BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
haberler gazeteler


CEMRE VE YASEMİN(yoshy) FANLARINA ÖZEL SİTE!!! - Arkadaşlar
CEMRE VE YASEMİN(yoshy) FANLARINA ÖZEL SİTE!!!

Tanıtım

ben cemre ve yasemin(yoshy) fanıyım!!!!!!!!!!!!!!


Baglantılarım

* Ana Sayfa
* Profil
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* cemreandyoshy
* avril fan ve gruphepsi fan

GiZLi BiR SEViS(ME)DiR BU

Gizli bir sevis(me)dir bu

Kirpiginin ucundan gamzeme dokunan

Carptiginda tüm kapilar ard arda

Yuregimin yastigina düstügünde teninin kokusu

Ihanete gebedir askin solugu

Sen solugumdan öp beni..

 

 Bir resim sessizligi  süzülür

Kirik duvarin gölgesinden..

Yalniz bir ressamin tualinde

Ihanete gebe bir ask uyur.

Bir sabah vakti ha dogurdu ha doguracak

Kadinin saclarindan asilir adamin ruhu

Ruhunda askin aci sesi

Sen sesimden öp beni

...Hüznün Hüzünleri....

temmuz-08  Ank...


Saat ve Tarih: 07:55 , 4/9/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

CIRPINIS

bir sonbahar sabahı doğan yalnızlık
kanatır yüreğimi güneş ışıklarıyla
hüzün olur günün ilk lokması
bir yudum tuzlu su geçer boğazımdan
bir ağıt kanatlanır dudaklarımdan

kahır yüklü bulutlar gezinir semada
göz yaşı yağmurunu getirir şimşekler
bütün çığlıklar kuyulardan yükselir
âzâde bir ruh dolanır dağlarda
çığlıkların yankısı yapışır dimağlara

yaralı yüreğime tabut olur bedenim
bozulan tövbelere bir yenisi eklenir
fayda vermez pişmanlıklar dilimde
al kanatlı melekten kaçışım son bulur
/belki/ bu şiir gözlerimi dünyaya kapatışım olur



Şiirin Hikâyesi;
yalnızlık hissi doğunca içimde,irkilirim
beni ürkütenin sensizlik olduğunu bilirim
alıntı



Saat ve Tarih: 10:00 , 31/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

PARMAKLARIM ACIYOR

Parmaklarım acıyor…

Durdurulmak üzere konumlandırılmış bir zaman ortası bu;
kıyasıya yırtılmış bir zaman…

Şimdi ben kim miyim?
Hiçbir şeyin olmaya yüz tutmuşken
tavan arasına sıkışmış gözlere sahibim…
Sana dair ufak tefek detaylara takıldığım bir an daha.
gün geçtikçe daha çok sorgular oldum söyleyemediklerimi.

Bıraktım sonra ucundan tutmayı ardı sıra düşlerimi
ben; kalakaldım..
bir aşkın farkıydık biz..

Bilinçaltı zorlayıcı alıştırmalar yaptım gittiğinden bu yana
olur da bir gün karşılaşırsak diye...
Her seferinde yeni kelimeler ekledim
rüyalarımda bile farklı çıkıyordu cümle bitişlerim
bense hep hatırlamayı denedim.

Gidişinden beni çıkartıldım sonra
seni verdiler sonucunda avuçlarıma
giderken eklemeyi unuttum beni sana...
Dağıttım sonra seni,
caddelere köprülere savururcasına.
Oysa nasıl birikmiştin gökyüzüne göz yumarcasına.
Tırnaklarımla kazımıştım toplayışımı seni.

Şimdi her yerde sen..
ama nafile..
dağıttıkça topluyorum seni bıraktığım yerlerden
ne kadar uzaksan o kadar yapışıyor yakama bekleyişim
her geçen gün biraz daha kırılıyor iç sesim
yalnızlığıma çarpıyorum seni yüzleştirmek için
hanginiz haklı?

Yalnız mıyım sensiz mi?
sonra fark ediyorum
ne sensizim ne de yalnız...

Kanım donuyor...
Usulca bağırıyorum... Avazım çıktığı kadar sebep oluyor sesim susuşuma…


Şimdi sen; ne zaman dokunsan bir üçüncü tekile ;
benim parmaklarım acıyor…

Alinti


Saat ve Tarih: 09:32 , 31/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

DÜSLERiN SiMETRiSi

tende kekik kokusu,
düşlerde ayaz var
yatır(sın) beni dizlerine yalı çapkını
saçlarımda kısaldıkça uzayan hasretim var

deli ediyor beni şarkılar
muzır gülümseyişlerim bedenimden akıyor
bir tokat gibi yapıştı yüreğime kuzeyden esen rüzgar
bu gece dağılmam lazım unuttuğum sevişmelerde
duy(sun) sesimi dağ kaçkını, vur(sun) gözlerini bana
anlasın sevda..! Kanım kaynadı, taşıyor

“...ritimlerin gölgesinde dinleniyor sessizliğim..oy diline yandığım ay yüzlü kavuşmam, beklemelerim yorgun ama duyarlı..korkma! Gözlerinle seviştiğimde, bir yürek dolusu çılgınlığımız olacak..”

sızıda suyun akışı,
mahremiyette tutkumun ayak sesi var
alıp götür(sün) beni düş cambazı,
ruhumda el değmemiş kıvrımlar var

es veriyor canıma aşkın –e hali
tövbelerim dualarımda af diliyor
bir mayın gibi patlıyor göğsümde dirileşen umutlarım
bu gece kaybolmam lazım unutulduğum şehirlerden
kandır(sın) beni şehvetin bozgunu, kaçır(sın) bakışlarını içime
yola gelsin sanrılarım..! Dilim açıldı, kapanmıyor

“...tamam..! Şimdi akıtacağız bütün delirmişliklerimizi...kalbi olanlar dans etmesin bu şiirde..üstümüzde ağırlık yapan vedaları çıkartıp öyle yüzeceğiz..çıplaklığım, nasıl da özgürsün..seni seviyorum..”

güzde baharın tadı,
dilimde yola gelmiş bir hüzün var
bağışla(sın) dudaklarıma ateşini gecelerin tangosu
dokunuşlarımda hazzın zirvesi var


Pelin Onay

Saat ve Tarih: 11:12 , 28/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

AYRILIGIN KADINDAKi SURETi

(sevmek,iki insanın birbirini ebedi görmesidir,demiştin. Ben gördüm ama sen görmedin)

her an gelebilme
ve bu ayrılık bir rüyaydı,
diyebilme ihtimalini hesaplayan bir kadının,
giderek akmaya başlayan makyajında savurdun özlemleri

geride kalan;
buruşmuş bir elbise,
dağınık bir yatak
ve çalmayı bekleyen bir telefon...

Pelin Onay


Saat ve Tarih: 11:01 , 28/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

SONSUZA KADAR

Dudağından öptüğüm hecelere, binbir anlam yüklüyorum
Gönül yoksul eskisinden
Bu hasret dudaklarından miras...
Gönül yangın, ben donuyorum
Bir bilsen, bir bilsen seni ne çok özlüyorum...

Çöl ortasında bir çiçek gibi
Kurutmasın bu aşk bizi,
Ya sonsuza kadar unut beni,
Ya da sevmeyi öğret bana...

Ceza değil bu ayrılık bize
Benim yerim senin yanın
Ya göğsüne alıp uyut beni
Ya sonsuza kadar unut...

Sevda bahçende gizlice büyüt beni...

O kendini adadığın düşler benimde düşlerimdi...
Deniz güneşten kavruluncaya kadar, seveceğim seni
Gönül eskisinden yorgun
Toprak olsan ölürüm, ateş olsan yanarım, yalan olsan kanarım
Bir bilsen, bir bilsen seni ne çok özlüyorum...

 

Tamer Karadağlı & Burak Uçkun


Saat ve Tarih: 02:38 , 26/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

HADİ GİT YAR

Hadi git yâr!
Daha fazla sen yüklenemiyor kalbim.
Daha derin düşleri kaldıramıyor bedenim. Kalmadı lügatimde içimi yakmayan bir söz. Bendeki resmini sakladığım sandık; bir çift göz…
Yâr! ekseni değişti artık dünyamın. Ne geceleri uykuya teslim ediyorum düşüncelerimi. Ne de sabahları gündoğumlarıyla yeni bir yelken açabiliyorum kurtuluşuma. Her benle başlayıp senle devam etmek zorunda olan gün, dikenli bir dal oluyor bana.
Hadi gönlüm
Defalarca düş uçurumlardan, kan-revan ol. Ve boşalt içini. Damarlarından ansızın geçen ve “yar”ı anlamlı kılan ezinci katlet. Bitir bu sonsuz şiiri. Son bulsun ağıt tadındaki sevgi söylemleri. Yâr yüreğimdeki ‘is’ini başka bir yere sevk et hadi.
Ah yâr gün gün mısralar döktün içime. Yüreğimi sana dair söylenmiş mısralarımla yıkadın. Ben hep sana uzaktım. Yollarda kaybolsam sen önüme çıkan tuzaktın. Ben, her gece gözyaşlarımla yıkadığım masallarımı saçlarına yolladım. Saçlarından kulaklarına musalla taşı gibi bir soğuklukla inip, beni sana anlatır sandım.
Yanıldım…
Hicran yağmurlarından sıyrılıp ötelerde kendimi aradım, bulamadım…
Hayatımın gençlik satırlarında adı geçen yâr.
Sırtımı her döndüğümde bir can yitirdim bu bahar…
İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. “unuttum” diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.
Yoruldum yâr

Bütün kapılarımı kapatmaya hazırlanıyorum gönlümün. Kimliğimi hediye edip bu şehre, her bir adımımda anıları sürükleyip ardımdan ve rotamı da ekleyip nabzıma gidiyorum… Mutlu günlerin gelmesini bekleyen çehremdeki çizgileri siliyorum. Ceplerimi dolduruyorum yedekteki acılarla. Her sabah yüzümü yıkadığım tavana asıyorum hayallerimi. Ansızın içime düştüğün günden beri ayakları burkuldu ömrümün. Ve ben her gün bir daha ölmek için uyanır oldum uykumdan. Paslandı gözlerim. Sen kendin için kal yâr ben senin için giderim. Bu defa sürgünlere giden yüreğime bedenimi de eklerim. Bağdat olurum yıkılırım kurşunlara. Filistin olurum kalırım duvarlar arasında. Ama yine de İstanbul’u saklarım alınyazımda.
Nerde olursam olayım unutma yâr; yarın yeni bir gün ve her yeni günde olduğu gibi senli ölüme hazırlanıyor gönlüm

Kahraman Tazeoğlu


Saat ve Tarih: 02:24 , 26/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

YARALI GÜL

Bu gece sen onun yüzüne açılmaz bir kapı kapattın.
Kirli, paslı menteşelerin sesinde sıkıştı yüreği
Kirpikleri hissetti yokluğunu
Büktü boynunu deprem bu…

Aylar sonra bir oda dolusu yalnızlığıyla sokaktaydı
Sicim gibi bir yağmur yağıyordu.
Bir kenti boydan boya temizliyordu
Sokakta kimsecikler yoktu
Köpekler bir köşeye sinmiş onu gözetliyordu

Kirliydi yaşamaktan utanıyordu
Tit tir titriyordu yüreği
Yaralı bir güvercin gibi…
Oysa bu yürek bir zamanlar
Güneşe ateş vermiş cehennemde buz satmıştı
Şimdi köpekler onun için ağlıyordu.

yorgundu, konuşamıyordu.
Şu hayatı sırtından atamıyordu,
Yerde kuru bir ayrılıkla bir kuş ölüsü yatıyordu
Bir deli rüzgar ellerindeki tozu aldı
Ne bir dost kaldı yanında,
Ne de bir düşman aklında…

Zor bir gün Önünü göremiyordu
İnsanlar çığlık çığlığa yüzünü seçemiyordu
Gözlerinde aşksız ayrılık vardı
Kirpiğinden yüreğine saplanan
Paslı bir tren gibi geçip giden ellerinde.
Bir yalnızlık adımlarıyla büyüyen
Belli değildi kimin sevdası kimin yüreğinde
O aşkını taşırdı hayatın ta orta yerinde
Sırtında ayrılık dilinde küfür

Ben gidiyorum sen uyuyorsun.
Pahalı bir kedi gibi sıcacık hayellerinin dibinde,
Ben sokakta dövülmüş sahipsiz bir köpek gibiyim.
Ben gidiyorum sen uyuyorsun
Ben gidiyorum sen susuyorsun.
Susmanın güzelliğinde suskunluğunla boğuluyorsun
Siliyorum dudağında kalan yalanı
Yalan doğuruyorsun,dokundukça ellerimde çoğalıyorsun.
Ben geldiğim yoldan;
Geldiğim gibi acılara bezenip
Ayrılığı bir gelin gibi süsleyip gidiyorum

Bir kapı kapandı
Bu gece benimde gözlerimin içine
Kirpiklerim hissetti yokluğunu
Büktüm boynumu deprem bu.
Tenime değdim kokun sinmiş mi diye
Sol elime baktım; bahar gibiydin
Avucuma kuşlar kondu parmağıma yıldızlar
Bir nehir oldun aktın gittin
Sağ elime baktım; Cehennemdin ayrılıktın kordun
Deprem bu bir hayat yandı bitti kül oldu

Adaklar yüreğimden geçip gitti
Tutabilseydim birini
Korkmadan kesebilseydim eğer
Biliyorum gelecektin
Zoruma gidiyor zor bir gün
Biliyorum zorla güzellik olmaz
Oysa çirkin olmak vardı
Kovsanda kapından gitmemek vardı
Ama bir yüzün vardı; ellerimde kaybolan
Öyle bir küçüldümki; artık büyüme zamanı

Ey sevdalılar; eydostlar;
Var olan bütün güzellikler
Yürüyemediğim parke taşları patika yollar
dağlar,taşlar elveda
Elveda ey sahil kasabaları gidemediğim köyler kentler
Ey sırtında hayatı taşıyan insanlar
Ey gagasında son bir tebessüm kalan martılar
Ey ölmüş çocuğunun alnını öpen analar
Siz kalın sağlıcakla
Ben gidiyorum
Gözlerinizden akan iki damla isyan olsun
Bu bana yeter elveda yaralım elveda
Kırkıncı kapıyı kapadım elveda..
Daglarin Mektebi bi baska.

 

Mehmet Tokat


Saat ve Tarih: 10:13 , 23/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

AŞK ÖLDÜ SEVGiLi !..

Islaktı gözlerim... hüznünü bulutlara yükleyip gecesine kavuşamayan gündüzün hüznünü yağdırdığı gibi yağıyordu gözlerimden anlamsız yaşlar.. Anlamsızlık taa içimdeydi benim.. Seninle sensizliğin olduğu yerde... Kimi sevmeye kalksam sen oluyor karşımdaki.. sen şimdi kiminlesin bilmem ama ben hep seninleyim.. Gidişin ölümdü... Ölümüm ardından bakarken kal diyemeyişimdi.. Yüzyıl oldu sanki gidişin, ardından bakarken şimdiki gibi ıslaktı kirpiklerim.. Gittin... belki de hiç gelmemiştin, ben gelmiş olmanı ümit ettim. Bu ümitle yaşattım asırlardır içimde yaşayan hayalden ibaret sevdamı... Kaçışlarına gizlenen sen değildin belki de tüm korkaklığımla bendim senden kaçmaya çalışan.. Dağ gibi hüzünlerden arta kalan yıllanmış şarap tadındaki sevdanla yüzleştim sonunda sevgili.. Senin için çok şey olmaya çalıştım.. ve sonunda hiçbir şeyin oldum.. Seni sevmek saflığın doruk noktasındaki buğulu bir hüzündü ruhuma dolan.. seni sevmek seni özgür bırakmaya razı olmaktı.. Gittin... önce sıcaklığın çekildi tenimden.. sonra nefesin gitti yüzümden.. Arkası dayanılmaz bir soğuktu her gece beni uykumda bile titreten.. Tek bir söz bekledim senelerdir senden. Geldim demeni bekledim.. Ama sen rüyalarımda bile söylemedin.. beni bir söze hasret ettin.. Aşka inancım yok oldu sevgili.. İnandığım aşk, Leyla’yla birlikte öldü asırlar önce.. İnandığım aşk, gidişinle birlikte yok etti beynimde senden kalan aspire olmayan tortulaşmış duyguları.. Aşk öldü sevgili.. aşk öldü.. Sevgi üzerine yazdığım tüm cümleler yokoluyor birer birer.. Gözün aydın sevgili, bıraktım seni ruhumdan... özgürsün artık çekil git düşlerimden... çık git beynimden.. De ki, aşk öldü.. Farzet ki... ben öldüm.. toprağa karıştım yok oldum.. git artık benden.. Artık ben yokum... Aşk Öldü....



Saat ve Tarih: 06:34 , 22/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

Aşka Nifak

Artık cenneti de sensin, cehennemi de sensin içimdeki kıyısızlığın
kavuşmalarda umutsuzmuş bazen
ayrılmakta varmış senden, onu da yaşadım yaşayamam sanırken
aldatmakta varmış seni, aldattığımın kalbim olduğunu bile bile
kendi yalnızlığıyla geçinip giden oldum anlayacağın
uyuyup uyanan
giyinip soyunan...

bazı şeyler eskimiyor ne kadar istesende, ne kadar hissetmesende
içinde bir yer kalıyor daima, kanamalı bir yara gibi
derken bir yağmur gibi yağıyor anılar beklenmedik bi anda, sağnaklarına tutuluyorsun gözlerinin dudağında bi şarkı kırık dökük
ellerine vuruyor hayat, ellerinde tutamadığın aşka nifak sokar gibi
seni daha çok yaralıyor zaman umuduna inat...

itirafları susuyor yüreğinin faydasız inen bi akşamda
kabulsüz bir dua vakti oluyor geceler yastığında
ne yana dönsen sevdan başucunda
ne yana dönsen, sen senin karşında mahçup
onaramadığın yerlerinle yine kendinle baş başa kalıyorsun
ve öğreniyorsun yalnızlığı, her gün biraz daha fazla

uçurtmasız bir gökyüzünde gözlerin maviye çalıyor
susuyor sevda kendini
radyoda haberler, ne kadar yabancı artık bu şehir sana
vuruyor sevda kendini
gizlenemediği yüreği dar buluyor
bir yolculuk başlıyor sessizce içinde, tebessüm rengi
bir yolculuk başlıyor, dönüş yok geri...

belki de hiç yoktun öncesinde sen
belki bendim seni kendi adıma sevdiren
ayrı kıyılarda göz kırparken yıldızlar birbirlerine
belki de bendim onları senin gözlerine benzeten
acı bir gülümseyişle takındım mutluluğu üstüme belki
yüzümün bir yanı ile ağlayıp, diğeri ile umutlandım aşka ben
gizli bir evcilik oyununa kaptırdım kendimi
uslanmadım hala seni tek başıma sevmekten

makyajımı tazelediğim aynalarda özledim gözlerini
gönlümün sevgilisi gözlerini
aynalarda öptüm en kırmızı rujumla, bendeki suretini
asi bir sevdanın halkasını taktım parmağıma
asi bir sevdanın zincirini boynuma da ben taktım
sana gelen yollarda kaldım
sana yazdığım mektubu da ben yaktım
usanmadım hala seni satır satır sevmekten...

sarhoş olup bağrımda naralar ağıtlar yaktım
kırk gün, kırk gece süren düğünler gibi seni ağladım
duvarlarına yazdım şiirlerimi geçmediğin sokakların
sevinçle suladım çiçeklerimi sensizliğimin sabahlarında
hiç kaybetmedim umudumu kelebekler besledim yüreğimde
hasreti okşayarak,
uslanmadım hala seni yana yana sevmekten...

belki de hiç yoktun öncesinde sen
çiçeklenmesi yüreğimin sözlerinde değildi belki
sakladığım fotoğraflarda sen değilsin belki
yanlış tetikte beklemişim aşkım ben seni
yanlış sevmişsin ya da sen beni
şimdi gidiyorum ardımda kalanları bir bir yakarak
şimdi gidiyorum geldiğim yollardan yalınayak
karanlık sözler kaldı aklımda
istersen sen başla ağlamaya
pişman olacak hiçbir şey kalmadı bana...

Naşide Göktürk


Saat ve Tarih: 10:30 , 20/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

HANi OLMAZ YA

Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne şiirler dökülür dilimden
Ne romanlar akar ellerimden
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne sevda masalları okurum gözlerinden
Ne satırlar keser kağıtları
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne satırlar keser kağıtları
Ne kağıtlar kabul eder mürekkep damlalarını
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Durur yaşlı dünya
Kalırım ansızın
Bakışlarım
Bakışlarında
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Anlatamam sana
İçimden geçenleri
Hoş..
İçimden kopan binbir fırtına
Ne kelimeler yeter anlatmaya
Ne kalemler yeter yazmaya
Hani olmaz ya
Şimdi çıkıp gelsen
Neler dökülür dilimden
Bir an bile düşünmeden
Hani olur ya
Bir gün çıkıp gelirsen
İşte o zaman durur zaman
O zaman konuşur kelimeler
Durdukça dudağımda dili tutulan
Hani olur ya
Şimdi çıkıp gelsen
Ne kader alabilir seni benden
Ne sen
Hani olmaz ya
Bakarsın olur
Olurda gelirsen
Vazgeç gözlerimden vazgeçebilirsen
Hani olurda olmazsa
Yani gelemezsen
Bir sevda yaşı süzülür gözlerimden
Hani olurda gelirsen
Ya da olmazda gelemezsen
Hep bir damla yaş olur
Süzülür gözlerimden
Gelsen mutluluk
Gelemezsen umutsuzluk olur adı
Hani olur ya…
Belki de olmaz…
Belki de dolmaz zaman
Belki de doldu zaman
Aman yar
Durma çık gel
Seni bekleyen satırlara
Sana damlayacak parmaktaki kanlara inat gel
Durma
Çık gel
Gel ki yazsın kalem
Gel ki dolsun satırlar
Gel ki
Gel ki dursun gözümdeki ince yaşlar
Bir geliş ki duran hayatlar yeniden başlar
Gel yar
Gel…


Saat ve Tarih: 10:02 , 20/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

CANOM

 

Ölümün üzerinde yürürdü çocuklar,
Hiç yakışmazdı bir beden büyük gelirdi hep

Dönerdik bir kuşatmadan döner gibi paramparça!
Kabzamızda soğuk bir köpek havlaması!

Patikalar incelirdi gün boyu,
Güneş aynı olmazdı,
Ay kadınlığından utanırdı düşerdi deniz'e çırılçıplak!
Kurşuna vurulan gök-kuşağı avuçlamazdı,
Yağmur sonrası toprak kokusunu!

Yürürdük sırtımızda geceden kalma günışığı,
Kalleş cesetlerin üzerinden sıçramak düşerdi payımıza!
Bütün adımlarımızın kirlenmiş sakalları vardı!

Aşk yasaktı,
Sevmek,
sevişmek yasaktı!

Saçının tek bir telini sırtlamaktı mümkün olan,
Bu ne ağır vebal

Özgür dağların tutsak deniz'indeydi gövdemiz,dalga dalga!
Limansızlık var bu yerlerde,
Uçurumlar!

Bakmak yasak,
Görmek,
Korkmak yasak;
Gölgemiz yasaktı bize-sen yaklaşma Canom...

Yüzünün gül suretini vur dünyaya,
Savur saçlarını yıldızlar çıksın!

Kentler şimdi dağlar kadar yakın degil,
Voltada degil yüzüm,
Gidişi varsa elbet bu yolun-sonunda sen olmalısın!

Nasıl bakıyor Ülkem gözlerime dimdik göz kırpmadan!
Yürümeli Canom-sen bırakma ellerime desem;
İki elim var!

Hangi birini tutacak ellerin ! ?

 

Deniz


Saat ve Tarih: 09:59 , 19/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

Adım İntihar Kalsın Sende Hadi Gülümse Ama Sen Bilme

 

Hiç bir şey deme ama!
Sadece dinle!
Vakitsiz bir anda içime düşen adım kalsın sende.
Aranan bir aşkı ihbar edecek yıldızlar ihtihardan önce,
Yoksul olan kalbimizin sesi geriye kalanla yetinsin
/senden
ibaret!

Darmadağan sabahların sahilinde,
Yıkılmış evler deprem sonrası içimde bir çığlık!
Kirpiksiz gözler uykuya varmaz-varılacak yerler olmalı?
Rehin bırakılmış şah damarımdan kanım aksınki,
Adım intihar kalsın sende!


Bizim degil bu sevda vapur düdüklerinin,
Martı kanatlarının dalgalar boyu eskiyen sesinin.
Gün boyu adımlamadığımız kaldırım efkârının,
Yalan aşkların,yalancı aşıkların...

Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Dalgın bir Denizler gibiyim
Sahile vurdumda ölü balıklara özendim geri dönmedim geriye!
Gövdemin baltalandığı Çınar içerden çürüyorken,
Diyarbakır bana yanıyor,yangınlar içinde!
Ne çok Mayıs'a vuruldum,
Doğmamışım daha Ekime çok var!
Delikanlı yaşımı kutlamak sana mı kaldı İstanbul! ?

Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Ferman eyleye dursun bu fırtına,
Yeşil bir yaprak düşsün dalından,yağmurlar sağnak
Öfkemin hangi gözünden baksam,aynı renk gökyüzü!
Akıp gidiyor günler
/an.....
Durmuyor çılgınlık bu!
Sabah çıırılçıplak elbisesiz yatak sohbetleri uzak kentlerde!
Uslanmamışım-usum(n) da...

Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Anyı gökyüzünün ayrı bulutları
Ayrılık yaşında!
Biri doğu der uzatır elini,hayal olur el degmemişligine!
Digeri batıya koşar,düş kıran fırtınaya tutulur!
Bilekleri kesik gelir ikiside
/İkiside ayrı dilde!
Adını unutur ilki...ikincisi kırgındır gökyüzüne!
Adım intihar kalır gökyüzünde!

Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ve sen bilme!
Anlatılmaz olmuşum hayatım özetsiz,
Issız koyakların yankısından geri dönüşmüşüm!
Bir gülüşüne bin ateş yakmışım yüregime,
Tabip sürmüş merhemi bileklerim hala kesik!
Bilmez olmuşum kaçıncı damardan gelmiş ölüm!
Façası bozuk bir surat çarpıyor duvara
/İzi kalıyor duvarda
afişlenmiş
Bu ihtiharı alnıma bıçak gibi saplayanım
Aklıma düşmenin zamanı mıydı?
Neyin düşündün,hangi düşü bırakıp geldin?
Adım kalmıştı sende
/GÜLSENE!

Adım intihar kalsın sende hadi gülümse ama sen bilme!
Kurak bir yalnızlık sonrası ıslak gelmiştim,
Bir yetim şiir adamıştım adına
Mumlar yakmıştım
Yas bile tuttum geçen günler adına,
Beter kışlarda tövbeler üstüne yıkanmıştım!
Çocukluktan kimliksiz kalmışım,adımı sen koydun!
Adım ne bilmiyorsun!


Adım intihar kaldı sende,hadi gülümse
/Ve....
Sen sakın bilme!

Deniz


Saat ve Tarih: 09:46 , 15/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

iYi Ki SEVDiM, iYi Ki SEViYORUM SENi

iyiki geldin bana..

Gelip bos olan yanimi doldurdun,

sonbaharin matemine dokunup da gizlice,

sol yanimda durdun...

Isiyan bir alev gibiydi gözlerin...

önce ilik bir rïzgarla sardi yüregimi..

ve sen bir  daha hic gitmedin..

hep olacagin yerde..

yüregimde..

sol yanimda... bekledin..

Bir gün..

"her seye inat kal ".. dedin..

karsi cikip da,

inadina alip basini

gitmedi..

Bekledi gönül..

Durdu ve bir nefes aldi,

gördüklerini göremediklerini bir bir saydi..

Hepsine esen ilik bir rüzgar vardi,

rüzgar tekrar tekrar sararken nefesini...

gitmedi..

Gözlerini kapayip onca söze inat,

bekledi...

Gittigin uzak sehirlerden,

dönüp de ellerinden tutmani..

Gelip de bahar gözlerinle bakmani,

kavusup da bir daha kopmamayi..

Bekledi...

iyikide bekledi..

Geldigin gün anladi,

bitmemisti bu masal..

Her ne kadar bitti dese de,

her ne kadar bitmesi gerekse de !..

Bitmedi..

Bitmeyecek,

sonsuza dek sürecekti...

Kac bahari eskitecek,

kac kez rüzgarlara kanatlanip da,

ellerime degecek...

Saclarimdan usulca öpüp,

türkümüzü söyleyecekti...

iyi ki diyorum simdi..

iyi ki sevdim,

ve seviyorum seni...

 


Saat ve Tarih: 06:12 , 13/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

SEN GELDİN YA

Geceler karabasan gibi çökerdi üzerime
Korkularım olurdu çoğu zaman
Gözlerim garip bir hüzünle dalardı uzaklara
Puslanırdı ufkum,sıkılırdı ruhum
Hep bir dayanak arardım böyle zamanlarda
Yalnızlık zor gelir dayanamazdım
Dayar sırtımı bir ağaca hayale dalardım
Bir mucize bekler dururdum
İşte şimdi gerçeğe döndü hayallerim
Sen geldin ya
Artık gözlerimin içi gülecek
Bu öyle bir masal ki
Ömür boyu sürecek
Bu öyle bir şarkı ki
Dilden dile söylenecek
Sakın korkma bu aşka nazar değmeyecek
Hiç kimse sevdiğini
Benim kadar sevmeyecek
Ellerim ellerini hiç bırakmayacak
Gözlerim gözlerine dalacak
O mavilikten binlerce umut çıkaracak
Dudaklarım hep ismini haykıracak
Bu öyle bir yol ki
Dönüşü olmayacak
Bu öyle bir sevda ki
Senden başkası asla olmayacak

Sen geldin ya
Her mevsim yüreğimde tomurcuk güller
Daha bir kırmızı açacak
Ay yüzüme gülecek
Yıldızlar bir başka parlayacak
Meltem yüzümü okşayacak
Yağmur daha tatlı yağacak
Kar üşütmeyecek,güneş yakmayacak
Kulağım kapıda olmayacak
Gözlerimden yaş akmayacak
Yangınsa böyle yakacak
Sevdaysa bunun adı
Bendeki en karası olacak
Varsın kimse arayıp sormasın
Sen yanımda oldukça
Kimse umrumda olmayacak
Varsın yer yerinden oynasın
Varsın dünya yansın
Varsin cümle alem üstüme gelsin
Cesareti olan varsa denesin
Beni yolundan döndürsün
Yangınsa böyle yaksın
Sevdaysa bunun adı
Bendeki en karası olsun


Saat ve Tarih: 09:16 , 11/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

SEN BENİ UNUTSANDA

Yine yağmur yağıyor penceremin kenarına
Seni düşünüyorum...
Düşünüyorumda ne güzel olurdu
Bütün acılar yağmur gibi akıp gitseydi
Sen beni sahile yazılmış bir yazı gibi
Kalbine yazdın
Ve bir gün bir dalga sildi beni senin kalbinden
Keşke bende bu kadar kolay yazıp
Bu kadar kolay silebilseydim
Ben seni kalbime o kadar büyük KAZIMIŞIM Kİ
Bir türlü silemiyorum...
Bende seni kalbimden bu kadar kolay akıtabilsem
Ne zaman unutmaya çalışsam yenik düşüyorum
Olmuyor bu hayat sensiz
Ne yapsam seni atamıyorum kalbimden
Ben seni unutamıyorum MELEĞİM
SEN BENİ UNUTSAN BİLE...


Saat ve Tarih: 01:29 , 8/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

YAZAMADIĞIM YAZI

Bir gece uyuyamadım yine,düşündüm aklıma sen geldin hayalinle,
Bir yazı yazıcaktım sana,seni anlatıcaktı,beni anlatıcaktı,bizi anlatıcaktı.
Birazda sert olucaktı ha...
Kırıcaktı kalbini..Ağlatacaktı seni...

İşin kötüsüde neye ağladığını anlayamacaktın.

Ne olucaktı seni ağlatan?
Geçmişte yaşadıklarımız mı?
Gelecekte yaşayamayacaklarımız mı?
Nedeni,niçini,nasılı önemli değildi...Öyle yada böyle sen ağlayacaktın.
Bir zamanlar bana gülmüş o gözlerden yaşlar akıcaktı.

Hayır bunu yapamazdım..

O yüzden yazmıyorum işte bu yazıyı.

Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son paragrafım bile hazırdı...Yazının bitişine doğru
hıncımı çıkarmak için tekrar tekrar saldırıcaktım kalem ucuyla üstüne...
Sana sorular sorucaktım,cevabını hiçbir zaman alamayacağım sorular...
"Sen hiç böyle sevdin mi?" diyecektim.Kalbsizlikle suçlayacaktım seni.
"Sen birine yazı yazdın mı?" diye sorucaktım.Vefasızlıkla suçlayacaktım seni.
Bunlada yetinmeyecektim,kendim sorduğum sorulara kendim cevaplar vericektim...

"Sen gecenin birinde birine birşeyler yazıcak biri değildin" diyecektim sana.

Kelime oyunları yapıcaktım,daha sert yazıp seni kırmamak için.

Ama olmadı,yazamadım işte bu yazıyı..Eğer yazsaydım,yazabilseydim,son cümlem iyi dileklerle
bitmeyecekti...
"İnşallah başka biriyle mutlu olursun" demicektim yazıda.

Senin adına hayattan garantiler istemeyecektim...

Yanlış anlama bu kısım senle alakalı değil,benle ilgili.
Hayattan ölüm dışında hiçbir garantiyi istemiyorum artık,hoş istesemde hayat vermiyor zaten...


Saat ve Tarih: 01:25 , 8/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

ADIN YAĞMUR OLSUN

Ben yıllarca gelmeni bekleyim
Sen hep kaç uzaklaş benden
Eğer korkuyorsan.
Bu korkunun zaferi olsun.
Benim adım Hasret senin adın Gurbet olsun..

Yüreğim gecelerdir aç aşkına.
Sende bir kerecik sev Allah Aşkına.
Eğer sevmezsen.
Bu yüreğimin ölümü olsun.
Benim adım Makdul senin adın Katil olsun.

Ben sana yazılmış bi kağıt parçasıyım.
Sen o kağıdı alıp okuması gereken kişisin.
Eğer okumazsan.
O kağıdı ateşe korsun
Benim adım Mektup senin adın Adres olsun.

Ben sana şarkılar şiirler söyleyim.
Sen dinle hiç birşey deme.
Eğer dinlemezsen.
Bütün umut çiçekleri solsun
Benim adım Bülbül senin adın Gül olsun.

Beni gerçekten sevdiğini bileyim.
Çöllere düşeyim izini süreyim.
Eğer seviyorsan
Bu yüzyılın aşkı olsun.
Benim adım Mecnun senin adın Leyla olsun.

Yüreğim yılldardır susuz gibi kurak.
Yüreğin yağmasını bilmeyen bi yağmur damlası giib ürkek
Yağ artık yüreğime ne olacaksa olsun.
Yüreğiim Yüreğinden gelen damlalarla hayat bulsun.
Benim adım Toprak senin adın Yağmur olsun.

ALINTI


Saat ve Tarih: 01:20 , 8/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

HÜZÜNLE BESLENEN YÜREĞİM

Toprağa Düşen Soluk Bakışım Sararken Geceyi..
Yalnızlığımın Gölgesinde Yüreğim..Benliğimse Ayaz..
Suskunum..ama Kabul Etmiyorum..Yalnızlıktaki Tükenmişliği...

Sesim Çıkmasa da..Nefesimden Tanır Beni Gece..Duyar Feryadımı..
Tükenen Ayaklarımın Sessiz Çığlığını Duyar...
Anlar.. Hüzünle Beslenen Yüreğimin Ahını..
Yaşar Benle Birlikte...Özlemimi Çoğaltan Şu Yalnızlığın Siyahını...

Şimdi Suskunluğum Akıyor Yüreğimin Kuruyan Damarlarından..Damla Damla..


Saat ve Tarih: 12:20 , 7/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

BİR UZAK SEVDASIN

Ertelenmiş bütün hayellerim
Bir çıkmaz sokağa girdiler şimdi
Ömrümün yarısı takılıp gitti bakışlarına
Ne sevgimi anlatabildim
Ne sevdiğimi..
Ne el sallayabildim arkandan
Ne veda edebildim
Sen ki,
Adını bile bilmegim, ince sızım
Bakışlarını gözlerimde unutup gittin
Şimdi onlar yalnız, ben yalınızım...
Şimdi sen,
Kimbilir hangi şehirlerin akşamındasın
Neredesin, kiminlesin, nasılsın
Yağmur olsan `` Yağardın`` Derdim
Yıldız olsan doğardın gecelerime
Bahar olsan beklerdim kış boyu
Ne yıldızsın, ne baharsın, ne yağmur
Bir uzak diyarsın, adı yok...

Ömrümün yarısı takılıp gitti bakışlarına
Sel oldun, aktın
Alev olup yaktın yüreğimi
Bir perondan yapayalınız gidişini seyrettim
Bir adamın sessizce bitişini seryrettim
Anlayamadan,
Anlatamadan...

Neredesin
Sevmek zamanı geçti mi dersin
Efkar sardı başımı, anla işte
Mevsim sonbahar
Gariplikler, pişmanlıklar..

Tutki,yıllar öncesindeyim
Tut ki, bakışlarının düştüğü yerdeyim
İçin siner, kuşun konarmıydı
Yalınız bir agaç olsam yamaçta
Karda kışta
Sıgınırmıydın dallarıma
Bilmem ki....

Oysa bir uzak diyarsın adı yok
Bir uzak sevdasın adı yok....
ALINTI

Saat ve Tarih: 12:14 , 7/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

UYKUSUZLUĞUMUN TEK SEBEBİ

Yeni bir başlangıç ömrümde
Yeni hayaller ve yeni beklentiler
Seninle yepyeni bir sayfa açıp
Öncekileri yaşanmamış saydım
Bir kez daha
Sanki hiç yaşamamışçasına
Yok saydım hayatı
Sadece seni istiyorum
Ve hayattan sadece seni bekliyorum
Ama olsun ömrümde ilk kez bana değil
Sana başlıyorum
Ve bu kez hayat bana da güldü diyorum
İşte beklediğim an ve beklediğim yürek
Şimdi herşeyimi senin üstüne kuruyorum
Gidişinle hepsinin yıkılacağını da biliyorum
Ama olsun
Ben seni dolu dolu yaşamak istiyorum
Sevgini de kederini de büyük yaşayacağım
Sana sen benim son cemremsin dedim
Yüreğime yağdığını unuttun mu sevgili
Şiirlerinle geldin dünyama bir bahar vakti
Arındım şiirlerinde günlerdir sevgili
Seni şiirlerinle bir başka sevdim
Gizli bir sevda ırmağı akıyor şiirlerinden
Yankısı ve yakması sürüyor ta içimde sevgili
Her şiirin sırılsıklam duygu yağmuru
Yağmur damlalarınca ıslatıyor benliğimi
Arındırıyor yalan sevdaların vurgunundan kirinden
Gönlümde tomurcuklanan aşk bahçesi senindir sevgili
Sildin umutsuzluğumun bütün karanlıklarını bir bir
Yepyeni bir şafak atıyor gecelerimin bağrına
Umut doğuyor artık düşlerime ışık ışık
Esintin yılgın yüreğimin dalgakıranlarını yıkıyor
Sen ki, kelebek kanatlarında yaşanmamış baharımın muştusu
Sen ki, bitimsiz kışlarıma baş eğdiren kardelenimsin
Cemre olup yağdın iklimlerime
Yüreğimde damıttığım
Ve damarlarımda kımıl kımıl gezinen sensin şimdi
Nabzımda vuruşlarını dinle gümbürtüsünü duyacaksın
Sana sen benim son cemremsin dedim
Bu gece ki uykusuzluğumun sebebisin
Hasretimsin_sen
alıntı

Saat ve Tarih: 12:12 , 7/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

süper etek modelleri


Plus Size  Print at Roamans.com
Free Naturally Chic tote bag, with purchase

$69.99 - $74.99
Now: $49.99 - $54.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$69.99 - $74.99
Now: $49.99 - $54.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$69.99 - $74.99
Now: $49.99 - $54.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$69.99 - $74.99
Now: $49.99 - $54.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$39.99 - $44.99
Now: $34.99 - $39.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$44.99 - $49.99
Now: $34.99 - $39.99

 


Plus Size  Print at Roamans.com

$39.99 - $44.99
Now: $34.99 - $39.99

 


Solid


Plus Size  Print at Roamans.com

Bold check skirt

$69.99 - $74.99

Now: $49.99 - $54.99

 

     
       

Plus Size  Solid at Roamans.com
Flounce hem skirt

 

$18.99 - $21.99
Now: $12.99 - $15.99

Plus Size  Solid at Roamans.com
Cargo skirt

 

$24.99 - $29.99
Now: $19.99 - $24.99

Plus Size  Solid at Roamans.com
Tulip Skirt

 

$39.99 - $44.99
Now: $29.99 - $34.99

Plus Size  Solid at Roamans.com
Denim A-line skirt

$29.99 - $34.99
Now: $19.99 - $24.99

Saat ve Tarih: 09:06 , 6/8/2008 Yazar: mtb_1973
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

AYRILIĞIN ESKİ TADI YOK

Biz çocukken, tepesinde bir dantela örtüyle başköşede duran yeşil ışıklı ahşap radyomuzdan, hüzzam makamında ayrılık şarkıları yayılırdı salona:
"Ayrılık, ümitlerin ötesinde bir şehir"di o zamanlar;
"...ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir"di.
"Yaman kelime"ydi ayrılık; "benzetmek azdı ölüme"...
Ve her kim uğrarsa bu zulme, "gündüzü olurdu gece..."
Selahaddin Pınar'ın tamburu "Ayrılık yarı ölmekmiş/ o bir alevden gömlekmiş" diye inler ve sorardı:
"Ey sevgili sen nerdesin/ nerdesin ey sevgili?"
"Çerağ" nedir bilmezdik; ama Sevim Tanürek, "Alev alev çerağız biz/ Ayrılsak da beraberiz" deyince bir yangın fitili tutuşurdu yüreğimizde...
Sonra Zeki Müren çağlardı, tane tane söyleyerek:
"Aynı bedende can gibiyiz/ cana can veren kan gibiyiz/
Yanıp da bitmez kül gibiyiz/ biz ayrılamayız/
Eller ayırsa bile/ yollar ayırsa bile/ biz ayrılamayız."
* * *
Büyüdük; o "çerağ" da içimizde büyüdü alev alev...
Sevdalandık... ayrıldık... yandık.
Ayrılıkla ölümü, biz de Abdürrahim Karakoç'un "Mihriban"ıyla kıyasladık:
"Ayrılıktan zor belleme ölümü/ Görmeyince sezilmiyor Mihriban..."
Timur Selçuk, "Ayrılanlar için" değil, bizim için çalıyordu:
"Ne kadar acı olsa / ne kadar güç olsa/ Her şeyi, evet her şeyi unutmalı"ydık.
"Kalırsa içimizde bir derin sızı kalır"dı.
* * *
Derken vuslat kolaylaştıkça; basitleşti ayrılmalar da...
Kocamaya bir yastık yetmez oldu.
Sönenin son ateşiyle yakılan sigaralar gibi; ayrı düşülen yavuklunun hasreti, yeni bir aşkın kollarında giderildi.
Ve günün birinde Ajda Pekkan, "başı yukarda meydan okuyarak hayata", ayrılıkların üzerindeki o kırık yeniklik duygusunu silip attı:
"Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık" diye kovaladı eski sevgiliyi:
"Bir zamanlar sen de bana acımadın/ yalnız kaldım/ Yıkılmadım ayaktayım."
* * *
Herkes bu çıkışı bekliyordu sanki...
"Ümitlerin ötesindeki o şehir" bir anda tarumar oldu.
Bir baktık ki 20. yüzyılla birlikte, ayrılan yollarda söylenen şarkılar da değişmiş, herkese bir güven gelmiş.
"Aşk dediğin geliyor, geçiyor" diyen Hande Yener, ayrılığın onuncu gününde eski sevgilisine "Yalnız değilim, sıkılmıyorum" mesajı göndermiş.
Nazan Öncel, bir vedalaşmayı "Jetonu mu yoktu, aramadı gitti/ velhasıl bitti" diye özetlemiş.
Sonra jeton da tarih oldu.
Ayrılık acısının ilacı bulundu.
Demet Akalın bir yıl önce "seve seve" ayrıldığı sevgilisiyle "İsim neydi çıkaramadım/ adın neydi hatırlamadım" diye kafa buldu.
Şimdilerde dillerde gezen bir yaz şarkısında ayrılıklara iyi gelecek formülü açıklıyor:
"Hemen yeni bir aşk bulunur, yerin çabuk doldurulur/ Sevgilimi koluma takarım/ Bebek'te üç beş tur atarım/ Olmadı bi de sinema yaparım/ gördüğün gibi çok unutkanım."
* * *
Dedim ya, ayrılığın eski tadı yok.
Şarkılardan belli...
CAN DÜNDAR


Saat ve Tarih: 12:30 , 6/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

SEN YOKTUN

Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...

Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...

Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...

Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...

Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...

Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...

Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...

Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...

Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...

Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...

Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yoktun...


Saat ve Tarih: 12:19 , 5/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

BAZEN GİTMEK GEREK

Bazen bitmek gerek yaşamdan...


Bırakmak gerek bugünlerde, işi gücü, sevgileri aşkları, parayı pulu. Gözün görmeden, kulağın duymadan, yüzün gülmeden gitmek gerek buralardan.
Nereye olduğunu bilemediğin yollara, neden olduğunu anlamadığın sebeplerle çıkmak gerek. Kimseyi yanına katmadan, kendini bile olduğun yerde bırakarak gitmek.


Gitmek gerek bazen.
Bazen buralardan
Bazen bu zamandan
Bazen bu yerlerden.


Tanıdık tanımadık her yerden, her şeyden gitmek gerek.
Neresi olduğunu bilmediğin yerlere, nereye çıkacağını bilmediğin yollara sapmak gerek. Kaybolunca sormamak gerek kimseye neresi diye. Durunca kalmak gerek oralarda. Ayakların seni götürene kadar kalmak. İçinden yeniden gitmek gelene kadar durmak gerek orada. Kim ne derse desin umursamadan, hatta herkese bir şey söyleyerek gitmek gerek. Kiminin gözünün yaşına bakmadan, kiminin gözünün içine baka baka gitmek gerek.



Yaşamak için gitmek gerek.
Yaşamı anlamak için gitmek gerek.
Anlaşılmak için gitmek gerek.
İnsan olmak için gitmek gerek.
Sormayın işte nedenini
En çok
Gitmek gerektiğinde gitmek gerek.(!)


Saat ve Tarih: 12:15 , 5/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

HÜZÜN DENİZİ

Yüzümüzü sulara bıraktık
hayallerimizi sıvası dökülmüş duvarlara
sardıkça yangınlar içimizi
yoksul bir yaşamın cenderesinde
yaralarımız üşüdü...
Önce miydi, sonra mıydı,
kar mıydı?
yağmur muydu?
bilemedik?
üşüdükçe içimize çöktü sis...


Hep sancısını çektik kahreden hayatın
ne giysek yakışmıyor hüzünden başka
eğilip bakmaya korktuğumuz,
sahipsiz mezarlara döndü içimiz.
her akşam tanımadığımız bir hicran
görmediğimiz bir ıstırap çaldı kapımızı...


Kalbimizi bir vefasız,
ömrümüzü bir hayırsız aldı
hayatın çıkmazında hep teselli aradık
buruk gülümsemeler dindirebilir mi hüznü ah! Can?
kime ne verebiliriz ki,
gönül mü?
ömür mü?
can mı?
mal mı?
yok, yok yüreğimizden başka servetimiz


Her baktığımız göz yuttu gönlümüzü
hançerini sapladı her tuttuğumuz el
hangi adaya sığınsak ihanet kokuyor.
nereye gidebiliriz ki ah! Can,
yüreğimizden başka
sokaklar çıkmaz sokak ömrümüzde,
kahretsin...


Çıktığımız her yolculukta
düştüğümüz her kalabalıkta
ıssız bir kıyıda üşüdü ömrümüz
yetim bir ruh, nemli gözlerle
her gece sarılıp bir hayale,
yalnızlığımızı alıp bastık bağrımıza...


kırgındık mevsimlerin koynunda, yaralıydık
acılarla yattık, acılarla kalktık,
bir ömür acılara acılar kattık
kurudu gözpınarlarımız,
karanlığı siper edip gözlerimize
yüreğimizle ağladık.


Kimsesiz bir çocuğun yüreğine çizip resimlerimizi
kayıp mezarlara gömdük,
yüzümüze siper ettiğimiz gülüşleri
ve yükleyip sevdalı bir kuşun kanadına anılarımızı
ardında el açıp aşka ve acıya ağladık...


Hep yüreğimizde saklı tuttuk sevgimizi,
gözlerimizde, yüzümüzün hüznünde saklı tuttuk...
gökyüzünü doldurup soluğumuza
isyanımızı kilometrelere zincirleyip
kayıp bir vadide idam ettik geçmişimizi...


Gidenler dönmedi ah! Can
solgun bir güz bahçesi renginde,
boynu bükülü gelincikler gibi kaldık
yaralı uçurumları birer birer koşarak
boş yere yollara baktık, türküler yaktık
kurudu gözpınarlarımız, yüreğimizle ağladık.


Yaralı bir ülkeyiz şimdi, terkedilmiş bir şehir
nehir nehir acılar damlıyor bedenimize
önümüzde dağ dağ uçurumlar
ardımızda ölümün ayak sesleri
nasılda acıyor hayatımız ! Can


Gurbet ki, kahreden yanımız
acılara gömdüğümüz isyanımız
derdimizi kime nasıl anlatırız,
kimimiz var ki,
lime lime yüreğimiz,
ilmik ilmik gözyaşlarımızdan başka…


Hasret ki, göçmen kuşların kanadında taşıdığı
gamdan bir dağ gibi oturmuş gözlerimize...
buruk gülümsemeler dindire bilir mi hüznü ah! Can?
kime ne anlatabiliriz ki,
ağızdan çıkan her söz yaralıyor yüreğimizi....


Saat ve Tarih: 12:11 , 5/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

SEVGİLİYİ SEVENLER ÖZLER

Duy beni, gör beni ey Yar!
Dünyâ Artık Daha Kalabalık Ve Daha Karanlık
Bu Şehrin Duvarları Sağır
Bu Şehir Sen’den Sonra Darmadağın, Harâb
Bak, Kayıp Gidiyor Yıldızlar Avuçlarımdan
Sana Yabancı Bu Çağlarda
Artık Her İnsan Bir Başına, Yapayalnız Ve Çâresiz
Beni Bu Sahte Kalabalıklarda Sen’siz Bırakma


Saâdet Çağının Uzağında Kaldı Adımlarım
Mevsim Boran
Mevsim Kaç Asırdır Yalancı Bahâr
Yeminlerin, Biâtlerin Irağında
Zakkum Ağacının Kökünü Saldılar
Kızılca Kıyâmet Hangi Yana Baksam
Renkler Ölümüne Ağlıyor Peşinden
Güneşin Uyanışını Bekleyen Perdeleri
Sen’siz Bomboş Kalan Ellerimi Doldururmuşçasına
İndiriyor Ama Kaldıramıyorum


Gözlerim Akıyor Yollara
Dokunsun Diye Sana
Duâlarla Kuşattım Acılar Mahzenimi
Sen’in Gurbet İkliminde
Çâresiz Firaklar Baskınında
Uzaklara Bırakma Beni
Anlatır Sen’i Bir Çift Güvercin
Bir Örümcek Ve Kusvâ
Yakından Görmeliydim Ellerini
Ellerini Kaldırdığında İkiye Yarılışını Ay’ın
Bedir’de Ellerini Görmeliydim
Sen Duâ Olup
Yağmur Yağmur Yağarken Yeryüzüne
Görmeliydim Gülistân Ellerini


Kalbim Sökülüyor Yuvasından
Rengini Yitiren Zamânlarda
Kalan Mı Benim, Giden Mi
Yokluğunda Gidenler Mi Yoksa Kalanlar Mı Gurbetçi
Bırakma Beni Sensizliğin Bitimsiz Kuytuluğuna
Sıcak Bir Aşkın En Müntehâ Kapısında
Sana Kavuşmadan Unutmam Beklemeyi
Sen’i Unutmam, Unutmam Çağların Çağını
Biliyorum Bir Gün Ansızın Geleceksin
Sen’in Yağmurunda Islanacak Dünyâ
Yaşanmamış Bahârları Getirmek İçin
Yeniden Yazmak İçin Aynaların Sırrını
Rahvan Atlarla Geleceksin Biliyorum


En Çok, Tanımamalar Kanatır Beni
Tanıyan Sever, Sevenler Özler Sen’i
Buralar Gayrı Şaşkınlığın Son Halkası
Gayrı Buralar Acem Mülkü
Sevdâlar Acem, Karlar, Yağmurlar Acem
Martılar Bu Denizi Terk Edeli Beri
Rüyalarıma Da Uğramıyorsun Artık ;(
Özlemler Rüyada Başlar, Sevdâlar Rüyada Dâim
Sen’den Başka Sığınacak Divan Yok
Güneşe Renk Veren Renkler Ülkesinde
“Huzur” Ver İçimdeki Yalnızlığa Sesinle
Utanmıyorum Gözyaşlarımdan Anarken Sen’i


Sana Geç Kalmışlığımdan
Bu Şehre Depremler İniyor Bir Bir
Sen’siz Her Şeyde Yarım Kalmışlığın İzi
Sen’i Unuttuğumdan
Kuşlar Da Terk Ediyor Beni
Şehirler Gibi Şiirler De Kirlendi Ardından
Perdeler Kalkmadı, Filizlenmedi Tanyeri
Pişmanlıklar Kalbimde Tutam Tutam Gül
Bu Karda/Kışta, Bu Işıksız Duldalıkta
Beni, Sevenlerini, Özleyenlerini
Korku Tûfanında Hiçlik Karanlığına Bırakma


Yokluğunda, Anne Bağrı Da Gurbet, Vatan Da
Kuru Bir Hurma Kütüğü Kadar Olmasa Da
Yokluğunu Yoksulluk Sayan Bütün Kalbimle
Özledim Diyorum, Özledim Sen’i
Süvâriler Vuruldu, Sen Gelmedin, Bahâr Gelmedi
Belli Ki Sen’i Özlemeyi Bile Beceremiyorum


ZAFER ŞIK


Saat ve Tarih: 11:36 , 3/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

AYRILIK ÖLÜMDEN ÖNCE GELİR

Her köşe başında dinlenir oldu sazımız
Bir hicranın göğsünde gemlenir sızımız
Avizeler kopacak, baktığın yerden
Geçecek bütün şarkılar gözlerinden
Adın unutulacak, sen dönmeyeceksin
Şair'in öldüğünü bile görmeyeceksin
Ben yazacağım tarihini ölümün
Kara gözleri kan ağlayacak gülümün
Ayakta tutacak, kalbe düşen her yara
Namın ulaşacak bütün soylu turnalara
Sen göğsüne en şanlı karalara bağlayacaksın
Kimse dokunmasa da gülüm ağlayacaksın
Vurur da en bahtiyar balıklar sahile
Değil sahil, martılar bile gelir dile
Cinnetin resmi dokunacak duvarlara
Kaybetmeden ağlamayı öğreteceğim dağlara
İsyanı büyük olur, yaralı kartalların
Sonu ölüme çıkar bütün yalnızlıkların
Saçına iğrelti bir saltanat takacaksın
İstemesen de yanık bir yüreği mesken tutacaksın
İfadesi olmayacak aşkım, hiçbir ayrılığın
Kalbini kıskandıracak kalbimdeki varlığın
Gelip içimde bıraktıklarını toplasana
İhtimali kalmadı kavuşmanın artık anlasana
Ayrılık ölümden önce gelir; bilmelisin
Şairler nasıl ölür gözlerimde görmelisin
Bir azap içinde bir ömür kıvranacaksın
Ressama değil, sen bir resme mahkum
olacaksın...

ALINTI


Saat ve Tarih: 11:33 , 3/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

CAMDAN KAFES

Her bir yanı camlarla çevrili bir kafes
Ve
Bir balık,bilemiyorum zorlanmadan nasıl alıyor nefes
Çok uzak
Ve soğuk
Balıklar soğuk olurlar
Ve unutkan
Unutanlardır bana göre en büyük nankörler
Bu nedendendir benim uzak oluşum balıklara ve suya
Dokunmam.. Dedim ya soğuktur tenleri
Ve ürpertiler içimi
Fakat çok güzeller
Durmadan suyun içinde dans ederler
Sadece
Seyrederim uzaktan ne yer ne içerler
Ama
Bir büyü sanki beni bu kapalı kafese çeken,
Islaklığına rağmen sıcaklığıyla içimi eriten
Ve
Bir sihirli ok sanki zırhımı delen
Kimibilir..
Belki de farklı oluşuydu beni, onu tanımaya iten
Ve
Onun bir balık olamayacağıydı, yaklaştıkça dikkatimi çeken
Bir peri olmalı böylesine güzel yüzen
Bir su perisi..
Peki neden yalnızdır böylesi esşiz ve hassas bir peri
Ve neden girmez kimse o cam kafesten içeri
Anlaşılan o ki ölümcüldür barındığı yeri
İçeri gireni öldüryor zehiri
Belli ki kendisi de çıkamıyor dışarı
Onun için,dışardakiler zehirden de tehlikeli
Konuşmak istedim,şüpeliydi su da ona ulaşacağının sesimin
Dokunak istedim her bir yanı kapalı camdan kefesinin
Peki ya nasıl yaşardı bu minik peri
Hiç tükenmez mi oksijeni
Ve neydi ki yiyeceği
Anlaşılan sevgiydi tek besini
Ve
Artık biliyorum ki duyuyor sesimi
Her solugunda içine çekiyor nefesimi
Söyle bana ey sevgili!
Tükenir mi hiç içim de ki sana olan sevgi
Boşuna beklemesin ölüm ne seni ne de beni
Ya
İzin ver bana suların da boğulayım
Ya da
Özgür bırak kendini sonsuza dek seni koruyayım

ALINTI


Saat ve Tarih: 11:23 , 3/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

GİTME KAL DİYEMEDİM

Gözlerime bak, yarılsın yürüdüğümüz kaldırımlar
Ellerimi tut sıkı sıkı bırakma beni sonsuzluğa
Yabancımıydık, yoksa hep birlikteydik de ayrıldık mı ?
Alışmışmıydım sana yoksa vedalaşmak için ayrılmakmı gerekliydi
Gitme diyemedim, Kal diyemedim, Benim ol diyemedim.
Yarım kaldı gözlerine doyamadım
dudakların, dudaklarımda yarım kaldı
ağladım isyan ettim
bizden sonra o şehir yıkılsın istedim
Ellerin kaydı ellerimden tutamadım
gözlerin yarım kaldı bakamadım
ama sana gitme, kal diyemedim
Yarım kaldı oradaki hayat
buruşturup attık bir kenara
ben sana doyamadım
ama gitme kal diyemedim
yazan : Tufan


Saat ve Tarih: 10:27 , 2/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (1) | Yorum Yaz | Baglantı

YÜREĞİME NASİHAT



yak ocağı at kömürleri demirci baba,seninleyim bugün.körükle ocağını sür demirlerini bugün seninle demirleri tavında dövmeye geldim.gençliğime dualar almaya,yüreğime nasihatler vermene,birde soğuk demire şekiller vermeye geldim.yak ocağı demirci baba,seninleyim bugün...

belkide olmuştur şimdi demirler,kızıla büğrünmüştür soguk demir.al maşayı eline yavaşça indir örsün üzerine.aman düşürme sakın o sadece demir değil sanki yüregim o benim.

başlayacaksın çekiçle şekiller vermeye."bizim meslek peygamber mesleği evladım" diyeceksin ve devam edeceksin sözlerine "koskoca peygamber sultan olmuşta yine evini demircilikle geçindirmiş.ya sahabelere ne demeli?hele bir sahabi,adı aklıma gelmedi demiri ısıtıp sıcak tarafını dövmezmiş soguk tarafını dövermiş..." diyeceksin.sonra sileceksin alnın terini ve bir yudum su yudumlayacak dudakların.

bitecek iş şekle girecek yüreğim."evlat " diyeceksin ben çıkarken hani nasihat istiyordun ya işte sana nasihat:
"sırtını asla insanlara dönme.çünkü insanlardan çok şey ögrenirsin kitap gibidir insanlar herbirinde eyrı bir hikaye bulursun...yolun açık olsun yiğidim,allah sakınsın seni..."

İSHAK SAKA


Saat ve Tarih: 10:14 , 2/8/2008 Yazar: TOKAY ŞİİR
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı

GÜNLERDEN ÖZLEM

Düşlerden bir bağ