1. İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bu işi
yaparken kibar ol.
2. En sevdiğin şiiri ezberle.
3. Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama
ve istediğin kadar uyuma.
4. "Seni seviyorum" derken inanarak söyle.
5. "Özür dilerim" derken karşındakinin gözünün içine
bak.
6. Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.
7. İlk görüşte aşka inan.
8. Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.
9. Derinden ve inançla sev. Kırılabilirsin belki ama
başka türlü de hayatını tam yaşayamazsın.
10. Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş. İsim verme.
11. İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp onlar
hakkında karar verme.
12. Yavaş konuş ama hızlı düşün.
13. Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru
sorarsa gülümse ve "neden bilmek istiyorsun?" de.
14. Şunu daima hatırla ki büyük aşk veya büyük yatırım
daima büyük risk taşır.
15. Anneni ara.
16. Biri hapşırırsa "çok yaşa" de.
17. Eğer kaybedersen, aklını da kaybetme.
18. Üç "S" yi unutma: Saygı - kendine, Saygı -
başkalarına,Sorumluluk - tüm hareketlerin için.
19. Küçük bir tartışmanın tüm dostluğu mahvetmesine
izin verme.
20. Eğer hata yaptığını fark edersen, hemen onu
düzeltmeye bak, bile bile devam etme.
21. Telefonda konuşurken gülümse. Karşındaki sesinden
gülümseyişini duyacaktır.
22. Konuşmayı sevdiğin biriyle evlen. Yaşın
ilerledikçe sohbet her şeyden fazla önem kazanacaktır.
23. Biraz yalnız kalmaya özen göster.
24. Yeniliklere açık ol ama ille de değişmeye çalışma.
25. Şunu bil ki sessiz kalmak bazen de en iyi
cevaptır.
26. Daha fazla kitap oku, daha az TV seyret.
27. Güzel, şerefli bir hayat yaşa. Yaşlanıp geri
baktığında ikinci bir defa tadını çıkarırsın.
28. Tanrıya güven - ama arabanı kilitle.
29. Yuvanda sıcak bir ortam yaratmak için elinden
geleni yap.
30. Sevdiklerinde tartışırken, o anı önemse, geçmişi
kurcalama.
31. Satır aralarını da oku.
32. Bilgilerini paylaş. Bu aynı zamanda ölümsüz
olmanın bir başka yoludur.
33. Dünyaya iyi davran.
34. Dua et. Büyük güç verir. Düşün. Daha da büyük güç
verir.
35. Uçarken asla ara verme.
36. İşini iyi yap.
37. Öperken gözlerini kapamayan sevgiliye güvenme.
38. Yılda bir defa, daha önce gitmediğin bir yere git.
39. Eğer çok paran olursa, başkalarına yardım et.
Paranın en zevkli tarafını kaçırma.
40. Bazen istediğin bir şeyin olmaması senin için bir
şanstır.
41. Önce kuralları öğren, düşün, karar ver ve
bazılarını boz.
42. En iyi ilişkin, birbirinize olan sevginiz,
birbirinize ihtiyacınızdan fazla olduğu zaman olacaktır.
43. Başarının gerçek olup olmadığını anlamak için
karşılığında neler verdiğine bak.
44. Şunu bil ki karakterin senin kaderindir.
45. Sınırsızca sev, sınırsızca yemek yap
46. Kişiliğini ve Kimliğini hiçbir değerle değiştirme
47. Gülmek için mutluluğu bekleme, sonra tebessüm bile
edemezsin
48. Sevgi için kollarını kapalı tutma, sonra kendinden
başka tutacak şey bulamazsın
49. İçinden ne geliyorsa yap. Bir mürekkep şişesini
duvara fırlatıp şekiller çıkarmak bile olsa.
50. Sana Yapılan iyiliği mermere, kötülüğü toza yaz
51. Her gönülde çiçek olacağına bir gönülde buket ol
52. Bilim, ahlaksız bir adamın elinde, kötülük yapmak
için güçlü bir silahtır. Fonvizin
53. Neleri bilmediğini bilen çoktur, güçlük, neleri
hiçbir zaman bilemeyeceğini bilmektir. Cenap Şehabettin
54. Borç almak dilenmekten pek de üstün bir şey
değildir. Lessing
55. Budalalığın sersemliği her zaman zeki kimselere
bileytaşı hizmeti görür. Shakespeare
56. Bülbül tavuk sergisinde ödül almamıştır. Walter
Raleigh
57. Büyüğün tespit ettiği yanlış da olsa, doğrudur.
Publilius Syrus
58. Cahil sual sormaz. Benjamin Franklin
59. Dünyayı cennet yapamayız ama cehenneme
çevirebiliriz. Rasim Mutlu
60. Cesaret hayatı hiçe sayar, vicdanı değil. Schiller
61. Cimrinin gümüşü, kendisi gömülünce topraktan
çıkar. Şeyh Sadi
62. Cömertliğin afeti başa kakmadır. Hazret-i Muhammed
63. Ne kadar çok çalışırsan o kadar çok mutlu olursun.
Charles Dickens
64. Her konuda gerçeğe ve akla uygun olarak hareket
etmeyi ileri süren kişi için bağımsızlık hayattan daha
değerlidir. Edmond Goblot
65. İleri gitmek ile bir şeye erişememek aynıdır.
Konfiçyüs
66. Başka türlü görünmeye alışacak yerde olduğumuz
gibi görünmekten kaçınmasak daha karlı çıkardık. La
Rochefoucauld
67. Sarnıç saklar, çeşme taşırır. William Blake
68. Vur ama dinle! Themistokles
69. Vermede nasıl bir üstün olma niteliği varsa,
almada da bir boyun eğme niteliği vardır. Montaigne
70. İster kişiliğiyle olsun, ister bilgisiyle, bana
birşeyler verebilen
herkesi severim. Benim tüm nefretim gevezeleredir.
Christian Morgenstern
71. Aktör bir dramı bir elbise gibi alır, giyinir,
sonra buruşturup atarak bir başkasını alır. Ama bu
attığı elbise ondan daha fazla yaşar. Alfred de Vigny
72. Alınteriyle ıslanan toprak kurumaz. İbrahim
Olcaytu
73. Ne kadar büyük değerde olursa olsun, insanların
kendiliklerinden boyun eğmek isteyecekleri bir kimseye
bugüne dek rastlanmamıştır. Machiavelli
74. Haz, mutlu bir yaşamın başı ve sonudur. Epikuros
75. İhtiyat, gençlikte lazım ama insan ihtiyarlıkta
malik oluyor. Ali Bey
76. Lütuf çoğalırsa değeri azalır. Pluton
77. Dünyadaki aptalların sayısı, akıllılardan
fazladır. Geoffrey Chaucer
78. Arının evini yıkan, balın tatlılığıdır. Genceli
Nizami
79. Her şeyin tazesi, yalnız arkadaşın bayatı
meşhurdur. Mektupçu Agah
80. En yüksek mutluluğa erenler bile, başka arzular
peşinde deli gibi
koşarlar. Goethe
81. En iyi asker, çarpışmaktan çok yürümesini bilen
askerdir. Napoleon Bonaparte
82. Bir post üzre iki aslan oturmaz. Refiki
83. Milyoner kasasını, hırsız mahzenini, feylesof
kitabını ve aşık kalbini aynı heyecan ve korkuyla
açarlar. Cemil Sena Ongun
84. Aşk, aşıklara şarabın sarhoşlara yaptığı etkiyi
yapar. Lessage
85. Atın dört ayağı vardır ama gene de tökezler.
Puşkin
86. Cehennem dediğin yerde dal, odun yoktur. Herkes
ateşini kendi götürür. PirSultan Abdal
87. Her ferdi, hatta her cemiyeti hoşlandığı yem ile
avlarlar. Hüseyin Rahmi Gürpınar
88. Aynaya değil, aynadan görünene bak. Rasim Mutlu
89. İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi
zaman ayrılmalarına yakın zamandır. Dostoyevski
90. Bir baba, yüz evlada bakar da yüz evlat bir babaya
bakamaz. Gabriele D'annunzio
91. Büyüye de, şeytana da başvursan, hiçbir varlığı
bahtından ayıramazsın. La Fontaine
92. Balın varsa, sineğin bol olur. Cervantes
93. Balık, balıkçıyı sevebilir mi? Martialis
94. Dünyada barışı sağlamak isterseniz, politikacıları
öldürün yeter, halklar anlaşır. Bernard Shaw
95. Başarının koşulları: Bilmek, istemek, cüret etmek
ve susmak. Axel Munthe
96. Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir. Honore
De Balzac
97. Bencillik insanlığın en büyük lanetidir. W. E.
Gladstone
98. Bilge kişi, her şeye şaşan kişidir. Andre Gide
99. Çin'de bile olsa bilgiyi arayın, gidin, elde edin.
Muhammed Mustafa
(s.a.v)
100. Günahtan kaçınmayan bilgin, meşale tutan bir
kördür. Doğru yolu
gösterir, kendisi görmez. Şeyh Sadi
101. Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için,
muvaffakiyet için en
hakiki mürşit ilimdir, fendir. Mustafa Kemal Atatürk
102. Küçük çocuğu olan, onun hatırı için çocuklaşsın.
Hazret-i Muhammed
103. Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden
sor. Arif Nihad Asya
104. Güzele ne yakışmaz? Çiçekbozuğu bile... Halbuki
çirkine çiçek bile yakışmaz. Refik Halit Karay
105. Çoban koyunu arar, koyun çobanı aramaz. William
Shakespeare
106. Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.
Yunus Emre
107. Dalgaların çokluğu deryayı çoğaltmaz. Fahrüddin-i
Iraki
108. Çalanı olmayınca en iyi davulun sesi bile çıkmaz.
Carl Zuckmayer
109. Define ile yılan, gülle diken, sevinçle gam bir
aradadır. Şeyh Sadi
110. Dünya böyledir işte, herkes kendi değirmenine su
çekmeye bakar. Giovanni
Verga
111. Dehanın ne memleketi, ne asrı olur, her yer onun,
her zaman onundur.
Cenap Şehabettin
112. Delilik gençliğin dostu, akıllılık yaşlılığın
süsüdür. Aleksis Kivi
113. Denizi öv ama kıyıda dur. George Herbert
114. Herkesin kendine göre bir takım derdleri vardır,
ama bu kimin de
gramladır, kimin de kiloyla. Cervantes
115. Her derde bir deva bulunur. Lakin ahlaksızlık
illetini iyi edecek bir
ilaç yoktur. Hazret-i Ali
116. Bir devlet, yaşayan ve kendine karşı çıkanı ne
kadar koruyabilirse o
kadar güçlüdür. Paul Valery
117. Herkes bir şeyden hoşlanmaz ki. Kimi gider dikeni
koparır, kimi gülü.
Seneca
118. İnsanoğluna konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl,
dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. Resul
Hamzatov
119. Dilenciye ekmek verme, ona ekmek yapmasını öğret.
Rasim Mutlu
120. İnsanlar için mutluluk umudu ancak doğrulukta
vardır. Euripides
121. Daima iki dosttan biri, diğerinin kölesidir.
Lermontov
122. Dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir
ucundan bir ucuna
kucaklayabilecek kadar uzundur. Montaigne
123. Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe
yaşamaktır. Albert Camus
124. Bir insan duygularını anlatmaktan korktuğu zaman,
gereğinden çok
açıklığın sözü olur mu? Yuam Hung-Dao
125. Dünya, bütün ileri hareketleri huzursuz kimselere
borçludur. Nathaniel
Hawthorne
126. En mutlu rüyadan daha mutludur uyanmak. G.
Bernard Shaw
127. "Günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız.
Onun için sevdiklerinize şimdi 'Seni seviyorum,' demekten çekinmeyin. George Eliot
128. Rüya, gecenin akvaryumudur. Victor Hugo
129. Bir kimsenin düşmanının düşmanı olması, onu dost
edinmeye kafi sebep değildir. Arif Nihat Asya
130. Aşağıda olan kimse düşmekten korkmaz. Aristoteles
131. Her zaman insan bir türlü düşünür, talih bir
türlü. Publilius Syrus
132. Veren el, alan elden yücedir. Hz. Muhammed
133. İnsan, sırtına giydiği üniformanın adamı olur.
Napoleon
134. Fakirliğe büründü mü fazileti kim arar, kim
sorar. Schiller
135. Erkek olmadığıma memnunum, yoksa bir kadınla
evlenmek zorunda kalacaktım. Madame de Stael
136. Ev, içine kralın bile giremeyeceği bir kaledir.
Emerson
137. Bir kadın tekrar evlenirse bu ilk kocasından
nefret ettiği içindir. Bir erkek tekrar evlenirse bu da ilk karısına taptığı içindir. Oscar Wilde
138. Bir öksürük, bir de yoksulluk gizli tutulamaz.
Mikszath
139. Felaket gibi hoca az bulunur. Abdülhak Hamid
Tarhan
140. Boş vakit, felsefenin annesidir. Thomas Hobbes
141. Fırsat, nazlı, cilveli bir kadın gibidir. Bir kez
kapıyı kapalı bulursa, bir daha gelmez. Grillparzer
142. Fırtınalar, insanın denizi sevmesine engel
olamaz. Andre Maurois
143. Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer, söküp
atmak çok güçtür. Cenap Şehabettin
144. Gece, düşüncenin anasıdır. John Florio
145. Gençlik çok dayanmayan bir kumaştır. William
Shakespeare
146. Gerçek, bir taş kadar sert, bir gül kadar
yumuşaktır. Gandhi
147. Gölge, doğuşunu ışığa borçludur. John Gay
148. Gönlümüz bize daima aklımızdan daha yakındır.
Goethe
149. Görmek bile nisbidir. Kaşınan yeri parmak, gözden
iyi görür. Kemal Tahir
150. Genellikle bütün büyük yanlışların altında gurur
yatar. Ruskin
151. Ya kırmızı gülden ayrı yaşamalı ya da dikenin
acılarını hoş görmeli.
Şeyh Sadi
152. Çok gülenin heybeti azalır. Hz. Ömer
Akıl yanardağının
lavları...
153. Bugünümüz mutlulukla geçmedikçe yarın diye bir
şey yoktur. Sophokles
154. Ateş dumansız, delikanlı günahsız olmaz. Kaşgarlı
Mahmut
155. Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa
razı demektir. Cenap
ahabettin
156. Balmumundan kanatlara sahip olduğunuz sürece
güneşten uzaklaşınız.
Epiktetos
157. Güzel, yalanın çocuğudur. Ahmet Haşim
158. Kötü haberler kırlangıç kanatlıdırlar, iyi
haberler koltuk değnekli.
Massinger
159. Vazife mukabili olmayan hak mevcut değildir. M.
K. Atatürk
160. Masumu ezen hakim, kendini mahkum eder. Publilius
Syrus
161. Cezaların en korkuncu, insanın haksız olduğunu
anlamasıdır. Walter
Winchell
162. Halk, şımarık, nankör ve zalim bir efendidir.
George Sand
163. Ateş, nasıl odunu yer yutarsa, haset de
iyilikleri yer yakar ve mahveder. Hz. Muhammed
164. Bir hastayı tedavi eden doktordur, kurtaran
hastabakıcı. Victor Hugo
165. Hastalıklar, kötü zevklerin ücretidir. Thomas
Fuller
166. İlk hata saflığın, fakat sonrakiler suçun
ürünleridir. Oliver Goldsmith
167. İnsan tek başına hayal eder, tek başına acı
çeker, tek başına ölür.
Henry Frederic Amiel
168. Hayat! Kırık bir testiden sızan su. Bhartrihari
169. Evcil hayvanların en vahşisi dalkavuklardır.
Pittacus
170. Devlet hazinesi, yoksulların lokmasıdır,
şeytanların kardeşlerine yemlik
değil. Şeyh Sadi
171. Hırs deyip geçmeyin, bu dünyada büyük olarak ne
yapılırsa onun sayesinde
yapılır. Anatole France
172. Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre
değişmez ki, ha altın
çalmışsın, ha bir iğne.
173. Hiddet ekilen yerden pişmanlık biçilir.
Alessandro Manzoni
174. Cumhuriyetler lüks, saltanat idareleri ise
fakirlik yüzünden yıkılırlar.
Montesquieu
175. Hiç bir şey insan hayal gücü kadar özgür
değildir. David Hume
176. Özgürlükleri üretmek yetmez, paylaşmak gerekir.
Elbert Hubbard
177. Istıraptan korkmamanın tek ilacı ıstıraptır. Bu
ateşi o ateş söndürür.
Peyami Safa
178. Önce karnını doyur, sonra ibadet et. Hazret-i
Muhammed
179. Bazı kimseler içkiye dokunmazlar ama içki onlara
hemen dokunur. Tennesse
Williams
180. İftira olduktan sonra, söylenecek söz mü
bulunmaz, erdem bile iftiranın
ekmeğine yağ sürer. Lesage
181. Baskı, ihtilalin tohumudur. Daniel Webster
182. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan insanlara nasıl
boyunduruk vurulabilir? J.
J. Rousseau
183. Yorgunluk kadar sağlıklı ve belki de yorgunluk
kadar etkili uyku ilacı
hemen hemen yok gibidir. Henry Fielding
184. Erkeklerin iltifatlarının altında daima müphem
bir elde etme arzusu
gizlidir. Paul Geraldy
185. Bir insanı inancından ötürü diri diri yakmak, bu
inanca büyük önem
atfetmektir. Montaigne
186. İnandırma yolunda genellikle söz, altından daha
değerlidir. Demokritos
187. İnci ele geçtikten sonra, denize ne hacet? Hafız
Şirazi
188. İnsanlar parlayanı karartmaktan, yükseleni yere
serip toza bulamaktan
hoşlanırlar. Schiller
189. İradene hakim ol, fakat vicdanına esir ol.
Aristoteles
190. Kötü işler, üstlerini bütün dünya örtse, yine
kendilerini belli ederler.
Shakespeare
191. Ne dostuna iyi, ne düşmanına kötü de. Pittacus
192. İyilikler iade edilebilme sınırı içinde kaldıkça
hoşa gider, bu sınırı
aşınca şükranın yerini nefret alır. Pascal
193. İnsanda arzu ile birlikte saygı uyandırmayan
kadın ne zavallıdır.
Kisfaludy
194. Yazık kahramanlara gerek duyan ülkeye. Brecht
195. Kalp söze başlayınca, akıl sağır olur. Cenap
Şehabettin
196. Yeryüzünde bütün ıstıraplar, aza kanaat
etmemekten doğar. Firdevsi
197. Dünya karşılaştığın fırtınalarla değil gemiyi
limana getirip
getirmediğinle ilgilenir. William Mc. Fee
198. Evrenin tüm karanlığı, tek bir mum ışığını bile
köreltemez. (Bilinmiyor)
199. Kadın yalnız gözle seçilmez. Onu, gözünden çok
kulağınla seç. Thomas
Fuller
200. Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, ne de arslan
pençesinin ve kuvvetinin
zoruyla karın doyurur. Şeyh Sadi
201. Kader bize haberci göndermez. Oscar Wilde
202. Kedi, sevgilisinde muhakkak tırnak izi bırakır.
Mortherlant
203. Muhabbet gönül humması demektir. Abdülhak Hamid
Tarhan
204. Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak
çıkanlar nefes darlığı
hisseder. Cenap Şehabettin
205. Az malın hesabı daha azdır. Hazret-i Muhammed
206. Menfaat her türlü dili konuşur, her kılığa girer,
hatta menfaatlere
karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir. La
Rochefoucauld
207. Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu. Köroğlu
208. Kışın sıcakta oturmak isteyenler, yazın terlemek
zorundadır. Jacobsen
209. Gah giderim medreseye ders okurum Hak için, gah
giderim meyhaneye dem
çekerim kime ne? Kul Nesimi
210. En olgun meyva, en başta düşer. William
Shakespeare
211. Her önemsiz şey çok küçümsenirse, öcünü alır.
Lessing
212. 1001 meziyeti de olsa, insanlara kötü yanlarından
bakarlar. Moliere
213. İnsan sefalete düşmeye görsün, vicdanla namusun
sesi, aç mideden gelen
feryatlar yanında zayıf kalır. Diderot
214. Ulus, kabusları için de, sınırları için olduğu
gibi dövüşmelidir.
Herakleitos
215. Minnet duyanın hıncı, susan bir canavardır. Talat
Sait Halman
216. Son gününü görmeden, hiç kimse mutluluğa ermiş
demeyin. Sophokles
217. Bütün mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan
ileri gelir. Tolstoy
218. Korku ve azap hariç, her his müzikte teselli
bulabilir. George Eliot
219. Namussuz kişilerin ortasında tam anlamıyla
namuslu olmak isteyen bir
adam, er geç mahvolmaktan kurtulamaz. Machiavelli
220. Her şeyde bir kötülük görmeyi en çok nankörler
öğretir. Publilius Syrus
221. Bazı kimseler birbirinden nefret etmeden
başkasını sevemezler. Victor
Hugo
222. İnsan nefsini feda etmekle insan olur. Somerset
Maugham
223. Acının fazlası güldürür, neşenin fazlası ağlatır.
William Blake
224. Okumak geçen yüzyılların en namuslu adamlarıyla
yapılan bir sohbettir.
Descartes
225. Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol, hataları
örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede
ölü gibi ol, her ne
olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi
ol. Mevlana Celaleddin-i
Rumi
226. Ağılda oğlak doğuna, derede otu biter. Kaşgarlı
Mahmud
227. Mezarlık ölülerin, toprağa karışmadan önce
adlarını, kimliklerini toprak
üstünde bıraktıkları yerdir. Paul Valery
228. Öfkenin ateşi önce sahibini yakar, sonra
kıvılcımı düşmana ya varır ya
varmaz. Şeyh Sadi
229. En cömertçe bağışlanan şey, öğüttür. La
Rochefoucauld
230. Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, bir
yandan ölmeye başlarız.
Montaigne
231. Ömür, temmuz güneşi karşısında kardır. Şeyh Sadi
232. Yaptığını öven, yaptığını yıkar. William
Shakespeare
233. Son ağaç yıkılıp, son nehir kirletilip, son balık
da tutulduktan sonra,
paranın yenmediğini anlayacaksınız. Kızılderili
atasözü
234. Utanılası eylemlerinden pişmanlık duymak,
yaşamını kurtarmaktır.
Demokritos
235. İnsanın kendi vatanı için yalan söylemesi bir
vatanseverlik sanatıdır.
Buna diplomasi denilir. Ambrose Bierce
236. İnsanın en rahat göründüğü zaman, belki de rol
yaptığı andır. Oscar
Wilde
237. Ruhu öldürmek, cismi öldürmekten daha büyük bir
cinayettir. Gerhart
Hauptmann
238. Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir
yelkeni şişirmez, bir eteği
havalandırmazsın. Neyleyim senin gibi rüzgarı. Arif
Nihad AsyaSabır acıdır, ama meyvası tatlıdır. J. J.
Rousseau
239. Kelle kesildikten sonra saçların ardından ağlanır
mı? Dostoyevski
240. Sağlık hiç kimsenin kesin olarak güvenemeyeceği
tek nimettir. Bertrand Russell
241. Hiçbir şey istemeyen, hiçbir şey ummayan ve
hiçbir şeyden korkmayan sanatçı olamaz. Çehov
242. Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları göz önüne
çıkarır. Seneca
243. Savaşta, dövüşenlerden çok kaçanlar ölür. Selma
Lagerlöf
244. Büyük servetler bazan insanları yalnızlaştırır.
Tennesse Williams
245. Kızların sevdası, sepete konmuş su gibidir, akar
gider. Enrique Larreta
246. Sevgi ne kadar büyükse kederi de o kadar büyük
olacaktır. Spinoza
247. Acı, çabuk unutulur, sevinç ise ebedidir.
Schiller
248. Kimseyi sevmemek, kimse tarafından sevilmemektir.
Demokritos
249. Sıkıntınızın sırrı sizin elinizde değil,
başkalarının elindedir. H. de Balzac
250. Üç kişi bir sırrı saklayabilir, eğer ikisi
ölmüşse. Benjamin Franklin
251. Bir günlük sinek için akşam ölüm, uzun bir
ömürdür. Yuan Hung-Dao
252. Susmak huyların efendisidir. Hazret-i Muhammed
253. Hasmın sitemini anlamamak, hasma sitemdir. Nef'i
254. Servet, ihtişamla bezenmiş bir sofra, kanaat ise
yeter bir sofra
çıkartır. Demokritos
255. Cahil soru sormaz. Benjamin Franklin
256. İnsanın gerçek soyluluğu erdemden gelir, doğuştan
değil. Epiktetos
257. Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.
Yunus Emre
258. Akan sulardan ibret al, yüzünü yerlere sürüyüp
gider. (Şah İsmail)
259. Suçlunun beraat ettirildiği yerde, hakim hüküm
giyer. Publilius Syrus
260. Şarap mideye bir kere inince, artık lafı o
söyler. Alessandro Manzoni
261. Şeref ve erdem ruhun süsüdür. Bunlar olmasa,
beden asla güzel gözükmez. Cervantes
262. Şeytanın iki adı vardır. Biri şeytan öbürü yalan.
Victor Hugo
263. Güzel de olsa şiir yazmakla tencere kaynamaz.
Martial Piechaud
264. Eşeği mektep müdürü yapan dershanelerin ahıra
döndüğünden şikayet etmemelidir. Cenap Şehabettin
265. Şöhret, ancak küçücük dozlarla alındığında
faydalı bir zehirdir. H. de Balzac
266. Şüphe, mutluluğun olduğu kadar erdemin de
düşmanıdır. Samuel Johnson
267. Doğa sustuğu zaman insan konuşur. J. J. Rousseau
268. Tahtın ayakları, saban, kürek, örs ve dikiş
makinasıdır. Emerson
269. İnsanın iyisi, talihin kötüsünde belli olur.
Shakespeare
270. Talihsizlik talihin ne olduğunu öğretir. Thomas
Fuller
271. İnsanlar böyledir: Bir şey beklemedikleri
kimseleri tanımazlar pek. Plautus
272. Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların
yaptıklarını süslemiştir. La Bruyere
273. Pirincinde siyah taştan korkma, beyaz taştan
kork. Arif Nihad Asya
274. Kara tavuğun da yumurtası ak olur. Paul Heyse
275. Tecrübe, öğretmenlerin en iyisidir. Yalnız okul
masrafı ağırdır. Thomas Carlyle
276. Hiç yanılmamış olan büyük bir tehlike
karşısındadır. Paul Valer
Akıl Pırlantalarının Işıltıları...
277. Tembellik, özgür adamı tutsak eder. Firdevsi
278. Terazide güzel huydan daha ağır gelen hiçbir şey
yoktur. Hazret-i Muhammed
279. İnsanın eğitimi doğuşuyla başlar, insan
konuşmadan, anlamadan önce eğitilir. J. J. Rousseau
280. Hayat, bir tabur vukuattır, kumandanı tesadüf.
Cenap Şehabettin
281. Ticaret bazı pınarlar gibidir. Yollarını
değiştirmeye kalkarsanız
kururlar. Fenelon
282. Sehpanın kurulduğu toprak çorak kalır. Victor
Hugo
283. Tutku, insanın kendine güvenmesinden doğar.
George Sand
284. Eğitilmiş insanların umutları, bilgisizlerin
zenginliğinden daha
değerlidir. Demokritos
285. Başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de
hatırlayacaklardır. Dostoyevski
286. Utanç yoksullarda, pervasızlık zenginlerde
bulunur. Hesiodos
287. Öyle kolay bir sanat değildir uyumak. Onun uğruna
bütün gün uyanık durmak gerekir. Nietzsche
288. İnsan üzüntülerini anlatarak başkalarını memnun
etmemeli. Emile Zola
289. Vazife, insanın başkalarından beklediği şeydir,
kendi yapacağı şey değil. Oscar Wilde
290. Kadın ne kadar az hoşa giderse, o kadar vefalı
olur. Tolstoy
291. İyi bir vicdan en rahat yastıktır. C. Brentano
292. Yalana borçlu olduğumuz mutluluk, gerçek mutluluk
değildir. Heinrich Heine
293. Bana bir yalancı göster, sana bir hırsız
göstereyim. George Herbert
294. Asıl yalnızken yalnız değilim. Schiller
295. Dost yarası yaraların en derinidir. W.
Shakespeare
296. Yasaların bittiği yerde zulüm başlar. William
Pitt
297. Gerçek yaşını söyleyen kadına inanmamalı. İnsana
bunu söyleyen kadın herşeyi söyler. Oscar Wilde
298. Herkes ölmek için yaşar, düşmek için yükselir.
Marlowe
299. Hiç durmadan öğrene öğrene yaşlanıyorum. Solone
300. Her zaman yazabileceğimi, hiçbir zaman yazmam.
Paul Valery
301. Ayılar eti, kokutmadan yemezler. Seyrani
302. Kadının en büyük vazifesi analıktır. M. K.
Atatürk
303. Yaptığı tüm kötülükleri bilecek kadar yetenekli
insan yoktur. La
Rochefoucauld
304. Yıllar, bütün omuzlara aynı ağırlıkla çökmez.
Simone de Beauvoir
305. En kısa yol, sarp yollardır. İbsen
306. Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı
inler. Cenap Şehabettin
307. Yükseklere çıkmaktan sakın, çünkü insanın
düşmeyeceği hiçbir yüksek yer yoktur. Cervantes
308. Güzel bir yüz, güzel yaşlanır. Andre Maurois
309. Zafer, 'zafer benimdir' diyebilenlerindir.
Mustafa Kemal Atatürk
310. Zaman hiç kaybolmaz. Kaybolan biziz. Paul Claudel
311. Zeka dünyayı yerinden oynatmaya yarayan
maniveladır. H. de Balzac
312. Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi
olana denir. Hz. Muhammed
313. Kaybolan bir şeyi bulmak zevki, bulunan şeyden
daha üstündür. Molla Cami
314. Zulüm, bir şeyi yerinde kullanmamaktır. M. Rasim
Mutlu
315. İnsanlar akılsızlıkları yüzünden 'alınlarında
yazılı olandan' daha çok acı çekerler. Platon
316. Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada
haklarını kaybeder. Georges Duhamel
317. Karnı aç olana gün uzun gelir. Aleksis Kivi
318. Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi
zorunlu oldu mu, insan artık ne kadar büyükse, o kadar
çok eğilir. Victor Hugo
319. 'Gül' de ne demek? Adı başka olsaydı bu kadar
güzel kokmayacak mıydı sanki? William Shakespeare
320. Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha
mutsuzdur. Demokritos
321. Küçük adamlarla dolmuş milletler, büyük
adamlarını anlamakta gecikir. Özdemir Asaf
322. Unut ki affetmek zorunda kalmayasın.
Ebner-Eschenbach
323. İnsan da ağaca benzer, ne kadar yükseğe ve ışığa
çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere,
aşağılara, karanlıklara, derinliğe, kötülüğe.
Nietzsche
324. Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbab
ister kahve bahane. La-edri
325. Ahlakın temeli, özgülüktür. C. F. Meyer
326. Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok
ahmaktır. Moliere
327. Nehirler tuzlu denizde, yuvaların huzuru kadın
itiraz etmeye başlayınca, sırlar bir hainin eline
geçince, aileler kötü bir oğlan doğunca sona erer.
Pançatantra
328. Mezarlıktaki ölünün camide namazı kılınırken,
yeni doğan bebeği verdiler kundaklayıp kapıda bekleyen
babanın kollarına.
Zeka yakamozları
329. Bir memleketin yükselmesi ev ve aile muhabbetine
bağlıdır. Charles Dickens
330. Akıl, daima gönlün oyuncağıdır. La Rochefoucauld
331. Bir akıllının dostluğu tüm delilerin dostluğundan
daha iyidir.
Demokritos
332. Kleopatra'nın burnu, eğer biraz daha kısa
olsaydı, bugün yeryüzü başka şekil alırdı. Blaise
Pascal
333. Geri vermeyeceğini almak, aldatmaktır. Publilius
Syrus
334. Evliliğin, her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp
usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık. H. de Balzac
335. Onlara anladıkları kadar söyleyin. ÁHz. Muhammed
n Anı,
kovulamayacağımız tek cennettir. Jean Paul Richter
336. Eşekler, samana sahip olmayı, altına sahip
olmaktan çok severler. Herakleitos
337. Her aptal, kendini beğenen bir aptal bulur.
Boileau
338. Ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesi vardır.
John Lyly
339. Bir şey arzu etmek, mutlu olmamak demektir. Paul
Geraldy
340. Aşık, elinde ne yoksa onu ister. Plautus
341. Aslanın kral olmak için atanmaya ve törene
gereksinimi yoktur,
kahramanca hareketleri onu bu mevkiye getirir, doğa
onu kral ilan eder. Pançatantra
342. İnsan ölmeden asker olabildiği gibi, görmeden de
aşık olabilir. Edwin Arnold
343. İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan
ibarettir. Bernard Shaw
344. Eğer at kendi gücünü bilse, boyunduruk altına
girecek kadar akılsızlık etmez. Strindberg
345. İşte hiç mi hiç kararmayacak dört köz: Övünme,
hırs, öfke, bir de yalan. Geoffrey Chaucer
346. Bir köpekle iki tavşan avlanmaz. Benjamin
Franklin
347. Tek ayna icat edilmemiştir ki kadına 'sende iş
kalmadı' desin. Refik Halit Karay
348. Tatlı bal, en keskin zehri gizler. Ovidius
349. Babanın erdemleri, çocukların servetidir. Anatole
France
350. Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi, öfkeyi de,
kini de azaltır. La Fontaine
351. Alabalık tutmak için, sineği feda etmelidir.
George Herbert
Akıl rüzgarının tozları
352. Deniz sakin olduğu zaman dümeni herkes tutar.
Publilius Syrus
353. Dertlerin en iyisi kişinin alıştığı derttir.
Plautus
354. Her derde bir deva vardır, hüner onu bulmaktır.
Vak'anüvis Mehmet Esad
355. Bir devleti kurmak için bin yıl ister, yıkmak
için bir saat yeter. Byron
356. İnsan dilinin altında gizlidir. Hz. Muhammed
357. Çölün kumları inci de olsa tasavvur edilemez ki
dilencilerin gözleri doysun. Şeyh Sadi
358. Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür. Cenap
Şehabettin
359. Denendikten sonra dost edindiklerini bağrına bas,
ama her ilk
tanıştığınla, hemen el sıkışıp dost olma. Shakespeare
360. Mutlu ya da mutsuz olmanız küçük bir şeye
bağlıdır. Düşünce biçiminize.
Marcus Aurelius Antonius
361. Biz ekseriya duvarların emin yaşamamız için
değil, gizlice günah
işlememek için bizi çevirdiğini sanırız. Seneca
362. İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman
mutlu olur. Anatole France
363. Rüyalar aynalara benzerler, bazen içlerinde
başımıza gelecek şeyleri görürüz. Moliere
364. Daima kendi yararını gözönünde tutmaya çalışan
kimse pek çabuk düşman kazanır. Konfiçyüs
365. kadar yükseklerin hasretini çekmeyelim ki,
düşüşümüz çok derin olmasın. Schiller
366. İyi dostluklar temiz hesaplarla kurulur. Balzac
367. Halk yanında mahçup düşmemek için elinle
koymadığın şeyi yerinden kaldırma. Ferideddin Attar
368. Eski elbiseler eski dostlar gibidir. Victor Hugo
369. Erdem saridir. Charles Dickens
370. Dişi daima sakinliği ile erkeği yener. Lao-tzu
371. Erkeği evinden kaçıran damın akması, bacanın
tütmesi ve karının
çenesidir. Chaucer
372. Namuslu adam erken evlenir, akıllı adam hiç
evlenmez. Cervantes
373. Fakirlik bütün elemlerin beşiğidir. Şudraka
374. Yoksulluk, namuslu ahmakların mükafatıdır. Colley
Cibber
375. İnsanın başına nasıl bir felaket gelirse gelsin
o, ya aynı gün ya da en çok ertesi gün karnını tıka
basa doyuracaktır. Turgenyev
376. Felsefenin büyük gayesi, insana ölmeyi
öğretmektir. Henry Fielding
377. İnsanın karşısına kötülük etmek fırsatı günde yüz
kez, iyilik etmek fırsatı ise yılda bir kez çıkar.
Voltaire
378. Başına dolu yağan, dünyanın dört bucağını fırtına
içinde sanır.
Montaigne
379. Kabul etmediğimiz fikirlere karşı, ondan kuvvetli
mantığımız vardır. Cenap Şehabettin
380. Gece, kadınlarla yıldızları güzel gösterir. Byron
381. Hiç kimse geçmişini geri alacak kadar zengin
değildir. Oscar Wilde
382. Gençliğimiz geçtikten sonradır ki onu sevmeye
başlarız. Hörderlin
383. Gerçeğin yarısını söylemek hiçbir şey
söylemektir. Dostoyevski
384. Bir gönüle bin yol bulunur. Ovidius
385. Göz açıldıkça ruh perdelenir. Tevfik Fikret
386. Gözyaşları biçmek istemeyen kimse sevgi
ekmelidir. Schiller
387. Genellikle bütün büyük yanlışlıkların altında
gurur yatar. Ruskin
388. En güzel güller, en çabuk solarlar. Andre Maurois
389. Bugün dünün öğrencisidir. Publilius Syrus
390. Ateş dumansız, delikanlı günahsız olmaz. Kaşgarlı
Mahmut
391. Güzellik, yaz yemişleri gibidir. Çabuk çürür, çok
dayanmaz. Bacon
392. Kötü haberlerin kanatları vardır. İyi haberlerin
ayakları bile yoktur.
Margaret Cavendish
393. Hak, kuvvetler arasındaki aralıktır. Paul Valery
394. Güç olan insanın haklı olduğu zaman değil haksız
olduğu zaman
dostlarıyla birlikte olmasıdır. Andre MalrauxHalk kötü
şeye iyi şeyden daha
fazla inanır. Boccaccio
395. Büyük meziyetlerle doğmuş olmanın en gerçek
alameti, hasetsiz doğmuş
olmaktır. La Rochefoucauld
396. Hastalıkla ilgili çok fazla yazı okuyan insan
günün birinde bir mürettip
hatasından ölebilir. Jonathan Swift
397. Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı
işleyene hatasını,
başka birisini misal göstererek anlatınız. Hazret-i
Ali
398. Hayaller tatminsizlikten doğar. Her şeyi mükemmel
olan bir adam hayal
kurmaz. Montherlant
399. Yaşamımızın kumaşı iyi ve kötüyle örülmüştür. W.
Shakespeare
400. Hayvanlara karşı acımasızlık ne gerçek eğitim, ne
de gerçek bilginlik
ile bağdaşır. Alexander von Humboldt
Aklın ürünleri...
402. Hayvanları koruma, insan oluşa doğru eğilimin
aşamalarındandır. Albert
Schweitzer
403. Bilgi bir hazine ise, uygulama da bu hazineyi
açan bir anahtardır.
Thomas Fuller
404. Kanaatten nasibi olmayanı dünya malı nasıl zengin
eder? Ferideddin Attar
405. Zaman denen o hırsızların en belalısı, güzelin
nesi var nesi yoksa
çalmış. La Fontaine
406. Hiddet, cinnetin küçük kardeşidir. Mektupçu Agah
407. Ahalinin lokması, hükümetin temelidir. Cenap
Şehabettin
408. Hür olmadıkları halde kendisini hür sayanlar
kadar köle yoktur. Goethe
409. Her terakkinin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
M. K. Atatürk
410. Istıraptan korkmamanın tek ilacı ıstıraptır. Bu
ateşi o ateş söndürür.
Peyami Sefa
411. İçki dolu her kadeh lanetliktir, içindeki de
şeytan. W. Shakespeare
412. İftira, kılıçtan daha zalim bir silahtır, çünkü
iftiranın açtığı yaralar
hiçbir zaman kapanmaz. Henry Fielding
413. Baş kaldırma kafaya yakındır, ayaklanma mideye.
Victor Hugo
414. İhtiyaç her şeyi öğretir, birçok şeylerden de
vazgeçirir. Turgenyev
415. Kullanmasını bilenler elinde zehir de bir
ilaçtır. Abdülhak Hamit Tarhan
416. Kendi kendine inanmayan her zaman yalan söyler.
Nietzsche
417. Bütün çiy taneleri inci olsaydı, çarşı katır
boncuğu gibi inci dolardı.
Şeyh sadi
418. En çok hoşumuza giden insan, kendimize
benzettiğimiz insandır. Montaigne
419. Bir irade, kendisinden daha güçlü bir iradeye
karşı koyamaz. Dante
420. Kendi işi için efendi olmayı beceremeyen,
başkasına hizmetçi olur.
Şehabettin Ahmet İbşihi
421. İnsan iyi kimselere iyilik edince, bundan duyduğu
ferahlıkla karşılık
görmüş olur. Plautus
422. Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini
tutar. Racine
423. Sevilen kadın bütün kadınların en güzeli değil
midir? H. de Balzac
424. Hırs ile mutluluk, birbirlerini hiç görmezler.
Benjamin Franklin
425. Kalplerinizi çok yemek ve çok içmekle
öldürmeyiniz. Hz. Muhammed
426. Kahraman için asıl şeref yabancıları aç koyup
sefalete düşürmek değil,
devleti uğrunda açlığa da sefalete de katlanmaktır.
Çevresine ölüm yaymaz,
meydan okur. Vauvenargue
Zeka yakamozları..
427. Kime yeteri kadar, az gelirse, ona hiçbir şey
yetmez. Epikuros
428. Küçük kapılardan girmeye çalışanlar eğilmeye
mecbur olurlar. Cenap
Şehabettin
429. Madem ki kaptanın Nuh'tur, tufandan gam yeme.
Hafız Şirazi
430. Talihsiz güzel bir karı, eşyasız güzel bir ev
gibidir. Thomas Fuller
431. Kimse karıncalardan iyi vaaz veremez. Karıncalar
bir şey söylemezler de
ondan. Benjamin Franklin
432. Alınyazısından kaçıp kurtulmak isteyen, ona daha
uzun bir iple bağlanmış
demektir. Jacques Deval
433. Fareyi tutarken kedi aslandır, kaplanla savaşınca
fareye döner. Şeyh
Sadi
434. Dilde söylenmesi ve yerinde kullanılması en güç
olan kelime, 'ben'
kelimesidir.
435. Düşmana bir adım daha yaklaşmak kılıcın
kısalığını ortadan kaldırır.
Lessing
436. Manalı, manasız kıskançlık olmasaydı, sevmekte
hiç ıstırap bulunmazdı.
Kemal Tahir
437. Hiçbir şey aşka kin kadar yakın değildir. Raif
Necdet Kestelli
438. Kitaplıklar, aklın tedavi yerleridir. Diodorus
Siculus
439. Üç şeyi sıfır saymak gerekir: İçinde su olmayan
ırmak, hükümetsiz bir
memleket ve kocasız bir kadın. Beydeba
440. Komşunu sev ama aradaki bahçe duvarını asla
kaldırma. George Herbert
441. Ahmak konuk, ev sahibini ağırlar. Kaşgarlı Mahmut
442. Bir halkın acıları, iniltileri ortasında keyif
sürmek krallık değil,
zindan bekçiliği etmektir. Goethe
443. Çoğu kez korku, yalan söylemesini öğretir. Alfred
de Vigny
444. Köle, düşüncesini söyleyemeyen adamdır. Euripides
445. Kuvvetleri eşit olan köpekler, birbirine
dişlerini gösterirler. Ortada
paylaşılacak bir şey olduğu zaman da birbirlerine
saldırırlar. Voltaire
446. Bir resim sergisi, bir köre göre, can sıkıcı bir
yerdir. G. Bernard Shaw
447. Kimileri bin türlü kötülük edip tek bir hesap
vermeden yaşıyor, kimileri
tek bir yanlışla mahkum oluyor. W. Shakespeare
448. Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez.
Lao-tzu
449. Ruhunda kulluk olan tahta çıksa yine kuldur.
Vauvenarques
450. İnsan, kumar oynayan hayvandır. Charles Lamb
451. Kurdu kurtaran koyunları öldürür. Victor Hugo
Akıl bulutunun
şimşekleri
452. İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine
kurt olur. Şeyh Sadi
453. Kişi kendi kusurlarını söylemekten hoşlanmaz, bu
işi başkaları gereği
kadar yapar zaten. Hans Christian Andersen
454. Aczini duymayan adam hakikaten kuvvetli değildir.
Cenap Şehabettin
455. Kuyu kuruyuncaya kadar suyun kıymetini bilmeyiz.
Thomas Fuller
456. Toplumlardaki büyük rütbe sahipleri tıpkı
banknotlar gibidirler, hepsi
altını temsil ederler. Fakat yazık ki bunlardan bir
çoğu sahtedir. Thomas
Carlyle
457. Namussuzca bir düzenle edinilen mal elde kalmaz.
Sophokles
458. Menfaat her türlü dili konuşur, her kılığa girer,
hatta menfaatlere
karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir. La
Rochefoucauld
459. Bu dünyada hiçbir şey sürekli değil. Bunun için
neşe de ikinci dakikada
birincikinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha
zayıflar, nihayet bütün bütün
yok olur, eski halimize döneriz. Suda genişleyen
halkaların nihayet suyun
sathiyle bir olup kaybolması gibi. Gogol
460. Olgun meyvalarda bir hüzün vardır. Fazıl Hüsnü
Dağlarca
461. Şöhret, gençlik ve gurur... Mezar hepsini alır.
Victor Hugo
462. Mide ve edep yerinin iffetini korumak kadar,
faziletli ibadet yoktur.
Ebu Cafer Muhammed Bakır
463. Minnettarlıktan daha çabuk unutulan bir şey var
mıdır? Schiller
464. Gerçek mutluluğun çekingen bir tabiatı vardır,
debdebeyle, gürültüye
düşmandır. Joseph Addison
465. Okuma sanatı çoğunlukla hayatı kitaplarda tekrar
bulmak, kitaplar
sayesinde hayatı daha iyi anlamak sanatıdır. Andre
Maurois
466. Müzik, kalbin dili, aşkın dili, Tanrı'nın
dilidir. Brachvogel
467. Kadının bekçisi namusudur. Ovidius
468. İnsanlara kendilerini nankörlüğe mecbur edecek
kadar büyük hizmetlerde
bulunmayınız. H. de Balzac
469. İnsanlar, ya korktukları, ya da gıpta ve haset
ettikleri şeylerden
nefret ederler. Machiavelli
470. Başkalarına karşı zafer kazanan kuvvetlidir,
kendi nefsine karşı zafer
kazanan ise kudretlidir. Lao-tzu
471. Kısa yazların baharı erken gelir. W. Shakespeare
472. Nimete ulaşan herkes hasede uğrar. Hz. Muhammed
473. İnsan hiçbir zaman tamimiyle mutsuz olmaz. Albert
Camus
474. Çiy, otların üstüne gecenin en sessiz saatinde
düşer. F. Nietzsche
475. Bir insanın içinde intikam almak arzusu varsa,
onu iş başına getirmek,
bir delinin eline bir kılıç vermekten farksızdır.
Kardinal de Richelieu
476. Öfke ile beraber akıl da uçup gider. Lessing
Ciğerlerimize akıl
nefesleri...
477. Kendi kendini sorguya çeken kişi, daima kötü
yanıt alır. Alain
478. Soyluluğun, yetenek noksanını telafi
edebileceğine hiçbir zaman
inanmadım. Otto von Bismark
479. En büyük kancıklık, kendimize verdiğimiz sözü
tutmamaktır. Kemal Tahir
480. Durgun sular derin olur. Gerhart Hauptmann
481. Bir mahkeme huzurunda beraat eden bir suçlu ile,
kendi kalbinde ve
diğerlerinin nazarında beraat eden bir suçlu arasında
çok büyük fark vardır.
Henry Fielding
482. Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya
kadar konuşmaktan daha
iyidir. Hazret-i Ali
483. Şarap, kötülüklerin anasıdır. Hazret-i Muhammed
484. Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir;
şeref, kaybetmemek
zorunda olduğumuz bir şey. Schopenhauer
485. Şeytan bir şeyi gizlemesini değil, yapmasını
öğretir. Paul Heyse
486. En güzel testiler, bildiğimiz basit kilden
yapılır, tıpkı güzel
şiirlerin basit sözcüklerden yaratılması gibi. Eski
bir testi üzeri yazısı.
487. İnsanın şöhreti, mutluluğunun yanında nedir ki?
Walpole
488. Şüphe, çilelerimizin en büyüğüdür. Ahmet Muhip
Dranas
489. Yaşam sonu, doğanın armağanlarından biridir.
Juvenalis
490. Bana öyle geliyor ki insan, her gün başka bir
tahttan vazgeçiyor. Paul
Geraldy
491. Aptallar talihlerinden korkarlar, akıllılar
katlanırlar. Publilius Syrus
492. Talihsizlik zaman zaman insana musallat olan bir
sabırsızlıktır. Goethe
493. Kimse beni, kendimden iyi tanımaz. Diderot
494. Tarih, başka başka insanlara ve zamanlara
rastlayan olayların
yinelenmesinden başka birÿ20şey değildir.
Chateaubriand
495. Tavuk yalnız alıştığı yerde yumurtlar. D. Szabo
496. Bir tecrübe dikeni, bir yığın ikazdan daha
değerlidir. J. R. Lowell
497. Şöyle güneşin altında oturup tembellik edelim
derken tehlike bizi birden
sıtma gibi yakalar. Shakespeare
498. İnsanın tembelliği sonsuzdur. Andre Gide
499. Eğitim, mutlular için bir süs, mutsuzlar için bir
sığınaktır. Demokritos
500. Ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle
yapılır. Abdülhak Şinasi Hisar
501. Üç şey sürekli kalmaz: Ticaretsiz mal,
tartışmasız bilgi, cezasız
saltanat. Şeyh Sadi
502. Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek
bir akıl ve muhakeme
kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki
kötülük bize en olmayacak
işler yaptırırdı. W. Shakespeare
503. Ben terbiyeyi, terbiyesizlerden öğrendim. Ebu'ala
Ma'arri
504. Hayatta en büyük olaylar bir sürü iyi düzenlenen
küçük tesadüflerden
doğar. Henry Fielding
505. Nerede yumuşak huylu insanlar varsa orada ticaret
vardır. Nerede ticaret
varsa orada insanlar yumuşak huylu olurlar.
Montesquieu
506. Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul
veren fedailerin
döktükleri kandır. H. de Balzac
507. Kendi içine bir göz atarsan orada her çeşit
yıkıcı tutkudan bir depo ve
hazine bulacaksın. Demokritos
508. Umut etmek, mutlu olmak demektir. Alain
509. İnsanın en çok unuttukları, söyleye söyleye
bıkmış olduğu şeylerdir. La
Rochefoucauld
510. Utanmak güzeldir fakat kadınlarda olursa daha da
güzeldir. Hazret-i
Muhammed
511. Uykusu uyanıklığından hayırlı olan kötü yaşayışlı
kimse varsın ölsün.
Şeyh Sadi
512. Üzüntüler yalnızlıkta fazla büyür, bir sinek bir
canavar olur. J. J.
Rousseau
513. Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden
istediği şeydir. Goethe
514. Vefasız denmek için sevilmiş olmak lazım. Racine
515. İnsan kendi vicdanından bir şey gizleyemez. Çehov
516. Yalan söyleyenlerin güçlü bir belleğe ihtiyaçları
vardır. Corneille
517. Sevilmeyen bir insan her yerde ve her şeyde
yalnızdır. George Sand
518. Toplumun yarası da, insanın yarasına benzer,
çabucak unutuluverir. Jean
Giradoux
519. Silahların gürültüsü, yasaların sesini boğar.
Montaigne
520. Yaş artmakla budalalık eksilmez. Hebbel
521. İnsanın hayata karşı ödevi yaşamaktır. Eugenie
O'Neill
522. Yaşlanmak, olabilirliğin azalmasıdır. Paul Valery
523. Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar,
ancak bir katiptir. Cenap
Şehabettin
524. Peynir ekmek yesem de, keklik yesem de gene
doyarım. Schiller
525. Kötü bir yıl olunca ümidinizi kesmeyiniz. Hemen
ardından bir değil iki
yıl, hem de güzel iki yıl gelebilir. Paul Bourget
526. Sonu olmayan hiçbir yol yoktur. Hafız Şirazi
Okuyup düşünmek görevimiz...
527. Aşk yolunun garip yokuşları ve inişleri vardır.
Çıkarken baş döner,
inerken gönül bulanır. Cenap Şehabettin
528. Bir vücudun en ağır yükü, bastığı yeri bilmeyen
başıdır. Mektupçu Agah
529. En yükseğe erişmek için en aşağıdan başlayın.
Publilius Syrus
530. Kadın yüzü gökyüzünden daha çok değişiklik
gösterir. G. Gardony
531. Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez. La
Fontaine
532. İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler.
Hazret-i Muhammed
533. Zekasını inkar edenin büyük zekası var demektir.
Lessing
534. Ben erdemden başka zenginlik tanımıyorum. İbn-i
Sina
535. Bir dakikalık zevk insana binlerce dakikanın
işkencesini unutturabilir.
Goethe
536. Adalet yoksa, cesaret de yoktur. Benjamin
Franklin
537. Acılar ve sevinçler, birbirine komşu. Geoffrey
Chaucer
538. İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır, hele
hak edince. Balzac
539. Büyük isimler, layık olmayanları, yükseltecek
yerde aşağılatır. La
Rochefoucauld
540. Açlık kötü danışmandır. Vergilius
541. Aç, aşçıya kusur bulmaz. G. H. Spurgeon
542. Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık bir
karıncanın ağzındaki daneyi
almamı isteseler, bu zulmü yapmam. Hazret-i Ali
543. Suçludan öç almak adalet, onu bağışlamaksa
erdemdir. Molla Cami
544. Benim için dünyanın ve hayatın ağaçtan daha güzel
bir sureti yoktur.
Christian Morgenstern
545. Ahlak duygumuz ihtiraslarımızı kontrol eder. G.
Bernard Shaw
546. Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her
mutsuz ailenin ise
kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. Tolstoy
547. Akıl, vücudun efendisidir. Alfred de Vigny
548. Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca
çözebilir. W. Shakespeare
549. Övülmek isterseniz, alçakgönüllülüğü yem olarak
kullanın. Lord
Chesterfield
550. İnsanlar öylesine saf ve zayıftırlar ki, aldatmak
isteyen, dilediği
kadar ahmağı kolayca bulur. Machiavelli
551. Evlilikte aşk varsa alışkanlık onu öldürebilir,
yoksa yaratabilir.
Alexandre Dumas Fils.
Düşünce ufkunda yeni bir
gezinti...
552. Madem ki alışkanlıklar, hayatımızın en ileri
gelen hakimleridir, öyleyse
ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyız. Bacon
553. Altından zincirler en ağır olan zincirlerdir.
Balzac
554. Öyle anılar vardır ki, anlatılırken güzelliği
gider. George Sand
555. Çabuk anlaşılan şey, uzun ömürlü değildir.
Dostoyevski
556. Cennet, anaların ayakları altındadır. Hazret-i
Muhammed
557. Aptallar talihten korkarlar, akıllılar katlanır.
Publilius Syrus
558. İlk arzuyu yenmek, onu izleyen diğerlerini tatmin
etmekten daha
kolaydır. Benjamin Franklin
559. İyi askere sahip olunca, insanın her zaman iyi
dostları olacağını kim
bilmez. Machiavelli
560. Arslan da fareye borçlu olabilir. Thomas Fuller
561. Haysiyetli bir adam deli gibi aşık olabilir ama,
ahmak gibi aşık olması
yakışık almaz. La Rochefoucauld
562. Aşk, ateş gibidir, gıdasız aklınca söner.
Lermontov
563. Nice yürük atlar yollarda kalmışken, topal eşek
sağ salim konağa ulaşır.
Şeyh Sadi
564. Ateşten insana serinlik gelir mi hiç? Firdevsi
565. Bir adam bir kaplanı öldürürse bunun adı spordur,
bir kaplan bir adamı
öldürürse bunun adı vahşettir. G. Bernard Shaw
566. Ayna, kendilerine güvenmeyen kadınlar içindir.
Plautus
567. Ayrılık küçük ihtirasları unutturur, büyükleri
güçlendirir. Napoleon
568. Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.
Nietzsche
569. En tatlı balın bile fazlası bıkkınlık verir. W.
Shakespeare
570. Kuru pantolon ile balık tutulmaz. Cervantes
571. Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar
oğullarını gömer. Krezüs
572. Başarı her şeyi temizleyen altın yaldızlı bir
alevdir. Emile Zola
573. Çalışmayı ve beklemeyi öğrenin. Longfellow
574. Bir tek insan yoktur ki bencil olmasın.
Brachvogel
575. Bilge, iyi şeylerde bile bir ölçü gözetir.
Juvenalis
576. Bilgiden başka hiçbir kuvvete heves etme. Molla
Cami
Akıl havuzunun duru suları
577. Yalancı bilge, kalp akçe gibidir. Farabi
578. İnsanın bilgisi artınca huzursuzluğu da artar.
Goethe
579. Bilginler meclisinde sükut, bilgisizlerin en
güzel süsüdür. Bhartrihari
580. İlim, müminin kaybolmuş malıdır, nerede bulursa
alır. Hazret-i Muhammed
581. Yanlış bildiklerimizi atabilsek, dimağımızın yükü
o kadar hafifler ki...
Cenap Şehabettin
582. Düşmanına borç verirsen onu kazanırsın, dostuna
borç verirsen onu
kaybedersin. Benjamin Franklin
583. Gerektiği yerde açıklamayan, gerekmediği yerde
açıklayan kişiye budala
denir. Alain
584. Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğü kazanır,
bazılarına da büyüklük
kendi gelir. William Shakespeare
585. Cahil insan, gül ise de koklama. Aşık Veysel
Şatıroğlu
586. Felaketin önemsiz olması, erkek cesareti
sayesindedir. Demokritos
587. Altının ne olduğunu mihenk, cimrinin kim olduğunu
dilenci bilir. Şeyh
Sadi
588. Kral olup paramı dilenci gibi harcamaktansa,
dilenci olup paramı kral
gibi harcamayı yeğlerim. Ingersoll
589. Çalışmak bizi şu üç beladan kurtarır: Can
sıkıntısı, kötü alışkanlıklar
ve yoksulluk. Voltaire
590. Ne mutlu aktörlere: Sorumluluk yüklenmeden şeref
kazanıyorlar. Alfred de
Vigny
591. En güzel çiçek, en tez solandır. Andre Gide
592. Çocuk, insanın babasıdır. Wordsworth
593. Damlanın içinde hayat var fakat dalganın içinde
ölüm. Hebbel
594. Tanrı'nın değirmeni ağır ama iyi öğütür. Thomas
Fuller
595. Dehayı ancak ıstırap doğurur. Andre Maurois
596. Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılır mı
hiç? Samsatlı Lukianos
597. Gereğinden önce dertlenmek, gereğinden fazla
dertlenmektir. Seneca
598. Devletler insan
12/8/2008
-
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî'den Özlü Sözler
A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.
Acele şeytan hilesidir, sabır ve tedbir Allah lütfu.
Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.
Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.
Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
Allah üstünlük bakımından göz yaşını şehitlerin kanı ile eş tuttu.
Allah’a şükür, rızkı artırır.
Allah'ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın
Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.
Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide.
Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
Aklın yoksa yandın, ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki
Akıllı insan düşündüğü herşeyi söylemez, fakat söylediği herşeyi düşünür.
Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.
Bir adamın camilere alıştığını görürseniz, imanlı olduğuna şahitlik ediniz.
Büyük Allah’tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah’ın lütfundan mahrumdurlar.
Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler.
Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.
Beri gel, beri!
Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik?
Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
Bir katre olma, kendini deniz haline getir
Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini.
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil.
Bütün kâinat birbirine sevgi ile bağlanmış.
Sevgini vermesini öğren.
Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış.
Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış.
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
Canım tenimde oldukça Kur’ân’ın kölesiyim. Ben Hakk’ın seçkin peygamberi Muhammed’in yolunun toprağıyım. Her kim bundan başka benden bir söz naklederse, ona çok üzülür ve o sözden de çok üzüntü duyarım.
Cenab-ı Hakk kâfir için necis dedi. Fakat dikkat et ki; kâfirlerin dışı pis değildir. O pislik onların din ve ahlakındadır.
Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.
Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.
Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektedir.
Çalış çabala da nura ulaş. Pekmez içinde ne kaynatılırsa pekmez lezzeti alır. Havuç, elma, ayva, ceviz pekmezde kaynasa pekmez tadı alır. Bilgi nura karışırsa inatçı ve kötü kişiler bile bilgiden nur bulurlar.
Din düşmanlarının başına kılınç ol, kurt gibilere ateş saç; çünkü onlar, Yusuf düşmanıdırlar.
Denizin dibinde incilerle taşlar karışık olarak bulunurlar, övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında
bulunurlar.
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
Dünle beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek.
Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
Denizde inciler derinde olur. Çerçöp sahilde olur.
Eğer müslümanca yaşamak istersen Kur’ân’a sarıl; çünkü, onsuz islami hayat mümkün değildir.
Eğer bir Türk seslenirse, Tanrı korusun, köpek değil erkek aslan bile kan kusar.
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen.
Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir.
Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.
Ey Zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.
Ey arkadaş, sufi, bulunduğu vaktin oğludur. Bu iş yarın olsun yarına kalsın demek, tarikat anlayışına uymaz.
Filozofların felsefesi, insanoğlunun zan ve şüphesini artırır. İslam’ın hikmeti ise, insanı yücelere ulaştırır.
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.
Gelin bağa yeşiller kuşanan doğayı görün. Her köşede bir çiçek dükkanı açan doğayı görün. Güller gülerek sesleniyor bülbüllere: Susun, susarak doğayı görün.
Genişlik, sabırdan doğar.
Gerçek aşkta ne vefa vardır ne cefa.
Gönül nuru olmayan gönül, gönül değildir. Bedende ruh yoksa topraktır.
Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
Gözünün cevherini nerede eskittin, beş duyunu nerelerde kullandın.
Gözünüzü açıp Kur’ân’a bakınız. Allah kelâmı olan kur’an’ın tüm ayetleri edep öğretmektedir.
Gül düşünür, gülistan olursun. Diken düşünür, dikenlik olursun!
Gülün dikene katlanması, onu güzel kokulu yaptı
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim.
Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığını kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer.
Güzel yüz aynaya âşıktır.
Hamdım, piştim, yandım.
Hak'tan bahar fermanı gelmedikçe, toprak sırrını açmaz.
Hayatının gidişi, Hz.Muhammed’in sünnetinden sapmasın. Onu bırakma! Aklına ve hünerine az güven!
Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır.
Hem gam çağında, hem esenlik çağında Allah’a dayanmadan, tümden ona teslim olmadan başka her şey düzendir, tuzaktır.
Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
Her insan bir alemdir. İnsan düşünceden ibarettir, geri kalan et ve sinirdir.
Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin.
Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki rahat edesin.
Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.
Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya.
Herşeyi, aramadıkça bulamazsın; fakat bu dost başka; bunu bulmadan arayamazsın.
Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.
Hiçbir ölü öldüğüne hayıflanmaz, sadece azığının azlığına hayıflanır. Ölen kuyudan ovaya çıkmış demektir
Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.
İnsan dostunun huyunu alır.
İnsanlar, güller arasında dikenler bulunduğundan şikayet edeceklerine, dikenler arasında güller yaratıldığına şükretmelidir.
İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
İnsan gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak gerçek dostu görendir.
İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.
İnanan kişi, işlerini Allah emretti diye yapar. İnanmayan ise, mücadele ve gösteriş olsun diye yapar. Böyle inatçı kişilerin başlarına toprak saç.
Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
Kadınlarda hayvani sıfat fazladır. Çünkü kadın koku ve renge fazlaca meyleder.
Kendi körlüğünü tedavi etmeye çalış, yoksa alem hep O'dur, fakat O'nu görecek göz olmalıdır.
Kim benliğinden kurtulursa bütün benlikler onun olur. Kendisine dost olmayan herkese dost kesilir. Nakışsız ayna olur, tüm nakışlar onda seyredilir.
Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.
Kim sabrederse rızkı gelir ona. Aşırı hırsla çalışma ve çabalama sabırsızlıktır.
Kim zahmet çekerse defineyi elde eder.
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.
Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.
Kötülerin övülmesi arşı titretir.
Kötülük insana tamahtan gelir. Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.
Kızgınlıkla gönüllere ateş saldın mı, cehennem ateşinin aslı oldun gitti.
Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömür ise kısadır. Korkarım ki,sen bu uykudan uyanınca gündüz olur.
Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.
Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
Madem ki rızkı taksim eden O’dur, o halde şikâyet küfürdür. Sabır gerekir. Sabır, genişliğe ulaşmanın anahtarıdır. Allah’tan başka herkes düşmandır. Sen asıl dostu düşmanlara şikâyet eder, halinden sızlanırsın öyle mi? Padişah köleye şikayet edilir mi? Akıllı ol.
Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
Mideyi bırak da gönül tarafına salın. Salın da Allah’tan perdesiz selam alasın.
Münafığın özrü kabul edilmez. Çünkü o özür dilindedir kalbinde değil.
Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur. Yusuf» “Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum..” Voltaire
» Açlıktan ölmek üzere bulunan bir köpeği kurtarınız, sizi ısırmayacaktır. İnsan ile köpek arasındaki başlıca fark budur” Mark Twain
» Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç varır. Mirabeau
» Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.Güzel Sözler Bernard Shaw
» Akıllı görünme çabası, çoğu zaman akıllı olmayı engeller. La Rochefoucauld
» Akıllı kimsenin lisanı kalbindedir. Düşünerek söyler. Hz.Ali (r.a.)
» Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır. Plato
» Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur. Yusuf Has Hacip
» Alkış zayıfların amacı ve sonudur. C.Colton
Has Hacip
Alkışı en sessiz karşılayan,alkışı haketmiş demektir. Emerson
» Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.Anlamlı Sözler Andre Gide
» Aptalın sevgisi, ayının sevgisidir; kini sevgidir, sevgisi kindir. Mevlana
» Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir. G.Washington
» Bana “Seni anlamıyorum” demen hak etmediğim bir övgü, fakat senin de hak etmediğin bir sövgüdür. Halil Cibran
» Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim.Anlamlı Sözler Cervantes
» Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Hz.Ali (r.a.)
» Başarılarını gizlemek, en büyük başarıdır. La Rochefoucauld
» Başarının sırrı , uğraşılan konuya hakim olmaktır. Benjamin Disraeli
» Başkalarını hep bağışla, kendini hiç bağışlama. Syrus
» Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. Montaigne
Başkalarının kusurlarını tartarken, parmağıyla terazinin kefesine bastırmayan insan pek enderdir. Baron Langenfauld
Başkası düştü mü “çürük tahtaya basmasaydı” deriz.Kendimiz düşünce,bastığımız tahtanın çürük olmasından şikayet ederiz.Özlü Sözler Cenab Şahabettin
Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır. Hint Atasözü
Bende 1 yumurta var, sende 1 yumurta var. Ben sana 1 yumurta versem, sen bana bir yumurta versen, bende 1 yumurta sende 1 yumurta olur.Bende 1 bilgi var, sende 1 bilgi var. Ben sana 1 bilgi versem, sen bana 1 bilgi versen, bende 2 bilgi, sende de 2 bilgi olur. Konfüçyüs
Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner.Özlü Sözler Alexander Everett
» Bilgi büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir. Brigitte
» Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık.Güzel Sözler Terry
» Bilgi insanı kuşkudan,iyilik acı çekmekten,kararlı olmak da korkudan kurtarır. Konfüçyüs
» Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak gerekir. Honore De Balzac
» Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Yusuf Has Hacip
» Bilgisiz bir kimse savaş davuluna benzer, sesi çok, içi boştur. Sadi
» Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için çoğunluk bilgisizdir. La Bruyere
Çocukluğumdan beri dar mekanlardan sıkılır ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaşırdım. İleri yaşlarda bunun bir hastalık olduğunu anlamış, fakat bu illetten bir türlü kurtulamamıştım...
Oysa ki dar mekanlara, şimdi ister istemez girecektim...
Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi. Çevremde dolaşanların sesini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa onları görebiliyordum...
- Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı. Halbuki yapacak ne kadar çok iş vardı...
Gerçekten de bir çok işim yarım kalmıştı. Mesela oğluma iyi bir işyeri açamamış, araba ile renkli televizyonun taksitlerini henüz bitirememiştim. Büyük bir firma kurup dostlarımı orada toplamak da artık hayal olmuştu.Üstelik kış çok yaklaştığı halde odun- kömür işini halledememiş ve çatının akan yerlerini aktaramamıştım...
Yarıda kalan işlerimi arka arkaya sıralarken, kulaklarımı çınlatan bir sesle irkildim Sanki mikrofonla söylenen bu ses, beynimin en ücra köşelerinde yankılanıyor ve: 'Geçti artık, geçti..'diyordu...
Içimden 'Keşke geçmemiş olsaydı.' diyordum. Nereden başıma gelmişti o kaza bilmem ki..? Halbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım.
Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığını ve içinde bulunduğum tabutun kapağını örtmeye çalıştıklarını farkettim. Onları engellemek için avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde ne kımıldayabiliyor, ne de bir ses çıkartabiliyordum. Biraz sonra koyu bir karanlıkta kalmış ve gözlerimi tabutun tahtaları arasından sızan ışığa çevirmiştim. Dehşet içinde:
- Aman Allah'ım,dedim. Ne olacak şimdi halim..?
Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum. Bu arada omuzlara kaldırılmış ve sallana sallana götürülmeye başlanmıştım. Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor ve su damlacıklarının sesi, tabutumun gıcırtısına karışıyordu.
Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık.
Cami deyince aklıma gelmişti. Çok yakınımızda olmasına ve hergün 5 defa davet edilmeme rağmen bir türlü vakit bulup gidememiştim. Ama her zaman söylediğim gibi 50 yaşına gelince namaza başlayacak ve herkesin şikayet ettiği kötü alışkanlıklarımı terk edecektim. Evet evet, şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi bir insan olacaktım...
Daha önceden duyduğum ve nereden geldiğini kestiremediğim ses:
- 'Geçti artık, geçti.'diye tekrarladı.. 'Bitti artık.'
Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım. Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, hergün iskambil oynadığımız arkadaşların neşeli kahkahalarını işitiyor ve 'herhalde ölüm haberimi duymamış olacaklar'diye düşünüyordum.Sesler iyice uzaklaştığında eğik bir şekilde taşındığımı hissederek, mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım. Şiddetle yağan yağmurun tabuttaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım. Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim. Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kısmı da milli takımın son oyununu methediyordu. Tabutumu taşıyan diğer biri ise yanındakinin kulağına fısıldayarak:
Rahmetlinin tersliği, öldüğü günden belli, diyordu. Sırılsıklam olduk birader..!
Duyduklarım herhalde yanlış olmalıydı. Yoksa bunlar, uykularımı onlar için feda ettiğim dostlarım değil miydi?
Yolculuğum bir müddet sonra bitmiş ve tabutum yere indirilmişti. Kapak tekrar açıldı ve cansız vücudumu yakalayan kollar, beni dibinde su toplanmış olan çukura doğru indirdi...
Boylu boyunca yattığım yerden etrafıma baktım...
Aman Allah'ım, bu kabir değil miydi?
O ana kadar buraya gireceğimi neden düşünmemiştim...
Sessiz feryatlarımı kimseye duyuramıyor ve dostlarımın üzerimi örtmek için yarıştığını hissediyordum.
Tekrar zifiri karanlıkta kalmış ve bütün acizliğimle dua etmeye başlamıştım...
Ya Rabbi, diyordum. Bir fırsat daha yok mu, senin istediğin gibi bir kul olayım. Ve kabrimi, Cennet bahçelerinden bir bahçeye çevireyim?
Aynı ses, her zamankinden daha şiddetli olarak: 'Geçti artık, geçti.' diye tekrarladı. 'Her şey bitti artık.'
Mezarımı örten tahtaların üzerine atılan toprakların çıkardığı ses gökgürültüsünü andırıyor ve bütün benliğimi sarsıyordu...
Son bir gayretle yerimden fırlayarak gözlerimi açtım. Odamdaki rahat yatağımda yatıyor, fakat korkunç bir kabus görüyordum. Bitişik dairede oturan doktor arkadaşım beni ayıltmaya çalışarak: 'Geçti artık, geçti.' diye bağırıp duruyordu. 'Geçti, bak hiç bir şey kalmadı.'
Yattığım yerden yavaşça doğruldum. Terden sırılsıklam olmuş ve sanki 20 kilo birden vermiştim. Dışarıda sağanak halinde yağmur yağıyor, şimşek ve gökgürültüsünden bütün ev sarsılıyordu.
Etrafımdakilerin şaşkın bakışlari arasında kendimi toparlamaya çalışırken:
- Ya Rabbi sana zerrelerim adedince şükürler olsun, diyordum. İyi bir kul olmak için ya bir fırsat daha vermeseydin! ..
Bir ev satın alabilirsin
Ama yuvayı alamazsın
Bir yatak alabilirsin
Ama uykuyu alamazsın
Bir saat alabilirsin
Ama zamanı alamazsın
Bir kitap alabilirsin
Ama bilgiyi alamazsin
Bir mevkiye
Kavusabilirsin
Ama saygiya degil
Doktora para
Ödeyebilirsin
Ama sağlığa değil
Ruhunu satin alabilirsin
Ama hayatini degil
Seksi satin alabilirsin
Ama AŞKI degil
Bu Çin ilkesi sans getirir
30/5/2008
-
bu metni bide aşağıdan yukarıya doğru bi okuyun :))
Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor! !
Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?
Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!
Gelin: Sen.. Bana aşıkmısın?
Damat: Taaaabiki.
Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?
Damat: Tabiki hayır.
Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?
Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.
Gelin: Peki bana bir gün vuracakmısın?
Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.
Gelin: Sana güvenebilir miyim?
Damat: Evet.
Gelin: AŞKIM.
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin
usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan
vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her
türlü görünür süslerden arınması gereklidir… Saç, sakal, bıyık, kaş, ne
varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı
bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider,
başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak: - Kalk bakalım kabak,
kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden.
Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar. Fakat küstah kabadayı tıraş
esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre
gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine
gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın
ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir.
Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.
Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir: - Vallahi gücenmedim ona.
Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir sahibi var.
O gücenmiş olmalı!
Hikâye böyle... Ama hayat da böyle... kabağın sahibinin en affetmediği
şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğu umarım hep aklımızda kalır.
Ne zaman
hayatinda bazi seyler
tasinamaz hale gelirse,
ne zaman 24 saat kisa gelmeye baslarsa,
O zaman *mayonez kavanozu ve
2 fincan kahveyi* hatirlayiniz!
Bir gun bir profesor,
masasinin uzerinde birkac kutu oldugu halde
felsefe dersindedir.
Ders basladiginda, hicbir sey soylemeden,
onune buyukce bir mayonez kavanozunu alir ve
icerisini tenis toplari ile doldurur.
Ve ogrencilere kavanozun dolup dolmadigini sorar,
Ogrenciler ittifakla kavonozun doldugunu ifade ederler,
Bu sefer profesor onundeki kutulardan
bir tanesinden aldigi cakil taslarini,
calkalayarak kavanoza doker,
boylece cakil taslari kayarak,
tenis toplarinin aralarindaki bosluklari doldurur.
Ve ogrencilere tekrar
kavanozun dolup dolmadigini sorar,
Onlar da 'evet' oldu derler
Tekrar profesor masanin uzerindeki
Diger kutuyu eline alir ve
icindeki kumu yavasca kavnoza doker.
Tabii ki kumlar da cakil taslarinin aralarindaki
bosluklari doldurur.
Ve tekrar ogrencilere
kavanozun dolup dolmadigini sorar,
Ogrenciler de koro halinde 'evet' derler.
Bu sefer profesor
masanin *altinda* hazir bekleyen
2 fincan kahveyi alir ve
kavanoza bosaltir,
kahve de kumlarin arasinda kalan bosluklari doldurur.
Ogrenciler gulerler!
Profesor ogrencilerin gulusunu
destekleyerek 'eveet' diyerek;
ben 'Bu kavanozun sizin hayatinizi simgeledigini
ifade etmeye calistim' der.
Soyle ki;
Bu tenis toplari hayatinizdaki onemli seylerdir;
dininiz,ibadetleriniz, aileniz, cocuklariniz, sihhatiniz,
arkadaslariniz ve sizin icin*onemli olan seylerdir*/. /
Sayet diger seyleri kaybetseniz de, bu *onemli seyler*
kalir ve hayatinizi doldurur.
O cakil taslari ise daha az onemli olan diger seylerdir;
isiniz, eviniz, arabaniz vs.Kum ise diger ufak tefek seylerdir.
'Sayet kavanoza once kum doldurursaniz...'
diye, anlatmaya devam eder,
'cakil taslarina ve ozellikle de tenis toplarina
(yeterli) yer kalmaz.
Ayni sey hayatimiz icin de gecerlidir.
Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek seylere harcar,
israf ederseniz,
onemli seyler icin vakit kalmayacaktir.
Dikkatinizi mutlulugunuz icin onem arzeden
Seylere cevirin.
Cocuklarinizla oynayin.
Sihhatinize dikkat edin.
Esinizle yemege cikin.
Evinizin ihtiyaclarini karsilayin.*
Oncelikle tenis toplarini kavanoza yerlestirin.
Oncelikleri, siralamayi iyi bilin.
Gerisi zaten hep kumdur.*
Bu ara bir ogrenci parmagini kaldirir ve sorar;
“Pekiyii, o iki fincan kahve nedir? '
Profesor gulerek:
'Bu soruyu sorduguna sevindim.
Hayatiniz ne kadar dolu olursa olsun,
her zaman *dostlariniz ve sevdiklerinizle
* bir fincan kahve icecek kadar vakit ayirin! '* *
'Çocuklarınızı çok öpün, çünkü her öpücük için size cennet'te bir derece verilir ki, iki derece arasında beş yüz senelik mesafe vardır. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin defterlerinize sevap yazarlar.'
Ayrıca çocuklara karşı merhametli olmanın sevabı hakkında da Cihan Serveri (s.a.v.) şöyle buyuruyorlar:
'Çocukları hakkıyla sevmek ve onlar korumak, cehennemden kurtuluşa vesiledir.'
'Kim ağlayan çocugunu susturuncaya kadar gönüllerse, Cenab-ı Hak ona cennet'te memnun olacağı kadar nimet verir.'