerden Allah rızası için bu metnin çıktısını alarak olabildiğince çok hanım kardeşimize (hatta erkek kardeşlerimize de) ulaştırarak en azından bu şekilde mücadelemize bir katkıda bulunmanızı ve dualarınızı eksik etmemenizi rica ediyoruz. Selam aşağıdaki ayetin muhattablarına olsun… Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniştir. (Maide Suresi, 54) Muhammed Şeriatî -------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
Yorum Yaz :: Arkadaşına gönder
|
|
|
|
Tanıtım
Müslümanca yaşama dair....
Yeni Yazılar
Menu
Arkadaşlarım
Baglantılar
geri | ileri
|
|