BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti



10/1/2007 - MSN'de kız arkadaş tuzağına düştüler
Bulundugu yer: trash haber
Msn'chat yaparak kız arkadaş bulmak istediler.Fakat işn rengi başkaydı.

Samsun'da internette chat yaparken kendilerini kadın olarak tanıtarak buluştukları erkeklere cinsel tacizde bulunan ve bunu da kamera ile görüntüleyip şantaj yapmakla suçlanan çete çökertildi.

MSN üzerinden tanıştıkları erkeklere genç kız fotoğrafları gösterip randevu veren çete üyeleri, buluşma noktasına gelen kişileri zorla araca bindirip daha önceden planladıkları eve götürüyor.

Zorla alıkoydukları kişilere burada cinsel tacizde bulunan çete üyelerinin, bunu da kamera ile görüntüleyip daha sonra şantaj yaptığı ileri sürüldü.

Polis, yaptığı çalışma sonucu tespit ettiği evlere baskınlar yaptı. Bu evlerde bulunan 15 kişi gözaltına alınırken yapılan aramalarda çok sayıda bilgisayar ve CD görüntüleri ele geçirildi. Savcılıktan 4 gün ek süre alınan sanıkların emniyetteki sorgulamaları devam ediyor.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


10/1/2007 - ATV ismi mezata düştü
Bulundugu yer: ihtiyactan
Sabah ve atv’nin yayın haklarını TMSF’den ihalesiz olarak devralan Merkez Yayın Grubu’nun sahibi Turgay Ciner bir haftada ikinci şoku yaşıyor. Merkez Grubu ilk şoku geçen hafta TMSF’nin Sabah İstanbul Baskı Tesisleri’ni 41 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkartmasıyla yaşamıştı.

İkinci şok ise dün Ankara’dan geldi. Ankara 30. İcra Müdürlüğü atv’nin isim hakkını 100 milyon YTL (yaklaşık 70 milyon dolar) muhammen bedelle satışa çıkardı. atv’nin isim hakkı için ilk mezat 17 Ocak 2007 Çarşamba günü saat 11.00 ile 11.15 arasında Ankara Adliyesi Mezat Salonu’nda yapılacak.

TEMİNAT 20 MİLYON YTL
Ankara Adliyesi Mezat Salonu’na asılan ilanda, 100 milyon YTL değer biçilen “atv” markasının satışına katılacakların, bedelin yüzde 20’si olan 20 milyon YTL nakdi teminat yatırması gerektiği de kaydedildi. İlanda, haczedilmiş durumdaki “atv” markasının satış bedeli üzerinden yüzde 18 KDV oranının da alıcıya ait olacağı vurgulandı.

ALACAKLI VAKIFBANK
atv isim hakkının satışa çıkmasına neden olan dosya, Birleşik Basın Dağıtım, Sabah Yayıncılık, Sabah Pazarlama, Maya Holding, Maya Basın Yayın ve SATEL gibi şirketlerin Vakıfbank’a olan 4 milyon 128 bin YTL’lik borcundan kaynaklanıyor.

Vakfıbank’ın alacağını tahsil etmek amacıyla başvuru yapması üzerine, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’ndeki dosya kıymet takdiri yapılmak üzere Ankara 30. İcra Müdürlüğü’ne gönderildi.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


10/1/2007 - Gaffur çuval intikamını aldı
Bulundugu yer: yamuk yapanlar

Gaffur çuval intikamını aldı



Sezonun en iddialı filmlerinden biri olarak gösterilen "Maskeli Beşler-Irak" önümüzdeki günlerde gösterime girecek. Filmin vurucu gücü, son üç ayın fenomen adamı Peker Açıkalın olacak. Açıkalın, filmin afişlerinde rol arkadaşlarından farklı gösterildi. Murat Aslan'ın yönettiği filmde Şafak Sezer, Cengiz Küçükayvaz, Melih Ekener ve Atilla Sarıhan, Erdal Tosun, Cezmi Baskın, Durul Bazan ve Tatlana Tsvikeviç rol aldılar. Çuval ile alay Türkiye'nin petrol sorununa el koyan beş kafadarın maceralarının hikâye edildiği filmde, komedi ve aksiyonun birlikte işlendi. İlk sırada ise Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayı geldi. 4 Temmuz 2003'de Irak'ın Süleymaniye kentinde yaklaşık 100 Amerikan askeri, 11 Türk subayının başlarına çuval geçirerek gözaltına almış, bu olay Türkiye'nin ABD ile küçük birkriz yaşamasına neden olmuştu. Filmin konusu kısaca şöyle: Irak'ı karıştırdılar Türkiye'nin, Kuzey Irak petrolleri üzerindeki hakkının yendiğine inanan Maskeli Beşler Çetesi, ABD'nin kontrolündeki bir petrol dağıtım tesisine operasyon düzenler. Komutan Bahattin (Açıkalın), tezcanlı Onbaşı Tezcan (Sezer), Onbaşı Kamil (Küçükayvaz), sakar Zeki (Ekener) ve takımın yeni üyesi Laz Recep (Sarıhan) baskınla tesisi ele geçirir ve ABD'li askerleri rehin alır. Ancak eylem krize yol açar. Yardımcısı Davi (Bazan) ile bölge ağasına (Baskın) kaçak yakıt üreten üç kağıtçı Peşto (Tosun) en fazla zarar gören kişi olarak iki taraf arasında gidip gelmektedir. Bu arada tezcanlı Onbaşı Tezcan'ın ABD'li Teğmen Angel'e (Tatyana Tsvikeviç) aşık olmasıyla işler iyice karışır.Kaynak: Sabah

Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


10/1/2007 - İnsanlar Gaffur delisi olmuş
Bulundugu yer: film oldum abi

Avrupa Yakası'nın psikopat Gaffur'u Peker Açıkalın, "İnsanlar Gaffur delisi olmuş. Taksim'e indiğim zaman şaşırır bir halde buluyorum kendimi" diyor..

Zirvede oksijen azdır

Avrupa Yakası’nın psikopat Gaffur’u Peker Açıkalın’ı çekimleri halen devam eden Maskeli Beşler Irak ve Amerikalılar Karadeniz’de filmlerinin karmaşasında yakaladık. Abartılmış komedi oyunculuklarından sıkıldığını dile getiren oyuncu, "Zirvede oksijen azdır. Orada olmak daha çok göz önünde olmayı gerektiriyor." diyor.

Peker Açıkalın’ın televizyon serüveni ne zaman başladı?

- Kim Bunlar ile başladı ama tiyatro serüvenim çok daha öncesine dayanıyor. İlk özel televizyon kanalı olarak TRT 2 kabul ediliyordu o zamanlar. Farklı mizah anlayışını topluma kabul ettirdiğimiz ilginç, bıçak sırtı bir dönemdi. Kolay Para, O Şimdi Mahkûm, Hababam Sınıfı serisi, Maskeli Beşler, Ekmek Teknesi, Çiçek Taksi gibi birçok önemli yapımda oynadım. Şimdiyse fazlasıyla popülarite kazanmış bir karakteri canlandırıyorum; Gaffur. İki sinema filminin daha çekimlerinde bulunuyorum şu an... Yoğun tempoya devam.

Oynadığınız rollerdeki ’delilik’ oranı çok fazla... Bu roller üzerinize yapışıyor olabilir mi?

- Hayır bence delilik sadece Gaffur’da var. Mesela Hababam Sınıfı’ndaki seriye başlamadan önce ’Psiko’ karakteri yoktu. Dedim ki öyle bir karakter yaratalım ki yeni olsun ama kabul görsün. 16 yıldır okul yatakhanesinde kalan, içine kapanık Psiko’yu yaratmış olduk. Psiko da, Hababam Sınıfı içerisinde çok ayrıcalıklı bir yere oturdu. Rekabetçi olmaktan fazla hoşlanmıyorum ama bir maç oynanacaksa rekabet vardır. Rekabetin sonucu kazanmayı gerektirir. Kazanmayan da savaşamaz. Bu sinema, televizyon ve tiyatro için de aynıdır. Uzun yıllar bu alanlarda hakkıyla bulunmak istiyorum. İki tane kız çocuğunu büyüten, gayet evcil, yıllardır medyadan uzak yaşamaya çalışan, özel yaşantısına özen gösteren, kendini ortalığa atmamış bir insanım. Bu çizgiyi çok iyi tutturmak lazım. Öbür türlü insanlar Gaffur’u sever ama Peker’i sevmez.

Canlandırdığınız karakterleri özellikle de Gaffur’u kendinize benzettiğiniz oluyor mu? Seyircinin ilgisine bakılırsa Gaffur için yaratılmışsınız...

- Gaffur diye birini tanımam, hiç de düşünmedim. Gülse Birsel yazmasaydı daha da tanımazdım. Gerçekten de çok sınırda bir karakterdi Gaffur. Ekibin kemikleşmiş bir kadrosu ve seyircisi var zaten. Bizim, ekipten çıkan kadro yerine dahil olmamız belirli bir heyecan yarattı izleyicide. Seyircinin kafasındaki yeni ekibe dair soru işaretlerini aşmaktı ilk etaptaki hedefimiz. Onu aştık. Gaffur da televizyon dizisi normlarında gidebildiği kadar gidebilecek nihayetinde. Ama yakalanan enerji çok güzel. Popülarite gelip geçici bir durumdur. Önemli olan, uzun vadede düşünülen ve uzun yıların arka planı olan prensiplerimle seyircilerle olan bağı güçlendirmekti. Ben de elimden geleni yapıyorum. Ben yarattığım tipleri çok benimsiyorum. Kendi kendime onlarla konuşup, onları yaşatıyorum ve onları icraat sırasında o kadar üstüme giyip, o kadar net biçimde yansıtma samimiyetine ve tecrübesine hazırım ki zaten seyirci ile aramdaki özel bağlantı bu.

Teklif edilen rollerde aradığınız bir kriter var mı?

- Senaryonun kaliteli olması gerekiyor. ’Senaryo çekildiği zaman nasıl olacak?’ sorusu önemli burada. Sinema filminde oynamak ya da üç buçuk senedir var olan bir projeye sonradan dahil olmak yürek isteyen bir şey. Senaryosu, oyuncu kadrosu, teknik ekibiyle tam bir ekip işi.

AMATÖR BİR RUHLA SEYİRCİYE OYNUYORUM

İnternette hakkınızda yapılan yorumların çoğu olumlu...

- Özel hayatımı daima ’özel’ tuttuğumdan dolayı insanlara kendi kişilik özelliklerimi göstermedim. Ben sanatçıyım, hiçbir zaman yaptığım işlerde medyayla birlikte yürümedim, sansasyonel olaylarda bulunmadım. Gayet profesyonelce kendi içimde, amatör bir ruhla seyirciye oynuyorum. Herkes benim Gaffur gibi bir karakter olmadığımı biliyor, başarı da bunun altında gizlidir. Ekmek Teknesi’nde Cengiz ayrı bir karakterdi, dramatik kurgusu olan sinema filmlerindeki karakterler apayrı. Peker de kendi içinde fırtınalar yaşayan ayrı bir insan.

Maskeli Beşler Irak filminin çekimleri de devam ediyor. Filmde canlandırdığınız Bahattin nispeten aklı başında bir karakter. Siz filmi ve sinemanın içerisinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Maskeli Beşler seri olarak düşünülen bir filmdi. Aldığımız tepkiler serinin devam filmlerinin çekilmesi yönündeydi. Bahattin, gayet aklı başında, tansiyon paranoyası olan bir karakter ve delilik dersen bence pek yok. Sinemada Maskeli Beşler’i yapmaktan dolayı mutluyum ama sinema adına yorum yapmam gerekirse artık daha iyi işler çıkarılması gerektiğine ve Türkiye’nin bir geçiş noktasında olduğuna inanıyorum. Seyirciyi gişeye çekmek için artık iyi yapımcıların, iyi yönetmenlerin, iyi senaristlerin konuya el atması gerekiyor. Cem Yılmaz’ın Hokkabaz’ı gayet eli yüzü düzgün, başarılı bir filmdir bence. Artık sulu komedi yapmanın da gereği yok.

Aynı kadrolarla birkaç film çekilmesi sadece gişe stratejisi midir? Çünkü insanlar aynı ekibi birkaç filmde görüyorlar bir sezonda.

- Ve o insanlar o filme yoğun ilgi gösteriyorlar. Talep varken, aynı kadro ile devam etmemek nankörlük olur. Biz yapalım, insanlar seyretsin. Bunu tartışmak, yeni yapılan bir filmi olumlu-olumsuz eleştirmek yersiz. Mühim olan yapabilmek. Türkiye’de insanlar genellikle olumsuz eleştiriyor. Bu rekabet ortamının Türk toplumuna ne kadar faydası vardır ya da yoktur bunu herkesin şapkasını önüne koyup bir düşünmesi gerekiyor.

Yaptığınız işler sizi önemli bir noktaya taşıdı ve bu konuda yıldız addedebiliyoruz sizi...

- Önemli olan çok güzel ve büyük bir yıldız olarak uzun süre gökyüzünde parlamaktır. Sokakta aldığın tepkilerle belki bunu yaşayabilirsin. Bugün Kadıköy’de, ışıklarda, bir amcamız torununu cama çıkardı ve ben hem torununu hem de amcamızı öptüm. Çok beğendiklerini söylediler. Mesela reyting olaylarından anlamam. Kime göre neye göre belirlenir? Ama esas aldığım tepkiler dışarıda. Ve böyle güzel tepkiler gelince motivasyonunuz artıyor.

Zirvede olmak istemediğinizi vurguluyorsunuz hep. Zirvede olmak kötü bir şey mi?

- Yıllardır söylüyorum, yine söyleyeceğim; zirvede oksijen azdır! Halk ve medya zaten iyi yapılan işi takdir ediyor ve gereken saygıyı gösteriyor. Zirvede olmak daha çok göz önünde olmayı gerektiriyor. Saygınlık ve içtenlikle işlerimi yapıyorum.

Peker de Karadeniz’de

Ocak 2007’de gösterime girmesi planlanan Amerikalılar Karadeniz’de filminde Peker Açıkalın, Ercüment isimli tipik bir Karadeniz vatandaşını canlandırıyor. Yönetmenliğini Kartal Tibet’in üstlendiği filmin başrollerini Açıkalın; Metin Akpınar, Kadir Çöpdemir, Kıvanç Tatlıtuğ ve Melis Birkan ile paylaşıyor.

KIZLARIMI ÖPE ÖPE BÜYÜTÜYORUM

Magazin basınından niye bu kadar uzaksınız?

- İnsanlar kamera arkasının hep lay lay lom olduğunu düşünüyorlar. Böyle yaşayanların yanında orta halli ve huzurlu yaşayanlar da var. Bu anlamda Türk toplumunun duyarlılığına ve seçiciliğine güveniyorum. Medya insanı rezil de der vezir de. Kendimi uzak tutmaya çalışıyorum.

 Niran Ünsal ile kızınız Şeker yüzünden bir ara medyanın takip ettiği isimlerdendiniz. Sorunları çözdünüz sanırım...

Bazı kimselerin iyi araştırma yapmadan yarattıkları bir konudur bu. O kişilerin kendilerini affettirmesi için onlara izin verdim ve onlar da olayın medyaya yansıdığı gibi olmadığını göstermeme yardımcı oldular. Şeker okula başladı. Hem annesiyle hem babasıyla beraber. Yedi aylık bir de Perim Yakut isminde bir kızım var. İki kızımı da öpe öpe, koklaya koklaya büyütüyorum. Allah’ıma şükrediyorum. Hayatımda hep iki tane kızım olsun istemişimdir. Onların motivasyonuyla hayatta nefes alıp vermenin ne kadar değerli olduğunun bilincindeyim. Rahmetli babam bana ’Bir insan ancak baba olduğu zaman anlayabilir, çocuğun olduğunda anlayacaksın’ derdi.

Başarılı olmanızda çocuklarınızın da katkısı çok büyük o zaman...

- İnsanın çocukları, başarılı olmak için en büyük motivasyonu sağlıyor. İyi bir aile babası olarak geçmişini unutmadan, geleceğine de emin adımlarla ilerlemek her insanın idealidir.


Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


1/1/2007 - Kriterleri yerine getirmeden üyeler
Bulundugu yer: yamuk yapanlar
Avrupa Birliği, bugünden itibaren iki yeni üye Bulgaristan ile Romanya'nın katılmasıyla 27 üyeli bir birlik haline geldi. Genişlemeye kuşkuyla bakanların sayısının her geçen gün arttığı bir ortamda gerçekleşen bu üyelikler, olumlu yanlarından çok olumsuz yanlarının tartışılmasıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 12 yıllık hazırlık sürecine rağmen eksiklerini tam olarak gideremeyen Bulgaristan ve Romanya'ya "evet" denmesinin ardında ise siyasi nedenler yatıyor.
1 Mayıs 2004'te AB'ye katılan on ülkeyle birlikte üye olamayacakları daha 2001'de belli olan Bulgaristan ile Romanya, son dönemde özellikle ekonomik alanda bazı belirgin adımlar attı. Ancak bu adımlar, iki ülkenin imajını düzeltmeye yetmedi. Ekonomik açıdan AB'nin en yoksul ülkeleri olan Bulgaristan ile Romanya, rekabet alanında da AB'nin diğer üyeleriyle baş edemeyecek durumda.

Yolsuzluk sorunu
Asıl sorun ise yolsuzluk ve organize suçlarla mücadelede yaşanıyor. Bu suçlarla mücadelede gerekli olan adalet mekanizmasının işleyişi de sorunlu. Ne Sofya ne de Bükreş, bu alanlarda AB'yi tatmin edemedi. Mahkemelerin işleyişinin iyileştirilmesi, yolsuzlukların siyasetin en üst düzeyine kadar soruşturulması, sınırlardaki ve yerel yönetimlerdeki yolsuzluklarla mücadele edilmesi, AB'nin önde gelen talepleri arasında.
AB, ayrıca, Bulgaristan'ın organize suçlarla mücadeleyi artırmasını, Romanya'nın da politikacıların mülkiyet ve çıkar ilişkilerini aydınlatacak olan bir birim kurmasını talep ediyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün yolsuzluk alanında hedef aldığı ülkeler arasında Bulgaristan ve Romanya'nın da yer alması, bazı AB ülkelerinin endişelerini doğruluyor.

AB, sözünden dönmedi

Eksikliklerine rağmen iki ülke engellenmedi. Çünkü, AB, 2007'de üyelik sözü vermişti

Tam bir kıyaslama yapmak zor olsa da, bu iki ülkeye yakılan yeşil ışık, Türkiye'nin son dönemde attığı adımlar ve sergilediği performans dikkate alındığında, AB'nin üyelik sürecinin sonucunun belirlenmesinde ne kadar farklı yaklaşımlar sergileyebildiğini gösteriyor.
Bu iki ülkenin, 2004'te üye olan 10 ülkeden ayrılarak, AB'ye üye olmada gecikmesinin nedeni, Brüksel'in sıkı kurallar koyması ya da Türkiye'ye yaptığı gibi büyük ölçüde teknik olan bir süreci siyasi konularla boğması değil.
2004 yerine 2007'de gelen üyeliğin asıl sorumluluğu, ev ödevlerini yerine getirme konusunda gerekli siyasi iradeyi gösteremeyen Sofya ve Bükreş hükümetlerinde.
Ciddi eksiklere karşın üyeliğin 2007 sonrasına kalmasının engellenmesinde ise, Brüksel'in 2002 Kopenhag zirvesinde kendisini bu tarihle bağlaması ve bu sözünden dönmek istememesi yatıyor.

Havada kalan sözler
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in, "Demokrasilerini güçlendirmek, ülkelerini çağdaşlaştırmak, adalet sistemlerini daha etkin ve bağımsız kılmak yolunda etkileyici reformlar yapan Bulgaristan ve Romanya, tebrik edilmeyi hak etmiştir" yönündeki açıklaması bu iki ülkenin durumuna bakılınca biraz havada kalıyor.
Romanya ve Bulgaristan'dan gelen açıklamalarla bu sözler karşılaştırıldığında ilginç bir manzara ortaya çıkıyor.
Romanya Başbakanı Calin Popescu Taricenau, ülkesinin siyasi açıdan olgun olmadığını belirterek, "Ekonomik büyüme ve siyasi istikrarın korunması halinde Romanya, diğer AB ülkelerini 20 yıl içinde yakalayabilir. Aksi takdirde bu süre 40 yıla çıkar" dedi.
Bulgaristan Başbakanı Sergey Stanişev ise ülkesinin son trenin son vagonunu yakaladığını itiraf etti.

Üye olsalar da denetim sürecek

İki ülkeye bazı et ürünlerinde yasak sürecek. Serbest dolaşımda kısıtlamalar ancak 2009'da kaldırılacak. Bulgar uçakları ortak hava sahasına giremeyecek

Son yıllarda AB'de belirgin bir hal alan "genişleme alerjisi", Brüksel'i, Bulgaristan ile Romanya'nın üyeliğini, en azından ilk etapta, sıkı denetim altında tutmaya yöneltti. Yolsuzlukla mücadele konusunda hem her iki ülke, hem de Komisyon düzenli aralıklarla detaylı raporlar hazırlayacak.
Mart ayından itibaren de AB'nin tarım alanındaki yardımlarının kurallara uygun kullanımını sağlamak amacıyla özel birimler kurulacak. Bu alanda yolsuzluk belirlenmesi halinde AB, ödeme yapmayacak ve yaptığı yardımın dörtte birini geri alabilecek.
Organize suçlarla tam anlamıyla mücadele edilmemesi halinde bu ülkelerdeki yargı kararları AB'nin diğer ülkeleri tarafından kaale alınmayabilecek. 2004'te üye olan on ülkeye uygulanan bazı önlemlerin benzerleri de devrede olacak. Gıda sağlığı alanındaki yetersizlikler nedeniyle AB, bu iki ülkeye uyguladığı domuz eti ihracatı yasağını şu aşamada kaldırmıyor.

Dolaşım kısıtlaması
İşçilerin serbest dolaşımı konusunda da üye ülkelerin büyük çoğunluğu kısıtlama kararı aldı. Bu kısıtlamaların 2009'da kaldırılması öngörülüyor.
Güvenlik düzeyinin yetersizliği nedeniyle Bulgar uçakları AB'nin ortak hava sahası uygulamasına dahil edilmiyor.
İki ülke, vizesiz ve kontrolsüz dolaşıma olanak veren Schengen sistemine ya da ortak para uygulamasının bulunduğu euro bölgesine dahil olmak için bekleyecek. Yapılacak olan değerlendirmeler ışığında üyelik haklarına konulan bariyerler yükseltilebilecek ve daha fazla kısıtlama gündeme gelebilecek.

Katılım süreci 12 yıl sürdü

Son genişleme dalgasında yer alan diğer 10 ülkeden farklı bir takvim izleyen Bulgaristan ile Romanya'nın katılım süreci yaklaşık 12 yıl sürdü.
  • 1995 Haziran: Romanya, AB üyeliği için başvuru yaptı.
  • 1995 Aralık: Bulgaristan, AB üyeliği için başvurdu.
  • 1997 Temmuz: AB Komisyonu, Bulgaristan ile Romanya'ya adaylık statüsü verilmesine yeşil ışık yaktı.
  • 1999 Aralık: Letonya, Litvanya, Slovakya ve Malta'nın yanı sıra Bulgaristan ile Romanya'yla da müzakerelerin açılması kararı alındı.
  • 2000 Şubat: Üyelik müzakereleri resmen başladı.
  • 2002 Aralık: Bu iki ülkenin katılım tarihi 2007 olarak belirlendi.
  • 2004 Haziran: Bulgaristan'la üyelik müzakereleri tamamlandı.
  • 2004 Aralık: Romanya'yla tüm başlıklar kapatılarak müzakereler tamamlandı.
  • 2005 Nisan: Avrupa Parlamentosu, 88'e karşı 534 oyuyla iki ülkenin üyeliği konusunda olumlu görüş bildirdi. Ardından Katılım Anlaşmaları Lüksemburg'da imzalandı.
  • 2006 Eylül: AB Komisyonu, iki ülkenin üyeliğinin 1 Ocak 2007'de gerçekleşmesinde bir sakınca görmediğini açıkladı.
  • 1 Ocak 2007: Bulgaristan ile Romanya'nın katılımıyla AB'nin üye sayısı 27'ye yükseldi.


  • Asgari ücret 82 ile 90 euro

  • Nüfus: Bulgaristan 7.8 milyon, Romanya 21.6 milyon
  • Yaşam beklentisi: Bulgaristan 69 erkek, 76.3 kadın; Romanya 68.2 erkek, 75.4 kadın
  • Büyüme hızı: Bulgaristan 6.2, Romanya 8.3
  • Kişi başına düşen gelir (satın alma gücü): Bulgaristan 8077 dolar, Romanya 8479 dolar
  • Enflasyon: Bulgaristan yüzde 5.7, Romanya yüzde 4.8
  • Yükseköğrenim oranı: Bulgaristan yüzde 22, Romanya yüzde 12
  • İşsizlik: Bulgaristan yüzde 7.4, Romanya yüzde 7.6
  • Asgari ücret: Bulgaristan 82 euro, Romanya 90 euro


  • Berlin, AB'nin Dönem Başkanı

    AB Dönem Başkanlığı koltuğunda bugünden itibaren Almanya oturuyor. Altı ay boyunca AB'ye yön verecek olan Almanya'dan beklentiler yüksek olsa da Berlin kendisinden mucize beklenmemesini istiyor. Türkiye'yle müzakereler, Almanya açısından düşük öncelikli konular arasında yer alıyor. Almanya'nın en önemli önceliklerinden birisi Avrupa Anayasası'nı yeniden canlandırmak.
    Almanya'nın Türkiye konusunu mümkün olduğu kadar geri planda tutmaya çalışması bekleniyor. Türkiye'nin öne çıkarılmayacak olmasındaki en önemli etkenlerden biri, Almanya'daki koalisyon ortaklarının bu konuda derin görüş ayrılıklarına sahip olması. Almanya, Türkiye'nin gündeme geldiği her aşamada, AB düzeyinde bir uzlaşı sağlamaya çalışmadan önce, Berlin'de bir uzlaşı sağlamak durumunda olacak.

    Haber kaynak:Milliyet gazetesi


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    1/1/2007 - En gözde hediye, kırmızı iç çamaşırı

    Yeni yıl öncesinde, müşterilerinin önceki yıllardaki taleplerini dikkate alan mağaza ve alışveriş merkezlerinin yeni yıla özel hazırladıkları iç çamaşırı reyonları büyük ilgi görüyor.

     

    Yeni yıl alışverişi için mağaza ve alışveriş merkezlerini dolaşanların en fazla bu reyonlardan alışveriş yaptıkları, iç çamaşırlarında en çok tercih edilen rengin ise kırmızı ve tonları olduğu bildirildi.

     

    Yeni yıl ve Kurban Bayramı tatiline yaklaşık bir hafta kala vatandaşlar alışveriş telaşına düştüler. Kimi vatandaşların kendilerine ve çocuklarına bayramlık giysi almak için aşındırdıkları alışveriş merkezleri ve mağazalar, sevdiklerine yeni yıl hediyesi almak isteyenlerin de akınına uğruyor.

     

    Alışveriş merkezlerinin yetkilileri, özellikle yeni yıl alışverişine çıkanların çoğunluğunun, eş ve sevgilileri için iç çamaşırı, çocukları için ise oyuncak almayı tercih ettiklerini bildirdiler.

     

    Erkeklerin hediye seçiminde kırmızı ve tonları ile şeffaf iç çamaşırlarını tercih ettiklerine işaret eden yetkililer, yeni yılda hediye olarak kendilerine kırmızı iç çamaşırı hediye edilmesine alışan kadınların da son yıllarda sevdiklerine aynı renk iç çamaşırı almayı tercih ettiklerini söylediler.

     

    Alışveriş merkezlerinde, kırmızı renkli, üzerinde Noel Baba ve farklı karikatür kahramanlarının figürlerinin bulunduğu boxerlar de talep görüyor.

     

    Bu arada, kadınların hediye olarak bir diğer tercihinin kravat olduğu, kişilerin dost ve sevdiklerine hediye etmek üzere aldıkları ürünler arasında kırmızı mumun da bulunduğu kaydedildi.


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    1/1/2007 - Orman, ringe çıkmıyor
    Bulundugu yer: Bi kafa gol

    Beşiktaş'ta seçim yaklaşırken aday olması beklenen Fikret Orman, 2004’deki kongrede yenildiği Yıldırım Demirören’in karşısına tekrar çıkmayacak.  Siyah Beyazlı kulüpte muhalif kanatın 1 numaralı ismi, sandığa girmeyeceğini açıkladı.

     

    Seçim de kaybetmenin hoş olmadığını söyleyen Orman 'Bu riski göze alabilmek için bir kitle gerekiyor ve bu kitle de azınlıkta’’ dedi.

     

    Orman 'Beşiktaş'ta akil insan sıkıntısı var. Genel Kurullara kimse katılmıyor. Sadece 3-4 eski yönetici görebiliyorum. Bu yapı sağlıklı bir ortam değil. Aday olsaydım çok büyük bir revizyon yapardım. Ama bu takımda değil kulüpte olurdu' dedi.

     

    Demirören’in yeni bir yönetim ile yola devam etmesi tavsiyesinde bulunan Orman, iyi bir Beşiktaşlı olarak kulübü dışarıdan destekleyeceğini; taraftarın isteğine göre hareket edilemeyeceğini, yöneticilerin asıl görevinin bir araya gelip önemli kararlar almak olduğunu ve bu konumda taraftarın isteğine göre değil yöneticilerin kararına göre davranılması gerektiğini söyledi.


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    1/1/2007 - Burhan Makbule dansı
    Bulundugu yer: gaffur klipleri

    Gaffur makbulenin burhana dans gösterisi üzerine gelir.Burhan denize düştüğü için Gaffura sarılır.Ama gösteri bu kez ikili devam edecektir.

    Fakat Burhanı gaffurda makbuleden kurtaramayacaktır. 


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    1/1/2007 - 2006'da internete damgasını vuranlar
    Bulundugu yer: trash haber
    Dünyanın bir numaralı arama makinesi Google, yeni yıldan önce 2006 yılına damga vuranları 'Zeitgeist' (Zamanın Ruhu) bölümünde açıkladı.

    Dünya çapında bir milyarı aşkın kişinin online olduğu 2006 yılında, internetin nabzını tutan Google'ın listelerine göre 2006'ya damgasını vuranlar:



    Google Haberler'de en çok arananlar
    1. paris hilton
    2. orlando bloom
    3. cancer
    4. podcasting
    5. hurricane katrina
    6. bankruptcy
    7. martina hingis
    8. autism
    9. 2006 nfl draft
    10. celebrity big brother 2006

    Google.com'da en çok arananlar
    1. bebo
    2. myspace
    3. world cup
    4. metacafe
    5. radioblog
    6. wikipedia
    7. video
    8. rebelde
    9. mininova
    10. wiki

    Kim olduğu en çok merak edilenler
    1. borat
    2. hezbollah
    3. eu
    4. hot
    5. capote
    6. v?
    7. banksy
    8. mohammed
    9. buckethead
    10. ip

    Ne olduğu en çok merak edilenler
    1. hezbollah
    2. carisoprodol
    3. acyclovir
    4. alprazolam
    5. tramadol
    6. ajax
    7. hydrocodone
    8. vicodin
    9. xenical
    10. xanax


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    1/1/2007 - Gaffur-Burhan
    Bulundugu yer: gaffur klipleri
    Gaffur Burhan
     Bu ilişki nereye gidiyor

    Avrupa yakası tv dizisinden bir anektod.


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


    Benim hakkımda

    DİKKAT Her taşın altından gaffur çıkabilir.

    Son yazılarım
    Menü
    • İstanbul hovardası
    • KATEGORİLER
      Trash haber
      Trash haber
      Yamuk yapanlar
    • Gaffur SHOW
    • Ana Sayfa
    • Profil
    • Arşiv
    • Eposta gönder
    • Gaffur-Allah belanı versin music klip

    Arkadaşlarım
    Baglantılar


      2 sayfadan 1 . sayfa
      geri | ileri