13.11.2007 - Karma...
yazmanın çeşitli evrelerinden geçtim de,
en iyi nasıl giriş yapılır onu hala çözemedim
( - lafını edecek adam gibi bir konu eksikliğinden olmasın o?
- kes! )
- şu dünyada iç sesten kötüsü yoktur inanın!-
yazılarını henüz yayınlamadan görebilecek kadar yakın olma şansına sahip olacağınız birini seçecek olsaydınız,
bu kim olurdu?
Oscar Wilde?
Yahya Kemal?
Nazım?
Necip Fazıl?
Mevlana?
Gorki?
ya da günümüzden biri..
sizce kim?
“ beynimdeki düşünceleri olumlama “
gibi eylemlerde asla başarılı olamayan ben,
en azından her şeyin en kötüsünü düşünmemeyi becerebilsem bir süre keşke!
( kendimi rahat bırakmaya ihtiyacım var )
bir takım sıçrayışlar gösterdim ama
kimbilir nereden nereye..
gün itibariyle yeni masama,
yeni odama geçmiş bulunmaktayım..
ofisimize yeni gelen müdürümüzün kurduğu yeni ekiple,
yeni inşa edilen bölümümüzde,
yeni işe başlayan iş arkadaşlarımla çalışmaktayım..
kısacası etrafımdaki her şey çok yeni
ve bu benim için bir sevinç vesilesi olduğu kadar,
aynı zamanda bir ürkme sebebi…
bahsedemediğim bir diğer konu,
haftasonu nasıl geçti?
cumartesi biraz alışveriş,
biraz yemek
ve tabii ki sinemayla geçti..
“ arslanı kuzulara “ filmini izledik..
ben beğendim,
sefkili beğenmedi…
duygularını kısaca “ uykum geldi “ diye ifade etti..
bana göreyse amerikaya yöneltilmiş esaslı bir eleştiriydi..
Meryl Streep, Tom Cruise ve Robert Redford’ u izlemek de ayrıca zevkliydi..
pazar günü ise sağa sola gidildi,
starbucks vs gezildi,
ekvator’ da maç izlendi
güzel bir haftasonundan sonra dün sabah yollarda çektiğimse,
tam bir işkenceydi..
ama onu anlatıp keyfinizi kaçırmayayım şimdi…
|