Turgay Şeren
Süleyman Tekil anlatıyor :
Turgay Şeren... Zannederim 1949 yılında bir kuyruklu yıldız gibi geçti futbol semalarından. Ama önce Grand Cour'dan Galatasaray'a doğru akarken görüldü. Sonra en güzel görünümü Berlin'den seyredildi. Berlin Panteri ünvanına boşuna sahip olmadı Turgay. Bütün Alman seyircisi onu ayakta alkışlarken o seçkin Alman 11'i Turgay'ı aşamamaktan çılgına dönmüştü.
Bir gün FC Köln kulübünde takım kaptanı Schaffer ile sohbet ediyorduk Türk futbolundan bahsettim. Dudak büktü, birşeyler söylemek istemedi, sonra şöyle söyledi :
"İstikrarsız bir takım. Kondüsyonu yetersiz, tekniği az. Kollektif oyuna hiç itibar etmiyor. Ama bir kaleci var ki, Avrupa'nın hiçbir memleketinde eşine rastlamadım. 1951' de Berlin'de çok çektirdi bize ve Alman Milli Takımının yenilmesine sebep oldu. Attığımız gollük şutların hepsini kurtardı. Ve bu doksan dakika sürdü. İstikrarlı futbolcu budur işte. Kalede Turgay olmasaydı sonuç bizim lehimize çok farklı olurdu."
Bu olay o kadar yaygın bir hale gelmişti ki Alman'ya da Turgay'ı tanımayan yok gibiydi. Nitekim Galatasaray'ın 9 yıl sonra Stuttgar'da yapacağı bir özel maç için gazeteler kalede Turgay'ın yer alacağını yazıyorlar ve 90 bin kişilik stadın yarısı Turgay'ı seyretmek için geliyordu.
Galatasaray'da 19 yıl oynadı. Bu 19 yıl içinde kötü günü seyredilmiş değildir. Bir sporcunun bu durumu muhafaza etmesi oldukça zordur. Ama şu var ki Turgay'daki yetenek üstünlüğü onu uzun yıllar aynı seviyede tutmuş zaman zaman da ilahlaştırmıştır.
Turgay'ı ilk kez 1949'da seyrettim. İlk maçı olmalıydı. Basın tribününde otururuken baktım, yanıma Erdoğan Atlıoğlu geldi. Ne o oynamıyormusun?" dedim. "Turgay çıkacak abi, çok iyi kaleci benden de iyi..."
Yıllarca Galatasaray kalesini koruyan Erdoğan kendisinden sonra gelen kardeşine yeşil ışık yakıyor ve geleceğinin yolunu açıyordu. Turgay'ı o maçta ilerisi için çok şeyler vaadeden bir kaleci olarak seyerederken Erdoğan'ın da rakibi için söylediği sözleri iyi niyet örneği olarak tüm sporculara duyurmak gerekir
__________________
|