BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
Benimblog.com satilikir / is for sale: info@anahaber.com




Debba Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım
ojf

FORSEPSLE DOĞUM24/3/2007

Forseps nedir?
Doğum hallerinde forsepsler bebeğin başını çıkarmak için kullanılan âletlerdir.

Forseps ne zaman kullanılır?
a. Doğumun ikinci safhası uzadığı ve annenin bebeği dışarıya itemediği zaman,
b  Anne yorgun düşerek artık doğuma yardımcı olmadığı zaman.
c.  Bebeğin başı normal pozisyonda olmadığı ve forsepsle bu başın çevrilmesi gerektiği zaman.
d.  Bu veya şu faktörden dolayı, bebeğin başı pelvisden tam olarak çıkıp dölyolu açılışına varamadığı zaman.
e.  Bebekte zorlanma ve tehlike görüldüğü hallerde. Bu durumlarda normal doğumun yapılması beklenmeden bebek forsepsle alınır.

Forsepsler bebekler için tehlikeli olabilir mi?
Uzman bir doğum doktoru elinde, gerektiği zamanda ve gerektiği yerde kullanıldığı taktirde forsepsler bebekler için hiçbir tehlike teşkil etmemektedir. Üstelik, daha erken doğuma yol açacaklarından ve annenin pelvis kemiklerinin bebeğin başına yapacağı baskı azalmış olacağından forsepslerin kullanılması çok hallerde bebeğe yararlı ve yardımcı olur.

Forsepsler anne için tehlikeli olabilir mi?
Doğru ve gerekli şekilde kullanıldıkları taktirde hayır.

Çeşitli tip forsepsler var mıdır?
Evet. Muhtelif işler için kullanılan çok tipte forseps vardır. Bunların bir tipi bebeğin başını çevirmek için kullanılırken, başka bir tipi başın çekilmesi için kullanılmaktadır. Başka tip bir forseps başın serbest kalması için başı çeşitli yönlere itmektedir ve yine başka tipler bebeğin arka tarafından alınması için kullanılmaktadır. (Ters doğum).


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

DOĞAL DOĞUM24/3/2007

Doğal doğum nedir?
Bu doğum sisteminde gebe kadın gebelik ve doğum için psikolojik bakımdan hazırlanmaktadır. Söz konusu kadın gebelik için, doğum öncesi süre için doğum için ve doğum sonrası için büyük bir dikkatle psikolojik bakımdan hazırlanmaktadır.

Doğal doğumun hedefleri nedir?
Gereksiz korkuları ortadan kaldırmak ve bu yolda gerginliğin giderilmesiyle sancıları asgariye indirmek. Korku-gerginlik-sancı fasit dairesi bir kez teşekkül etti mi, bunu kırmak çok zor olmaktadır. Eğer doğal doğum korkuyu giderebilirse fasit daire de ortadan kalkmış olur.

Doğal doğum nasıl yürütülür?
Anne olacak kadın gebeliğin seyri hakkında eğitilir. Bu arada kadınla doğum doktoru arasında daha sıkı bir ilişki kurulmuş olmaktadır. Ayrıca, kadın hastane atmosferine önceden alışmakta ve kendisiyle ilgilenecek hastane personeli ile tanışmakta ve yakınlaşmaktadır. Böylece doğum yaparken söz konusu kadın hiçbir yabancılık hissetmeyecektir.

Bütün çocuk doğuracak kadınlar neden doğal doğumu tercih etmezler?
a.  Kadınların hepsi doğal doğuma duygusal bakımdan uygun değildir.
b.  Doğum doktorlarının çoğu doğal doğum sisteminin bazı prensiplerini hastalarına tatbik ederler, korkuyu gidermek, itimat telkin etmek ve gebe kadının gebelik hakkında verilen eğitim kurslarını takip etmeye teşvik etmek gibi. Babaların da, bu kursları takip etmeleri tavsiye edilmektedir.

Doğal doğum yapmak için resmî bir kursun takip edilmesi şart mıdır?
Şart değildir. Ancak, bütün gelişmiş ülkelerde böyle kurslar vardır. Bu kurslar çerçevesi içinde hastaneleri ziyaret, hastane doktorları ve hemşirelerinin tertip ettiği konferanslar, nefes alma eğitimi ve bazı hallerde doğum yaklaştığı zaman ne yapılmasının gerektiği hakkında eğitim.

Baba da doğal doğum sisteminde işbirliği yapmalı mıdır?
Evet. Böylece gebe kadının stres devrelerinde, koca, kendisine duygusal bakımdan yardımcı olabilecektir. Doğal doğum yapılan örgütlerin büyük çoğunluğunda doğumun ilk safhasında eşlerin hastanedeki doğum odasında kocaların da kalmasına izin verilmektedir.

Doğal doğum   yapacak olan kadına müsekkin   ilâçlar verilmez veya anestezi yapılmaz mı?
Söz konusu değildir. Doğuracak olan kadın gerekli olduğu halde müsekkin ilâçların ve anestezinin kullanılması için her şeyin hazır olduğunu bilmektedir. Ancak, doğal doğuma psikolojik bakımdan hazırlanmış olan kadın, doğum sancısı için de duygusal bakımdan hazırlanmıştır ve asgari müsekkin ilâçlara veya anesteziye gerek duyacaktır. Hasta bunlara ihtiyaç duyduğu taktirde hiçbir şekilde utanmamalıdır. Doğal doğum bir tahammül gücü yarışması değildir.

Doğal doğumun avantajları nelerdir?
a.  Gebelikte oynanması gereken rolün daha iyi bir anlayışı.
b.  Gebeliğe karşı daha rahat ve duygusal bakımdan daha sebatlı bir davranış ve anlayış.
c.  Anlayış ve rahatlama yüzünden daha az rahatsızlık hissedilmesi.
d.  İnsanoğlu fenomenlerinin en tabiî olanında daha iyi, daha mutlu olabilme hali ve buna aktif bir şekilde katılma durumu.

Doğal doğumla doğacak bebek için avantajlar var mıdır?
Evet. Çok kez bebek doğumdan sonra daha uyanık ve daha canlıdır. Ağlaması gecikme göstermeden derhal başlar ve annenin doğumun ikinci safhasında yardımcı olabileceği için doğumun daha çabuk veya derhal olması ihtimalleri daha fazladır.

Bebek doğumdan sonra neden daha canlıdır?
Anne doğum halinde daha az müsekkin ilâç ve anestezi aldığı için bebek bunların etkisi altında kalmamıştır.   Şurası unutulmamalıdır ki, bebek annesinin vücudu içerisinde bulunduğu sürece anneye verilen bütün ilâçlar çocuğa da tesir edecektir.

Doğal doğumun dezavantajları var mıdır?
Tek dezavantaj, gebe kadının bu tip doğuma duygusal bakımdan uygun olmamasından ileri gelebilir. Bu gibi hastalar korkularını gizleyerek gerginliğin daha da çok toplanmasına yol açabilirler ve böylece doğal doğumun başlıca hedefini mağlup ederler.

Gebe kadın doğum için hastaneye gelince ne yapılır?
Hastane ve kliniklerin çoğunluğunda gebe kadın kaydolunduktan sonra bir asistanla birlikte doğum katma çıkarılır. Burada bir doğum odasına alındıktan sonra, soyundurulur ve bir gecelik veya kısa bir ceket giydirilir. Eğer aktif sancıları başlamışsa kendi doktoru tarafından muayene edilir. Eğer özel doktoru hastane bulunmamaktaysa hastane doktoru kendisini muayene eder. Bu muayene ile doğum durumu tespit edilmiş olur.
Kasık kemiği etrafı tıraş edilir ve durum gerektirirse kendisine bir lavman yapılır.

Doğum   yapacak olan bir kadın   hastaneye alındıktan hemen   sonra kendi doğum doktoruna haber verilir mi?
Evet. Doğacak olan kadının doğum safhası tespit edildikten sonra hastane doktor veya asistanı derhal kendi doktoruna durumu bildirecektir.

Eğer doğuracak olan kadının kendi doktoru bulunmamışsa hastanedeki doktorlar doğumu geciktirirler mi?
Hayır. Bu iyi bir usul değildir ve genellikle yapılmaz. Bütün doğum hastanelerinde doğum yaptırabilecek doktor ve asistanları bulunmaktadır ve bunlar hastanın kendi doktoru hastaneye yetişemediği zaman doğumu yapabilecek niteliktedirler.

Hastanın kendi doktoru gelmeden doğum yapılması oranları yüksek midir?
Günümüzde bu çok az vuku bulmaktadır. Çünkü doğuracak olan kadına ne zaman hastaneye gitmesi gerektiği önceden bildirilmiştir. Üstelik bugünün ulaşım sistemi ile kadının kendi doktoru hastaneye genellikle zamanında yetişebilmektedir.

Doğuracak olan kadın hastaneye alındıktan sonra kendisine başka ne gibi testler yapılır?
Kan basıncı alınmaktadır, idrarı tahlil edilmektedir, bebeğin kalp atışları dinlenir. Kanı tahlil edilir ve hastane doktoru fizikî bir muayene ile kalbini ve ciğerlerinin durumunu kontrol eder. Yine hastane doktoru hastanın bildireceği veya hastanın özel doktorun verdiği bilgilere dayanarak hastanın tarihçesini hazırlar.

Doğum halinin gelişmesi nasıl tespit edilmektedir?
Sık sık anus muayeneleri yapılarak. Bu muayeneler serviksin genişlemesini ve doğacak olan çocuğun şekil durumunu gösterir.

Doğum halinde olan bir kadının bu muayenelerini kim yapar?
Bu muayeneler doğum doktoru, hastane doktoru ve bazı durumlarda bu sahada uzman olan doğum hemşireleri tarafından yapılmaktadır.

Doğum halinde sık sık muayeneler yapılması önemli midir?
Evet. Ancak bu şekilde doğum safhaları tespit edilebilmekte ve gelişmekte olan bir anormalliğin farkına varılabilinmektedir.

Doğum halinde doğum doktorunun  hastasının  yanında bulunması gerekli midir?
İlk bebeklerde buna gerek yoktur ve doğum hastanelerinin çoğunda bu gibi hallerde doğum doktoru hastasını ancak periyodik olarak muayeneye gelmektedir. Doğumun ilk safhasında hasta, hastane doktoru ve hemşireler tarafından kontrol altında tutulmaktadır. Eğer doğumun çabuk olacağı belirtileri varsa doğumu yapacak olan doktor hastasından fazla uzaklaşmaz ve hastaneden ayrılmaz. İkinci ve bunlardan sonra doğacak çocuklarda doğum daha çabuk olabileceği için doğum doktoru bütün doğum safhaları süresince hastanenin doğum bölümünden ayrılmaz.

Sancının hafifletilmesi için ilâçlar ne zaman verilir?
Doğum halinin ilk safhalarında, doğum hali tam tespit edildikten sonra, doğum doktorların çoğunluğu sancıyı hafifletmek için hastalarına barbiturat gibi hafif uyuşturucu ilâçlar vermektedirler. Bu sayede hasta rahatlamakta ve doğum hali normal olarak gelişmektedir. Doğum hali ilerlediği vakit ve gerilmeler fazlalaşınca, sancıyı hafifletmek için demerol gibi daha kuvvetli uyuşturucu ilâçlar verilebilir. Bu ilâçlar az miktarda verilir ve ancak doğum gecikmekteyse arada sırada tekrarlanabilir. Doğum yapmakta olan kadınlarda gerginliğin azaltılması ve rahatlamaları için bu ilâçlara tâli olarak müsekkin ilâçlar veya antihistaminler de verilebilinmektedir.

Bu ilâçların kullanılması tehlikeli olabilir mi?
Dikkatle ve devamlı kontrol altında kullandıkları taktirde herhangi bir tehlikeye yol açmazlar.

Doğuracak anneye verilen narkotik ve başka ilâçlar doğacak bebeğe tesir eder mi?
Evet, ama genellikle doğum bittiği zaman bu ilâçların tesiri geçmiş olacaktır. Bunun içindir ki ilâçların verilme oranı ve verilme zamanı büyük önem taşımaktadır. Fazla dozajlarda müsekkin ilâçlar ve narkotikler verilmiş olduğu hallerde bebek, dünyaya geldiği zaman uykuludur ve bu ilâçların tesiri altında bulunmaktadır. Bazı hallerde aktif canlandırma yapılması gerekli olmaktadır.

Bu ilâçlardan fazla verilen dozajların anne üzerindeki etkileri nedir?
Eğer anne fazlasıyla bu ilâçların etkisi altında kalmışsa ikinci safhada kendisinden beklenmekte olan önemli yardımları yerine getiremeyecek ve bu çok önemli çabalama ve itme görevini yapamayacaktır.

“Alaca karanlık uykusu” ne demektir?
Hafif anestezi altında doğum yapacak olan kadın talimatlara cevap verebilecek, istendiği zaman yardım edebilecek olduğu durumdur. Hasta bazı rahatsızlıklara mâruz kalabilecekse de doğum bittikten sonra bu durumu hatırlamayacaktır.

“Alaca karanlık uykusu” nasıl temin edilmektedir?
Demerol ve skupolamin gibi ilâçların birlikte kullanılmasıyla.

Doğumlarda hangi tip anesteziler kullanılmaktadır?
a.  Apış aralarındaki (perine) deriye yapılan novokainli lokal bir enjeksiyon. Doğum doktoru böylece açılış kısmını cerrahî bir kesit (epizyotomi) ile genişletebilecektir.
b.   (Pudendal blok). Burada novokain apış arasındaki sinir gruplarına enjekte edilmektedir. Bu dölyolu alanını anestezi etmekte ve epizyotomi’nin sancısız yapılmasını mümkün kılmaktadır.
c.  Kodal epidural blok veya omurga anestezisi. Bu metotlarda novokain veya benzer ilâçlar kullanılmaktadır. Bunlar omurgaya enjekte edilmekte, dölyolu ve çıkımı anestezi altına sokmaktadır.
d. Solunum yoluyle anestezi. Bu sistemde diazot monoksit, sikloporan, fluotan veya eter kullanılmaktadır. Oksijen bu gazlarla birlikte tâli olarak kullanılmaktadır.

Hangi anestezi kullanılacağı nasıl saptanır?
Her anestezinin avantajı ve dezavantajı vardır ve her hastanede şu veya bu anesteziyi tercih eden doktorlar bulunmaktadır. Muayyen bir hasta için hangi anestezinin kullanılacağı hakkında çok çeşitli nedenler olabilir. Uzman anestezistlerin bulunduğu klinik ve hastanelerde karar onlara bırakılmalıdır. Doğum doktoru her durumda anestezi doktoru ile konsültasyon yapacak ve hastası için tercih ettiği anesteziyi belirtecektir. Doğmamış olan çocuğun durumu, annenin durumu kadar kullanılacak anestezinin tayininde önemlidir. Örneğin, zamanından önce doğan bebekler solunum yolu ile alınan anesteziye tahammülleri az olmaktadır. Bu gibi hallerde anneye lokal blok anestezisiyle doğum yaptırılabilinir veya hiç anestezi yapılmadan kendiliğinden doğal doğuma gidilir.

Çocuğun tehlikeli durumda olduğu görülmesi üzerine ne yapılır?
Bu, doğum hali safhasına ve doğumun ne kadar çabuk gerçekleşeceğine bağlıdır. Bu faktörler doğum doktoru tarafından dikkate alınır ve doğumun nasıl yapılacağını yine o kararlaştırır.

Bebek ne zaman doğar?
Serviks tam açıldıktan sonra ve bebeğin başı dölyolunu germeye başladığı zaman doğum gerçekleşmek üzeredir.

Bebeğin başı dölyolunu germeye başladığı  vakit doğum doktoru ne yapar?
Dölyolunun kenarına bir ensizyon yaparak ağız bölgesini genişletir. Bu ameliyenin adı epizyotomi’dir. Bundan sonra bebeğin başı, omuzları ve vücudunun öteki kısımları gelecektir. Böyle bir hale kendiliğinden gelen (spontan) doğum denmektedir. Bazı hallerde, bir yardımcının rahmin üzerine yapacağı hafif bir baskı doğumun gerçekleşmesini çabuklaştıracaktır. Bu safhaya varıldıktan sonra bebek dölyolundan çıkmamışsa o zaman genellikle forseps kullanılır. 

Epizyotominin avantajı nedir?
Dölyolunun veya apış aralarının (perine) anuse yakın veya anusün içerisinden yırtılmasını önler.

Epizyotomi ne zaman yapılır?
Doğum beklenmeden hemen önce. Bu durumda hasta anestezi altındadır ve bebeğin başı çıkımı zorlamaktadır.

Epizyotomi için yapılan enzisyon (kesit) ne zaman dikilir?
Bebek doğduktan hemen sonra, anne hâlâ anestezi altında iken.

Epizyotomi için açılan yaranın iyileşmesi ne kadar sürer?
Birkaç hafta içerisinde iyileşir.

Epizyotomiden sonra ipliklerin alınması gerekmekte midir?
Eğer ipek iplik kullanılmışsa, genellikle hayır.

Epizyotomi yapılması her doğumda gerekli midir?
Normal boydaki bebeklerde ve normal annelerin ilk yaptıkları doğumlarda yaklaşık hepsinde epizyotomi yapılması gerekli olmaktadır. Eğer bebek küçük ve zamanından önce gelen bir bebekse veya dölyolu normalin üstünde geniş ise bu gibi hallerde epizyotomi yapılması gerekmemektedir.

İlk doğumdan sonraki doğumlarda epizyotomi yapılması gereklidir?
Bundan önceki doğumda epizyotomi yapılmışsa veya bebek normalden büyükse epizyotomi yapılması gerekecektir.

Plasenta nasıl alınır?
Rahmin üzerine hafif bir baskı yapılmakla ve kordonun hafifçe çekilmesiyle. Bir zorluk çıktığı taktirde, doğum doktoru bunu eliyle alır. Doktor elini rahmin içine sokar, plasentayı dikkatle rahim çeperinden ayırır ve dışarıya çıkarır.

Bebek göbek kordonundan nasıl ayrılacaktır?
Doğumdan sonra bebek annesinin karnı üzerine ve yanındaki bir masa üzerine yerleştirilir. Ondan sonra göbek kordonu bebeğin karnından yaklaşık 2,5 santim ötesinden bağlandıktan sonra makasla kesilir.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

YALANCI TRAVAY24/3/2007

“Randevulu travay” veya “yalancı travay” ne demektir?
Bunlar doğum zamanında veya doğum zamanına yakın doğumu sunî bir şekilde gerçekleştirmek anlamına gelen terimlerdir. Bu sisteme bazı hallerde yüksek kan basıncı, zehirlenme (toksemi) vb. hallerinde başvurulur. Başka hallerde de önce doğum yapmış olan kadınlarda da tatbik edilir. Gerekli vakalarda iyi tatbik edil”diği zaman ne bebeğe ne de anneye bir zararı dokunur.

Yalancı travayın avantajları nelerdir?
a.  Anne iyi bir gece uykusu aldıktan sonra rahatlamış bir durum”da sabah hastaneye gelir. Hastaneye gelmeden önce midesinin boş olması gerektiğinden doğumdan önce bir şey yemeyecektir.
b.  Hastaneye gelmeden önce öteki çocuklarının bakımı için gere”ken tedbirleri almış olabilecektir.
c.  Eşi istenilen saatte hastanede olabilmek için işlerini önceden tanzim etmek olanağını bulmuş olacaktır.
d.  Doğum doktoru doğumun ne zaman olacağını önceden bildiğin”den başka işlerini ve randevularını ona göre ayarlayabilecektir.
e.  Doğumun yapılacağı gündüz saatlerinde hastanede personel ek”siksizdir ve daima tetiktedir.
f.  Yine gündüz saatlerinde bütün hastane faaliyetleri, X ışını de”partmanı, laboratuarlar, ameliyat odaları, doğum odaları, vb. tam personelli çalışır durumdadır ve her an gereken ameliyeyi yerine getirmeye hazır durumdadır.

Bütün hastalar yalancı travay ile doğurabilir mi?
Hayır. Sunî doğuma gidilmeden önce bazı şartların mevcut olması gereklidir. Bu şartlar şunlardır :
a.  Hastanın normal doğum süresine varmış veya yaklaşmış olması gereklidir. (Gebelik başladıktan sonra otuz sekiz haftadan önce olmamalıdır).
b.  Bebeğin pelviste baş aşağı olarak normal pozisyonda olması gereklidir.
c.  Serviks yumuşak, incelmiş ve az bir oranda açılmış olmalıdır. Yukarıdaki şartlar mevcutsa yalancı travaya başvurulabilir ve ne anne ne de bebek bundan bir zarar görür.
Yalancı travay nasıl başlatılır?
a.  Su torbasının sterilize edilmiş bir âletle sunî bir şekilde patlatılır. Bu sistem hiçbir sancı yapmaz ve herhangi bir anesteziyi gerektirmez.
b.  Rahmin gerilmesinin başlamasını teşvik ve temin için hipofiz salgı bezleri özü enjeksiyonları yapılır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

TRAVAY (DOĞUM VE LOĞUSALIK) BEBEĞİN POZİSYONLARI24/3/2007

En normal doğum mekanizması hangisidir?
En normal doğum mekanizması çocuğun baştan gelmesidir. Buna baş gelişi denir ve baş, ilk ele gelen kısım olur.

Doğum doktoru bebeğin ilk olarak hangi tarafının geleceğini teşhis edebilir mi?
Evet, annenin karnını muayene etmekle.

Doğumdan hemen önce veya doğum sırasında bebeğin başından başka hangi kısımları ilk gelebilir?
Kalçaları veya bacakları ilk olarak gelebilir. Buna ters geliş denir. Bazen bebeğin ilk kendini dışarıya veren yeri kolu veya omuzu olabilir. Böyle haller doğumda komplikasyonlara yol açar. Yine bazı hallerde bebeğin başı göğsü üzerine eğik olacağı yerde arkaya doğru eğilmiş bulunmaktadır. Bu durum bir yüz veya alın gelişi olmaktadır. Bu da doğumda bir komplikasyon halidir.

Anormal gelişler neden meydana gelir?
Çok hallerde nedeni bilinmemektedir. Bazı hallerde ise nedenleri şunlardır:
a.   Annenin pelvisinin sekilinin anormal oluşu.
b.  Rahimde lifli tümörler gibi tümörlerin bulunması.
c.   Bu halde plasenta bebeğin baş seviyesinin altına yapışıktır.
d.  Bebeğin kendisinde olan anormallikler.

Bebek anormal bir pozisyonda ise ne yapılabilinir?
Anormal pozisyonda bulunan bebekler için başvurulacak metotlar birçok faktöre bağlıdır. Şöyle ki:
a.  Bundan önce kadının kaç defa gebe kalmış olduğu.
b.  Karşılaşılmış anormalliğin tipi.
c.   Anormal pozisyon müşahede edildiği zaman travayın aktif olup olmadığı.
d.  Anormal pozisyon müşahade edildiği zaman travayın hangi dereceye varmış olduğu.
e.  Kopmuş zarların mevcudiyeti veya eksikliği.
f.  Bebeğin büyüklüğü.
g.  Annenin genel durumu.

Bir kadın travayın gelmiş olduğunu nasıl anlar?
Travay üç şekilde başlayabilir :
a.  Karın bölgesinde sancı ve adalelerde gerilmeler.
b.  Su torbasının patlaması.
c.  Dölyolundan kanlı akıntılar (nişane).

Bu işaretler nasıl belirlenir?
Gerilmeler ve sancılar karın bölgesinde bir sıkışma şeklinde hissedilir. Arka sırtta başlayan sancı öne doğru yayılır veya karın bölgesinde başlayan sancı pelvise doğru yayılır. Ayrıca kalçalarda da sıkışıklık hissedilebilinir. Doğumun başlangıcında gerilmeler düzensiz olup yalnız birkaç saniye sürer.
Birkaç saat sonra adale gerilmeleri daha sık gelir, daha uzun süreli ve daha sancılı olur. Su torbası patladığı zaman az miktarda bir su gelebilir veya büyük bir fışkırma olabilir. Eğer su torbası gerilmelerin başlamasından önce patlamışsa, gerilmeler genellikle yirmi dört saat sonra takip edecektir. Kanlı akıntılar olduğu hallerde gerilmeler genellikle yirmi dört ile kırk sekiz saat sonra gelecektir.

Travayın muhtelif safhaları hangileridir?
a.  Birinci safha doğum sancılarının başlamasından serviks veya rahim ağzının açılmasına kadar olan süre olarak hesaplanmaktadır.
b.  İkinci safha serviksin genişlemesinin son haddine varmasıyla başlar ve bebeğin doğmasıyla son bulur.
c.  Üçüncü safha çocuğun doğumu ile başlar ve plasentanın çıkmasıyla son bulur.

Normal bir travay ne kadar sürer?
İlk doğumlarda, normal doğumun ilk safhası yaklaşık on sekiz saat sürer. İlk bebekten sonra gelen doğumlarda ilk safha sekiz saatten daha az sürer.
İlk doğumlarda ikinci safha yaklaşık bir saat sürer. Birinci bebekten sonra gelen doğumlarda ikinci safha genellikle bir saatten az sürer.
Üçüncü safha genellikle birkaç dakika sürmekteyse de bazen bir saat kadar da sürebilir. Modern doğum metotlarında eğilim plasentayı mümkün olduğu kadar çabuk alarak bu safhanın süresini mümkün derece kısaltmaktır.

“Aldatıcı doğum sancıları” deyiminden ne anlaşılmaktadır?
Gebeliğin ilerlemiş aylarında rahimdeki adaleler çok hassas olduklarından sık sık gerilmelere neden olmaktadırlar. Bu gerilmeler doğuma ancak sıkışma hissi bakımından benzemektedir. “Aldatıcı doğum sancıları” serviksin genişletilmesinde veya bebeği aşağıya itmekte hiçbir rolleri olmamaktadır.

“Adatıcı doğum sancılarını” bazı hallerde tedavi etmek gerekir mi?
Evet, bu rahatsızlık verici gerilmeleri gidermek için bazen yatıştırıcı ilâçlar verilmektedir.

Doğum sancıları gelen gebe kadın ne zaman hastaneye gitmelidir?
Bu değişken bir faktördür ve kadını doğurtacak olan doğum uzmanının çalışma sistemine bağlıdır. Göz önünde bulundurulması gerekli bazı önemli noktalar şunlardır
a.  Hastanın evi hastaneden ne kadar uzaksa hastaneye o kadar erken hareket etmelidir.
b.  Eğer doğacak bebek ilk çocuksa, doğumun olması daha uzun sürecektir, onun için hastaneye gitmekte acele etmeye gerek yoktur.
c.  Bilinen anormallikleri olan gebe kadınların veya önceki doğumlarında komplikasyonlar ileri gelmiş olanların hastaneye erken gitmeleri gerekir.

Travayın hangi durumunda hastaneye derhal gidilmesi gereklidir?
İlk bebekte, iyi ve kuvvetli gerilmeler bir saat süreyle her beş dakikada bir gelmişse. Birinciden sonraki gebeliklerde, hastanenin uzaklığı göz önünde bulundurularak, gerilmeler her on ile onbeş dakika arası gelmeye başladığı zaman.

Hastaneye her zaman erken gitmek daha yararlı değil midir?
Her zaman değil. Normal doğumlarda hastanın sancıları devamlı gelinceye kadar evinde kalması daha iyi olur. Bundan önce gebelikler geçirmiş bir kadınsa doğum yapmışsa, hastaneye normalden önce gidilmesi akıllıca bir hareket olur.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

DOĞUM ÖNCESİ DÖNEMİ24/3/2007

Geleceğin anne ve babaları için eğitici kurslar var mıdır?
Bazı ülkelerde geleceğin anne ve babaları için eğitim kursları vardır. Bu kurslarda gebeliğin anatomisi, fizyolojisi ve komplikasyonları görüşülüp tartışılmaktadır. Bu kurslar bazı kişilerin anne veya baba olma korkularını ortadan kaldırmak için çok faydalı olmaktadırlar. Bu kursları takip etmek geleceğin annesi kadar geleceğin babası için de önemli ve gereklidir.

Gebeliğin belirtileri nelerdir?
a.  En tutarlı belirti normal âdetin bir ay gecikmesidir.
b.  Gebeliğin ilk haftalarında kadının göğüsleri büyümekte ve meme uçları hafifçe ağrımaktadır.
c.  Gebeliğin ilk haftalarında kadın normalin üstünde idrar etmektedir.
d. “Sabah rahatsızlığı” diye adlandırılan bulantı ve kusma. Bu belirti gebeliğin ikinci ayında kendisini gösterecektir. Üstelik bu belirti; yalnız sabahları değil, günün herhangi bir saatinde kendisini gösterebilir.
e.  Gebeliğin daha ilerlemiş safhalarında karnın büyümüş olması gözle fark edilebilinecektir.
f.  Gebeliğin dördüncü ve beşinci aylarında bebek oynamaya başlar ve buna “yaşama hissi” denir.

Bu belirtiler her zaman gebeliğe mi delâlet eder?
Hayır. Bu belirtilerin bazıları başka durumlardan da meydana gelebilir. Ancak, bu durumlar spesifik fizikî buluşlarla karşılaştırıldığı vakit gebelik teşhisine kolayca varılabilinir.

Bir kadın gebe kaldıktan ne kadar süre sonra doğum uzmanı tam bir gebelik teşhisi koyabilir?
Yaklaşık ikinci âdetin gelmediği zaman, yâni gebeliğin dört ile altıncı haftası arası. Tabiîdir ki ilk âdet gelmedikten iki ile üç hafta sonra bir gebelik testine baş vurulursa teşhis büyük oranda bir doğrulukla yapılabilinecektir.

Gebeliğin karakteristik fizikî belirtileri nedir?
a.  Rahimin büyümesi ve yumuşaması.
b.  Serviksin normal rengini kaybedip, mavimtrak bir renk alarak yumuşaması.
d. Meme başları etrafının renginin solması ve kahverengimsi bir renk almaları.
d.  Dördüncü veya beşinci aydan sonra gebe kadının karnına konan bir stetoskopla bebeğin kalp atışı duyulabilecektir.
e.  Gebeliğin dördüncü veya beşinci ayından sonra karından alınacak bir röntgen filminde ceninin iskeleti görülecektir. Ancak, X ışınlarının cenine zarar vereceği düşüncesiyle bu usule son yıllarda hemen hemen hiç başvurulmamaktadır.

Bir âdetin gelmeyişi her zaman gebeliğe mi delâlet eder?
Hayır. Bir hormon dengesizliği, takati kesen ciddî bir hastalık veya yine ciddî duygusal bir düzen bozukluğu çok kez bir kadının âdetinin gelmemesine neden olabilir.

Gebeliğin erken safhasında âdetin ilâçla getirilmesi mümkün müdür?
Hayır. Gebeliğin en erken safhasında bile ilâçla âdet getirilmesi olanaksızdır. Eğer, âdetin gelmemesi gebelik dışında nedenlerden ise o zaman kanama bazı ilâçlarla getirilebilinir.

Gebelik döneminde âdet gelir mi?
Hayır. Adet terimi gebe olmamış bir rahmin normal kanaması için kullanılır.

Gebe iken dölyolunda olacak herhangi bir kanama anormal  olarak mı karşılanmalıdır?
Evet. En erken kanamalar bile anormal sayılır ve vakaların büyük çoğunluğunda görülmekte olan çocuk düşürmenin tehditi altında olarak kabul edilir.

Gebe kalan bir kadının tıbbî bakımdan geçmişi incelenmeli midir?
Evet. Bu çok önemlidir ve yalnız gebe kalan kadının değil, bütün ailesinin tıbbî geçmişi incelenmelidir. Bir kadın gebe kalır kalmaz şeker, verem, ikizler vb. bilgilerin bilinmesi büyük önem taşır. Ayrıca, gebelikten önce kadının ne gibi ameliyatlar geçirmiş olduğu, kalp, böbrek, alerji hastalıkları geçirmiş olup olmadığının tesbiti de gereklidir.

Gebe kadının tıbbî geçmişinin tesbiti neden bu kadar önemlidir?
Çünkü yukarıda belirtilen bütün durumlar doğum uzmanının ne gibi bir yolda gideceğini kararlaştırması için yardımcı olacaktır ve doğumda da ne gibi tedbirler alacağını önceden bilecektir.

Gebe bir kadın hakkında hangi tıbbî durumların bilinmesi önemlidir?
a.  Bundan önce geçirmiş olduğu pelvis enfeksiyonları.
b.  Bir kısırlık tarihçesi.
c.  Erken doğum tarihçesi.

Gebe bir kadın hangi fizikî muayenelere tâbi tutulmalıdır?
Komple bir fizikî muayene. Bu muayenede kalbe, ciğerlere, göğüslere, karına ve pelvise öncelik tanınmalıdır. Doğum öncesi her doktor muayenesinde gebe kadının kan basıncı ve kilosu saptanmalıdır. Bu tespitler, gebelik zehirlenmeleri olduğu zamanlar büyük önem taşıyacaktır.

Hangi laboratuar testleri yapılmalıdır?
a.  Tam bir kan sayımı.
b.  Tam bir idrar tahlili.
c.   Frengi için kan tahlili.
d.  Rh tipinin tesbiti için kan tahlili.
e.  Göğüs röntgeni.
f.   Eğer ailede şeker hastalığı varsa veya gebe kadında şekerden kuşku duyulmaktaysa şeker için bir kan tahlili veya glikoz tolerans testi.
g.  Özellikle eğer karaciğer veya böbrekte hastalık kuşkusu varsa bir kimyasal kan tahlili.
Evet. En erken kanamalar bile anormal sayılır ve vakaların büyük çoğunluğunda görülmekte olan çocuk düşürmenin tehtidi altında olarak kabul edilir.

Gebe kalan bir kadının tıbbî bakımdan geçmişi incelenmeli midir?
Evet. Bu çok önemlidir ve yalnız gebe kalan kadının değil, bütün ailesinin tıbbî geçmişi incelenmelidir. Bir kadın gebe kalır kalmaz şeker, verem, ikizler vb. bilgilerin bilinmesi büyük önem taşır. Ayrıca, gebelikten önce kadının ne gibi ameliyatlar geçirmiş olduğu, kalp, böbrek, alerji hastalıkları geçirmiş olup olmadığının tesbiti de gereklidir.

Gebe kadının tıbbî geçmişinin tesbiti neden bu kadar önemlidir?
Çünkü yukarıda belirtilen bütün durumlar doğum uzmanının ne gibi bir yolda gideceğini kararlaştırması için yardımcı olacaktır ve doğumda da ne gibi tedbirler alacağını önceden bilecektir.

Gebe bir kadın hakkında hangi tıbbî durumların bilinmesi önemlidir?
a.  Bundan önce geçirmiş olduğu pelvis enfeksiyonları.
b.  Bir kısırlık tarihçesi.
c.  Erken doğum tarihçesi.

Gebe bir kadın hangi fizikî muayenelere tâbi tutulmalıdır?
Komple bir fizikî muayene. Bu muayenede kalbe, ciğerlere, göğüslere, karına ve pelvise öncelik tanınmalıdır. Doğum öncesi her doktor muayenesinde gebe kadının kan basıncı ve kilosu saptanmalıdır. Bu tespitler, gebelik zehirlenmeleri olduğu zamanlar büyük önem taşıyacaktır.

Hangi laboratuar testleri yapılmalıdır?
a.  Tam bir kan sayımı.
b.  Tam bir idrar tahlili.
c.  Frengi için kan tahlili.
d.  Rh tipinin tesbiti için kan tahlili.
e.  Göğüs röntgeni.
f.  Eğer ailede şeker hastalığı varsa veya gebe kadında şekerden kuşku duyulmaktaysa şeker için bir kan tahlili veya glikoz tolerans testi.
g.  Özellikle eğer karaciğer veya böbrekte hastalık kuşkusu varsa bir kimyasal kan tahlili.

Pelvisin röntgen filmi alınması gerekli midir?
Rutin bir işlem olarak değil. Muayene sonrası kemikli pelvisin boyu ve biçimi hakkında veya ceninin başının pelvise oranla büyüklüğü hakkında bir kuşku uyanmışsa, röntgen teşhisi tavsiye olunur.

Eğer röntgen teşhisi gerekli görülürse bunların alınmasının en iyi zamanı nedir?
Doğum sancıları başlamadan hemen önce veya başladıktan sonra.

Bütün gebe kadınların dahili muayenelerden geçmeleri şart mıdır?
Evet. Tam bir dahili muayenenin yerini hiçbir şey tutamaz. Rahimde, tüplerde, yumurtalıklarda ve kemikli pelviste anormal durumlar en iyi şekilde bir pelvis muayenesiyle saptanabilinir.

Bir dahili muayeneden sonra çocuk düşürülmesi tehlikesi olabilir mi?
Kesinlikle hayır.

Bazı doğum uzmanları neden dahili bir muayene   yapacakları yerde bir gebelik testi yapmayı tercih etmektedirler?
Endişeli olan kadınlarda veya daha önce çocuk düşürmüş olan kadınlarda, doğum uzmanı dahili muayeneyi ertelemek ve gebelik testi yaparak laboratuar sonuçlarını yeterli bulabilir. Bunun nedeni “hastanın cehaletinden” meydana gelebilecek dölyolu kanamalarından doktoru suçlu görebilmesidir. Bu kanamalar dahili bir muayeneden meydana gelmemişse de ve bu muayeneyle hiçbir ilişkisi olmasa da doktor bu riske girmeyi istemediği için laboratuar testlerine başvurmayı tercih edebilir.

Erken bir muayenede doğum uzmanı sezaryen ameliyatı gerekip gerekmeyeceğini tesbit edebilir mi?
Genellikle hayır. Erken muayeneler çoğunlukla gebeliğin varit olduğunu ve pelviste anormallik olmadığını saptamak için yapılır. Bu muayenelerde kemikli geçidin büyüklüğü ve biçimi bazı hallerde tespit edilmekte ise de bazen de bu mümkün olmamaktadır. Doğum doktorların birçoğu bu tespiti gebeliğin yedinci ayma kadar erteler. Belirli şekilde deforme olan veya belirli bir şekilde yetersiz olan bir pelvis dışında, sezaryen yapılması durumu ancak gebelik devrinin sonunda veya doğum sancıları başladıktan sonra meydana gelir ve karara varılır.

Doğum uzmanı çocuğun ne zaman doğacağını nasıl hesaplar?
En çok kullanılan metot son gelen normal âdetin başlangıcından sonra 280 gün saymaktır.

Doğum uzmanının doğumun ne zaman olacağına dair hesabı ne kadar doğrudur?
Doktorun öngörüsü genellikle iki haftalık bir yanılgı .ile doğru olacaktır.

Çocuğun hangi hastanede doğacağı kararı gebe kadın tarafından mı verilmelidir?
Hayır. Gebe kadın, doktorun en rahat bir şekilde çalışacağı hastaneyi tercih etmelidir. Sağduyusu olan bir hasta, hastane tercihini doğum doktoruna bırakmalıdır.

Normal gebelik diyeti diye bir şey var mıdır?
Evet. Bu diyet yaklaşık 1500 ile 2000 kalori arasında dengeli bir diyet olmalıdır. Bu diyette proteinler, mineraller ve vitaminlerin oranları yüksek; karbonhidratlar oranı orta; yağlar, tuz ve baharat oranları en az olmalıdır.

Gebelik diyetinde hangi maddelerin alınması önemlidir?
Süt, yumurta, peynir, et, kümes hayvanları, yeşil sebzeler, bahçe sebzeleri ve meyveler.

Normal bir gebe kadın gebelik süresinde kaç kilo almalıdır?
Bütün gebelik süresi içerisinde en çok yedi buçuk ile on kilo arası.

Gebelikte vitaminler alınmalı mıdır?
İyi dengeli, kontrollü bir diyet bahis konusu ise ek vitamin alınması gerekli değildir. Ancak, günümüzde çoğunluğun yeme âdetleri göz önünde bulundurulursa, belki de meydana gelebilecek bir vitamin eksikliğini önlemek için ek vitamin alınması yararlı sayılabilinir.

Gebelik süresinde demir alınmalı mı?
Bir derece kansızlık görülmekteyse evet. Bazı araştırmacıların kanısına göre bütün gebelik süresince demir alındığı taktirde bu davranış anemi olmasını önleyecektir.

Normal gebelikte anemi normal bir durum mudur?
Hayır.

Gebelikte tuz alınması neden kısıtlanmalıdır?
Çok miktarda tuz alınması doku aralarında sıvıların tutulmasına neden olmaktadır. Bu gibi sıvıların aşırı birikmesi gebelik zehirlenmelerine yol açtığı tespit edilmiştir.

Gebe bir kadının alkol alması doğru mudur?
Arada sırada alınacak bir kokteyl, hafif bir içki veya bir bardak bira zararlı sayılmaz: Ancak, fazla içki alınması hem cenin ve hem de anne için zararlıdır.

Gebelik süresinde sigara içilebilinir mi?
Fazla olmamak şartıyla evet. Fazla sigara içmek hem cenine ve hem de anneye zararlıdır.

Gebe kadınların fizikî faaliyetleri ne derecede sınırlandırılmalıdır?
Normal bir gebe kadın rahatsız olmadığı müddetçe bütün fizikî faaliyetlerine devam edebilir. Gebelik ilerleyince faaliyet kabiliyeti azalacaktır. Çok yorucu ve çok fazla fizikî faaliyetten bütün gebelik süresince kaçınılmalıdır.

Gebelik süresinde eğilmek, gerilmek veya kolları kaldırmak zararlı mıdır?
Kesinlikle değildir. Bu bir koca karı masalıdır ve hiçbir gerçek payı yoktur.

Gebelikte kullanılacak en uygun giysiler hangileridir?
a.  Büyümekte olan göğüsler için iyi bir sutyen gereklidir.
b.  Gebeliğin son aylarında alt karın veya belde ya da kalçalarda duyulacak sancıların hafifletilmesi bakımından sıkı bir korse çok yararlı olmaktadır.
c.  Alçak veya orta boy topuklu ayakkabılar kullanılmalıdır. Gebeliğin son aylarında kaymak ve düşmek ihtimalleri fazla olduğundan bu çok önemlidir. Yüksek topuklar bu gibi kazalara çok kez neden olurlar.
d.  Çorapları tutmak için bir jartiyer kullanılmalıdır. Bacakların veya kalçaların etrafında lâstik bağlar kesinlikle kullanılmamalıdır.
e.  Varis olma eğilimi varsa lâstik çoraplar kullanılabilinir.

Lastik dizbağları neden kullanılmamalıdır?
Çünkü bunlar varis damarlarına neden olabilirler.

Gebelikte banyo yapılabilinir mi?
Gebeliğin ilk aylarında banyo küvetinde yıkanmaya veya duş 3 maya izin verilir. Ancak, ileri aylarda küvete girip çıkarken kazalar meydana gelebileceğinden duş yapılması tercih edilir.

Gebelik süresinde denize veya yüzme havuzuna girilebilinir mi?
Yedinci aya kadar evet. Dalma gibi yorucu hareketlerden kaç: malı ve deniz sert olduğu zaman girilmemelidir.

Gebelik süresinde göğüslerin bakımı için ne gibi özel tedbirler alınmalıdır?
a.  İyi destekleyici bir sutyen gereklidir.
b.  Eğer meme başları tersyüz durumda ise bunların düzeltilmesi için gayret sarf edilmelidir. Bu meme başının hafif bir şekilde tulup eksen üzerinde döndürülerek ve dışa çekmek suretiyle yapılmaktadır.
c.  Meme başlarından bir ifrazat olduğu hallerde pamuk veya bezi ile bunlar temizlenmeli ve korunmalıdır.
d.  Meme başları devamlı olarak hafif bir sabunla yıkanarak temiz tutulmalıdır.

Gebe olan kadınlar otomobil, tren veya uçakta seyahat edebilirler mi?
Evet. Ancak dölyolunda kanama, kramplar veya çocuğun düşürmesi tehlikesi mevcutsa gebe kadınlar seyahatten kaçınmalıdır.

Bozuk yollarda giden bir otomobilde seyahat etmekten, tren veya uç
yolculuğundan dolayı bir kadın çocuğunu düşürebilir mi?
Hayır. Bu genel olan yanlış bir kavramdır ve hiçbir bilimsel değeri yoktur.

Gebe kadınlar otomobil kullanmalı mı?
Sekizinci aya kadar evet. Bundan sonra, karınları fazlasıyla büyümüş olduğundan ve fizikî tepkilerinde gecikme olabileceğinden 01 mobil kullanmaları doğru olmaz.

Gebelikte cinsel ilişkiye müsaade edilir mi?
Sekizinci ayın sonuna kadar evet. Ancak, bu arada dölyolunda kanama olmuşsa cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Bazı doktorlara göre gebelik olmadığı zaman âdetlerin geldiği zaman da cinsel ilişkiden kaçınılması gereklidir. Cinsel ilişkiden kaçınmak genellikle gebeliğin ilk üç veya dört ayını ihtiva eder.

Gebeliğin son ayında cinsel ilişki neden yasaklanmaktadır?
Çünkü doğumdan dört hafta öncesinden sonra dölyoluna hiçbir şeyin sokulmaması gereklidir.

Gebe bir kadın kaç kez doğum doktoruna gitmelidir?
Gebeliğin ilk altı ayında her dört haftada bir gebe bir kadının doktoru tarafından muayene edilmesi gereklidir. Yedinci ve sekizinci gebelik aylarında hasta her iki veya üç haftada bir doktoruna görünmelidir. Herhangi bir komplikasyonda hastaların derhal doktorlarına telefon etmeleri veya muayenehanesine gitmeleri gerekir.

Gebelikte   doktora belirli süreler   içerisinde muayene olmak   neden önemlidir?
Meydana gelecek komplikasyonları mümkün olduğu kadar çabuk teşhis edebilmek ye bazı hallerde bunları önleyebilmek için. Hastanın kilosunu, kan basıncını ölçmek, idrarını tahlil etmek, cenininin kalp atışını dinlemek, onun gelişmesini ve büyümesini tespit etmek vb. için. Bu gibi muayeneler, her şeyin yolunda gidip gitmediğini saptamak için faydalıdır. Aynı zamanda, doktora yapılacak bu ziyaretlerde gebe kadının bütün sorularını doktoru cevaplandırabilecek, onu teskin edebilecek ve temelsiz korkularını giderebilecektir.

Gebeliğin hangi safhasında karın görünür ölçüde büyümüş olacaktır?
Genellikle üçüncü aydan sonra. Beşinci ayda rahmin tepesi göbeğin seviyesine ulaşmış olur. Sekizinci ayda rahmin tepesi göğüs kemiğinin altına kadar gelmiş olur. Dokuzuncu ayda bebek pelvise yerleşeceğinden karın bölgesi küçülmüş bir hal alır.

Gebe kadınlar fazladan istirahat etmeli midirler?
Evet. Çünkü gebe kadınların büyük çoğunluğu kolayca yorulurlar.

Gebelikte kadın vajina lavajı yapabilir mi?
Hayır. Çünkü bu yolda rahim boşluğunun enfekte olmasına yol açabilir.

Bir kadın gebe kaldıktan ne kadar süre sonra rahminde canlı bir ceninin olduğunu hissedebilir?
Ceninin hareket edişi ilk kez son âdetten yaklaşık beşinci ay sonrası hissedilmeye başlanır. îlk olarak, bunlar hafif titreşimler rak hissedilir. Daha sonraları ceninin hareketleri elin karın üzerine konmasıyla kolaylıkla fark edilecektir.

Bebeğin hareketleri her gün hissedilir mi?
Muhakkak surette değil. Bütün gün de duyulmayacaklardır. Bu hallerde bir gün içerisinde ancak bir veya iki, hareket hissedilebilir.

“Hafifleme” ne demektir?
Bu terim bebeğin başı pelvise düştüğü zaman meydana gelen için kullanılmaktadır. îlk doğumlarda bu hal genellikle doğum sancilarının başlamasından üç hafta öncesi meydana gelir. İlk bebeli sonra bu hal doğum sancıları başlayacağı zamana kadar gecikebilir.

Bir anne “hafifleme” nin ne zaman meydana geldiğini bilebilir mi?
Bazı hallerde evet. Anne daha rahatça nefes alabilmekte ve karın yüksekliği belirli bir şekilde azalmış olmaktadır. Bunun dışında pelviste fazla baskı hissedebilecek ve yürümekte zorluk çekebilecektir.

Doğum doktoru   doğumun kolay veya zor olacağını önceden   tes edebilir mi?
Hayır. Doktor ancak pelvisin yeterli olup olmadığını tespit edebii Ayrıca bebeğin durumunun normal olup olmadığını veya bir  anormalliği olup olmadığını da önceden bilebilir. Ancak doğumı nasıl cereyan edeceği bilinmeyen bir faktördür, iyi, kuvvetli  doğum birçok zorlukları ortadan kaldırabilecektir. Vasat bir  pelvisten büyük bir bebek bile kendisine ve annesine zarar vermedi çıkabilir.

Doğum doktorları hangi hallerde pelvis ölçüleri alırlar?
Pelvis ölçüleri doktora yapılan ilk müracaatta alınması gerekin de, genellikle doğum olması beklenen tarihten yaklaşık altı hafi öncesi alınır.

Böyle bir muayeneden doktor ne gibi bilgiler edinir?
a. Pelvisin muhtelif bölümlerinin genel ölçüsünü, girim, orta pelvis ve çıkım gibileri hakkında bilgi sağlar.
b.  Pelvisin birbirine oranlı yerlerini veya kemik pelvis oluşunu tespit.
c.  Bu sahanın hafif dokularında veya kemiklerinde olabilecek anormallikler.

Pelvisin ölçülerinin alınmasında âletler kullanılır mı?
Bu şart değildir. Kadın doktoru çok kez yalnız ellerini ve parmaklarını kullanarak pelvisin boyu hakkında doğru bilgiyi edinebilir. Eskiden tatbik edile gelen pelvis kemiğinin tepesi ve dibi arasındaki dış mesafeyi ölçme sistemi artık tatbik edilmemektedir. Bu sistemin kemikli pelvisin iç kısmının teşekkül ve boyu ile bir ilgisi olmadığı kabul edilmiştir.

Doğum doktorunun her zaman pelvisin röntgen filmini alması gerekli midir?
Hayır. Röntgen filmi alınması ancak pelvisin yetersiz olduğu ya da bebeğin aldığı pozisyon veya büyüklüğü hakkında kuşkular uyanmışsa gerekli görülmektedir.

Gebelikte bulantı ve kusmaya (sabah hastalığı) karşı ne gibi tedavi usulleri tatbik edilmektedir?
a.  Devamlı bulantı ve kusma hallerinde yemek rejimindeki bütün yasaklar kaldırılır ve gebe kadına her istediği yemek verilir.
b.  Bu haller için antiispazmoz, antasit, vitaminler, müsekkin ilâçlar, hareket hastalıkları tabletleri vb. verilir. Bunların birçok türü vardır. Yeni ilâçlar arasında antihistaminler ve teskin edici ilâçlar bulunmaktadır.
c.  Normal tedavi yöntemlerine cevap vermeyen hastaların hastaneye kaldırılmaları ve burada damardan beslenmeleri gerekecektir. Bu şekilde sıvı ve mineral denge yeniden kurulmuş olabilecektir. Bu gibi kadınların çoğunluğunun bilinçaltı psikolojik problemleri bulunmaktadır ve bu zor safhadan geçebilmeleri için bir psikiatrın yardımına ihtiyaçları olabilecektir.

“Sabah hastalığı” nın nedeni bilinmekte midir?
Hayır.

Bütün bulantı ve kusma halleri duygusal düzensizliklerden mi ileri gelmektedir?
Hayır. Ancak, bu faktörler kadının her erken gebelikte olagelen bu zorlukları çekmeyi kabul etmesini zorlaştıracaktır.

Gebe kadınların fazla tükürük üretmeleri normal bir hal midir?
Evet. Çok kez bulantı ve kusma hallerinin yerine geçmekte olan bu fazla tükürük üretimi gebe kadınlarının sık sık şikayet etmekte oldukları bir haldir. Küçük dozajda atropin alınmakla bu durum düzeltilebilinecektir. Ayrıca, çok şekerli maddeler yenmesi veya çiklet çiğnenmesiyle fazla üretilen tükürük kolaylıkla yutulabilinecektir.

Gebelik safhasında dişlerin çok iyi bakılması gerekli midir?
Evet. Ağız bölgesi her zaman tertemiz tutulmalıdır. Diyete yeterli ölçüde kalsiyum ilâve edilmelidir. Bu süt içmek ve peynir yemekle yerine getirebilinir. Dişleri bozuk olanlara tablet halinde ek kalsiyum ve C vitamini verilir.

Gebe olan kadınlar gebeliklerinde aktif diş tedavilerine devam etmeli midirler?
Evet. Bütün gebelik safhasında diş tedavisi yürütülebilir ve bu hiçbir şekilde bebeğin düşürülmesine yol açmaz. Ancak, doğum doktorunun izni olmadan genel anestezi yapılmaması gereklidir.

Gebelikte kabız nasıl tedavi edilir?
Yumuşaklık veren gıdaları yemekle. Taze ve kaynatılmış meyveler, kepekli tahıllar ve ayran diyete ilâve edilmelidir. Bu tedbirler yeterli olmadığı hallerde hafif müshiller verilebilir. Hazma zararlı olabileceği için mineral yağların alınmasından kaçınılmalıdır.

Basurlar çok kez normal gebeliğin komplikasyonları olarak mı,meydana gelir?
Evet. Özellikle son aylarda. Bunlar bebeğin pelvisteki büyük damarlar üzerine yapmakta olduğu baskıdan meydana gelir.

Gebelikte meydana gelen basur halleri nasıl tedavi edilir?
a.  Sancıyı gidermek için anustan konacak fitiller.
b.  Dışkıyı yumuşatmak için gerekli ilâçlar.
c.  Sancı şiddetliyse anus bölgesine buz keseleri veya doktorun vereceği preparasyonların konması.
d.  Sancı şiddetli ise anestezili merhemlerin anusa sürülmesi.
e.  Eğer büyük bir basur memesi tıkanıklık yapmış ve şiddetli sancıya neden olmaktaysa küçük bir enzisyonla bunun yarılması ve pıhtılanan kanın çıkarılması gerekebilecektir.
f.  Bazı nadir hallerde, özellikle tekerrürlü ve devamlı kanama olmaktaysa veya anus çıkışından büyük basur memeleri fırlamışsa, basurların alınması için ameliyata başvurulması gerekebilecektir.

Basurlar gebelik halinde alınmalı mıdır?
Hayır.

Gebelik halinde neden fazla idrar edilmektedir?
a.  Büyümekte olan ceninin idrar torbasının tepesine yapmakta olduğu baskı.
b.  İdrar torbasında enfeksiyon (sistit).

Fazla idrar edilmesi nasıl tedavi edilir?
a.  Eğer fazla idrar bebeğin yapmakta olduğu baskıdan ileri gelmekte ise, annenin bunu önleyebilmesi olanak dışıdır.
b.  Eğer fazla idrar bir enfeksiyondan ileri gelmekteyse tedavi, sülfattı ilâçlarla veya antibiyotikler verilmekle yapılmaktadır.

Gebelikte ayaklarda varisli damarlar ortaya çıkmasına sık mı rastlanır?
Evet. Bunlar büyümekte olan rahmin pelvis damarlarına arkadan yaptığı baskıdan ileri gelmektedir.

Gebelikten ileri gelen varisli damarların tedavisi nasıl yapılır?
a.  Sıkmakta olan jartiyerler derhal çıkarılmalıdır.
b.  Dış damarlara destek verebilmesi için bütün ayağı içine alacak olan bir lâstik bandaj veya lâstik çoraplar kullanılmalıdır.

Gebelikte meydana gelen varisli damarlar için ameliyat tavsiye edilir mi?
Hayır.

Varisli damarlar doğumdan sonra ortadan kaybolur mu?
Bunların çoğu ortadan kaybolur veya çok küçülür. Bundan sonraki gebeliklerde durum daha ciddî bir hal alabilir, hem belirtilerde ve de varislerin büyüklüğünde.

Gebelikte kadınların dölyolundan fazlaca ifrazat gelmesi normal bir hal midir?
Evet. Dölyolundan biraz fazla ifrazat gelmesi çok normal bir haldir. Ancak, servikste meydana gelmiş olan bir erozyon (aşınma) veya dölyolunda gelişmiş bir mantar enfeksiyonu vulva bölgesinde kaşıntı ile birlikte gelen bir ifrazata yol açmış olabilir. Bu gibi haller gebelik safhasında tedavi edilmelidir.

Gebelikte dölyolunda meydana gelen bir enfeksiyonun   tedavisinde şırıngalar kullanılmalı mıdır?
Hayır. Bunların enfeksiyonu rahim boşluğuna itebileceklerinden kullanılmaları çok sakıncalıdır.

Gebelikte sırt ağrıları neden meydana gelir?
Bu genel nedeni büyümekte olan karma adapte olabilmek için gebe kadının duruşudur. Başka bir deyişle gebe kadın ağırlık merkezini değiştirmek için fazla bir güç sarf etmektedir.

Sırt ağrısı için ne yapılmalıdır?
Sıkı bir korse veya destek, sırt ağrılarının çoğunluğunun giderilmesinde yardımcı olur. Ancak, bütün alınacak tedbirlere rağmen kısmî bir rahatsızlık devam edebilir.

Gebelikte bacak krampları neden olmaktadır?
a.  Duruştaki değişiklik ayak adalelerine yeni yük bindirmektedir.
b.  Vücut yeterli derecede kalsiyum alamamaktadır.

Bacak krampları nasıl tedavi edilir?
a.  Derhal gelecek bir rahatlama, çok kez ayak parmakların ucuna basarak durmakta ve bacakların eğilmesiyle elde’ edilebilinmektedir. Veya ayak parmaklarını duvara ya da yatağın arka kısmına bastırmakla.
b.  Eğer kramplar kalsiyum eksikliğinden ileri gelmekteyse kalsiyum ve antasit tabletlerin alınmasıyla genellikle bu durum kontrol altına alınabilir.

Gebelikte ayakların, bileklerin veya vücudun başka tarafındaki şişmeler neden ileri gelmektedir?
a.  Pelvis damarları üzerine gelen baskıyla: Bu hal çok kez saatlerce ayakta durmakla belirli olmakta ve yatağa yattıktan sonra geçmektedir. Bu şişmelerin klinik bakımından bir anlamı yoktur.
b.  Varisli damarlar: Bu haller elâstik bandajlar veya lâstik çoraplar kullanılarak kontrol altına alınmaktadır.
c.  Gebelik zehirlenmeleri: Bu durumlarda şişkinlikler, yalnız vücudun alt kısımlarına münhasır kalmamakta; parmaklarda, yüzde, sırtta veya karın bölgesi duvarında da ileri gelebilmektedir. Bu şişkinliklerin   idrarda albümin oluşundan veya   yükselmiş olan kan basıncından ileri geldiği tespit edilmişse derhal kesin tedbirlere başvurulması gerekmektedir.

Gebelik halinde mide ekşimesine neden sık sık rastlanmaktadır?
Bu hal genellikle gebeliğin ilerlemiş aylarında fazla mide asiditesinden ileri gelmektedir. Yine ileri aylarda geğirmekle ağza acı bir tat bu yüzden gelmektedir. İnatçı mide ekşimeleri veya hazımsızlık doktora bildirilmelidir. Çünkü bu gibi belirtiler küçük bir oranda bile olsa zehirlenme işaretleri olabilir.

Gebelik halinde mide ekşimesi nasıl tedavi edilebilir?
En kolay tedavi usulü ufak yudumlarla süt içmektir. Bu başarılı olmazsa antasit tozları veya buna benzer ilâçlar alınmalıdır. (Karbonatlı olan antasitlerden kaçınılmalıdır).

Gebelikte baş dönmesi halleri neden meydana gelir?
Gebeliğin ilk aylarında, özellikle sıcak ve rutubetli iklimi olan yerlerde, baş dönmeleri ve bayılmalar ciddî durumlar olarak kabul edilmez. Daha ilerlemiş aylarda bu haller başka belirtiler ile birlikte gelmekteyse, örneğin dokuların şişmesi, gözler önünde noktalar veya bulantı ve kusma; o zaman bunlar gebelik zehirlenmesi belirtileri olabilir.

Gebe kadınların müstahzar ilâçlar almamaları çok önemli midir?
Evet. Gebe kadınlar doğum doktorunun tavsiye etmemiş olduğu hiçbir ilâcı almamaları gerekmektedir. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki ceninin gelişmesini engelleyen birçok ilâç ceninin biçmişiz olmasına yol açmaktadır. En iyi prensip “şüphe Varsa hiçbir ilâcın kullanılmamasıdır.”

Annenin duygusal düzensizliği veya çevresinde yapılan   kavgaların cenin üzerinde etkisi olur mu?
“Fetology — cenin bilimi” denilen yeni bir bilim geliştirilmektedir. Tıbbın bu yepyeni bölümü; çevrenin, gelişmekte olan ceninin üzerinde nasıl etki etmekte olduğunu araştırmaktadır. Şimdiye kadar yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir ki, cenin annesinin çevresinde olanların pekâlâ etkisi altında kalabilmektedir. Örneğin annenin yaşadığı evde bağırmalar, haykırmalar, gürültüler, olduğu zaman veya anne duygusal bir kriz geçirmişse, ceninin nabzı oldukça fazla atmaya başlamaktadır. Üstelik duygusal bakımdan düzensiz olan bir anne diyetini ihmal edebilir, fazla sigara içebilir, iç ki alabilir ve cenine normal gelişebileceği bir çevreyi temin etmesini güçleştirecek başka yollara başvurabilir.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

FITIK24/3/2007

Fıtık nedir?
İç organlarımızdan birinin normal yerinden ayrılarak vücudun ona ait olmayan başka bir yerine geçmesine yol açan bir vücut boşluğu duvarı kusurudur. Örneğin bir diyafram fıtığında mide, karın bölgesinden ayrılarak, göğüs boşluğuna geçebilir.

Fıtık hangi nedenlerden meydana gelir?
Fıtık, genellikle göğsü karına veya karını bacaklar gibi ve başka vücut bölümlerini birbirine bağlayan adale ve başka bağlantı dokularında yetersizlik veya kusurlar bulunmasından ileri gelmektedir. Başka fıtıklar vücut bölümlerinin çıkış kesimlerinde meydana gelen bir çarpma sonucu kopmuş olan adale bağlantı ve dokularından ileri gelmektedir.

Doğuşta birçok fıtığa rastlanılabilinir mi?
Evet. Birçok çocuk, gelişmede meydana gelen kusurlardan dolayı fıtıklı olarak doğmaktadır. Bunlar genellikle göbek bölgesinde (göbek fıtığı) veya kasıkta meydana gelmektedir (kasık fıtığı).

Fıtıklar çoğunlukla vücudun hangi kısımlarında meydana gelir?
Ana kan damarları veya bağırsakların bir kısmı gibi büyükçe vücut yapıları birçok vücut boşluğuna giriş ve çıkış yaptıkları çeşitli noktalarda. Bu noktalarda birbirine gevşek olarak bağlı olan dokular vardır ve bunlar fazla baskı ve zora dayanamayarak birbirinden ayrılır ve kopabilir.

Ne gibi zorlamalar veya yaralanmalar böyle kopmalara yol açabilir?
a.  Çok ağır cisimlerin kaldırılması.
b.  Anî bükülmeler, çekmeler ve adale zorlanmaları.
c.  Karın içi bölgesine aşırı bir baskı yapan oldukça fazla kilo alınması.
d.  Organların yerini değiştirebilecek büyük bir karın tümörünün gelişmesi.
e.  Karın bölgesinde fazla baskı yapabilecek gebelik durumu.
f.  Dışarı çıkarken zorlama yapan kronik kabızlık.
g.  Karın içi bölgesinde aşırı baskı yapan devamlı ve şiddetli öksürme halleri veya nöbetleri.

Fıtık ne kadar yaygındır?
Cerrahî müdahale gerektiren en yaygın rahatsızlıklardan biridir.

Erkeklerde fıtık olma eğilimi kadınlardan fazla mıdır?
Kasık fitığı gibi fizikî zorlama veya çalışmadan ileri gelen fıtıklarda evet. Kadınlarda ise gebelik nedeniyle göbek bölgesinde göbek fıtığı olma ihtimalleri daha fazladır.

Fıtık ailevî veya irsî bir hastalık olabilir mi?
Hayır. Ancak adalelerdeki gelişme tipi irsî olma eğilimini göstermektedir.

En çok rastlanan fıtık tipleri hangileridir?
a.  Kasık fıtığı: Bu en çok görülen fıtık türüdür. Kasıkta meydan gelir ve çok kez vücudun iki tarafında gelişir. Bu gibi kopmalara iki taraflı kasık fıtığı denir.
b.  Kalça (femoral) fıtığı: Bu tip fıtık genellikle karın bölgesinin ortasında göbeğin altında büyük kan damarlarının gövdeden bacaklara uzanan bölgede meydana gelir.
c.  Karın (ventral) fıtığı: Bu tür fıtık genellikle karın bölgesinin ortasında göbeğin altında oluşur. Çoğunlukla gebelik halinden sonra karın duvarlarında adalelerin birbirinden ayrılmasıyla meydana gelir.
d.  Epigastrik fıtık: Bu tip fıtık üst karında, göbeğin üst kısmındaki karın duvarında meydana gelir. Bu tip fıtıklar muhtemelen doğuştan olur. Ancak kişi erginlik çağına ulaştıktan sonra meydana çıkar.
e.  Göbek fıtığı: Bu en genel fıtıklardan biridir ve göbek bölgesinde meydana gelir.   Göbek fıtığı olmaya en çok meyilli görünenler yeni doğan bebekler ve birçok gebelik geçirmiş olan kadınlardır.
f. Enzisyon fıtığı: Bu tip fıtık hastanın yarasının kolayca iyileşmemesinden dolayı ameliyat yapılan yerdeki yaradan veya bu yarada meydana gelen bir enfeksiyon nedeniyle dokuların yeterli ölçüde iyileşmemelerinden ileri gelmektedir. Böyle bir fıtık karın bölgesi duvarının herhangi bir yerinde meydana gelebilir.
h. Diyafram fıtığı: Bu çok yaygın bir fıtık türüdür. Genellikle yutak göğüsteki diyaframdan karına inmekte olduğu nokta civarında meydana gelir. Başka diyafram fıtıkları, diyafram gelişmesindeki yetersizliklerden veya bir yaralanma yüzünden diyafram kopması ileri gelebilir. Bu gibi fıtıklar karın organları ile karakterize olurlar -örneğin; midenin bir kısmının, ince veya kalınbağırsağın göğüs boşluğunda yerleşmeleri gibi.-
i. İç kesim fıtığı: Bu çok az rastlanan fıtık türünde bir iç karın bölgesi organı, genellikle incebağırsak, normal yeri olmayan karın bölgesi girintilerine veya alt bölmelerine girer.
j. (Gluteal) veya beP(lomber) fıtık: Bu fıtıklar çok nadir olur ve kalçalarda veya sırtta adale sistemi kusurlarından ileri gelir, fıtıklı organlar sırt veya kalçalarda vücudun arka kısmında çıkıntılar olarak meydana gelir.

Fıtıklar için hangi hallerde cerrahî müdahale yerme başka şekillerde tedavi tavsiye edilmektedir?
a.  Ameliyat sonrası fıtık hali iki veya daha fazla meydana gelmişse ve hastanın doku yapıları zafiyet göstermekteyse, üçüncü veya dördüncü kez ameliyata başvurmak tavsiye edilmemektedir. Çünkü bu ameliyatların başarılı olma oranları yok denecek kadar azdır.
b.  Çok şişman olan kişilerde bu gibi ameliyatlar genellikle başarısız olduğundan, bunlarda ameliyata gidilmemeli veya ameliyat öncesi normal ağırlığa gelinceye kadar zayıflatılmaları gerekir.
c.  Aktif veremi veya ciddî kalp hastalıkları olan vahim tıbbî rahatsızlıkları olan hastaların ameliyat edilmesi tavsiye edilmemektedir.
d.  Yetmiş ile seksen yaşlan arasında olan yaşlı kişilerde eğer küçük fıtıkları varsa ve fıtık ciddî durumlara neden olmamaktaysa, ameliyata başvurulması tavsiye edilmemektedir.

Fıtık tıbbî olarak nasıl tedavi edilir?
Karın bölgesinde ve yerinde tutmak için korse veya fıtık bağlarının kullanılmasıyla.

Genel bir kaide olarak ameliyat öncesi fıtık bağları uzun süre kullanılmalı mıdır?
Hayır. Fıtık bağları devamlı temasta oldukları yapıları zayıflatmak eğilimini göstermektedirler. Bundan dolayı ameliyat öncesi birkaç haftadan fazla kullanılmaları doğru değildir.

Bütün fıtıklarda ameliyat yerine fıtık bağı kullanılması neden öngörülmemektedir?
Çünkü fıtık bağları, fıtığı tedavi etmez. Bunlar ancak fıtığı olduğu yerde turnaya yarar. İnsanlar yaşlanınca fıtıklar büyümekte ve fıtık bağları görevlerini tam olarak yerine getirememektedir.

Fıtık ameliyatını yapmakta gecikmek tehlikeli olabilir mi?
Muhakkak ki evet. Bağırsakların boğulması tehlikesi her zaman mevcuttur ve böyle bir hal ölüme sebep olabilir.

Fıtık tedavisinde enjeksiyon tedavisi yeterli midir?
Hayır. Bu tedavi usulü yetersiz ve tehlikeli olduğu için artık uygulanmamaktadır.

Fıtıklar kendiliklerinden kaybolabilir mi?
Hayır. Kendiliklerinden kaybolan fıtıklar yalnızca yeni doğan be beklerde görülen küçücük böbrek bölgesi fıtıklarıdır. Yeni doğa bebeklerde görülen kasık fıtıkçıkları da bazı hallerde kendiliklerinden kaybolabilirler.

Fıtık tedavisinde cerrahî müdahale ne derece başarılıdır?
Kopmuş dokuların düzeltilmesi, yerinden fırlamış olan çıkık yapı arın esas anatomik yerlerine yeniden yerleştirilmesiyle ve fıtık tor basını teşkil eden fırlayan karın dokularının (periton) alınmasıyla fıtıkların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.

Fıtık ameliyatı yapılmasının en iyi zamanı ne vakittir?
Fıtık ameliyatları genellikle istenilen zamanda yapılabilinir ve bu zamanı hasta kendisine uygun düşecek şekilde tayin edebilir. Ancak, şu da unutulmamalıdır ki fıtıklar büyüme eğilimini gösterirler ve büyüdükleri oranda da kusuru düzeltmek zorlaşır ve tekerrür etme oranları artar.

Bir fıtık ameliyatı ne zaman âcil bir cerrahî müdahale gereğidir?
Bağırsak gibi bir organ fıtık torbasına yakalanıp sıkıştığı ve bu yüzden boğularak kan akımını engellediği hallerde âcil ameliyat gerekli olmaktadır. Bu durumda hastanın hemen ameliyat edilmesi muhakkak surette gerekmektedir. Ameliyat yapılmadığı takdirde boğulmuş fıtıkta toplanan birikintiler kangrene yol açar ve peritonit’ten de ölüme neden olabilir.

Hasta fazla şişman   olduğu   takdirde   operatörler bazı özel   hallerde ameliyatı erteleme kararı verebilirler mi?
Evet. Hasta fazlasıyla şişman ise bir fıtığın tedavi edilme uğraşı küçük bir valize fazla eşya sıkıştırmasına benzeyecektir. Böyle bir valizi zorlayarak kapatma mümkün olsa bile içeriden gelecek basınç valizin patlayıp açılmasına yol açabilecektir.

Fıtık ameliyatları tehlikeli midir?
Hayır. Fıtık torbasında boğulma hali dışında fıtık ameliyatlarından sonra nadiren komplikasyonlara rastlanmaktadır. Bu gibi boğulma hallerinde kangrenlenmiş dışkı veya bağırsaklara rastlanılabilinir ve bu gibi olaylarda bütün kangrenli kısımların alınması için ciddi bir ameliyata başvurulması gerekir.

Bir fıtıkta kangrenlenmiş bağırsak veya dışkı bulunduğu taktirde ne gibi bir işleme başvurulmaktadır?
Bağırsakların kangrenlenmiş kısımları alınır. Bu çok tehlikeli, ciddi ve komplikasyonlu bir ameliyattır. Bu gibi ameliyatlarda anti biyotik ilâçların ve modern cerrahî metotların kullanılmasıyla ölüm oranı büyük bir ölçüde azaltılmışsa da, bu işlem yine de karın bölgesinde yapılan ameliyatlar arasında en ciddî ve tehlikeli: olanlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Fıtık ameliyatları fazlasıyla sancılı mı olur?
Hayır. Ancak ameliyat olan kesimde ameliyat sonrası birkaç gün sancı çekilir.

Diyafram fıtığı ameliyatları özellikle tehlikeli olur mu?
Hayır. Ancak bu ameliyatlar karın bölgesindeki ameliyatlardan daha güçtür ve daha uzun sürer.

Diyafram fıtığı nasıl giderilir?
Vakaların çoğunluğunda kaburgalar bölgesinde göğüste bir enzisyon yapılır. Yerinden oynamış olan karın bölgesindeki yerlerine yerleştirildikten sonra diyaframdaki yırtık veya kopuk dikilir. Ayrıca bu tür işlemler yine başarılı olarak karın bölgesinde yapılan enzisyonlar yoluyla de gerçekleştirilmektedir.

Diyafram fıtıklarının giderilme işlemleri genellikle başarılı mı olurlar?
Vakaların büyük çoğunluğunda evet.

Fıtık ameliyatları ne kadar sürer?
Basit kasık fıtığı ameliyatları yarım saat ile kırk beş dakika arasında bitirilebilinir. Daha ciddî, diyafram fıtığı veya torba duvarına sıkışarak hapsedilmiş olarak kalmış fıtık ameliyatları saatlerce sürebilir.

Bu ameliyatlarda ne cins anestezi kullanılır?
Göbeğin altında bulunan fıtıklar için, genel (epidural) veya belkemiği anestezileri en çok kullanılanlardır. Diyaframda ve üst karın bölgesinde olan fıtıklar yalnız genel solunum yolu anestezisi altında ameliyat edilmektedir.

Bir fıtık ameliyatından sonra ne kadar süre hastanede kalınması gereklidir?
Basit fıtıklar için altı ile yedi gün arası, basit olmayan vakalar için on ile on iki gün arası bir süre.

Ameliyattan ne kadar süre sonra hasta yataktan kalkabilir?
Yeni ameliyat kurallarına göre hasta ameliyattan bir gün  sonra yataktan kalkabilir.

Öksürme veya aksırma fıtığın tekerrür etmesine yol açabilir mi?
Hayır. Fakat bazen hastalar öksürdükleri zaman bütün dikişlerin söküldüğünü hissine kapılabilirler.

Ameliyattan sonra fıtığın tekerrür etme oranı nedir?
Fıtıkların % 90′mdan fazlası ameliyattan sonra tam anlamıyla tedavi olmuş sayılır. Tekerrürlere genellikle yaşlılarda veya çok zayıf adale dokuları ve bağlantıları olan kişilerde rastlanır.

Normal bir fıtık ameliyatı yarasının iyileşmesi ne kadar sürer?
Yedi ile on gün arası.

Fıtığın tekerrürünü önlemek için ne gibi tedbirler alınmalıdır?
a.  Hasta fazla şişmanlamamak için gereken tedbirleri almalıdır.
b.  Mümkün olduğu ölçüde yirmi ilâ yirmi beş kilodan daha ağır cisimlerin itmekten, çekmekten ve kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
c.  Ameliyattan sonra dört ile altı ay arası bütün yorucu fizikî hareketlerin yapılmaması gereklidir.

Fıtıklar tekerrür ettiği taktirde hangi işleme başvurulmalıdır?
Beş vakadan dördü yeniden ameliyatla tedavi edilir.

Fıtık ameliyatı olanların korse veya fıtık bağı kullanmaları gerekmekte midir?
Hayır. Buna hiç gerek yoktur.

Hastanın ameliyattan sonra haftalarca ve bazen de aylarca yara izinin etrafında veya skrotumda sancı, uyuşukluk, sızı duyması normal midir?
Evet. Bu, bazı hallerde olagelmektedir, fakat kendiliğinden kaybolur.

Bir kasık fıtığı tedavisinden insanın seks hayatı tesir altında kalabilir mi?
Hayır. Fıtık ameliyatları testislere ve öteki tenasül organlarına hiçbir etki yapmamaktadır.

Bir bebeğin fıtığı doğumdan ne kadar süre sonra ameliyat edilebilinir?
Yeni doğan bebekler ameliyata çok dayanıklı olmaktadırlar. Eğer fıtık büyükse veya bağırsak boğulması söz konusu ise bu çocukların doğumdan birkaç hafta, en geçinden birkaç ay sonra ameliyat edilmeleri gerekmektedir.

Yeni doğan çocuklarda fıtıklar iki kasıkta da olma eğilimi göstermekte midir?
Evet. Bu gibi çocuklarda fıtık yalnız bir tarafta bile hissedilse her iki tarafta da ameliyata gidilmek genel bir âdet haline gelmektedir. Bir tarafında fıtık hissedilen dört çocuktan üçünün, muayenede belirlenmemiş bile olsa, öbür tarafında da fıtık bulunacaktır.

İki tarafta da ameliyat yapılması ameliyat riskini artırmakta mıdır?
Hayır.

Fıtık ameliyatı olan bir kimse normal fizikî faaliyetine yeniden erişebilecek midir?
Kuşkusuz ki evet.

Fıtık ameliyatı olan bir kadının gebe kalmasında bir sakınca var mıdır?
Evet. Ancak nekahet devresi sonra erdikten birkaç ay sonra bunun bir mahsuru kalmayacaktır.

Bir fıtık ameliyatından sonra hangi süreler arası çekap yaptırılmalı?
İki yıl süreyle, yaklaşık her altı ayda bir defa.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

REHABİLİTASYON24/3/2007

Rehabilitasyonun hedefleri nelerdir?
a.  Hastayı mümkün olduğu derecede normale yakın bir fizikî duruma geri getirmek.
b.  Hastanın duygusal durumunu  iyileştirmek ve böylece sakatlığına alışmasına yardımcı olmak.
c.  Toplumda yeniden yerini alabilmesi için hastanın sosyal durumunun düzeltilmesinde yardımcı olmak.

Son on beş ile yirmi yıldan beri rehabilitasyon metotlarında gelişmeler kaydedildi mi?
Bu alanda varılan ilerlemeler tıp âleminde hayret verici derecede olmuştur. Artık “sakatlara” sakat gözüyle bakmamaktayız. Rehabilitasyon için açılan özel enstitüler sakatların büyük bir kısmını toplumda işe yarar, verimli, kendi kendilerine yeterli kişiler olarak iade etmeyi başarmıştır.

Rehabilitasyon metotları hangi tip hastalıklar için en yararlı olmaktadır?
a.  Doğuştan şekil bozukluğu olan çocuklara.
b.  Felç olmuş hastalara.
c.  Bir ayağı veya kolu kesilmiş sakatlara.
d.  İnsanı yetkisiz bırakan sinir, adale, kemik ve eklem hastalıkları olan kişilere.
e.  Uzun bir hastalıktan sonra anormal derecede halsiz ve takatsiz olarak yeni hayata dönen ve ancak kısmen iyileşen bir hastanın normal fizikî, duygusal ve sosyal yaşantısına dönmesine yardımcı olmada.

Uzun hastalıklar geçirmiş olanlardan,  rehabilitasyona lüzum göreceklerin oranı nedir?
Hastanede yatmış olan bütün hastaların % 5′inin ve ortopedik hastaların % 80′inin hastaneden çıktıktan sonra rehabilitasyona ihtiyaçları olacağı tahmin edilmektedir.

Hastalığın hangi safhasında rehabilitasyona  en çok  ihtiyaç duyulmaktadır?
Nekahet safhasında. Çok ciddî bir hastalıktan kalkmış olan hastaların normal faaliyetlerine mümkün olduğu kadar çabuk dönmeleri sağlıkları bakımından çok önemlidir. Birçok kronik hasta kendilerini hastalıklarına kaptırmak ve alıştırmak eğiliminde olmaktadır ve bu gibiler, eski normal yaşantılarına dönmek için fazla ilgi göstermemektedirler.

İnsanların kendilerini sakat olarak kabul etmek eğilimleri var mıdır?
Evet. Bilinmeyen psikolojik bir nedenden, uzun süreden beri tam sakat olarak bakım görmüş olan insanlar bu hali kabul etme eğiliminde olmaktadırlar. Bunun içindir ki, eğer imkân dahilindeyse, rehabilitasyonun bu gibilerde normal bir yaşantıya dönme isteğini yaratmak ve bu kadere boyun eğmemek eğilimi için mücadele etmesi gerekmektedir.

Rehabilitasyon temin etmek için ne gibi cihazlar kullanılmaktadır?
Bunları burada sıralamak olanaksızdır. Bir rehabilitasyon merkezi hastaya göre cihazı temin edecek veya yaptıracaktır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

EGZERSİZ24/3/2007

Egzersizler kemik, adale, mafsal ve başka hastalıkların tedavilerinde yararlı olurlar mı?
Muhakkak ki evet. Gerekli şekilde talimat üzerine yapılan egzersizler adale, kemik, mafsal, kiriş ve sinir rahatsızlıklarında çok büyük yarar sağlanmasında önayak olabilmektedirler.

Kayan bir disk, lumbago, boyun tutukluğu gibi durumlarda ve beyin felci, adale vb. hastalıklarda özel egzersizler yararlı olabilmekte midir?
Evet. Bu alanda uzmanlar tarafından tayin edilecek özel egzersizler yukarıda gösterilen durumlarda büyük çapta faydalar temin edebilecektir.

Herkes egzersiz yapabilir mi, yoksa bunun için bir uzmana mı başvurulmalıdır?
Egzersiz çok önemli bir ihtisas haline gelmiştir. Kullanılacak birçok âlet ve yapılması gereken egzersizler için muhakkak surette bir uzmana başvurulmalıdır.

Egzersizler devamlı olarak ve kontrol altında mı yapılmalıdır?
Evet. Fizikî egzersizlerde başarısızlık genellikle iyi hazırlanmış bir program ve gayrimuayyen egzersiz periyodlarından ileri gelmektedir.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

MASAJ24/3/2007

Bir doktor tavsiyesi olmadan bir kimsenin kendisine masaj yaptırması doğru bir hareket midir?
Hayır. Yanlış bir şekilde yapılacak masaj çok zararlı olabilir. Masajcının fazla sert veya uygun olamayan biçimde masaj yapması adale ve mafsallara çok zararlı olabilir.

Masaj ne gibi hallerde zararlı olmaktadır?
a.  Kilo vermek için yapıldığı zaman. Yalnız masaj kilo kaybında yararlı olamaz.
b.  Bir yumru bulunduğu zaman. Bu bir tümör olabilir ve masaj böyle bir halde çok zararlı olabilir.
c.  Sancı veya iltihap olan bir alanda masaj yapılması sakıncalıdır. Böyle bir alanda masaj yapılması enfeksiyon alanının yayılmasına yol açabilir.
d.  Duygusal dengeleri bozuk olan kişilere masaj yapılması sakıncalı ve zararlı olabilir. (Bu gibi kişiler masajdan medet ummak eğiliminde olurlar, böylece gerçeği görmekten ve psikoterapiye başvurmaktan kaçınırlar.)
Masaja başvurulmadan önce fizyoterapist’e ne gibi bilgilerin verilmesi gereklidir?
Masajın hafif veya yoğun yapılması gerekli olduğu belirtilmeli ve masaj gayesinin uyarı (teşvik) için mi veya adale, mafsal ya da kirişlerin teskin edilmesi için mi yapılacağının bildirilmesi gereklidir.

Gerekli şekilde yapılan masajın faydaları ne olabilir?
a.  Adaleleri rahatlatır.
b.  Mafsallar, adaleler ve kirişlerde hareketin artmasına yardımcı olur.
c.  Kan akımının artmasına yardımcı olur.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

HİDROTERAPİ24/3/2007

Hidroterapi nedir?
Su kullanılan bir fizikî tedavi türüdür.

Hidroterapinin faydaları nedir?
Yüzme tankları, döner banyolar (whirlpool baths), sıcak spreyler ve sıcak küvet banyolarının hepsi adaleleri rahatlatmakta ve onları daha faal bir şekilde kullanılmasını temin etmektedirler. Kısmen felçli hasta bir su tankına yerleştirildiği vakit ve yüzmeye başlayınca hareketlerindeki iyileşme şaşırtıcı derecede olmaktadır.

Döner banyolar kırılan bir yerin normal fonksiyonuna dönmesini hızlandırır mı?
Evet. Bu tedavi metodu spazmları hafifletmekte ve katılaşan adale, mafsal ve kirişlerde aktif hareketin artmasında yardımcı cırnaktadır.

Döner banyolar burkulmalar, zorlamalar, lumbago ve bu gibi hallerde yararlı olurlar mı?
Evet.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

ELEKTRİK STİMÜLASYON24/3/2007

Sinir iltihabı  (nevritis)  veya felç vakalarında elektrik stimûlasyona çok kez başvurulmakta mıdır?
Hayır. Elektrik stimülasyon zedelenmiş veya felce uğramış bir sinirin normale dönüşmesine yararlı olmaz.

En çok kullanılan elektrik stimülasyon sistemleri hangileridir?
Endüklenmiş elektrik akımı   (faradik) ile galvanik elektrik akımı tedavileri. Bunlar özel bir makine ile verilmektedir.

Elektrik stimülasyon, bir tedavi metodu olarak nasıl kullanılır?
Bir adalenin siniri gerekli fonksiyonu göstermediği zaman, onu uyarmakla (teşvik etmekle) çok kez adaleyi daha iyi bir duruma getirmek olanağı elde edilebilmektedir.

Yüzde meydana gelen bir felcin tedavisi elektrik stimülasyon ile süratlendirilebilinir mi?
Genellikle hayır. Bu durum kendi kendine sınırlıdır ve sinirin iyileşmesinde elektrik stimülasyon ancak az bir ölçüde yardımcı olabilecektir.

Bir hastalığın teşhisinde elektrik stimülasyon metodunun kullanılması yardımcı olabilir mi?
Evet. Sinir felcinin veya adale dejenerasyonunun ayırdedilmesinde çok yararlı olmaktadır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SICAK TEDAVİSİ24/3/2007

Sıcak tedavisi, yaralanmış organa genellikle nasıl yararlı olabilir?
iki yararlı tesiri vardır:
a.  Yaralanan kesime kan akımını, arttırır ve böylece vücut yarayı daha kolay iyileştirebilir.
b.  Kan damarlarını ve adaleleri rahatlaştırır ve böylece normal iyileşmeye yardımcı olur.

Çeşitli türde sıcak tedavileri var mıdır?
Evet. Etki dereceleri değişik olan birçok sıcak tedavi usulü vardır.

Sıcak tedavisi için kullanılan âletlerin bazıları hangileridir?
a.  Normal bir fırın lâmbası. Bunun fazla bir etki kudreti yoksa da kan akımının normale dönüşünde ve sinir kasılmalarında bir dereceye kadar yardımcı olacaktır.
b.  Kızılötesi makineleri. Kızılötesi makinelerinin etki kudreti daha fazlaysa da dokuların derinine inememektedir.
c.  Diatermi makineleri; hem uzun ve hem de kısa dalgalılar. Bunların etki kudreti oldukça fazladır ve adale, kirişlere, kemiklere vb. ısı dalgaları ulaştırmakta çok faydalıdırlar.
d.  Nakledilen ısılar; Bu usulde ısı âletinden vücut dokularına direkt olarak ısı nakledilmektedir. Hidroterapi (su tedavisi), sıcak banyolar, rutubetli veya yaş pansumanlar ve bunun gibi başka işlemler bu kategoriye girmektedir.

Doktor kontrolü olmadan sıcak tedavilerine başvurulması emniyetli midir?
Hayır. Bu gibi bir tedavi usulüne ancak doktor tavsiyesiyle başvurulmalıdır. Kısa dalga diatermi olsun veya sadece sıcak termofor olsun, ısının yanlış şekilde kullanılması ciddî yanıklara yol açabilir. Bunun dışında hasta ısının kendisine yararlı olup olmayacağını bilecek durumda değildir ve bazı hallerde böyle bir tedavi usulü, yarardan çok zararlı sonuçlar getirebilir.

Hangi hastalıklar veya yaralanmalarda sıcak tedavisinden faydalanılabilinir?
Bunlar o kadar çoktur ki, bunları burada sıralamak imkanı yoktur. Birkaç tanesi:
a.  Muhtelif artrit tipleri.
b.  Bursan iltihaplanmasının bazı safhalarında.
c.  Adale burkulmaları veya iltihaplanmasında.
d.  Adale spazmları, çocuk felcinde olduğu gibi “Sister Kenny tedavisi” .
e.  Katılaşmış   eklemler,   kirişler ve adaleler   kırık gibi hallerden sonra hareketsizlik nedeniyle.

Etkili olabilmeleri için ısı tedavilerinin kaç kez yapılması gerekmektedir?
En iyi sonuçların alınabilmesi için birkaç hafta süreyle her gün yapılmaları gerekmektedir


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

IŞIK TEDAVİSİ24/3/2007

Hastaların tedavisinde ışık nasıl kullanılır?
Ültraviyole ışınları birçok cilt hastalıklarının  tedavisinde büyük ölçüde kullanılmaktadır.

Ültraviyole ışın tedavileri bir doktor kontrolü altında olmadan yapılmalı mı?
Hayır. Bu oldukça tehlikeli bir işlemdir ve hatalı kullanma hallerinde ciddî yanıklar ve dokularda hasar meydana gelebilmektedir.

Piyasada satılan ültraviyole ışın lâmbaları yeterli derecede ışın vermekte midir?
Bunlar genellikle yetersiz aygıtlar olup, etkili tedaviye gerekli olan ışını temin etmemektedirler. Ayrıca bunlar tehlikeli de olabilirler ve fazlasıyla kullanıldıkları taktirde gözlerde, ciltte ve başka vücut yapılarında yanıklar meydana gelmesine yol açabilmektedirler.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon24/3/2007

Fizik tedavi nedir?
Fizik tedavi, hasta veya yaralanmış vücut yapılarına yeniden tam bir güç ve fonksiyon kazandırmayı ve hastayı tam tedavi edilmiş bir duruma getirmeyi hedef tutan bir tıp bölümüdür. Vücudun hastalanmış veya yaralanmış bir bölümünü tedavi etmek ve eski haline getirmek için fizik tedavi; ışık, sıcak, elektrik stimülasyon, hidroterapi ve başka koşullardan faydalanmaktadır.

Rehabilitasyon nedir?
Rehabilitasyon geri zekâlılara, sakatlara ve başka yardıma muhtaç olanlara yardımlarında fizikî koşullarla birlikte ve aynı zamanda psikolojik, sosyal ve meslekî düzeltme yollarına da başvurmaktadır. Rehabilitasyon devamlı sakatlara yardımlarını yöneltmekle kalmamakta, aynı zamanda geçici bir süre için yaralanmış veya hastalanmış hastaya da tatbik etmektedir.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

PENİSİN ANATOMİ ve FONKSİYONU24/3/2007

Penisin yapısı nasıldır?
Kanla sertleşen dokulardan teşekkül etmiş üç tüplü bir yapıdır. Bunlardan ikisi organın üst, üçüncüsüyse alt kısmında bulunmaktadır. İdrar ve meniyi taşıyan idrar yolu bu tüplerden bir tanesinden geçer. Üç tüpün yapısı da mantara benzer dokulardan teşkil olmuştur. Bunlar kan ile dolduğu zaman sertleşir ve böylece bir kaldırma meydana gelir. Penisin sünnet derisi, sünnet yapıldığı zaman alınmaktadır.

Penisin fonksiyonu nedir?
a. İdrar nakletmek.
b. Meni (sperma) nakletmek.

Sünnet nedir?
Sünnet derisinin alınmasıdır.

Sünnet yapılması neden bütün dünyada salık verilmektedir?
Çünkü bu, penis kanserinin gelişmesine karşı hemen hemen bir sigorta demektir. Penis kanserine sünnet olmuş erkekte çok az rastlanmaktadır. Sünnet ayrıca temizlik bakımından tavsiye edilmektedir. Sünnet olmuş bir erkeğin penisini temizlemesi çok daha kolay olmaktadır.

Sünnet olmuş erkeklerle evli olan kadınlarda rahim ve serviks kanserine daha az rastlandığı iddiası doğru mudur?
Bazı araştırmacılar bu teoriyi desteklemektedirler ve iddialarını istatistiklere de dayandırmaktadırlar. Bu teoriye göre sünnet olmamış bir penis, rahimle temasa geçtiği zaman bazı kadınlarda tahriş vesilesi olmakta ve böylece rahim kanserinin gelişmesinde yardımcı bir rol oynamaktadır.

Bir çocuğun sünnet olmasının en uygun zamanı nedir?
Tıbbî açıdan doğumdan sonra hastaneden çıkmadan önce, beş ile sekizinci gün arası.

Yeni doğan bir çocuk sünnet edilirken anestezi gerekir mi?
Hayır.

Daha büyük çocukları veya gelişmiş erkekleri sünnet ederken anestezi gerekli midir?
Evet.

Sünnet olan gelişmiş bir çocuk veya ergin bir erkekse sünnetten sonra ne kadar süre hastanede kalmalıdır?
Bir veya iki gün.

Sünnetin zarar verecek sonuçları olabilir mi?
Hayır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

PENİS TÜMÖRLERİ24/3/2007

Peniste habis tümörlere rastlanması yaygın bir durum mudur?
Evet. Önce de belirttiğimiz gibi bunlar sünnetli erkeklerde olmamaktadır.

Penis kanseri genellikle hangi kısımda olmaktadır?
Penisin başında. Burada fırlayan bir parça veya derin ve katı bir ülser şeklinde görülmektedir.

Penis kanseri hangi yaş grubunda kendisini göstermektedir?
Orta yaşlılarda veya yaşlılarda. Bu kansere gençlerde nadiren rastlanmaktadır.

Penis kanserinin teşhisi nasıl yapılır?
Marazı teşekkülden bir biopsi alınarak bunun mikroskop altında incelenmesiyle.

Bir penis kanseri başka ne gibi bir durumla karıştırılabilinir?
Kanserin şankr gibi zührevî hastalıklarla ayırt edilebilmesi gereklidir.

Penis kanserinin cinsel temasla bir ilgisi var mıdır?
Hayır.

Penis kanserinin tedavisi nasıl yapılır?
En iyi tedavi şekli, penisi boşaltan kasıktaki lenf guddeleri ile birlikte penisin bir kısmının veya tamamının kesilmesidir. Eğer marazı teşekkül küçükse ve erken teşhis edilmişse lokal radyum uygulaması ile tedavi edilebilir veya tümörün alınması ve radyum uygulamasının her ikisine de birden başvurulabilir.

Penisi ameliyatla alınan bir kişi idrarını nasıl yapar?
Bu fonksiyonun devam edebilmesi için kesilen uzuvda küçük bir parça bırakılmaktadır.

Penis kanseri cinsel temasla karşısındakine bulaşabilir mi?
Hayır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

SKROTUM VE TESTİSLER24/3/2007

Skrotum nedir?
Penisin altında bulunan ve deriyle örtülü yarı elastikî adaleli bir torba. Bu torba iki bölüme ayrılmıştır ve bunların her birinde bir testis, bir epididimit ve bir spermatik kordon bulunmaktadır.

Testisin yapısı ve fonksiyonu nedir?
“Seminifer tüpler” olarak çok sayıda küçücük tüplerden teşekkül etmiştir.
Sperma burada üretilmektedir. Testislerde ayrıca erkek seks hormonunu üreten hücreler de bulunmaktadır. Testisin fonksiyonu spermayı üretmek ve bunları spermatik kordon yoluyla meni kesesine ulaştırmaktır. Sperma cinsel temasta bu keselerden salgılanmaktadır.

Bir testis yaralandığı zaman ne gibi bir tedavi usulüne başvurulur?
Yaralanmaların büyük bir kısmı, çok ağrıya neden olmakla beraber, tehlikeli değildir ve kendiliklerinden iyileşir. Eğer testis ciddî şekilde ezilmiş veya delinmişse o zaman cerrahî müdahale ile alınması gerekir.

Bir testisin yaralanması kısırlığa yol açabilir mi?
Bir testisin fena halde yaralanması veya zedelenmesi sperma nakli yeteneğinin kaybına yol açabilir. Ancak öteki testis normal kaldığı taktirde bu durum kısırlığa neden olmaz.

İki testisin de aynı anda yaralanması yaygın bir hal midir?
Hayır. Tabiat bu yapıları korumak için bir yol bulmuştur ve iki testisin aynı anda yaralanmasına çok az rastlanmaktadır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

TESTİS TÜMÖRLERİ24/3/2007

Testis tümörleri çok rastlanılan bir durum mudur?
Erkeklerde olan bütün habis tümörlerin yaklaşık % 5′i testislerde olmaktadır.

Testis tümörlerine, anormal şekilde gelişmiş olan ve inmemiş testislerde daha fazla mı rastlanmaktadır?
Evet.

Testislerde tümör gelişmesi çoğunlukla hangi yaşlarda olmaktadır?
Otuz, kırk ve elli yaşlar arasında.

Bütün testis tümörleri habis midir?
Hayır. Ancak habis tümörlere selim tümörlerden çok daha fazla rastlanmaktadır.

Bir testis tümörünün bulunduğu nasıl anlaşılır?
Testisin yavaş yavaş ve sancı çekilmeden büyümesiyle.

Testis tümörleri neden ileri gelmektedir?
Sebebi bilinmemektedir.

Bu tümörlere ne gibi bir tedavi usulü tatbik edilmektedir?
Teşhis yapılır yapılmaz tümör cerrahî müdahale ile çıkarılmalıdır. Eğer tümör habis ise radikal bir işleme başvurulur. Bu işlemde kasıktaki lenf guddelerinin ve testisin de alınması gerekecektir. Bazı hallerde lenf guddelerinin karın bölgesinin ta üst seviyesine kadar alınması gereği görülebilir.

Testis tümörlerinde X-ışını tedavisi yararlı olmakta mıdır?
Evet. Cerrahî müdahale yapıldıktan sonra tümörün yayılmasını önlemek için X-ışını tedavisine çok hallerde başvurulmaktadır.

Testis tümörleri tedavisinde kimyasal maddelerin kullanılması yararlı olmakta mıdır?
Evet. Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarda belli kimyasal maddelerin bazı habis testis tümörleri görülmüştür. Bunlar aynı zamanda metastas’ları (bir tümörün esas yerinden başka taraflara yayılması) da yok etmekte yararlı olmaktadır


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

İNMEMİŞ TESTİS24/3/2007

İnmemiş testis nedir?
Ceninin gelişmesi devresinde testisler karın bölgesinde bulunmaktadırlar. Cenin büyüyünce testisler kasığa iner ve çocuk doğacak duruma gelince skrotuma kadar inmiş olur. Bu inmenin olmaması veya yeterli derecede inmemesine inmemiş testis (kriporşidizm) denmektedir. Bu bir veya iki tarafta da meydana gelebilir.

Eğer inmemiş testis doğuşta mevcutsa bu onun her zaman böyle kalacağına mı delâlet eder?
Muhakkak surette değil. Bu gibi testislerin bir kısmı, çocuk bir yaşma gelinceye kadar normal yerlerine ineceklerdir.

Bir inmemiş testisin normal yeri olan skrotuma inmesini temin için ne gibi tıbbî metotlara başvurulacaktır?
Hormon enjeksiyonları bazı hallerde böyle bir testisin büyümesine ve normal yerine inmesine yararlı olmaktadır.

İnmemiş testisin en uygun ameliyat zamanı hangisidir?
Dokuz ile on yaşları arası. Ancak bazı doktorlar çocuğun beş yaşında bile bu ameliyat için gerekli derecede gelişmiş olduğunu kabul etmektedirler.

İnmemiş testisli bütün çocuklarda cerrahî müdahale gerekli midir?
Testisler hormon enjeksiyonları ile kendiliklerinden inmeye başlarsa cerrahî müdahale gerekmez.

İnmemiş testislerde yapılan ameliyatlar ciddî sayılır mı?
Hayır, bir fıtık ameliyatından daha ciddî sayılmaz.

Böyle bir işlemden sonra hastanede kalma süresi ne kadardır?
Beş ile yedi gün arası.

İnmemiş testis için nasıl bir ameliyat yapılmaktadır?
Bu ameliyatın birçok çeşidi vardır (orchidopexy). Kasıkta 7,5 ile 12,5 santim arası bir kesit yapıldıktan sonra testis ve spermatik kordon buraya yerleştirilir. Spermatik kordondan bütün fazla lenf dokuları .ve buraya yapışmış diğer maddeler kesip çıkarılır. Böylece kordon uzamış olur. Bundan sonra testis skrotuma indirilir ve oraya ipek iplikle tespit edilir.

İnmemiş testisler asıl yerlerine yerleştirildikten sonra normal fonksiyonlarını yaparlar mı?
Her zaman değil. Çünkü bu guddelerin bazıları çok küçük ve gelişmemişlerdir. Ancak, etkili sperma üretemeyeceklerse de önemli seks hormonu ifrazatında görevlerini yerine getirecekler ve kişinin erkeklik niteliğini korumasını temin edeceklerdir.

İnmemiş testis ameliyatlarında başarı oranı yüksek midir?
Evet. İnmemiş testislerin büyük çoğunluğunun skrotuma indirmek mümkün olmaktadır.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

HİDROSEL24/3/2007

Hidrosel nedir?
Testisin etrafında bulunan zarımsı bir torbada temiz suyun top-lanmasıdır. Bu, spermatik kordonda da meydana gelebilir.

Hidrosel neden meydana gelir?
Nedeni bilinmemektedir.

Bir hidroselin bulunması testis için tehlikeli midir?
Hayır.

Hidrosel nasıl tedavi edilir?
Küçük bebeklerde hidroselin kendiliğinden kaybolma eğilimi vardır. Daha büyük çocuklarda veya yetişkinlerde görülürse cerrahî müdahale gerekir.

Hidroselde cerrahî müdahale nasıl yapılır?
Kasıkta açılan ufak bir kesitle. Hidrosel torbası ya tamamen kesilip çıkarılmakta veya yalnız bir kısmı alınmakta ve artan kısım baş aşağı çevrilerek testisin arkasına dikilmektedir.

Hidrosel ameliyatları ciddî bir ameliyat sayılır mı?
Hayır. Bunlar basit ameliyatlar kategorisine girer.

Hidrosel ameliyatlarının sonucu ne olur?
Tam anlamıyla tedavi edilir.

Hidrosel ameliyatı dışında tedavi yolu var  mıdır?
Evet. Hidrosel torbasındaki sıvı içeriye sokulan bir iğne ile alınır ve torbanın duvarlarının sertleşmesini (sclerosed) temin edecek bir solüsyon enjekte edilir. Bu tip tedavi şekli cerrahî müdahale kadar başarılı olmadığı gibi, bazı hallerde bir enfeksiyona da yol açabilir.

Fıtıklar ve hidroseller çok kez aynı zamanda mı olur?
Evet. Bu böyle olduğu taktirde her ikisi de cerrahî müdahale ile düzeltilmelidir.


(Yazar ali hikmet)
0 Yorumlar | Yorum Yaz | Baglantı

71 sayfadan 12 . sayfa
geri | ileri