





O kadar açılmışım ki fark etmeden.kendime geldim sonunda, ama kıyıdan o kadar uzaklaşmışım ki hiç bi şey gözükmüyor artık etrafımda.güneş batmak üzere.
Birden etrafımda ki köpek balıklarını fark ediyorum.onlarca, hatta yüzlerce.benim düşmemi bekliyorlar zevkle, gözlerinde hain bakışlarla ve güneş de batıyor işte.
Her yer simsiyah artık.kapkaranlık.gökyüzünde ki yıldızların pırıltısı var sadece gecede.bi de köpek balıkların hain bakışlarının pırıltısı.
Güneş çok uzaklarda artık.bir başka yerleri ısıtıyor ışığıyla.beni diil.ha sahi bir de dolunay var.sahte ışığıyla beni kandırmaya çalışıyor ama benim istediğim güneş sadece birden sandalım sarsılmaya başlıyor.
Her daim beni taşıyan, limandan limana götüren sandalıma bi şeyler oluyor.yavaş yavaş batmaya başlıyorum sanki.hızla bakıyorum çevreme ama etrafta ne bir gemi ne de bir balıkçı teknesi var.sonunda istenen oluyor ve batıyorum.köpek balıkları tadını çıkarıyor ağırdan alarak.gözlerimi kapatıyorum ve sonu bekliyorum.birden elimi bi şey kavrıyor.
Sanırım köpek balıkları dalga geçiyor benle ama yok bu sıcacık bi şey hızla çekildiğimi hissediyorum yukarı doğru.
Gözlerimi açamıyorum hala korkuyorum hayal olmasından her şeyin.
Yavaşça gözlerimi açıyorum.
inanmıyorum.güneş.
gözlerimi açmama izin vermeyecek kadar boğuyor beni ışıklarıyla.sıcaklığını hissedebiliyorum artık güneşin.
Bitti mi tüm kabuslar şimdi. köpek balıkları . yok hiç biri yok artık.
Başka bir kurban aramaya gittiler kendilerine.gözlerim artık alışıyor güneşe.
Nerdeyim diye bakıyorum etrafıma ve onu görüyorum.ağzımdan şu sözler dökülüyor sadece……
Beni bulacağını biliyordum……
Sudaki aksi aynadakini tutmayan
Nasıl göründüğünü hiç bilmeyen
Yine de hava ayaza çektiğinde
Kürkünü giyip türlü maskelerle bezenen
Bağrında yetiştirdiği güllere inat
Her daim kusmuk kokan
Kupkuru dudaklarını yalarken birden
Kaderin ıslak ellerinden kayan dünyanın yırtık zarından sızarken
Kırık bir gölgeyim,sakın elleme beni ...
Etrafımda onca ses var..ne dıyo bunlar.anlayamıorum.
Hayattan soyutlaşmısım ve hıc kımse benı gerı getıremıyor.
Buna sebep olan ne??bı hıc mı sadece.
İçimde fırtınalar kopuyor, dınmek bılmeyen hem de..
Sessız çıglıklarımı duyamıyor musunuz?haykırışlarımı...
Hayattan zevk alamıyorum zaten uzun zamandır.
Nefes de alamıyorum artık.d
Dipsiz bı kuyudayım ve gıttıkce hızlanarak dusuyorum.
Herkes kuyunun basında ama kimse elını uzatamıyor bana, hızıma yetışemıyor kimse.
Etrafımda kı her insan, her olay duşüşümü daha da hızlandırıyor.
Etrafıma bakıyorum her taraf karanlık.her yer sımsıyah.
Aydınlık çok uzaklarda artık.
Kurtulmak için çırpınıorum ama nafile.
Her çırpınışımda daha da dıbe batıyorum.
Son çırpınışlarım artık bunlar ama kimse farkında degil bunun...
vee artık pes edıyorum.kendımı bırakıyorum yavaşça kuyunun dipsizliğine...
Kulaklarımda sadece düşüşümün vızıltısıyla kaçınılmaz sona yaklaşıyorum...
Bu Yazı İsimsiz Bir Okurum Göndermiş Herkezle Paylaşmak İstedim eğer Kendisi İsmini Bizimle Paylaşırsa Bunu Seve seve Yayınlarım... Hemm İçtenlikle Yazdıgı İçin Tebrik Ederek Hemde Bizimle Paylaştıgı İçin Teşekkür Ederim Çok Hoşuma Gitti.....

Yine her şey o kadar tuhaf gelıo kı.
Yine karmakarısıgım. ve yine.
Yine eskı ben.
Değişen bışı gerçekten yok mu yoksa ben mı kendı mı kandırıorum.
Nefes de alamıorum yine.
Boguluorum.yanımdan gölgeler geçio sadece.
O kadar ruhsuzlar ki.yardım edin.
Boğuluorum. hayır kimse dönüp bakmıo.
Kimsenin umrunda diilim. daa yuksek bagırıorum.YARDIM EDİN!!.
Yine kimse bakmıo. karşılarında duruorum işte.
Ama bı tuahaflık var. beni göremiolar.
Etrafıma bakıorum.kimse kalmamış artık sokak bomboş ama orda bişi duruo.
Yavasca yaklasıorum.
Korktugum şey mı acaba. kalbım öle hızlı çarpıor kı.
Ya da artık çarpmıo mu.
Artık başındayım o bişeyın.kanlar içinde yerde yatan cansız bedenimin başında duruorum...

Karışığım hala.yine kayboldum.
Ya da hep mi kayıptım.
Nerdeyim soruma cvp bulamıorum aylardır.
Ne yapıorum ben.
Sadece uzaklaşmak ıstıorum her seyden. ama olmuo.
O kadar bağlamışlar ki beni zincirlerle.bi adım bile uzaklaşamıorum.
Gittıkçe yalnızlaşıorum.
Yalnızlığa daa fazla alışmaya başlıorum. hatta sevmeye.
Kimseyı de artık ıstemıorum yanımda.sadece ben ve düşüncelerim.
Onlara hukmedemıolar sadece.
Kalabalığın içinde kayboldum yıne.yıne onlarca ses.
Yine onlarca goruntu.yıne onlarca hayat.hepsi beynıme aynı anda üşüşüo.
Duymak ıstemıoum hıc bısı.kulaklarımı kapıorum.
işe yaramıo....
















































































Deli gibi çıkıp gittim evine sabaha karşı.
O'nu bulduğumda loş bir çatı katındaydı...
Her yana dağılmıştı kırmızısı...
Öyle hayaller kurardı ki,
gözlerinin içi parlardı...
Şimdi anlıyorum...
Hayal kırıklıkları kesmişti gırtlağını.
Neyi tutacağımı, neyi toplayacağımı bilemedim.
Gözlerim atlamalar yaparak dolaştı her yeri.
O an neye sarılmalıyım bilemedim.
Hangisi daha değerliydi?
O'nun soğumakta olan bedeni mi?
Yoksa uğruna sonlandığı hayalleri mi?
Öyle bir tükenişti ki o çatı katı...
Neye elimi atsam dağıldı.
Her yerde parlak, özenle yaratılmış görüntüler vardı. O'nun yarını...
Bir insanın gücüne şahit oldum.
Titredim... Korktum.
Saygı duydum bu güce, bu yıkıma...
O'nu bulduğumda loş bir çatı katındaydı...
Her yana dağılmıştı kırmızısı...
Kahkahalarını duydum ayaklarımın dibinde...Kıpkırmızı.
Al al tırmandı bileklerimden yukarı.
Tırnaklarımın arasından, göbek deliğimden, ağzımdan, burnumdan, kulaklarımdan içeri sızdı.
Onun bedeninden boşalan yaşam.
Göz akımı kapladı. Kıpkırmızı!
- "Hadi!" dedi...
- "Ne güzel olurdu uçabilsen! Neden uçamayasın ki?!"
- "Her şeyi başarabilirsin! Güç sensin!" dedi.
- "Yaşam senin! Gerçek olur olmasını gerçekten istediğin..."
- "Hadi!" dedi...
- "Uçabilirsin... Gerçekten inanıyorsan."
Açık pencereye takıldı gözüm.
Perde beyazlar içindeki masum bir kadın gibi dalgalandı. Pervaza attım son adımımı...
...
O'nu bulduğumda boş bir sokağın kaldırımındaydı.
her yana dağılmıştı kırmızısı...

Geçen gün “Gothica”yı izlemdim. Ama Gothica, gothic gibi olmamış. “Gothic” bir içerik katmaya çalışmış yönetmen ve senarist arkadaşlar ama sıradan ve basit bir korku-gerilim filmi olmaktan öteye gidememiş.
Ben bir eleştirmen deilim ancak “Gothic” kelimesi okadar basit bir sözcük deil ki bait bir şekilde yorumlayasın.Çünkü; “Gothic” kelimesi kolaylıkla tanımlanmaktan uzak bir ağırlığa sahiptir. “Gothic nedir” sorusuna tek bir yargıda buluşacağımıza -ben- inanmıyorum. Ve bunun bir problem olduğunu da sanmıyorum. işte, benim “Gothic“ hakkında düşündüklerimin bir listesi:
Gothic; “preppie” ve “jock” gibi ayrı bir sınıfa ve hizipe sahiptir.
Gothic; kendini küçümseyen bir kültürdür. Çok onurlu, görkemli ve kibirli olmakla ilgilidir.. ve aynı zamanda senin kendini beğenmişiliğine de güler.
Gothic; karanlık ışığı yaratır…ve karanlığın ışığını yayar.
Gothic; mevcudiyetin ihtişamıdır.
Gothic; anlak ve aklın bedenidir.
Gothic; bir yaşam tarzıdır.
Gothic; örecelidir.
Her Goth’un Goth nedir üzerine bir görüşü vardır.. ve her görüş, her biri için doğru bir görüştür.
Gothic; bir paradokstur. Her biri birbirinden farklı insanlardan oluşan bir gruptur...senin gibi!!
Gothic; hayata, aşka ve güzelliğe alternatif bir bakıştır.
Gothic; hiç kimsenin kabul etmediği yönlerinizi tamamiyle kabul eder ve korur.
Gothic; diğer insanların bakmaya çok korktuğu şeylerde güzelliği ve gizemi görür.
Gothic; stediğin yolda istediğin gibi hayatını yaşamaktır.
Gothic; herhangi bir insandan farklı olabilmedir.
Gothic; eskimez, yaşlanmaz.
Gothic; gizemdir.
Gothic; sizin kusurlarınızı, diğerlerinin kusurlarını ve tüm insanlığın kusurlarını kabullenir.
Gothic; karanlıkla birlikte Tek olablmek için herşeyi tüken bir ihtiyaçtır.
Gothic; Diğerlerinin “çarpık algı ve kavrayış” dedikleri ile dünyaya bakar ve sizin herşeyi net bir şekilde gören TEK kişi olduğunuzu bilir.
Gothic; acı içindeki tutkuyu, ihtirası ve öfkeyi; güzelliğin içindeki iticiliği; umutsuzluk içindeki rahatlığı ve teselliyi bulur.
Gothic; karanlık ve şehvetlidir.
Gothic; uçtadır. Toplumun «evet, toplumun» uç noktasındadır… kabulenişin uç noktasındadır… ve deliliğin, çılgınlığın uç noktasındır !!
Gothic; gerçek dediklerimizin yüzü üzerine düşen karanlık bir gölgedir. Yani temel olarak,
Gothic; neyin ne şekilde olacağını istemektir.

gothic metal :
sabah uyandım ne göreyim anne doğranmış, babam doğranmış, bakkala gittim
o da dogranmış bu yuzden şüpheliyim karamsarim.
death metal :

GOthiC Tarzini biLmeyen yoqtur..!Gothic Olmak Icın Öncelik Ruhunuzdan gelen bir Istek,bi karanlık Olmalı.
Sadece Gothic Olmak,Gothic Kızlara Takılmak YAda Tarz Yapmak Icın GothiC Olunmaz..!
GothiC En büyük kuralı "Asi,Kuralci,Hırcin" OlunmaLı..!
GothiC Tarzi Icın Siyah Koyu Bir Makyaj,ASi ve Kuralci bi Tip..Takıldıgın Korkutuc Ama Harika Bir Gothic Cafe..
Epica gißi gothiC Prenseslerini DinLemek..daha asileşip black we gothc Metal Tarzi biRlestirmEk.
CoF Black Metal KraL'i..Epica GotC Metal Prensesi..!
Ve Tabi Gothic'in degisilmez Aksesualari Dövmeler,Piercingler..
güseL bir Gothic SouL DövMesi..yada Istedıgın bir döfme..!We Fark yaraticak bir PierCing..
Genelde KızLar "Kaş,Göbek,Burun,Dil,Dudak,Kıkırdak" gißi Önemli(!) Yerlerine takarak Fark Yaratiorlar.
Asi geNcligin Simgesi DövMeler ve Piercing'ler bittikten Snra..geriye kaLan Takıldıgın Gruplar We Cafeler..
Genelde Böyle cafeler Sokak Aralarında v.s Olur..!Karanlıgın hapSettigi Cafede Sadece 24 saat Metal MuziK calar..
Ve kendinizden Gecmenizi Saglar..
Şuna Açıklılık Getirelim
Bazıları Halada Gothic Ne Anlama Geldigini Anlıyamamış
- Her zaman siyah giymezler
- Şeytana tapmazlar
- Kötü değillerdir
- İnsanları öldürmek istemezler
- Sürekli bir taraflarını kesmezler
- Herkesten nefret etmezler
- Her zaman üzüntülü değillerdir
- Mutlu da olabilirler
- Genellikle iyi kişilerdir
