BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


DİLEĞİN * HOBİLERİ - Arkadaşlar

DİLEĞİN * HOBİLERİ

Ana Sayfa Profilim Arşiv

19/9/2008 - Fırfırlı örgü bolero modeli ve yapılışı

Yazan: goznuru

Örgü bolero modeli

orgudanteller sitesinden alınmıştır.



BOLERO MODELİ
SAĞ-SOL ÖN
Kırmızı-Siyah iplikle 37 ilmek atılır,düz örgüye başlanır.Sağ ön parça için;Sağ taraf düz çıkarken,sol tarafta her sırada 1 ilmek kesilir.(oMUZDA 6 CM KALANA KADAR).Sol ön parça için;sol taraf düz çıkarken sağ tarafta 4 sırada 1 ilmek kesilir(oMUZDA 6 CM KALANA KADAR) 10 cm örüldükten sonra kol oyuğu için düz çıkılan tarafta 3-2-1 kesilir.17 cm örülüp ilmekler kapatılır.
ARKA
77 ilmek atılarak düz örgü ile 10 cm örüldükten sonra kol oyuğu için her 2 taraftan da 3-2-1 şeklinde ilmek kesilir.17 cm örüldükten sonra yaka oyuğu için 6 cm örülüp,ortada kalan 24 cmlik kısım kesilir.Yeniden 6 cm örülür diğer sıraya geçildiğinde ilmekler kapatılır.
KOL
58ilmekle düz örgü örülür.34 cm yukarı çıktından sonra her 2 cm de 1'er ilmek her iki yandan artırılır.52 cm kol boyu örüldükten sonra ilmekler kapatılır
YAKA
4 numara tığ ile trabzanlar yapılarak 3 sıra yaka örülür.
Bağlantı

19/9/2008 - Lila örgü yelek modeli ve yapılışı

Yazan: goznuru




Lila örgü yelek modeli. Yaz aylarında akşamları serin olur ve böyle bir yelek harika olur. Makina yünü ile kolaylıkla örebilirsiniz. Resmin üzerine tıklarsanız büyük halini görebilir ve modeli daha kolay çıkartabilirsiniz. 2 adet makine ipi liflik ip ve 2 nolu tığ ile örebili
Bağlantı

19/9/2008 - Örgü hırka modeli ve açıklaması yapılışı

Yazan: goznuru


ÖN+ARKA İÇ KAZAK MODELİ
108 ilmekle lastik (2 dÜz/1 ters) baŞlanIr. 14 cm lastik örüldükten sonra duz örgüye geçilir. 28 cm duz örülür.Kol oyuntusu için her iki taraftan, once 5, sonra 3, sonra 2 ilmek kesilir. Sonra bitene kadar 1''er ilmek kesilir. Başlangıçtan 45 cm sonra yaka oyuntusu için ortadaki 24 ilmek kesilir. Diger tarafa da iplik takılır. Her iki yandan once 5''er, sonra 3''er, sonra 2''şer ilmek kesilir. Bitene kadar 1''er ilmek kesilir. Kol yüksekliği 16 cm oldugunda omuzlar kapatılır.
MONTAJ
Tek omuz dikilir.Şişe takılarak 2 düz 1 ters lastik örülür. 6 sıra lastikten sonra kesilir ve diğer omuz da birleştirilir. Kollara da şiş, takılıp, 6 sıra lastik örülür.ve yanlardan dikilir. Ilık ütü ve nemli bez ile hafifçe bastırılır.

HIRKA MODELİ
ÖN
66 ilmekle lastik başlanır. (1 ters /1 düz) 1 cm lastik orüldükten sonra 3 sıra düz örülür ve motiflere geçilir. Resimde ki renkler doğrultusunda motifler uygulanır. Başlangıçtan 19 cm sonra hem kol hem de yaka için kesim yapılır.Kol için önce 3, sonra 2, sonra 1 ilmek kesilir. Yaka için her gelişte 1 ilmek kesilir. 18 cm sonra omuz kapatılır. (Her iki ön bu şekilde örülür.)
ARKA
125 ilmekle lastik başalnır. (1 ters/1 düz) 1 cm lastik ördükten sonra 3 sıra düz örülür ve motiflere geçilir. Resimde ki renkler doğrultusunda motifler uygulanır.(Siz farklı bir motifde kullanabilirsiniz) Başlangıçtan 19 cm sonra kol oyuğu için her iki taraftan önce 3''er sonra, 2''şer, sonra da 1''er ilmek kesilir. 18 cm ördükten sonra omuzlar kapatılır.
KOL
46 ilmekle lastik başlanır.(1 ters/1 düz) Her 10 sırada 1''er ilmek arttırılarak 20 cm örülür. 20 cm sonra tek çiçek motife başlanır. Başlangıçtan 43 cm sonra her iki yandan 1''er ilmek kesilir. 17 cm sonra ilmekler kapatılır.
MONTAJ
Ön parçalar arka ile birleştirilir.Ön ve yaka için şiş takılır ve 1 cm lastik örülür.Kollar takılır.Nakış motifi ile kalan boş yerlere yaprak işlenir.
Bağlantı

19/9/2008 - Örgü yelek modeli

Yazan: goznuru

ÖN : 29 ilmeklastik örgüyle başlanır. 6 cm yaka örülür. Tek tarafı her sırada 1 arttırılarak, diğer tarafıda 6 cm lastik örerek 22cm kol için inilir. Kol oyugundan sonra, her 8 cmde 1 (3kere) tek taraf kesilir. Öbür tarafa lastik devam eder. Sonra her 8 cmde 1 ilmek (3kere) arttırılır. Bel oyuğu tamamlanır.
Kol bitiminden itibaren 30 cm sonra, yırtmaç için 3 ilmeklik lastikle devam edilir. Etek ucu 6 cm lastikle bitirilir. Diğer ön tarafta aynen bu şekilde örülür. Bir tanesine düğme için ilik açmak gerekir. Yakada 1 ilik açılır. Yakadan aşağıya inerken her 10 cmde 1 ilik acılarak 10 ilik yapılır.

ARKA : 47 ilmek lastik örgüyle başlanır. 6 cm yaka için örülür. Her sırada 1 arttırılarak 22 cm örülür. 8 cm sonra 1 ilmek (3kere) kesilir. Daha sonra her 8 cmlik 1 ilmek (3 kere) arttırılır. Böylece bel oyuguda yapılmış olur. Kol bitiminden itibaren 30 cm sonra her 2 kenardan 3 er ilmek lastikle devam edilir. Burası yırtmaç olacaktır. Etek ucu 6 cm lastikle bitirilir.
Bağlantı

19/9/2008 - Üçgen Şal modeli ve açıklaması

Yazan: goznuru


Motifli gri üçgen şal modeli
Motifin yapılışı kolay bir model.
Önce 9 zincir çekip yuvarlak yapıyoruz.
İçine 20 ikili trabzan yapıyoruz.
Bir üst sırada tekrar 20 trabzan yapıyoruz fakat aralara birer zincir çekiyoruz.
Diğer sırada da aralara 2 zincir çekeceğiz
Şimdi yapılan deliklerin içine 3 er trabzan yapacağız, fakat 5 deliğin içini doldurdukran sonra 14 zincir çekip diğer 5 deliğe geçiyoruz. Bu şekilde son sırayıda bitiriyoruz.
Diğer motife 14 zincir yerlerinden ve yapılan trabzanların tam ortasından ekleme yapılacak.
Bu modeli istenilen büyüklükte örebilirsiniz
İsterseniz dikdörtgende yapabilirsiniz.
Bağlantı

22/10/2007 - çok şükür

Yazan: mineninhunerleri

çok şükür rabbime türk olarak doğmuşum

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/10/2007 - türkiye cumhuriyeti tapu senedi

Yazan: mineninhunerleri

türkiye cumhuriyeti tapu senedi

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/10/2007 - teröre lanet

Yazan: mineninhunerleri
Hain Teröristlerin Bulunduğu Noktalar
 
ŞIRNAK

Gabar Dağları:
Türk-Irak sınırındaki Gabar Dağları son derece engebeli yapısı ile PKK açısından hayati öneme sahip. Ülkeye geçişler buradan yapılıyor. PKK, Gabar'ı teröristlerini ülke içine dağıtma noktası olarak kullanıyor.

Cudi Dağları: Silopi'ye bağlı 2 bin 125 metre yükseliğindeki dağ kuruluş yıllarından beri PKK için önemli bir nokta. Buranın en kritik noktası ise örgütün 1984'de keşfettiği Tuşimiya Vadisi. Dar bir geçişten girilen Tuşimiya vadisi, yüzlerce mağara ve engebeli yapısı ile gizlenmeye son derece müsait bir yer.

Kato Dağı: Şırnak, Beytüşşebap, Pervari üçgeninde yer alan dağda sık sık sert çatışmalar yaşanıyor.

Bestler Dereler: Şırnak'ın kuzeyindeki bölge PKK teröristlerinin son dönemde yoğunlaştığı noktalardan.


DİYARBAKIR

Yaylak:
Kulp'un kuzeyindeki bu bölgede üstlenen teröristler Diyarbakır ve Bingöl kırsalında eylemler yapıyor.

Sağgöze Bölgesi: Diyarbakır Lice ile Bingöl Genç ilçeleri arasındaki bölge 1990'lı yıllarda Yaylak'la birlikte PKK tarafından kurtarılmış bölge haline getirilmeye çalışılmıştı.


SİİRT

Herakol Dağları:
Pervari'ye bağlı bu dağlar son dönemde operasyonların yapıldığı yerlerden.

HAKKARİ

Tanin Dağları:
Tanin Dağları ile Uludere'ye bağlı Hilal Köyü kırsalı PKK'nın Hakkari kırsalında yuvalanmaya çalıştığı yerler arasında.

 
İşte Aziz Şehitlerimizin Hikayeleri !!!

Kars : Komando Er Turgay Salgar
5 ay sonra terhis olacaktı
Cumhuriyet Köyü'nde doğmuştu Turgay... 3 kardeşin en büyüğüydü... Annesi yolunu gözlüyordu. Bu bayrama gelmese de 5 ay sonra terhis olacaktı. Acı haberi aldığında şehit anası Güler Salgar "Beni oğlumun yanına götürün", "İçime taş düştü, taş, taş.." diye ağıtlar yaktı. Onun feryatları ile tüm köy halkı yandı, bayrama hazırlanan evi matem yuvası oldu.


Konya: Er Murat Uçar

Çiçeği burnunda bir damattı
Taze evli olan Murat Uçar'ın evine kara haber gece yarısı ulaştı.
Ağustos ayında izne giden Uçar, terhisi bekleyemeden sevdiği kızla hayatını birleştirmişti. Uçar'ın hayalleri yarım, sevdiği dul kaldı. Eşi Ayşe Uçar, kara haberle yıkıldı kaldı...


Çorum : Komando Er Sıddık Küçükgöz


Nişanlısı yolunu gözlüyordu
13 ocağı söndüren hain saldırı, düştü her ocakta hayalleri çaldı. 22 yaşındaki Sıddık Küçükgöz de sevdiği kızla 6 ay önce nişanlanmıştı. 4 kardeşin en küçüğü olan Sıddık, terhisine 6 ay kala şehit düştü. Terhisten sonra damat olma hayalleri yok olup gitti.


Konya : Komando Er Mehmet Yıldırım

Babası sakat, ailenin direği oydu...
Hain pusuya düşenlerden biri de Mehmet Yıldırım'dı... Şafak saymaya başlamış, terhisine 23 gün kalmıştı. Annesi acı haberi aldığında, bunu bekler gibiydi. Oğlu son konuşmasında "Katıldığım operasyondan cenazem çıkacak" demişti. Oysa ailesinin ona o kadar ihtiyacı vardı ki... Babası sakattı, evi geçindirecek imkanı yoktu. Mehmet Yıldırım evine dönecek ve çalıştığı konfeksiyon firmasında işine devam edecekti. Ama evin bütün dayanağını PKK ellerinden aldı ve sadece geriye acı bıraktı...


Gaziantep : Piyade Er Mehmet Coşkun

Kürt kökenli şehidimiz
Terörün dini, dili, milliyeti yok... Kanlı eller bir Kürt ananın yüreğini de yaktı. Piyade Er Mehmet Coşkun Kürt asıllı Türk vatandaşıydı. Tezkeresine 4 ay kalmıştı. Daha dört gün önce annesine aramış, "Canım Annem" yazılı fotoğraflarını göndermişti. Anne Gazal Coşkun şimdi oğlunun ardından Kürtçe ağıtlar yakıyor; "Küçük askerim, öksüzüm, küçük komandom" diye ağlıyor.


Diyarbakır: Er Fethullah Selçuk

Yetim büyüdü
Yetim büyüdü Fethullah Selçuk.. Diyarbakır'lıydı, bir Kürt'tü... Terör onu da vurdu, o kalleş kurşunlar ailesinden gencecik yaşta koparıp aldı. Cenazesi Sati köyüne ulaşınca kızılca kıyamet koptu. PKK'ya lanet yağdıran köylü, şehidinin ardından gözyaşları ile yollara döküldü.



Şanlıurfa : Er Kasım Aksoy

İki çocuğuna kavuşamadı
İki hafta kalmıştı terhisine Son telefon görüşmesinde 'bir gün sonra bir operasyona katılacağım ve bayramdan sonra da terhisimi alacağım' demişti. Terhisini alamadı, çok sevdiği çocuklarına kavuşamadı... Güneş 3, Zeliha 2 yaşındaydı daha... En çok da onları özlüyordu. Bir an önce vatani görevini bitirmek için 7 günlük dağıtım izninden sonra bir daha hiç izin kullanmamıştı. Sadece 2 hafta vardı çocuklarına kavuşmasına... Ama olmadı... Bir hayat daha yarım kaldı...


Niğde: Emrah Eryılmaz

'Son operasyonum döneceğim' demişti
Cumartesi annesini telefonla aramıştı Emrah.. "Anne, 28 gün sonra oradayım. Beni bayrama bekleme. Bayramdan sonra geleceğim' dedi. Annesinin yüreği pır pır ediyordu. Oğlu izni için gün sayarken cenazesiyle karşılaştı.. Arkadaşı Yasin Sarıtaş da onun yolunu gözleyenlerden biriydi.. Gözyaşları ve hıçkırıklar içinde Eryılmaz'ın şu sözü ağzından döküldü: 'Son operasyonum. Yakında döneceğim'


Şanlıurfa: Mehmet Uyar


"Allah, PKK'dan hakkımızı alsın"
Açıköğretim 2'nci sınıfta öğrenciyken, askere gitti. PKK, tahsilini tamamlamasına bile müsade etmedi. Şehidin babası Mustafa Uyar, 10 aylık asker olan oğluyla son kez bir hafta önce telefonda görüşmüştü. Bir daha ise sesini duymak nasip olmadı... Oğlunun şehit haberini alan babanın dudaklarından, şu acı feryatlar yükseldi; ""Devletimiz, milletimiz sağ olsun. Hepimiz vatanımıza kurban olalım. Teröristleri Allah'a havale ediyorum. Allah onlardan hakkımızı alsın"



Malatya: Ahmet Sarıoğlu

Anne ve ablasının haberi yok
Astsubay Ahmet Sarıoğlu'nun Malatya'daki evinde de yas var. Sarıoğlu ailenin tek oğluydu. Memleketine, en son ablasının düğünü için gelmişti. Sarıoğlu'nun şehit olduğu haberi annesi ve ablasına iletilmedi... Acı haber onların yüreklerinde henüz alev almadı. Anne ve ablasına yaralı olduğu ve Elazığ'a getirildiği söylendi. Cenazesi ikindi namazından sonra düzenlenecek askeri törenle toprağa verilecek.


Denizli: Bayram Güzel

"Kuzumu getir Şırnak dağları"
Şırnak'ta teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan, Komanda Çavuş Bayram Güzel'in evi, yasa boğuldu. Oğlunun şehit düştüğü haberini alan acılı baba oğluyla en son cumartesi günü konuşmuştu. Annesi, yakınları tarafından güçlükle sakinleştirildi. Teröre lanet okuyan acılı anne, "Bayramım yaktın beni. Benim kuzumu getir Şırnak dağları" diyerek gözyaşı döktü. Şehit Komando Çavuş Güzel'in şubat ayında askere gitmeden önce, köyün 20 yıl önce verdiği ilk şehit olan Hasan Savaş'ın akrabası Fatma Savaş ile sözlendiği öğrenildi.



Samsun : Er Seyfi Altuntaş

Terhisine 5 ay vardı
Yarın son yolculuğuna uğurlanacak olan Altuntaş, Samsun'un Ayvacık ilçesini yasa boğdu... 4 kardeş olan Seyfi Altuntaş, annesiz büyüdü. Terhisine 5 ay kala hain pusuya düşen Altuntaş, yürekleri yaktı.


Kars: Piyade Uzman Çavuş Tahsin Yıldırım

Barzani'nin hakkından gelinsin!
Kars, bugün 2 şehit verdi. Şehit ailesi ve komşular birine ağıtlar yakarlarken diğerinin haberini aldılar. Tahsin, Şırnak'ta bu sabah mayın patlası sonucu şehit düşmüştü. Tahsin'in annesi de her asker annesinin yaptığı gibi yavrusunun yolunu gözlüyordu. Anne, aldığı haberle yıkıldı, sinir krizleri geçirdi. Oysa ki, daha dün telefonda konuşmuşlardı. Tahsin'in babası yüreği yansada isyan etmedi. "Terör bitirilsin, kimsenin canı yanmasın. Barzani'nin hakkında gelinmediği sürece bir şey düzelmez. Yine de vatan sağ olsun!" dedi.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/9/2007 - Ramazan Fıkraları

Yazan: Işıl,ca

Temelin Orucu

Temelin ineği hastalanmış.. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.

Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp ALLAH'a yalvarmış..

-''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım... ".

Bu hayvan iki günden fazla yasamaz diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş..

Bizim temel 15 gün oruç tutmuş. 16.gün inek ölmüş.

Temel ne yapacağını şaşırmış inek ölü, havadan 15 gün tutulan oruç.....

Ellerini açmış : -"Yarabbi sen sanıyorsun ki Temel aptaldır, hiç itiraz kabul etmem, ineği kurbana sayar, tuttuğum oruçları da Ramazan'dan düşerim hiç kusura bakma..'''

 NİYET

Bektaşi'ye, sahurda sorarlar: – "Oruca nasıl niyet etmeli?" Bektaşi, tıka basa yedikten sonra cevap verir: – "Dayanırsam tutarım, dayanamazsam yutarım diye niyet edip ağzını çalkalamalı."

SİZDE ATIN

Hoca, camide içkinin kötülüğünden bahsediyormuş. Cemaat arasında bulunan Bektaşi'nin fena halde canı sıkılmış. Gitmek üzere kalkayım derken, koynundaki şarap şişesi kayıp yere düşmüş. Baba hiç istifini bozmadan şöyle konuşmuş: - "Kör olasıcayı işte kaldırıp attım. Sizde varsa, tam zamanı! Siz de atın!"

İş İnada Bindi

Ömründe hiç teravih namazı kılmamış olan bir yörük, bir gün, caminin önünden geçerken, adamın birisi :
-Namaz vakti nereye gidiyorsun? demiş. Sen müslüman değil misin?
Yörük ne desin? "Bari şu namazı kılıvereyim de öyle gideyim" diyerek camiye girmiş. Gelgelelim, aklı dışarıda, hayvanlarında. Üç beş rekat namaz kılmış, bakmış, biteceği yok.
Dışarı çıkıp oğluna seslenmiş :
-Oğlum, hayvanlara mukayyet ol. İmamla iş inada bindi.

Hızlı İmam

Çok hızlı teravih kıldırmayı bir marifet sayan hoca efendi arkadaki cemaat kan ter içinde bırakıp namaza devam ederken, camiden içeri geç kalmış biri girer. O sırada yanında bulunan kan ter içindeki adama: "Çok kıldınız mı? Yetişebilir miyim?" diye sorar. Kan ter içindeki adam yeni geleni şöyle bir süzer."Biz içindeyken yetişemiyoruz amca, sen dışarıdan nasıl yetişeceksin?"

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/9/2007 - On Bir Ayın Sultanı

Yazan: Işıl,ca

NEFSİN TEZKİYE AYI RAMAZAN

      Mübarek Ramazan ayında, oruçlu olanlarla birlikte, duaların yükseldiği bir sırada, Allah Teala’dan bizi ibadetlerimizde başarılı kılmasını niyaz ediyoruz…. 

     İmam Sadık (as) şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı ne güzel aydır; öyle bir ayki sevgili peygamber (sav)’in döneminde bereketli ay olarak adlandırıldı.” Fahr-î Kainat hz. Muhammed Mustafa (sav) de şöyle buyuruyor: “Ramazan’da sizlere neler mukadder olduğunu bilirseniz, Allah’a daha çok şükredersiniz.”

    İbni Abbas da şöyle diyor: “Resulullah (sav)’den şöyle duydum: Allah Teala Ramazan dolayısıyla cenneti, gelecek yıla kadar süslüyor.” İslam’da büluğ çağına gelen tüm müminlere Ramazan ayında oruç tutmak farz kılınmış. Böylece insan, bir ay boyunca yüce insani sıfatları kendinde geliştirme fırsatını bulacaktır. Oruç tutmanın en önemli ve gereken şartı kişinin sağlıklı olmasıdır, yani hasta, yolcu, ve ileri yaşlılar oruç tutmaktan muaf tutuluyor. Görünürde oruç; yemek, içmek ve ani lezzetlerden sakınmaktır. Halbuki oruç tutmanın gerçeği, insan ruhunun yücelmesi, Allah’a yakınlaşması, nefisle mücadele etmesi ve iradenin güçlenmesidir. Bu sebepten dolayı ruh ve cisimlerini Oruçla tanıştırmayan, biraz açlık ve susuzluğa tahammül edemeyenler, nehirlerin kıyısında yeşeren ince çiçekler ve bitkilere benziyorlar. Bu çiçekler bir kaç gün susuz kalınca hemen solup kuruyorlar. Fakat dağlık, çöl ve kayalar arasında yeşeren, dalları şiddetli rüzgar ve kızgın güneşin altında bulunan ağaçlar, dayanıklı ve uzun ömürlü oluyorlar. Oruç tutmak da insanı zorluklara karşı dayanıklı kılıyor ve geçici kısıtlamalarla iradelerini güçlendiriyor.

     Hz. Muhammed (sav) şöyle buyuruyor: “Oruç, niyetli olanın kalkanıdır. Biriniz oruçlu olduğu zaman kötü söz söylemesin, sesini düşmanlık yüzünden yükseltmesin, ve başka birisi onu azarlayıp kavga etmeye çağırdığında "oruçluyum" desin."

     Hicri kameri 2. Asırda yaşayan ve İmam Cafer Sadık (as)’ın öğrencisi olma şerefine sahip olan  Behlül’ün sözleri ince ve değerli hikmetler içeriyor. Bir gün Behlül dönemin Abbasi halifesiyle bahçede yürürken şiddetli bir yağmura yakalanıyor. Halife alaylı bir şekilde Behlül’e: “Dikkat et de ayağın kaymasın” deyince, Behlül: “Efendim benim ayağımın kayması pek önemli değil, fakat eğer sizin ayağınız kayarsa bir milleti bedbaht ve rezil edersiniz”, şeklinde cevap veriyor. Allah’a ibadet etmenin kaynağı, insanların fıtratındadır.Bu sebepten dolayı Allah’a ibadet ve kulluk etme ilgisi herkeste bulunuyor. Fakat bazı insanlar bu ilgiyi harekete geçirerek, yüce Allah karşısında secdeye kapanırken, bazıları da bu gerçeği göz ardı ediyorlar. Emir'ul-müminin Hz. Ali (as) ibadet ve kulluk etmenin temelini, bilgi ve basiret olarak belirtirken şöyle buyuruyor: “Bilginin meyvesi ibadettir.”

     İbadet, tevazu ve kulluk demektir. İnsan şefkatli ve bilgin mabudunun büyüklüğünü ve azametini anlayınca O’na kulluk eder. Bu yüzden kulluk ve itaat etmek, Allah’ı ve kendini tanımaktan kaynaklanır. Bu doğrultuda insanın bilgisi daha derin ve yaygın olursa, ibadeti daha çok anlam kazanır. İslam Peygamberi (sav) hz. Ali (as)’a hitaben şöyle buyuruyor: “Bilginin 2 rekat namazı, bilgisiz abid'in 70 rekat namazından daha üstündür”. Böylece ibadet edenlerin marifet ve bilgisi kadar, ibadetlerinin değerleri farklıdır. Bildiğiniz gibi Peygamber efendimizin ebedi mucizesi Kur’an-ı Kerim, değişik sebepler ve insanın ihtiyaçlarına göre inmiştir. Kur’an-ın derin ayetleri kalpleri kendine cezp ederken, cehaleti silip, insanları sevgi ve iyilikle tanıştırır. Birçoğu, ayetlerin nazil olma sebeplerini öğrenmek istiyorlar. Bizler de bu mübarek ayda hazırladığımız söyleşimizin bu bölümünde, Bakara suresinin 267. Ayetinin nazil olmasıyla ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağız.

     İslam Peygamberi hz. Muhammed (sav)’ın Medine’ye hicret etmesiyle birlikte, Müslümanlar evlerini terk ederek  hazrete katıldılar.Bu sebepten dolayı Resulullah efendimiz yarenlerini, camiye yerleştirdiler. Ensar da Resulullah’ın emri üzerine muhacirlerin yardımına koşarak, ihtiyaçlarını bir süre karşıladılar. Ensar, bağlarının mahsullerinden bir bölümü muhacirlere ayırdılar, böylece daha fazla mahsulleri olduğunda daha fazla bir pay muhacirlere tahsis ettiler. Onlar hurma ağaçlarının meyve dolu dallarını kopararak, caminin 2 sütunu arasında bağlı olan ipe asıyorlardı. Böylece Muhacirler rahatlıkla hurmalardan yararlanırdı. Bu arada infak edenler arasında bazıları taze hurmalara kuru ve kalitesiz hurmalar karıştırarak muhacirlere veriyorlardı. Onlar böyle infak etmenin muhtaçlara pek yarar sağlamazken, onları küçük düşürdüğünü bilmiyorlardı. Bu yüzden Bakara suresinin 267. Ayeti nazil oldu ve Müslümanlara yakışan infak şeklini anlattı. Bu mübarek ayet şöyle buyuruyor:  “Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır.

     Muhtaç ellerimizi yüce yaradana doğru kaldırıp, bizden hoşnut olmasını niyaz ederken, bize şuur ve uyanış nasip etmesini diliyoruz….

netten

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->






Zıyaretcılerım






Bannerım