| |
23.1.2007
-
Suud´da İlginç Ceza
|
Uyuşturucu kullanıcısı, 6 ayda Kur'ân-ı Kerîm'i ezberleyemezse, bir yıl hapis yatacak..
Suudi Arabistan'da mahkeme, bir uyuşturucu kullanıcısının 6 ay içinde Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemesine hükmetti.
El Vatan gazetesi, uyuşturucu kullanıcısının mahkemenin kararını yerine getirmemesi durumunda, bir yıl hapis yatacağını yazdı.
Gazeteye göre, mahkemenin "alternatif cezası" sayesinde 6 ay hapse girmekten kurtulan Ciddeli adam, eğer bu sürede hafız olamazsa cezasını çekecek.
habervakti : 23.01.2007
|
Yorumlar (
7
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
23.1.2007
-
Kuzey Işıklarının Esrarı Çözülüyor
|
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Kuzey Kutbu'nda geceleri görülen hareketli ve renkli ışıkların (aurora borealis) esrarını aydınlatabilmek için iddialı bir proje hazırladı.
NASA yetkilisi Frank Snow, "İnsanları Güneş'in öldürücü ışınlarından koruyan manyetosfer tabakasının varlığına işaret eden ışıkların" işleyiş mekanizmasını anlamak için 15 Şubat'ta 5 uydu fırlatacaklarını bildirdi. Daha önce bu amaçla fırlatılan uydu, ışıkların sırrını ortaya çıkaramamıştı. Şubatta fırlatılacak uydular, Güneş rüzgârlarıyla gelen ve atmosferin üst katmanlarında biriken parçacıkların ne zaman, nerede ve nasıl boşalarak "elektron yağmurlarına" yol açtığını belirlemeye çalışacak. NASA yetkilileri, 2 yıl sürmesi öngörülen bu projenin Güneş'le Dünya'nın etkileşim mekanizmasının anlaşılmasında çığır açacağını düşünüyor. NASA uzmanlarının yanı sıra Berkeley Üniversitesi'nden bilim adamlarının katılacağı THEMIS adlı proje, 200 milyon dolara mal olacak.
Kuzey manyetik kutbunu çevreleyen "aurora borealis" ve güney manyetik kutbunu çevreleyen "aurora australis", Güneş rüzgârlarıyla gelen yüklü elektronların Dünya atmosferindeki elementlerle etkileşime girmesiyle oluşuyor. Güneş rüzgârları, yeryüzü çekirdeğinin ürettiği manyetik güç çizgilerini izleyerek manyetosfere girer. Burası, "gözyaşı damlası" biçiminde ve çok yüksek oranlarda yüklü elektrik ve manyetik alanlar bölgesidir. Elektronlar, yeryüzünün en üst atmosferine girdiğinde, yerkabuğu yüzeyinden 20 ila 200 mil yukarıdaki yüksekliklerde oksijen ve nitrojen atomlarıyla çarpışır ve böylece ışıma oluşur. Işımanın rengi, elektronların hangi atomla hangi yükseklikte çarpıştığına bağlıdır.
Vidyo izlemek için tıklayın:
HIDAYET VIDEO
|
Yorumlar (
1
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
18.1.2007
-
Büyük Şoka Hazır Olun
|
Kareler tamamlanıyor ve harita netleşiyor. Ortadoğu'nun, Orta Asya'nın, Basra Körfezi'nin, Doğu Afrika'nın istilası için atılan her adım birbirini tamamlıyor. Birkaç yıl içinde nerelere geldik? Artık bölgesel savaşı tartışıyoruz hatta taktik nükleer silahların kullanılacağı bir savaşı Türkiye dahil, her ülkenin sınırlarını tartışıyoruz, etnik ayrışmaların nerelere uzanacağını, mezhep eksenli çatışmaların hangi ülkeleri parçalayacağını tartışıyoruz. Bu noktada Türkiye, ne yapacağını şaşırmış durumda. Diplomatik cambazlık bir noktada işe yaramaz hale gelebiliyor ve gelişmeler Türkiye'yi nihai karara zorluyor.
Irak işgal edilmeden önce tartıştığımız olaylar şimdi gerçek oluyor. Birkaç ayda kontrol edeceklerini düşündükleri PKK, Kerkük ve genel anlamda Irak krizi şimdi kapımızı çalıyor. İran'a yönelik saldırgan süreç tehlikeli bir aşamaya geldi. Lübnan, Filistin patlama noktasında. Somali işgal edildi. Suriye prese alınmış durumda.
Birkaç gündür özel harekat timleri Kuzey Irak'a akıyor. Helikopterlerle belli bölgelere indirme yapılıyor. Kuzey Irak'ın bazı bölgelerinde çatışmalar yaşanıyor. Olağanüstü bir hareketlilik var. İzleyebiliyor muyuz?
Mezhep çatışması çıkacak dedik, çıktı. Irak'taki mezhep bölünmesi bütün bölgeye yayılacak dedik, yayılıyor. Hedef sadece Irak değil dedik, Afganistan'dan Somali'ye kadar olan bütün bölgede savaş var şimdi. Sadece bu ülkeleri değil, bütün bölgeyi kamplara ayırıyorlar. Nasıl mı?
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Umman, Mısır ve Ürdün'ü İran'a karşı bir araya getirdi. Sünni Eksen ya da Ilımlılar İttifakı dedikleri bu. İran, Suriye, Hizbullah, bir tarafta bu ülkeler bir tarafta. Bu bölünme, Pakistan'dan Lübnan'a kadar çok daha tehlikeli sonuçlar doğuracak. Şii Hilali ve Sünni Blok projeleri uygulamada. Bu ülkeler ABD adına İran'a bir çağrı yaptılar ve Irak'a karışmamasını istediler. İran zaten Irak'ı önemli oranda denetim altında tutuyor. S. Arabistan, ABD ile danışarak Irak'a asker göndermeye hazırlanıyor. İran askeri zaten orada. Ne olacak? Irak içinde örgütler düzeyinde yürütülen Şii-Sünni savaşı devletler düzeyine yükselecek ve yaygınlaşacak. Kimlerin planıydı bu? Yıllardır konuşuyoruz, bilmeyen kalmadı ama bilenen bir tuzağa böyle sürükleniyoruz işte.
ABD, uçak gemilerini dünya petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Basra Körfezi'ne gönderiyor. Irak içinde İran'a karşı bir savaş başlattı. Yakında ABD kontrolündeki örgütler İran içinde saldırılara başlayacak. Sadece Erbil'deki “çuval olayı” ile sınırlı kalmayacak. Patriot füzelerini ve mayın gemilerini Körfez'e gönderiyor. F-117 hayalet uçakları Kore'de toplanıyor. Ağır bombardıman uçakları başka üslerde. İsrail dahil, bütün bölgeye yoğun askeri yığınak yapıyor. Bunlar direnişe karşı mı? Bu silahlarla direnişe karşı savaşılmaz ki. O zaman neye karşı? Son olarak Tahran, hava sahasına grimeye çalışan bir ABD casus uçağını düşürdüklerini açıkladı.
ABD'ye rağmen Iraklı Şiiler İran'a yaklaşıyor. Kuzey Iraklı Kürtler İran'la aralarının bozulmasını istemiyor. Siyasi, ideolojik ve ekonomik bağımlılık bunu gerektiriyor.
Bush'un son planı Irak'tan çok İran'ı hedef gösteriyor. Açıkça askeri tedbirden söz ediliyor. Sanıldığı gibi Irak'a 21 bin asker değil, 92 bin asker gönderme hazırlıkları var. 21 bin sadece ilk aşamada gönderilecek. Irak'ta zafer kazanmanın yolu İran ve Suriye'yi dize getirmekten geçiyor. Bu ülkelerle diyalog yerine çatışma tercih edildi. Bush yönetimi son iki yılını işte bu savaşla geçirecek.
Bundan sonra: Önce Irak işgali öncesi gibi yalan senaryolar ve medya manipulasyonları başlayacak. Irak'taki üslere savaş uçakları gönderilecek. Avrupa'daki füze sistemleri İsrail'e nakledilecek. Irak'a gönderilecek ek birlikler İran sınırlarında konuşlanacak ve İran güçlerinin Irak'a misillemede bulunması engellenecek. B-2 ağır bombardıman uçakları için tanker uçakları Bulgaristan'a ve yakın bölgelerdeki üslere nakledilecek. Ve Büyük Ortadoğu savaşı ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine ve petrol tesislerine yönelik füze ve hava saldırılarıyla başlatılacak.
Muhtemelen İran'ı provoke edip bir hata yapmaya zorlayacaklar. Mesela Basra Körfezi'ndeki gemilerine ya da Irak'taki birliklerine bir saldırı gibi. Ya da öyle gösterecekler. Hitler'in Polonya'yı tuzağa düşürmesi ve 2. Dünya Savaşı'nı başlatması gibi. Ya da Tonkin Körfezi yalanı gibi. 5 Eylül 2006'ta aktarmıştım: Vietnam savaşı Ağustos 1964'te Tonkin Körfezi'ndeki bir destroyerine yönelik saldırı iddiasıyla başladı. İddia üzerine ABD Vietnam'a saldırı kararı aldı. Ama zamanla ortaya çıktı ki, aslında böyle bir saldırı olmamıştı. Savaşı başlatmak için bir mizansendi. Bu senaryo milyonlarca Vietnamlının, on binlerce ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı. Benzer bir senaryo yaşanabilir mi? Bir “kaza” meydana gelir mi? ABD ya da İngiliz gemilerine yönelik bir saldırı neden benzer bir savaşa yol açmasın!
İbrahim Karagül : 18.01.2007
|
Yorumlar (
3
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
18.1.2007
-
Türk Halkı ABD İle Savaşa Hazır
|
Başkent Araştırma tarafından Türkiye’nin 28 ilini kapsayan "Türk Halkının Teröre ve PKK’ya Bakışı Araştırması" kapsamında vatandaşların "Sınır Ötesi Operasyon ve Kuzey Irak" konusunda nasıl yaklaştığı araştıltırıldı.
İstanbul, Bursa, Edirne, Sakarya, Ankara, Kayseri, Eskişehir, Sivas, İzmir, Manisa, Muğla, Adana, Antalya, Mersin, Hatay, Isparta, Samsun, Trabzon, Rize, Tokat, Ağrı, Erzurum, Kars, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elazığ, Van'da ikamet eden 1720 kişi ile telefonla görüşme yöntemiyle,11 – 14 Ocak 2007 tarihleri arasında yapılan araştırma, Mehmet Sefa Pösteki ve Kemal Özkiraz’ın koordinatörlüğünde gerçekleştirildi.
İşte araştırmaya göre ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar:
Sizce 1 Mart tezkeresi kabul edilseydi,Türkiye Kuzey Irak’ta daha fazla söz sahibi olabilir miydi ?
EVET % 66,4
HAYIR % 17,1
FİKİR BELİRTMEYEN % 16,5
Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN’ın “Kerkük’ün yeni bir Karabağ olmasına izin vermeyiz” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
OLUMLU % 76,1
OLUMSUZ % 11,5
FİKİR BELİRTMEYEN % 12,4
Kerkük’teki Türkmen Soydaşlarımızın haklarını korumak ve PKK sorununu bitirmek amacıyla TSK’nın Kuzey Irak’a müdahalesini destekler misiniz ?
DESTEKLERİM % 78,1
DESTEKLEMEM % 11,3
FİKİR BELİRTMEYEN % 10,6
TSK’nın Kuzey Irak’a yapacağı bir müdahalede ABD askerlerinin TSK ile bir çatışmaya cesaret edebileceğine inanıyor musunuz ?
İNANIYORUM % 15,3
İNANMIYORUM % 66,4
FİKİR BELİRTMEYEN % 18,3
ABD ile bir çatışma olması halinde TSK’nın başarılı olabileceğine inanıyor musunuz ?
İNANIYORUM : % 90,2
İNANMIYORUM : % 2,6
FİKİR BELİRTMEYEN: % 7,2
Irak veya ABD ordularıyla büyük çaplı bir çatışma çıkması halinde TSK’ya katılır mısınız ? ( Sadece Erkeklere Sorulmuştur )
KATILIRIM : % 93,5
KATILMAM: % 2,1
FİKİR BELİRTMEYEN: % 4,4
Ak Parti Hükümetinin ve TBMM’nin Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon kararı alabileceğine inanıyor musunuz ?
İNANIYORUM: % 67,1
İNANMIYORUM: % 18,3
FİKİR BELİRTMEYEN: % 14,6
CEVAPLARIN ANALİZİ
Başkent Araştırma uzmanları, verilen cevapların analizini özetle şu şekilde yapıyorlar:
Araştırmaya katılan deneklerin vermiş oldukları cevaplar halkımızın hem Kerkük konusunda hem de Kuzey Irak’ta barınan PKK konusunda sabrının tükendiğini göstermektedir.Yine sonuçlara baktığımızda Türk halkının Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN’ın ABD’li ve Irak’lı yetkililere yaptığı uyarıları sahiplendiğini görebiliyoruz.
Araştırma hem PKK’ya hem de Irak ve ABD ordularına karşı Türk Silahlı Kuvvetlerine güvenin tam olduğunu hatta halkımızın tamamına yakınının geniş çaplı bir çatışma durumunda gerekirse gönüllü katılacağını göstermesi bakımından son derece önemlidir.Ayrıca TBMM ve Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin böylesine önemli ve riskli bir karar alabileceğine inananların yüzdesi oldukça yüksek derecede olması da dikkat çekicidir.
Sonuç olarak Türk Halkının olası problemler halinde ordusu, milleti, meclisi ve hükümetiyle bir bütün oluşturacağını görmek mümkündür.
haberalemi : 17.01.2007
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
16.1.2007
-
Dünya Şaşkın, Kış Neden Gelmiyor ?
|
New Scientist ve Nature gibi dünyanın en saygın bilim dergileri, son 5 yıldır yayınlanan tüm baskılarında “Küresel ısınma felaketi geliyor! Eğer küresel ısınmayı önleyemezsek dünyanın sonu gelecek!” uyarılarını yapıyordu. Ancak küresel ısınma, çevreci gruplar haricinde birçok insan tarafından görmezden geliniyordu. Ancak dünya bu yıl felaketin kapıda olduğunu anladı. 2006 yılı dünya genelinde, meteoroloji kayıtlarının tutulduğu 17’inci yüzyıldan bu yana en sıcak 6’ncı yıl oldu. ABD, Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de sıcaklıklar mevsim normallerinin ortalama 3-5 derece üzerinde seyretti; daha da kötüsü 2007 en sıcak yıl olacak. İşte dünyayı şaşkına çeviren ve “Kış nereye gitti?” sorusunu gündeme getiren gelişmeler:
HELİKOPTERLE KAR SERVİSİ * Alpler’deki kayak merkezleri kar yağmayınca yapay karla idare etmek zorunda kaldı. Almanya, Fransa, Avusturya ve İsviçre’de her yıl 240 milyon turistin kayak yaptığı tesislerde doluluk oranı yüzde 20... Kış Olimpiyatları ve Snowshoe Kayak Festivali’nde pistlere helikopterlerle kar taşınıyor.
MOSKOVA’DA PAPATYALAR * Rusya’nın başkenti Moskova’da papatyalar ve menekşeler açtı. 40 yıl aradan sonra ilk kez yılbaşında Kremlin Meydanı’na kar yağmadı. Hava sıcaklığı 9 dereceyi buldu. Mevsim normallerine göre, Moskova’da Ocak sıcaklığı -5 derece....
AĞAÇLAR ÇİÇEK AÇIYOR * Romanya ve Bulgaristan’da sıcaklıklar 15 dereceyi aştı. Fransa’nın Nice kentinde, İtalya’nın güneyinde, İspanya’da ve Yunanistan’da insanlar yeniden denize girmeye başladı. New York’ta sıcaklık 15 derece. Central Park’ta ağaçlar çiçek açtı.
KUZEY DENİZİ RIVIERA OLACAK * AB Komisyonu’nun raporuna göre, Avrupa’nın kuzeyinde ılıman bir iklim olacak. Bu sayede tarım üretimi yüzde 70 artacak. Kuzey Denizi sahilleri yeni Riviera olacak. İsveç ve İngiltere gibi ülkeler, küresel ısınma nedeniyle avantajlı konuma geçecek.
BARAJLARDA SU % 25 AZALDI * Geçen Ocak’ta İstanbul’daki 17 su kaynağının yüzde 81.3’ü doluydu. Bu yıl 11 Ocak rakamlarına göre ise doluluk oranı yüzde 56’ya düştü. Baraj ve diğer su kaynakların yüzde 44’ü yağmur beklerken, geçen yıla oranla yüzde 25’lik bir daralma yaşanıyor. Aralık 2005’te doluluk oranı yüzde 63.4 iken, Aralık 2006’da yüzde 58’e düştü. Geçen yıl şubat ve mart ayında gelen yağışlarla birlikte barajlardaki doluluk oranı yüzde 98’e çıkmıştı.
Günde 10 tişört satıyoruz sanki yaz ayında gibi Küresel ısınma sektörleri de zora soktu. Mantolar, kazaklar soğuk bir kış için hazırlanan tekstilcilerin elinde kaldı, zincir satanlar iş yapamadı... İşte küresel ısınma yüzünden değişen dengeler....
İlyas Kuriş (Damat/Tween/ADV Akmerkez Mağaza Müdürü): Kışlıklarda geçen yıla göre düşüş var. Gerçek anlamda kış yaşanmadığı için kimse kaban, mont, palto gibi kalın ürünler almıyor. Buna karşılık baharlık dediğimiz trikolar gidiyor. Mesela günde 10 tişört satıyoruz. Sanki yaz mevsimindeyiz.
Kazak mont satışı % 40 düştü Süleyman Orakçıoğlu (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı): Kışlıkların satışında yüzde 40’lık düşüş var. Küresel ısınma koleksiyonları değiştirdi. 1.5 kg olan ceket ağırlığını 280 grama düşüren bir teknoloji kullanmaya başladık. Mecburen gömlek hafifliğinde ceket üretiyoruz.
İndirimler 2 ay erken başladı AMPD Üyesi ve Alkaş Danışmanlık Gen. Müd. Ercüment Alptekin: “Kışlık satışları durdu. O yüzden indirimler geçen yıla göre 2 ay önce başladı.”
Hotiç Üretimden Sorumlu Müdürü Yavuz Hotiç: “Neredeyse sezona indirimle girdik. Bot, çizme gibi sezon ürünleri, ihtiyacı tam karşılamadığından normalden daha önce indirimler başladı.”
Şubat sonunda yaz sezonu Nafiz Yılmaz-Elle Ayakkabı Akmerkez Mağaza Müdür Yardımcısı: Satışlar havalarla doğru orantılı. Havalar tüketiciyi çok etkiliyor. Artık botlar pek revaçta değil. Havalar karlı, yağmurlu olsa, kış mevsimi gerçek anlamda yaşansa satışlar daha da artacak. Şubat sonu gibi kışlık sezondan çıkıp yazlık sezona geçeceğiz.
Patinaj zinciri hiç satılmıyor Türkiye’nin en büyük lastik zinciri üreticilerinden Atlı Zincir, küresel ısınmadan olumsuz etkilenenlerden. İstanbul’da son 2-3 yıldır yoğun kar yağışı nedeniyle zincir yetiştiremeyen şirketin satışları bir anda azaldı. Yetkililer, yaptıkları işin mevsim şartlarına paralel olduğunu belirterek, “Kışın geç gelmesi bizi kötü etkiledi” yorumunu yaptı.
İthal kömür elde kaldı Necati Yıldız Genç Maden İşletmecileri Derneği Genel Sekreteri: “Kış aylarındaki ısının normalin üzerinde seyretmesi kömür talebini de olumsuz yönde etkiledi. Şubat ve mart aylarında da sıcaklığın bu şekilde devam etmesi halinde yerli kömür sektörünün de olumsuz etkileneceği bir gerçek.”
Doğalgaz tüketimi azaldı İGDAŞ’ın abone sayısı arttı ancak doğalgaz tüketimi azaldı. 2005 sonu itibarıyla abone sayısı 3 milyon 5 bin 927’ydi. 2006 sonunda 3 milyon 317 bin 446’ya yükseldi. Buna karşılık gaz tüketimi azaldı. Aralık 2005’te abone başına tüketim 193.4 metreküpken, Aralık 2006’da 183.685 metreküpe geriledi
haberalemi : 16.01.2007
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
16.1.2007
-
Dünya'nın En Pis Kokan Çiçeği
|
Güneydoğu Asya’da bulunan 1 metre genişliğinde ve 7 kilogram ağırlığındaki kırmızı Rafflesiaceae bitkisi dünyanın en büyük çiçeklerinden biri kabul ediliyor. Çiçek yaklaşık 200 yıl önce keşfedilmesinden bu yana, farklı özellikleriyle bilim insanları için bir muammaydı. Rafflesiaceae çiçeğinin kökü, yaprağı ve dalı yok.
Güneydoğu Asya’nın yağmur ormanlarında bulunan Rafflesiaceae çiçeğinin DNA’sını çıkaran botanik bilimciler, çiçeğin 50 üyeli bir familyanın parçası olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, Rafflesiaceae çiçeği Euphorbiaceae familyasına ait. Bu familyaya ait bitkilerin tümü küçük çiçeklere sahip.
Araştırmayı yürüten Harvard Üniversitesi uzmanı Charles Davis, Rafflesiaceae çiçeğini ‘Dünya dışından’ sözleriyle tanımlıyor. David’e göre, “Rafflesiaceae çiçeğinin üyesi olduğu familyadaki diğer bitkilerin küçük çiçek açması büyük bir sürpriz”.
Rafflesiaceae çiçeği, tropik yağmur ormanlarında kuytu bölgelerde yaşıyor, geniş yapraklarını açarak kokusunu salıyor ve sineklerin gelip polenlerini taşımasını sağlıyor. Rafflesiaceae çiçeğinin kokusu insanlara hoş gelen bir koku salgılamıyor, diğer çiçekler gibi sinekler yoluyla polenlerini dağıtıyor.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
16.1.2007
-
Çin Dev Adımlarla Büyüyor
|
Çin yakın bir zamanda ABD karşısına dikilecek. Çinlilerin ekonomisi dev adımlarla büyümeye devam ediyor.
Çin ekonomisinin ilk belirlemelere göre, 2006 yılında yüzde 10,5 büyüdüğü bildirildi.
Çin'in Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının da 2006 yılında 2,6 trilyon doları aştığını belirtti.
Frenleme amaçlı önlemlere rağmen kaydedilen yüksek büyüme hızının yönetim güçlükleri getirdiği ve ekonominin ''çelişkiler ve sorunlar'' ile yüz yüze gelinmesine rağmen ekonomik yapı akıl dışı, büyüme de vahşi büyümesi Çin'de kaygı yaratıyor.
Ülke ekonomisinde yıllardır süren hızlı büyümenin enflasyonun denetimden çıkmasına neden olabileceğinden kaygılanan Çin hükümetinin, özellikle gayri menkul piyasasına ve otomotiv ile tekstil gibi aşırı kapasite riski bulunan sektörlere getirdiği kısıtlama ve denetimlerin etkisinin sınırlı kaldığı gözleniyor.
habervakti : 12.01.2007
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
16.1.2007
-
Amerika İran Savaşı Kapıda
|
ABD Bush yeni Irak planını devreye sokmasının hemen ardından askeri hareketlilik arttı.
 Dün Irak'ta görev yapan 5 İranlı diplomatın göziltına alınmasından sonra şimdi de Basra Körferzine askeri yığınak yapma hazırlığında. Tüm bunlar akıllara ABD İranla savaşa mı hazırlanıyor sorularını akıllara getirdi.
Bir Amerikalı yetkilinin açıklamasına göre, bölgedeki Eisenhower uçak gemisinin yanına John C. Stennis uçak gemisi ve Patriot füzeleriyle donatılmış bir hava savunma taburu sevk edilecek.
Yetkili, "Aylarca sürebilecek bir sürece başlamaktan söz ediyorum" dedi. (Irak'ın işgal edildiği) 2003 yılından bu yana ABD'nin bölgede ilk kez iki hava-deniz grubu bulunduracağını belirten Amerikalı yetkili, ikinci hava-deniz grubunun sadece "kuvvet gösterisinde bulunmayacağını, operasyonlara destek vereceğini de" söyledi.
Başkan George Bush, önceki akşam yeni Irak politikasını açıklarken, ABD'nin Orta Doğu çıkarlarını kollamak ve güvenliği pekiştirmek amacıyla bölgeye takviye kuvvet yollayacaklarını söylemişti.
habervakti : 12.02.2007
|
Yorumlar (
2
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
16.1.2007
-
Ad Kavmi ve İrem Şehri
|
Kuran’da geçen kıssaların benzeri genelde Tevrat ve İncil’de de vardır. Örneğin bazı farklılıklar olsa da İbrahim kıssasının bir bölümünü, Musa kıssasını, Yusuf yada Lut kıssasını bu kitaplarda da bulabilirsiniz. Bu kıssalar içinde Ad kavmi hakkındaki bilgiler ise diğer kitaplarda yoktur.
Bu kıssada Allah, Ad kavmine Hud peygamberi gönderdiğini bildirmektedir. Kavmi ise Hud peygamberin bu çağrısına uymaz, onun uyarılarına rağmen putperest inanç ve tavırlarından vazgeçmezler. Bunun ardından Allah Ad kavminin yaşadığı yüksek sütunlu İrem şehrini helak eder. Bu şehirden şöyle söz edilir:
"Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik." (Zâriyât 41)
Sadece Kuran’da geçen bu kavimin arkeolojik bulgularına, amatör bir arkeolog olan Nicholos Clapp tarafından bulundu. Bu şehri bulmak için uzun süre uğraşan Clapp, NASA ile orak çalışarak amacına ulaşabildi.
Bölgenin uydudan çekilmiş resimlerini kullanarak eski yolların izlerini takip etti ve İrem şehrinin kalıntılarını buldu. Yapılan kazılarda bu şehrin diğer antik şehirlerden farklı olarak her tarafında yüksek sütunların bulunduğu ortaya çıktı.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
11.1.2007
-
100 Dolar Dizüstüler Herkese Satılacak
|
ABD’nin önde gelen üniversitesi MIT ve gelişmekte ülke devletlerinin yürüttüğü ‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesinde, 100 dolarlık bilgisayarlar kamuya da satılarak gelir sağlanacak.
‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesinin kurmaylarının tasarladığı plana göre, gelişmiş ülkelerde kullanıcılar iki dizüstü satın alacak, biri kendisi için kullanırken ikincisini gelişmekte olan ülkelerde bir çocuğa bağışlayacak. Böylece gelişmiş ülkelerdeki kullanıcılar dolaylı sponsor olacak.
‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesi bu yıl içinde gelişmekte olan ülkelere 5 milyon dizüstü gönderecek. Ayrıca internetin en büyük açık artırma sitesi eBay ile işbirliği yapılacak. ‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesinin kurucu Başkanı Massachusetts Institute of Technology profesörü Nicholas Negroponte, esas amaçlarının gelişmekte olan ülkelerdeki çocukları bilgisayarla tanıştırmak olduğunu, ticari satışın sadece destek amaçlı olduğunu vurguluyor.
GOOGLE İŞBİRLİĞİ
‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesi ayrıca arama motoru Google ile çeşitli işbirlikleri yaparak, çocukların bilgisayar okuryazarlığını artırmayı amaçlıyor. İşbirliği kapsamında Google, çocukların yapacağı resim, şiir, öykü gibi içerikleri internete taşıyacak. Gelişmekte olan ülke gençleri bu sayede internete açılacak.
DİZÜSTÜLER MALİYETİNİN ALTINDA SATILIYOR
‘Her Çocuğa Bir Dizüstü’ projesi dahilinde verilen dizüstü bilgisayarlar, 100 dolara ulusal hükümetlere satılıyor. Bilgisayarın maliyeti ise 150 dolar. Dizüstü bilgisayar açık kaynak işletim sistemi Linux ile çalışıyor ve piyasadaki bilgisayarların birçok özelliğini barındırıyor. Dizüstüler çocukların birbirleriyle iletişime girebilmesi için dahili kablosuz bağlantı ve video konferans özelliğine de sahip. Şimdiye dek Arjantin, Brezilya, Libya, Nijerya, Pakistan, Tayland ve Uruguay projeye katılma kararı aldı.
haberalemi : 11.01.2007
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz
:: Baglantı
|
|
|
|
Tanıtım
"AÇ GÖZÜNÜ İBRETLE BAK ALEM BİR TEMAŞAGAH İMİŞ"
Yeni Yazılar
Menu
Arkadaşlarım
Baglantılar
12
sayfadan
1
. sayfa
geri | ileri
|
|