BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


26/3/2008 - aşk ölüsü

              AŞK ÖLÜSÜ


                        Her ölü bir aşkı uyutuyor sallayıp ayaklarında
                        Her aşk bir ölüm ilmihali.


                                     -kaç şehrin rüzgarı sıyırdı tenini


                       Çocuklar bağrışıyor avlularda,
                       Her küflü şiirden çocukluğum sesleniyor.
                       Bir ten, bir gece, dört duvar...
                       Haydi melek! Ölmek için her şey tamam!


                                    -her ölüm bir aşkın izahı gibi


                     İçime ağırca bir şey demirlendi
                     Hangi aşkı öldürsek yarısı hayat



LacivertSanat Temmuz-Ağustos 2007


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


23/3/2008 - güz iniltisi


güz iniltisi

gökyüzünün dilinden bir şey sarkıyor

ellerim esrik bir baharın sahibesi

dönsem diyorum, dönsem havada
kime kalırsa ardıç kokusu
güz kime kalırsa

bir hinlik düşünüyor sokak
alfabesini çözüyorum karanlığın, maznun

kaçsam diyorum, kaçsam vahaya
kimden çalınırsa şiir
sükûn kimden çalınırsa

gördüm hayatın yarasını
lâ'l oldu aşk


e.n.

keLam edenler ( 1 ) :: kelam et! :: Bag


4/3/2008 - züğürt aşklar morgu

 

Züğürt Aşklar Morgu

 

med vakti cezirsiz çemberlere

zülfü dolanmış aşıkların

rengi öylesi kahve telveden

 

                                    (Gün ağarmakta usuldan, biz sokaktan geçen şapkası yamuk kadınları

                                    Seyrediyoruz pencere kenarından, elimiz çenemize dayalı. Mahsus ironi...)

 

tene değen ebemkuşakları

başını alıyor uykunun

tiranların arasından kaçıp

suya dökülüyor karanfiller

 

 

                                   (Yüzleri çok net değil, ama ne zevktir ki gözümüzü alamıyoruz biz. Yanımdaki

                                   dürtüyor, daha bir derinlemesine inceliyoruz. Sınırlı kelimeler boğuşuyor

                                   aklımızın kuytularında..)

 

 

kanadı kıvrık güvercinler

imge öğütüyorlar taşlıklarında

kaleme kanı değiyor göz yaşlarının

 

tan, usuldan büküyor boynunu

gün habersiz

sevmelerin aynı heceyi tekrarlayan

oyunu perde kapatıyor

 

bu asır aşklar züğürt

 

 

                                   (Ayağı takılıyor soylu kadından birinin, düşüyor öteki ..)

 

-Hava soğudu ölüm, pencereyi ört!

 

 Göğebakmadurağı Edebiyat

 

keLam edenler ( 1 ) :: kelam et! :: Bag


4/3/2008 - SU MELALİ I

SU MELALİ I



Dereler! Derdiniz uğulduyor kulaklarımda…
Ellerimde ülkelerden çaldığım
Kuru sarısı baharlar.

İçinde bin yıllık uykusunu sürüyor kuşlar

Pencerelerin hüznünü sırtlanıyorum geceye karşı
Şairin çürüttüğü suyla demleniyor toprak
Yokluğun isi hiçbir yağmurun geçiremediği o karalar.

Dereler! Uğulduyor kulaklarımda derdiniz!

Boşaltsaydım sönük fenerlerimi göğsünüze
‘ Bu melâl bize fazla’ mı derdiniz?
Dereler! Bilmeden kaç karanfili kökünden ettiniz…

e.n.

Delilerteknesi Edebiyat


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


27/2/2008 - sustu melodi
 

Sustu Melodi

çarmıha gerilmiş şarkılar biliyorum

melodisi sızının son deminde

yüzünü aynalara gömüyor çocuk

 

 

anneme sesleniyorum

üzerime giyilesi bir alkım düşüyor

gömleğimin yakasını düzeltiyor annem

 

ellerime bakıyor

içim korkulu inceden

 

rüzgâr ıslığında zaman

benim bir sürü saatim var

çocuk çaldı annemi

geri verdim ellerimi

sustu melodi

 

 
Kum Edebiyat/ 34-35

 


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


27/2/2008 - Göğün Üstü Pencere
 

Göğün Üstü Pencere

penceresi ağırlayamadığı ikili yorgunluklara
gözcülük ediyor sarı evin
biz
hepten
düne aidiz.

izdüşümü gize düşkün
güz kokulu kadınlar geçiyor önümüzden
bu kaçıncı isyan
parmaklığına pencerenin

biz
çoktan
günün kiriyiz

ten siretsiz
siz,
serinizde kim ne biliriz
kırık olanı örtülüyor düşlerimize pencerenin
sarı ev nicedir izsiz

acaba, boşaltır mıydı karnını gök
tebessümü üzerinize çekip
ölümle sevişseydiniz?

LacivertSanat Dergi/ Mayıs-Haziran 2007




keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


27/2/2008 - soluksuz


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


5/8/2007 - hecele/iç

      

  

 

5 ağu.

ah..
tenime değen ebemkuşaları hesaba çekiyor ahval-i öfkemi..

organlarımın arasını kaplayan zehir.............intihar gibi ağzı açık kalıyor cümlelerin..
.....................................................leylifer zail oluyor demir zırhlı kelebekler yüzünden.


...
benden bir tek ellerimi isteme..


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


10/8/2006 - GÜN

 

 

                                                                                                          

                                                                         GÜN

Tan ile uğrun uğrun boşaltırdı karnın gök
Başkasına bırakma, sol yanımı gel sen sök
Şehla gecelerin ayazıdır soluklarım
Gel can, tasından içime bir dirhem sevda dök


Bulutlar alev saçtı, baktım hayra yoruldu
Rüzgarla coştu deniz, zaman sonra duruldu
Kuru yatak teneşir, cisim ceset her gece
Bülbül öldü bedene, gül yaprağı sarıldı


Sebep ne ola ki,her yanda bir dolu feryad
Gülzarlar viran daha ne,he vakit yarı yâd
Bir hüzzam makam dilimde,göz uzağa dalar
Yar yitmiş,emsalsiz bir keder ki,tarihe ad


Şafaklar demleniyor hüzünler azar azar
Gözüm ne yana baksa,her köşe bir bergüzar
Bu ne havadır,dersin biraz sonra kıyamet
Biri kabir diye içimi,kazar ha kazar
Bak can,hasret taşar kalemden,sonumu yazar



Tuhaf Düet Edebiyat Sanat Dergisi-yıl 2005


keLam edenler ( 1 ) :: kelam et! :: Bag


10/8/2006 - AYNı

 

 

 

AYNı

yağmur çiseliyor,yağmur!
öylesi bir ağırlık şehrin üstünde,
altı çökmüş gözlerinin
kenarına umut iliştirilmiş bir hüzün yüzünde...
us kararmakta
karalar bir türlü uslanmamakta
sonu fısılfıyor sanki usulca rüzgar
vakit!,diyor,
vakit dolmakta!..
huzur da aynı sebeptendi,
şimdi idamlıklar da...

 

 

                                                         



keLam edenler ( 2 ) :: kelam et! :: Bag


10/8/2006 - sükût

 

 

 

SÜKÛT

Nicedir aynı işi tekrarlamaktan dingin,
Tereddütsüz kışlara dönüyor baharı mevsimlerin.
Hüzün makamı bir ağırlık peydah oluyor mülteci bedenine
Uzansa göğü tutacak oluyor.
Bir yanılgı belki bu umut,
Unut!
Boğuk bir manaya terk etmiş gökyüzü yerini
Yorgun solukların başkaldırışı bu sükût...



11,10,’05


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


10/8/2006 - üçnokta

fer söndüren bela mı başındaki
ne tuz tadı,ne de acı aşındaki
nice feryad eder ezel yaşındaki
bir bârânda yoğruldum,hapsindeyim



keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


6/7/2006 - nerdesin

 

 

 

..................sükût
nefesi sıcak,
içimde titriyor tınısı
gün karaları örtüyor üzerine
adı değişiyor


.................sürur, öyle yalan
ne geride kalan susanan
ne sedefi kuş kanatlarının
mahmur bir uyanmanın
duyumsaması bu sevmeleri


...............gaflet,nasıl bela
suskusuna alkım düşen
fısıldamaların soluğu bu
çınlamakta kulaklar ses be ses
firari endişelerin idamlığı
giydiriliyor kusursuz dikkatle

göğümtül aldanışlara kapanıyor pencerelerim
nerdesin


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


27/6/2006 -

ne çok kan be kan öldürüyor bu kavga ikimizi..şimdi ustura ağzına dayalı bir kaç kelime...seni sarf etmek mi bunlar,yoksa yadetmesi bile yok oluşa sebep bir sevmenin tümcelerini mi...

öylesi tutuk kalmak,yamalı gülüşlerimiz arasında..kalabalıklardan ruhruzca ve sıyrılırcasına akıp geçmek,şuursuzca...yasemen kokularını içine çekmek gibi,derin,fütursuz ama kekre bir tını üzerimize sinen...

ve şimdi..muhtemelen...gecesine sığamadığın bir şehrin kollarındasın...gökyüzünden kuşlarının,bahçelerden lalezarlarının,gövdesinden denizinin ve herşeyinden benim kaçtığım bir şehrin kollarında...

acımak;işte o şehirden alıp başını giderken,ardına dönüp bakma isteiğine şiddetle engel olmaktı sanırım..

ve sonrası...

 


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


25/6/2006 -

....ve belki de sinmesine izin vermeli
is kokulu sevilerin üzerimize..
kökü gitmiş ağaçların hüznü gibi,
mahzun;fakat asil olmalı yeisler,

ve hatta korkusuz kendinden!
sonra çekip gitmeli mi bu izbeden..
kaçar gibi şerha şerha açılmış yaralardan,
her bacağına yapışan sokak çocuğunun gözlerine
bir kumpanya işleyip sızmak zamandan..
bir tutam yaşamak koparmalı bugüne dünden.
öyle ya...
gitmeli bu şehirden...

 

 


keLam edenler ( 1 ) :: kelam et! :: Bag


22/6/2006 - ...

bırak.fark etme.kandırsın seni. gözlerim sanki kırık kırık aynalar gibi. kökü gitmiş ağa.lar gibi ve...tutsak..yenilmişliğin küf kokulu hazzıyla zorunlu mağruriyet.evet..öylesi zorunlu... bahane kabul etmiyor ölüm.ölüm çünkü;uydurmuyor bahane. o halde... hani diyorum...bu yerden...meleği beklemeden mi gitmeli,gitmeli mi.. soru haznesi geniş çocuğun.kara üstüne gri yazıyor.. içi üstüne dışı kazıyor..ne ki...boşlukla bezenmiş sıradan bir yaşamak sahnesi.. ve bu da diğer gibi..öylesi zorunlu... ama bu...öylesi yıkık... nasıl derler hani,gün doğmaya yakın göze işlermiş en baba kara...tarlalar boşalırmış. biri sanki toprak altından kökünü çekermiş ekinlerin.gök yere inermiş... ortalık abanoz karası... dağınıktı ortalık.yeni topladı.kalkmadan evvel ki son yatak direnişiydi bu kendinden yiitk tümceler.. ne yorgunluk verici gidip gelmek..yatıp kalkmak,ya da k si yok,yatıp kalmak... iyi sanki..neyse. aşağı inmek istiyor ama yerinde durmalı...yerinde durmalı ama inmeli de. başı...lanet sızı kolaçan ediyor içini kafatasının.az kaldı.hükmü eline alacak nasılsa, ama ne sabırsız.şurada olacak ilaç.uzun boylu,saçlarını genelde arkaya tarayan,esmer doktorunun şiddetle tavsiyesiydi; "kanivka,lütfen,gezmeye başladığı anda iç onu.yoksa..."... yoksa ne,neyse...aslında yakışıklıydı da ama aksak olduğunu görünce,hah,şaşırmıştı. sorun değil.. sanki sakinleşiyor gibi başındaki hayvan.şimdi.inmeli.ama yerinde durmalı.sıktı ama bu muallak. hatırlıyor musun,hani yatak direnişi tümcelerinden,"kökü gitmiş ağaç gibi...öylesi zorunlu..." a hayır,merdiven.kapıya gidemiyor ki...kahretsin ne gün.ama aslında sanki,hep aynı gün.diğerleri gibi.. ne çok uzadı... -Andi!kalk hadi kahvaltı hazır! ...

 

 

 


keLam edenler ( 0 ) :: kelam et! :: Bag


22/6/2006 - ve şimdi...

gideli diyorum,

 

ne çok unutulmuşsun...


keLam edenler ( 2 ) :: kelam et! :: Bag


bu ben!

süngü:mezar başına dikilen işaret sırığı...

kırıK böLge
>....................................vaha
gövher makamı
vakit

O'nlar
Baglar


ölümlerime kuyu kazdım, benimle düşer misin?...k. ah..
tenime değen ebemkuşaları hesaba çekiyor ahval-i öfkemi..
organlarımın arasını kaplayan zehir............
intihar gibi....
suskusuna düşülüyor matemin.
...leylifer zail oluyor demir zırhlı kelebekler yüzünden
benden bir tek
ellerimi isteme


`leylifer

hem bir direnmedik ölüm kaldı
.. 1 sayfadan 1 . sayfa
bri gel | öte git