BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
para kazan


Başlıksız Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

Yerdeki Yüzüm12/11/2008

/Aşk'a birkaç cümle kadar
Uzağız
İkimiz.../
Karlar altına
Mahkûm edilmiş aşk,
Kimseyi umursamaz, bildiğini okur...
Deli kardelen kadar cesur
İlk yanığını
Soğuktan alan ciğerlerimiz
Ağlamamız için hazırlanmış
İkinci bahanemiz...

Çığ düşmüş kapalı yollarında
Bayram sabahı
Doğum sancıları çeken bir annenin
Feryadı!
Ve buz tutan hayata
İlk adım gibi
Acı tadında
/Sevdamız.../


Kırmızının krizanteme sevdası
Ve ante'ye kazılan mezar
/Umutlarımız.../
Bahara bilenecek
Kar altında
Bekleyecek yağmuru
Buz tutan elleri
Yükseltmeden sema ya
Rahmet dilemeyi de öğrenecek...


Beyaza bürünmüş mavi gibi
Kırmızı'ya hasret
/Sabrımız.../
Belki de yüreklerde rengini yitirecek
Gün yüzüne hasret
İnatla baharı olacak yüreklerin
Sonsuz olmasa da sonu
Uçmasa da sema'da sokak çocukları
Şahin görünecek bakınca
Karga yavrusu...


Ali Koç


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Kara Ağaç12/11/2008

bu ne hal kara ağaç..
ne olmuş sana
daha ne sevdalar vardı
kazınacak sırtına
dalların bi yorgun
yaprakların sonbahar
gölgen güneşe el tutuyo

senki yıllardır dim dik
binbir sevdaya eşlik
yapma böyle kara ağaç
dur hele

yapraklarında yeşerecek nice sevdalar
şahitlik edeceğin o son vedalar
öyle bükme boynunu
bakma hiç toprağa
ne sensiz sevda olur
ne sensiz elveda

Cenk Karadağ


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Gece12/11/2008

Adımlarım kısa ve yavaş
Sokak lambası kendine aydınlık
Ellerim cebimde, üstüm salaş
Yine o bilindik yalnızlık

Bir türkü dolamışım sessizliğime
Hem yakıyorum hem dinliyorum
Acı kalem çekmişim gözlerime
Bir bakıyorum bin yanıyorum

Pencere önlerine tünemiş sevda çiçekleri
Kokuları yol boyu hüzün, yaprakları yorgun
Üzerine nice aşklar kazınmış banklar
Ateş böceklerine emanet sokaklar

Meğer ne karanlıkmış be gece
Böylemi olacaktı sana çıkan yollar
Hani nerede şu senin, bu benim olan yıldızlar
Nerede uyumadan gördüğümüz rüyalar

Sonu gelmez sandığın yolun son sapağı
Korktuğun o karanlığın tam ortası..
İşte şuanda olduğum yer orası
Ve burası alaca karanlıktaki tan ağarması

Ne soğuk hava ne kurşundan damlalar
Hükmü yok şimdilerde çakan şimşeklerin
Yüreğimi puslandıran duman, sigaramdan
Al şu kırık kalp parçalarını çık hayatımdan


Cenk Karadağ


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Sil Makyajini Sevdanin12/11/2008

Öyle hiç arkana bakacakmış gibi yürüme....
Zannetme ki yaşlar süzülen gözlerle seni bekliyorum
Düşünme bile ardında kalan acımtırak sevdalıyı
Umurunda bile olmasın paramparça duyguları

Ne kadar ihtimal varsa yanına al
Burada ihtiyaç kalmadı
Topla tüm geçmişi, al mektuplarını, yak mektuplarımı
Sil makyajını sevdanın
Keyfi kaçtı boy aynalarının

Ve sakın sızlamasın yüreğin, gelmeyeyim aklına
Ben silerim denize yazdığım adını
Üflerim tenin kokan mumları
Aldırırım sen diye bas bas bağıran çığlıklarımı

Fırlat giderken bir yerlere sende kalan bakışlarımı
Düşünme, ben hallederim geride kalan gözyaşlarımı
Ellerin üşür senin yolda, kızarır burnunun ucu şimdi
İyisimi al şu nefretimi..
Yaksın tutamadığım ellerini, kızartsın yüzünün her yerini

Hani dedin ya o kadar kolaymış gibi ‘affet beni'
Affettim...
Şimdi kolaysa sen ‘unut beni'


Cenk Karadağ


(Yazar taskinlayik)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

ÖLÜMSÜZ BİR SEVDAYDI11/11/2008

Ölümsüz sevdaydı bizimkisi
Bir bakış , bir tebessümle başladı her şey
O kadar güzelki adeta melekleri andırıyordu



Korkuyordum o güzelliğin ,
Beni beğenmemesinden , reddetmesinden korkuyordum.
Açılamıyordum bir türlü , endişeliydim
O kadar çok istiyordum ki
Aklımda ki tek düşüncemdi.
Günler geçti , haftalar geçti ,
Sevgimi , düşüncelerimi kullanamaz duruma gelmiştim.
Konuşmak , içimi dökmeye ihtiyacım vardı.
Cesaretimi toplayıp , konuşmak istiyordum
Ama o güzellik .............



Sanki güzelliğin bir koruması , bir büyüsü varmış gibi yanına yaklaştıkça
Kendimden geçiyor dilim tutuluyordu.
Kararlıydım sonucu ne olursa olsun
Konuşmak istiyordum.
Cesaretimi topladım ve parkta oturduğu masaya iliştim
Zordu konuşmak , açılmak
Yarı konuşuyordum , yarı kekeliyordum
Ama sonuçta duygularımı dile getirmiştim
Arkama bakmaksızın kalkmıştım masadan
Ardından haftalar geçti ,
Bir mektup geldi elime
Mektup ondandı.
Mektubu açıp okumayı bırak , kokusunu hissetmek
Bile insanı rahatlatıyordu.
Mektupta benden çok hoşlandığını ve onunda
Hep beni düşündüğünü anlatıyordu.
Düşüncelerinin çok karmaşık olduğunu , onun için
Bana kesin bir şey söyleyemediğinden
Bahsediyordu.




Karamsarlığa düşüyordum , mektubu defalarca okuyor ,
Üst üste sığara yakıyordum.
Geldi , benimle konuşmak istediğini
Dile getirmişti.
Bana ilişki arkadaşlık gibi şeylere önem vermediğini
Olursa evlilik olacağını ondan başkasını , düşünemeyeceğini dile getirmişti.
Bundan onur duymalıydım , duyuyordum da
Tertemiz ve melek gibiydi
Diğer kızlardan çok faklıydı
Düşüncelerinden sonra hayat adeta tersine dönmüştü
Ben tek ümidi
Okumakta olan bir öğrenciydim.
Evlilik benim için sadece bir masaldı.
Ne işim vardı ,
Nede askerliğimi yapmıştım.
Nasıl düşünebilirdim evliliği , kendi kendime kızıyor isyan ediyordum.
Çıkmazdaydım , ne okula gidebiliyordum
Nede bu işe çare bulabiliyordum.
Hayal kurmaya başlamıştım.
Pembe hayaller ,
Hayaller bile beni o kadar mutlu ediyordu ki
İleriyi düşünemiyor , düşünmek istemiyordum
Her günüm nerdeyse parkta geçiyor , acaba görebilir miyim?
Ümidiyle yaşıyordum.
Görmek konuşmak istiyordum.
Mecnundan beter olmuş , Leyla mı aramaktaydım.
Aradan aylar geçti , ne gelen var ne giden
Sanki yaşadıklarım bir hayal gibi
Görünüp kaybolmuştu.
O güzelden bir daha hiç haber alamadım.





Adeta melek misali göğe yükselmiş ,
Bulutların arasından beni seyrediyor
Beni izliyordu.
Bir gölge misali , nereye gidersen gideyim

HEP BENİMLEYDİ............

ALINTI


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

FARKLI BiR SEHiRDE11.11.2008

Seni anlatmaya teşebbüs, farklı bir zamanda yine aynı duygularla…


Bir gidişin ardından…
Aklımda fikir ötesi düşünceler
Kalemimde kurulmayı bekleyen peşi sıra kelimeler
Ve kalem arkasında kaldı hep cümleler…
Anlatamadıklarım vurdu hep satırlara
Senli düşünceler şimdi gel-gitli


Son fırça darbesini yememişti henüz bu tablo,
Siyah beyaz bile olsa renkliydi düşler…



Gidişinin ardından…
Kuşlarda terk etti bu kenti,göç mevsimi çoktan geçmişti oysa
Ne tuhaf! Hiç gelmediğin bu kent seni hatırlatıyor bana…Yüreğimde yağmur sesleri…Her köşe başı bir uçurum,sen gittin ya hava da bozar şimdi aksi gibi…Görende olmadı,olmasın…İnanmıyor artık oyuncular,figüranlar,Gücüm yok yeni bir sahneye daha,aşk oyunlarının perdesini indireli benden çok zaman geçti,Sen benden gideli şarkılarlada başım belada,aksi gibi hep senli melodilere sözler yüklemişler.
Hiç gelmediğin bu kent seni hatırlatıyor bana…
Yüreğimde yağmur sesleri…
Her köşe başı bir uçurum,sen gittin ya hava da bozar şimdi aksi gibi…


Gidişinin ardından…
Yalnızlığın(m)a Düş-tüm(n)
Görende olmadı,olmasın…
Beni senden başka gören olmasın,
Kimsenin seni benim gözümle göremeyeceği gibi…


Bırakalı çok oldu oyunları…
İnanmıyor artık oyuncular,figüranlar,seyirciler…
Gücüm yok yeni bir sahneye daha,aşk oyunlarının perdesini indireli benden çok zaman geçti,
Sen benden gideli şarkılarlada başım belada,aksi gibi hep senli melodilere sözler yüklemişler.


Sen giderken burada ayaz vardı,
"Ne tuhaf ayazda çiçekler tomurcuktaydı.Hangi mevsimin ayazı bu gidişin,nerde tomurcuk vermiş bu çiçekler.Hangi şehre sürgünsün şimdi,Hangi sokakta ayak seslerin yankılanıyor,Yoksa sessiz mi kaldı yine sözlerin,susuyor musun kendine,Gidiyorum dedin ya,Son bir rica sana.Gözlerini bırak geride,sözlerin sende kalsın yine.Ben bulurum yolumu,düşsel bir zamanda aynı duygularla buluşmak dileğiyle şimdilik güle güle Kalem arkası: Siyaha çalıyor bütün renkler artık dön gel.Yine son olmadı…Yine eksik kaldı,yetmedi.Bitmedi…Ne tuhaf ayazda çiçekler tomurcuktaydı.
Hangi mevsimin ayazı bu gidişin,nerde tomurcuk vermiş bu çiçekler.


Hangi şehre sürgünsün şimdi,
Hangi sokakta ayak seslerin yankılanıyor,
Yoksa sessiz mi kaldı yine sözlerin,susuyor musun kendine,
Gidiyorum dedin ya,
Son bir rica sana.
Gözlerini bırak geride,sözlerin sende kalsın yine.
Ben bulurum yolumu,düşsel bir zamanda aynı duygularla buluşmak dileğiyle şimdilik güle güle


Kalem arkası: Siyaha çalıyor bütün renkler artık dön gel.
Yine son olmadı…
Yine eksik kaldı,yetmedi.
Bitmedi…

aLıntıdır

(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

ESKiMiYOR GiDiSiN11.11.2008

Sen sustuğunda,
Çıldırıyor bu şehir.
Değişiyor havası.
Ve ben panikliyorum
Ters yönden esiyor rüzgarlar
Güneş nereden doğacağını bilemiyor..

Sen susunca oluyor bunlar..
Kaldırımlar bana dönüşüyor
Eziliyorum ayaklar altında
Boşalıyor bütün duraklar.
Gülüşmeler bitiyor
Sen şehri bırakıyorsun,
Şehir bana devrediyor ıssızlığını..

Geceler daha artıyor
Özlüyorum geleceğin o günü..

Söyle ne yapsın takvimler?
Zaman’ın elinden bir şey gelmez ki,
Kahrolası gidişin hiç eskimiyor!

alıntı


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

BEN SENİ SEVDİM10/11/2008

Cünkü ben seni hiç görmedim...
Ellerimi tutmanı değil,
Cünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil,
Cünkü ben onlara hiç dalmadım...


Ben, senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim
Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim.
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim.
Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...


Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim.
Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim
Tebessümlerimin, gülmelerimin,
Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim


Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim....
Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim...
Benliğini, duygularını, hislerini sevdim
Ve...


BEN SADECE SENİ SEVDİM


alıntı


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SEVİYOR SEVMİYOR9/11/2008

 

Günlerden bir gün bir tırtıl gözlerini dünyaya açar.İçgüdüleri ile hareket edip önüne ne gelirse yemeğe ve yeni yuvasını kurmaya başlar.Bir müddet sonra yuvasına girer ve yeniden doğuşun mucizevi  güzelliği ile muhteşem bir kelebek olarak uçsuz bucaksız tabiat içinde mutlulukla kanat çırpar.Kelebek,cennet gibi bu güzelliklere yukarılardan bakmak ve ömrü yettiğince bu güzellikleri görebilmek için uçar uçar uçar.Dağlar tepeler aşar ormanların üzerinden geçer derken bir vadide dinlemek için aşağıdaki çiçekler arasına iner.Çiçeklerle bezenmiş bu cennet köşesindeki bir tanesi onca çiçeğin arasında kelebeğin tüm dikkatini çeker ve karşı koyamadığı bir  istekle bu çiçeğin  yanına uçar. Bu çiçek bir papatyadır. Tabiatın hiç bir şey esirgemediği kadar güzel.

“Merhaba sizi uzaktan gördüm ama yakından çok daha güzelmişsiniz” der kelebek.Utanır papatya  tüm utangaçlığı ile “Hoşgeldin  bende yalnızlıktan çok sıkılıyordum,iyi ki geldin” der. Ve aralarında hoş bir sohbet başlar birbirlerine kendileri  hakkında bilgiler verirler sohbet iyice koyulaşır  ve akşam olur.
Geceyi birlikte geçirirler gökyüzüne dalıp ay’ı yıldızları seyrederler hayallere dalıp öylece uyuyakalırlar.Kelebek, sabah uyandığında papatyayı seyrederek ona duyduğu hissin hayranlıktan öte  bir duygu olduğunu onsuz olamayacağını hisseder.
Güneşin kızgın ışıklarının papatyanın narin yapraklarına zarar vermemesi için onun üzerinde uçup ona gölge yapar ona sevgisini haykırmak ister ancak “ya o beni sevmemişse ya beni artık yanında görmek istemez se” diye korkar bir türlü hislerini açamaz.
Ne var ki papatyada aynı duygular ile yanmakta ve yine aynı korku sebebiyle  aşkını itiraf edememektedir.Bu şekilde birbirlerinden habersiz iki sevgili saatlerce süren mutlu birlikteliklerini devam ettirirler. Ve Kelebek artık yorgun düştüğünü gitme vaktinin geldiğini hisseder ” ben artık gitmeliyim “der.Sonsuz bir acı içine düşen papatya derin bir üzüntü ile ” neden yoksa yanımda mutlu değilmisin “diye sorar.
“Hayır der kelebek. Biz kelebeklerin ömrü üç gündür ve ben ömrümü tamamladım” der.Kara haber gibi bu sözler papatyanın  yüreğine ok gibi saplanır yaşama isteğini yok eder.İyice halsizleşen kelebek son bir gayretle “seni çok seviyorum” der. papatya üzüntü içinde iken duymuş olduğu bu itiraf karşısında adeta birden donar kalır sadece dudaklarından “bende” lafı zorla çıkar.Kelebeğin ardından gözü yaşlı bir şekilde bakarken “beni seviyormuş keşke bilebilseydim keşke bende daha önce söyleyebilseydim diyerek gözyaşlarını kalbine akıtır.
Bu üzüntü papatyanın yaşama isteğini yok eder yaprakları sararıp solmaya bir bir düşmeye başlar.Her yaprak düşüşünde içinden “beni seviyormuş” der.
O günden bu güne aşıklar sevildiklerinden emin olmak için  papatyanın yapraklarını koparırlar seviyor..sevmiyor ..seviyor…sevmiyor.

Sevgili Dostlar,sevginizi asla kendinize saklamayın.Çünkü hayat sevmek için çok kısıtlı bir zaman dilimidir.

ALINTI


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

DÖN8.11.2008

Ben artık senin eşyalarını alıp da çekip gittiğin o evde oturuyorum. Senin odanı kendi odam yaptım. Duvardaki çerçeveyi unutmuşsun ve çiçeklerini sulamayı... Biliyorum, bu yaptığım delilik. Gecelerce konuk olduğum evin sahibi ve yokluğunun bekçisi olmak… Hiç de akıl karı değil. Şimdi soğuk duvarlarla dertleşiyorum, seninle seviştiğim teras katının kapısını kilitledim, oraya hiç girmiyorum.

Sen, iki sokak öteye taşınmışsın ve çok şey unutmuşsun giderken. Beraber okuduğumuz kitabı bir köşeye atmışsın, sayfalar dağılmış ayak izlerine ve nazar değmiş geçen kış camın buğusuna çizdiğim gözlerine. Mutfağın yanık perdesi öylece duruyor, zaten o günden sonra hiç denemedim yemek yapmayı. Sabahları bildiğin gibi kahvaltıdan önce sigaraya gidiyor elim. Lanet olsun, ciğerlerim karardı sen hala dönmüyorsun. Biliyor musun ben yine yokluğuna içiyorum. Ama artık Ortaçgil çalmıyor bu evde. Türkülerin sesi iyice kısıldı. Asıl sen gidince öldü Mahsuni Şerif ve Pir Sultan daha dün asıldı.

Geceleri uyuyamıyorum, yokluğunu avutmak zor. Pencereyi açıp şarkını dinletiyorum bu şehre. Hissediyorum, ruhun bana göç ediyor ama ne yaparsam yapayım sensizlik, bu evden gitmiyor. Sanki ne olur, bir gece de sen bana konuk olsan. Kadehi kaldırsak ay ışığına, yudumlasak ayrılığı, ve bitse bu ayrılık denen yalan.

Farkında mısın bilmem, eylül geldi, ama sararmadı sonbahar. Oysa böylemiydi geçen güz, nerde şimdi altında güzelce ıslandığımız yağmurlar. Merak etme saksıdaki çiçeklerini suluyorum fakat yokluğun yeşeriyor durmadan.

Sevgilim, ya sen bana dön ya da ben can verip çıkayım bu odadan. Olur da özünü özlersen birgün, bulamazsan bunca yıl büyüttüğün kendini, yani kayıpsan, firardaysan benim gibi; çekinme zile basmaktan, korkma, at adımını ve gir içeri.

Sevgilim bu ev kokunla, hasretinle ve yokluğunla döşendi. Ne zaman istersen bu kapı hep açık olacak sana, çekinme dön...

Okan SAVCI


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SU GİBİ7/11/2008

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Yangınlarıma sular yağdırdın
Damla damla söndüm serinledim
On'ar on'ar saydığım kayıp yıllarımı onardın
Saat saat bulunduğum mechulden gün yüzüne çıktım
Günler gördüm yüzünde
Gönlümün kapılarını sana açtım
Çalmadan gir içeri diye
Adıyorum sana
Onca kırık aşktan sonra arta kalanımı
Temize çekiyorum sende bütün yalanlarımı
Senin aşktaki kandirini bilmek için
Önce kadersiz aşklardan geçmeli insan
Eksiltip yoran bütün ayrılıklar
Kavuşmalara giden yollara çıkar
Vefai mozada gülmeyi gülhanede unuttuğum
Garip bi zamanda çıka geldin
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer köyü cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağına

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Bitti dediğim yerden başlıyorsun
Dindi artık dediğim yerden oluk oluk kanıyorsun
Beni en iyi sen tanıyor
Sen anlıyorsun
Ne hoş geliyor ne hoş gülüyorsun
En güzel renkleri komşu kızların
Gözlerinde gördüğüm
Solgun sarı bir zamanda çıka geldin
Hangi yollardan uğradın durağıma
Hoşgeldin yitirilmiş sevgililer cografyama
Hoşgeldin bir daha seversem namerdim sokağıma

Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ağlamak yalan su gibi bahtın olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun
Ben sensiz yapamam dünyaya ahtım olsun

Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Hoşgeldin gülüm su gibi ömrün olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun
Sefalar getirdin mutluluk bizim olsun

Kaynak: Ugur Arslan


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

ALLAH GİDENLERİ AFFETSİN6/11/2008

bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri artık ağlayabilirsin kanka
severken bana sormadın ağlarkende utanma
nasıl unuturum diye düşünmeye başlama bir beyhude çabayla her unutmak çabası bir hatırlamak hamlesidir aslında ilk akla gelendir aslında unutmak istediğin hep kaçmak istediğin yere koşarsın aşkta çok ahmakça biliyorum ama herkes teslim ol diyorsa en çok kurtulmak istediğine bu kez ahmaklık sırası sende usta
alımlı delikanlığından alıngan bir adam yaratmışsın yumruklarının içine sıktığın gururun kırıldı kırılacak ama dert etme gururun kırıldıkça çoğalacak aşkın acısını çekmek aşkta hile yapıp gitmekten daha asil bir iştir sen şimdi seni sakız gibi çiğneyip tükürdü sanıyorsun. vaziyeti şaşırıp algıda hata yapıyorsun o sadece çiğnedi sen tükür gitsin gel şimdi bir hasret şarkısı okuyalım.
allah gidenleri affetsin.

üsküdarda sandallar yıkılır sallanırlar tophanede mangallar yar diye yanar ağlar.
ismini çığlık çığlık haykıyor mantılar senin için söyledim kumkamıda şarkılar.
yarr yaar yokluğuna itirazım var.

bütün ışıkları söndürdüm susturdum bütün sesleri şimdi alemin bütün efkarını toplamaya başla topladığın efkarı dağıtma vakti gelir nasılsa
aşkta kazanan taraf yoktur bunu sonra anlarsın.
ayrılığın izlerini kaldırıp saklayabileceğin tek bir yer bulamazsın.
ıslak açık bir yara gibi kalbim hiçbir tesellide teselli aradığım yok
şimdi denizleri içsem sönmez içimdeki mahşer yangını bu illet senin gibi kaç adamı küle çevirdide küllerin hepsini kalbi yalandan bir leyla üfleyip gitti.
sen istanbulun rüzgarında uçaşan o tozmu sandan hepsi küldür seninki
ben çok kadın tanıdım sevenden sakındığı bedenini sevmeyenlerin yoluna kilim yapmış
sen gözüden sakınmışsın o gözünün yaşına bakmamış.
şimdi dilediğin kadar ağla banada birşey sorma
buda geçer dicem inanmıcan nasıl olsa
boşver derdi kederi sat gitsin.
gel bir şarkı okuyalım bütün dert keder uçup gitsin.

Kaynak: Ugur Arslan


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

BİR AYRILIĞIN İLK GÜNÜ6/11/2008

Canım sevgilim bu gün ayrılığımızın ilk günü
Yöregüm kocaman açık bir yarayım şimdi
Rüzgar değdikçe sızlıyor kanıyor her yanım
Nasıl çlesim var anlatmam ama
Senden başka birşeyle oldüremiyorum kendimi
Bundan bir yıl önce taksimde
Yine susarak başlamıştık biz herşeye
Tek kelime bile etmeden buyurmuştuk hayatlarımızın içine
Herşey başladıgı gibide bitiyordu
Tek kelime bile etmeden vedalaşıyorduk işte

Bugün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim
sanırım aetık bende bittim
Bu gün bir ayrılıgın günü sevgilim
Bugün ölmesem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın lk günü ölmeyenler birdaga ölmezler bilirim bilirim bilirim
Bu gün ayrılıgımızın ilk günü sevgilim sana mutluluk huzur saadet
Kendim için Allahtan sabır dilerim
Bugün ölmessem birdaha hiç ölmem eminim
Bir ayrılıgın günü ölmeyenler birdaha ölmezler bilirim

Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız

Sanırım birşey yok aramızda
Acırım aşksız yıllarımıza
Bundan böyle eksik bir yanımızvar
Yaşarız yaşarız yaşlanırız

Kaynak: Uğur Arslan


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

KOMADA DUYGULAR...BANA UZAK, ÖLÜME YAKIN6.11.2008

İlk kez sana yazılmadı bu satırlar.İlk kez adını çıkardım sayfalarımdan. Bu arsız ozan ilkkez senin adını diline mühür yapmadı.Bu yazıda sen yoksun sevgili.Harflerim aklı kayboldu bu gün. Harflerim artık kaçtı parmaklarımın ucunda.Ve sen çıktın bu günlük aklımdan. Bir komaya girdi aklım…Kalp ölümüm gerçekleşti … Şimdi bir makineye bağlı yaşatıyorlar içimdeki duyguları. Hep muhtacım başımdaki koca koca makinelere. Duyuyorum başucumda ağlayanları , elimi tututpda uyan diye ağlayanları duyuyorum oysa…Oysa çok geç..Kalp ölümüm gerçekleşti. Şimdi vakitler dolusu biriktirdiğim seni harcıyorum.Unutmadığımdın..ölsem ancak unutacağımdım.Şimdi kalp ölümüm gerçekleşti.

Komada duygularım , sense uyanmamı bekle-miyorsun biliyorum. Bekliyorum görünüpde aslında beklemiyordun. Hiçbir zaman beklemedin ve hiçbirzaman beklendiğini bilmedin..ki ..ben sen diye yalvarmayacak kadar kalbime gömmüştüm seni..Bu satırlarda sen yoksun sevgili.Kaleminden çıkardım seni.Mürekkebim kanımdı ya ..sevgini mürekkebimin kumu yaptım.. Bitti mürekkepde..kumda..kalp ölümüm gerçekleşti sevgili..Beynim yaşıyor sadece..bir müddet sonra oda ölecek galiba..Hissediyorum..bitmelere çok yakınım..

Başucumda ağlama sakın.Ben duyuyorum tüm olan biteni.Gözlerimi neden hiç açmıyorum biliyormusun.Ben gözlerimi açtığımda sen çekip gideceksin.Uyandığımda tekrar tutmayacaksın ellerimi. Zamandan çalıyorum sevgili..Hayır..sen bakma sözlerime bu satırlarda sen yoksun.Bu satırlarda aşk yok , bu satırlarda yok hiçbirşey. Hatta yazdımda sayma bu satırları..Sen gözlerinide , avuçlarının sıcağınıda al git benden..Kalp ölümüm gerçekleşti….

Ben çoktan öldüm..öldürdüm bizi…İlk cinayetim bu aşk oldu..Elimi kana buladım kalbimiyse aşka buladım.Altın tozları serpmiştim bu aşka ..sen dudaklarınla ..sen nefesinle savurdun o tozlara..hatta yere düşenleride çiğnedin ayaklarının altında.Artık esaretim mutsuzluğa …Artık cezam bir ömür mutsuzluk…artık cezam sensizlik..Sakın üstüne alınma sevgili bu satırlarda sen yoksun. Altı çizilmiş yazımdın sen benim.Gttin gideli yazılarımın altı çizilmiş ve aşkın rengi kırmızıya bulanmış değil satırlar..Yazılar..Harfler ..Beynimden kayıp gidiyor..

Kalp ölümüm gerçekleşti..Bak yavaş yavaş raporları hazırlıyor doktorlar.Gördünmü ne büyük telaş içinde koşuşturuyorlar..Ölüm saatim kayıtlara geçecek birazdan.Sonlara geldim…Beyin ölümümde gerçekleşti sevgili..Ben mutluluğumu bağışladım hayata..Bırak yaşasınlar benden kalan mutlulukla.Sen bilmiyorsun ama bu ölüde kalan mutluluk yeter tüm dünyaya…

Hastanın kalp ve beyin ölümü gerçekleşmiştir…Hasta 00:00 itibariyle ölmüştür..Ölüm nedeni : tespit edilemedi….

ALINTI


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Beni Doğururken Şeytana mı Öptürdün Anne..!4.11.2008

Yazdığım bütün sözler asıyor kendini,
Ölüyor söze düşürdüğüm büyü…
Bütün sokak köpeklerinin gözyaşı yüzümde.
İçime kim koydu bu intiharı?

Elim kolum bağlandı,
Ben hep sessiz ağlamaların kızı kaldım…
Coşkularım nereye saklandı?
Aşkın çocuğu hep acı…
Hep acı…

Bayram kalabalığı sokakları olmalıydı ömrümün.
Ben gelmeden bütün mutlu yüzler dağıldı.
Sen yalan söyledin Anne!
Hiçbir sevgili saçlarıma papatyalardan taç takmadı…

Öylece bekliyorum dünyanın orta yerinde.
Lanetlenmiş bir şiir gibi,
Kim okumaya kalksa beni,
En güzel yerimde yırtıp atıyor.

Yaşamakla ölmek arasında nefes almaktayım.
Bütün kuşlar kaçıyor,
Ne zaman okşamaya kalksam…
Söyle Anne!
Ben uğursuz yaşamlardan arta kalan mıyım?

Dokunduğum bütün camlar kırılıyor.
Ne taksam gerdanıma düşüp dağılıyor.
Sen yalan söyledin Anne!
Bana güzel olmak yakışmıyor.
Kime baksam şu sevdiğin gözlerimle,
Hepsi yok oluyor…
Sırılsıklam kalıyorum.

Sen yalan söyledin Anne!
Gülünce açan çiçeklerim yok ki benim.
Koynumdaki keskin hüzünlerle,
Çok yakışıyorum ayrılık otobüslerine…
Ne zaman gülsem ağzım yüzüm kan!

Söyle;
Beni doğururken şeytana mı öptürdün Anne!!!


Eylül Deniz Çolak


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri3.11.2008

Her durakta ölümsüz bir aşk edinecegim
Bir bakıştan bir duruştan
Çağrışımın sonsuz hazından
Unutulmaz bir sevgili daha birakacağım ardımda
Belki de yaşanabilecek en uzun serüveni terk edeceğim
Daha otobüsün ilk basamağındaKim bilebilir ki?
Sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
Gizli gizli veda edeceğim ona, görmeyecek
Ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
Otobüs camına bağrında kanlı bir ok ile
Bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
Yaşayıp gidecek

Murathan Mungan |


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

İSTANBUL3/11/2008

İstanbul dedim de seni hatırladım
İşte İstanbul
yorgun şehir
işte canından bezmiş boğaz vapurları
kederli tramvaylar
ve Galata Köprüsü’nden
telaşlı insanlar geçmektedir
bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde
eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım
işte İstanbul
İstanbul dedim de seni hatırladım.

……….
……….

Ümit Yaşar Oğuzcan


(Yazar tubayolcu)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

İki şey3/11/2008
Hayatimizi etkileyen iki sey

İki şey insanı “nitelikli insan” yapar:
1 İradeye hakim olmak

2 Uyumlu olmak

İki şey “ekstra değer” katar :

1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak

2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey geri bırakır:

1 Kararsızlık

2 Cesaretsizlik

İki şey kâşif yapar:

1 Nitelikli cevre

2-Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:

1 Baskın yeteneği bulmak

2 Cidden sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır:

1 Ustalardan ustalığı öğrenmek

2 Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:

1 Niyetin saf olması

2 Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır:

1 Sorunun değil çözümün parçası olmak

2 Hayata ve her şeye yeni
(özgün,orijinal, farklı)bakış acısıyla yaklaşabilmek.

İki şey gelişmeyi engeller:

1 Aşırılık (mübalağa,abartı ,ifrat,tefrit)

2 Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir:

1 Tebessüm (gülümseme,sırıtma veya kahkaha değil!)

2 Sükût (susmak),

İki şey “kalitesiz insan”ın özelliğidir:

1 Şikayetçilik

2 Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:

1 Bakış acısını değiştirmek

2 Karsındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller:

1 Şahıs ve olayları akil ve kalp süzgecinden geçirmek

2 Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür:

1 Demagoji (laf kalabalığı)

2 Kendini ağıra satmak (övmek,vazgeçilmez göstermek)


(Yazar tubayolcu)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

BU YÜREKLE KİMSE BAŞA ÇIKAMAZ3/11/2008

seninleyken sana ,söyleyemedigim herseyi
cekip gittigin ,kapinin ardina yazdim
yollara vurdum ,sonra kendimi
cok ölmek, istedim dönmemek icin ölemedim

ben senden habersiz, memleketin daglarinda gezerken
sen bana sevdalıymışşın, bilemedim bilemedim
alt alta yazip, hatalarimi gunahlarımı
hepsini kabul ,edip kapina geldim

affet beni hadi ,yine o günlere dönelim
kac memleket,, dolastim sonra pesinden
kac hayatindan icinden ,gectim sendeledim
inan seni aramakdan vazgectim ,artik ama bulmakdan geçemedim

onar onar saydim ,yillari hesapladim yillari
yoklugun simdiden ,binlerce yili asti
azar azar duser, sakaklarima aklar
soguklar vurur, toprak olur icimde asklar

bu son caglarim artik ,askda yakin duran son zamanlarim
basim catlamaya yakin ,kalbim unutmakdan anlamiyor
hatirlamak nedir diye ,sorarsan seni unutmak mumkun olmadigi icin derim
ben zaten bi ahmaklik ,ettim seni unutum biter zannettim

Bu yurekle ,,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin beni yikamaz
aci bu sevdaya, gel merhamet et
aski usandirma ,ya sev ya terket!!!

seni andim bu gece kulaklarin cinlasin icimde binbir pismanlik
caresiz butun suclu, halimle yillar sonra ayni bicakla kanattim yuregimi
sandiklardan cikarip sari ,mendillerini resimlerini butun aci sitemlerini
birbir dizdim karsima yerden ,yere vurdum su akilsiz basimi

ben kabul ettim suclarimi, hatalarimi
devire devire ,icimdeki binalari sana yandim bu gece
seni soyledim ,sana tukendi icim seninde yuregin sizlasin sevgilim
kulaklarin cinlasin, yuregin sizlasin

ben basaramadim ,burdan gitmeyi
seni andim ,durdum seni soyledim sustum
hayir dualarimi ,sana heceledim
iyi niyetlerimi, esirgemedim.

adini soylemedim icimden gecirdim
senden binlerce kez ozur diledim
ben bir ahmaklik ettim seni unuturum zannetim

Bu yürekle ,kimse basa cikamaz
bana yaptiklarin, beni yikamaz
aci bu sevday,a gel merhamet et
aski usandirma, ya sev ya terket!!!

kaynak

UĞUR ARSLAN


(Yazar TOKAY ŞİİR)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Kursağıma Bırakıldı Aşk2.11.2008

Ey her satırı kitap olan adam;

İki kez uğradığın şehrimde yine hüzün var. Demek ki yine kirpiklerinden “ hüzün “ kapmış bulutlar. Sana kaç kez söyledim be sevgili “ bana ölümden “ söz etme diye. Bana ölüm masallarını anlatma / dinlemeyeceğim.. Ölümden bahis açılmışsa senin yerine ben ölürüm de yine de seni yar etmem o kara toprağa. Ah be kirpiklerinden yüreğine bir yağmur gibi aktığım sevdam nereye gidiyorsun ? Daha kollarına / sana Elif’i hediye eyleyeceğim. Elif’i sana kavuşturmadan gidemezsin bir yerlere..Sökemezsin ellerimi ellerinden. Gidemezsin diyorum. Beni “sensiz “ bırakıp ölümü dudaklarından öpemezsin. Demirlediğin gönül limanlarımı terk edemezsin. Hani biz ölümsüzdük ? Hani biz sonsuzluktuk ? Gideceksen git diyeceğim ama bırakamam seni. Sen beni bıraksan da ben seni ölüme uğurlayamam.

Ey kirpikleri bana umut olan yâr,

İmkansızlığa açtığımız savaşı kazanmadan nereye gitmektesin? Mavi bilyeleri Elif’imize bırakıp bizi hüzne mi emanet etmektesin ? Susma ölümü dudaklarına kutsayan genç. Kelimelerini dudaklarına gömme sakın. Hani sen yazardın, hani sen hüznü en iyi anlatandın. Susmasana. Anlatsana bizi / beni. Sığınma kapısı açık bırakılmış cümle sonlarına. Sen benim sevdiğimsin / bu kadar çabuk pes edemezsin. Beni sensizliğe itemezsin koca yürekli adam. Hani tedavin sonrası kentime ilk geldiğinde gözlerimden izleyecektin denizleri. Hani gözlerim kirpiklerine dayandığında avuç içlerine sakladığın gülleri serpecektin saçlarıma. Ne oldu yaşamak zor mu geldi yoksa ya da sevdaya kanat çırpmak yordu mu seni ? Susuyorsun hala / susabildiğin kadar yaşa o zaman. Hani sen kelimeleri ustaca örerdin satırlara. Hani yazdığın her aşk denemesinde okuyanları kendine hayran bırakırdın. Ne oldu da tüm sesli kelimelerini yuttun. Yoksa suskunluğun bıçağı mı değdi boğazına.

Ey kendine ölümü en iyi çare gören yalnızlığım / canım,

İçi boş kelimeleri bırak. Boynuna geçirdiğin ölüm yalnızlığını da çıkar. Sonbahar türküleri söyleyen bu kadın varken ölüme kollarına sıvamak niye ? Hani ben senin sığlığına dua genişliği katan kadınımdım. Ne oldu da ölümü bu kadar sevmeye başladın. Saf tuttuğumuz sevdadan hani vazgeçmek yoktu. Bırakma ellerimi sakın. Bakma bana sana özenip cümleleri mertçe kullandığıma. Sen düşersen ardından gelecektek kişi benim. Sensiz yaşayamam be can..Sanıyor musun ki sensiz geçecek günlere dayanacak gücüm var ? Senden başka dayanağım yok. Söylemeyemesem de sana olan özlemimi / kaç geceden beri gönderdiğin bezden kız cocuğuna sarılıyorum.. Kaç gündür seninle ilk buluştuğumuz yerde dolaşmaktayım. Ve inanmayacaksın sevgili, hala kokun orada ve hala orada duruyor saçlarıma serptiğin gül taneleri.

Ey gözlerini görmeden gözlerimi kurban ettiğim adam,

Sımsıkı giyin yüreğimi. Üşümesin ellerin. “ Serzone “ sinmiş ellerine benim ellerimi de al. Öznesi sen olmayan tüm cümleleri reddetmişken bir dilim söz bırak dudaklarıma. Gözlerimin derinliğindeki umut yalnızlığını sen Elif bereketine çevir. Sen ki yüreğimin kelimelere sığdıramadığı, bırakma beni karanlığa. Bırak kendini bensizliğin öznesizliğine. Göz etme sakın ölümün sana gülümseyen haline. Nefesin kesilir olduğuna nefesimi al. Hoyratça kullan canımı. Sen yaşa be can. Ben göreceğimi gördüm. Bari sen gülümse be can…

Ey kendini yarım cümlelik gören adam…

Söz verdim sana. Seni bana kavuşturmadan hiçbir yere gitmeyeceğim. Bak göreceksin bir Cumartesi günü baba ocağımdan sana topladığım güneşler ıslak kirpiklerine değecek. Ey bana bir Elif miktarı gülümsemeyi öğreten hayat..Gitme. Sırtını hayata dönüp ölüme gülümseme Ellerini uzatma kara toprağa. Geçen gece gördüğün rüyayı ne kadar gizlesen de ben biliyorum o rüyanın mahiyetini. Sen anlatma bakalım..Görmedim/ yanlış biliyorsun diye yalanlar uydurma. Sus ve tek bir kelime etme sakın. Rüyanda yıllar önce kaybettiğin baban ile düğün daveti dağıtıyordun Gediz sokaklarında. Düğün demek ölüm demek sevgili. Bu rüyayı ben üzülürüm diye anlatmadığını da biliyorum. Dudaklarından düşmese de ölüm cümleleri ben seni ölüme bırakmayacağım. Sakın sırtını bana dönüp gitme. Hayatın avuçlarından düşerim. Umutsuzluğuma bir hüzün eker sensizliğe serilirim. Sakın gitme. Sakın pes etme..Ardında içindeki her şeyi kağıda dökülebilen kadın bırakacağım diye yüreğinle övünme. Sen ölürsen ben sensizliğe yazamam. Hem ne çabuk unuttun sonbahara benzediğimi. Bırakma ellerimi. Göğsünden başka sıcaklık bilmediğim yürek, düşmeme izin verme. Bir umut yalnızlığında kanamasın nihaventlerim. Susturma beni suskunluğunla. Sakın gitme sevgili…Gitme diyorum git-me


Ölümü bu kadar çok seviyorsan git sevgili..
Git..
Aşkı / sevdayı kursağıma bırak ta git..
İhanet et gözlerime..
Git..Ölümü dudaklarından delice öp
Ardında kızımızı,
Ardında beni yetim bırakarak git…
Madem ölümü bu kadar çok seviyorsun..
Yolun açık olsun…
Seni sensiz yaşatacak güçteyim ben…

Senden bana yadigar kalacak
Bir dilim söz,
Bir dirhem Elif yeter bana..
Ben seni “ varlığınla “ sevmedim ki..
Öldüğünde seni terk edeyim…


“ Ne kadar çok sevildiğinin farkında olmayan adama “


11.12.2007 22.00

Yazar : Yüreği Dua Genişliğindeki Kadın…

Derleyen : İsmail Sarıgene


(Yazar YÜREGiNDE SAKLA)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

193 sayfadan 2 . sayfa
geri | ileri