TEBLİĞ VE EDEBİYAT AHMET DURSUN
TEVFİK FİKRET'İN TARİH-İ KADİM'İ VE "ZEYL'İ"
TEVFİK FİKRET KAYNAKÇASI 1 / ASIM BEZİRCİ
TEVFİK FİKRET KAYNAKÇASI 2 / ASIM BEZİRCİ
Ölümünün 90. yılında bir kez daha gündemde: Işıltılı Yürek Tevfik Fikret Kategori: Yitirdiklerimiz Cumhuriyet 23.12.2005 138 yıl önce, 24 Aralık 1867'de doğan Tevfik Fikret bugün de dipdiri
Bu yıl Tevfik Fikret'in ölümünün 90. yılı.
Erdeme adanmış bir yaşam AZİZ NACİ DOĞAN
Ulusumuzun yetiştirdiği en büyük değerlerden Tevfik Fikret , 138 yıl önce, 24 Aralık 1867'de dünyaya gelmişti. 19 Ağustos 1915'te, henüz 48 yaşındayken yaşama gözlerini yumduğunda ölümsüzlük katına çoktan erişmiş ''erdemli bir insan'' dı. Fikret'i hakkıyla tanımlayan bu yalın nitelemeyi, doğum yıldönümünde onu anarken nirengi noktası yapmak istiyorum. Gücüm yettiğince... >>>
Şiirleriyle Atatürk'e esin ve güç veren Tevfik Fikret'in dün sonsuzluğa geçişinin 91. yılıydı
Aydınlanmayı hazırlayan ozan Düşünce ve inanç özgürlüğünü dile getirdi. Eşitliğin, hukukun, toplumsal adaletin savunucusu oldu. Bu dönemde şiirleriyle ''yeni insan''ı oluşturmaya çalışan ''yeni ozan'' kimliğiyle göründü.
KONUR ERTOP
''Edebiyat-ı Cedide'' nin öncüsü Tevfik Fikret 'in sanat yaşamında önemli bir dönem, ''Servet-i Fünun'' dergisini 1901'de baskı yönetimi kapattığında sona erdi. 1908 Meşrutiyeti'ne uzanan yıllar içinde onun şiirini artık ''sanat için sanat'' anlayışı yerine ''toplum için sanat anlayışı'' beslemeye başladı. İstibdat yönetimine, Meşrutiyet'in ilanından sonra da yönetimdeki İttihat ve Terakki'nin baskıcı uygulamalarına sert biçimde karşı çıkan ürünler verdi. Düşünce ve inanç özgürlüğünü dile getirdi. Eşitliğin, hukukun, toplumsal adaletin savunucusu oldu. Bu dönemde şiirleriyle ''yeni insan'' ı oluşturmaya çalışan ''yeni ozan'' kimliğiyle göründü.
O yılların ürünü ''Tarih-i Kadim'' şiiri insanlığı baskı altında tutan güçlere, boş inançlara bir başkaldırmadır. İnsanlığın ancak inanç özgürlüğüyle ilerleyebileceğini, bağnazlığın er geç ortadan kalkacağını, baskıların son bulacağını anlatır. Savaşların, şiddetin, kıyımın, düşünce ve inanç üzerindeki baskıların ''6.000 yıldır'' insanlığı ezmesinden yakınan ozan, düşünceye baskının, zorbalığın ortadan kalkacağı umudunu dile getirir. Bilime, akla, insan sevgisine aykırı bütün uygulamalara, baskıya, zulme karşı çıkarken din kurallarını da, Tanrı'yı da yalnızca aklın ışığında ele almaya girişir. Dünyanın kötülüklerle, kötülerle, Tanrı'ya ortak çıkanlarla dolu olduğunu vurgular. İnsanlığı hazır yargılardan kuşkulanmaya, gerçekleri aklın ışığında aramaya çağırır.
''Tarih-i Kadim'' şiiri yüzünden kendisine yöneltilen saldırılar üzerine ''Tarih-i Kadim'e Zeyl'' şiirini kaleme alan Tevfik Fikret, burada da; doğruluk, vefa, alçakgönüllülük, acıma, iyilik, yurtseverlik, insaf, insan sevgisi, hoşgörü, akıl, bilim gibi değerlere bağlılığını dile getirir; insanlık tarihinin artık kanla, zorbalıkla, baskıyla, karanlıkla, yoksullukla dolu olarak sürüp gitmesini ancak bunların önleyebileceğini anlatır.
''Haluk'un Defteri'' , Tevfik Fikret'in yapıtının çok önemli bir halkasıdır. Ozan, oğlu Haluk 'u yurt gençliğinin bir temsilcisi olarak görür. Onda geleceğin sahibi olacak, toplumdaki bozuklukları ortadan kaldıracak kuşakta olmasını istediği nitelikleri varsayar. Bunlar akıl, bilim ve yurt sevgisidir.
Akıl, bilim ve insan sevgisi
Tevfik Fikret'in yeni toplum için önerdiği yeni ahlaka göre, insan doğru olduğuna inandığı yolda yalnız kalsa da savaşımını sürdürmelidir. Yurt sevgisi taşımalı, özverili davranmalı, yaşama bağlı kalmalıdır. Bilime inanmalı, ondan yararlanmalı, bilgisini çevresine yaymalıdır. Aklın, bilimin yanında en büyük değer insan sevgisine verilmelidir. Evrensel uygarlığın değerleri benimsenmelidir. Gelecek çalışanların, akla, bilime gereken değerleri verenlerindir.
Tevfik Fikret'in yenilikçi kimliğiyle yeni kuşaklara gösterdiği hedefler çağdaş uygarlık, bilim, eğitim-öğretim, aydınlanma, özgürlük, adalet, barış, kadın hakları gibi alanları kapsar. Özgürlüğün, eşitliğin, hukukun, toplumsal adaletin savunucusu olan ozan, inancını ve gücünü bütün insanlıktan alır. İnsanların eşit ve kardeş olduğunu kabul eder. insanoğluna güven duyar; bütün dünyayı vatanı, bütün insanları vatandaşı sayar. Bütün insanların kardeş olduğu, nimetleri kardeşçe paylaştığı adaletli bir dünyayı düşler.
****************
Atatürk ve Tevfik Fikret
Değişmesini beklediği toplum, güçlünün yönettiği, adalete yan çizilen, bilimin yerini kör inancın, bağnazlığın aldığı Ortaçağ toplumudur. Çağdışı kalmış bütün değerlere, kurumlara, inançlara başkaldırmıştır Fikret. Cumhuriyet dönemi onu aydınlanmanın bir öncüsü olarak değerlendirmiştir. Çağdaş uygarlık, bilim, eğitim-öğretim, aydınlanma, özgürlük, adalet, barış, kadın hakları konusundaki görüşleri yeni dönemi derinden etkilemiştir.
Cumhuriyet aydınlanmasının öncüsü Atatürk , Tevfik Fikret'le ilgili görüşlerini çeşitli fırsatlarla dile getirmiştir:
''- Ben devrim ruhunu ondan aldım.
- Ondaki heybet, ondaki vakur ahenk hiçbir şairimizde yok.
- O hem büyük şair, hem de büyük insandır.
- O bizden çok ilerisini gören bir insandı.''
Temel inancının insanoğluna güven olduğunu açıklayan Tevfik Fikret'in, bütün dünyayı vatanı, bütün insanları vatandaşı sayması, tüm insanların kardeş olduğu, dünya nimetlerinin kardeşçe paylaşıldığı adaletli bir dünyanın kapılarını açmaya çalışması, güçlünün yönettiği, adalete yan çizilen, bilimin yerini kör inancın, bağnazlığın kapladığı Ortaçağ toplumunun değişmesi için savaşım vermiş olması onun yapıtına günümüzde de yaşama olanağı kazandırmıştır. (Cumhuriyet 20.08.2006) |