BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
Benimblog.com satilikir / is for sale: info@anahaber.com




TARİHÇİ-YAZAR--ŞAMİL YAZAN

Tanıtım

araştırma, inceleme


Baglantılarım

» Ana Sayfa
» Profil
» Arşiv
» Arkadaşlarım

Türk Düşünce Tarihinde Ziya Gökalp /inceleme

                       TÜRK  DÜŞÜNCE TARİHİNDE  ZİYA GÖKALP

                                                       ŞAMİL YAZAN

      Osmanlı Devletinin Batı Devletleri karşısında  askeri alanda aldığı yeniliğiler; ilk defa yenilik ihtiyacı duymasına neden olmuştur. İşte bu amaçla askeri alanda yeniliklere girişilmiştir. Yapılan  bu yenilikler hep yönetici kadro tarafından gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu yeniliklerden amaç Fatih ve Kanuni zamanını ihtişamlı günlerine  dönmek amaçlanmıştır. Yapılan yenilikler yeterli olmayınca bu kez devletin tüm kurumlarında yenilikler yapılmaya başlanmıştır.  

    

  Yapılan yeniliklerle beraber Batı’dan neyin alınması nelerin alınmaması gerektiği de tartışma konusu olmuştur.Hatta bu yüzden Türkiye’de bazı fikir akımlarının doğmasına neden olmuştur.İşte bu fikirlerden olan Türkçülük akımının önde gelen isimlerinden  biride Ziya Gökalp’dir.Cumhuriyet ve Osmanlı Devlet’inin son zamanlarına damgasını vuran Ziya Gökalp  yazımızın  konusunu oluşturmaktadır.

                     

  Ziya Gökalp’in Hayatına Genel Bakış

1876’da Diyarbakır’da doğdu.Asıl adı Mehmet Ziya’dır. Babası Tevfik Efendi’dir. İlköğretimi doğduğu kentte yaptı.Arapça ve Farsça öğrendi. Yorgi Efendi’den Fransızca  öğrendi.Bu sayede Batı felsefesi ve düşüncesini öğrendi.

1896’da  İstanbul’da bulunan Baytar Okuluna kayıt yaptırdı. Bu sıralarda İttihat veTerakki’ye girdi. Bu yüzden koğuşturmaya uğrayarak okuldan çıkartıldı. Tekrar Diyarbakır’ döndü.

1909’da İttihat ve Terakki kongresine katılmak amacıyla Selanik’e gitti. Ömer Seyfettin ve Ali Canip önderliğindeki Genç Kalemler Dergisine katıldı.bu dergide düşüncelerini yayamaya başladı.

I.Dünya Savaş’ından Osmanlı’nın yenik çıkması ve Anadolu’da Milli Mücadele’nin başlamasıyla Milli Mücadele’yi desteklemiştir.Cumhuriyet’in ilk zamanlarında yapılan yeniliklerde  fikren birçok etkisi vardır. Bu sıralarda Türkçülük  fikrinin açıklaması olan Türkçülüğün Esasları ismli kitabını yayınladı1924 tarihinde vetat etti.  

 

Ziya Gökalp’in Osmanlı Devleti’ndeki Islahatlar Hakkındaki  Düşünceleri 

Ziya Gökalp’e göre:Islahatlarda Avrupa Devletleri’nin hoşuna gitmek      amaçlanmıştır .Bu  yüzden ıslahatlar amacına ulaşamamıştır. Yapılan ıslahatlarla da  Osmanlı kurumlarında ikilik yaratılmıştır.Gayrı Müslimlere iç düzenimizi sarsacak ayrıcalıklar verilmiştir. Özellikle Ali ve Fuad Paşaları bu konuda özellikle eleştirmektedir.

Tanzimatçıları Avrupa’nın  yüzeysel  yönüyle  uğraşmışlardır.Oysa Avrupa  Medeniyeti tamamen alınmalıdır.Tanzimatçılar  Bunu anlamadıkları için başarılı olamamışlardır.

        Ziya Gökalp devletteki ikiliklerin kaldırılması gerektiğini savunmuştur.İşe yaramayan tüm kurumlar ortadan kaldırılmalıdır.Diğerleri  kurumlar ise ıslah edilmelidir .

 

Ziya Gökalp Düşüncesinde Turancılık

Ziya Gökalp hiç kuşkusuz Türkçü yönüyle çok bilinir. Çünkü 

Türkçülük fikrini  sistemleştirmesi Ziya Gökalp’i Türk Düşünce Tarihinde önemli bir yere yerleşmesine neden olmuştur.İşte Gökalp Turan’ı tanımlamış ve sınırlamıştır.

                        Gökalp ilk zamanları Osmancılık fikrine sahipti ama daha sonra Türkçülük fikrini kabul etmiştir.İnsanları harekete geçirmek için idealler belirlemek gerekmektedir. İşte Türkçülük fikri Turan fikri ile  bunu gerçekleştirmeye çaloşmıştır.

                      Turancılık  genel manasıyla Türk Birliğini simgelemektedir.Ama Türk Dünyası’nın içinde bulunduğu durum gerekse coğrafyanın genişliği  Türk Birliği için şüphelerin doğmasına sebep oluyordu. Ziya Gökalp Turan isimli şiirinde :

 

                          ‘’Vatan ne Türkiye’dir Türkler’e ne Türkistan;

                         Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir:Turan…’’

mısrasıyla Turan’ın  gerçekleşmesinin uzun ve meşekatlı olduğunu belirtmek istemiştir.Ama Osmanlı Devleti’nin I.Dünya Savaşı yenik çıkması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması Ziya Gökalp’ i daha gerçekçi hareket etmeye sevk etmiştir. Nitekim cumhuriyet devrinde Turancılık fikrinde ciddi değişiklik olmuştur.

                         Ziya Gökalp’e göre :Turancılık üç aşamadan geçerek gerçekleşecektir. İlk aşama bağımsızlıktır. İkinci aşama Türkmen (Oğuzistan) birliğidir.Çünkü kültür olarak birbirine en yakın Türk Topluluğu Türkmenler ‘dir.Üçüncü aşama ise;tüm dünyadaki Türklerin birlikteliğidir.Yalnız bundan amaç kültür birlikteliğidir. Önemle belirtmek gerekirse Tatar ,Kazak ,Özbek ve Kırgız Türk Topluluklarının ayrı edebiyat ve kimlik davalarına giriştikleri vakit ileride farklılaşmaya neden olacağını belirmiştir

 

                           Ziya Gökalp Düşüncesinde Kadın

               Ziya Gökalp düşüncesinde kadınlar önemli bir yere sahiptir. Gökalp’e göre kadınlara atfedilen kutsallık nedeniyle ;kadına farklı iki yaklaşımın oluşmasına neden olmuştur. Birinci yaklaşım  Arap ve Fars  topluluklarında rastlanıp;kadınları toplumdan soyutlamıştır. İkinci  Orta Çağ Avrupa’sında  gelişmiştir.Avrupa’da kadınlar daha çok sosyal hayatta yer almış ama kadın bir meta olarak görülmüştür.

               Kadına farklı bu iki yaklaşımı İslamiyet öncesi Türk  dönemleriyle karşılaştırmıştır. Türklerin kadına bakışı daha gerçekçi ve daha mantıklı bulmuştur.Türklerin İslamiyet’i kabul edince Arap ,Fars ve Bizans etkisinde kalarak kadının sosyal hayattan soyutlandığını belirtir.

                  Ayrıca kadın ve erkek arasındaki farkların tabi olmayıp sosyal içerikli olduğunu belirmiştir.Kadına olumsuz bakan zihniyeti  kırmak için Türk Ocağı faaliyetlerine kadınların katılmasını teşvik ve desteklemiştir. Bu durum birtakım çevrelerden eleştiri almasına neden olmuştur.

                  Ziya Gökalp   düşüncesinde kadın meslek sahibi  olmalı ve eğitim almalıydı.Kadının sadece eş zihniyeti ile görenlere ‘’Meslek ve Kadın’’ şiiri ile eleştirmiştir. Hatta bu şiirin bir yerinde :

 

                   ‘’Kocası  evine getirir ekmek,

                     O halde kadına meslek ne gerek?

 

                    Kadının mesleği olmaktır karı,

                    Çıkmasın o sakın ,bundan dışarı’’

 

diyerek kadın hakkındaki olumsuz düşünceye sahip olanları eleştirmektedir. Bununla beraber kadınların haklarını kısıtlayanların İslamiyet’i kaynak olarak göstermesine ise:

 

                   ‘’ Bu mahluklar  nasıl hakir olur Şer’in gözünde?

                      Bir yanlışlık var mutlaka Müfessirin  sözünde…’’ 

diyerek İslam’ı yanlış anlamamakla eleştirmektedir. Yapılan yeniliklerde kadının toplumda daha fazla yer almasını istemektedir.Aileyi toplumun temeli gören Ziya Gökalp:

 

                     ‘’Ailedir bu milletin  ,bu devletin esası,

                      Kadın tamam olmadıkça eksik kalır bu hayat…’’

 

diyerek kadının önemini vurgular .Kadını hak ettiği yeri almadıkça  toplumun hep yarım kalacağını bu şekilde vurgular.

 

                Ziya Gökalp Düşüncesinde Kültür ve Medeniyet Kavramı

                 Kültür kelimesi (Culture),Fransızca’dan dilimize girmiştir.Fransızca’ya Latince’den geçmiştir. Mana olarak :tarlayı sürmek,ürün elde etmek manasına gelmektedir.Hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında Kültür kelimesine karşılık Türkçe’de Ekin kelimesi kullanılmıştır . Ama zamanla kültür kelimesi daha yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır.Ziya Gökalp , kültür kelimesine karşılık Hars kelimesini kullanmıştır.

                Kültür ve Medeniyet kavramları  ülkemize Ziya Gökalp ile girmiş ve günümüzde de tartışılmaktadır. Ziya Gökalp Kültür ve Medeniyet kavramlarını tanımlamaya ve birbirleriyle olan ilişkilerini tanımlamaya çalışmıştır.

               Ziya Gökalp’e göre kültür:’’Din, ahlak, hukuk, akıl, estetik, iktisadi, dil ve teknikle  ilgili yaşayışlarırın’’bütününe kültür denir.  Kültürün özelliklerini ise .

 

1)Kültür millidir.

2)Kültür yöntem ve insanların istekleriyle oluşmamıştır.

3)Kültürce gelişmiş toplumlar medeniyetçe gelişmiş toplumları sayıca az olsalar dahi yenebilirler.

4)Bir kültür içinde bulunduğu medeniyet de kendisini temsil edemezse ,o medeniyet kültürü  bozar ve yok eder.

5)Kültür toplumsal hayatı içine alır.

6)Kültürler canlılık özelliği gösterir.Yani doğaldır.

7)İnsan kültürünü değiştiremez.

diye tarif etmiştir.    

                    Ziya Gökalp göre medeniyet ise :’’Birtakım kurumların ,yani düşünüş ve uygulayış biçimlerinin bütünüdür.’’Özelliklerini :

 

1)Medeniyet uluslar arasıdır.

2)Medeniyet yöntem ve insanların istekleriyle oluşmuştur.

3)Medeniyet kültür gibi toplum hayatını içine alır.

4)Medeniyet insanlara özgüdür.

5)insan medeniyetini değiştirebilir.

6)Tarihte medeniyetçe gelişmiş ama kültürce yozlaşmış toplumlar zamanla yok olmuşlardır.  diye belirtmiştir.

                  Ziya Gökalp kültür ve medeniyet ilişkisini tam olarak tespit edememiştir.Çünkü kültürün iki yönü vardır. Biri ulusal, diğeri uluslararasıdır.

                                                          

                  

            Ziya Gökalp Düşüncesinde Türkçe İbadet

    Hiç kuşkusuz Ziya Gökalp düşüncesinde din önemli bir yer tutar. Hatta millet  

 tarifinde önemli bir yer tutar.Ama Cumhuriyet’in ileriki devirlerinde dine fazla yer verilmemiştir. İlk zamanları halifeliğin kaldırılmasına pek olumlu bakmaz ama daha sonraları bunu onaylar. Ziya Gökalp ibadet konusunda;ezan, hutbe,kitapların Türkçe olması gerektiğini savunmuştur. Nitekim  bu durumu Vatan isimli şiirinde:

 

  ‘’ Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur

    Köylüler anlar manasını namazdaki duanın…

    Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kuran okunur,

    Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın…

    Ey Türk oğlu ,işte senin orasıdır vatanın!’’ diye belirmektedir.

 

         Ziya       Gökalp bu düşüncesini desteklemek amacıyla iki delil sunar. Birincisi İbadet sırasında yapılan Türkçe ilahi ve zikirlerin halkı daha coşkulu ibadete neden olduğunu belrtir.İkinci İslam alimlerinden İmam-ı Azam’ın  bu konudaki düşüncelerinden yararlanmıştır.

        Ziya Gökalp’in  bu düşünceleri Atatürk tarafından benimsenmiş ve uygulamaya çalışılmıştır.Ama Atatürk’ten sonra gelen yöneticiler politik kaygılar ve bu düşüncenin halka anlatılmaması sebebiyle  bu fikirlerden vazgeçmişlerdir..

 

                          Ziya Gökalp  Atatürk ve Cumhuriyet

         Ziya Gökalp ilk zamanların da  Osmancılık fikrini savunmuş daha sonraları Türkçülük fikrini savunmuştur.İstanbul işgal güçleri tarafından işgal edilince Gökalp İstanbul’u terk etmemiştir.  İşgal güçlerinin ilk yaptığı onu Malta Adası’na sürmek olmuştur. Mahkumların kendine yük olduğunu düşünen işgal güçleri Ankara  ile  anlaşarak mahkumları serbest bırakır.

        Özgürlüğüne kavuşan Ziya Gökalp İstanbul,Samsun yoluyla Ankara’ya geçer.Ama orada soğuk karşılanır.Bunun sebebi onun bir zamanlar İttihat ve Terakki üyesi olmuş olmasıdır. Daha sonra Diyarbakır’a geçerek  Milli Mücadeleyi destekleyen yazılar kaleme alır.

          Bu yazılar Atatürk’ün dikkatini çeker ve Ziya Gökalp’i Ankara’ya getirtir.Ziya Gökalp’e Maarif Vekaleti  Telif ve Tercüme Heyet’ine  Riyaseti’ne getirmiştir.

            Yurdun düşman işgalinden kurtulmasıyla Atatürk köklü inkılaplar gerçekleştirmek istiyordu. Bu amaçla  Ziya Gökalp’i Çankaya’ya davet eder.Halk Fıkrasının umdelerini tesbit etmesi istenir. Atatürk  Ziya Gökalp’in  belirlediği Dokuz Umde adıyla seçim beyannemesini 8 Nisan 1923’te yayınlar.Daha sonra Ziya Gökalp Hakimiyeti Milliye ve  Yeni Gün gazetelerinde  siyasi partiler konusunda değişik yazılar yayınlar.

         Atatürk’ün Ziya Gökalp’in fikirlerinden etkilendiği bilinmektedir. Ama tamamen takip ettiği söylenemez.Hatta bazı konuşlarda ondan daha ileri gittiği bilinmektedir.Güneş Dil Teorisi,Hititler gibi Anadolu!da yaşamış toplulukları Türk saymak gibi  konular başta gelir.Ama her şeye rağmen Atatürk Ziya Gökalp’i :’’Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza Efendi ise, fikrimin babası da Ziya Gökalp’tir.’’diyerek ona değer verdiğini belirmiştir.

         Atatürk’ün Ziya Gökalp’i devlet kurumlarındaki ikililik kousundaki görüşlerinde etkilenmiş ve onu takip etmiştir.    Ziya Gökalp ölüm döşeğinde iken;onu Avrupa sevk edilmesi halinde tüm masraflarının karşılanacağını bildirmiştir. Ziya Göklap’in ölümünden sonra ailesine maaş bağlanmıştır.

 

                                            Sonuç

             Ziya Gökalp  Osmanlı son zamanlarına ve Cumhuriyet’in ilk yıllarının fikir dünyasına damgasına vurmuş birisidir.Cumhuriyet kurumlarının oluşmasında direk veya dolaylı yoldan etkisi olmuştur.

             Atatürk onun fikirlerinden etkilenmiştir. Ama  Ziya Gökalp’in fikirlerini tam olarak takip ettiği de söylenemez. Çünkü Atatürk asker kökenli olup devletteki aksaklıkları görüp köklü inkilap yapılması gerektiğine inanmıştır. Oysa Ziya Gökalp  uygulama insanı olmayıp ; işin teori kısmıyla uğraşmış olmasından ve inkilapların zamanla yerleşeğine inanmasından ileri gelmektedir.

              Ziya Gökalp Türkçülük fikrini sistemleştirerek kendisinden sonra yetişecek olan  milliyetçilere  de yol göstermiş oldu. Bu durum Ziya Gökalp’in Türkçülüğün Piri olarak nitelendirilmesine sebep olmuştur. Kendisinde sonra gelen birçok milliyetçi onun fikirlerini takip etmiştir.

             Ziya Gökalp’teki çelişkiler  zamanının  tüm aydınlarında görülen tipik çelişkilerdir.Çünkü Türkiye  17.yy dan başlayarak hızlı bir değişim içine girmiştir.bu çelişkinin bir diğer nedeni ise Ziya  Gökalp’in bir çok alanla uğraşmış olmasında ileri gelmektedir. Bilindiği gibi Ziya Gökalp eğitimci, şair, sosyolog, filozof gibi bir çok özelliği  olan insandı.

 

 

                                        

 

                                              


Saat ve Tarih: 06:21 , 4/2/2007 Bulundugu yer: YAZILARIM
Yorum Yaz

<- geri | ileri ->