
Doğum Tarihi: 5 Şubat 1965
Boyu :1.74
Kilosu:74
Mevki orta sahada oynuyor.
Futbol Kariyeri:FC Constanta'da başladığı futbol yaş****** Sportul Studentesc, Steaua Bükreş, Real Madrid (1990), Brescia Calcio (1992), FC Barcelona (1994) ve Galatasaray'da devam etti.
1990, 1994 ve 1998 Dünya Kupaları'nda, EURO 96'da ve 3 maçta 2 kırmızı kart gördüğü EURO 2000'de forma giydi. 1985-86 sezonunda Sportul'da 31 golle gol kralı oldu.
İŞTE HAYAT HİKAYESİ
İki kere göç etmek zorunda kalan bir Makedon ailesinin çocuğu olarak yoksul bir çocukluk geçirdi. Köyde doğmuş, çamurların içinde, yalınayak, at kılından bir topun peşinde koşarak futbola başlamıştı. Romanya'nın komünist lideri Çavuşesku döneminde yıldız oldu. Ancak o devrildikten sonra yurtdışına çıkabildi. İşte İspanya'da aradığını bulamayan, Galatasaray'la UEFA Kupası'na uzanan Hagi efsanesinin kısa özeti... Gheorghe ve Sultana Hagi'nin oğlu Iancu, yine kendileri gibi göçmen olan Chirata'yla Köstence'de tanıştı ve çiftin dördüncü çocukları 5 Şubat 1965'da dünyaya geldi. Ailenin dördüncü çocuğuna büyükbabasının ve 9 aylıkken ölen ağabeyinin ismi verildi: Ama herkes ailenin yeni bireyine Gheorghe yerine, kısaca Gica diyordu.
İLK TOPU DOMUZUN İDRAR TORBASI
Gica'nın ilk topu, dedesinin kestiği domuzun idrar torbasını yıkayıp temizledikten sonra şişirip kuruttuğu ve torununa hediye ettiği yuvarlak biçimli oyuncaktı. Dört yaşında biraz daha ilerleme kaydetti ve büyükannesi Sultana'nın yaptığı kumaş topun peşinden koşmaya başladı. 6 yaşındayken ise Gica, annesinin kentten getirdiği ilk gerçek topuna sahip oldu. 1975 yılında antrenör Bükössi'nin himayesine giren Gica, yaşı tutmadığı için ilk resmi turnuvası için 1976 yılındaki İzciler Kulüpleri arasında Köstence'de düzenlenen çocuk turnuvasına kadar bekledi.
24 Mart 1978'de ise F.C. Köstence Kulübü'nün 97.515 No'lu kimliğine sahip oldu ve 13 yaşında resmi olarak da futbolcu olmuş oldu.
Gica artık yükselişteydi. Hem kendi takımında, hem de çocuk millilerde mucizeler yaratıyordu. Lisenin yanı sıra futbola da devam eden Gica, lise son sınıfa geldiğinde 1. lig takımları peşine düşmüşlerdi bile.
HAGİ İSMİNİN ANLAMI?
Makedonya tarihinde Hagi ismini sadece Kutsal Dağı ziyaret edenler taşıyordu. Osmanlılar'dan alınan 'Hagi' veya 'Hagiu' sözcüğü, Makedonlar'da övülmesi gereken kişi anlamına gelirdi.
Hagi'nin de atalarından biri Kutsal Dağı ziyaret ettiği için zamanla ailenin adı kaybolmuş, Hagi diye anılır olmuşlardı.
ÇAVUŞESKU AİLESİ VE HAGİ
Hagi, Romanya'da Çavuşesku ailesinin hüküm sürdüğü diktatörlük döneminde yetişti. Önce Üniversite takımı 'Universitatea Craiova' ile sözleşme imzaladı, Craiova Üniversitesi'nin İktisadi Bilimler Fakültesi'ne kaydını yaptırdı; Gençlik Bakanı ve Sportul Studentesc takımının fahri başkanı Çavuşesku'nun küçük oğlu Nicu tarafından istenince yatay geçişle Bükreş İktisadi Bilimler Akademisi'ne geçti. Sonra devreye Steaua Bükreş takımı girdi ve Hagi'yi almak için atağa geçti. Çavuşesku'nun kardeşi General İlie'nin araya girmesiyle Hagi, sivil personel olarak orduya, bir başka deyişle Steaua Bükreş'e transfer edildi ve efsane Steaua Bükreş'te şekillenmeye başladı.
İLK MİLLİ MAÇ, LUCESCU VE İSTANBUL
1983'ün başında Milli takım antrenörü Mircea Lucescu, Hagi'yi kampa çağırdı ve Romanya Milli takımıyla 29 Ocak'ta dostluk maçı için ilk kez İstanbul'a geldi. Yıllar sonra Lucescu'yla İstanbul'da buluşacağını bilmeden maçı yedek kulubesinden izledi.
BARCELONA ONA YARAMADI
Hagi'nin sivil personel olarak orduya yani Steaua Bükreş takımına geçmesinden sonra profesyonel anlamda ikinci durağı Real Madrid oldu. 1990'da demokrasinin de gelişiyle yurt dışından teklifler almaya başlayacağından emindi. Avrupa'nın pek çok dev takımını peşinden koşturan Hagi, sonuçta Real Madrid formasını giyme kararı aldı.
94 sonrası Hagi'ye bu kez Johann Cruyff'un Barcelona'sı talip oldu. Anlaşma yapıldı ama Hagi'nin işi hiç de kolay değildi. Katalan takımında yabancı futbolcu konumunda Stoickov, Romario ve Ronald Koeman'la yarışması gerekecekti. Hagi'nin Barcelona günleri kariyeri açısından pek de iyi geçmedi ve 1996 yılının Mayıs ayında Hagi, Barcelona'daki son maçına çıktı.
YA MEKSİKA, YA TÜRKİYE
Barcelona macerasından sonra bir süre dinlenmek isteyen Hagi, 31 yaşına gelmiş olmasına karşın Avrupa'nın köklü kulüplerinden birinde forma giymekti. Menajeri Becali, Hagi'ye "Meksika'da oynamak ister misin?" diye sorduğunda önce büyük bir hayal kırıklığı yaşadı, daha sonra ise Türkiye'den bir takımın, Galatasaray'ın teklifini kabul etmeye karar verdi ve sarı-kırmızılı takımla 3 yıllık sözleşme imzaladı. VE GALATASARAY YILLARI
Galatasaray takımının Hagi'nin futbol kariyerinde yadsınamayacak bir katkısı var.Hagi de Galatasaray'ın kariyerinin ilerlemesi konusunda önemli adımlar atılmasını sağladı. Galatasaray'da 4 Lig şampiyonluğu, pek çok kupa ve UEFA Kupası şampiyonluğu yaşayan Hagi Türk futboluna çok şey kazandırmıştır.Teşekurler Hagi......
Röportaj
WORLD SOCCER DERGİSİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ
O "Karpatlar'ın Maradonası", Galatasaray'ın yıldızı, sahaların hırçın futbolcusu... Rumen futbolunun efsanevi yıldızı Hagi, World Soccer Dergisi'nin Nisan sayısında Fatih Terim'den Hakan Şükür'e , İtalya ve İspanya macerasından futbolu bıraktıktan sonra ne yapacağına kadar bir çok soruya açıklık getirdi.
Kötü veya değil. Fakat yaşım bana başka bir seçenek tanımıyor. Artık futbol oynamadan geçen bir hayata alışmam gerekiyor. Belli ki bu benim için zor olacak, fakat diğer taraftan hala 90 dakika oynayabiliyorken futbolu bırakmanın benim için daha iyi olacağı kanaatindeyim. Doğrusu yedek kulübesinde oturup, taraftarları utandırmak istemiyorum.
Aşırı yorgunluk hissediyor musun?
23-24 yaşındaki oyuncular bile maçtaki tempe nedeniyle oyundan Düşüyorsa, ben 36 yaşındayken farklı olarak ne hissedebilirim ki?
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde nereye kadar gidebilir?
Eğer gruptan çıkarsak finalde San Siro'daki yerimizi alırız. Bundan kesinlikle kuşkum yok. Formumuzun zirvesindeyiz, harika bir kondisyonumuz var ve çok iyi top oynuyoruz.
Gerçekten final oynayacağınıza inanıyor musun?
Geçen yıl Milan'ı kupalardan eledik. Bu yıl ise onların sahasında final oynayacağız. Bu bizim kaderimiz. Herşey önceden belirlenmiş
Bu yılki Galatasaray daha uyumlu gibi gözüküyor. Peki bu durum Fatih Terim zamanında nasıldı?
Konu Fatih Terim faktörü değildi. Asıl faktör, kimse bizim kim olduğumuzu ve nasıl oynadığımızı bilmiyordu, oynadığımız futbolla herkesi şaşırttık. Fakat artık, diğer takımlar bizi inceliyorlar, bizden korkuyorlar ve oyun tarzımıza karşı taktik geliştiriyorlar. Fakat artık değiştik ve oyun içindeki bütün olasılıkları göz önünde bulunduruyoruz, çünkü yüksek seviyede oynadığımız bir çok maç bize çok değerli tecrübeler kazandırdı.
Terim'in Türkiye'deki durumu nedir?
Burada Türkiye'de, Terim'e harika bir adam gözüyle bakılır. Hepimiz onun hayranıyız. 5 ay içinde Fiorentina'da olağanüstü bir başarı gösterdi. O gerçekten de olağandışı bir insan. Her takımda teknik direktörlük yapabilir.
Birçok gencin idolüsün. Peki gençliğinde örnek aldığınız kişi kimdi?
Çocukken, çok fazla uluslararası maç izleme şansı bulamıyorduk. Fakat daha sonra Johan Cruyff'un en iyi oyuncu olduğunun farkına vardım. 1994 yılında Barcelona'ya gittiğimde Cruyff, Barcelona'nın teknik direktörlüğünü yapıyordu. Ben de bu yüzden oraya gittim zaten. Gerçekten de muhteşemdi, her zaman takıma girme şansı bulamasam bile. Cruyff'la çalışmak gücümü yerine gatirdi. O inanılmazdı, onun kadar iyisi yok gerçekten. Küçükken beni etkileyen Rumen oyuncu ise Anghel Iordanescu'ydu. Yaratıcı ve üstelik de solaktı. Daha sonra ise Steaua'da ve milli takımda koçluğumu yaptı. Bunlar benim için anlatılamayacak duygular.
1990 yılında Romanya'dan ayrıldın ve böylece bütün yıldız oyuncuları görme şansını yakaladın. Özel olarak kim seni etkiledi?
25 yaşında sadece kendinizi model alır ve sadece kendi oyununuzu geliştirmeye çalışırsınız
Geçen 20 yıllık süreç içersinde futbolda hoşlanmadığın birşey var mı?
Günümüzde, sadece hızlı koşuyorsan veya fiziksel olarak güçlü olduğunuzda iyi olarak değerlendiriliyorsun. Peki ya bireysel yetenek? Bence artık yavaş yavaş futbolun temeli olan bireysel yeteneklerin de ön plana çıkmasına izin verilmeye başlandı, bir bakıma geri dönüş yaşanıyor yani... Bence İtalya, futbol organizasyonu ve servis açısından hala en iyi model. Kimse maça İtalyanlar'ın hazırlandığı gibi hazırlanmıyor. Belki sonuç bir kaç yıl öncesinden çok farklı olmayabilir. Futbolda kazanır veya kaybedersin; fakat inanın bütün dünya İtalyan futboluna gıpta ile bakıyor. Bu iyi bir durum çünkü herkes dikkatini yoğunlaştırıyor ve İtalyan futbolundan birşeyler öğrenmek istiyor.
Galatasaray'a dönelim. Sence hangisi daha iyi: Jardel mi, Hakan Şükür mü?
Çok hassas bir soru. Jardel, Hakan, gol atan oyuncular. Fakat her oyuncunun bir başkasından daha iyi olduğu zamanları vardır. Jardel, Galatasaray'da sürekli gol atıyor, fakat İnter'in eski koçu Lippi, Jardel'i fazla hareketli olmadığı için istemedi. Bununla birlikta Lippi, sürekli hareket halinde olan fakat Jardel kadar gol atamayan Hakan'ı aldı. Hakan, çok önemli anlarda gol atıyor fakat devamlı olarak ilk 11'de başlayamıyor. Süreklilik bir forvet için hayati önem taşıyor. Eğer Hakan sürekliliği sağlarsa, onun Galatasaray'dayken attığı gollerin aynısını İnter'de de görebilirsiniz.
Neden hiç Avrupa'da yılın futbolcusu seçilmedin?
Çünkü Romanya'da doğdum.
Bu gerçekten de önemli bir nokta mı?
Yeterince önemli. 25 yaşındayken büyük bir kulüp olan Steaua Bükreş'te oynuyordum. Zamanın en büyük Avrupa kulübünde. Fakat gerçek olan şu ki bir Romanya kulübüydü ve bu da benim aleyhime oldu.
Vatandaşın Adrian Mutu 1.7 milyon sterline İnter'e transfer olurken, Ukraynalı Shevchenko 15 milyon sterline Milan'a, Yugoslav Mateja Kezman ise 10 milyon sterline PSV'ye transfer oldu. Aradaki bu farkı neye bağlıyorsun?
Çünkü Steaua artık büyük kulüp değil. İnsanlar Romanya'ya geliyor ve oyuncuyu sadece bir kez izliyorlar ve oyuncunun gerçek özelliklerini göremiyorlar. Böylece futbolcuyu geleceği parlak bir oyuncu olarak veya risk alarak transfer ediyorlar ve bu çeşit oyuncular oldukça düşük ücretlerle transfer oluyorlar. Shevchenko ve diğer Dinamo Kiev oyuncuları Şampiyonlar Ligi'nde oynadı, bu da onların nasıl birer oyuncu olduklarını ve gelecekteki değerlerini anlamayı kolaylaştırdı. Eğer Steaua'nın yıldızı Avrupa'da tekrar parlasaydı, Rumen oyuncularının fiyatı da tekrar yükselirdi.
Bu sence mümkün mü?
Bu tamamiyle Romanya'daki kulüp başkanlarının planlarına bağlı.
Milli takımda artık oynamak istemediğini söylemen gerçekten de kötü bir haberdi.
17 yıl Romanya formasını giydikten sonra "Artık yeter" deme hakkını kazandım. Artık her 3 günde bir 90 dakika forma giyemiyorum ve daha azı da beni tatmin etmiyor. İnsanlar sahada 'harika bir Hagi' görmeye alışmışlardı, kesinlikle böyle bir imajı bozmak istemezdim.
Halefini bulmaya çalışıyorlar. Sence bu kim olabilir?
Çok sayıda yetenekli genç var ama herhangi bir isim veremem çünkü bu onların kendilerini büyük görmelerine neden olabilir
Devam et bize bir isim ver?
Peki, Alin Stoica.
Hagi olmak için neler yapmak lazım?
Sabırlı, inatçı olmalı, size inanan bir takım bulmalısınız; böylece düzenli olarak takımda yer alma şansını yakalarsınız. Bu da gelişmenizi ve takımın önemli oyuncularından biri olmanızı sağlar. Benim için Steaua'da oynamak büyük bir şanstı, çünkü harika kulüp ve harika bir takım.
Biraz da Türk futbolundan konuşalım. Şu anda transferlerde çılgın rakamlar ödeniyor
Evet, fakat aynı şeyleri İtalya ve İspanya'da da görebilirsiniz. İnanıyorum ki David Beckham'la astronomik bile ücret ödeyerek bile olsa, bir kontrat imzalamak çok da kötü bir fikir değil. Türkiye'de de bazı oyuncular için 'normal' diyebileceğimiz rakamlar ödeniyor.
Yıldız oyunculara Türkiye'ye gelmelerini önerir miydin?
Olmaması için hiçbir sebep göremiyorum. Türkiye birçok konuda ilerleme kaydetti. 5 yıl önce Türkiye'ye geldiğimde herşey çok farklıydı. Bugün ise kulüpler çok daha iyi organise olmuş durumda.
Türk futboluna en büyük etkiyi kim yaptı?
Hiç şüphesiz Almanlar. İlk yabancı oyuncu ve teknik adamlar Almanya'dan gelmiş
20 yıllık futbol yaşantından sonra hiç pişmanlık duyduğun oldu mu?
Hiç olmadı. Üzüntülerden söz edebiliriz ama pişmanlıktan asla.
1990 yılında Real Madrid'le anlaştığında bile mi?
Hayır, çünkü o zaman Real doğru seçimdi, diğer takımlardan bir çok teklif olmasına rağmen.
Seni en çok üzen şey neydi?
İtalya'da büyük bir kulüpte oynayamamak. Milan gibi pek çok kulüpten teklif almıştım...
24 Nisan'da jübile maçın var. Karpatlar'ın Maradona'sı olarak çağrılıyorsun. Fakat gerçek Maradona'yı davet etmediğin söyleniyor
Henüz hiçbir şeye karar vermedim.
Futbolu bıraktıktan sonra ne yapmayı planlıyorsun?
Teknik direktör olmayı...
Özellikle bir yer var mı?
Hayır. Bu konuyu düşünmedim. O zaman beni kim ister bilemiyorum.
Altyapıda antrenörlüğe başlamak ister miydin?
Hayır. İnanıyorumki bir kere belirli bir seviyeye ulaştığın zaman onun altına inmemelisin.
Basindan
BASINDA HAGİ İLE ÇIKAN İLGİNÇ YAZILAR
GÖZÜ TEKNİK DİREKTÖRLÜKTE (France Football)
Hagi için de ''Romanya futbolunun rekortmeni Hagi, 117 milli maça rağmen çok mütevazi'' değerlendirmesini yapan France Football, Hagi'nin gönlünde teknik direktörlük yattığını yazdı. Hagi'nin milli takımda çalışırsa Popescu ile birlikte görev yapabileceğine değinen dergi, ''Hagi Fransa 98 sonrası futbolu bırakma kararı almıştı, ancak G.Saray'da yaşadığı 3 şampiyonluk sonrası Romanya taraftarının da baskısına dayanamadı. Popescu ile uzun vadeli projeleri var. 2 süper profesyonel, yıllardır, hasta, satılmış, dengesiz, şiddetin hüküm sürdüğü Rumen futbolundan çok çektiler. İkisinin de kredisi çok büyük'' değerlendirmesini yaptı.
''Ben futbolun şeytanıyım. Maç kazanmak için inançlı, hırslı, rakibine, arkadaşına kızan futbolcuyum'' diyor .
İLGİNÇ ENSTANTANELER
HAGİ'SİZ CİMBOM'UN TADI YOK
Galatasaray'da dün Hagi'nin yokluğu 90 dakika boyunca hissedildi. Sarı kırmızılılar beklenmedik derecede kötü oynadılar. Bunda takım içindeki ''ağabey'' Hagi'nin yokluğu önemli bir etkendi. İşte Hagi'siz Cimbom'un aksayan yönleri:
Hagi yoksa biz de yokuz
Adapazarı'nda maç öncesi ilginç bir gelişme yaşandı. Sakaryaspor- Galatasaray maçı için çevre il ve ilçelerden gelen Galatasaraylı taraftarlar, Hagi'nin kadroya alınmadığını öğrenince stata girmediler.
Bazı sarı kırmızılı taraftarlar, ''Galatasaray bu turu geçer. Bizim için önemli olan futbol ilahı Hagi'yi çıplak gözle seyredebilmek. O yoksa maça girmenin de anlamı yok'' dediler ve bilet almadılar.
MAÇ İÇİNDE KONUŞMASI
BİR GOLÜN HİKAYESİ
Hagi ile Sergen, yan yana oynadıkları ilk maçta mükemmel bir uyum sergiledi. Serbest atıştan kazanılan gol, bu ikilinin ne kadar iyi anlaştığının kanıtıydı.
Yanıma gel, acele etme
Oyunun 25. dakikasıydı. G.Saray bir serbest atış kazandı. Topun başında iki usta ayak; Hagi ile Sergen yan yanaydı. İşte, golle sonuçlanacak bu pozisyon öncesi iki futbolcu arasında geçen diyalog.... Hagi: ''Sergen, buraya gel, hiç acele etme. Ben şimdi topu sana yuvarlayacağım. Sen, topa basacak ve geri kaçacaksın. Tamam mı, anlaştık mı?''
HAGİ İÇİN ŞARKI BESTELENDİ
63 yıldır yenemedikleri Macaristan maçında son kez Romanya Milli Takımı formasını giyen G.Saray'ın yıldızı için Çavuşesku'nun şairi Paunescu şarkı besteledi.
EN İYİSİ İÇİN
Yuva sevgisi, halk sevgisi
Yerinde durmana izin vermiyor
Sen kötüleri unut
Evine dön, halkına hizmet ver
***
Oynamamak kararının sebepleri
Her ne kadar felaket ve tepki olsa da
Ülkemizin ve kendi iyiliğin için
En iyisi olmak senin görevindir
***
Her ne kadar hayaller
Bu yola çağırdıysa
Yalnız yaşayamazsın
Gidecek başka yerin olmayınca
***
Şimdi kırmızı, sarı, mavi bayrağımız
Asker olarak sana ihtiyacı var
Annenin ve babanın anıları için
Geri dön ve savaşa tekrar gir
***
Siz Makedonların
Ne kadar iyi Rumen olduğunu
Bir daha göster bize
Dönüşünün mutluluğunu tadalım seninle
TAKIM ARKADAŞININ DEĞERLENDİRMESİ
Emre: Hagi hakem gibi
Tepkisi dinmiyor İstanbulspor'un genç futbolcusu Emre Aşık, G.Saraylı Hagi'ye ateş püskürüyor. Hafta sonu oynanan maçta G.Saray'ın Rumen oyuncusunun kendisine yaptığı kasıtlı harekete tepkisini sürdüren Emre, Hagi'nin saha içindeki tavırlarını değerlendirirken, ''Sahada hakem gibi, herşeye müdahale ediyor'' dedi.
Güvendiği birşey var! Hafta sonunda yapılan karşılaşmada, skor 0-0'ken ceza alanı içinde kendisine dirsek atan Hagi'nin saha içinde çok cesur ve rahat davrandığını kaydeden Emre, ''Hagi bunu daha önceki maçlarda da yaptı. Güvendiği birşeyler var ki, yaptığı hareketten dolayı atılmayacağını biliyor'' dedi.
EMREYİ AFFETMEYECEĞİM
İstanbulspor maçında Emre'ye dirsek attığı için önce tedbirsiz, ardından da tedbirli olarak ceza kuruluna sevk edilen Hagi suskunluğunu bozdu. 3.5 yıldır Türkiye'de futbol oynadığını hatırlatan Hagi, ''Saha içinde böylesine küfür eden bir futbolcuyu ilk kez gördüm. Ölmüş anneme küfür eden Emre'yi hiç affetmeyeceğim'' dedi.
MARADONA
Maradona,G.Saray'ın yıldızı için, ''Eline bir daha böyle fırsat geçmez'' diyen ünlü futbolcu, Hagi için de ''Ününü duydum. O yaşına rağmen hala oynuyorsa gerçek bir profesyoneldir. Ben bunu yapamadım'' dedi.
__________________
|