BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
Benimblog.com satilikir / is for sale: info@anahaber.com




İL İL TÜRKİYE TANITIM-1
Benim hakkımda




Son yazılarım
Menü
Arkadaşlarım
Baglantılarım





    SAAT VE TAKVİM-2
















     ARKADAŞINA TAVSİYE ET!

    ZİYARETÇİ DEFTERİ

     MSP-Messenger

     ÖZGÜRLÜK İÇİN PARDUS!

    REKLAMLAR





    blog counter
















    MAVİ BONCUK FM




    Paylaş



    5 sayfadan 3 . sayfa

    SAYFAYI GERİ ÇEVİR

    |

    SAYFAYI İLERİ ÇEVİR

    27/2/2012 - İSTANBUL








    İSTANBUL

    YÜZÖLÇÜMÜ: 5.343 km²

    NÜFUS: 13.624.240 (2011)


    İL TRAFİK NO: 34

    İLÇELER:

    Alfabetik sırayla İstanbul ilçeleri

    • Adalar
    • Arnavutköy
    • Ataşehir
    • Avcılar
    • Bağcılar
    • Bahçeliever
    • Bakırköy
    • Başakşehir
    • Bayrampaşa
    • Beşiktaş
    • Beykoz
    • Beylikdüzü
    • Beyoğlu
    • Büyükçekmece
    • Çatalca
    • Çekmeköy
    • Esenler
    • Esenyurt
    • Eyüp
    • Fatih
    • Gaziosmpaşa
    • Güngören
    • Kadıköy
    • Kağıthane
    • Kartal
    • Küçükçekmece
    • Maltepe
    • Pendik
    • Sarıyer
    • Sancaktepe
    • Silivri
    • Sultanbeyli
    • Sultangazi
    • Şile
    • Şişli
    • Tuzla
    • Ümraniye
    • Üsküdar
    • Zeytinburnu

     

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Silivri, Kumburgaz, İstanbul Boğazı, Kumköy (Kilyos), Şile, Adalar, Belgrad Ormanı, Abrahan Paşa Korusu, Emirgân Korusu, Yıldız Parkı, Çamlıca Tepesi ve Gülhane Parkı, Tuzla İçmeleri, İstanbul Surları, Bozdoğan (Valens), Sukemeri, Binbirdirek ve Yerebatan Sarnıçları, Ayasofya, Aya İrini, eskiden kilise olan Bodrum, Fenari İsa, Fethiye, İmrahor, Kalenderhane, Kariye, Yeni İmaret ve Zeyrek Camileri, Bukoleon ve Tekfur Sarayları, Çemberlitaş, Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Kıztaşı, Kız Kulesi, Galata Kulesi, Fatih, Bayezid, Sultan Selim, Haseki Hürrem Sultan, Süleymaniye, Sokullu Mehmed Paşa, Kılıç Ali Paşa, Yeni Cami, Şemsi Paşa, Sultan Ahmed, Köprülü Mehmed Paşa, Çorlulu Ali Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa, Laleli ve Damat İbrahim Paşa Külliyeleri, Rüstem Paşa ve Gazanfer Ağa Medreseleri, Anadolu ve Rumeli Hisarları, Mağlova Kemeri, III. Ahmed ve Alman Çeşmeleri, Topkapı, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldız Sarayları, Şale, Malta ve Çadır Köşkleri, Aynalıkavak, Küçüksu (Göksu), Tophane ve Ihlamur Kasırları, Eyüb Sultan, Firuz Ağa, Sinan Paşa, Nuriosmaniye, Beylerbeyi, Selimiye, Musretiye, Dolmabahçe, Ortaköy, Pertevniyan Valide Sultan ve Cerrah Paşa Camileri, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Simkeşhane, Büyük Valide, Balkapanı, Vezir, Cebeci ve Çuhaci Hanları, Silivri, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Çobançeşme, Haramidere ve Bostancı Köprüleri, Dolmabahçe Saat Kulesi, Köprülü, Süleymaniye, Nuruosmaniye ve Belediye Kütüphaneleri, İstanbul Arkeoloji, İstanbul Topkapı Sarayı, İstanbul Türk ve İslam Eserleri, Divan Edebiyatı, İstanbul Resim ve Heykel, Arasta Mozaik, Ayasofya, Yerebatan Sarayı, Türk Yazı Sanatları, Askeri, Deniz, Tanzimat, Aşihan (Edebiyat-ı Cedide) ve Şişli Atatürk Müzeleri.

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (212) 518 18 03 – 04
    Faks: (212) 518 12 79

    Kültür Merkezleri

    AKM
    Opera, bale, tiyatro gibi etkinliklere yönelik 1.307 kişilik çok amaçlı Salon
    Toplantı, konferans gibi etkinliklere yönelik 502 kişilik 2. Salon
    1200 m²’lik Sergi Salonu

    Yazışma Adresi: İstanbul AKM Müdürlüğü
    Taksim – İstanbul
    Tel: (212) 251 56 00
    Faks: (212) 243 32 61 istanbul kız kulesi

    Orkestra ve Korolar

    İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası
    Müdür: Türkmen Güner
    Adres: Atatürk Kültür Merkezi
    Taksim – İstanbul
    Tel: (0 212) 243 10 68
    Faks: (0 212) 251 05 07

    İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu
    Genel Yönetmen: Ferhat Livaneli
    Adres: Atatürk Kültür Merkezi
    Taksim – İstanbul
    Tel: (0 212) 243 10 68
    Faks: (0 212) 251 05 07

    İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü
    Adres: Atatürk Kültür Merkezi
    Taksim – İstanbul
    Koro Tel: (0 212) 243 61 65

    İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğü Adres: Altunizade Ord.
    Prof. Fahrettin Kerim Gökay Cad.
    No:54 Üsküdar – İstanbul
    Topluluk Tel: (0 216) 339 24 69 – 325 54 62

    İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğü
    Adres: Yıldız Sarayı – Kaskat Odası
    Beşiktaş – İstanbul
    Topluluk Tel: (0 212) 225 99 54

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü
    İstiklal Cad. No:209/49
    Beyoğlu – İstanbul
    Tel: (0 212) 243 30 53
    Faks: (0 212) 518 12 79 sultan ahmet cami

    Müzeler

    Arkeoloji Müzesi

    Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu Gülhane – İstanbul
    Tel: (212) 520 77 40
    Faks: (212) 527 43 00

    Ayasofya Müzesi

    Adres: Sultanahmet Meydanı – İstanbul
    Tel: (212) 528 45 00
    I.Mahmud Kütüphanesi Hakkında

    Divan Edebiyatı Müzesi

    Adres: Galipdede Cad. 15 Beyoğlu – İstanbul
    Tel: (212) 245 41 41

    Kariye Müzesi

    Adres: Edirnekapı – İstanbul
    Tel: (212) 523 30 09

    Mozaik Müzesi

    Adres: Sultanahmet Arastası – İstanbul
    Tel: (212) 511 97 00

    Rumeli Hisarı Müzesi

    Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü – İstanbul
    Tel: (212) 263 53 05

    Anadolu Hisarı Müzesi

    Adres: Beykoz – İstanbul
    Tel: (212) 263 53 05

    Türbeler Müzesi
    Adres: Atmeydanı Sultanahmet – İstanbul
    Tel: (212) 517 05 44

    Türk-İslâm Eserleri Müzesi

    Adres: İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet – İstanbul
    Tel: (212) 518 18 05
    Faks: (212) 518 18 07

    Topkapı Sarayı Müzesi

    Adres: Topkapı – İstanbul
    Tel/Faks: (212) 522 44 22

    Yıldız Sarayı Müzesi

    Adres: Beşiktaş – İstanbul
    Tel: (212) 258 30 80
    Faks: (212) 258 30 85

    Tekel Müzesi

    Tekfur Sarayı

    Aya İrini Anıtı (St. İrene)

    Fethiye Müzesi (Pammakaristos)

    İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası

    Saraylar

    Aynalıkavak Kasrı

    Beylerbeyi Sarayı

    Dolmabahçe Sarayı

    Filizi Köşk

    Florya Atatürk Köşkü

    Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası

    Ihlamur Kasırları

    Küçüksu Sarayı

    Maslak Kasırları

    Yıldız Porselen Fabrikası

    Yıldız Sarayı

    Önemli Günler

    Önemli Haftalar:

    İlköğretim Haftası
    İstanbul
    Okulların Açıldığı İlk Hafta

    Sakatlar Haftası
    İstanbul
    10-16 Mayıs

    Müzeler Haftası
    İstanbul
    18-24 Mayıs

    Ahilik Kültür Haftası
    İstanbul
    Ekim Ayının 2. Haftası

    Orman Haftası ve Ağaç Bayramı
    İstanbul
    3-7 Nisan

    Veremle Savaş Haftası
    İstanbul
    Ocak Ayının İlk Haftası

    Trafik Haftası
    İstanbul
    Mayıs Ayının İlk Cumartesi Günü Başlar

    Hemşirelik Haftası
    İstanbul
    12-18 Mayıs

    Sağlık Haftası
    İstanbul
    7-13 Nisan

    Kütüphane Haftası
    İstanbul
    Mart Ayının Son Haftası

    Kanser Haftası
    İstanbul
    1-7 Nisan

    Araştırma ve Yerli Malları Haftası
    İstanbul
    12-18 Aralık

    Enerji Tasarruf Haftası
    İstanbul
    11-17 Aralık

    Yeşilay Haftası
    İstanbul
    1-8 Mart

    Turizm Haftası
    İstanbul
    Mart Ayının 3. Pazartesi Günü

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Deniz Şehitlerini Anma Günü
    İstanbul
    4 Nisan

    İlk Belediye Başkanı Hızır Beyi Anma Günü
    İstanbul
    30 Mayıs

    Polis Günü
    İstanbul
    10 Nisan

    Hava Şehitlerini Anma Günü
    İstanbul
    15 Mayıs

    Mareşal Fevzi Çakmak’ı Anma Günü
    İstanbul
    10 Nisan

    Hürriyet Şehitlerini Anma Günü
    İstanbul
    23 Temmuz

    Dünya Çocuk Günü
    İstanbul
    Ekim Ayının İlk Pazartesi Günü

    Preveze Zaferi ve Barboros Günü
    İstanbul
    27 Eylül

    Kurtuluş Günleri:

    İstanbul’un Fethi
    İstanbul
    29 Mayıs

    İstanbul’un Kurtuluşu
    İstanbul
    6 Ekim

    Önemli Haftalar:

    İnsan Hakları Haftası
    İstanbul
    10 Aralık

    Kızılay Haftası
    İstanbul
    29 Ekim-Kasım

    Festivaller:

    İstanbul Festivali
    İstanbul
    25 Haziran-20 Temmuz

    Ataköy Folklor Festivali
    Ataköy
    5-11 Ekim

    Uluslararası Yeşilköy Halk Dansları Festivali
    Yeşilköy
    6-11 Temmuz

    Şenlikler:

    Fatih Şenlikleri
    İstanbul
    29 Mayıs

    Kültür Şenlikleri
    İstanbul
    14-15 Temmuz

    Geleneksel Şile Bezi Şenliği
    İstanbul
    26-28 Temmuz

    1. İstanbul Kukla Şenliği
    İstanbul
    12-18 Mayıs

    Uluslararası Kartal Kültür ve Sanat Şenliği
    Kartal
    1-9 Temmuz

    Marmara Folklor Şenliği
    İstanbul
    1-7 Haziran

    Gülhane Şenliği
    İstanbul
    1 Mayıs-30 Ağustos

    Denizcilik ve Kabotaj Bayramı
    İstanbul
    1 Temmuz

    Fuarlar:

    Kitap Fuarı
    İstanbul
    4-12 Kasım

    Uluslararası Antika ve Sanat Fuarı
    İstanbul
    27 Ekim- 5 Kasım

    Türkiye’nin Şaheserlerinden Biri Olarak İstanbul

    Byzantion kentinin akropolü, bugün Topkapı Sarayı’nın bulunduğu yerdeydi. Agorası ise Ayasofya’nın bulunduğu alandaydı. İS 196′da Marmara’ya doğru setlerle alçalan bir düzlükte, sonradan Atmeydanı diye anılan yerde bir hipodrum yapıldı. Kent surları sarayın hemen dışından geçiyordu. I. Constantinus döneminde kentte önemli bayındırlık çalışmaları yapılırken eski kent surları yıktırılarak daha geniş bir alanı kuşatan yeni surlar yapıldı. Daha sonraki dönemlerde de gelişmesini sürdüren kent bu surların dışına taşmıştı. Bunun üzerine İmparator II. Theodosius bugüne ulaşan İstanbul surlarının bir bölümünü yaptırdı.

    Bu dönemde surların çevrelediği kapalı alanın Haliç’e ve Marmara’ya bakan yamaçlarında konutlar; Sirkeci çevresinde ticaret kuruluşları; Sarayburnu, Beyazıt, Aksaray, Cerrahpaşa, Yedikule’de yönetsel, dinsel ve ticari merkezler yoğunluktaydı. Ayrıca Haliç’in karşı kıyısında Galata’da bir dış yerleşim yeri oluşmuştu. Sykai (Sycae) adı verilen bu yerleşim yerinde oturanların çoğunluğunu Venedikliler ile Cenevizliler oluşturmaktaydı. Daha sonraki surlarla çevrilen bu yerleşim yeri, zengin bir ticaret merkezi oldu.

    Haliç’te ilk köprü Ayvansaray-Kasımpaşa arasında Skyai ile ulaşımı sağlamak için Jüstinyen tarafından yaptırılmıştır. 13.yüzyılda Cenevizli tüccarların yönetimine verilen Galata yüzyılar boyunca ticaretteki önemini korumuştur. 5. yüzyılda kent 100 bini bulan nüfusuyla dünyanın sayılı büyük kentlerinden biriydi. 14. yüzyıla gelindiğinde Konstantinopolis, sınırları çok daralmış bir imparatorluğun yönetsel merkeziydi ve halkı daha çok tarımla uğraşıyordu. Osmanlılar tarafından alındığında 50 bin kadar olan nüfusu, Rumeli ve Anadolu’dan getirilen Müslüman ve Müslüman olmayan halkın yerleştirilmesi ile 100 bini aştı. Müslüman’ların büyük bölümü bu dönemde eski kentin bulunduğu yarımadanın dışında yaşıyordu. Osmanlı döneminde kentin nüfusu daha da arttı ve kentsel alan giderek gelişti. Skyai de sur dışına taşarak Pera (bugün Galatasaray) yönüne doğru büyüdü.

     

    galata

    19. yüzyılda Galata önemli gelişmeler gösterdi. Bu kesim, ticaret merkezleri olma özelliğini korurken yabancı elçiliklerin yerleştiği ve gene yabancı banker, komisyoncu, banka ve sigorta şirketlerinin yoğunlaştığı, bunun yanı sıra eğlence yerlerinin bulunduğu bir Avrupa kenti görünümünü kazanmaya başladı. Osmanlı padişahlarının Topkapı Sarayı’ndan çıkarak Galata yakınındaki Dolmabahçe Sarayı’na taşınmaları da bu yüzyıla rastlar. Daha sonra bu kesimde ve Boğaziçi’nde başka saraylar da yapıldı. Bu sırada Kadıköy ve Üsküdar yörelerinde de yeni yerleşme alanları kuruldu.

    İlk önemli sanayi kuruluşu olan Feshane’nin Haliç’te işletmeye açıldığı 19. yüzyılda kent demiryolu, tramvay, tünel gibi kent içi ve kent dışı ulaşım olanaklarına kavuştu. Bir yandan liman, Çağdaş bir duruma getirilirken öte yandan, Boğaziçi’nde vapur seferleri başlatıldı. İzmit ve Edirne’yle demiryolu bağlantısı kurulan kentin yakın çevresiyle ulaşımını sağlamak amacıyla banliyö seferleri düzenlendi. Haliç’in iki yakasını birleştiren köprüler de bu yüzyılda yapıldı. İstanbul Belediyesi 1854′te kuruldu.

    İstanbul’daki hızlı kentleşme göz önünde tutularak Cumhuriyet döneminde birkaç kez kent planlaması yapıldı. Bu planlara göre Haliç çevresi ile Boğaziçi sanayi olarak ayrılınca 1940 sonlarından başlayarak bu alanlar fabrika ve işyerleriyle doldu. 1950′lerde Türkiye çapında başlayan büyük kentlere yerleşme hareketlerinin yanı, sıra Balkan ülkelerinden gelen göçler sonucunda bu sanayi alanlarının çevresi birçok gecekondu mahallesiyle doldu. Aynı durum Kadıköy yakasında Maltepe, Kartal ve Pendik yörelerinde de yaşandı.

    Sanayi ve yerleşme alanlarının yaygınlaşması İstanbul’un görünümünü son 30 yılda büyük ölçüde değiştirdi. Nüfusun hızla artması ve yerleşme alanları sınırlarının kısa zamanda değişime uğraması nedeniyle birçok yeni ilçe kurma zorunluluğu ortaya çıktı. Yoğun bir ticaret merkezi durumuna gelmesi ve konut alanı olma niteliğini yitirmesi sonucunda gece ve gündüz nüfusları arasında inanılması güç farklar olan Merkez ilçe yönetim açısından özelliğini yitirdi. Bu nedenle günümüzde Ankara ve İzmir’de olduğu gibi İstanbul’da da Merkez ilçe yoktur.

    İstanbul’daki başlıca eğitim ve kültür kurumları Boğaziçi, İstanbul, İstanbul Teknik, Marmara, Mimar Sinan ve Yıldız Üniversiteleridir. Uluslararası çapta bir kültür merkezi olan İstanbul’da her yıl festival ve sinema şenliği düzenlenir ve konserler verilir.

    Kent içi ulaşımda Türkiye’nin ve hatta dünyanın bazı kentlerinde uygulanan “dolmuş” tipi taşımacılığın beşiği de İstanbul’dur.

    İSTANBUL TANITIM-VİDEO

     

     



    İstanbul — Büyükşehir

    Koordinatlar: 41°01′N, 28°58′E

    Arma

    Slogan: Yedi Tepeli Kent

    İstanbul'un il genelindeki konumu

    İstanbul ilinin Türkiye'deki konumu


    İstanbulİstanbul'un Türkiye'deki konumu
    Koordinatlar: 41°01′N 28°58′E / 41.017°N 28.967°E / 41.017; 28.967
    Ülke Türkiye
    Bölge Marmara
    İl İstanbul
    İdari birimler 39 ilçe

    Yönetim
    - Belediye başkanı Kadir Topbaş (AK Parti)
    - Vali Hüseyin Avni Mutlu
    Yüz ölçümü
    - Kent 5,343 km² (2,1 sq mi)
    Rakım 100 m (328 ft)
    En yüksek Rakım 537 m (1.762 ft)
    En düşük rakım 0 m (0 ft)
    Nüfus (2010)
    - Yoğunluk 2,392/km² (6,2/sq mi)
    - Merkez 13,255,685
    - Metropol 13,120,596
    [1]
    Zaman dilimi DAZD (+2)
    - Yaz (YSU) DAZD (+3)
    Alan kodu (+90) 212 (Avrupa yakası)
    (+90) 216 (Asya yakası)
    Website: ibb.gov.tr

    İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık, iktisadi ve kültürel açıdan en önemli şehri.[2][3][4] İktisadi büyüklük açıdan dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa'da birinci sırada gelir.[5][6]

    İstanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur.[7] İstanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin [8] 39 ilçesi vardır.[9] Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.

    Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul, M.S. 330 - 395 yılları arasında Roma İmparatorluğu, 395 - 1204 ile 1261 - 1453 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğu, 1204 - 1261 arasında Latin İmparatorluğu ve son olarak 1453 - 1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yaptı.[10] Ayrıca, hilafetin Osmanlı Devleti'ne geçtiği 1517'den, kaldırıldığı 1924'e kadar, İstanbul İslamiyet'in de merkezi oldu.[11]

    Etimoloji

    İstanbul'a çağlar boyunca değişik adlar verilmiştir. Bu kent adları, kent tarihinin farklı dönemleriyle ile ilişkilidir. Bu adlar tarihsel sırayla, Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis, Konstantiniyye ve bugünkü İstanbul adlarıdır.

    Byzantion

    Byzantion (Yunanca: Βυζάντιον, Latince: Byzantium), İstanbul’un bilinen ilk adıdır. M.Ö. 667'de Antik Yunanistan'daki Megara kent devleti'nden gelen Dorlu Yunanlı yerleşimciler bugünkü İstanbul üzerinde bir koloni kurdu ve yeni koloniye kralları Byzas veya Byzantas’ın (Yunanca: Βύζας veya Βύζαντας) şerefine Byzantion adını verdiler.[12][13]

    Byzantium, orijinal adı Byzantion olan antik kentin adının M.S. 1. yüzyıl’da, kenti Romalılar ele geçirince, onlar tarafından Latinceleştirilmiş halidir.

    Augusta Antonina

    Augusta Antonina, İstanbul'un 3. yüzyıl’ın başında Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından oğlu Antonius'un (sonraki Roma İmparatoru Caracalla) şerefine koyduğu kentin kısa süreli adıdır.[14]

    Nova Roma [değiştir]M.S. 330 yılında Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından kent Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edilince, kente Latince "Yeni Roma" anlamına gelen Nova Roma (Yunanca: Νέα Ρώμη, Nea Roma) adını koydu ve bu adı teşvik etmeye çalıştıysada bu ad hiç benimsenmedi.[15]

    Konstantinopolis

    Ancak M.S. 337 yılında İmparator I. Konstantin'in ölümüyle kentin adı, onun şerefine "Konstantin’in kenti" anlamına gelen Konstantinopolis'e (Yunanca: Κωνσταντινούπολις, Kōnstantinoúpolis, Latinceleştirilmiş:Constantinopolis) çevrildi. Konstantinopolis, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu boyunca kentin resmi adı olarak kaldı. Ama Konstantinopolis, kentin yerlileri tarafından sadece Yunanca "kent" anlamına gelen (Πόλιν, Polis) olarak anılırdı.[16]

    1453 yılında Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed önderliğinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethinden sonra bile, Konstantinopolis, Batı'da kullanılan en yaygın ad olarak kaldı. 29 Ekim 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra bile, Cumhuriyet’in neredeyse ilk 7 yılı boyunca Konstantinopolis adı Batılılar tarafından kullanılmaya devam edilidi.

    Konstantiniyye

    Kostantiniyye (Arapça: القسطنطينية, al-Qusṭanṭiniyah, Osmanlı Türkçesi: قسطنطينيه, Kostantiniyye), Konstantinopolis'in Arapça şeklidir ve kentin İslam dünyasında bilinir hale gelen ve en çok kullanılan adı oldu. Yunanca'da "Konstantin’in kenti" anlamına gelen Konstantinopolis'in aksine, Kostantiniyye Arapça'da "Konstantin’in yeri" anlamına geliyor.

    1453 yılında fetihten sonra, kent Osmanlı İmparatorluğu'nun dördüncü başkenti ilan edilidi ve Kostantiniyye Osmanlı devleti tarafından kentin resmi adı olarak kullanıldı ve 1923 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne kadar, çoğu zaman bu ad kullanımda kaldı. Örneğin Osmanlı devleti ve mahkemeleri, Kostantiniyye'de yayımlanan resmi belgelerin kaynağını belirtmek için, "be-Makam-ı Darü's-Saltanat-ı Kostantiniyyetü'l-Mahrusâtü'l-Mahmiyye" gibi başlıklar kullanılırdı.[17]

    Ancak, bazı dönemlerde Osmanlı yetkilileri kent için diğer adlardan yanaydı. Hem kent için hem de Osmanlı hükümeti'ni tanımlamak ve diplomatik yazışmalar için özellikle bu yüceltici adlar eş anlamlı kullanılırdı ve teşvik edilirdi:

    Dersaadet (Arapça: در سعادت, "Mutluluk Kapısı")
    Derâliye (Arapça: در عاليه, "Yüce Kapı")
    Bâb-ı Âli (Arapça: باب عالی, "Yüce Kapı")
    Pâyitaht (Farsça: پایتخت, "Tahtın Ayağı" veya "Başkent")
    Asitane (Farsça: آستانه, "Devletin Eşiği").

    İstanbul

    Etimolojik olarak, İstanbul adının kökeni (Türkçe telaffuz: [isˈtanbuɫ], ve halk arasında bazen [ɯsˈtambuɫ]) Ortaçağ (Bizans) Yunancası’nda "kent'e" veya "kent'de" anlamına gelen (Yunanca telaffuz:[εἰς τὴν Πόλιν], [is tin ˈpolin]) kelimelerinin Türkçeleştirilmesiyle oluşmuştur.[18]

    İstanbul adı, 10. yüzyıldan beri (farklı şekillerde) Arap kaynaklarında ve 11. yüzyıldan beri Türk kaynaklarında geçmektedir. Ayrıca İstanbul adı, 1453 fethinden önce bile Türkçe’de özellikle Türk halkı arasında kent için kullanılırdı.[19]

    Osmanlı İmpartorluğu'nda ilk dönem belgelerinde[20] İstanbul adı Osmanlı Türkçesi'nde, ( استان, a-sitan veya i-stan), olarak geçti ve Arapça'da i-stan "güzellikler diyarı" anlamına gelir. Son dönem belgelerinde[21] ise ( استانبول, a-stan-bol veya i-stan-bul) olarak geçti.

    İstanbul, Osmanlı döneminde resmi ad olmasa da, resmi belgelere girdi ve sıkça kullanıldı. Ayrıca Osmanlı Ordusunda İstanbul'un merkez ordu komutanı için resmen İstanbul ağası ve İstanbul'un en yüksek sivil hakimi için resmen İstanbul efendisi sıfatları kullanılırdı. Bu sıfat daha sonra prestijli bir hal alıp gayriresmi olarak kültürlü ve görgülü İstanbullular için kullanılmaya başlandı.[22]

    29 Ekim 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra bile, Cumhuriyet’in neredeyse ilk 7 yılı boyunca Konstantiniyye ve yurtdışında Batılılar tarafından Konstantinopolis adları kullanılmaya devam edilidi.

    Ancak, 28 Mart 1930 yılında Türk Posta Hizmet Kanunu ile kentin adı resmen değiştirilerek İstanbul adını almıştır. Konstantinopolis (ve Konstantiniyye) adı ise tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca Türk makamları yabancılardan kendi dillerinde kentin tek adı olarak resmen İstanbul adını kullanılmasını talep etmiştir ve uygulamaya koymuştur.

    Cumhuriyet dönemiyle birlikte İstanbul kentin resmi ve uluslararası adı ilan edildikten sonra "Konstantinopolis" adının mektuplarda veya diğer yazışmalarda ve uluslararası alanlarda kullanılması yasaklandı. Örneğin yurtdışından İstanbul'a gönderilen mektuplarda adres olarak "Konstantinopolis" (yanında İstanbul yazsa bile) yazıldıysa bu mektuplar geri gönderilmeye başlandı.[23][24]

    Tarih

    Ana madde: İstanbul'un tarihi
    Genel tarih

    İstanbul'daki Tarihi Yerler*
    UNESCO Dünya Miras Listesi

    İstanbul, yerleşim tarihi son yapılan Yenikapı'daki kazılarla bulunan liman doğrultusunda 8500 yıl, kentsel tarihi yaklaşık 3 bin, başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan Avrupa ile Asya kıtalarının kesiştiği noktada bulunan bir dünya kentidir.[kaynak belirtilmeli] Şehir çağlar boyunca farklı uygarlık ve kültürlere ev sahipliği yapmış, yüzyıllar boyu çeşitli din, dil ve ırktan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit ve metropolit yapısını korumuş ve tarihsel süreçte eşsiz bir mozaik halini almıştır. Uzun zaman dilimleri boyunca her alanda merkez olmayı ve iktidarda kalmayı başaran dünyadaki ender yerleşim yerlerinden biri olan İstanbul geçmişten günümüze bir dünya başkentidir.

    İstanbul'un tarihi ana hatlarıyla beş büyük döneme ayrılabilir:

    Tarih öncesi dönemi
    Byzantion dönemi
    Konstantinopolis dönemi
    Konstantiniyye dönemi
    İstanbul dönemi
    Tarih öncesi çağlar

    İstanbul'un tarihi üç yüz bin yıl önceye kadar uzanmaktadır. Küçükçekmece Gölü kenarında bulunan Yarımburgaz mağarasında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere rastlandı.[25] Bu dönemde gölün çevresinde Neolitik ve Kalkolitik insanların yasadığı sanılmaktadır. Çeşitli dönemlerde yapılan kazılarda, Dudullu yakınlarında Alt Paleolitik Çağ'a, Ağaçlı yakınlarında ise, Orta Paleolitik Çağ ile Üst Paleolitik Çağ'a özgü aletlere rastlandı.

    Kuruluş dönemi ve Byzantion

    İstanbul'un en önemli tarihi yapılarından Galata Kulesi, 20102008 yılında İstanbul metrosu için yapılan Marmaray tüp geçidi kazıları sırasında Cilalı Taş Devri'nin sürdüğü MÖ 6500'lü yıllara ait kalıntılara rastlanan şehrin, Anadolu Yakası'ndaki Fikirtepe'de yapılan kazılarda ise Bakır Çağı'nın sürdüğü MÖ 5500–3500 yıllarına ait kalıntılar bulundu.[30] Bunun yanında Kadıköy'de Fenikelilere ait kalıntılar bulundu. Traklar, kentin yakınlarına MÖ 13. yüzyıl ve 11. yüzyıllarda Semistra kentini kurdu.[31] Kral Lygos zamanında Sarayburnu'na, bugünkü Topkapı Sarayı'nın bulunduğu yerde bir Akropolis kuruldu. MÖ 685'te Megara'dan gelen Yunanlar burada bir koloni kurdu, Kral Byzas'ın hükümsürdüğü MÖ 667 yılında ise Byzantion kuruldu.[32] Kente Roma İmparatorluğu hakim olunca, kentin adı Septimius Severus tarafından kısa süreliğine oğlunun adı Augusta Antonina kondu,[33] ardından İmparator I. Konstantin zamanında kent Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edildi. Bu sırada Nova Roma olarak değiştirilen kentin adı benimsendi ve 337 yılında İmparator I. Konstantin'in ölümüyle Konstantinopolis'e çevrildi.

    Bizans İmparatorluğu Dönemi

    Bizans Dönemi'nin en önemli eserlerinden Aya Sofya Müzesi, 2004Bu dönem 324 - 1453 yılları arasını kapsadı. I. Konstantinus şehri ele geçirip Roma İmparatorluğu'nun başkenti yaptıktan sonra, şehir ayrıca Roma'nın doğusunun yönetim merkezi oldu. Romalı nüfusu bu dönemde, Romalı soyluların göçü de dahil olmak üzere önemli boyutta arttı. Bu dönemde; yeni bir mimari yapıyla şehir oldukça genişledi. 100.000 kişilik bir hipodromun (Sultanahmet Meydanı) yanı sıra, limanlar ve su tesisleri yapıldı.

    Konstantinus'un döneminde şehre Nova Roma dese de; 11 Mayıs 330 da şehrin ismi Konstantinopolis oldu. Döneminde Dünya'nın en büyük katedrali olan Ayasofya'yı 360'da kuran Konstantin; böylece Roma İmparatorluğu'nun dinini de Hıristiyanlık olarak değiştirdi. Pagan Roma dinine inanan batı ile ilk kopuş da bu dönemde başladı. Her ne kadar; Bizans İmparatorluğu I. Theodosius'un ölümü ile başlasa da; Bizans İmparatorluğu Konstantinus Hristiyanlığı getirmesine duyduğu saygıdan kendisini hep bir Bizans İmparatoru olarak gördü; 1453'deki çöküşüne kadar da 10 İmparatorunun daha ismi Konstantinus oldu. Bu dönemde İstanbul'un rolü oldukça stratejikti; Avrupa ve Asya arasında bir kapı oldu. Bu vesile ile, ticaret, kültür ve diplomasinin yapıldığı bir merkezdi. Bu dönemde şehrin ismi "Poli" (şehir) de oldu.[34]

    476'da Batı Roma'nın yıkılması sonrasında da; Batı Roma İmparatorluğu'ndaki Romalıların büyük bir çoğunluğu buraya göç etti, ve Bizans İmparatorluğu'nun da başkenti İstanbul oldu. 543'de nüfusun yarısının ölümüne sebebiyet veren veba salgınından sonra; şehir İmparator I. Jüstinyen döneminde yeniden inşa edildi.

    700lü yıllarda Sasaniler ve Avarlar'ın saldırısına uğrayan şehir; 800lü yıllarda Bulgarlar ve Arapların, 900lü yıllarda ise Ruslar ve Bulgarların saldırısına uğradı.

    Ancak; saldırılar arasında en yıkıcı olanı 1204 yılında oldu. Haçlılar tarafından; 4. Haçlı Seferi'nde 1204 yılında ele geçirilen şehir yağmalandı; halkın büyük bir çoğunluğu şehirden kaçtı; yoksul ve enkaz içinde bir kente dönüştü. Bunun sebebi Batı Roma'da büyüyen Latinlerin; Katolik Hristiyanlık anlayışı ile Bizans'daki Ortodoks Hristiyanlık inanışı arasındaki farklılıklar ve uyumsuzluklardır. Bu dönem sonrasında, 1261 yılında Palailogos Hanedanından; Michael VIII Palaeologus şehri tekrar ele geçirmiş ve Latin'lerin dönemini sona erdirdi.

    Bu dönemden sonra giderek küçülen Bizans; Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1391'den sonra kuşatılmaya başlandı; en sonunda 29 Mayıs 1453'de Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesine geçti. İstanbul'un fethi, Dünya tarihinde Orta Çağ'ın sonunu simgelemektedir.

    Bizans'ın son imparatoru Konstantin fetihten önce İstanbul'u çok iyi savunuyordu.Suda bile yanan Grejuva,deniz seferlerini zorlaştırıyordu.Surların güçlülüğü ise şehre girmeyi %70-80 oranında zorlaştırıyordu.Fakat Fatih Sultan Mehmet,zoru başararak yeni bir çağ açtı...

    Osmanlı İmparatorluğu dönemi

    Bu dönem 1453 - 1923 yılları arasını kapsadı. 29 Mayıs 1453'de; Osmanlı İmparatorluğu padişahı Fatih Sultan Mehmet'in 53 gün süren kuşatması sonrasında; İstanbul Osmanlı'nın 3'üncü ve son başkenti oldu.

    Osmanlının ele geçirmesinden sonra; Topkapı Sarayı ve Kapalı Çarşı'nın da kurulması ardından bir çok okul ve hamam açıldı. Dünya'nın ve İmparatorluğun dört bir yanından insanların taşındığı şehirde Yahudilerin, Hıristiyanların ve Müslümanların beraber yaşadığı kozmopolit bir toplum oluştu. Bizans döneminden kalan, eski binalar ve surlar onarıldı.[35] Fetihten 50 yıl sonra; Dünya'nın en büyük şehirlerinden biri haline gelen İstanbul'da "Küçük Kıyamet" olarak da adlandırılan; 14 Eylül 1509 İstanbul Depremi sonrasında (8 şiddetinde olduğu ileri sürülmektedir); 45 gün süren artçı sarsıntılarla binlerce bina yıkıldı ve bir çok insan yaşamını kaybetti.[36]

    1510 yılında; Sultan II. Beyazıd; 80.000 kişinin çalışmasıyla şehri yeniden kurdu. Günümüzde de varolan eserlerin büyük bir çoğunluğu bu dönemden kaldı. Mimar Sinan'ın camileri ve diğer binaları kurduğu Kanuni Sultan Süleyman döneminde; mimari ve sanat konularına önem verildi. Lale Devri döneminde; Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa 1718 yılından itibaren; itfaiye'yi kurdu, ilk matbaayı açtı ve fabrikalar kurdu. 3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında da batılaşma süreci hızlandığı dönemde bir çok alanda yenilikler yaşandı.[37]

     

    Haliç'in üzerine köprü; Karaköy'e tünel, demiryolları, kentin içindeki deniz taşımacılığı, belediye örgütlerinin, hastanelerin kurulmasıyla modern bir şehir halini alan İstanbul, 1894 yılında Üçyüzon Depremi ile birlikte tekrar büyük bir zarar gördü. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında ise 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri donanmasınca da işgal edildi.[38] İstanbul'un 2500 yıllık başkentlik dönemi 29 Ekim 1923'de sona erdi.

    Osmanlı ve Bizans kayıtlarında, 1402'de Yıldırım Bayezıd döneminde İstanbul’un alınması amacıyla yapılan kuşatma kaldırılırken, yapılan anlaşma gereği Sirkeci’de bir Türk mahallesi kurulması şartına uygun olarak Göynük ve Taraklı’dan 760 hane Manav İstanbul’a yerleştirildi. Yani İstanbul’a yerleştirilen ilk yerli Türklerin, bu yöreden giden Manavlar olduğu kaynaklarca da doğrulanmaktadır. Özellikle Anadolu Yakası'ndaki Türklerin kökeni manavlardır.[39]

    Cumhuriyet dönemi

    Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu. ”
    —Napolyon Bonapart[40]

    Cumhuriyet sonrası 1923-1950 yılları arasında fiziksel atılımlar oldu. 1900'lerin başında 1 milyon olan nüfus, 1927'de 690.000'e düştü, 1935'de 740.000 ve 1945'de tekrar 900.000'e ulaştı.[41] 1950'lerde Balkanlar'dan göç alan şehirde, bu dönemde şehirleşmede gecekondular ön plana çıkmaktadır. 1960'larda ise gecekonduların yanında, apartmanlaşma başladı. 1970'lerde ise hızlı nüfus artışı ile konut ve ulaşım sorunları önem kazandı. Bu dönemde otomobil sayısının artması ve sonucunda trafiğin artması Boğaziçi Köprüsü'nün yapılmasında etkili oldu ve ulaşımda önemli bir noktaya varıldı. İstanbul metropoliten alanı 1970-1975 yılları arasında merkezde 50 kilometre yarıçaplı iken 1980'de 60 kilometre yarıçapa ulaştı. 1990'ların nüfus artışı, nüfusun dış taraflara yayılması ile sonuçlandı ve sonucunda İETT'nin yetersiz gelmesi ile dolmuş ve minibüsler bu açığı kapatmaya çalıştılar. 70’li yıllarda eski hızı ile olmasa da imar faaliyetleri canlanan şehirde 1973 yılında Boğaziçi Köprüsü açıldı.[42]

    Sanat

    Kent, çok kez el değiştirip, yıprandığından kentte, Roma İmparatorluğu Dönemine ait fazla yapı kalmadı.Kalanlar içinde en önemlileri: 330 yılında İmparator I. Konstantin onuruna kentin yedi tepesinden birine dikilen anıt. Sütun her biri 3 ton ağırlığında ve 3 metre çapında olan bileziklerle birbirine bağlanmış toplam 8 adet sütun ve bir kaidenin üst üste konulmasıyla oluşturuldu.[31] Bu dönemden günümüze kalan bir başka yapı da Bozdoğan Kemeri'dir. Kentin su rezerv sisteminin inşası İmparator Hadrianus döneminde başladı.[32] I. Konstantin zamanında kentin yeniden yapılanması ve büyümesiyle birlikte hızla artan nüfusun ihtiyacını karşılamak için sistemin daha da genişletilmesine gerek duyuldu.[33] Kemer, suyunu Kağıthane ile Marmara Denizi[34] arasında kalan tepelerin yamaçlarından alan ve Trakya'nın tepelik bölgelerinden kente kadar uzanarak kentin su gereksinimini karşılayan geniş kemerler ve kanallar sisteminin son noktasında yer aldı. O zamanlar kente gelen bu su, toplam kapasitesi 1 milyon metreküpten fazla olan üç açık ve Yerebatan Sarnıcı gibi yüzden fazla yeraltı sarnıcında depolandı.[35] Bugün Sultanahmet Meydanı olarak bilinen Hipodrum Meydanı ise Circus Maximus tarafından inşa edildi.

    Doğu Roma İmparatorluğu

    Kız Kulesi, Üsküdar’da Bizans İmparatorluğu Dönemi'nden kalmış tek eserdir.Doğu Roma İmparatorluğu, kentte bin yıl kadar hüküm sürdü ve burayı başkent olarak kullandı. Bu özelliğinden dolayı İstanbul'da çok sayıda Doğu Roma yapısı vardır. Bunların en önemlileri Eminönü'nde toplanmıştır. Bu yapılar içinde en önemlisi, kilise olarak açılan Ayasofya Müzesi'dir. Ayasofya Doğu Roma İmparatoru I. Jüstinyen tarafından M.S. 532 - 537 yılları arasında inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesiyle Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürüldü ve günümüzde müze olarak hizmet verir.[43][44] Ayasofya'dan sonra yapılan önemli yapılardan biri Fethiye Camisi'di. Kilise olarak, 13. yüzyıl sonlarında Doğu Roma'nın ileri gelenlerinden Mihail Glabas Tarkaniotes tarafından inşa ettirildi.[45] İstanbul'un fethinden sonra 1454 yılında patrikhane olarak kullanıldı, 1590 yılında İran savaşlarında Gürcistan ve Azerbaycan'ın fethedilmesiyle, fethin hatırası olarak camiye dönüştürüldü. Gene önemli yapılardan Kariye Müzesi, manastır olarak 534 yılında Doğu Roma İmparatoru I. Jüstinyen döneminde Aziz Theodius tarafından yapıldı. 11. yüzyılda I. Aleksios'un kayınvalidesi Maria Doukaina tarafından yeniden inşa ettirildi. 1204-1261 yıllarındaki Latin İmparatorluğu döneminde harap olan manastır, Theodoros Metokhites tarafından 14. yüzyılda onarıldı. Dış narteks ve parekklesion bu dönemde yapıya eklendi.


    Osmanlı İmparatorluğu

    Yeni Barok tarzda yapılan Ortaköy'deki Büyük Mecidiye CamiiOsmanlı'da sanat mimaride olarak çok ileridedir. İmparatorluk devri boyunca sayısız eser yapılmıştır. Yapılar basit ve kullanışlı olduğu kadar vakur ve heybetlidir. Muhteşem saray tipi 19. asırda Batı'dan gelerek girmiştir. Bununla beraber Allah adına yapılan camiler ve Tekkeler tamamen abidevîdir. Camiler çevreleri bir sürü sosyal müessese ile örülür ve bir "külliye" teşkil ederler. Osmanlılar fevkalâde imarcıdır. Yapıları kendi medeniyetine ait olmasa bile ihtimamla korur. Bunun en güzel örneklerinden biride Aya İrini Kilisesi'dir. İmar görülmediği hiçbir imparatorluk köşesi yoktur. Bazı mütevazı mahalle zenginleri bile, bir mescid yaptıramadığı takdirde bir çeşme yaptırır veya bir mektep tamir ettirir. Toplum anlayışı fevkalâde güçlüdür. Mimar Sinan'ın dünya tarihinin en büyük mimarlarından biri belki birincisi olduğunda ittifak vardır. Bir asır yaşayan ve son yarım asrını mimarbaşı olarak geçiren Sinan şu eserleri yapmıştır. 81 cami, 50 mescid, 55 medrese,19 türbe, 14 imaret, 3 hastahane, 7 su bendi (baraj), 8 köprü, 16 kervansaray, 33 saray, 32 hamam, 6 mahzen, 7 d'arulkurrâ. Bu 441 eser bütün imparatorluğa dağılmıştır.[46] 1839 yılında Tanzimat Fermanı'nın ilanı Avrupalılaşma yolunda önemli adımlar atılmıştır. Osmanlı, 18. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa tarzını benimsemiş ve bunu mimariye ve sanata yansıtmıştır. Avrupa'da yaygınlaşan barok stili İstanbul'da da bir çok eserin yapımında uygunlanmıştır. Barok ve rokoko tarzında yapılan Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Ortaköy Camii dünyada bu tür için önemli bir yer teşkil eder.

    Coğrafya

    İstanbul Boğazı'nın uydudan görünümü.
    İstanbul Boğazı'nın Çamlıca'dan görünümü.İstanbul 41° K, 29° D koordinatlarında yer alır. Batıda Çatalca Yarımadası, doğuda Kocaeli Yarımadası'ndan oluşur. Kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi ve ortada İstanbul Boğazı'ndan oluşan kent, kuzeybatıda Tekirdağ'a bağlı Saray, batıda Tekirdağ'a bağlı Çerkezköy, Tekirdağ, Çorlu, Tekirdağ, güneybatıda Tekirdağ'a bağlı Marmara Ereğlisi, kuzeydoğuda Kocaeli'ne bağlı Kandıra, doğuda Kocaeli'ne bağlı Körfez, güneydoğuda Kocaeli'ne bağlı Gebze ilçeleri ile komşudur.[47] İstanbul'u oluşturan yarımadalardan Çatalca Avrupa, Kocaeli ise Asya anakaralarındadır. Kentin ortasındaki İstanbul Boğazı ise bu iki kıtayı birleştirir. Boğazdaki Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi Köprüleri kentin iki yakasını birbirine bağlar. İstanbul Boğazı boyunca ve Haliç'i çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur.


    Havadan İstanbul'un kalbi Jeoloji [değiştir]İstanbul'a, yakın yerde bulunan Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kuzey Anadolu'dan başlayarak Marmara Denizi'ne kadar uzanır.[48] İki tektonik plaka olan Avrasya ve Afrika birbirlerini iterler ve buda fayın hareket etmesine sebep olur. Bu fay hattı nedeniyle bölgede tarih boyunca çok şiddetli depremler meydana gelmiştir.[49] 1509 yılında meydana gelen Büyük İstanbul Depremi bunun en büyük örneğidir. Bu deprem İstanbul'da, 100 camiinin yıkılmasına ve 10 bin insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. 1766 yılındaki depremde ise, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Eyüp Sultan Camii ve Kapalıçarşı gibi yapılar büyük hasar aldı. 1999 Gölcük Depremi'nde de 18 bin insan ölmüş ve birçok insanda evsiz kalmıştır.[50] Sismolojistler, 2025 yılından önce 7 büyüklüğünde bir depreminde olabileceğini belirtmektedirler.[51]

    İklim

    İstanbul'un iklimi, Karadeniz iklimi ile Akdeniz iklimi arasında geçiş özelliği gösteren bir iklimdir, dolayısıyla İstanbul'un iklimi ılımandır.[52]

    İstanbul'un yazları sıcak ve nemli; kışları soğuk, yağışlı ve bazen karlıdır. Nem yüzünden, hava sıcak olduğundan daha sıcak; soğuk olduğundan daha soğuk hissedilebilir. Kış aylarındaki ortalama sıcaklık 2 °C ile 9 °C civarındadır ve genelde yağmur ve karla karışık yağmur görülür.[52] Kar da yağar. Kış aylarında bir iki hafta kar yağabilir. Yaz aylarındaki ortalama sıcaklık 18 °C ile 28 °C civarındadır ve genelde yağmur ve sel görülür.[52]

    En sıcak aylar Temmuz ve Ağustos aylarıdır ve ortalama sıcaklık 23 °C dir, en soğuk aylar da Ocak ve Şubat aylarıdır ve ortalama sıcaklık 5 °C dir.[52] İstanbul'da yılın ortalama sıcaklığı 13,7 derecedir.[52]

    Toplam yıllık yağış 843,9 mm dir ve tüm yıl boyunca görülür.[53] Yağışların % 38'i kış % 18'i ilkbahar, % 13'ü yaz, % 31' sonbahar mevsimindedir. Yaz en kuru mevsimdir, ama Akdeniz iklimlerinin aksine kurak mevsim yoktur. İstanbul 1994 yılına kadar susuzluk çekmiştir fakat alınan önlemle herhangi bir su sıkıntısı kalmamıştır.

    Şu ana kadar en yüksek hava sıcaklığı; 12 Temmuz 2000'de 40.5 °C olarak kaydedilmiştir. En düşük hava sıcaklığı ise; 9 Şubat 1929'da -16.1 °C olarak kaydedilmiştir.[54]

    Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.

    İstanbul iklimi

    Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Yıl
    Ortalama en yüksek sıcaklık, °C 8,7 9,1 11,2 16,5 21,4 26,0 28,4 28,5 25,0 19,1 15,3 11,1 18,4
    Ortalama sıcaklık, °C 5,8 5,9 7,6 12,1 16,7 21,0 23,4 23,6 20,2 16,0 11,9 8,2 14,3
    Ortalama en düşük sıcaklık, °C 2,9 2,8 3,9 7,7 12,0 16,0 18,5 18,7 15,5 12,0 8,5 5,3 10,3
    Ortalama yağış, mm 98,4 80,2 69,9 45,8 36,1 34,0 38,8 47,8 61,4 96,9 110,7 123,9 843,9
    Kaynak: Worldweather.org[55] Türkiye Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü (DMİ)

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - İZMİR




    İZMİR

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 11.973 km²
    efes

    NÜFUS:  3.965.232 (2011)

    İL TRAFİK NO: 35

    İLÇELER: Bornova, Buca, Karşıyaka, Konak, Menderes, Aliağa, Beydar, Bayındır, Bergama, Çeşme, Dikili, Foça, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kira, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı, Urla.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Dikili, Foça, Çeşme, Seferihisar ve Gümüldür Kıyıları, Balçova-Çatalkaya Teleferiği, Asansör, Yamanlar-Karagöl, Tunay, Uzunkuyu, Belkahve ve Çamlık Orman İçi Dinlenme Yerleri, Balçova-Agamemnon, Çeşme-Şifne, Bergama-Güzellik, Menemen, Seferihisar, Bayındır, Foça (Phokaia), Larisa, Erythrai, Klazomenai, Teos, Lebedos, Kolophon, Klaros, Notion ve Efes (Ephesos) İlkçağ Kent Kalıntıları, Meryem Ana Evi, Bayraklı, Kadifekale, Artemis Hamamı, Kızılçullu ve Selçuk Sukemerleri, İzmir Agorası, Çeşme ve Selçuk Kaleleri, Belevi Tümülüsü ve Mezar Anıtı, Bergama, Ödemiş ve Tire Ulucamileri, Faik Paşa, Hisar, Hacı Hüseyin (Başdurak), Kestane Pazarı, Ali Ağa, Hatuniye, Çorak Kapı, Konak, Kurşunlu, Şadırvan, İkiçeşmelik, Salepcioğlu, İsa Bey, Mehmed Bey, Kazganoğlu, Yeni, Paşa ve Rüstem Paşa Camileri, Kızlarağası, Mirkelamoğlu ve Karaosmanoğlu Hanları, Sultan Şah, Mehmed Bey, İbn Melek ve Süleyman Şah Türbeleri, İzmir Saat Kulesi, İzmir Atatürk ve Menemen Kubilay Anıtları, Uluslararası İzmir Fuarı, İzmir Arkeoloji, İzmir Resim ve Heykel, İzmir Atatürk, Efes Arkeoloji, Bergama ve Tire Müzeleri.


    Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma
    Genel Müdürlüğü Kamp Yerleriizmir saat kulesi

    Gümüldür
    66 Evler Gümüldür / İzmir
    Tel: (232) 793 19 97

    Tanay
    Şifne Yolu, Ilıca / Çeşme
    Tel: (232) 729 35 76

    Teos-Emeksiz
    Sığacık, Seferihisar / İzmir
    Tel: (232) 369 64 85

    Kalemlik
    Çukurallı Mah. Özdere / İzmir
    Tel: (232) 369 64 85

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (232) 441 13 97
    Faks: (232) 441 13 98

    Orkestra ve Korolar

    İzmir Devlet Senfoni Orkestrası
    Müdür: Numan Pekdemir
    Adres: S.S.K. Blokları C1 Bolk Kat-4
    35260 Konak – İzmir
    Tel: (0 232) 484 83 43
    Faks: (0 232) 484 51 72

    İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü
    Adres: Serbölük Vakıf İşhanı Gazi Bulvarı No:81
    Çankaya – İzmir
    Koro Tel: (0 232) 483 09 60

    Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü
    Mithatpaşa Cad. 94
    Konak – İzmir
    Tel: (0 232) 484 89 45
    Faks: (0 232) 441 13 98

    Müzelerizmir asansör

    İzmir Müzesi
    Adres: Halil Rıfat Cad. No: 4 Konak – İzmir
    Tel: (232) 484 83 24
    Faks: (232) 425 46 77

    Atatürk Müzesi

    Adres: Atatürk Cad. No: 24 Alsancak – İzmir
    Tel: (232) 421 70 26

    Bergama Müzesi

    Adres: Cumhuriyet Cad.
    Bergama – İzmir
    Tel: (232) 633 10 96
    Faks: (232) 631 07 77

    Çeşme Müzesi

    Adres: Kale Sok. No:1 Çeşme – İzmir
    Tel: (232) 712 66 09

    Efes Müzesi

    Adres: Kuşadası Cad. Selçuk – İzmir
    Tel: (232) 892 60 10
    Faks: (232) 892 70 02

    Ödemiş Müzesi

    Birgi Çakırağa Konağı

    Adres: Ödemiş – İzmir
    Tel: (232) 545 11 84

    Tire Müzesi

    Adres: Samizade Meydanı Tire – İzmir
    Tel: (232) 512 18 60
    Faks: (232) 512 18 62

    Örenyerleri

    ephesus

    İzmir Arkeoloji Müzesi

    Larissa – Menemen
    Kolofon
    Kyme -Aliağa
    Teos – Seferihisar
    Panaztepe – Menemen
    Apora – Konak – İzmir
    Klozazenai – Urla
    Gryneion – Menemen
    Foça
    Metropolis
    Myrina
    Lebedos

    Çeşme Müzesi
    Erythari – Çeşme / Ildırı Köyü

    Efes Müzesi
    Efes Örenyeri – Selçuk
    St. Jean Anıtı – Selçuk
    Ertemision – Selçuk
    Beleui Mezar Anıtı – Selçuk
    Mution Ören Yeri – Selçuk
    Kolofon – Menderes
    Claros – Menderes

    Bergama Müzesi
    Akropol – Bergama
    Asklepion – Bergama
    Bazilika – Bergama
    Maltepe Tümülüsü – Bergama
    Yığma Tepe – Bergama
    Tavşan Tepe Tümülüsü – Bergama
    X Tepe Tümülüsü – Bergama
    Perperane – Kozak
    Teuthrania – Kalarga – Bergama
    Pindasos – Madradağı – Bergama
    Kanai – Dikili
    Aterneus – Dikili
    Arginussu – Acan Adası – Dikili
    Harmakopalia – Bergama – Bölcek Köyü
    Aigai – Nemrut Kale – Zeytin Dağı
    Teutarania – Zeytindağ – Bergama
    Elaia – Kazıkbağları – Bergama
    Gryneion – Yenişakran
    Pitane – Çandarlı
    Myrina – Aliağa
    Partheieion – Çaltıkoru – Bergama

    Önemli Günlerçeşme kalesi

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Ulu Önder Atatürk’ün Bergama’ya Gelişi
    Bergama
    Her Yıl 13 Nisan Günü

    Atatürk’ün Annesi Zübeyde Hanımı Anma Günü
    Karşıyaka
    14 Ocak

    İlk Kurşun Töreni
    Ödemiş
    Mayıs Ayının Son Pazar Günü

    Atatürk’ün İlçeye Gelişi
    Seferihisar

    Müzeler Haftası
    Tire
    24-28 Mayıs

    Sultan Nevruz Bayramı
    Tire
    21 Mart

    Hıdrellez Bayramı
    Tire
    6 Mayıs

    Bağ Bozumu Şenlikleri
    Urla
    14 Ağustos

    Kabotaj Bayramı
    Karaburun
    1 Temmuz

    Kurtuluş Günü:

    Bergama’nın Kurtuluşu
    Bergama
    Her Yıl Eylül Ayının 14′ünde

    Beydağ’ın Kurtuluşu
    Beydağ
    7 Eylül

    Çeşme’nin Kurtuluşu
    Çeşme
    16 Eylül

    Çeşme Alaçatı’nın Kurtuluşu
    Çeşme-Alaçatı
    15 Eylül

    Dikili’nin Kurtuluşu
    Dikili
    14 Eylül

    Foça’nın Kurtuluşu
    Foça
    11 Eylül

    Kiraz’ın Kurtuluşu
    Kiraz
    1 Eylül

    İzmir’in Kurtuluşu
    İzmir
    9 Eylül

    Karaburun’un Kurtuluşu
    Karaburun
    16 Eylül

    Kınık’ın Kurtuluşu
    Kınık
    13 Eylül

    Menemen’in Kurtuluşu
    Menemen
    9 Eylül

    Ödemiş’in Düşman İşgalinden Kurtuluşu
    Ödemiş
    3 Eylül

    Seferihisar’ın Kurtuluşu
    Seferihisar
    11 Eylül

    Selçuk’un Kurtuluşu
    Selçuk
    8 Eylül

    Tire’nin Kurtuluşu
    Tire
    4 Eylül

    Torbalı’nın Kurtuluşu
    Torbalı
    7 Eylül

    Urla’nın Kurtuluşu
    Urla
    10-11-12 Eylül

    Fuarlar:

    Uluslararası İzmir Fuarı
    İzmir
    26 Ağustos-10 Eylül

    Ödemiş Milli Fuarı
    Ödemiş
    3-13 Eylül

    Festivaller:

    Uluslararası Karpuz Festivali
    Bayındır
    Temmuz

    Uluslararası Müzik Festivali
    Çeşme
    4-9 Temmuz

    Kültür ve Sanat Festivali
    Dikili
    Temmuz Ayının Son Haftası

    Kültür ve Sanat Festivali
    Foça
    Ağustos Ayının 2. Haftası

    Uluslararası İzmir Festivali
    İzmir (Merkez)
    29 Temmuz-19 Ağustos

    Kemalpaşa Kiraz Festivali
    Kemalpaşa
    Mayıs Ayının 3. ve 4. Haftası

    Menemen Kurtuluş Festivali
    Menemen
    7-8-9 Eylül

    Çilek Festivali
    Menemen-Emiralem
    5 Mayıs

    Kiraz Festivali
    Ödemiş-Bademli
    Mayıs Ayının Son Haftası ya da Haziran Ayının İlk Haftası
    Uluslararası Selçuk-Efes Kültür Sanat ve Turizm Festivali
    Selçuk (Efes Antik Stadium)
    16-17 Ocak

    Kültür ve Sanat Festivali
    Tire
    3-6 Eylül

    Şenlikler:

    Bahar Şenliği
    Kınık
    6 Mayıs

    Torbalı Güz Etkinlikleri
    Torbalı
    Basın ve Gülmece Konusu 7-8-9 Eylül
    Çevre ve Gülmece Konusu 6-7-8 Eylül
    Yaşam ve Gülmece Konusu 5-6-7 Eylül
    Siyaset ve Gülmece Konusu 3-4-5 Eylül


    1. Resim:Efes
    2. Resim:Saat Kulesi
    3. Resim:Asansör
    4. Resim:Efes
    5. Resim:Çeşme Kalesi

    İzmir Kuş Cenneti – Çiğli

    Orman Genel Müdürlüğü’nce koruma altına alınmış olan Kuş Cenneti, Çiğli’deki Çamaltı Tuzlası sahası içinde 8000 hektarlık bir alana yayılmaktadır. Dünyada nesli tükenmekte olan tepeli pelikanları, pembe kanatlı flamingoları, 2005 yılında İzmir’de yapılacak olan Dünya Üniversite Spor Oyunları’nın maskotu olan yalı çapkını, gri ve siyah leylekleri ile 205 kuş türünün yaşadığı bu cennet, sahip olduğu doğal şartlar bakımından ülkemizin en önemli sulak alanlarından biri olduğu gibi, dünyadaki benzerleri ile kıyaslanamayacak derecede de mükemmeldir.

    Doğaseverler ve fotoğraf hobisi bulunanlar için Çamaltı Tuzlası ile Kuş Cenneti bulunmaz bir nimettir. Saha içindeki Çamaltı Tuzlası, yıllık 600 bin tonu bulan kapasitesi ile Türkiye’nin tuz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamaktadır. 8000 hektarlık alan, 1982 yılında Su Kuşları Koruma ve Üreme Sahası olarak tescil edilmiştir. Çiğli’den 10, Karşıyaka’dan 26 kilometre uzaklıktadır. Yılda 50 bin kuşun uğradığı bölge, kuşların göç yolu üzerindedir ve aynı zamanda arkeolojik sit alanıdır. Kuş Cenneti’ nde ziyaretçi merkezi, kuş gözlem kuleleri, dürbün ve gezi bisikleti bulunmaktadır.

     

    İZMİR(ÇİĞLİ)

    İzmir Körfezi’nin kuzeyinde, eski Gediz yatağının oluşturduğu ovada kurulmuş olan Çiğli ilçesinin yüzölçümü 97 km2 dir. Kuzeyinde Menemen, güneybatısında İzmir Körfezi, doğusunda Karşıyaka bulunmaktadır. İlçenin denizden yüksekliği 1 – 150 m. arasındadır.Yörenin genelde bataklık ve sazlık olması ve yeşil alanlara çok çiğ düşmesinden dolayı, ilk yerleşenler tarafından buraya “Çiğli” adının verildiği söylencelerde dile getirilmektedir. 1893 yılında Yugoslavya’dan göç eden Türk kökenli göçmenler ile birlikte, Çiğli’nin bir yerleşim alanı olarak gelişmeye başladığı bilinmektedir.

    İlçede 1 belde ve 1 köy ve merkezde de 16 mahalle bulunmaktadır. 2000 yılı sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 113 543’dür. Nüfusun 113 543’ü ilçe merkezinde, 6 803’ü Sasalı Beldesi ve Kaklıç köyünde yaşamaktadır.

    25 İlköğretim Okulu, 12 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 22872 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 1111 öğretmen görev yapmaktadır. İlçe arazisinin 17829 dekarı tarım arazisidir. Bu alanlarda bağcılık, zeytincilik ve pamuk yetiştiriciliği yapılır.Ülkemizin sayılı organize sanayi bölgelerinden biri olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Çiğli’de kurulmuştur. Ülkemizin tuz ihtiyacının % 60’ını karşılayan Çamaltı Tuzlası ilçe sınırları içinde yer almaktadır. İçinde 220 tür kuşun barındığı, dünya kuşlarının başkenti olarak adlandırılan “İzmir Kuş Cenneti” önemli bölümüyle Çiğli’dedir. 8 000 hektar alanda yer alan sazlıklar, adalar, yarımadalar ve tuzla havuzları kuş cenneti için doğal bir ortam hazırlamıştır. Kuş Cenneti içinde Lodos Tepe, Orta Tepe ve Poyraz Tepe adıyla anılan 3 tepecik bulunmaktadır. Bu tepelerden; tuz tavaları, Homa Dalyanı ve İzmir Körfezi’nin görünüşü olağanüstü güzelliktedir.


    ESKİ FOÇA

     Eski Foça Güzel ve Ucuza tatil yapabileceğiniz çok ideal bi yer.Geçtiğimiz yaz 2 haftalığına gitmiştim çok daha uzun kaldım.Pansiyonların ucuz olması , Denizin güzelliği süper..

    Eski Foçaya girerken göreceğiniz Ada zaten sizi bitiricek ve iyiki geldim diyeceksınız.

    Turistlerin yaş ortalaması genç ve genellikle İngiliz.Turizme bu konuda katkıda bulunmak arkadaşlara şunu söylemek isterim ;

    Aynı zaman da yatlarla Turlar düzenleniyor , Ada ada geziyosunuz gün içinde.Kuşadasına kadar gezip görebiliyosunuz.Ve çok ucuz bu turlar.

    Taze balığın kralı burda  Manzara süper , fonda müzik , balığın kralını yiyorsun, ,gelen hesap keyfini kaçırmıyor.

    İzlenimlerim Negatif Yönler;

    - Bi kaç yer pahalı.

    - Kalabalık olmaması sizin için negatif olabilir.Tercihe bağlı.

    - Halkı biraz içine kapanık pek yardımcı olmuyor.Fakat önceden bilgi sahibi olup giderseniz bi sorun teşkil etmez.
    ———————————————————————–

    Nasıl Gidebilirim ? Nerde bu Eski Foça?

    İzmir – Çanakkale yolunun 39 km’sinden sola sapıp 26 km. sonra Foça’ya ulaşılır. İzmir’den çıktıktan sonra Karşıyaka, Çiğli ve Menemen’i geçtikten biraz sonra sağda Elf Benzin İstasyonu’nu görünce sinyal verip, sol şeride yanaşabilirsiniz demektir. Işıklardan sola döndüğünüzde artık Foça yolundasınız.

    Ne Yenir İçilir?

    BALIK



    Geleneksel Foça evleri

    Geleneksel Foça evlerini Kule evler, Bitişik Düzen Evler, Tek Ev Tipi olmak üzere başlıca üç grupta incelenebilir.

    Kule evler; Foça’nın dışında, terkedilmiş ya da halen yerleşme yeri olan köylerde, dağınık olarak tek ya da toplu durumda bulunurlar.Yüksekliklerinin cephe genişliğinden daha fazla olması nedeniyle ‘kule ev’ diye adlandırılırlar.

    Bitişik Düzen Evler; bu evler bir sokak içerisinde karşılıklı ve bitişik düzende, yan yana yapılmışlardır. Bitişik düzen evlerde ön bahçe yoktur, yapılar doğrudan sokağa açılır.

    Tek Ev Tipi; ayrık düzende, sıvasız yığma taş yapılardır.


    Geleneksel Foça mutfağı

    Geleneksel Foça mutfağı genel özellikleriyle Batı Anadolu kıyıları ve Ege adalarında yapılan tüm yemekleri içerir.Bununla birlikte balık çeşitleri, deniz ürünleri zeytin,zeytinyağı,enginar ve yabani otlardan yapılan Foça’ya özgü lezzetlerden bazıları   şunlardır: Izgara Sardalye, Yoğurtlu Balık, Kalamar Dolması, Balık Dolması, Balık Çorbası, Balık Paçası, Kuzu Etli Enginar, Zeytinyağlı Enginar Dolması yöreye özgü yemekler arasında sayılabilir.

    Foça ve çevresinde yetişen yabani otlardan arapsaçı, rezene, tarakotu ( iğnelik ), turpotu, radika, ısırgan otu, ebegümeci gibi otlardan nefis salata, meze ve börek içi hazırlanmaktadır.

    DIŞ KALE(FOÇA)

    Foça’nın güney batısındaki ‘Kale Burnu’nda ‘Dış Kale ya da Ceneviz Kalesi’ diye anılan kale, kaynaklara göre 1678 yılında bölgeyi korumak için stratejik bir noktada, Osmanlılar tarafından, bir boğazkesen olarak yapılmıştır. Bir burun üzerinde yer alan Kale, doğuda savunma amacıyla anakaradan büyük bir hendekle ayrılmıştır. Sualtı arkeolojik araştırmaları sırasında kalenin açıklarında denizin dibinde taş gülleler bulunmuştur. Bu gülleler, kaleden düşman gemilerine mancınıkla atılmış olduğu düşünülmektedir.

    FOÇA'DA AKDENİZ FOKLARI

    Foçalı denizcilerin yüzyıllardan beri süren denizle mücadelesinde, onları yalnız bırakmayan dostları, sevimli foklardır. Dünya üzerindeki toplam sayıları 350-400 civarında bulunan Akdeniz fokları dünyada sadece Türkiye, Yunanistan ve Kuzeybatı Afrika sahillerinde yaşamaktadır.

    Akdeniz foklarının bir kısmı Foça çevresindeki adaları kendilerine yurt edinmişlerdir.Artan turizm ve balıkçılığa rağmen bu adalardaki mağaraları ve kıyıları, yavrulamak, yavrularını büyütmek, dinlenmek ve güneşlenmek amacıyla kullanıyorlar. Latince adı ‘ Monachus Monachus’ olan Akdeniz fokları karaya çıkma ihtiyacı duyarlar ve yaşadıkları yerlerdeki insan belirtileri onları rahatsız eder. Bu tür, yeryüzünde neslinin tükenmesi tehlikesi bulunan 12 memeli türünden biridir.

     

    Foça adalarında yaşayan Akdeniz foklarını korumak amacıyla Aslanburnu ile Deveboynu Burnu arasındaki adalarda 2 mil uzaklığa kadar yaklaşmak, ayrıca fokların görüldüğü Siren Kayalıkları ve Orak Adası’na 100 metreden fazla yaklaşmak yasaklanmıştır.

    FOÇA'NIN TARİHÇESİ VE İKLİMİ

    İzmir’in 70 km. kuzeybatısında kalan Foça, İon’ların Ege sahillerinde kurdukları 12 İon kenti arasında en önemli merkezlerden biridir. Foça, tarihi ve arkeolojik öneminin yanı sıra, Homeros destanında adı geçen mitolojik bir yerleşmedir.

    “Horoz” ve “Fok Balığı” olmak üzere iki sembolü olan Foça mitolojik, arkeolojik, tarihi, doğa ve kentsel sitin bir arada olduğu özgün bir ilçedir. Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev (Anıt Mezar), Beş Kapılar (Ceneviz) Kalesi, Osmanlı dönemine ait Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar Camii, Hafız Süleyman Camii ve Osmanlı Mezarlığı ile Ege mimarisinin özelliklerini taşıyan sivil mimari yapıları, Foça’nın çevre değerlerini zenginleştiren unsurlardır.

    Tarihçe: Yunanistan’daki Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine çıkan ve burada Smyrna dahil bir çok yerleşim yeri kuran İonların kurdukları önemli merkezlerden biri de Foça’dır. Antik Foça kenti 12 İon birliğine dahil olup, Aiolis bölgesinde yer alır. Antik kent Phokaia adını ‘fok’ lardan alan Foça, döneminde önemli bir liman ve deniz gücüne sahipti . Foça elindeki deniz filosu ile, Korsika’da Alain, Pastum yanındaki Velia, Marsilya ve İspanya’nın doğu kıyılarında yer alan kentlerde koloniler kurmuştur. Foça, Pers, Büyük İskender, Cenevizliler, Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.

    İ.Ö.7.yüzyıldan başlayarak hızlı bir yükselme dönemine giren Phokaia kenti, ‘Tarihin Babası’ Heredot’a göre denizcilikte büyük gelişme göstermiştir. 50 kürekli ve 500 yolcu taşıma gücünde, hızlı tekneler kullanan Phokaialılar, uzun deniz yolculuğuna çıkan ilk Helenlerdir. Adriyatik Etruria, İberia ve Tartessos’u Helen dünyasına tanıtmışlardır.

    İklim: Foça’da tamamen Akdeniz iklimi hüküm sürer. Kışları yağışlı ve ılık, yazları ise kurak geçer. Üç yandan serin bir deniz havası alır. Yaz aylarının ortalama sıcaklığı 26 derece, deniz suyu sıcaklığı is 22 derecedir. Yaz mevsiminin en sıcak ayları Temmuz ve Ağustostur.

    TAŞ EV (FOÇA)

    Foça’ya 10 km. kala yol kenarında yükselen bu kaya anıt mezarı, yarı yontulmuş şekildedir. Pers etkisinde inşa edilen yapı Lykia- Lydia geleneğinde inşa edilmiş olup, M.Ö.4. yüzyıla tarihlenmektedir.

    Foça’da 2001 yılı kazı çalışmalarında “Taş Kule” veya “Taş Ev” olarak isimlendirilen Pers mezar anıtı üzerinde durulmuştur. Perslerin Phokaia’yı ele geçirmelerinin tarihi belgesi olan bu anıt M.Ö.V.yy.ın sonları ile VI. yy.ın başlarına tarihlenmektedir. Monoblok bir tüf kayanın oyulmasıyla oluşturulan bu anıt-mezar Eolia’da Persler’den günümüze gelen tek yapıdır. Anıtın ana gövdesi ile kübik biçimdeki üst bölüm arasında 35-42 cm. yüksekliğinde dört basamak bulunmaktadır. Yukarıya doğru küçülen anıt bir bakıma piramidal görünümdedir. Alt bölümde, cenaze motifi olarak bir kapı dikkati çekmektedir. Bu mezarın üzerindeki bezemeler İonai ve Lydia sanatını anımsatmaktadır. Anıtın asıl kapısı batıdadır ve buradan asıl mezar odasına girilir. Mezar anıtı sonraki yy.larda da kullanılmıştır. M.Ö.IV.yy.ın ikinci yarısında, kısa bir süre taş ocağı olmuş, Geç Roma döneminde hasara uğramış, Bizanslılar konut işlevi vermiş, Osmanlı döneminde de iç mekanda bazı değişiklikler yapılmıştır. Japon Tobacco International’in maddi desteği ile yapılan kazı, onarım ve çevre düzenlemesi sonunda bilimsel sonuçlar elde edildiği gibi 2500 m karelik bir alan da açık hava müzesine dönüştürülmüştür.


    Foça’ya 10 km. kala yol kenarında yükselen bu kaya anıt mezarı, yarı yontulmuş şekildedir. Pers etkisinde inşa edilen yapı Lykia- Lydia geleneğinde inşa edilmiş olup, M.Ö.4. yüzyıla tarihlenmektedir.

    Foça’da 2001 yılı kazı çalışmalarında “Taş Kule” veya “Taş Ev” olarak isimlendirilen Pers mezar anıtı üzerinde durulmuştur. Perslerin Phokaia’yı ele geçirmelerinin tarihi belgesi olan bu anıt M.Ö.V.yy.ın sonları ile VI. yy.ın başlarına tarihlenmektedir. Monoblok bir tüf kayanın oyulmasıyla oluşturulan bu anıt-mezar Eolia’da Persler’den günümüze gelen tek yapıdır. Anıtın ana gövdesi ile kübik biçimdeki üst bölüm arasında 35-42 cm. yüksekliğinde dört basamak bulunmaktadır. Yukarıya doğru küçülen anıt bir bakıma piramidal görünümdedir. Alt bölümde, cenaze motifi olarak bir kapı dikkati çekmektedir. Bu mezarın üzerindeki bezemeler İonai ve Lydia sanatını anımsatmaktadır. Anıtın asıl kapısı batıdadır ve buradan asıl mezar odasına girilir. Mezar anıtı sonraki yy.larda da kullanılmıştır. M.Ö.IV.yy.ın ikinci yarısında, kısa bir süre taş ocağı olmuş, Geç Roma döneminde hasara uğramış, Bizanslılar konut işlevi vermiş, Osmanlı döneminde de iç mekanda bazı değişiklikler yapılmıştır. Japon Tobacco International’in maddi desteği ile yapılan kazı, onarım ve çevre düzenlemesi sonunda bilimsel sonuçlar elde edildiği gibi 2500 m karelik bir alan da açık hava müzesine dönüştürülmüştür.

    ÇEŞME'YE NASIL ULAŞILIR?

    Karayolu: İzmir`e 77 Km`lik dar bir asfalt, 80 Km`lik otoyol olmak üzere iki yolla bağlanan Çeşme`nin ulaşım merkezi İzmir`dir. Kara, hava ve deniz yoluyla gelen turistler önce İzmir`e Çeşme ve Ildırı`ya çalışan otobüslerle turizm mevsiminin en kalabalık günlerinde dahi ihtiyacı rahatlıkla karşılar. Çeşme ilçe merkezi, otobüs ve minibüslerin son durağıdır. Çiftlik, Dalyan, Alaçatı, Reisdere, Ovacık ve diğer plajlara minibüs ile belediye otobüsleri çalışmaktadır.

    Otogar Tel:(+90-232) 712 64 99

    Denizyolu: Çeşme-Sakız Adası arasında feribot seferleri düzenlenmektedir. Yunanistan`dan Çeşme`ye deniz yoluyla giriş yapan turistler Sakız Adası (Chios) Çeşme arasında çalışan Türk ve Yunan feribotlarıyla taşınır. Ada ile Çeşme arası bir saattir. Ayrıca Türkiye`den çıkış yapacak turistler Çeşme`den İtalya`nın Bari, Brindisi Limanlarına yolcu taşımacılığı mevcuttur. İzmir-Çeşme-Kuşadası-Yunanistan ve İtalya seferi yapan feribotlar da limana uğramaktadırlar.

    Liman Tel: (+90-232) 712 60 05


     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KAHRAMANMARAŞ




    KAHRAMANMARAŞ

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 14.328 km²kahramanmaras cami

    NÜFUS: 1.054.210 (2011)

    İL TRAFİK NO: 46

    İLÇELER: Kahramanmaraş (merkez), Afşin, Andırın, Çağlıyancerit, Elbistan, Göksun, Pazarcık, Türkoğlu.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlık, Kapıçam, Pınarbaşı, Başkonuş ve Çınar Geçidi Orman İçi Dinlenme Yerleri, Maraş, Hurman ve Kız Kaleleri, Karahöyük, Turunçlu ve Ufacıklı köylerindeki yapı kalıntıları, Kaşanlı Köyü’ndeki Kaya Kabartması, Kahramanmaraş, Afşin ve Elbistan Ulucamileri, Taş Medrese, Haznedarlı, Hatuniye ve Himmet Baba Camileri, Eshab-ı Kehf Külliyesi, İklime Hatun Mescidi, Taşhan Tuzhan, Hışırhan ve Kuruhan, Ceyhan ve Körsulu Köprüleri, Kahramanmaraş Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (344) 223 44 80
    Faks: (344) 223 44 81

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 300 kişilik Salon
    Galeri

    Yazışma Adresi: Kültür Merkezi Müdürlüğü
    Adana Asvaltı üzeri Atatürk Parkiçi – Kahramanmaraş
    Tel: (344) 223 44 84
    Faks: (344) 223 44 81

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Sabancı Kültür Merkezi
    Atatürk Parkı İçi
    KAHRAMANMARAŞ
    Tel: (0 344) 223 44 86
    Faks: (0 344) 223 44 81

    Müze

    Kahramanmaraş Müzesi

    Adres: Azerbaycan Bul. Yenişehir Sok. No: 43 – Kahramanmaraş
    Tel: (344) 223 44 87

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Atatürk’ün Narlı’ya Gelişi
    Narlı Kasabası
    26 Ocak

    Madalya Günü
    Kahramanmaraş
    5 Nisan

    Kahramanlık Günü
    Kahramanmaraş
    7 Şubat

    Kurtuluş Günleri:

    Kahramanmaraş’ın Kurtuluşu
    Kahramanmaraş
    12 Şubat

    Fuarlar:

    Tarım Sanayi ve El Sanatları Fuarı
    Kahramanmaraş
    Ağustos Ayı

    Festivaller:

    Karakucak Güreş Festivali
    Merkez
    Ekim Ayının 2. Haftası Cumartesi, Pazar Günleri

    Karakucak Güreş Festivali
    Göksün İlçesi
    Ağustos Başlangıç Olmak Üzere Eylül Ayı
    Sonuna Kadar Tesbit Edilen Günler

    Karakucak Güreş Festivali
    Afşin İlçesi, Arıtaş Kasabası
    Ağustos Başlangıç Olmak Üzere Eylül Ayı
    Sonuna Kadar Tesbit Edilen Günler

    Karakucak Güreş Festivali
    Türkoğlu
    Ağustos Başlangıç Olmak Üzere Eylül Ayı Sonuna Kadar Tesbit Edilen Günler

    Karakucak Güreş Festivali
    Andırın
    Ağustos-Eylül Ayı Sonu


    KAHRAMANMARAŞ GENEL BİLGİLER
     

    Doğu Akdenizde bulunan Kahramanmaraş, dondurması ile ünlü bir ildir. Kahramanmaraş, mağraları Eshab-ı Keyf Külliyesi, yaylaları ile önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.

    Müzeler

    Kahramanmaraş Müzesi ,
    Adres: Azerbaycan Bul. Yenişehir Sok. No: 43 – Kahramanmaraş
    Tel: (344) 223 44 87
    Kaleler

    Kahramanmaraş Kalesi

    Kentin ortasında, yığma bir tepe üzerinde bulunan kale Hitit, Roma ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış ve çeşitli devirlerde onarımlar görmüştür.

    Hurman Kalesi

    Afşin’in Marabız köyünde Hurman çayının kuzeyindeki sarp kaya üstündedir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tekniğinden Bizans döneminde inşa edildiği sanılmaktadır. İçinde su ve yiyecek depoları, asker barınakları, kilise vardır.

    Köprüler

    Ceyhan Köprüsü
    Eski Kahramanmaraş – Göksun yolunda, Ceyhan Irmağı üzerindeki köprünün 16. yy.da yapıldığı sanılmaktadır.

    Camiler ve Külliyeler

    Taş Medrese

    Kahramanmaraş Ulu Cami yanında bulunan Taş Medrese, Dulkadirli Alâüddevle Beyin kızı adına yaptırılmıştır.

    Kahramanmaraş Ulu Cami

    Ekmekçi Mahallesinde bulunan camideki kitabede Sultan Kansu Gavri zamanında Dulkadirli Alâüddevle tarafından kurulduğu yazılıdır. Ahşap çatısı ve ahşap sütunları ile, 11. yy. ahşap cami örneklerinin özelliğini taşımaktadır.

    Hatuniye Cami

    Kurtuluş Mahallesinde bulunan cami 1519 yılında yapılmıştır.

    Elbistan Ulu Cami

    Osmanlılar tarafından 16. yy.da yaptırılmıştır.

    Eshab-ı Kehf Külliyesi

    (Yedi Uyurlar) Afşin’in 8 km. batısında yüksek bir sırt üstündeki yapılar topluluğu 12. yy.dan kalmıştır. Cami, Kervansaray, Ribat ve planları belirlenemeyen birçok küçük yapıdan oluşmaktadır.

    Mağaralar

    Eshab-ı Keyf Mağrası

    Afşin ilçesindedir. Roma’lı yedi gencin 200 yıllık uykudan sonra uyandıklarına inanılan mağaradır.

    Döngel Mağarası

    Kahramanmaraş-Kayseri yolu üzerendedir. Şehir merkezine uzaklığı 57. km dir. Mağara çevresi prehistorik devirde iskan edilmiştir. Döngel Mağarasının içerisinden Döngel Çayı büyük bir çağlayan yaparak akmaktadır. Yanında ayrıca Gençlik Spor İl Müdürlüğü kampı bulunmaktadır.

    Bulut Deliği Mağarası

    Pazarcık ilçesinin güneybatısında bulunan Bulut Deliği Mağarası gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. İçeride son derece güzel sarkıt, dikit ve sütun damlataşları vardır.

    NE YENİR

    Kahramanmaraş’ta kültürel değerlerin bir öğesi de yemek ve tatlılardır. Kış için tarhana, bulgur, döğme, nişasta hazırlanır ve biber, patlıcan, kabak, bamya ve fasulye gibi yiyecekler kurutularak saklanır.

    Tarhana, eşkili çorba, döğmeli mercimekli çorba, yoğurtlu döğmeli çorba, Maraş paçası gibi çorbalar; simit köftesi, kısır köftesi, içli köfte, sömelek köfte, suluyağlı köfte, eşkili köfte, yoğurtlu köfte, yavan köfte, eşkili aya köftesi gibi köfte çeşitleri; keşk aşı (döğme aşı), Maraş pilavı, tavuklu pilav, peynirli ve çökelekli börek, bayram çöreği gibi pilav ve börekler yöreye özgü yemeklerdir.

    Tatlı olarak ünlü Maraş dondurmasını unutmamak gerekir. Fıstık ezmesi, un sucuğu, pestil sucuğu, hapısa yörenin bilinen diğer tatlılarıdır.

    NE ALINIR

    Ağaç oyma tekniği ile yapılmış eşyalar, dövülerek işlenmiş bakır malzemeler, sim ve sırma işleri, yemeni adı verilen deriden yapılmış geleneksel ayakkabılar ve postallar Kahramanmaraş’tan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır. Yine ünlü

    Kahramanmaraş kırmızı biberi, tarhanası, fıstık ezmesi, un sucuğu ve pestil sucuğu, büyük emek verilerek elde yapılan bakır işleri Kahramanmaraş’ta yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilecek mamullerdendir.

    Osmanlı Döneminden kalan büyük Kapalı Çarşı, Mazmanlar Çarşısı, Demirciler Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı ile Yer altı Çarşısı, Çinili Çarşı ve çeşitli pasajlar bu alışverişlerin yapılabileceği yerlerdir.

    YAPMADAN DÖNME

    Eshab-ı Kehf, Döngel Mağarası ve Kahramanmaraş Kalesini görmeden,Kahraman Maraş dövme dondurması yemeden,
    Tarhanasını tatmadan,
    Sim sırma, ağaç oyma, el işi bakır eşyalar ile kırmızıbiber, tarhana almadan,
    Kahraman Maraş postalı ve yemenisi giymeden
    …Dönmeyin.

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KARABÜK




    KARABÜK

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 4.145 km²

    safranbolu evleriNÜFUS: 219.728 (2011)

    İL TRAFİK NO: 78

    İLÇELER: Karabük (Merkez) , Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu, Yenice

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (370) 712 12 13

     

    Müze

    Karabük Kardemir Demir Çelik Müzesi

    Önemli Günler

    Demir-Çelik İşletmeleri Temel Atılış Yıldönümü
    Karabük
    3 Nisan

    Safranbolu Camileri ve Diğer Eserler:

     

    Safranbolu’nun genel dokusunun yanında, ilçedeki anıtlar da tek başlarına önemli özellikler gösterirler. Yerleşimin en eski yapısı, ahşap tavanlı camilerin ilki olan Cami-i Kebir mahallesindeki Eski Cami, diğer adıyla Gazi Süleyman Paşa Camii’dir. Yapının kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber, 1309-1340 yıllarında Candaroğlu Beyliği’nin başında bulunan, sanata ve sanatçılara yakınlığı ile tanınan Şücaüddin Süleyman Paşa tarafından yaptırıldığı görüşü hakimdir. Onarımlar sonucu yapı özgün görünümünü tamamen yitirmiş durumdadır. Yine Süleyman Paşa tarafından inşa ettirildiği belirtilen ve artık kullanılmayan Eski Hamam’ın Bizanslılar zamanından kaldığı öne sürülmektedir.

    Çarşı içindeki Cinci Hanı 1640-48 yıllarında, Köprülü Camii 1656-61 yılları arasında inşa edilmiştir. 1779 tarihli Kazdağlı Camii ise ortası kubbe, yanları aynalı tonozla örtülü üç bölümlü son cemaat yeri, kare plânlı ve tromp geçişli kubbeyle örtülü ibadet mekânından oluşur. Safranbolu’daki ikinci ahşap tavanlı örnek, İzzet Mehmet Paşa mahallesindeki Hidayetullah (Dişçi) Camii’dir. Yakınındaki, günümüze gelememiş çeşmenin kitabesine dayanarak caminin 1693-94 yılında inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Safranbolu’nun en anıtsal yapısı olan İzzet Mehmed Paşa Camii, Sadrazam Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa tarafından 1796 yılında inşa ettirilmiştir. Çoğu moloz taşlarla yapılmış ve sıva ile kaplanmış diğer camilerden farklı olarak kesme taşlarla kaplanmıştır. Üzerinde Sultan III. Selim’in (1789-1807) tuğrası bulunan mermer minberin bezemeleri dikkat çekicidir. Örtü sistemi ise kalem işleriyle süslüdür.

    1767 yılında inşa edilen Dağdelen Camii ile 1878 yılında bir derenin üzerine inşa edilmiş yuvarlak kemere oturan Lütfiye (Kaçak) Camii önemli eserler arasında sayılmalıdır. Lütfiye Camii, gerek tavanı, gerek ahşap korkuluklu mahfili, gerekse de ahşap minaresi büyük ölçüde özgünlüğünü korumaktadır. Yapının kanımızca daha iyi bir biçimde korunmasının temel nedenlerinden biri, yerleşim merkezinin dışında yer alması ve az sayıda cemaati bulunmasıdır. Mescit Mahallesindeki 1885 tarihli Mescid Camii de ahşap tavanlı örneklerdendir.

    İlçedeki 4 türbeden üçü Halvetî tarikatı şeyhleri için yapılmıştır. Hacı Emin Efendi Türbesi (1866), Şeyh Mustafa Türbesi ile Ali ve Hasan Baba Türbesi’nin (1871) yanında, 1845 yılında Safranbolu’da vefat eden Köstendil Kaymakamı Hasan Paşa için yaptırılan türbe, benzerleri arasında en gösterişli olandır.

    Safranbolu’nun çeşitli mahallelerinde bulunan çok sayıda çeşme arasında 1661 tarihli Köprülü, 1691 tarihli Taş Minare ve 1803 tarihli Hidayetullah çeşmeleri camileri ile birlikte yapılmış, diğerleri ise müstakil örneklerdir. Müstakil örneklerden en erken tarihlisi, Baba Sultan mahallesindeki 1682 tarihli Hürgele (Akça Su) Çeşmesi’dir.

    Safranbolu’nun Kıranköy semtinde yer alan Ulu Cami ise, 1956 yılında kiliseden dönüştürülmüştür. Hagios Stephanos adıyla tanınan Kilise’nin 1093 yılında yaptırıldığı öne sürülmektedir.

    SAFRANBOLU


    ImageShack

    Safranbolu, geleneksel Türk toplum yaşamının özelliklerini kent ölçeğinde yaşatan, tarihi ve kültürel eserlerini tüm insanlara sunan bir örnek bir kenttir. Sahip olduğu zengin kültürel miras ve bu mirasın korumadaki başarısı Safranbolu’yu bir dünya kenti ününe kavuşturmuş ve UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmasını sağlamıştır. Daha çok Eski Türk Evleri ile tanınan Safranbolu, tarihi boyutuyla, doğal güzellikleriyle ve kent ölçeğinde korumacılıkta örnek oluşturmasıyla gün geçtikçe daha çok ilgi görmektedir. 1200′ü koruma altında olan sayısız kültürel eseri bulunan Safranbolu, bugün kent ölçeğinde en iyi korunan yer olarak anılmaktadır

     

    Nasıl Gidilir ?

    Karayolu : Safranbolu’ya karayolu ile üç ayrı yönden ulaşmak mümkündür. Ankara-İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak 82 km. sonra Karabük’e, Karabük’ten 8 km sonra da Safranbolu’ya varılır. İlçenin kuzey yönünde Bartın’a uzaklığı 74 km., doğusundaki Kastamonu’ya uzaklığı 105 km.dir.
    Demiryolu: Karabük il merkezine kadar demiryolu il ulaşım mümkündür. Karabük , Zonguldak, Karabük , Ankara tren seferleri vardır.
    Havayolu : En yakın hava limanı Ankara Esenboğa’dır. (240 km.)

    SAFRANBOLU EVLERİ

    Safranbolu’da Kültür Bakanlığı, Kaymakamlık ve Özel teşebbüsler tarafından yapılan Müze Evler bulunmaktadır. En eskisi olan ve Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen Kaymakamlar Müze Evi ve Safranbolu Kaymakamlığı tarafından restore edilip düzenlenen Kileciler Konağı etnografik olarak Eski Safranbolu Evini ve yaşama biçimini örneklemektedir. Diğer özel gezilebilir evler ise Mümtazlar Konağı ve Karaüzümler Konağıdır. Yemeniciler Arastasındaki Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi ise kaybolmaya yüz tutmuş Yemenicilik el sanatına ilişkin örnekler sunar

    SAFRANBOLUNDA NE YENİR?


    Kentte Evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu Lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.

     

    SAFRANBOLUNDA GEZİLECEK YERLER

    Daha çok Eski Türk Evleri ile tanınan Safranbolu, 1200′ü koruma altında olan sayısız kültürel esere sahiptir.

    Evler şehrin iki bölümünde toplanmışlardır. Bunlardan ilki kışlık evlerin bulunduğu Çarşı kesimi, diğeri yazlık evlerin bulunduğu Bağlardır.

    Kentin turistik ve tarihi eserlerinin yoğunlaştığı bölge Çarşı kesimidir.

    Bu bölge kuzeydeki Kale ile güneydeki Hıdırlık tepelerinden izlenebilir. Üzerinde iki anıt mezar bulunan Hıdırlık Tepesi, eski dönemlerde açık hava namazgahı olarak kullanılmıştır. Bu tepeden kentin anıtsal eserlerini bir arada görmek mümkündür.

    Kale ve çevresi ilk yerleşim alanıdır. Bu tepede bulunan Eski Hükümet Binası, halen çalışmakta olan 200 yıllık Saat Kulesi ve artık kullanılmayan Hapishane Binası kentin görülmeye değer tarihi eserleridir.

    Kentte 25′in üzerinde tarihi önemi bulunan cami bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri Köprülü Mehmet Paşa ile Sultan III. Selim’in Sadrazamı İzzet Mehmet Paşanın yaptırdıkları, kendi adları ile anılan camilerdir.

    Hizmete açılan Cinci Hanı ile halen kullanılmakta olan Cinci Hamamı, Sultan Deli İbrahim’in danışmanlığına kadar yükselen Safranbolulu Cinci Hoca tarafından yaptırılmış olup, kentin görülmeye değer eserlerindendir.

    Safranbolu’da üretim ve ticaret, Lonca sistemi ile yürütülen çeşitli çarşılarda yapılmaktaydı. Bugün halen üretimin sürdüğü Demirciler, Bakırcılar, Kalaycılar ve Semerciler Çarşıları kentteki el işçiliginin devamını sağlamaktadır. Restore edildikten sonra el sanatları satış merkezi haline gelen tarihi Yemeniciler Arastası ve çevresindeki dükkanlarda Safranbolu’ya özgü hediyelik eşya satılmaktadır.

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KARAMAN





    KARAMAN

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 9.237 km²karaman kalesi

    NÜFUS:  234.005 (2011)

    İL TRAFİK NO: 70

    İLÇELER: Karaman (merkez), Ayrancı, Ermenek, Kâzımkarabekir.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Gökçe Çamlığı Orman İçi Dinlenme Yeri, Maraspoli Mağarası, Kraman, Ermenek (Firan) ve Mennan Kaleleri, Binbirkilise, Hatuniye, Emir Musa, İbrahim Bey İmaret Medreseleri ve Tol Medrese, Gaferyad (Ermenek, Kâzımkarabekir) ve Yollarbaşı (İlisra) Köyü Ulucamileri, Hacı Beyler, Aktekke (Valide Sultan), Arapzade, Paşa, Dikbasan (Fasih), Akçaşehir, Sipas ve Mimar Emir Rüstem Paşa Camileri, Yunus Emre Camisi ve Zaviyesi, Şeyh Çelebi Mescidi ve Akça Mescit, Karamanoğlu İmareti ve Türbesi, Bıçakçı Köprüsü ve Ala Köprü, Yedi Oluklu Çeşme, Karaman Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (338) 212 44 23
    Faks: (338) 212 88 34

    Müze

    Karaman Müzesi

    Adres: Hatuniye Med. Arkası – Karaman
    Tel: (338) 213 15 36

    Örenyerleri

    Canhasan – Merkez – Alçatıköyü
    Karadağ Binbir Kilisesi – Merkez -
    Madenşehir / Üçkuyu Köyü

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri: Kültür ve Sanat Haftası
    Karaman
    5-12 Mayıs

    Kazım Karabekir Paşa’yı Anma Törenleri
    Kazım-Karabekir
    26 Ocak

    Mader’i Mevlana’yı Anma Törenleri
    Karaman
    10 Aralık

    Dil Bayramı Kutlama Törenleri
    Karaman
    13 Mayıs

    İl Bayramı Kutlama Törenleri
    Karaman
    21 Haziran

    GENEL BİLGİLER

    Karaman, İç Anadolu Bölgesi’nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında bulunan önemli bir ticaret, kültür ve sanat merkezidir. M.Ö.8000′lerden itibaren iskan edilen Karaman ve yöresi, yeraltı şehirleri, mağaraları, inanç merkezleri gibi turistik çekiciliklerinin yanı sıra yaylaları ve doğal güzellikleri, zengin el sanatları örnekleri ile de ziyaretçileri büyülemektedir.

    Müzeler

    Karaman Müzesi
    Karaman Müzesi Karaman ve çevresindeki tarihi buluntuların sergilendiği müze, 1980 yılında şimdiki binasına taşınmıştır. Şehrin merkezinde, Hatuniye medresesinin arkasındadır. Müze iki katlıdır.
    Adres: Hatuniye Med. Arkası – Karaman
    Tel: (338) 213 15 36
    Örenyerleri
    Canhasan – Merkez – Alçatıköyü
    Karadağ Binbir Kilisesi – Merkez -
    Madenşehir / Üçkuyu Köyü

    Kaleler

    Karaman Kalesi: Selçuklular tarafından 12.yüzyılda inşa edilen Karaman Kalesi iç içe surdan ibarettir. Bunlardan dış kaleden çok az belirti vardır. (Eski hapishane civarı) Bu gün görkemli olarak iç kale ayakta durmaktadır. Karaman Kalesi ülkemizin en gösterişli ve ayakta kalabilen kalelerindendir.

    Ermenek Kalesi: Kale sığınak, mesken ve zindan olarak kullanılmıştır. Kalede tabii mağaralar da bulunmaktadır. Karamanoğullarının ilk kalesidir. Ermenek’in kuzeyini baştan başa kaplayan büyük kayanın orta kısmında yer alır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinin Ermenek ile ilgili bölümünde kaleyi anlatırken; “Göklere ser çekmiş kırmızı bir dağın ortasında Tanrı kudretiyle yapılmış bir kaledir. İbrete şayan, seyredilmesi Vahip bir Kale’dir. Mutlaka görülmeli ve seyredilmelidir. Ben karada ve denizde 18 padişahlık yer gezdim böyle bir kale görmedim.” demektedir.

    Mennan Kalesi: Ermenek’tedir. Mennan sığınılacak yer manasına gelir. Kale dik bir dağın üzerinde yalçın kayalarla inşa edilmiştir. Karamanoğulları bu kaleyi bir hileyle Osmanlı Gedik Ahmet Paşa’ya kaptırmasından sonra Pir Ahmet Beyin kendini intihar ettiği kale bu kaledir.

    İlisıra Kalesi: Karaman’ın Yollarbaşı kasabasında, İmirme denen yerdedir. Eski Bizans devrine aittir. Kale kalıntılar şeklindedir. LYSTRA KALESİ olarak da bilinir. Civarında Bizanslılara ait bir kilise vardır.

    Divle Kalesi: Karaman’ın Ayrancı ilçesinin Divle (Üç harman) köyündedir. Bir apartmanı andıran kale, çok katlı olup, yerleşim mağaralar içerisinde ve toplu mesken halindedir. Selçuklular , Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanında daima faal olarak bulunmuştur.

    Gaferiyet Kalesi: Kazımkarabekir ilçemizdedir. Gaferiyat eskiden bir kale ile çevrili iken, insanların kale duvarlarını yapı taşı olarak kullanmaları sonucu kale yok olup gitmiştir. Bugün yalnız bir giriş kapısı kalmıştır. Kapının kemerini 21 zıvanalı taş tutmaktadır.

    Köprüler

    Görmel Köprüsü: Karamanoğullarının bıraktığı en güzel eserlerdendir. Ermenek ilçemizdedir. İki büyük kemer üzerine inşa edilmiştir. Boyu 27 Metre, eni 4.70 metre. Karamanoğlu Mahmut Bey’in oğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.

    Karaman Köprüsü: Ayrancı ilçemiz de olup, Karamanoğlu eserlerindendir.

    Selavat Köprüsü: Karaman’ın Göçer köyünün Göksu civarındaki bahçelerinin yanında ve Göksu nehri üzerinde Karamanoğlu devrinde yapılmıştır. Boyu 15 metre, eni 3 metre olup, yüksekliği 12 metre civarındadır. İki sütun üzerine taştan yapılmıştır.

    Ak Köprü: Yeşildere kasabasında, ibrala deresi üzerindedir. Karamanoğlu devrine aittir.

    Yaylalar

    İldeki yaylalar, genellikle ilkbaharda köylülerin hayvanlarını otlatmak amacıyla kullanılır. Suyu, temiz havası, yeşilliği, hayvanları otlatmaya elverişli olması ve Akdeniz’e bir geçiş bölgesi olması nedeniyle günübirlik olarak yerli ve yabancı turistlerin özellikle Ermenek bölgesindeki yaylaları trekking ve yeme içme ve doğal suyu ile etkin yöreler olduklarından piknik amacı ile de tercih edilmektedir

    NE YENİR?

    Arabaşı, Toyga, paça, aşlık gibi çorba çeşitleri, cibe,batırık, yaprak ve köy dolmaları, keşkek ve bulamaç yörenin geleneksel yemekleri arasında sayılabilir

    NE ALINIR?

    Ağaç oyma işçiliği, marangozluk, mobilyacılık oldukça yaygındır. Ayrıca, bayanlar arasında nakış ve oya işçiliği de çok yaygındır. Dolayısıyla, halı (Taşkale, Şirvan, Koraş halısı) ve el sanatı ürünleri alınabilir.

    YAPMADAN DÖNME

    Binbir Kiliseyi, Aktekke Camini, Yunus Emre Camini ve Karaman Kalesini görmeden.
    Karaman Müzesini gezmeden,
    Zeyve Pazarı’nda alışveriş yapmadan,
    …Dönmeyin.



     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KARS




    KARS

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 18.557 km² 

    NÜFUS: 305.755 (2011)

    İL TRAFİK NO: 36

    İLÇELER: Kars (merkez), Akyaka, Arpaçay, Digor, Kağızman, Sarıkamış, Selim, Susuz.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Ağrı Dağı, Sarıkamış Kış Sporları ve Kayak Tesisleri, Soğuksu ve Karıncadüzü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Kars, Ardahan ve Şeytan Kaleleri, Ani Kenti Kalıntıları arasındaki surlar, Büyük Katedral, Surp Gregor Kilisesi, Çoban Kilisesi, Keçeli (Halaskâr) Kilisesi, Ebul Muammeran ve Menuçehr Camileri,Taş Köprü, Iğdır Selçuklu Kervansarayı, Kars Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (474) 223 29 12
    Faks: (474) 223 33 11

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 350 kişilik Salon

    Yazışma Adresi: Cumhuriyet Mah. Şehit Yusufbey Cad.
    Lise Sok. No: 28 Kars
    Tel: (474) 223 85 70

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü
    Kültür Merkezi
    KARS
    Tel: (0 474) 223 52 47
    Faks: (0 474) 223 33 11

    Müze

    Kars Müzesi

    Adres: İstasyon Mah. Cumhuriyet Cad. No: 365 – Kars
    Tel: (474) 223 24 53

    Örenyerleri

    Ani Örenyeri – Ocaklı Köyü
    Köşevenk Örenyeri – Ocaklı Köyü

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Kazım Karabekir Paşa’yı Anma Günü
    Kars
    26 Ocak

    Çanakkale Zaferini Anma Günü
    Kars
    18 Mart

    Hava Şehitlerini Anma Günü
    Kars
    21 Mart

    Kars’ın Selçuklu Türkleri Tarafından Fethi
    Kars
    16 Ağustos

    Atatürk’ün Kars’a Gelişini Kutlama Günü
    Kars
    6 Ekim

    Nevruz Bayramı
    Kars
    21 Mart

    Koç Katımı
    Kars
    25 Ekim

    Kurtuluş Günleri:

    Kars’ın Kurtuluşu
    Kars
    30 Ekim

    Önemli Haftalar:

    Kütüphaneler Haftası
    Kars
    27 Mart-2 Nisan

    Müzeler Haftası
    Kars
    18-24 Mayıs

    Turizm Haftası
    Kars
    18-24 Mayıs

    Şenlikler:

    Mahalli Aşıklar Şenliği
    Kars
    Her Gece Aşıklar Kahvesinde Yapılmaktadır.

    Korkut Ata Kültür Şenliği
    Kars
    30 Ekim

    Resim: Kars-Ani, Selçuklu Camii (12.yüzyıl başı)

     

    KARS GENEL BİLGİLER

    Kars Doğu Anadolu da ülkemizin en doğusundaki ve aynı zamanda karasal iklim dolayısıyla da en soğuk illerinden birisidir. Ancak mekanın bu olumsuzluğu ilin sanayii gelişmesinde nispeten olumsuz olmuş olsa da il turizm potansiyeli açısından bölgenin başlıca illerinden birisidir.

    İl ülkemizin başlıca kış turizm merkezinden birisidir ve yapılacak yatırımlarla bu alanda daha da gelişebilir. Bunun yanı sıra kültür turizmi açısından da tarihin çok eski devirlerine uzanan antik kalıntıları ve ören yerleri ile önde gelen kültür turizmi açısından da Yontma Taş Çağından itibaren kesintisiz bir yerleşime sahne olan kent önde gelen kültür turizm merkezlerindendir.

    Müzeler

    Kars Müzesi: Doğu Anadolu’nun en zengin müzelerindendir.
    Arkeolojik eserler bölümünde Kars yöresinde bulunmuş seramik ve bronz eserler, yüzük taşları, çeşitli paralar, süslemeli ahşap kapılar, nişler, çanlar; etnografik eserler bölümünde Kars halkının tarih içinde kullandığı eşyalar; bahçede ise çeşitli devirlere ait rölyefler, koç heykelleri, mezar taşları sergilenmektedir.

    Tel: (+90-474) 212 38 17
    Ziyarete açık saatleri: 08.30-12.30 / 13.30-17.00
    Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç her gün

    Örenyerleri

    Ani ( Ocaklı ): Ani Harabeleri Kars’a 48 km uzaklıktadır.Mevcut Ocaklı Köyü yakınında Türkiye-Ermenistan sınırına yakın Arpaçay nehri kenarında konumlanan kentin kuruluşu M.O. 350-300 yıllarına dayanmaktadır. Ani ülkemizi ziyaret eden turistlerin önemli uğrak merkezlerinden birisidir. Ani’de kent surları,

    Ortaçağ kiliseleri Selçuklu mimari eserleri görülmeye değerdir.
    Kaleler, Surlar

    Kars Kalesi: Merkez Kale veya İç Kale olarak da anılan Kars Kalesi 10. yüzyılda yapılmıştır. 1386′da Timur tarafından yerle bir edilmiş ve 1579′da yeniden yapılmıştır.

    Surlar: Kuzey surları ilk defa 972′de yapılmıştır. 977-990 yıllarında doğu surları eklenerek, güçlendirilmiştir.
    Kuzeyde yer alan üç giriş kapısı görülmeye değerdir.12. yy.da Selçuklular tarafından hastane olarak kullanılan Ejderha Kulesi Anadolu’nun en eski hastanelerindendir.
    Saraylar

    Selçuk Sarayı:Ani ören yerinin kuzeybatı ucunda yer almakta olup, oldukça görkemlidir. Dış kapısında bulunan zengin mozaik şeklindeki taç kapısı geometrik motiflerle süslenmiştir.
    İçte muhtelif odalar, galeri, depolar ile çeşmesiyle büyük bir yapı kompleksi oluşturur.

    Beylerbeyi Sarayı:Kale eteğindeki Saray, 1579′da Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. İki katlı olan yapı 1828 yılına kadar Kars Hükümet Konağı olarak kullanılmıştır.

    Hamamlar

    İlbeyoğlu Hamamı: Taşköprü’nün sağ tarafındadır. Bugün Muradiye Hamamı olarak tanınır. Kabartma ve süslemeleri 18. yüzyıl mimari özelliklerini taşır. Halen kullanılmaktadır.
    Mazlumağa Hamamı: Taşköprü’nün solunda yer alan bu hamam 1579′da yapılmıştır.

    NE YENİR?

    Kaşarı ve balının yanı sıra, Kars zengin ve renkli bir mutfağa sahiptir.

    Yöreye özgü belli başlı yemekler; umaç helvası, elma dolması, hörre (un) çorbası, evelik adlı bitkiden yapılan evelik aşı, ekmek üzerine kızgın yağ ve yoğurt dökülerek yapılan ekmek aşı, pişi, kuymak, hengel (mantı), yarma buğdaydan yapılan haşıl, bozbaş, kemikli ve parça etten yapılan ve bir çeşit çorba olan piti, sultani üzümle yapılan pilav ve Kars böreğidir.

    NE ALINIR?

    Doğal boyalı pamuk, kıl, ipek ve yün iplikler kullanılarak yapılan, ilginç yöresel motiflerle bezeli Kars kilim ve halıları çok ünlüdür.

    Yöresel gümüş kemerler, başlıklar ve çeşitli gümüş takılar Kars’ın özgün hatıra eşyalarıdır. Kaz tüyünden yapılan kuştüyü yastıkları son derece sağlıklıdır. Ayrıca ünlü Kars kaşar peyniri ve balı çok lezzetlidir.

    YAPMADAN DÖNME

    Ani, Kars Kalesini görmeden,

    Müzeyi gezmeden,
    Çıldır Golünde sarıbalık yemeden,
    Bal, kaymak kaşar ve gravyer tatmadan,
    Kars Kafkas halısı almadan,
    Kafkas Halk Oyunları seyretmeden,
    Sarıkamış’ta kayak yapmadan…dönmeyin


    KARS SARIKAMIŞ'TA KAYAK KEYFİ

    Kış sporları ve kış turizmi bakımından Türkiye’nin birinci derecede öncelikli beş merkezinden biri olan Kars-Sarıkamış Kayak Merkezi çevresi ünlü sarıçam ormanları ile kaplı, 2200-2900 metre yükseklik gösteren bir plato üzerinde yer almaktadır. Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars’a 54 km, Erzurum’a 153 km uzaklıkta olup, Kars havaalanına 40 dakikalık mesafededir.

    Nazım imar planları, Turizm Bakanlığı’nca hazırlanan Sarıkamış Kayak Merkezi toplam olarak “15.000/kayakçı/gün” potansiyel kullanım kapasitesi sunmaktadır. İlçe merkezinin güneydoğusunda Cıbıltepe (2200-2634 m), batısında Süphan Dağı (2200-2900 m), doğusunda ise Ağbaba (2200-2810 m) kayak alanları yer almaktadır.

    Bu üç yer arasında “birinci gelişme bölgesi” olarak saptanan, öncü ve örnek yatırımlara açılmış olan Cıbıltepe Kayak Merkezi, yaklaşık “5.000/kayakcı/gün” büyüklüğünde bir kapasite sunmaktadır.

    Cıbıltepe kayak alanında 2 adet telesiyej tesisi (birincisi 1437 m, ikincisi 1807 m uzunlukta ) hizmete açılmıştır. 1998 yılı itibariyle toplam 250 yatak kapasiteli 3 tesisin bulunduğu Sarıkamış Kayak Merkezi’nde inşaatına başlanan 3 otelin bitirilmesi durumunda bu sayıya 974 yatak daha ilave edilecek ve yatak kapasitesi 1.224 olacaktır.

    Normal kış koşullarında yılda ortalama olarak 4 ay, 8 ile 100 cm kalınlığında karla kaplı olan Sarıkamış’ta, en uygun kayak mevsimi 10 Aralık-10 Nisan tarihleridir. Sarıkamış çevresi özellikle ‘Alp ve Kuzey Disiplini’ kayak uygulamaları ile ‘kayak safari’ ve ‘kızaklı geziler’ için çok uygun ortam sunmakta, snowboard sporu ise kısmen yapılabilmektedir. Sarıkamış Kayak Merkezi Slalom, Büyük Slalom ve Süper-C kayak türlerini yapmaya elverişlidir.

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KASTAMONU



    KASTAMONU

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 13.108 km²

    NÜFUS:  359.759 (2011)

    İL TRAFİK NO: 37

    İLÇELER: Kastamonu (merkez), Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Şenpazar, Seydiler, Taşköprü, Tosya.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Ilgaz Dağı Milli Parkı, Kadı Dağı, Soğuksu, Açıkmaslak, Acısu, Kanlıgöl, Dipsizgöl, Üçoluklar, Yaralıgöz, Yeşilyuva, Karşıyaka, Ginoğlu, Masruf Deposu, Geriştepe ve Limanüstü Orman İçi Dinlenme Yerleri, Timonion ve Pompeipolis İlkçağ Kent Kalıntıları, Kastamonu Kalesi, Pervaneoğlu Ali Şifahanesi (Yılanlı Şifahane), Atabey, İbn Neccar, Halil Bey, Mahmud Bey, Nasrullah, Sinan Bey, Şeyh Şaban-ı Veli, Kötürüm Bayezıd, Hoca Şemseddin, Kasım Bey ve Abdurrahman Paşa Camileri, İsmail Bey ve Yakup Ağa Külliyeleri, Münire Medresesi, Atabay, Aşir Efendi, Deve, İsmail Bey ve Urgan Hanları, Nasrullah Köprüsü ve Taş Köprü, Gökçeağaç’taki Kervansaray, Kastamonu Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (366) 214 22 18
    Faks: (366) 212 44 05

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklerine yönelik 200 kişilik Salon
    170 m²’lik Sergi Salonu
    3 adet Sanat İşliği

    Yazışma Adresi: Cebrail Mah. 2. Hükümet Cad. No:2 – Kastamonu
    Tel: (366) 261 60 23
    Faks: (366) 212 44 05

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Kültür Sitesi
    KASTAMONU
    Tel: (0 366) 214 32 33
    Faks: (0 366) 212 44 05

    Müzeler

    Arkeoloji Müzesi

    Adres: İsfendiyarbey Mah. Cumhuriyet Cad. No:6 – Kastamonu
    Tel: (366) 214 54 56

    Etnografya Müzesi

    Adres: Hepkebirler Mah. Sakarya Cad. – Kastamonu
    Tel: (366) 214 01 49

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    İnebolu Şeref Kahramanlık Günü
    İnebolu
    9-11 Haziran

    Kabotaj ve Denizcilik Bayramı
    İnebolu
    1 Temmuz

    Geleneksel Pilav Bayramı ve Şöleni
    Bozkurt
    Ramazan ve Kurban Bayramlarının 3. Günleri

    Yakaören (İlişi) Deniz Bayramı
    Bozkurt
    Temmuz İlk Pazar

    Zafer Kupası At Yarışalrı
    Daday
    30 Ağustos

    Atatürk’ün Seydiler İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    Seydiler
    25 Ağustos

    Atatürk’ün Küre İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    Küre
    25 Ağustos

    Atatürk’ün İnebolu İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    İnebolu
    25-27 Ağustos

    Atatürk’ün Taşköprü İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    Taşköprü
    29 Ağustos

    Atatürk’ün Devrekani İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    Devrekani
    28 Ağustos

    Atatürk’ün Daday İlçesini Ziyareti Kutlamaları
    Daday
    30 Ağustos

    Önemli Haftalar:

    Atatürk’ün Kastamonu’ya Gelişleri Şapka ve Kıyafet İnk. Kutlamaları
    Kastamonu
    23-31 Ağustos

    Festivaller:

    Uluslararası Kültür- Sarımsak ve Kendir Festivali
    Taşköprü
    7-11 Eylül

    Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali
    Cide

    Ginolu Gümüşbalık Festivali
    Çatalzeytin
    15-17 Temmuz

    Uluslararası Kültür- Sanat Pirinç Festivali
    Tosya
    25-28 Eylül

    Deniz Şenlikleri Kültür ve Sanat Festivali
    Abana
    25-27 Temmuz

    Panayırlar:

    Ağlı Panayırı
    Ağlı
    Eylül Ayının İlk Çarşamba Günü Başlar

    Hanönü (Gökağaç) Panayırı
    Hanönü
    7-11 Ekim

    Resim: Tekstil


    KASTAMONU TARİHİ

    Kastamonu’nun bilinen tarihi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar M.Ö.4.yy’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.4,yy’da Büyük İskender Anadolu Ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır. İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö.1,yy’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu M.S.395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.

    Prehistorik çağlardan sonra havalinin (Paflagonya’nın) bilinen Sümerlerin en eski bir kolu olan Gaslar (Gaşka Türkleri)’dır. M.Ö.2000-1300 yılları arasında hüküm süren Gaslar (Gaşkalar) devamlı olarak Mısırlılar, Suriyeliler ve Kaldelilerle siyasi, ticari ve kültürel münasebetlerde bulunmuşlar, Hititlerle de bazen savaşmış bazen dost olmuşlardır. Gaslar sert karakterli, cengaver kişiler olarak bilinmektedir.

    Bugün Kastamonu ve çevresindeki illeri de içine alan ve Romalılar devrinde adına Paflagonya (Pophlaginia) denilen Gasların kurduğu şehirlerden bir tanesi de „Timonion veya Tumanna“ dır. Bazı yazarlar Kastamonu adının menşei konusunda; bu kelimenin „Gas“ kelimesi Ile „Timoni“ veya „Tumanna“ kelimesinin (Gas ülkesi anlamında) birleşmesinden meydana geldiği görüşünü ileri sürmüşlerdir ki en akla yakın ihtimal budur. Fonotik yönden de bugünkü Kastamonu’ya yaklaşmaktadır.

    İkinci bir görüşe göre Romalılar devrinde Taşköprü’nün eyalet merkezi olduğu zamanlar Kastamonu küçük bir kasaba olup, Bizans devrinde ve özellikle Kommenler soyu zamanında gelişmeye başlamıştır. Bu soy zamanında buraya bir kale yapılmış ve Kommenlerin kalesi anlamında “Kastra Kommen” denilmiştir. Bu kelimenin zamanla “Kastamonu” şekline dönüştüğünü ileri sürenler olmuşsa da bunu belirleyen herhangi bir vesika mevcut değildir.

    Kastamonu’nun ilk defa Türklerin eline geçmesi Danişmentliler zamanında Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş tekin devrinde “1105 yılında” gerçekleşmiştir. 100 yıla yakın bir zaman Danişment idaresinde kalan şehir ve çevresi 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılara geçmiş, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey tarafından zaptedilmiştir.

    Moğollar tarafından bölgenin ikinci kez zaptına memur edilen Şemsettin Yaman Candar kumandasındaki ordu 1292 yılında Kastamonu’ya giderek Muzafferettin Yavlak Arslan birliğini bozguna uğratmış kendiside öldürülmüştür. Muzafferettin Yavlak Arslanın oğlu Mahmutbey, babasının intikamını almak için mücadeleye girmiş ve Şemsettin Yaman Candar’ı buradan batıya sürmeyi başarmıştır. Şemsettin Yaman Candar’ın ölümünden sonra Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında Kastamonu yeniden zaptedilmiş, toprakları genişletilerek “Candaroğulları Beyliği”ni kurmuş ve Çobanlar hakimiyetine son vermiştir.

    İsfendiyarbeyden sonra “İsfendiyaroğulları” adını da alan Kastamonu beyliği 1460 yılında Osmanlı İdaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, bir çok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir.

    Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Sinop’la birlikte bu şehri alarak Candaroğulları beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı devletine katılmıştır. Kastamonu Milli Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle büyük yarar sağlamıştır. Özellikle Ankara’ya İnebolu-Kastamonu yoluyla yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah nakli yapılmıştır.

    Cumhuriyetin ilanından sonra, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “23-31 Ağustos 1925” tarihleri arasında Kastamonu’da yaptığı Kıyafet ve Şapka İnkılabı, Cumhuriyet döneminin önemli olayı olarak tarih sayfalarına geçmiştir.Bu süre “Kültür, tarih ve sanat haftası” ismini almıştır.

    YEREL ETKİNLİKLER

     Etkinliğin Adı Tarihi İli / İlçesi Telefon/Faks
    Atatürk’ün Kastamonu’ya gelişi ve Şapka ve Kıyafet İnkılâbı 23 – 31 Ağustos Kastamonu 0 366 214 22 18 

     

    0 366 214 31 76

    0 366 212 44 05

    Türk Dünyası Günleri 23 – 25 Ağustos Kastamonu 0 366 214 86 48 

     

    0 366 214 99 83

    Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası Mayıs Ayının İlk Cuma Günü Başlar, 3 Gün Kastamonu 0 366 214 20 87
    Abana Kültür Sanat ve deniz Şenlikleri 27–28–29 Temmuz Kastamonu/Abana 0 366 564 10 02 

     

    0 366 564 10 08

    0 366 564 22 41

    Ağlı Kalesi ve Yayla Şenlikleri 13 –17 Temmuz Kastamonu/Ağlı 0 366 737 10 01 

     

    0 366 737 10 02

    0 366 737 10 12

    Ağlı Panayırı 28 Ağustos 1 Eylül Kastamonu/Ağlı 0 366 737 10 01 

     

    0 366 737 10 02

    0 366 737 10 12

    Suğla (Doğaya Hasret ve Kültür) Şenlikleri Temmuz Ayı İlk Cumartesi Pazar Kastamonu/Azdavay 0 366 717 10 16 

     

    0 366 717 12 35

    0 366 717 18 88

    Pilav Şöleni Ramazan ve Kurban Bayramı 3. Günleri Kastamonu/Bozkurt 0 366 575 11 25 

     

    0 366 575 12 35

    Yakaören (İlişi) Kültür ve Deniz Şenlikleri Temmuz Ayı Son Cumartesi – Pazar Kastamonu/Bozkurt 0 366 575 11 25 

     

    0 366 575 12 35

    Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali 8-10  Temmuz Kastamonu/Cide 0 366 866 35 13
    Ginolu Gümüş Balık Festivali 20 – 22 Temmuz Kastamonu/ Çatalzeytin 0 366 516 12 16
    30 ağustos Zafer Bayramı ve At Yarışları Sportif Faaliyetleri 30 Ağustos Kastamonu/Daday 0 366 616 10 05 

     

    0 366 616 10 06

    Devrekani Tarım Kültür ve Sanat Festivali 27-29 Ağustos Kastamonu/Devrekani 0 366 638 10 13 

     

    0 366 638 13 13

    0 366 638 13 14

    Atatürk’ün Devrekani’ ye Gelişleri Kültür – Sanat ve Tarih Haftası 28 Ağustos Kastamonu/Devrekani 0 366 638 10 13 

     

    0 366 638 13 14

    Hanönü Panayırı 7 Ekim Kastamonu/Hanönü 0 366 497 51 95
    Yayla Şenlikleri Eylül Ayı İçinde Kastamonu/Hanönü 0 366 497 51 95
    Şeyh Şaban-ı Veliyi Anma Rahmet ve Bereket Günü Mayıs Ayının İlk Cuma Günü Kastamonu/Hanönü 0 366 497 51 95
    Obruk Yeşil Tepe Yayla Şenlikleri Ağustos Ayının İlk Haftası Kastamonu/İhsangazi 0 366 392 10 06
    9 Haziran Şeref ve Kahramanlık Günü 9 Haziran Kastamonu/İnebolu 0 366 811 45 00 

     

    0 366 811 32 32

    Şapka Kıyafet İnkılabı 25-27 Ağustos Kastamonu/İnebolu 0 366 811 45 00 

     

    0366 811 32 32

    Geleneksel Kar ve Kızak Festivali Şubat Ayının İlk Haftası Kastamonu/Küre 0 366 751 20 01 

     

    0 366 751 20 32

    0 366 751 30 28

    Doğa Turu ve Suğla Yayla Şenlikleri 2-4 Temmuz Kastamonu/Pınarbaşı 0 366 771 21 41 

     

    0 366 771 22 43

    Birlik-Beraberlik ve Kültür Şenliği 23-24 Temmuz Kastamonu/Şenpazar 0 366 788 10 01 

     

    0 366 788 10 32

    Sünnet Şöleni 24 Ağustos Kastamonu/Seydiler 0 366 668 40 19
    Uluslararası Taşköprü Kültür ve Sarımsak Festivali 1-4 Eylül Kastamonu/Taşköprü 0 366 417 10 58 

     

    0 366 417 15 79

    0 366 417 40 88

    0 366 417 26 21

    Kültür ve Pirinç Festivali 27-29 Ağustos Kastamonu/Tosya 0 366 313 10 09 

     

    0 366 313 80 10

    0 366 313 21 93

     Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olan Kastamonu

    Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olan Kastamonu, büyük şehirlerin gürültüsünden kaçmak isteyenlerin sığınabilecekleri bir huzur bölgesi, panoramik dağlarıyla, yemyeşil ovalarıyla, zümrüt sahilleriyle, zengin kültürel varlıklarıyla bir çok alternatifler sunan bir tatil beldesidir.

    Eski bir yerleşim alanı olduğu bilinen Kastamonu yöresi MÖ.18.yy.da Gas’ların yurdu olmuş, zamanla Hititler, Firigler, Kimmerler, Lidyalı’lar, Pers’ler, Pontuslular, Romalılar ve Bizanslıların yönetimine geçmiştir. Romalıların bu yörede kurduğu Paflagonia isimli eyaletin merkezi olan pompei-polis höyüğü bugünkü Taşköprü ilçesinde bulunmaktadır. Bizans hanedanı komenoslar tarafından yapılan ve Kastamonu şehrinin tarihsel çekirdeğini oluşturan Kastamonu kalesi görkemli görüntüsüyle ziyaretçileri asırlardır selamlamaktadır.

    Kastamonu geleneksel Türk evi ve yakın dönem osmanlı mimarisi örneklerinin yoğun olarak bulunduğu ender illerdendir. Kentsel sit kapsamına alınmış olan Kastamonu, Taşköprü, İnebolu, Küre ve Abana’nın eski mahalleleri ve yapıları ziyaretçilerde nostalji ve yahranlık uyandırır.

    Milli mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olan Kastamonu İnebolu limanından Ankara’ya erzak, cephane ve insan akışında büyük yararlılıklar göstermiştir. Kurtuluş savaşında en fazla şehit veren üçüncü il olan Kastamonu ‘nun Araç ilçesi ise nüfus bazında en çok şehit veren yurdumuzun tek ilçesi olarak tarihin altın sayfalarında yerini almıştır.

    Kastamonu’nun sahip olduğu bu zengin tarihi ve kültürel mirası kadar bir diğer zenginliği de harikulade tabiatıdır. Başta Ilgaz Dağı Milli Parkı dağcılık sporları için mükemmel bir merkezdir. Zengin orman örtüsü, çeşitli yaban hayvanları, nefis piknik yerleri ve alabalığı ile görenlerin unutamayacağı özelliklere sahiptir. Kastamonu’nun 40 km. güneyindeki Ilgaz Dağı kayak merkezi kış aylarında büyük rağbet görmektedir.

    Kastamonu’nun bitki örtüs ve peyzaj açısından çok zengin yaylaları da vardır. Daha ziyade Araç, Çatalzeytin ve Bozkurt ilçelerinde bulunan bu yaylalar yaz aylarında tatillerini şehir dışında geçirmek isteyenler için önemli bir turizm kaynağıdır. Pınarbaşı ilçesinde vahşi doğasıyla Varla Kanyonu ve Türkiye’nin en derin dördüncü mağarası olan Ilgarini, kampçılar ve maceracılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir.

    Kastamonu Karadeniz’de kirlenmemiş, betonlaşmamış 135 km. kıyı bandıyla deniz, kum ve güneş arayanlara da hitab etmektedir. Bu yılı bandında çok sayıda doğal kumsal ve bunların ardından yoğun bir orman örtüsü bulunmaktadır. Çatalzeytin’deki Ginolu ile Cide’deki Giderus koyları Karadeniz’in en güzel koylarıdır.

    İşte Kastamonu bu doğal ve kültürel güzellikleriyle huzur arayan, doğayla başbaşa kalmak isteyen, kış sporlarını seven herkesi bekliyor. Dahası size zengin Kastamonu mutfağından değişik lezzetler tattırmayı (etli ekmek, biryan kebabı, döner üstü tirit, çekme helva vs.gibi) mahalli el sanatlarının (çarşaf bağları, baskı sofra bezleri, yerli dokumalar, ağaç oyma eşyaları, şimşir kaşıkları, örme sepetleri, müzik aletleri, kıstı takıları gibi) en güzel ürünlerini sunmayı vaadediyor.

    SPOR TURİZMİ

    1- Bisiklet Turları:

    Kastamonu İl Merkezi

    Kastamonu – İnebolu Karayolu Güzergâhı

    Araç – Dereyayla Bölgesi (Dağ Bisikleti)

     

    2- Olta Avcılığı:

    Devrekani  Beyler Barajı

    Daday – Yumurtacı Göleti ile bütün akarsular ve derelerde olta balıkçılığı yapılabilmektedir.

     

    3 – Dağ Yürüyüşü:

    Kastamonu Merkez – Ilgaz Dağı – Hacet Tepesi

    Küre – Belören Köyü

    Küre – Geriş – Karadonu – İpsine Tepesi – Ersizler Dere Hattı

    Çatalzeytin – Yaralıgöz

    Tosya – Berçin Köyü – Hacet Tepesi

    Tosya – Çifter Köyü – Karakaya da gerçekleştirilebilmektedir.

     

    4 – Doğa Yürüyüşü:

    Kastamonu  Merkez – Ballı Dağ

    Kastamonu Merkez – Uzun Yazı

    Kastamonu Merkez – Ilgaz Dağı

    Küre – Belören Tatil Köyü

    Küre – Ersizler Dere Mevkii

    Tosya – Kösen Çayırı Yaylası

    Tosya, (Yeşilköy) Sekiler Yaylası

    Tosya – Çukurhan Yaylası

    Tosya – Dipsizgöl Yaylası

    Çatalzeytin – Yaralıgöz

    Araç – Dereyayla Bölgesinde yapılmaktadır.

     

    5 – Atlı Doğa Yürüyüşü:

    Daday – Çömlekçiler Köyü; Türklük Oluğu Mevkii – Halaçoğlu Yaylası -Taşçılar Köyü hattı

    Araç – Dere Yayla Bölgesi; Sıra Gömü – Gölcük – İkiornaz – Munay – Uğru -  Kirazlı hattı

    Araç – Puvalza – Yazıköy – Asar Kale Yolu hattı

    Daday – Araç İlçeleri arası orman yolu hattı en uygun güzergâhlardır.

     

    6 – Kaya Tırmanışı:

    Küre – İpsine Tepesi

    Küre – Ersizler Dere Tepesi

    Pınarbaşı – Murat Başı Köyü, Valla Kanyonu Tepesi

     

    7 – Kamp – Karavan Turizmi:

    Kastamonu Merkez – Kadı Dağı

    Kastamonu Merkez – Uzunyazı

    Kastamonu Merkez – Açıkmaslak

    Araç – Dereyayla Bölgesi

    Cide – Doğanyurt – İnebolu – Abana – Bozkurt – Çatalzeytin sahilleri

    Küre – Belören Tatil Köyü

    Küre – Ayrancı Yaylası

    Küre – Masruf Mevkiinde kamp kurulabilmektedir.

     

    8  – Av Turizmi:

    Taşköprü, Kaygunca – Bademci – Dereköy hattı

    Taşköprü, Dağbelören – Kirazcık – İmamoğlu – Alasökü – Şehirören bölgesi

    Taşköprü, Elekdağı – Oymaağaç – Sökü –Badem Bekdemir- Çambaşı – Paşa – Gündoğdu Bölgesi

    Cide – Başköy (Güren) bölgesi

    İnebolu yaylaları – köyleri

    Bozkurt yaylaları – köyleri sürek domuz avı

    Çatalzeytin – köyleri sürek domuz avı

    Devrekani – beyler barajı olta balık avcılığı

    Daday – Yumurtacı Göleti olta balık avcılığı yapılmaktadır.

     

    9 – Yamaç Paraşütü:

    Abana – Bahriyeliler Mevkii

    Tosya – Ortalıca Beldesi, Bektaşlar Mahallesi Arası

    Araç – Boyalı Nahiyesi, Gülpü Dağı – Solucan Ovasa arası, Boyalı Vadisi

    Küre – Belören Tatil Köyü

     

    10 – Su Altı Dalış Turizmi:

    Cide – Gideros Koyu,

    Çatalzeytin – Ginolu Koyu ile sahil bandı

     

    11 – Rüzgar Sörfü:

    Karadeniz sahil bandında yer alan (Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt  Çatalzeytin) kesimlerinde

    12 – Su Sörfü:

    Karadeniz sahil bandında yer alan (Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt Çatalzeytin) kesimlerinde

     

    13 – Çim Pateni – Çim Kayağı:

    Araç – Muanlar, Hatip ve Başköy Yaylaları ile yükselti ve eğimleri,

     14 – Golf Turizmi:

    Araç, Dere Yayla bölgesindeki yaylalarda çok müsait alanlar mevcut olup, sahaların konumu ve özellikleri ile yurt dışından dahi yatırımcı, organizatör, oyuncu cezp edecek mahiyettedir.

     

    15  – Jeep Safari:

    Hanönü,  Ormaniçi

    Abana, Bağlık, Çayırak – Hacı Veli Mevkii hattı

    Küre, Bediroğlu – Batallar – Karagürgen – Küre hattı

    Küre, Masruf – Avşar – Kösreli – Yayla – Zırmana – Çaybükü – Beyalan – Başören – Batallar – Küre hattı


    Ilgaz-Kastamonu/Çankırı

    Konumu: Kastamonu ve Çankırı illeri sınırında zirvesi 2850 m. olan Ilgaz Sıradağları üzerinde, Ilgaz Milli Parkı içinde yer almaktadır. Kış turizminin yanı sıra, sahip olduğu doğal güzellikleri ile dört mevsim turizme elverişlidir.

    Sezon: Kayak mevsimi kasım ayında başlayıp nisan ayına kadar sürer.

    Pistler: Kayak pistleri 1800-2000 m yükseklikleri arasındadır. Sezon içinde kar kalınlığı 50-200 cm. dir. Kayak merkezinde bir adet çift iskemleli telesiyej tesisi ile 1 adet teleski tesisi bulunmaktadır. 700 m. uzunluğundaki telesiyej tesisi 700 kişi/saat kapasitededir. 950 m. uzunluğundaki teleski 1000 kişi/saat kapasitededir. Merkezde bir otele ait bir babylift de bulunmaktadır.

    Konaklama: Kayak merkezi ve çevresinde 3 otel bulunmaktadır. Ayrıca, 88 apart daireden oluşan bir tatil kompleksi yer almaktadır.

    Ulaşım:Ilgaz’a 30, Kastamonu’ya 40, Çankırı’ya 73, Ankara’ya 203 km, İstanbul’a 475 km.dir. Ilgaz-Kastamonu yolunun orta noktalarında yer alır. Merkeze en yakın havaalanı 203 km. uzaklıktaki Ankara Esenboğa havaalanıdır. Kayak tesislerine özel araçlarla ulaşmak mümkündür.

    Turizm Merkezi İlan Tarihi 07.10.1997 tarih ve 23133 sayılı RG
    Turizm Merkez Alanı yaklaşık 9800 ha.
    Konumu Karadeniz Bölgesi, Kastamonu ve Çankırı illeri sınırında.
    Ulaşım Durumu En yakın havaalanı En yakın havaalanı (Ankara-203 km)
    En yakın kent merkezi Kastamonu- 40 km
    Kayak Alanı Niteliği Rakım 1600-2000 m.
    Sezon Uzunluğu Aralık-Nisan
    Kar kalınlığı 0,50 -2,5 m.
    Kayak Alanı(ha) yaklaşık 1480
    Kayak Türü Alp Disiplini
    Pist Niteliği  
    Mekanik Tesis Durumu Mevcut: 1 adet Telesiej, 2 adet Teleski
    Öneri: 3 adet Telesiej, 1 adet Gondol Lift
    Plan Durumu Üst Ölçekli Planı (1/25000) 05.06.2003
    Alt Ölçekli Planı (1/5000) 22.08.2003
    Alt Ölçekli Planı (1/1000) 05.06.1995; 09.10.1996; 17.02.1998 (M); 24.06.1998; 22.09.2003
    Tahsis Durumu Son Tahsise Çıkan Parsel Adedi  
    Tahsis Edilen Parsel Adedi  
    Konaklama Durumu Turizm Tesis Alanı yaklaşık 65 ha
    Günübirlik Tesis Alanı yaklaşık 53 ha
    Kamping Alanı 20 ha
    Yatak Kapasiteleri (Mevcut/Planlanan) TTA için yaklaşık 6500-9750 kişi, Kamp Alanı için 1000-1600 kişi (ha başına TTA için 100-150 kişi)
    Çevre Düzeni Planı  

    KASTAMONU ETKİNLİKLERİ

    GELENEKSEL KAR VE KIZAK FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : Küre – 01-05 Şubat
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Küre Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 751 20 01 – 751 20 32
    FAKS : 751 30 28


    ŞEYH ŞABAN-I VELİ VE KASTAMONU EVLİYALARINI ANMA HAFTASI
    YERİ VE TARİHİ : Merkez – Mayıs 1.Haftası
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Şeyh Şaban-ı Veli ve Kültür Vakfı
    TEL : (366) 214 20 87

    ŞEYH ŞABAN-I VELİYİ ANMA RAHMET VE BEREKET GÜNÜ
    YERİ VE TARİHİ : Hanönü – Mayıs 1.Haftası
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Hanönü Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 497 51 95
    FAKS : 497 51 95

    DEVREKANİ ÇAYIRCIK FETİH ŞÖLENİ
    YERİ VE TARİHİ : Devrekani – 10 Mayıs
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Devrekani Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 638 10 13 – 638 13 13
    FAKS : 638 13 14

    9 HAZİRAN ŞEREF VE KAHRAMANLIK GÜNÜ
    YERİ VE TARİHİ : İnebolu – 09 Haziran
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : İnebolu Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 811 45 00
    FAKS : 811 32 32

    AĞLI KALESİ ŞENLİKLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Ağlı – 30 Haziran-02 Temmuz
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Ağlı Kaymakamlığı-Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 737 10 01 – 737 10 02
    FAKS : 737 10 12

    DOĞA TURU VE SUĞLA YAYLA ŞENLİKLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Pınarbaşı – 01 Temmuz -30 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Pınarbaşı Kaymakamlığı-Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 771 20 27
    FAKS : 771 22 43

    SUĞLA
    YERİ VE TARİHİ : Azdavay – Temmuz 1.Haftası
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Azdavay Belediye Başkanlığı-Dernekler
    TEL : (366) 717 12 35 – 717 10 16
    FAKS : 717 18 88

    RIFAT ILGAZ SARI YAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : Cide – 06-08 Temmuz
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Atatürk’çü Düşünce Derneği Cide Şb.
    TEL : (366) 866 35 13

    DENİZ ŞENLİKLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Çatalzeytin – 20-22 Temmuz
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Çatalzeytin Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 516 12 16
    FAKS : 516 12 16

    ABANA KÜLTÜR, SANAT VE DENİZ ŞENLİKLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Abana – 29-31 Temmuz
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Abana Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 564 11 65
    FAKS : 564 10 18

    YAYLA ŞENLİKLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Bozkurt – Temmuz 4.Haftası
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Bozkurt Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 575 11 25
    FAKS : 575 12 35

    BAL VE HAYVANCILIK FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : İhsangazi – 20-21 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : İhsangazi Belediye Başkanlığı-Kültür Derneği
    TEL : (366) 392 12 24 – (212) 392 12 33

    TÜRK DÜNYASI GÜNLERİ
    YERİ VE TARİHİ : Merkez – 23-25 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Kastamonu Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 214 86 48
    FAKS : 214 99 83

    AĞLI PANAYIRI
    YERİ VE TARİHİ : Ağlı – 23-27 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Ağlı Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 737 10 01 – 737 10 02
    FAKS : 737 10 12

    ATATÜRK’ÜN KASTAMONU’YA GELİŞİ, ŞAPKA VE KIYAFET İNKILABI KUTLAMALARI
    YERİ VE TARİHİ : Merkez – 23-31 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Kastamonu Valiliği-İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
    TEL : (366) 214 22 18
    FAKS : 212 44 05

    ŞAPKA VE KIYAFET İNKILABI
    YERİ VE TARİHİ : İnebolu – 25-27 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : İnebolu Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 811 45 00
    FAKS : 811 32 32

    TOSYA KÜLTÜR VE PİRİNÇ FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : Tosya – 25-28 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Tosya Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 313 10 09
    FAKS : 313 80 10

    DEVREKANİ TARIM KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : Devrekani – 27-29 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Devrekani Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 638 10 13 – 638 13 13
    FAKS : 638 13 14

    ATATÜRK’ÜN DEVREKANİ’YE GELİŞLERİ KÜLTÜR-SANAT VE TARİH HAFTASI
    YERİ VE TARİHİ : Devrekani – 28 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Devrekani Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 638 10 13 – 638 13 13
    FAKS : 638 13 14

    30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE AT YARIŞLARI SPORTİF FAALİYETLER
    YERİ VE TARİHİ : Daday – 30 Ağustos
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Daday Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 616 10 05
    FAKS : 616 10 06

    ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ
    YERİ VE TARİHİ : Taşköprü – Eylül 1.Haftası
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Taşköprü Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 417 10 58 – 417 15 79
    FAKS : 417 26 21

    HANÖNÜ PANAYIRI
    YERİ VE TARİHİ : Hanönü – 07 Ekim
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Hanönü Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 497 51 95
    FAKS : 497 51 95

    İLAV ŞÖLENİ
    YERİ VE TARİHİ : Bozkurt – Ramazan ve Kurban Bayramlarının 3.günü
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Bozkurt Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 575 11 25
    FAKS : 575 12 35

    PİLAV-KAVURMA ŞÖLENİ
    YERİ VE TARİHİ : Devrekani – Kurban Bayramı 2.Günü
    DÜZENLEYEN KURULUŞ : Devrekani Belediye Başkanlığı
    TEL : (366) 638 10 13
    FAKS : 638 13 14


     

    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KAYSERİ




    KAYSERİ

    YÜZÖLÇÜMÜ: 16.917 km²
    kayseri gevher

    NÜFUS:  1.255.349 (2011)

    İL TRAFİK NO: 38

    İLÇELER: Kayseri (merkez), Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Erciyes Dağı, Sultansazlığı, Derebağ Çağlayanı Orman İçi Dinlenme Yeri, Yahyalı Hacer Ormanı Doğayı Koruma Alanı, Fraktin ve İmamkulu Anıtları, Kayseri, Şahmelik ve Develi Kaleleri, Huand Hatun Külliyesi, Avgunu, Çifte, Sahibiye Köşk ve Hatuniye Medreseleri, Kölük, Hacı Kılıç Cami ve Medreseleri, Kayseri, Bünyan ve Develi Ulucamileri, Kurşunlu Cami, Keykubadiye Sarayı, Hızır, İlyas ve Haydar Bey Köşkleri, Mollaoğulları Konağı, Çifte, Döner ve Sırçalı Kümbetleri, Sultan ve Karatay Hanları, Dev Ali, Seyyid-i Şerif Hızır İlyas, Melik Gazi ve Mikdat Dede Türbeleri, Raşid Efendi Kütüphanesi, Tekgöz ve Çokgöz Köprüleri, Kültepe, Kayseri Arkeoloji ve Kayseri Etnografya Müzeleri.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (352) 213 04 31
    Faks: (352) 232 25 81

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Cumhuriyet Mah. Tennuri Cad. Atatürk Evi
    KAYSERİ
    Tel: (0 352) 222 04 56
    Faks: (0 352) 232 25 81

    Müzeler

    Arkeoloji Müzesi
    Adres: Gültepe Mah. Kışla Cad. No:2 – Kayseri
    Tel: (352) 222 21 49

    Etnografya Müzesi
    Adres: Gavremoğlu Mah. Huani Hatun Medresesi – Kayseri
    Tel: (352) 222 21 48

    Kayseri Müzesi

    Örenyeri

    Kültepe – Karahöyük Köyü
    Soğanlı – Yeşilhisar

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Kayseri Kültür ve Sanat Haftası
    Kayseri
    Nisan Ayının İlk Haftası

    Atatürk’ün Kayseri’ye Gelişi
    Kayseri
    19 Aralık

    İncili Çavuş Anma Günü
    Tomarza İncili Köyü
    Eylül Ayı İçerisinde

    Fuarlar:

    Kayseri Anadolu Fuarı
    Kayseri
    10 Temmuz-10 Ağustos


    Festivaller:

    Akkışla Yoğurt Festivali
    Bünyan-Akkışla Yaylası
    18 Mayıs

    Pastırma Festivali
    Kayseri
    15 Eylül

    Şenlikler:

    Aşık Seyrani Şenlikleri
    Develi
    12 Eylül

    Aşıklar Bayramı
    Kayseri
    Uygun Görülen Tarihte

    Dadaloğlu Şenlikleri
    Tomarza- Özlüce Kasabası
    11 Eylül

    Resim: Gevher Nesibe Şifahanesi (1205) – Anadolu’nun en eski hastanesi


    KAYSERİ GENEL BİLGİLER

    Kayseri tarih boyunca Anadolu’nun önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Ticaretin yanı sıra, görkemli Erciyes Dağı ve gelişen kış turizmi potansiyeli ve lezzetli yemekleriyle görülmeye değer bir orta Anadolu şehridir.

    Müzeler ve Örenyerleri

    Müzeler

    Arkeoloji Müzesi
    Adres: Gültepe Mah. Kışla Cad.
    No:2 – Kayseri
    Tel: (352) 222 21 49
    Etnografya Müzesi
    Adres: Gavremoğlu Mah.
    Huani Hatun Medresesi – Kayseri
    Tel: (352) 222 21 48
    Kayseri Müzesi Hakkında

    Örenyerleri -

    Kültepe – Karahöyük Köyü Soğanlı – Yeşilhisar
    Kültepe Ören Yeri: Kayseri-Sivas karayolunun 20. km.sinden, yolun 2 km. kuzeyinde yer alan yüksekliği 22 m. çapı 500 m.yi bulan bir höyük tepe ile onun etrafını çeviren Karum adı verilen aşağı şehirden ibarettir. Dünyaca tanınan bu açık hava müzesi ilk olarak 1881′de dikkati çekmiştir. Yapılan kazılarda Kültepe’de, Asur, Genç Hitit, Roma-Pers ve Tabal Dönemlerine ait eserler ve bulgular ele geçirilmiştir. Bu eserlerin en önemlileri Asur dilinde yazılmış çivi yazılı tabletlerdir. Bunlar Anadolu’nun en eski yazılı belgeleridir.

    Şehir Surları ve Kalesi: Cumhuriyet Meydanında bulunan Kayseri Surları ve Kalesi 3. yy. ortasında inşa edilmiş, 6.yy. ortasında da daraltılmış ve tamir edilmiştir. Kayseri şehrinin tarihi kalesi iki kısımdan ibarettir: dış sur ve burçlardan meydana gelen dış kale ve iç kale.

    İnanç Turizmi

    Şehir merkezinde bulunan Ulu Cami, Güllük, Han, Hacıkılıç, Kurşunlu ve Kale camileri kentin önemli camileridir. Merkezdeki Avgunlu, Çifte, Sırçalı, Şah Kutlu Hatun, Ali Cafer, Köşk kümbetleri ile Melik Mehmet Gazi ve Seyyit Burhanettin türbeleri önemli olanlarıdır.

    Sahabiye Medresesi, Hunat Medresesi, Seraceddin Medresesi, Köşk Medresesi, Hatuniye Medresesi Kayseri’nin önemli medreseleridir.

    Kayseri-Adana yolu istikametinde, Kayseri’ye 70 km. uzaklıktaki Erdemli vadisi içerisinde manastır, kiliseler ve kaya mekanları görülmeye değerdir.

    50′ye yakın kaya kilisesi ve mağaranın bulunduğu Soğanlı Vadisi önemli bir turistik merkezdir.
    Han ve Kervansaraylar

    Sultanhanı Kervansarayı: Kayseri-Sivas karayolunun 50.km.sinde bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı 1. Alaattin Keykubat zamanında (1232-1236) yapılmıştır. Kervansaray kapı süslemesi ve iç mimarisi ile ön plana çıkmıştır.

    Karatay Kervansarayı: Bünyan İlçesi, Karadayı köyünde bulunan Kervansarayı 1255 yılında Selçuklu vezirlerinden Celalettin Karatay yaptırmıştır.Türbe ve sütunlarındaki kabartmalar Selçuklu taş işlemeciliğinin güzel örneklerindendir

    Kara Mustafa Paşa Kervansarayı: İncesu ilçesinde bulunan ve camisi, medresesi otuz dükkanlık alışveriş yeri ile bir külliye olan bu eseri, 1660 yılında Osmanlı vezirlerinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa yaptırmıştır.

    Vezir Han: Şehir içi Kapalı Çarşının yanında bulunan bu iki katlı han, Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmıştır. İlginç mimarisi ile dikkati çeken hanın ortasında bir çeşme vardır.

    Bedesten: Kapalı çarşının içinde bulunan bedestenin, üç büyük kubbe ve kubbeciklerden meydana gelen tavan örtüsü mevcuttur. 1497 yılında yaptırılmıştır.

    Kapalı Çarşı: Türkiye’nin dört büyük kapalı çarşısından biri olan ve dört giriş kapısı bulunan Kayseri Kapalı Çarşısı, 1859 yılında halk tarafından yaptırılmıştır.

    Kaplıcalar

    Bayramhacı Kaplıcası: Kayseri’nin 65 km. batısında, Bayramhacı köyüne 1,5 km. uzaklıkta yer alan kaplıcada 55 oda 140 yatak kapasitesi, iki erkek, iki bayan olmak üzere toplam dört havuzla hizmet vermektedir. Kaplıcanın 38ºC / 40ºC sıcaklığındaki suyun romatizma, deri, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolu ve kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.

    Tekgöz Kaplıcaları: Kayseri’ye 33 km. uzaklıkta Kocasinan ilçesi Yemliha kasabasında bulunan kaplıcada, biri erkek biri bayan olmak üzere iki havuz mevcuttur. Kaplıcanın 43ºC sıcaklığındaki suyu; romatizma, deri, solunum yolu, böbrek ve idrar yolları, kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.

    NE YENİR?

    Pastırma ve Sucuk, Kayseri’nin meşhur mantısı (yağ, tepsi, vs) mutlaka tadılmalıdır

    NE ALINIR?

    Bünyan ve Yahyalı halısı ile ünlü olan Kayseri’de pastırma ve sucuk alınması gereken yiyecek malzemeleridir

    YAPMADAN DÖNME

    Erciyes Dağında kayak, trekking yapmadan,
    Erdemli ve Soğanlı Vadisindeki kaya kiliselerini görmeden,
    Kapuzbaşı Şelalelerinde piknik yapmadan,
    Kayseri Kalesi ve Tıp Tarihi Müzesini gezmeden,
    Pastırma ve Sucuk tatmadan,
    Yöresel El Dokuma ve Bünyan ya da Yahyalı halıları almadan,

    …Dönmeyin.


    Pastırma ve Sucuk, Kayseri’nin meşhur mantısı (yağ, tepsi, vs) mutlaka tadılmalıdır.

    Kayseri’den Yemek Tarifleri

    Kesme çorba

    Malzemeler:

    2 su bardağı un
    1 adet yumurta
    1 çay bardağı su
    2 yemek kaşığı kıyma
    1 yemek kaşığı margarin
    1 yemek kaşığı salça
    4 su bardağı su
    Tuz karabiber ve nane

    Hazırlanışı: Yumurta, un, tuz ve 1 çay bardağı su ile hamur hazırlanır ve açılır, ince şeritler halinde kesilir. Su kaynatılır, kesilmiş olan hamurlar ilave edilir. Kıyma ve salça eklenir, kaynatmaya devam edilir. Hamurlar pişince üzerine yağda  kızdırılmış nane dökülerek servis edilir.

    Kağıtta pastırma

    Malzemeler:

    100 gr ince dilimlenmiş pastırma
    2 adet domates
    3 adet sivri biber
    1 yemek kaşığı tereyağı
    4 sap maydanoz
    6 dilim limon
    6 alüminyum folyo (15×15 cm)

    Hazırlanışı: 15×15 cm ebadında kesilmiş 6 alüminyum folyonun içi tereyağı ile yağlanır. Folyoların içine ikişer dilim pastırma yerleştirilir. Pastırmaların üzerine sırasıyla domates dilimleri, sivri biber, maydanoz ve limon dilimleri yerleştirilir ve  fındık büyüklüğünde tereyağı eklenerek kapatılır. Orta hararetli fırında 20-25 dakika pişirin.

    Havleter

    Malzemeler:
    1/2 çay bardağı su
    1 fincandan bir parmak eksik buğday nişastası
    1 fincan pekmez
    3 yemek kaşığı sıvı yağ

    Hazırlanışı: Tüm malzeme karıştırılır. Teflon tencerede 3 yemek kaşığı sıvı yağ kızdırılır, karışım dökülür. Karıştırarak pişirilir. Kaşığı tutunca ateş kısılır, tencerenin ağzı kapatılır. Sık sık ezerek karıştırılır. Sünger parçaları gibi ayrılınca karıştırma bırakılır. Servis tabağına alınarak servis edilir.

      KAYSERİ-ERCİYES KAYAK MERKEZİ

    Orta Anadolu’nun en yüksek doruğu olan Erciyes Dağı (3916 m.) Kayseri ilinin 25 km. güneyinde yükselir. Sönmüş bir volkan olan dağın yüksek kısımları yılın her mevsiminde kalıcı karlarla örtülüdür. Dağın kuzeyinde ise bir km. uzunlukta bir dağ buzulu mevcuttur. Kayak Merkezi Dağın kuzey yamaçlarında yeralan Tekir Yaylası üzerindedir. Erciyes, Kayak Merkezi olmanın dışında, dağcılık sporu açısından ülkenin önemli dağlarından biridir.

    Ulaşım: Kayak tesislerine en yakın havaalanından (Kayseri-Erkilet) otobüsle 40 dakika, kent merkezinden 30 dakikada ulaşılmaktadır. Kayseri şehir merkezinden kayak tesislerine ulaşım özel araçlarla mümkündür. Ayrıca bir çok otel müşteriler için servis organize etmektedir.

    Coğrafya: Erciyes Dağınının doğu ve kuzey yamaçlarında yeralan kayak alanları 2200 -3100 metre yükseklikleri arasındadır. Kayak için en uygun zaman 20 Kasım-20 Nisan tarihleri arasıdır. Normal kış koşullarında kar kalınlığı 2 metre dolayında bulunmaktadır. Genellikle toz kar niteliğindedir. Yaz Kayağı, Tur Kayağı ve Helikopterli Kayak yapılması mümkündür. Yörede karasal iklim hüküm sürmektedir. Hakim rüzgar yönü güney ve batı yönlerindedir.

    Konaklama ve Diğer Hizmetler: Dört devlet konuk evi, bir otel bulunmaktadır. Konaklama yerlerinde lokanta, bar, yüzme havuzu, kayak hocası ile malzeme kiralama hizmetleri mevcuttur. Ayrıca büyük bir kafeterya ve sağlık ocağı bulunmaktadır.

    Mekanik Tesisler ve Pistler: Kayak merkezinde toplam 1905 kişi/saat 2 adet teleski ve 1 adet telesiyej olmak üzere 3 adet mekanik tesis mevcuttur.

    Erciyes hakkında bilgiler

    Orta Anadolu’nun en yüksek doruğu olan Erciyes Dağı ( 3916 m.) Kayseri ilinin 25 KM güneyinde yükselir. Kayak severler bilir ; Kayak kaymanın zevkini en güzel toz kar verir en güzel toz karı erciyes verir. Toz kar zevkini ve kayağın tadının doruklarına ulaşacağınız erciyeste 8 adet mekanik lift bulun maktadır. Bunlardan 3′ü Baby-lift 3′ü teleski ve 2′si dünyada kayakçıların en çok tercih ettiği telesiyejdir. Bu telesiyejler Erciyes kayak merkezinin en uzun ve taşıma kapasitesi en fazla olan mekanik tesisidir. 1′inci telesiyej1500m uzunluğunda olup, 2215 rakımdan başlar ve2550 rakımda biter. Daha çok profesyonel kayakçılara hitap eden 2′inci telesiyej 1600 mt uzunluğunda olup sizleri 2550 rakımdan alıp 3000 rakıma ulaştırır. Bu özelliklerinden dolayı Türkiye de bulunan en uzun chair -lifttir . Zümrüt Telesiyej kayak severlerin sıra beklemesine son vermiş ve Erciyes deki kayak turizmine önemli katkıda bulunmuştur. Istanbul
    720 km


    Erciyes de sezon boyunca kayakçıların karşılaşabileceği sağlık problemler için 24 saat hizmet veren Sağlık ocağı bulunmaktadır. Ayrıca kayak pistinde Jandarma kontrolü sağlamaktadır.

     

    Ankara
    340 km

    Izmir
    900 km

    Antalya
    770 km

    Adana
    370 km

    Trabzon
    715 km

    Diyarbakir
    335 km

    Konaklama

    Erciyes Kayak Merkezinde şu anda Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne ait 140 yataklı Kayak evi, Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü’ne ait 100 yataklı, Dsi 12. Bölge Müdürlüğü’ne ait 100 yataklı Dinlenme Tesisleri ile İl özel idare müdürlüğünce yaptırılıp Kayseri Gençlik Spor Müdürlüğüne devredilen Dedemana kiraya verilen üç yıldızlı 106 yatak kapasiteli Dedeman oteli ,153 yatak kapasiteli Grand ERAS oteli ,50 yatak kapasiteli ACE oteli bulunmaktadır.Firmamız aynı zaman da danışmanlık yapmakta olup sizi Kayserinin en iyi otel ve konaklama yerlerine yönlendirebilir.

    Ulaşım

    Erciyes Kış Sporları ve Turizm Merkezi, Kayseri şehir merkezine 25 km. uzaklıktadır. Yol asfalt olup, yıl boyunca sürekli ulaşıma açık tutulmaktadır. Erciyes İç Anadolu’nun Ortasın da olması sebebi ile ulaşım gayet kolaydır. Erciyes’e Ankaradan özel araba ile 3.5 saat otobüs ile 5 saat olup Adanadan özel araba ile 4 saat otobüs ile 6 saattir.İstanbul’dan ise her gün Türk hava yollarının ve Onur Airın seferi vardır.

    Kayseri den Talas otobüs duraklarının arkasında bulunan
    Öz develi tel : 0352 2212777 ve
    Kaman turizm : 0352 6211010
    firmalarının Erciyes’e her gün ring servisleri vardır.

    Dağcılık

    TEKiR YAYLASINDAN TIRMANIŞ: Kayseri’ye 25 km. uzaklıkta bulunan Dağevine, Hisarcık yolu üzerinden gidilir. Yaz ve kış trafiğe açıktır. Özel otomobilleri olmayanlar, Kayseri merkezideki yoğunburç Beğendik Market arkasından kalkan Develi dolmuşları ile veya Hiasarcığa kadar Hisarcık otobüsleri ile oradanda taksiler ile Dağevine ulaşılabilir. 2950 metreye yürümeyle 4 saat süren parkur Zümrüt Telesiyej ile 22 dakkia gibi sürede ulaşabilir ve tırmanışa başlanır. Bozkırlarla kaplı vadi tabanın sağ kenarından tırmanışa devam edilir. İki saatlik bir yürüyüş ve tırmanıştan sonra, Erciyes’in do­ruğuna ulaşılır. Bu noktaya varan dağcı, batı kesimde yükselen ana doruğu ra­hatlıkla görür. Aralıktaki boyun geçilerek anadoruğa varılır. Doruk bir “Aglomera” sütunu halindedir. Kuzey taraftaki kaya çatlağından çıkılır. Doğu yüzünden iple inilir. Dağevinden, doruğa çıkış ve dönüş normal hava koşulları altında 8-10 saat­Iik bir zaman alır.

    KUZEY BATIDAN TIRMANIŞ: Kayseri’den otobüs veya otomobil ile Hacılar içesine gidilir. Hacılar’dan sonar Aksu Yurdu üzerinden geçilerek Sütdonduran Yaylasına (2950 m.) kamp kurulur. Hacılar-kamp yeri 5 saattir. Doruk tırmanışı için kamp yerinden hareket edilir. Bu­zul üzerinden tırmanışa devam edilerek önce doğu zirvesine ulaşılır. Eğer buzu­Iun sathı yumuşak kar ise iniş aynı yerden yapılır. Değilse, dağın batı yüzünden inilerek, kamp yerine gelinir

    I.Etap Kar Kalınlığı : 158 cm
    II.Etap Kar Kalınlığı : 183 cm

     
       ERCİYES DAĞI
     

    Erciyes Dağı, 3.917 m. yüksekliği Türkiye’nin Kayseri ilinin sembollerinden olmuş dağ.Sönmüş bir “küme volkan” olan dağdaki volkanik patlamaların 30 milyon yıl önce başladığı, Erciyes’ten çıkan küllerin rüzgârla kilometrelerce uzaklara taşınarak, Hasan Dağı ile birlikte, Kapadokya bölgesindeki peri bacalarını oluşturduğu düşünülmektedir. Yüksek kısımları her mevsim karla kaplı olan Erciyes’in kuzeyinde bir kilometre uzunluğunda dağ buzulu vardır. Ayrıca dağın doruğunda bulunan, Bizans rahiplerinin inzivaya çekildiği mağaralar, kötü hava şartlarında dağcılar için sığınak olmaktadır.

    Dağcılık ve kış sporlarında Türkiye’nin belli başlı merkezlerinden olan Erciyes, Kayseri’nin 30 km. güneyinde yer alır. Erciyes kayak pisti dünyanın en iyi kayak pistlerindendir.

    Konumu

    Enlem: 38° 52′ 0″ Kuzey Boylam: 35° 58′ 0″ Doğu

         Genel özellikleri

    Türkiye’nin en yüksek dağlarından olan Erciyes, Kayseri İli’nin güneybatısında tek kütle olarak yükselir. Erciyes’in doruğu genel görünümü ile bir kubbeyi andırır. Sel yatakları ile derin biçimde yarılmış, yer yer üst üste kubbelerden ve sırtlardan oluşmuş doruklarında, kabaca doğu-batı doğrultulu bir sağrı uzanmakta ve bu sağrı üzerinde iki tepe bulunmaktadır. Bunlardan biri olan 3917 m. yükseklikteki Büyük Erciyes, aynı zamanda dağın doruğunu oluşturur. İkinci tepeyse bunun batısında yer alan Safrakaya tepesi ya da Küçük Erciyes ’tir (2700 m.).

         Tepeleri

    Erciyes Dağı’nın kuzey yamaçlarında, yükseklikleri 2200 m. ile 2700 m. arasında değişen birçok volkan tepesi sıralanmıştır. Bunların başlıcaları Belaşma, Yılbat, Karasığır, Lifos, Kepez ve Kefelik tepeleridir. Yine dağın bu kesimlerinde, lav akıntılarıyla oluşmuş kaya yığıntı alanları vardır. Sözkonusu yığıntılar, Peri kartını ve Selim kartını adıyla anılır. Erciyes dağı kütlesinin doğusunda, yükseklikleri 1200-1700 m. arasında değişen başka volkan tepeleri yayılmıştır. Çarıktepe, Arkatepe, Un tepesi, Büyük Kızıltepe, Küçük Kızıltepe gibi kabartıların yer aldığı bu bölgede, asıl kütleden görece ayrı iki volkanik dağ daha vardır. Bunlar Ali Dağı (1871 m.) ve Yılanlıdağ’dır (1640 m.). Dağın güney ve batı yamaçlarında da Üçtepe, Evliya Dağı, Uçukdağ, Kırmızıtepe, Göktepe, Bozdağ, At Tepesi, Şeyharslan, Beşparmak, Karasivri, Karnıyarık gibi kartınlar ve tepeler sıralanmıştır. Erciyes Dağı’nın doğusunda yer alan ve dağdan Tekir Yaylası ile ayrılan Koç Dağı ise 2700 m. yüksekliktedir.

    Erciyes, III. Zaman ortalarından başlayarak çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren, lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. Bu özelliği ile türlü yaştaki volkanlardan oluşmuş bir küme volkan olarak nitelendirilmektedir. Toros orojenez kuşağı ile İç Anadolu masifleri arasındaki alanda, püskürmelerle ortaya çıkan kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu dağların en önemlisi olan Erciyes, özellikle pontiyen, pliyosen ve pleistosendeki yanardağ püskürmeleri sonucu bir stratovolkan (tabakalı volkan) olarak yükselmiştir. Erciyes Dağı’nda bugünkü ana volkan konisi, bazaltlı lavlarla oluşan eski volkan temelinin, daha sonra kıvamlı andezit lavlarının püskürmesi sırasında iç basınç sonucu parçalanmasıyla açılan çukurda oluşmuştur. Ana doruğun doğusunda dağı bir yay biçiminde çeviren Koç Dağı’nın eski volkanın kalıntısı olduğu sanılmaktadır. Bu arada dağın püskürmeleri sırasında ortaya çıkan lav, tüf, dışık (cüruf) ve lapiller (yanardağ çakılı) yaklaşık 100 km. uzaklığa yayılmış ve bu volkanik malzemeler, Erciyes Dağı’nın çevresindeki tepe ve platoların buğünkü yapısını belirlemiştir

        Buzullar

    Erciyes Dağı üzerinde IV. Zaman’da oluşan buzullar aşındırma yoluyla dağın yüksek kesiminde geniş ve derin sirkler (buz yalakları) ortaya çıkarmıştır. Dağda, 3000-3500 m. arası yükselti kuşağında yer alan bu sekiz buz yalağından birinin geniş bölümünde bir buzul bulunmaktadır. Boyu 700 m., eni yaklaşık 200 m. olan buzulun kalınlığı 20 ile 50 m. arasında değişmektedir.

    Bu buzul devrinden sonra da Erciyes’te yeniden yanmalar belirmiş, bu dönemdeki püskürmeler sınırlı ve daha küçük ölçüde olmuştur. Dağın kenarlarındaki yarıklardan, çoğu kiremit renkli cüruflar püskürmüş, böylece Büyük Kızıltepe, Küçük Kızıltepe gibi nispeten ufak çapta koniler oluşmuştur. Böyle küçük püskürmeler günümüzden 2000 yıl öncesine kadar görülmüş olmalı ki, miladın başlarında coğrafyacı Strabo, Kayseri şehri yakınındaki ateş çukurlarından geceleyin fışkırdığı görülen alevlerden söz etmiştir. Bu, Erciyes’in son faaliyeti olmuştur. Günümüzde Erciyes, sönmüş genç volkan dağı olarak, 3916 m. yüksekliği, heybetli görünüşü, 1100 km2′yi geçen alanı, çevresine canlılık veren varlığı ile bölgenin tabiat zenginliğidir.

        Doğal bitki örtüsü

    Erciyes’in yer aldığı bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır. Ancak, kimi kesimlerde yer yer çalılıklar ve nemli yerlerde meyve, kavak ve söğüt ağaçları da görülmektedir. 1500-1600 m’ye dek çıkan bozkır bitki örtüsü, yerini daha sonra 2500 m’ye ulaşabilen dağ bitkilerine bırakır. Sonraki yüksekliklerde ise yüksek dağ bitkileri yer alır.

    Erciyes Dağı çevresi, eski dönemlerden beri önemli bir yerleşme merkezi olmuştur. Günümüzde Kayseri şehri dağın eteğine yakın bir bölgede bulunmaktadır. İlin önemli yerleşim merkezlerinden Develi ilçesi ise dağın güney eteklerinde yer alır.

    Erciyes’in yüksek kesimindeki başlıca yol, Tekir yaylasından geçen Kayseri-Develi yoludur. Öte yandan Erciyes, bölge halkı için önemli bir dinlenme yeridir. Özellikle kuzey yamaçları, 1500-1600 m’ye kadar bağ ve bahçelerle doludur.

         Tekir yaylası

    Tekir yaylası ADANA’nın 90 Km. kuzeybatısında yer alan dağlık bir yayladır.Tarihi güzellikleri pek fazla olmasa da yazın her türlü meyve ve sebzenin evlerin bahçelerinde taze olarak yetiştirildiği şirin bir yayladır.Aynı zamanda otoban kenarında parkta oturup çekirdek yiyebilir ya da haziran ayında Karkuyusuna gidip kar yiyebilir ya da her zaman Müftü Yurdu’nda tertemiz berrak kar suyu içebilirsiniz.Kayak pistinin de yer aldığı Tekir Yaylası, kışın olduğu kadar yazın da inanılmaz güzellikteki doğal yapısıyla ilgi çekmekte, piknik alanı olarak da hizmet vermektedir.

    Tekir Yaylası ve çevresindeki yaylalar Hayat Su’yun kaynağı olan Şekerpınarına sadece 13Km. uzaklıktadır.Aynı zamanda belemedik yaylasına da aynı mesafededir ve dileğiniz gibi piknik yapabilirsiniz yada Tekir’de bir ev sahibi olup ömür boyu bu güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz.Ulaşımın son derece rahat olduğu Tekir Yaylası güzelliklerini ziyaretçilerle her mevsim paylaşmaktadır.Herkesi Bekleriz… Adana – Tekir 90 Km. (Otoyol İle) (Tekir Yaylası Adana’nın Pozantı İlçesine Bağlı Şirin Bir Yayladır.)


     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KIRIKKALE



    KIRIKKALE

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 4.365 km²

    NÜFUS: 274.992 (2011)

    İL TRAFİK NO: 71

    İLÇELER: Kırıkkale (merkez), Delice, Keskin, Sulakyurt.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Balışeyh, Hasandede, Çarşı ve Küçük Şamil Camileri, Hasandede, Koçubaba, Şeyh Mustafa Karababa, Kazancıbaba,Şeyh Sadreddin ve Şeyh Türbeleri.

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (318) 224 25 74
    Faks: (318) 224 25 55

     

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 340 kişilik Salon
    200 m²’lik Sergi Salonu
    2 adet Sanat İşliği

    Önemli Günler

    Festivaller:

    Karpuz Festivali
    Hasandede Kasabası
    Her Yıl Eylül Ayının Son Pazartesi Günü

    Kültür ve Sanat Festivali
    Merkez
    21-27 Haziran


    KIRIKKALE GENEL BİLGİLER

    Kırıkkale Orta Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kavşak noktası konumunda olması itibariyle önemli bir coğrafi konumda bulunmaktadır. Zengin tarihsel ve kültürel bir geçmişi olan yöre bir turizm kenti olma potansiyeli taşımaktadır.

    Camiler ve Türbeler

    Hasandede Camii ve Türbesi: Kırıkkale-Merkez İlçeye bağlı, şehre 12 km. uzaklıkta olup, Camii ve Türbe yan yanadır. Hasandede Camii’nin hicri 1014 (1605) yılında yapıldığı bilinmektedir.

    Yörede pek çok türbe bulunmaktadır.Bunlar ,Küçükkafşar Türbesi ,Tokuş Baba Türbesi (Delice ilçesi ,Çatallı köyü ile Kya köyü arası) ,Halil DedeTürbesi (Çelebi ilçesi ,Halil Dede köyüne 1km. uzaklıkta) gibi türbeler halk tarafından sürekli ziyaret edilmektedir.

    Şeyh Şamil Camii ve Türbesi: Sulakyurt İlçe merkezinde bulunan cami Şeyh Şamil tarafından yapılmıştır. İlçenin kurucusu olan Şeyh Şamil’e ait türbe bu caminin yanında yüksekçe bir yerde bulunmaktadır.

    Çeşnigir Köprüsü: Bilinen kaynaklara göre Çeşnigir Köprüsü ve yakınında bulunan Han Selçuklulara aittir. Köprü, XIII. Yüzyıldan kalma, bir Selçuklu eseridir.

    Sportif Etkinlikler

    Olta Balıkçılığı: Kapulukaya Baraj gölü ile Kızılırmak Vadisinde amatör olarak olta balıkçılığı yapılmaktadır.

    NE YENİR?

    Kırıkkale mutfağı Anadolu yemeklerinin sergilendiği bir mutfaktır.Kente yerleşenler geldikleri bölgelerin yemeklerini buraya taşımışlardır.Bu yüzden Kırıkkale mutfağı çok zengindir.Anadolu yemeklerinde tarım ürünleri , sebze ve hayvan ürünleri ile ilgili yemekler başı çeker. Yemekleri içerisinde sebze yemeklerinin her çeşidine rastlanır. Külleme kızartma haşlama ve kavurma yöredeki yaygın et yemekleridir. Kırsal yörelerde ekmek olarak yufka yapılır. Bunun yanı sıra bazlama, gözleme, alazlama, kömbe ve katmer gibi ekmek türleri de yaygındır.

    Yöreye özgü yemek çeşitleri arasında un tarhanası, yoğurtlu tarhana, sızgıt, ekmek aşı (guymak) madımak, pelte, etli bulgur pilavı ve mantı yer alır.

    NE ALINIR?

    Kilim ve heybe dokumaları yöreye özgü alınabilecek hediyelik eşyalardır.

    YAPMADAN DÖNME

    Yöreye özgü kilim ve heybe almadan,
    M.K.E.K Silah Fabrikası Silah Müzesini gezmeden,
    Karakeçili Uluslar Arası Kültür Şölenini (15-16-17 Eylülde) seyretmeden…
    Dönmeyin.

     

    Kırıkkale’nin Mesire Yer ve Alanları

    MKEK Yüzme Havuzları Kırıkkale Tüpraş Rafinerisi Yüzme Havuzu

    Hacılar Belediyesi Parkı (Hacılar),

    Ahılı Belediyesi Aile Parkı (Ahılı),

    Celal Bayar Parkı (Bahşılı),

    Kılıçlar Mesire Alanları (Kılıçlar),

    Kısık Mevki, Hasandede Parkı (Hasandede),

    Karababa Mesire Yeri (Koçubaba),

    Deliklitaş Orman İçi (Balışeyh),

    Kızılırmak Yeşil Vadi Proje Alanı


    Kırıkkale’nin Doğal Güzellikleri

    Kızılırmak ve Vadisi, Delice Irmağı ve Vadisi, Pehlivanlı Yaylası (Balışeyh), Azgın Yaylası (Balışeyh), Gümüşpınar Yaylası (Balışeyh), Suludere Yaylası (Balışeyh), Yeşilkaya Yaylası (Balışeyh), Hodar Yaylası (Bahşılı), Bedesten Yaylası (Bahşılı), Kamışlı Yaylası (Bahşılı), Sarıkaya Yaylası (Bahşılı), Koçu Yaylası (Delice), Delikli taş orman içi mesire yeri (Balışeyh), Karababa mesire yeri (Koçubaba-Balışeyh), Tipik Anadolu Köyleri, Kısık Mevkii Halil İbrahim Aydoğdu Parkı (Hasandede), Bahşılı Celal Bayar Parkı, Kılıçlar Mesire Alanları, Hacılar Parkı, M.K.E.K Yüzme Havuzları, Rafineri Yüzme Havuzu, M. Pekdoğan Kültür Parkı, Keskin-Koray Aydın Dinlenme Parkı, TÜPRAŞ Şahin Tepesi, TÜPRAŞ Kızılırmak Piknik Alanı.




    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KIRKLARELİ





    KIRKLARELİ

    YÜZÖLÇÜMÜ: 6.550 km²kırklareli

    NÜFUS:  340.199 (2011)

    İL TRAFİK NO: 39

    İLÇELER: Kırklareli (merkez), Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar, Vize.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Limanköy, İğneada, Kıyıköy (Midye) ve Çilingoz Koyları, Dupnisa Mağarası, İncekoru ve Kavaklı Meşe Orman İçi Dinlenme Yerleri, Vize Kalesi, Vize Mağara Manastırı, Midye Ayazma ve Manastırı, Hızır Bey ve Sokullu Mehmed Paşa Külliyeleri, Kadı, Bayezid (Paşa), Kapan, Eski Cami, Cerit Ali Paşa ve Gazi Süleyman Paşa Camileri, Alpullu (Sinanlı), Babaeski ve Lüleburgaz (Sokullu Mehmed Paşa) Köprüleri, Kadı, Kapan (Salıyeri), Kayımoğlu ve Alman Çeşmeleri, Zindan ve Binoklu Hasan Baba Türbeleri.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (288) 214 19 47
    Faks: (288) 214 19 47

    Müze

    Kırklareli Müzesi

    Adres: Kırklareli
    Tel: (288) 214 21 39

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Nevruz Günü
    Kırklareli
    22 Mart

    Hıdrellez Günü
    Kırklareli Merkez ve İlçelerinde
    6 Mayıs

    Kurtuluş Günleri:

    Vize’nin Kurtuluşu
    Vize
    1 Kasım

    Lüleburgaz’ın Kurtuluşu
    Lüleburgaz
    8 Kasım

    Babaeski’nin Kurtuluşu
    Babaeski
    9 Kasım

    Pınarhisar’ın Kurtuluşu
    Pınarhisar
    9 Kasım

    Büyük Mandra Kasabasının Kurtuluşu
    Büyük Mandra
    9 Kasım

    Kuleli Köyünün Kurtuluşu
    Kuleli Köyü
    9 Kasım

    Alpullu Kasabasının Kurtuluşu
    Alpullu
    9 Kasım

    Kırklareli’nin Kurtuluşu
    Kırklareli
    10 Kasım

    Demirköy’ün Kurtuluşu
    Demirköy
    11 Kasım

    Kofçaz’ın Kurtuluşu
    Kofçaz
    11 Kasım

    Pehlivanköy’ün Kurtuluşu
    Pehlivanköyü
    9 Kasım

    Festivaller:

    Çilek Festivali
    Demirköy
    Temmuzun İlk Haftası

    Tarım Festivali
    Babaeski
    Haziran Ayının İlk Haftası

    Panayırlar:

    Sonbahar Hayvan ve Emtia Panayırı
    Pehlivanköy
    18-22 Eylül

    KIRKLARELİ GENEL BİLGİLER

    Bir sınır kenti olan Kırklareli’nde Antik dönem, Orta Çağ, Bizans, ve Osmanlı kültürünü yansıtan birçok eserler bulunmakta olup, kıyı turizmi, kültür, karavan, kamping ve su sporları turizmi, av ve doğa turizmi gibi birçok dal için ideal bir merkez konumundadır.

    İLÇELER

    Kırklareli ilinin ilçeleri; Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize’dir.

    Müzeler ve Örenyerleri
    Kırklareli Müzesi
    Adres: Kırklareli
    Tel: (288) 214 21 39

    Camiler, Külliyeler, Kiliseler ve Manastırlar

    Hızır Bey Külliyesi

    Kırklareli Merkezindedir. 1303′de Kösemihalzade Hızır Bey tarafından yaptırılan külliye hamam, cami ve arastadan oluşmaktadır. Osmanlı dönemine ait olan külliye ilin en önemli tarihi eseri olma özelliğine sahiptir. Hamamı, çeşmesi ve camisiyle bir kompleks oluşturmaktadır.

    Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi
    Lüleburgaz ilçesinde bulunmaktadır. 1570 tarihli külliye camisi, hamamı, medresesi ve kervansarayı ile görkemli bir Osmanlı yapıtıdır.

    Cedit Ali Paşa Cami
    Babaeski ilçesinde bulunmaktadır. Mimar Sinan’ın yapıtı olan caminin 1561-1565 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır.

    Küçük Ayasofya Kilisesi
    (Gazi Süleyman Paşa Cami) Vize ilçesinde bulunmaktadır. Kale mahallesinde surlar arasında bulunan Kilise, Gazi Süleyman Paşa tarafından XVI. yy.da camiye çevrilmiştir.

    Mağara Manastırı
    Vize İlçesinde bulunmaktadır. İlçenin kuzeybatısındaki vadinin yamacında, kayalara oyularak yapılmıştır.

    Ayanikola Ayazma ve Manastırı
    Vize ilçesinin Kıyıköy beldesindedir. Tümüyle kaya kütlesinin içi oyularak biçimlendirilmiş olup üç bolümden oluşmaktadır.
    Kırklarelinde bulunan diğer manastırlar; Kaya Manastırı (Kaynarca) Bizans Dönemi Vize Mağara Manastırı (Vize Asmakaya Mevkii) Bizans Dönemi Ayanikola Manastırı (Kıyıköy) dır

    Mezarlar
    Kırklareli İl sınırları dahilinde tescilli 92 adet tümülüs bulunmaktadır. Kırklareli tümülüslerinin Tunç Çağının sonlarından (M.Ö.14-13 yy. – M.S.3 yy.) başlarına kadar devam ettiği kazılarla anlaşılmaktadır. Bunlar; Kırklareli A,B,G tümülüsleri, Alpullu Höyük Tepe Tümülüsü, Lüleburgaz Kepirtepe Tümülüsü, Düz Orman Tümülüsü, İslam Bey Tümülüsüdür.

    Dolmenler
    (Kapaklı Kaya Mezarları): Trakya’da çok sayıda görülen anıt mezarların erken safhası olarak kabul edilir. Tespit edilen dolmenlerin (M.Ö.1300-800) kullanım gördüğü anlaşılmaktadır. Bunlar; Kofçaz, Dereköy, Kadıköy, Kula, Geçitağzı, Kapaklı, Düzoralan Köyleri yakınlarında bulunmaktadır.

    Menhir (Dikili Taşlar)
    Kırklareli çevresinde çok sayıda bulunmaktadır. Esas kullanım süreci Erken Demir Çağı’dır.Bunlar Kırklareli Merkez Erikler, Değirmencik, Ahmetçe Köyleri, Lüleburgaz Civarı

    Mağaralar
    Kırklareli’nde Türkiye’nin önemli mağaralarından olan Dupnisa Mağarası dışında Vize/ Kıyıköy’de Kaptanın Mağarası ile Kiyıköy Mağarası, Vize/ Balkaya’da Domuzdere ve Yenesu Mağaralarıdır.

    NE YENİR?

    Et ve süt ürünlerinin yanı sıra sebze ve meyve de beslenmede önemli bir yer tutar. Kaşar peyniri ve ay çiçeği üretimi yaygındır. Yörede, bağcılığa bağlı olarak içki yapımı gelişmiştir. Keşkek, zerde, kaymakçına, plaska, sulu kaçamak, kuru kaçamak, ısırgan böreği, külür, kapama, çoban böreği ısırgan otu çorbası yöreye özgü yemeklerdir.

    NE ALINIR?

    Peynir, el sanatları ve geleneksel ahşap ev eşyalarının yanı sıra dokuma ürünleri alınabilir.

    YAPMADAN DÖNME
    Hızır Bey Cami ve Külliyesini görmeden,
    Bıldırcın kağıt kebabı ve koyun yoğurdu yemeden,
    Hardaliye içmeden,
    Peynir almadan
    …Dönmeyin.



     

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KIRŞEHİR




    KIRŞEHİR

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 6.570 km² kırşehir

    NÜFUS:  221.015 (2011)

    İL TRAFİK NO: 40

    İLÇELER: Kırşehir (merkez), Akçakent, Akpınar, Boztepe, Çiçekdağı, Kaman, Mucur.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çiçekdağı Orman İçi Dinlenme Yeri, Terme Kaplıcası, Keçi ve Ömerhacılı Kale Kalıntıları, Caca Bey Medresesi, Kale ve Alaeddin Camileri, Ahi Evran Camisi ve Türbesi, Karakurt Baba, Melik Gazi ve Âşık Paşa Türbeleri, Kesikköprü Kervansarayı, Kesikköprü, Kırşehir Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (386) 213 44 43 – 212 92 95
    Faks: (386) 212 32 95

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 266 kişilik Salon
    300 m²’lik Müze
    350 m²’lik Kütüphane
    250 m²’lik Sergi Salonu

    Yazışma Adresi: Kül. Mer. Ahi Evran Camii Karşısı – Kırşehir
    Tel: (386) 213 03 95
    Faks: (386) 212 32 95

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Kültür Merkezi
    KIRŞEHİR
    Tel: (0 386) 213 13 40
    Faks: (0 386) 212 32 95

    Müze

    Kırşehir Müzesi

    Adres: Kültür Merkezi İçi – Kırşehir
    Tel: (386) 213 33 91

    Örenyerleri

    kırşehir resimleri

    Mucur Yeraltı Şehri – Mucur İlçe Merkezi
    D. İnlimurat Yeraltı Şehri – Merkez / D. İnlimurat Köyü

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Atatürk’ün Mucur İlçesine Gelişi
    Mucur
    23 Aralık

    Atatürk’ün Kırşehir’e Gelişi
    Kırşehir
    24 Aralık

    Atatürk’ün Kaman İlçesine Gelişi
    Kaman
    25 Aralık

    Aşıkpaşa’nın Ölüm Yıldönümü
    3 Kasım

    Yunus Emre’yi Anma
    Kırşehir
    Mayıs Ayının İlk Haftası

    Festivaller:

    Kaman Ceviz Festivali
    Kaman
    3-4 Ekim

    Önemli Haftalar:

    Ahilik Kültür Haftası
    Kırşehir
    Ekim Ayının 2. Pazartesi Günü Başlar

    Şenlikler:

    Ahilik Kültür Haftası ve Esnaf Bayramı
    Kırşehir
    Ekim Ayının 2. Haftası

    Hıdrellez Bayramı
    6 Mayıs

    Halk Ozanları Şöleni
    Kırşehir
    Temmuzun Son Haftası

    Üst Resim: Cacabey Medresesi (1272-1273)
    Alt Resim: Aşık Paşa Türbesi (1322)

     

    KIRŞEHİR GENEL BİLGİLER
     

    Binlerce yıldır çeşitli uygarlıklara sahne olan Kırşehir ili, yalnız çeşitli tarihi eserleri, yeraltı şehirleri ile değil zengin termal kaynakları, Seyfe Gölü (Kuş Cenneti) gibi doğal güzellikleri ile de dikkat çekmektedir.

    Müze ve Ören yerleri

    Müzeler
    Kırşehir Müzesi -
    Adres: Kültür Merkezi İçi – Kırşehir
    Tel: (386) 213 33 91

    Ören yerleri

    Mucur Yeraltı Şehri – Mucur İlçe Merkezi
    D. İnlimurat Yeraltı Şehri – Merkez / D. İnlimurat Köyü
    Çağırkan Kale Höyük: Kırşehir-Kaman karayolu üzerinde, Kaman ilçesine 9km.uzaklıktaki Çağırkan kasabasındadır.M.Ö.3000′den İslami Döneme kadar iskan görmüştür.

    Merkez Kalehöyük: Şehir merkezinde bulunan Kalehöyük, milattan önceki dönemlerden itibaren günümüze kadar iskan görmüştür.

    Hashöyük: İl merkezine 35 km uzaklıktaki Hashöyük’te yapılan kazılarda, Hitit Dönemine ait kalıntılar bulunmuştur.

    Mucur Yeraltı Şehri: Mucur ilçe merkezinde bulunan yeraltı şehri, M.S. 3. ve 4.yy.larda kurulmuştur. Yerden 7-8 m. derinlikte olan bu şehirde 42 oda, dehlizler, ahırlar, ibadet yerleri, gizli yollar ve geçitler ve havalandırma bacaları bulunmaktadır.

    Dulkadirli İnli Murat Yeraltı Şehri: İl merkezine 58 km. uzaklıktaki Dulkadirli İnli Murat köyündedir. M.S.4-5.yy.’larda yapıldığı sanılmaktadır. Üç ana mekan ve bu mekanlara açılan 10 odadan oluşmaktadır.

    Cami,Türbe ve Kiliseler

    Cacabey (Medresesi) Cami: İl merkezinde bulunan Medrese, 1271-1272 yıllarında yaptırılmıştır ve günümüzde cami olarak kullanılmaktadır.Selçuklu Döneminde astronomi yüksekokulu olarak hizmet vermiştir. Yapıdan ayrı olan minaresi de gözlem kulesi olarak kullanılmıştır.

    Ahi Evran Camii ve Türbesi: 1482 yılında, Ahilik Teşkilatının kurucusu Ahi Evran adına yaptırılan Cami ve Türbe, il merkezinde bulunmaktadır.Türbeye, cami içinden bir merdivenle çıkılmaktadır.

    Lala (Lale) Camii: İl merkezinde, Melik Gazi Kümbetinin hemen yanındadır. Caminin mimari tarzı, 13. yüzyılda kervansaray veya darphane olarak yaptırıldığı kanısını uyandırmaktadır.

    Kümbetler: Melik Gazi Kümbeti: İl merkezinin güneydoğusunda bulunan kümbetin 13. yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilmektedir.Dikkate değer diğer kümbetler ise Kalender Baba Kümbeti ile Fatma Hatun kümbetleridir.

    Türbeler: Aşıkpaşa Türbesi, Cacabey Türbesi, Süleyman Türkmani Türbesi, Muhterem Hatun Türbesi, Yunus Emre Türbesi yörede görülmeye değer eserlerdir.

    Derefakılı Kiliseleri: Hıristiyanlığın ilk kiliselerinden olan bu yapılar, Akçakent ilçesinin Derefakılı köyündedir.

    Kaleler

    Kuş Kalesi: Kaman yakınındaki Kuş Kalesi’nin Hititler Döneminde yaptırıldığı ve Bizans Dönemi’nin sonuna kadar kullanıldığı tahmin edilmektedir.

    Keçi Kalesi: Kırşehir merkezine bağlı Kızılca köyünün kuzeydoğusundadır. Bizanslılar tarafından yapılan kalenin duvar kalıntılarının bugünkü yüksekliği 2-3 m.dir. Kırşehir kalelerinin en büyüklerindendir.

    Kervansaraylar

    Kesikköprü Kervansarayı: (Cacabey Hanı) Kırşehir’in 23 km. güneyindeki Kesikköprü köyünde bulunan kervansaray ile yanındaki köprü, 1248 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin Kırşehir Emiri Nurettin Caca tarafından yaptırılmıştır. İki ayrı renkli taştan yapılmış olan taç kapısı, taş işçiliği ile dikkati çekmektedir.

    NE YENİR?

    Tandırda çömlek paça, keşkef mutlaka tadılmalıdır.
    İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri
    Turizm Tesisleri Veri Tabanı Güncelleme Projesi çalışmaları devam etmektedir. Proje tamamlandığında Tesis türleri ve bilgilerine ilişkin eksiklikler giderilmiş olacaktır.
    Kırşehir’de bulunan Turizm Bakanlığından İşletme Belgeli Yeme-İçme-Eğlence Tesisleri bilgilerini görmek için;

    NE ALINIR?

    Kırşehir’in meşhur ‘onyx’ taşından yapılma el sanatı ürünlerinden satın alabilirsiniz.
    YAPMADAN DÖNME
    Cacabey Camii, Ahi Evran Camiini, Çağatay Medresesini görmeden,
    Termal kaplıcaları ziyaret etmeden,
    ‘Onxy’den yapılmış hediyelik eşya satın almadan,
    Keşkef tatmadan
    …Dönmeyin.

    İLÇELER:

    Kırşehir ilinin ilçeleri ; Akçakent, Akpınar, Boztepe, Çiçekdağı, Kaman ve Mucur’dur.

    Akçakent İlçesi: 09.05.1990 Tarihinde ilçe olmuştur. 21 köyü vardır, yüzölçümü 459 km2, yükseklik 1410 m’dir. İlçe’nin içinde Kırşehir’in tek doğal ormanı olan meşe ormanlığı yer alır, mesire yeri ve turizm için elverişlidir. İle olan uzaklığı 69 km’dir.

    Akpınar İlçesi: 04.07.1987 Tarihinde ilçe olmuştur. Yüzölçümü 568 km2, yüksekliği 1212 m’dir. 26 köyü vardır, İle olan uzaklığı 39 km’dir.

    Boztepe İlçesi: 09.05.1990 tarihinde ilçe olmuştur. İlçeye bağlı 1 kasaba ve 13 köy mevcuttur. Yüzölçümü 631 km2, yükseklik 1100 m’dir. Malya Tarım Üretme Müdürlüğü ilçe sınırları içerisindedir. 400 m2 yüzölçümlü Malya Ovası Kırşehir’in en önemli arazilerinden dir. İle uzaklığı 32 km’dir.

    Çiçekdağı İlçesi: 1845 yılında Boyalık adında bir köy iken Yozgat’ın Kızılkoca ve Sungurlu’nun Salmanlı bucağına bağlı kalmış, Sultan Mecit saltanatının son yıllarında Mecidiye adı ile Yozgat’a bağlı bucak haline getirilmiştir. 1855 yılında Sultan Aziz zamanında Mecidiye bucağı ilçe olarak örgütlenmiştir. 1930 yılında ilçenin adı değiştirilerek Çiçekdağı olmuştur. Yüzölçümü 950 km2, yüksekliği 950 metredir. İki kasaba belediyesi, 44 köyü vardır. Adını ilçeye veren Çiçekdağı 1550 metre yüksekliğindedir. İlçedeki çamlık tepede doğal ormanlık alanlar bulunur, yazın mesire kışında kayak yapılabilmesi için elverişlidir. İle uzaklığı 70 km’dir.

    Kaman İlçesi: 1 Eylül 1944 tarihinde ilçe olmuştur. 10 kasaba Belediye’si, 41 köyü bulunmaktadır. Yüzölçümü 1231 km2, yüksekliği 935 metredir. Kırşehir’in nüfus ve arazi bakımından en büyük ilçesidir. Baran sıradağları (1701 m), Aliöllez dağı, Topakkaya dağı, Buzlu dağı, ilçenin sınırları içinde yer almaktadır. Ömerhacılı kasabası ile Hamit kasabasında renkli mermer taşı madeni işletilmektedir. Hirfanlı barajının enerji üretim tesisleri ve merkezi ile baraj gölünün büyük bir bölümü ilçe sınırları içerisindedir. Yaz mevsiminde piknik ve tatil için kampink kuranların sayısı her yıl artmaktadır. İle uzaklığı 55 km’dir.

    Mucur İlçesi: 1868 yılında bucak olan Mucur 1914 yılında harbiye nazırı Enver Paşa’nın şark cephesine teftişe giderken uğradığı Mucur’da halkın yoğun ilçe olma talebi ile karşılaşmış ve bu talep dikkate alınarak 1918 yılında ilçe olmuştur. Devlet karayolunun ilçe içinden geçmesi gelişmesini olumlu yönde etkilemiştir. Yüzölçümü 1068 km2, yükseklik 935 ‘m dir. 44 köyü vardır, Kervansaray sıradağları üzerinde Armutlu dağı (1557 m’dir), Kırlangıç dağı, Kızıl dağı, Köpekli dağı, ilçe içinde yer alır. Köpekli dağında bulunan doğal kırmızı boya madeni işletilmektedir.Kırşehir’in tek doğal gölü olan Seyfe gölü ilçe sınırları içerisindedir. İlçe merkezinde “Mucur Yer altı Şehri “ bulunmaktadır. İle uzaklığı 21 km’dir.


    KIRŞEHİR'DE BULUNAN CAMİİ VE TÜRBELERİ

    Lala (Lale) Camii: İl merkezinde, Melik Gazi Kümbetinin hemen yanındadır. Caminin mimari tarzı, 13. yüzyılda kervansaray veya darphane olarak yaptırıldığı kanısını uyandırmaktadır.

    Alaaddin Camii: Alaaddin Keykubat tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Camii şehrin ortasında bulunan kale üzerindedir, Selçuklu mimari tarzında yapılmıştır, 1893 yılında tümden yıkılarak Mutasarrıf Arif bey tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kapısındaki işlemeleri taşların Melik Muzafferüddin Behram Şaha ait medresenin taşları olduğu sanılmaktadır. Camii kesme taştan yapılmıştır, tek şerefeli minaresi vardır.

    Kapucu Camii : Osmanlılar döneminde Kapucu Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Şehir merkezinde bulunmaktadır.

    Çarşı Camii : 1864 yılında Hüseyin bey adında bir kişi tarafından mescit şeklinde minaresiz olarak yaptırılmıştır. Kare planlı ibadet alanı ağaç bindirme tekniği ile yapılmış “ kırlangıç tavan” denilen çatı örtmektedir. İlgi çekici bu örtü sistemine sadece Erzurum ve Manisa’daki tarihi camii’lerde rastlanılmaktadır.

    Türbeler: Aşıkpaşa Türbesi, Cacabey Türbesi, Süleyman Türkmani Türbesi, Muhterem Hatun Türbesi, Yunus Emre Türbesi yörede görülmeye değer eserlerdir.

    Aşıkpaşa Türbesi: Kırşehir merkez Aşıkpaşa mahallesinde yer almaktadır. 13. yy.’da eserlerini Öztürkçe yazan ve Türkçe’nin zenginliğini savunan mutasavvuf halk şairi Aşıkpaşa bu türbede yatmaktadır. Türbe 1333 yılında Aşıkpaşa’nın yeğeni ve Eratna veziri Köse Peygamber Alaaddin Ali Şah Ruhi tarafından yaptırılmıştır. Türbe planı bir koridor ve mezarın bulunduğu kare bölümden ibarettir. Taç kapısına bu günkü Tıp rozetini andıran bordür çevrelemekte olup yana alınmış taç kapısının kavsarası istiridye nişi şeklindedir, tamamen mermerden inşaa edilen türbe Selçuklu mimarı sanatından sonra yeni bir mimari üslubun tek örneği olarak kalmıştır.

    Melih Gazi Türbesi: 1240-1250 yılları arasında Mengücük oğullarından Melik Muzafferüddin Behram Şah adına eşi tarafından yaptırılmıştır. Türbe, köşeleri pahlı kare kaide üzerine sekizgen gövdelidir. Türk türbe mimarisinin orta asya çadır sanatından etkilendiği, hatta türbelerin kaynağının orta asya sanatı olduğu görüşünü kuvvetlendiren örneklerden birisidir. Şehir merkezinde yer almaktadır.

    Kalender Baba Türbesi: Kırşehir merkeze bağlı Karakurt köyünde bulunmaktadır. Karakurt kaplıcasının yanındadır. Selçuklu hükümdarlarından Kılıçaslan tarafından 1135 yılında yaptırılmıştır. Türbenin bitişiğinde sonradan onarılan mescidi bulunmaktadır.

    Fatma Hatun Türbesi: Kent merkezinde Yenice mahallede bulunmaktadır. 1266 yılında dönemin İlhanlı ileri gelenlerinden Hoca Aka Maatır tarafından Fatma hatun adına yaptırılmıştır. Türbe köşeleri üçgen pahlı, kare kaide üzerine sekizgen gövdelidir. Yapı düzgün kesme taşlarla inşaa edilmiştir.


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KİLİS




    KİLİS

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 1.243 km²kilis cami

    NÜFUS: 124.452 (2011)

    İL TRAFİK NO: 79

    İLÇELER: Kilis (merkez), Elbeyli, Musabeyli, Polateli

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kilis kentinin kuzeybatısında yer alan Kuzuini (eskiden Kuzeyne) Köyü, iç ve dış kale kalıntıları, Hitit, Roma, Bizans ve Araplara ait yapı kalıntılarıyla bir açık hava müzesi görünümündedir. Kilis Ulucamisi, Akcurun Camisi, Canbolat Bey Camisi, Şeyh Camisi, Şeyhler Camisi, Hindioğlu Camisi, Çalık Camisi, Cüneyde Camisi, Kadı Camisi, Mevlevihane, Şeyh Abdullah Efendi Tekkesi, Canbolat ve Şeyh Abdullah Efendi Türbeleri, Baytaz Hanı, Hoca Hamamı, Eski Hamam, Paşa Hamamı, Çukur Hamam olarak da bilinen Hasan Bey Hamamı, Tuğlu Hamamı, Kurdağa Çeşmesi, İpşir Paşa Çeşmesi, Fellah Çeşmesi, Haffaf (Kavaf) Çeşmesi ve Küçük Çarşı Çeşmesi’dir.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (342) 813 49 09
    Faks: (342) 813 49 09


    KİLİS GENEL BİLGİLERİ

    Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir sınır Şehri olan Kilis, tarihi höyükleri, kaleleri camileri ve kebapları ile görülmesi gereken bir ildir.

    KİLİS GEZİLECEK YERLER

    Ravanda Kalesi: Kale Kilis’in 24 km. kuzeyinde bulunan Polateli ilçesine bağlı Ravanda Köyünün yanındadır. Etrafı açık, ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur.Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı, iç kaledir.

    Oylum Höyük: Anadolu, Suriye, Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük, hemen her dönemde iskan görmüştür. Bakırtaş (Kalkolitik) Çağı’ndan Helenistik Döneme kadar kesin iskan gösteren Oylum Höyükte yapılan kazılar sonunda bölgenin tarihinin yanı sıra Ön Asya’nın da tarihi aydınlanmaktadır. İlde bunun dışında bir çok höyük bulunmaktadır.

    Akpınar: Kalkerli bir toprak parçasının ortasından pırıl pırıl suların aktığı mesire yeridir Akpınar. Dört yanı zeytinlikler bağ ve meyve bahçeleriyle çevrilmiş, çimenden halılarla kaplı bu eşsiz tabiat güzelliği bahar ve yaz aylarında Kilislilerin akınına uğrar.

    Söğütlüdere: İlkbahar ve yaz aylarında eğlence ve piknik yeri olarak kullanılan Söğütlüdere’ nin Kilis yaşamında ayrıcalıklı bir yeri vardır. Kuzey yamaçlarından Zoppun Deresi ve Akpınar kaynaklarından akıp gelen suların, yeşilliğe bürüdüğü Söğütlüdere, özellikle hafta sonlarında Kiliselilerin mutfak kültürüne özgü kebap ve yemek çeşitleriyle mükemmel bir ziyafet sofrası için önemli bir mekandır.

     

    NE YENİR?

    Geleneksel kültürü yansıtan yöresel yemeklerin tadı ve görüntüsü ile oldukça etkileyicidir. Kilis’te yapılan kebap çeşitleri özel baharatlarla tatlandırılarak dumanı üstünde servis yapılmaktadır.
    Göl üzerinde bulunan restoranlarda yemek yemenin lezzetine ve pekmezin tadına doyulmaz.

    NE ALINIR?

    Alışveriş merkezleri Kilis’e ait kültürel dokuyu yansıtan pek çok hediyelik eşyayı kapsamaktadır. Ayrıca yöreye ait pekmez çeşitlerinden katı veya sıvı pekmez alınabilir.

    YAPMADAN DÖNME

    Doğal güzellikleri ile ünlü Kilis’in mesire yerlerini gezmeden,
    Kilis pekmezinin ve yöresel kebap çeşitlerinin tadına bakmadan,
    İlde bulunan tarihi höyükleri, camileri ve Ravanda Kalesini ziyaret etmeden
    …Dönmeyin.

    KİLİS’İN TARİHİ CAMİLERİ

    KADII CAMİİ:

    1238 yılında mabedin muntazam kesme taşı ile yapılan minaresi solda
    fetvahanenin bitişiğindedir, taşlarının Resulosman dağındaki kesmelikten getirildiği söylenmektedir.
    53 basamaklı minarenin şerefealtı istelaktitlidir ( ? ) caminin avlsus bir arkeoloji müzesi gibi dir
    son cemaat yerini 7 yığma sutunun üstünde yükselen tonoz kubbeler örter

    MUALLAK CAMİİ :

    Muntazam ak kesme taş ile yapılan cami ve minaresi çok muvaffak bir mimari yadigardır cami nin avlu kapısı
    batıya açılır 16 renkli taşla kemerlennen kapısının üstünde
    slün endamlı ve şerefe altı istelaktitli minaresi yükselir
    minare ninkülahı da taştandır mabedi tek bir kubbe ötrter mihrabı taşdandır

    MURTAZA CAMİİ :

    Cami taş yapıdır solunda taştan kısa bir minaresi vardır külahı çnko kaplanmıştır
    son cemaat yerini beş beton sutun üzerine yüklenen beton bir dam öreter
    minber taştansır.

    ŞEYH CAMİİ:

    Camii büyük kütah mahallesindedir muntazam kesme taşından yapılmıştır
    avlsuunda iki meşruta odası vardır sağındaki kısa minaresinin şerefe altı istelktitlidir
    mabedi tek kubbe örter asil bir mimari yapıdadır camii sultan ikinci selim zamanında 977
    H.1569 M.yılında yaptırılmıştır bu tarihlerde koca ağa sinan hassa mimarları başı idi

    TEKKE:

    Camii adını verdiği tekke mahallesinde hükümet konağı ve mevlevi hane meydanının güney tarafındadır
    vakfiyesinde (tekke camii) şeklinde adlandırılmıştır
    evliya çelebi mabedi (canboladoğlunun padişahane camii ) şeklinde
    vasıflandırılmıştır kilis abideleri zümrüt tesbih danelerine benzzetilir se tekk camii onun pırlanta imamesidir

    ULU CAMİİ:

    CAMİİ ADINA UYGUN BİR MABETTİR : Kilisin en büyük camiidir çok geniş
    avlusunun iki kapısı vardır kapıdan girince yedi lüleli bir çeşmesi vardır suyu Kilis’in en iyi suyu kabul edilen kurtağa suyundan alınmıştır
    caminin hemen sağında muntazam kesme taşla yapılmış şerife altı istelaktitli minaresi yükselir.caminin orta kısmını derin ve sagır bir kubbe örter,
    eteğindeki oniki pencereden mabede ışık akar. Bu yüce mihrapta ma’na gözüyle görenler:Hz.peygamberi bir çok defalar güneş gibi görmüşlerdir.
    Kitabede bu şerefli yerin gelecekte yücelenmesi ve muhterem tutulması için bu satırlar yazılmıştır.Cami 740 H.1339 M.yılında abdullah oğlu
    Hacı Halil tarafından Mısır Türk Kölemen Hükümdarlarından En-nasır nasr-üd-din Muhamed’in üçüncü defaki Hükümdarlıgının son yıllarında yapılmıştır.

    KİLİS'iN KASTELLERİ

     

    Akcurun Kasteli :
    Çeşme Hacı İlyas mahallesi, Hacı Benli sokaktadır.
    Ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

     


    Ayınönü Kasteli :
    Molla Hamit mahallesinde bulunan bu çeşmeyi, Hacı
    Mehmet Bey adındaki bir hayırsever, su yolunu onartıp açtıktan sonra ölünce 1807
    M.(1222H.) yılında dostları bu çeşmeyi yaptırmışlardır.

    Küçük Çarşı Kasteli :

    Bölük mahallesi Binbaşı sokağında hemen sol uç
    kısmındadır. Osmanlı mimarisinin gözde örneklerinden birsidir. 1844-1870 yılları
    arasında 26 yıllık zaman dilimi içinde Hacı Osman Efendi tarafaından
    yaptırılmıştır. Çeşme (1352 H.) 1933 M. Yılında geniş bir şekilde onartılmıştır.

    Kurdağa Kasteli :

    Çeşme Bölük mahallesinde Şeyh
    Efendi Tekkesi’ ne ve Çekmeceli Camii’ ne giden ana yolun sağındadır. 1045 H.,
    1635 M. Yılında Kilis Voyvodası Kurdağa tarafından yaptırılmıştır.

    İspir Paşa Kasteli :

    Şeh,t Sakıp mahallesi İspir Paşa Caddesi’ nin sağ
    üst kısmında, Hacı Cümbüş Camii’ nin karşısındadır. Çeşmeyi kapatan doğudaki
    duvarda kandil veya fennüs (fener) konulması için yapıldığını tahmin ettiğimiz
    üzeri desenli iki yuvarlak “kandillik” vardır. Çeşme (1065 H.) 1654 M. Yılında
    Sadrazam Mustafa İspir Paşa tarafından yaptırılmıştır.

     

    Eski Hamam Kasteli :

    Meşetlik mahallesindedir. 970 yılında Sultan Seli
    Oğlu yüce Sultan Büyük Hakan Sultan Süleyman’ ın hükümdarlık günlerinde Emir
    Kasım

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KOCAELİ-İZMİT




    KOCAELİ

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 3.505 km²kocaeli

    NÜFUS: 1.601.720 (2011)

    İL TRAFİK NO: 41

    İLÇELER: İzmit (merkez), Gebze, Gölcük, Kandıra, Karamürsel,Körfez.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kuzuyayla ve Fındıklıtepe Orman İçi Dinlenme Yerleri, Bayramoğlu, Karamürsel, Kefken ve Kerpe Kıyıları, Ballıkayalar, Eskihisar Kalesi, Hannibal Mezarı, Pertev Mehmed Paşa ve Çoban Mustafa Paşa Külliyeleri, Orhan Gazi, Mehmed Bey (Fevziye) ve İmaret Camileri, Sultan Süleyman Köprüsü, Yalı ve Mehmed Bey Hamamları ile Yenihamam ve Küçükhamam, Canfeda Kethüda Kadın ve Mısıroğlu Çeşmeleri, Hünkâr Kasrı, İzmit Saat Kulesi, İzmit, Yarımca ve Osman Hamdi Bey Müzeleri.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (262) 322 44 04 – 322 11 50
    Faks: (262) 324 54 64

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 572 kişilik Salon
    200 m²’lik Sergi Salonu
    350 m²’lik Kütüphane
    2 adet Sanat İşliği

    Yazışma Adresi: Sabancı Kültür Sitesi E5
    Karayolu Üstü Vilayet Karşısı – Kocaeli
    Tel: (262) 322 28 26

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Eski Vali Konağı
    KOCAELİ
    Tel: (0 262) 321 19 60
    Faks: (0 262) 324 54 64

    Müzeler

    Kocaeli (İzmit) Müzesi
    Adres: Tepecik Mah. Saray Yokuşu Saat Kulesi Yanı – Kocaeli
    Tel: (262) 321 22 74

    Etnografya Müzesi
    Adres: Veli Ahmet Mah. Kocaeli
    Tel: (262) 224 25 38

    Örenyerleri

    Arkeoloji Müzesi
    Kerpe – Kandıra
    Anibal – Gebze
    Çenedere – İzmit/Derince

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Yarımca Altın Kiraz Kültür ve Sanat Festivali
    Körfez
    6-19 Temmuz

    ÇEVRE-93 Bahar ve Çevre Şenliği Bayramı ve Kültür Sanat Festivali
    Gölcük
    24-30 Mayıs

    Fındık ve Kültür Sanat Festivali
    Değirmendere
    Temmuzun Son Haftası

    Armut Festivali
    Maşukiye
    Ağustos

    Ayva Festivali
    Eşme
    Ekim

    Fuarlar:

    Kocaeli Sanayi Fuarı
    İzmit
    28 Haziran-15 Temmuz

    Kocaeli Eğlence Fuarı
    İzmit

    Şenlikler:

    Çocuk Şenliği
    Değirmendere
    21-23 Nisan


    KOCAELİ TURİZMİ

    Kocaeli, Marmara Bölgesi’nde bulunan ülkemizin önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biridir. Kocaeli iline kültürel niteliğini kazandıran faaliyetlerden biri Değirmendere düzenlenen “Uluslararası Ahşap Heykel Sempozyumu”dur. Eski Yalı Mahallesi’nde bulunan eski evler restore edilerek, bu evlerin çevrelediği ve yüzyıllık çınarların bulunduğu alana 600 kişilik bir amfiteatr yapılmış olup, her yıl düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Sempozyumu sonunda, parklar ile Çınarlık Meydanı’nda sergilenen heykeller büyük ilgi görmektedir.

    İLÇELER:

    Kocaeli ilinin ilçeleri; merkez ilçe İzmit, Derince, Gebze, Gölcük, Karamürsel, Kandıra ve Körfez olmak üzere toplam yedi ilçesi bulunmaktadır.

    Müzeler ve Örenyerleri

    Etnografya Müzesi
    Tel: (+90-262) 324 25 38
    Ziyaret Saatleri: 08.30-16.30
    Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç hergün


    Osman Hamdi Bey Müzesi:Büyük Türk Müzecisi ve Ressamı Osman Hamdi Bey (1842-1910) tarafından 1884 yılında Gebze Eskihisar’ın batı sahiline köşk, resimhane, kayıkhane ve müştemilat şeklinde inşa edilmiştir. Giriş katındaki ahşap kapıların tablalarına 1901-1903 yıllarında yaptığı çiçek resimlerinin her biri bir tablo değerindedir. 26 yıl boyunca yaz aylarını geçirdiği köşkte en ünlü tablolarını çizmiştir. 1984 yılında restorasyonu yapılan köşk 19.08.1987 yılında Osman Hamdi Beyin çeşitli eserlerinin röprodüksiyonlarından oluşan tablolar, aile fotoğrafları ve kullandığı eşyaların sergilendiği müze olmuştur.

    Tel: (+90-262) 655 63 48
    Ziyaretçi Saatleri : 08.30-16.30
    Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç her gün

    Yüzer Müze: (Gayret Gemisi) 10 Mayıs 1946 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından yapılan gemiye USA Everson adı verildi. Everson Kore ve Vietnam savaşlarına katıldı. 11 Temmuz 1973 yılında USA Everson gemisi; Panama, Portoriko, Azor Adaları ve İspanya limanlarına uğrayarak Türk Donanma Komutanlığı’na geçişi yapılarak TCG Gayret adı verildi.
    TCG Gayret 1975 – 95 yılları arasında bir çok Milli ve NATO Tatbikatlarına iştirak etmiştir. 5 Mayıs 1995 yılında gemi hizmet dışına alınarak Poyraz Limanı’nda muhafaza edilmiştir. 1997 Ocak ayında ise Gölcük Donanma Komutanlığı, Kocaeli Valiliği ve İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Yüzer Sanatlar Galerisi ve Müze haline getirildi.

    Müze restorasyon çalışmalarından sonra 13 Ağustos 1997 tarihinde şu anda bulunduğu yere (Yat Limanı İnşaatı yanı – İzmit Garı önüne) getirildi.
    Ziyaret Saatleri: 08.30-16.30
    Ziyarete açık günler: Pazartesi hariç her gün

    Gölcük Deniz Müzesi: Gölcük Deniz Müzesi 12 Mart 1976’da, Türk Deniz Tarihini özet olarak yansıtabilmek amacıyla kurulmuştur.
    Deniz Şehitleri Abidesi’nin çevresinde inşa edilmiş olan müze; geçmiş olayların tüm yönlerini ortaya koyarak olayları meydana geldikleri ortam içinde çeşitli yönleri ile tanıtıp, sonuçlarından faydalanabilmek, bundan böyle girişilecek her işte geçmişin hatalarına düşülmeden, en iyi ve en başarılıyı yapacak yolları bulabilmek için, bir eğitim amacı güdülerek düzenlenmiştir.

    Ayrıca, müzede deniz tarihimizin ayrılmaz parçaları şehitlerimizin anısına geniş bir şekilde yer verilmiştir.
    On iki galeri olarak düzenlenen müzede, bölümler yüzyıllara göre kronolojik olarak sıralanmıştır.

    Örenyerleri

    Gültepe Nekropol Sahası
    Üçtepeler Büyük Tümülüsü
    Fatih Sultan Mehmet’in Otağı
    Saat Kulesi
    Saraylar, Köşkler, Konaklar

    İzmit Sarayı: (Abdülaziz Av Köşkü) Demiryolunun kuzeyinde Saat Kulesinin yanındadır.

    Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından Av Köşkü-Kasır olarak yaptırılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk, bu binada bir süre kalarak Fransız yazar Claude Ferare ile burada görüşmüştür. 28.06.1967 tarihinde müze olarak hizmete açılmıştır. İki katlı, barok üslupta yapılmış, cephesi mermer sütunlarla çevrilmiş bir yapıdır. Mermer işçiliği tavan süslemeleriyle bol sütunlu oluşu Dolmabahçe Sarayının küçük bir örneğini hatırlatmaktadır. İstanbul dışında günümüze kadar gelebilen tek saray yapısı olması açısından önemlidir. Kocaeli Valiliği tarafından restore edilen yapı, 17 Ağustos 1999 tarihli depremde hasar görmüştür.

    Kayser Wilhelm Köşkü: Hereke Halı Fabrikası sınırları içinde kalan tarihi köşk 1884 yılında Alman İmparatoru Wilhelm Kayseri’n Türkiye gezisi nedeniyle Yıldız Sarayı’nda yaptırılarak üç gün içinde monte edildiği tespit edilmiştir.

    Pembe Köşk: 20. yy.ın başında yapılmıştır. İzmit Yukarı Pazar’da; üç katlı, kagir, giyotin pencereli konak Valilik tarafından onarılmıştır.

    Onarım sırasında içinde ve dışındaki ahşapları (dolaplar, pencereler vs.) olduğu gibi orijinalini muhafaza edecek şekilde düzenlenmiştir. Kafeteryası, kuaför salonu bulunan Pembe Köşk, Vilayet Evi olarak düzenlenmiş ve halka açılmıştır

    Demirciler Konağı: Gebze Demirciler Köyü’nde bulunan konak, 19. yy. Osmanlı mimarisinin en başarılı örneğidir. İçindeki kalem işi bezemeler ve mimari üslup açısından Kocaeli ilindeki tek örnek olma özelliğine sahiptir.

    Eski Vali Konağı: İzmit’in Kozluk Mahallesi’nde olup, Vali Konağı ve Defterdar lojmanı olmak üzere bitişik nizamda iki ayrı yapıdan oluşmaktadır. 20. yüzyılın ilk yarısında yapılan konak, Özel İdare Müdürlüğünce restore edilmiştir. Cumhuriyet dönemi mimari üslubunu yansıtan iki katlı bina, günümüzde müze müdürlüğünün ve vilayetin hizmetinde kullanılmaktadır.

    Sırrıpaşa Konağı: İzmit Hacı Hasan Mahallesi Yeni Çeşme sokaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında İzmit Mutasarrıfı Sırrıpaşa tarafından yaptırılmıştır. Konağın bahçe duvarı antik heykel ve mimari parçalar ile süslenmiştir. Yapı, bugün ayakta kalan 19. yüzyıla ait bir sivil mimarlık örneği oluşu bahçe duvarındaki arkeolojik eserler ve içindeki kalem işi bezemeler ile ilin önemli bir tarih hazinesidir.

    İzmit İstasyon Binası: Gar İdare Binası ile Ambar binası, Neo-Klasik üslupta, Almanlar tarafından 1908-1920 yılları arasında İtalyan taş ustalarına yaptırılmıştır. Bu nedenle bu iki binanın özellikle taş gabarisindeki Mimari ve sanatsal unsurlar ile dönem özelliklerini göstermesi bakımından ildeki ender yapılardan biri olarak tescil edilmiştir.

    Kale, Kuleler

    Eskihisar Kalesi: Deniz kıyısında, Eskihisar köyünün kuzeydoğusunda, dik yamaçlı bir tepe üzerinde limanı korumak amacıyla Bizans döneminde yapılmış olup, duvarları tuğla bezemelidir. Uzun yıllar kendi haline bırakılmış olan kalenin son yıllarda bazı bölümleri restore edilmiştir.

    Saat Kulesi: İzmit Kemalpaşa Mahallesinde Av Köşkü ile Atatürk Heykeli arasında yer alan kentin karakteristik Saat Kulesi’ni, İzmit mutasarrıfı Musa Kazım Bey, Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. Yıldönümü nedeniyle yaptırmıştır.

    NE YENİR?

    Yöredeki kültürel çeşitlilik besleme biçimlerine de yansımıştır. Sebze ve meyve tüketimi oldukça fazladır. Kiraz, vişne, elma ve şeftali üretimi oldukça yaygındır. Yarımca kirazı, Değirmendere fındığı ünlüdür. Cizleme, kıvırma ve hoşmerim yöreye özgü başlıca yemeklerdir. Pişmaniye Kocaeli’ne özgü bir tatlı çeşididir.

    NE ALINIR?

    Hereke İpek Halısı (Hereke-Körfez), pişmaniye ve Saray Helvası ve Karamürsel Sepeti kentten alınabilecek hediyelik eşyalardır.

    Kayser Wilhelm Köşkünün arkasında bulunan Hereke Halı Fabrikası, 1843 yılından günümüze kadar geçen bir asır içinde ürettiği ipek ve yünlü halılarıyla dünya halıcılık literatürüne girmiştir. Hereke halıları, Anadolu geleneksel halıcılığının yüzyılımızdaki sentezidir. Bugün Yıldız Sarayı’nda bulunan dünyanın en büyük halısının üretildiği Hereke tezgahları ülkemizde ve Dünyada ipek halı dokumacılığı konusunda çok önemli bir konumda bulunmaktadır.

    YAPMADAN DÖNME

    Etnografya Müzesini (İzmit), Gayret Gemi Müzesi (İzmit), Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi (Eskihisar- Gebze) görmeden,
    Kuş Cenneti ve Temalı Parkı (Darıca-Bayramoğlu-Gebze) gezmeden,
    Maşukiye’de alabalık, Kandıra Yoğurdu, Peyniri, Pişmaniye ve Saray Helvasını tatmadan,
    Hereke İpek Halısı , Karamürsel Sepeti almadan…
    Dönmeyin.


    Kartepe-Kocaeli Kayak Merkezi

     

    Turizm Merkezi İlan Tarihi 17.10.1993 tarih ve 21731 sayılı RG
    Turizm Merkez Alanı yaklaşık 10100 ha.
    Konumu Marmara Bölgesi, İzmit’in güneybatısında Maşukiye İlçesinin kuzeyinde yer almaktadır.
    Ulaşım Durumu En yakın havaalanı 20 dak
    En yakın kent merkezi Kocaeli 5 km
    Önemli merkezlere uzaklığı  
    Kayak Alanı Niteliği Rakım 1600 m.
    Sezon Uzunluğu  
    Kar kalınlığı  
    Kayak Alanı(ha)  
    Kayak Türü snowboard
    Pist Niteliği  
    Mekanik Tesis Durumu Mevcut: 1 adet Telesiej, 1 adet Teleski
    Öneri: 4 adet Telesiej, 8 adet Teleski
    Plan Durumu Üst Ölçekli Planı (1/25000)  
    Alt Ölçekli Planı (1/1000) 01.03.1990( Mevzii) 17.03.1992
    Tahsis Durumu Son Tahsise Çıkan Parsel Adedi yok
    Tahsis Edilen Parsel Adedi 1 adet
    Konaklama Durumu Turizm Tesis Alanı  
    Günübirlik Tesis Alanı  
    Kamping Alanı  
    Yatak Kapasiteleri (Mevcut/Planlanan)  

     

    MAŞUKİYE

    ImageShack Doğa ile başbaşa kalmak, orman içinde dolaşmak,toprağa basmak,temiz hava solumak,su ve kuş sesi dinleyip,haftanın yorgunluğunu atmak çoğu zaman kaçınılmaz ihtiyaç olur. Ekonomik günübirlik gezilerin bile lüks olduğu günümüzde İstanbul, Adapazarı, Kocaeli, Bursa illerinde oturanların tercih ettiği bir mekandır Maşukiye.

    Nasıl Gidilir ?

    *İSTANBUL -MAŞUKİYE 158 KM
    *ÜCRETLİ OTOYOLDAN İZMİT YÖNÜNE DOĞRU GİDİLİYOR
    *SAPANCA ARİFİYE SAPAĞINDAN GİRİLİYOR

    İstanbul’un arka bahçesi Maşukiye

    Hafta sonları gitmek için ideal bir yer, kabul. Ama benim tavsiyem, ne yapıp ne edip bir de hafta içi kaçmanız Maşukiye’ye! İşte o zaman o sakinliğin, müthiş huzurun ve harika doğanın tadını tam çıkaracak, sadece bir saatlik bir yolculuk sonrasında şehrin ve onun getirdiği sıkıntılardan uzaklaşmanın keyfini süreceksiniz.

    Bu sezon başında açılıp, hizmete giren bir otel ve kayak merkeziyle, her zamankinden daha çok duyar olduk Maşukiye’nin adını Kış boyunca yolumuz birkaç kez oraya düşünce, sadece kayak merkezi Kartepe’nin değil, Sapanca’nın ve Maşukiye’nin güzelliğini de bir kez daha gördüm. Yol yaklaşık 1 saat sürüyor ama benim gibi seyahat boyunca uyursanız 1 dakika bile gelmiyor açıkçası!

    Maşukiye, Kocaeli’nin güneydoğusunda, Sakarya sınırında yer alan küçük bir belde. Kuzeyinde, yılın neredeyse 8 ayı beyazlığını koruyan Kartepe, güneyinde masmavi Sapanca gölü var. Dağların ve gölün arası yemyeşil bir dokuya sahip. Kestane, meşe, fındık ve her türlü meyve ağacı oluşturuyor bu yemyeşil dokuyu. Gerçekten de, otobandan ayrılıp gişelerden Maşukiye’ye doğru ilerlerken, sadece 1 saat içinde nasıl olup da böylesine farklı bir yere geldiğinize inanamıyorsunuz. Özellikle hafta içi bir günde gelmişseniz, sessizliği, kuş cıvıltılarından başka hiçbir şeyin bozmadığını fark edecek, her tarafta çağlayan minik derelerin, şelalelerin ve tertemiz havanın tadını daha çok çıkaracaksınız.


     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KONYA




    KONYA

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 38.183 km²
    konya ince

    NÜFUS:  2.038.555 (2011)

    İL TRAFİK NO: 42

    İLÇELER: Konya (merkez), Ahırlı, Akören, Akşehir, Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Cihanbeyli, Çeltik, Çumra, Derbent, Derebucak, Doğanhisar, Emirgazi, Ereğli, Güneysınır, Hadim, Halkapınar, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Karapınar, Karatay, Kulu, Meram, Sarayönü, Selçuklu, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu, Yazlıhöyük, Yunak.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlıköy, Yakamanastır, Kale Çamlığı, Huğlu, Karaburun ve Kızılören Çamlığı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Meram Bağları, Ilgın Kaplıcası, İvriz Kaya Kabartması, Beyşehir Kalesi, Akmanastır, Hagia Eleni Kilisesi, Sırçalı Medrese, Tacül Vezir Medresesi ve Türbesi, İnce Minareli Medrese, Ali Gav, Küçük Karatay, Karatay ve İsmail Aka (Taş Medrese) Medreseleri, Has Bey ve Nasuh Bey Darülhuffazları, Seydişehir Muallimhanesi, İplikçi Camisi ve Medresesi, Sadreddin Konevi Camisi ve Türbesi, Alaeddin Dursunoğlu, Selimiye, Kapı, Aziziye, Eşrefoğlu ve Pir Hüseyin Camileri, Sahip Ata, Karabaş Veli ve Lala Mustafa Paşa Külliyeleri, Akşehir ve Ereğli Ulucamileri, Mevlana Türbesi ve Dergâhı, Nasreddin Hoca Türbesi, Taş Mescit, Sırçalı Mescit, Karatay, Tahir ile Zühre, Altunkalem, Güdük Minare ve Küçük Ayasofya Mescitleri, Yusuf Ağa Kitaplığı, Kubadabad Sarayı, Seyyid Mahmud Hayran ve Şeyh Şahabeddin Zaviyeleri, Kızılviran, Sultan, Zazadin, Horozlu, Kadın, İshaklı ve Kuruçeşme Hanları, Rüstem Paşa Kervansarayı, Konya Arkeoloji, Karatay Çini Eserleri, Konya Taş ve Ahşap Eserleri, Konya Mezar Anıtları, Atatürk Evi ve Kültür, Konya Etnografya, Konya Mevlana, Koyunoğlu, Akşehir Taş Eserler, Akşehir, Atatürk ve Etnografya, Ereğli Müzeleri.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (332) 353 40 20 – 21 – 22
    Faks: (332) 353 40 23

     

    Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu Müdürlüğü

    Adres: Mevlana Meydanı Eş’arizade Sok. No:21
    Konya
    Topluluk Tel: (0 332) 350 42 29 – 30

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Babıaksaray Mah. Mevlana Alanı No:21
    KONYA
    Tel: (0 332) 350 39 25
    Faks: (0 332) 353 40 23

    Müzeler

    mevlana konya

    Mevlana Müzesi
    Adres: Mevlana Mah. – Konya
    Tel: (332) 351 12 15

    Arkeoloji Müzesi
    Adres: Larende Cad. – Konya
    Tel: (332) 351 32 07

    Çini Eserler Müzesi
    Adres: Alaattin Meydanı – Konya
    Tel: (332) 351 19 14

     

    Mezar Anıtları Müzesi

    Adres: Gazi Alemşah Mah. Sırçalı Cad. – Konya
    Tel: (332) 352 80 22

    Taş ve Ahşap Eserler Müzesi
    Adres: Alaattin Meydanı – Konya
    Tel: (332) 351 32 04

    Etnografya Müzesi
    Adres: Larende Cad. – Konya
    Tel: (332) 351 89 58

    Akşehir Müzesi
    Adres: Dr. Aziz Perkun Cad. No: 94 Akşehir – Konya
    Tel: (332) 813 15 68

    Ereğli Müzesi
    Adres: Bulvar Cad. No: 16 Ereğli – Konya
    Tel: (332) 713 45 92

    Atatürk Müzesi

    Büyük Şehir Belediyesi A.R. İzzet koyunoğlu Müzesi

    Örenyerleri

    Konya Etnografya Müzesi
    Çatalhöyük – Küçük Köy Çumra
    Bolat Örenyeri – Hadim / Bolat Köyü
    Karahöyük – Meram / Harmancık Mah.
    Kubadabat – Beyşehir – Gülkaya
    Ayaelena Kilisesi – Selçuklu – Sille Mah.

    Ereğli Müzesi
    İvris Kaya Anıtı – Aydın Kente / Halkapınar

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Hadimi Hz.’lerini Anma Günü
    Hadim
    4-12 Eylül

    Gül Bayramı
    Konya
    12 Haziran

    Yemek Yarışması
    Konya
    10-11 Eylül

    Geleneksel Aşıklar Bayramı
    Konya
    24-28 Ekim

    Akşehir Şeref Günü
    Akşehir
    24 Ağustos

    Mevlana’yı Anma Törenleri
    Konya
    10-17 Aralık
    Atatürk’ün Konya’ya Gelişi
    Konya
    3 Ağustos

    Fuarlar:

    Sanayi ve İhraç Ürünleri Fuarı
    Selçuklu
    10 Aralık

    Konya Fuarı
    Konya
    5 Ağustos-5 Eylül

    Festivaller:

    Çakıllar Çilek Festivali
    Akşehir-Çakıllar Kasabası
    11 Haziran

    Derebucak Geleneksel Yağlı Güreşleri
    Derebucak
    30 Temmuz

    Yağlı Güreş Festivali
    Konya
    30 Eylül

    Şenlikler:

    Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri
    Akşehir
    5-10 Temmuz

    Huğlu Tüfek Bayramı
    Beyşehir
    13 Haziran

    Elma ve Tufana Şenlikleri
    Ereğli
    17-18 Ağustos

    Ekonomik ve Kalkınma Bayramı
    Akşehir
    5-7 Ağustos

    Türkiye Cirit Oyunları
    Konya
    25-26 Eylül

    Hadim Bağbozumu Şenlikleri
    Hadim
    18-20 Eylül

    Üst Resim: İnce Minareli Medrese (1260-1264)
    Alt Resim: Semah’dan Görünüm


    KONYA GENEL BİLGİLER

    İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve tarih akışı içerisinde birçok medeniyetin izlerini bağrında taşıyan Konya, adeta bir müze şehir hüviyetindedir.
    Sayısız tarih, kültür ve doğal zenginliklerine sahip olan Konya yetiştirdiği İslam büyükleri ile de tanınmaktadır. Konya tarih boyunca belli başlı yollar üzerinde yer almıştır. Ta

    rihi İpek Yolu’nun en önemli ticaret ve konaklama merkezlerinden birisi olmuştur.

    İLÇELER:

    Konya ilinin ilçeleri; Karatay, Meram, Selçuklu, Ahırlı, Akören, Akşehir, Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Cihanbeyli, Çeltik, Çumra, Derbent, Derebucak, Doğanhisar, Emirgazi, Ereğli, Güneysınır, Hadım, Kulu, Sarayönü, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu, Yalıhöyük ve Yunak’tır.

    Müzeler ve Örenyerleri

    Müzeler

    Mevlana Müzesi –
    Adres: Mevlana Mah. – Konya
    Tel: (332) 351 12 15

    Arkeoloji Müzesi
    Adres: Larende Cad. – Konya
    Tel: (332) 351 32 07
    Çini Eserler Müzesi
    Adres: Alaattin Meydanı – Konya
    Tel: (332) 351 19 14

    Mezar Anıtları Müzesi
    Adres: Gazi Alemşah Mah. Sırçalı Cad. – Konya
    Tel: (332) 352 80 22
    Taş ve Ahşap Eserler Müzesi
    Adres: Alaattin Meydanı – Konya
    Tel: (332) 351 32 04

    Etnografya Müzesi
    Adres: Larende Cad. – Konya
    Tel: (332) 351 89 58
    Akşehir Müzesi
    Adres: Dr. Aziz Perkun Cad. No: 94 Akşehir-Konya
    Tel: (332) 813 15 68

    Ereğli Müzesi
    Adres: Bulvar Cad. No: 16 Ereğli – Konya
    Tel: (332) 713 45 92

    Atatürk Müzesi
    Büyük Şehir Belediyesi A.R. İzzet Koyunoğlu Müzesi Detaylı Bilgi

    Ereğli Müzesi
    İvris Kaya Anıtı – Aydın Kente / Halkapınar

    Karatay Müzesi (Medresesi): Emir Celaleddin Karatay tarafından 1251 yılında yaptırılmış. Selçuklu medresesidir. Selçuklu ve Osmanlı dönemi çini eserler sergilenmektedir.
    Müze Tel : (+90-332) 351 89 58/149
    Ziyaretçi Saatleri: 8.30-17.00
    Ziyarete Açık Günler:Pazartesi hariç her gün

    İnce Minare Müzesi :(Medresesi) Selçuklu veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1254 yılında yapılmıştır. Beylik ve Selçuklu dönemi taş ve ahşap eserler sergilenmektedir.
    Sırçalı Mezar Anıtlar Müzesi: 1242 yılında kurulmuştur. Sanat yönünden çok zengin Selçuklu Beylikler ve Osmanlı devirlerine ait mezar taşları bulunmaktadır.
    Müze Tel : (+90-332) 350 40 31
    Ziyarete Açık Günler : Pazartesi günü hariç her gün

    Koyunoğlu Müzesi: Konya’nın köklü ailelerinden İzzet Koyunluoğlu, Topraklık Mahallesindeki evinde yıllarca toplamış olduğu tarihi eserlerle özel bir müze ve kitaplık kurmuştur. Daha sonra kurmuş olduğu müze ve kitaplık Konya Belediyesine bağışlanmıştır. Müzede arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmektedir.
    Müze Tel: (+90-332) 351 18 57
    Ziyaret Saatleri: Her gün açık
    Akşehir Arkeoloji Müzesi: Hitit, Frig, Lidya, Roma ve Bizans dönemi eserleri teşhir edilmektedir.
    Müze Tel: (+90-332) 813 15 68
    Ziyarete Açık günler: Pazartesi hariç her gün

    Akşehir Atatürk Müzesi: İstiklal savaşı sırasında Garp cephesi Komutanlığının karargahı olarak kullanılan tarihi bina, Atatürk Müzesi olarak o günlü özelliklerini koruyarak bugün hizmet vermektedir.
    Müze Tel: (+90-332) 813 15 68
    Ziyarete Açık saatler: Mesai saatleri dışında
    Ziyarete Açık Günler:Pazartesi Hariç Hergün

    Örenyerleri

    Konya Etnografya Müzesi
    Çatalhöyük – Küçük Köy Çumra
    Bolat Örenyeri – Hadim / Bolat Köyü
    Karahöyük – Meram / Harmancık Mah. Kubadabat – Beyşehir – Gülkaya

    Ayaelena Kilisesi – Selçuklu – Sille Mah.

    Çatalhöyük: Konya’ya 60 km uzaklıktadır. Arkeolojik kazılar devam etmektedir. En erken yerleşim katı M.Ö.5500 yıllarına tarihlenmektedir. İnsanlık tarihinde ilk yerleşme, ilk ev mimarisi, ilk kutsal yapı Çatalhöyük’te olmuştur. Yapılarda kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Bulunan bazı eserler Konya Arkeoloji Müzesine teslim edilerek bir kısmı teşhir edilmektedir.
    Kilistra Antik Kenti: Konya’nın güney batısında 55 km. mesafededir. Kral yolu üzerinde bulunan ve İsa’nın havarilerinden Saint Paul’ün ilk vaaz verdiği yerlerdendir. Arkeolojik kazıları devam eden bölgede Hac Plank Şapel, Sümbül Kilise, Çiftli Sırahane, Büyük Su sarnıcı gibi yerler ortaya çıkarılmıştır.

    Sille Aya-Elana Kilisesi: Sille şehir merkezine 8 km. mesafede bir yerleşim yeridir. M.S. 327 senesinde Bizans İmparatoru Constantin’in Annesi Helena, Hac için Kudüs’e giderken Konya’ya uğramış ve ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, burada bir mabet yaptırmaya karar vermiştir. Kilisenin vaaz kürsüsü ve duvarlardaki renkli figürler birer sanat şaheseridir.

    Anıtlar

    Eflatunpınar: Eflatunpınar, Hititler döneminde kurulmuş kutsal Hitit Anıtıdır. Beyşehir’e 22 km. mesafededir. Anıt, göğü taşıyan ve yerle gök arasında ilişki kuran Tanrıları tasvir etmektedir.
    Fasıllar Anıtı: Dünyanın en büyük kaya anıtlarından biridir. Fasıllar Anıtı, tanrıyı bir dağ tapınağında iki arslan arasında gösterir.

    Eflatunpınar Hitit Anıtı: Konya- Beyşehir ilçesindedir. Anıt bir su kaynağının kenarında dikdörtgen taşlar üzerinde kabarmalardan oluşmaktadır. Niteliğini koruyan kabartmalar ön kısımda 14 adet taş bloklar üzerine oyulmuştur.

    İvriz Kabartması: Halkapınar ilçesinde İvriz köyündedir. Hititler tarafından yapılmış bir kabartmadır.

    Saray ve Hanlar

    Kubad-Abad Sarayı: Beyşehir gölünün güneybatısında yer almaktadır. 1226- 1236 yıllarında yaptırılmıştır. Türk Saray Külliyesinin en eski örneğidir.

    Zazadin Han: Konya-Aksaray yolunun 25. km.dedir. 1236 yılında yapılmıştır.

    Horozlu Han: Konya-Beyşehir yolu 44 km.dedir. Kışlık ve yazlık olarak iki tipte yapılmıştır.

    Obrukhan: Konya-Aksaray yolundadır. Tipik bir Selçuklu Hanıdır.

    Camiler, Türbeler ve Kiliseler

    Mevlana Türbesi Ve Dergahı (Merkez) , Selçuklu Köşkü, Sahip Ata Külliyesi (Merkez), Sırçalı Medrese, Karatay Medresesi, Hasbey Dar-ül Huffaza, İnce Minareli Cami ve Medrese (Merkez), Aziziye Cami (Merkez), Selimiye Cami, Eşrefoğlu Cami (Beyşehir) Konya’nın önemli cami ve medreseleridir.
    Konya’da bulunan türbelerden bazıları Sultanlar Türbesi, Emir Nureddin Kümbeti, Gömeç Hatun Kümbeti, Hürrem Paşa Türbesi, Murad Paşa Kızı Türbesi, Sinan Paşa Türbesi , Nasreddin Hoca Türbesi’dir.

    NE YENİR?

    Çorbalardan Tayga, Mercimekli Oğmaç, Arapaşı,Tandır, Bamya, Süt, Tutmaç ve Erişte Çorbası
    Et Yemeklerinden, Fırın Kebabı, Etliekmek, Çullama, iki bıçak arası ciğer, Topalak Köfte, Cella
    Ekşili Kabak, Yumurtalı Kabak, Zülbiye (Papaz Yahisi), Patlıcan Bayıltan, Lahana Kapaması, Patlıcan Böğürmesi, Çöpleme
    Böreklerden Peynirli Kıymalı Börek, Kıkırdaklı Börek, Tandır Saç, Su, Sedirler ve Tatar Böreğini geleneksel yemekler arasında sayabiliriz.

    NE ALINIR?

    Konya ilçe ve köylerinde dokunmuş halı ve kilim alınabilecek önemli eşyalardır. Bununla beraber Mevlana ve Konya’ya yönelik hediyelik eşya çeşidi bol miktarda bulunabilir.

    YAPMADAN DÖNME

    Mevlana Müzesini ve diğer müzeleri görmeden,
    Çatalhöyük, Kilistrayı gezmeden,
    Cami ,Saray ve hanları görmeden,
    Düğün Yemeği yemeden,
    Konya’nın köylerinde dokunan keçe, halı ve kilimlerden almadan,
    10-17 Aralık Mevlana Anma Törenlerine katılmadan,
    …Dönmeyin.

     

    KONYA'DA İNANÇ TURİZMİ

     

    Mevlana Türbesi ve Dergahı (Merkez): Türbenin çekirdeği 1230 yılında, Mevlana’nın babası Sultan-ul Ulema Bahaeddin Veledin vasiyeti üzerine buraya gömülüp, üzerine basit bir türbe yapılmasıyla oluşmuştur. Mevlana’nın ölümünden sonra ise Pervane Muiniddin ve karısı Gürcü Hatun tarafından buraya bir türbe yaptırılmıştır. Türbe daha sonra dini ve sosyal işlevli mimari eklemeler yapılarak günümüzdeki şekliyle bir Mevlevi dergahı haline getirilmiştir. Mevlana’nın ölümünden sonra yani 1273 yılından itibaren imarına başlanan dergah Cumhuriyetten sonra müze haline dönüştürülmüştür. Müzede Mevlana ve diğer Mevlevilere ait veya çeşitli yollarla dergaha gelmiş değerli yazmalar, hat ve tezhip örnekleri, maden cam ve ahşap eserler ile Mevlevi musikisi enstrümanları, halı ve kilimler sergilenmektedir.

    Türbenin en ilgi çekici kısmı Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veledin kabirleri üzerinde yükselen Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) dir. 1396′da Selçuklular döneminde Mimar Bedreddin’in yaptığı kubbe yeşil çinilerle kaplıdır. Türbenin içi alçı rölyef, kalem işi nakış ve yazılarla süslenmiştir. Hz. Mevlana’nın sandukası dönemin ahşap işçiliğinin üstün örneklerindendir. Ancak bu yüksek sanduka şu an babası Sultan-ul Ulema Bahaeddin Veledin üzerinde bulunmaktadır.

    Türbenin kuzeyinde XVI. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Semahane (Mevlevi ayinlerinin, semanın yapıldığı yer) ve mescid kısımları yer alır. Şeb-i Aruz Havuzu ise dergah mutfağının önündedir. Mevlana’nın ölüm yıldönümlerinde, Şeb-i Aruz (Düğün Günü) olarak adlandırılan günlerde havuz etrafında sema töreni yapılır. Hz. Mevlana ölümü

    Tanrıya kavuşma yani, düğün olarak tanımlandığından bu günler de düğün olarak değerlendirilir. Hz. Mevlana her şeyden önce tam bir insan dostu, barış taraftarı ve büyük bir yol göstericidir.
    Alaaddin Cami (Merkez): Konya’da Alaaddin Tepesindedir. XII. yüzyıldan kalan ilk Selçuklu eseri Alaaddin Cami’nin zamanla değişen planı, organik bir bütün değildir. İlk caminin abanoz ağacından 1155 tarihli şahane minberinde Sultan Mesut ve II. Kılıçaslan’ın kitabeleri bulunmakta, Ahlatlı usta Mengümberti’nin adları yazılıdır.

    Kitabeli tarihli en eski Selçuklu eseri olan böyle bir minberin sanat değerine uygun bir mimaride yapılması gereken camide, iki farklı devir göze çarpar. Kitabeli tarihli en eski selçuklu eseri olan böyle bir minberin sanat değerine uygun bir mimaride yapılması gereken camide 2 farklı devir göze çarpar. Klasik Türk Camilerinin mihrap önü kubbesi ve düz çatılı eyvanı ile doğuda sürunlar üzerine 6, batıda 4 paralel nef bir araya gelmiştir.

    Aziziye Cami (Merkez): 1676′da Mustafa Paşa’nın yaptırdığı ilk yapı 1867′de yanınca, Abdülaziz ve annesi Pertevniyal Hatunun yardımlarıyla 1872′de günümüze ulaşan cami yaptırılmıştır.

    İnce Minareli Cami ve Medrese (Merkez): Alaaddin Tepesinin batı eteğinde olan medrese 1260′da Selçuklu Veziri Sahip Ata tarafından yaptırılmıştır. Taç kapının görkemli görünüşüne karşın, yalın, süslemesiz bir yapıdır.

    Selçuklu mimarisinin kuvvetini gösteren taş işlemeler, Fransız gotiğinden beri en asil sanatı göstermektedir.

    İplikçi Cami ve Medresesi (Merkez): Alaaddin Tepesinin doğusunda, Alaaddin Caddesindedir. Medresenin vakfiyesinden ilk yapının II. Kılıçaslan döneminde vezir Şemseddin Altunbanın (Altıapa) yaptırdığı sanılmaktadır. (XII. yy sonu). Cami ve medrese Hacı Ebu Bekir tarafından 1332′de genişletip yenilenmiştir.

    Firuze ve mor çinilerden geometrik geçme motifler ve firuze lacivert çinilerden kıvrık Rumilerden oluşan iki kuşakla çevrili mihrap bu türün Anadolu’daki en eski örneklerindendir. Yapı, eskiliği ve burada Mevlana Celaleddin Rumi’nin ders vermiş olması nedeniyle önemlidir.

    Sahip Ata Külliyesi (Merkez): Son yıllardaki araştırmalar Sahip Ata Cami’nin aslında bugünkü çifte minareli cepheye kadar uzandığını ve ağaç direkler üzerine ahşap bir cami olduğunu göstermektedir. Selçuklu veziri Sahip Ata tarafından başlandığı ve mimar Kölük Bin Abdullah’ın eseri olduğu yazılıdır. Buna göre, Anadolu Selçuklularının bilinen en eski ağaç direkli camisi olmaktadır. 1283′de tamamlanan türbe ve hanikahla yapı, bir külliye haline gelmiştir. Bu yapıdan günümüze yalnız, şahane çini mozaik mihrap kalmıştır.

    Lala Mustafa Paşa Külliyesi (Ilgın): Külliye; cami, imaret ve han olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Cami çarşı içinde geniş bir alanı kaplayan külliyenin bir bölümünü teşkil etmektedir.

    1576 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliye bazı kaynaklarda Mimar Sinan’ın eserleri arasında geçmektedir.

    Eşrefoğlu Cami (Beyşehir): Beyşehir İlçesi’nin kuzeyinde, İçeri Şehir Mahallesindedir. 1296-1299 yılları arasında yaptırılmış olup, Anadolu’daki ahşap camilerin en büyük ve orijinalidir.

    Taş ve ağaç işlemeleri, kalem işleri, mozaik çini süslemeleri, Selçuklu sanatının son ve en olgun şekilde gelişmiş bir üslûp beraberliği içinde ahenkli bir bütün meydana getirmektedir.

    Tümüyle firuze, lacivert ve mor çini mozaik kaplı mihrap 6 m yüksekliği, 5.50 m genişliğiyle çinili mihrapların en görkemli örneklerindendir. Yapı portalindeki zengin taş süslemeleri, iç mekanda yer verilen çinileri, taşıyıcıları ve minberdeki ahşap süslemeleriyle Beylikler Devri’nin (Eşrefoğlu Beyliği) zevkini yansıtmaktadır
    Nasreddin Hoca Türbesi (Akşehir): Akşehir’de kent surunun doğusunda, kendi adıyla anılan mezarlıktadır. Onarımlarla özgün biçimini yitiren yapıya günümüzdeki görünümünü 1905′te Akşehir kaymakamı Şükrü Bey kazandırmıştır. Eski yapıdan yalnızca ortadaki ana türbe kalmıştır. Mermer sandukanın baş ucunda gülmece ustasının yaşamını simgelemek üzere H. 683 (1284) olan ölüm tarihi, tersten 386 biçiminde yazılmıştır.

    Sille Siyata Manastırı (Merkez): Konya il merkezinin 8 km kuzeybatısında, erken Hıristiyanlık döneminde önemli bir merkezdir. Bu dönemde başta Akmanastır diğer adı ile Haglos Kharitan (St. Choritan) olmak üzere birçok manastır keşişler tarafından kayadan oyularak yapılmış olup, dünyada kurulan ilk manastırlar arasındadır.

    Ak Manastır (Haglos Kharitan, Sille): Konya-Sille arasındadır. Kayaya oyulmuş odalarla onları çeviren yapıdan oluşan manastır M.S. 274′de Saint Horion adlı bir aziz adına yapılmıştır.

    Haghia Eleni Kilisesi (Sille): Sille Bucağında, M.S. 327′de İmparator Konstantinus döneminde yapılmış olup, Anadolu’daki ilk Hıristiyan kiliselerindendir. Kilise, İsa, Meryem ve havarilerin resimleriyle süslüdür. Kilisenin iç kapısının üstünde yazılı tamir manzumesinden Mikail Arhonkolan ismine kurulduğu anlaşılan yapı, onarılmış ve boş olarak korunmaktadır.

    Lystra (Hatun Saray-Meram): Konya’nın güney batısında Hatunsaray Kasabasına bir kilometre mesafede karayolunun sağ tarafında yaklaşık 400 m içerde Zolkara denilen yerdedir.

    Lystra Roma imparatoru Agustus devrinde (M.Ö. 6) Nykaoline bölgesinin koloni şehirleri arasına katılmış, daha sonra Hıristiyanlık döneminde önemli bir piskoposluk merkezi olmuştur. Tarsus’tan Yalvaç’a (Antiocheia) gelen St. Paul burada barınamayarak Barnabas ile birlikte Lystraya gelerek burada vaazlar vermiştir. Birinci yılda 12 havariden biri olan Artemus, Lystra piskoposu olmuştur. Günümüzde de Lystra ören yerinde iskan izleri görülmektedir.


     

     

     

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - KÜTAHYA

     




     

    KÜTAHYA

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 11.977 km²

     

    kütahya

    NÜFUS: 564.264 (2011)

    İL TRAFİK NO: 43

    İLÇELER: Kütahya (merkez), Altıntaş, Aslanapa, Domaniç, Dumlupınar, Emet, Gediz, Hisarcık, Simav, Şaphane, Tavşanlı.

     

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Çamlıca, Murat Dağı, Hisarlıktepe, Ebem Çamlığı, Gölcük Yaylası ve Nafia Pınarı Orman İçi Dinlenme Yerleri, Harlek, Yoncalı ve Murad Dağı Kaplıcaları, Aizanoi Antik Kent Kalıntıları, Kütahya Kalesi, Vacidiye Medresesi, Kütahya Ulucamisi, II. Yakup Bey, İshak Fakih ve Molla Bey Külliyeleri, Balıklı, Kurşunlu, Dönenler, Arslan Bey (Meydan), Hisarbeyoğlu Mustafa (Saray), Takvacılar, Karagöz Ahmed Paşa, Lala Hüseyin Paşa ve Ali (Alo) Paşa Camileri, Küçük ve Büyük Bedestenler, Küçükhamam ve Lala Hüseyin Paşa Hamamı, Kütahya Müzesi, Dumlupınar Anıtı.

     İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (274) 223 62 13
    Faks: (274) 223 55 35

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Belediye Arkası Kardeşler Apt. No:16/1
    KÜTAHYA
    Tel: (0 274) 223 68 40
    Faks: (0 274) 223 55 35

    Kütahya Müzeleri ve Örenyerleri

    Müze

    Kütahya Müzesi
    Adres: Cumhuriyet Mah. Ulu Camii Yanı – Kütahya
    Tel: (274) 223 69 90

    Örenyeri

    Aizanoi – Çavdarhisar İlçesi

    Önemli Günler

    Kurtuluş Günleri:

    Kütahya’nın Kurtuluşu
    Kütahya
    30 Ağustos

    Emet’in Kurtuluşu
    Emet
    3 Eylül

    Simav’ın Kurtuluşu
    Simav
    4 Eylül

    Gediz’in Kurtuluşu
    Gediz
    1 Eylül

    Tavşanlı’nın Kurtuluşu
    Tavşanlı
    3 Eylül

    Şaphane’nin İlçe Oluşunun Yıldönümü
    Şaphane
    26 Nisan

    Zafer Bayramı
    Kütahya-Dumlupınar
    30 Ağustos

    Fuarlar:

    Dumlupınar Fuarı
    Kütahya-Merkez
    7-27 Temmuz

    Festivaller:

    Çini Festivali
    Kütahya (Merkez)
    7-9 Temmuz

    Şenlikler:

    Geleneksel Sünnet Şenliği
    Kütahya (Merkez)
    23 Temmuz

    Çavdar Turizm Şenliği
    Çavdarhisar
    17 Temmuz

    Çilek Üretimi Teşvik Müsabakası
    Domaniç (Safa Köyü)
    Haziran Ayının İlk Yarısı

    Geleneksel Sünnet Şenliği
    Simav
    6-10 Mayıs

    Hayme Ana’yı Anma ve Domaniç
    Domaniç (Ebeçamlığı)
    Eylül Ayının İlk Haftası

    Yağlı Pehlivan Güreşleri
    Domaniç
    Mayıs Ayının Son Pazar Günü

    Sünnet Şenliği
    Tavşanlı
    4 Eylül

    Panayırlar:

    Hisarcık Panayırı
    Hisarcık
    10-20 Eylül

    Simav Panayırı
    Simav
    25 Ağustos-5 Eylül

    Önemli Haftalar:

    Kütüphane Haftası
    Kütahya
    26-31 Ekim

    Resim: Seramik Çeşme

     

    KÜTAHYA TURİZMİ GENEL BİLGİLER

    Kütahya gelişmekte olan sanayisi, zengin yer altı ve yerüstü kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları ve tarihi ile önemli bir turizm potansiyeli oluşturmaktadır. Kütahya’yı gezerken….

    Dünyanın İlk Antik Borsasının Çavdarhisar İlçesindeki Aizanoi’de kurulduğunu,

    Zeus Tapınakları içinde Dünya’da en sağlam korunagelmiş tapınağın Aizanoi’de olduğunu,
    Dünyadaki İlk Toplu İş Sözleşmesi’nin 13 Temmuz 1766’da Kütahya’da imzalandığını,
    Avrupa ve Dünyadaki ilk ve tek Çini Müzesinin Kütahya’da olduğunu,

    Evliya Çelebi’nin Kütahya’lı olduğunu,

    Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi’nin büyükannesi, Hayme Ana’nın türbesinin Domaniç İlçesi Çarşamba Köyü’nde olduğunu,

    Kütahya’nın Germiyan Beyliğine 130 yıl başkentlik, Osmanlı Anadolu Beylerbeyliğine 400 yıl merkezlik yaptığını,
    Türkiye’nin en önemli porselenlerinin Kütahya olduğunu,
    Kütahya’daki termal kaynakların bin bir derde deva olduğunu…… unutmayın.


    İLÇELER:

    Kütahya İlinin İlçeleri; Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Domaniç, Dumlupınar, Emet, Gediz, Pazarlar, Şaphane, Hisarcık, Simav ve Tavşanlıdır.

    Müzeler ve Örenyerleri
    Müzeler

    Müze Müdürlüğü
    Adres: Paşam Sultan Mahallesi
    Çini Müzesi Yanı
    Tel: (0 274) 223 69 90
    Fax: (0 274) 223 55 35

    Kütahya Arkeoloji Müzesi
    Adres: Börekçiler Mah.
    Ulu Camii Yanı – Kütahya
    Tel: (0 274) 224 07 85

    Kütahya Çini Müzesi
    Adres: Paşam Sultan Mah.
    Ulu Camii Yanı
    Tel: (0 274) 223 69 90

    Kossuth Müzesi
    Adres: Börekçiler Mah.
    Macar Sokak
    Tel: (0 274) 223 62 14

    Özel Müzeler

    Dumlupınar-Kurtuluş Savaşı Müzesi
    Tavşanlı Belediye Müzesi
    Altıntaş Belediyesi Açık Hava Müzesi.

    Vadiler

    Kütahya İl Merkezine 7 km. uzaklıktaki Yeni Bosna Köyü’nden başlayıp Kütahya’ya 54 km. uzaklıktaki Ovacık Köyü’ne kadar, İlin doğusu boyunca uzanan alana Frig Vadisi denilmektedir.

    Bölge; Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik Mağaralarının bulunduğu kuzey bölümü ile daha güneydeki Ovacık Köyü, İnlice Mahallesi ve çevresinden oluşur.
    Kütahya’nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmendağı’nın tüfleriyle örtülü olan Frig Yaylaları M.Ö. 900-600 yılları arasında

    Frigler, daha sonra Roma ve Bizanslılar tarafından iskan edilmiştir. Volkan tüfünün kolay işlenebilir bir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından biri olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

    Friglerin ana tanrıçası Kybele’ye adanmış açık hava tapınakları, sunakları ve kaya mezarları ile savunma barınma amaçlı mağaralar en çok göze çarpan eserler arasındadır. Bizans döneminde ise bunlara ilaveten kilise ve şapeller de oyulmuştur. Bölge doğal kaya yapısı ve çam ormanlarıyla ilgi çekici bir merkezdir.

     Kaleler

    Antik çağlardan günümüze kadar yerleşimin olduğu Hisar Tepesindedir. Evliya Çelebi’ye göre 70 burca sahip olan Kütahya Kalesi üç bölümden oluşur. Bunlar Kale-i Bala, Kale-i Sagir ve dış surlardır. Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı izleri görülen kalede herhangi bir döneme ait kitabe yoktur. Fakat yapılan incelemeler sonucunda 8.yy Bizans, 12.yy Bizans, 13/14.yy Türk dönemlerine ait inşaat özelliklerine rastlanmıştır. Kalede bilinen son inşaat Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmıştır. (1451-1481) Kale’de iki çeşme, iki mescit vardır.
    Kütahya Kalesinde, kendi ekseninde 45 dakika da bir tur atan Döner Gazino 1973 yılı yapımıdır. Lokanta olarak hizmet veren Döner Gazino’nun altındaki Kır Kahvesi yaz aylarında açıktır.

    Cami ve Türbeler

    Dönenler Camii: Anadolu’da kurulan üç Mevlevihane’den biridir. Mevlana’nın torunu olan Ergun Çelebi tarafından kurulmuştur.
    Bu gün cami olarak kullanılan kısım, Mevlevi Semahanesi olarak yapılmıştır. Semahaneye daha sonra mihrap ilave edilerek cami haline getirilmiştir. (1956) 1237 – 1243 yıllarına tarihlenen ahşap, sekizgen mimari yapılı binaya minare sonradan eklenmiştir.

    Çinili Camii: 1973 yılı yapımı olan Çinili Cami Orta Asya Türk Mimarisi örnek alınarak inşa edilmiştir. Sekizgen, iki katlı ve tek kubbeli olan yapının içi kalem işi süslemelerle, dışı ise mavi Kütahya çinileriyle süslenmiştir. Caminin yaptırılmasında ve süslenmesinde ünlü sanatçı Ahmet YAKUPOĞLU’nun çok emeği vardır.

    Ulu Camii: Kütahya’nın en güzel ve en büyük camisi olan yapıya Yıldırım Beyazıt zamanında başlanmış, Şehzade Musa Çelebi tarafından 1410 yılında tamamlanmıştır. Ortalama 45×25 m2’lik bir alanı kaplayan cami avlusuzdur. Caminin 3 kapısı, 64 penceresi, 2 kubbesi, 6 yarım kubbesi ve 5 bölümlü son cemaat yeri vardır. Caminin içindeki 4 sütunlu müezzin mahfeli ve mihrabın sağındaki Kabe tasvirli pano görülmeye değerdir

    Hayme Ana Türbesi: Hayme Ana Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin ninesi, Ertuğrul Gazi’nin annesidir. Ertuğrul Gazi, Sürmeliçukur’dan Anadolu’ya geldiğinde kendisine Söğüt kışlak, Domaniç yaylak olarak verilmiştir. Yılın beş ayını geçirdiği Domaniç’te bir yayla mevsiminde Hayme Ana’yı yitiren Ertuğrul

    Gazi, annesini her yıl çadır kurduğu Çarşamba’da bir tepeye defnettirmiştir. Sultan, II. Abdulhamit, l886’da Devlet Ana diye anılan büyük büyük ninesi Hayme Ana’nın kabrini buldurarak üstüne bugünkü türbeyi yaptırmıştır. Her yıl Eylül ayının ilk Pazar günü Hayme Ana’yı anma törenleri yapılmaktadır.

    Bedestenler

    Gedik Ahmet Paşa Vakfı olarak XV. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan bedestenler iki tanedir. Büyük Bedesten dört kapılıdır. Yapının içinde ortada bir şadırvan ve onyedi dükkan vardır. Kapı girişi üstünde madalyon içinde hayat ağacı ve aslan motifleri altında 1868 tarihi yazılıdır. Diğer kapı üstündeki madalyonda ise denizkızı figürü yer alır. Halen sebze bedesteni olarak kullanılmaktadır.

    Küçük Bedesten; iki kapılı olup duvarları tuğla ve saç örgüden yapılmıştır. Eskiden ağır elbiselerin ve elmas işlemeciliğinin yapıldığı yapı günümüzde bat pazarı olarak kullanılmaktadır.

    Tarihi Kütahya Evleri

    Merkez Pirler mahallesinde 18. yüzyıl Kütahya Evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak, Arnavut kaldırımlı yolu, elektrik ve telefon direkleri ile tellerinin bulunmadığı, Kütahya’daki tarihi kent dokusunun en güzel örneğidir. Germiyan Sokak’taki

    Kütahya Evleri iki veya üç katlı ahşap evlerdir. Payandalarla desteklenmiş çıkmaları, çiftli koca kapıları, kafesli pencereleri ile ahşap Anadolu mimarisinin en güzel örneklerini oluşturur. 17. ve 18. yüzyıl Kütahya evleri açık sofalıdır. Sofalar odalar arası bağlantıyı sağlar. Ayrıca sofalarda seki yada köşk adı verilen dinlenme mekanları bulunur. Giriş katlarına taşlık denir. Evlerin ön kapıları dışında geniş arka bahçelere açılan arka kapıları da vardır. Depo, kiler samanlık hatta ahırlar buradadır. Birinci katta günlük yaşama ait odalar vardır.

    Bunlar oturma odası, mutfak ve yatak odasıdır. İkinci katta ise misafir odaları ve gelin odaları bulunur. 19. ve 20. yüzyıl Kütahya Evleri kapalı sofalıdır. Önceki dönemlerin aksine, bu dönem evlerinin dışları, saçakları, pervazları ve payandaları süslenirken, iç mekanlar aksine sade tutulmuştur.

    Yine bütün Kütahya Evleri payanda destekli çıkartmalara sahiptir. Bu çıkartmalar yola uyum ve iç mekanı düzeltme amaçlı yapılmıştır. Kütahya Evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak’taki tarihi evler, Kütahya Valiliğince satın alınarak “Kütahya Evlerini Yaşatma Projesi” çerçevesinde restore edilmektedir.

    ADLİYE SARAYI: (Eski Hükümet Konağı): Yapımına 1905 yılında Fuat Paşa zamanında başlanan ve 1907 yılında tamamlanan Eski Hükümet Konağı, son dönem sivil Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Üç katlı yapının, giriş bölümü ile doğu ve batı kanatları hafif çıkıntılıdır. Girişi dört yüksek sütun ve ortadaki geniş üç kemerle bağlanmıştır. Bina içinde tamamen çini kaplı bir mescit de yer almakta olup, 1998 yılında restore edilerek Adliye Sarayı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    KÜTAHYA KONAĞI: Eski tarihi konak, Ticaret ve Sanayi Odası tarafından satın alınmış, yöresel Kütahya yemeklerinin sunulduğu bir restoran haline getirilerek, turizme kazandırılmıştır.

    Mesire Yerleri

    Çamlıca : Kütahya’nın batısında, şehir merkezine 5 km. uzaklıktaki Çamlıca orman içi dinlenme yeri olarak düzenlenmiştir. Çam ağaçları, soğuk suları temiz havası ve insanı rahatlatan manzarası ile geniş bir mesire yeridir.

    Porsuk Barajı: Kütahya’nın kuzeydoğusunda şehir merkezine 20 km. uzaklıktadır. Frig Vadisi’nin de başlangıcında olan baraj, Porsuk Çayının taşkınlarından çevreyi korumak amacıyla yapılmıştır. Baraj Gölünde çeşitli su sporlarının (Yelken, kürek, kano vb) yapılabilmesi için, Kütahya Valiliğince bir rıhtım ve yüzer iskele yapılarak bu bölgenin “Su Sporları Merkezi” oluşturma çalışması başlatılmıştır. FRİG VADİSİ ise doğal yapısıyla doğa yürüyüşü için ideal bir bölgedir.

    Domaniç Ormanları: Kütahya’nın kuzeyindeki Domaniç Ormanları ilçenin çevresinde çok geniş bir alana yayılmış durumdadır. Çok zengin bir bitki örtüsüne sahip olan Domaniç Ormanlarında pek çok endemik tür ve anıtsal değerde birçok ağaç bulunmaktadır.

    Hıdırlık: Kütahya merkezdeki en önemli mesire yerlerinden birisidir. Aynı isimle anılan mescidin de, bulunduğu mesire yerinin altyapısı ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Hıdırlık Mescidi’nin restorasyonu ünlü ressam Ahmet YAKUPOĞLU tarafından 1984 yılında yapılmıştır.

    Gölcük Yaylası: Kütahya’nın güneybatısındaki Gölcük Yaylası Simav’a 10 km. uzaklıktadır. Çam ormanları arasındaki yayla her türlü altyapıya sahip olup, 1450 m yükseklikte harika bir piknik yeri olarak hizmet vermektedir.

    Kaplıcalar

    Ilıca Harlek Kaplıcaları: Kütahya’nın kuzeyinde yer alan Ilıca Harlek Kaplıcaları Kütahya – Eskişehir karayolunun 23.km.sinden 4 km. içeridedir. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Ilıca Harlek Kaplıcaları 23.03.1989 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilân edilmiştir. Kaplıca suları 25-43 C derece sıcaklıkta olup oligometalik sular grubuna girer. Kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içeren kaplıca suları; romatizma, cilt, sinir ve kadın hastalıklarına, karaciğer yetersizliklerine, böbrek ve safra kesesi iltihaplarına iyi gelmektedir. Kaplıca merkezinde 10 apart, 57 oda ve 168 yatak kapasiteli Harlek Otel, Belediye Belgeli diğer otel ve moteller, 3 hamam, 2 kapalı 4 açık havuz, spor tesisleri ve konferans salonu bulunmaktadır. Kaplıcalara şehir merkezinden kalkan halk otobüsleri ve minübüslerle gidilebilmektedir.

    Ilıca Harlek Oteli Telefon : (+90-274) 245 22 24 – 25

    Yoncalı Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında yer alan Yoncalı kaplıcaları merkeze 16 km. uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Yoncalı Kaplıcaları 17.09.1993 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Kaplıca suları 42 C derece sıcaklıkta olup bikarbonatlı sular grubuna girer. Kalsiyum, magnezyum ve kükürt içeren kaplıca suları kireçlenme ve eklem romatizmaları, iltihabi eklem hastalıkları, yumuşak doku romatizmaları, nörolojik hastalıklar, travmatik ve sportif rahatsızlıkların tedavisine iyi gelmektedir.

    Yoncalı Termal Turizm Merkezi’nde S.S.K’ya ait 200 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi bulunmaktadır. Kaplıca Merkezinde 73 oda ve 180 yatak kapasiteli 4 Yıldızlı Yoncalı TÜTAV Termal Otel ve kür merkezi ile 4’er kişilik 37, 2’şer kişilik 20 apart, Belediye Belgeli Otel ve Moteller, 4 hamam, 3 kapalı, 2 açık havuz bulunmaktadır. Yoncalı Kaplıcalarına, şehir merkezinden kalkan minübüslerle gidilebilmektedir. Yoncalı TÜTAV Termal Otel Telefon : (+90-274) 249 42 12

    Yoncalı Kaplıcaları Kütahya’nın batısında yer alan Yoncalı kaplıcaları merkeze 16 km. uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Yoncalı Kaplıcaları 17.09.1993 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Kaplıca suları 42 C derece sıcaklıkta olup bikarbonatlı sular grubuna girer. Kalsiyum, magnezyum ve kükürt içeren kaplıca suları kireçlenme ve eklem romatizmaları, iltihabi eklem hastalıkları, yumuşak doku romatizmaları, nörolojik hastalıklar, travmatik ve sportif rahatsızlıkların tedavisine iyi gelmektedir.

    Yoncalı Termal Turizm Merkezi’nde S.S.K’ya ait 200 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi bulunmaktadır. Kaplıca Merkezinde 73 oda ve 180 yatak kapasiteli 4 Yıldızlı Yoncalı TÜTAV Termal Otel ve kür merkezi ile 4’er kişilik 37, 2’şer kişilik 20 apart, Belediye Belgeli Otel ve Moteller, 4 hamam, 3 kapalı, 2 açık havuz bulunmaktadır. Yoncalı Kaplıcalarına, şehir merkezinden kalkan minübüslerle gidilebilmektedir.
    Yoncalı TÜTAV Termal Otel Telefon : (+90-274) 249 42 12

    Emet Yeşil Ve Kaynarca Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında bulunan kaplıcalar Emet ilçe merkezindedir.

    Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Yeşil ve Kaynarca Kaplıcaları 17.09.1993 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilân edilmiştir. Kaplıca suları 43-56 C derece olup, hipotonik sular grubuna girer. Sülfat, bikarbonat, kalsiyum ve magnezyum içeren kaplıca suları mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, böbrek taşları, kadın hastalıkları ve ağrılı hastalıklara iyi gelmektedir.

    Kaplıca merkezinde Belediye Belgeli 4’er kişilik 36 apart, 3 hamam, 3 kapalı havuz, 1 açık havuz, Osmanlı Hamamı, sauna, özel banyolar, spor tesisleri, botanik parkı ve bir karavan parkı (kamping) bulunmaktadır.
    Emet Belediye Başkanlığı Telefon : (+90-274) 461 41 49 – 50

    Gediz Ilıcasu Kaplıcaları: Kütahya’nın güneyinde Gediz’e 18 km. uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Ilıcasu Kaplıcaları 18.03.1897 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Kaplıca suları 65-98 C derece sıcaklıkta olup hipotonik sular grubuna girer. Sülfat, bikarbonat, sodyum ve magnezyum içeren kaplıca suları; romatizmal hastalıklar, mide bağırsak hastalıkları ile karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.

    Kaplıca merkezinde Belediye belgeli 4’er kişilik 40 apart, 3’er kişilik 52 apart, 22 ahşap baraka, 10 betonarme baraka, 1 buhar banyosu, 1 çamur banyosu, 2 hamam ve 2 havuz bulunmaktadır.
    Gediz Ilıcasu Kaplıcaları Telefon : (+90-274) 431 53 23 – 431 52 00

    Gediz Muratdağı Kaplıcaları: Kütahya’nın güneyinde Gediz’e 30 km.uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Muratdağı Kaplıcaları 18.03.1987 tarihinde“Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Kaplıca suları 29-50 C derece sıcaklıkta olup, meteorik vadoz sular grubuna girer. Sülfat, kalsiyum, magnezyum ve bromür içeren kaplıcasuları romatizmal hastalıklar, deri, kalp, böbrek ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

    Kaplıca merkezinde Belediye belgeli 18 bungalov, 13 apart, 80 ahşap baraka, 2 hamam, 2 havuz, Orman İşletme Müdürlüğüne ait 15 yataklı misafirhane ve konferans salonu ile 200 yataklı Kızılay Kampı hizmet vermektedir.
    Gediz Muratdağı Kaplıcaları Telefon : (+90-274) 412 74 96

    Simav Eynal Kaplıcaları: Kütahya’nın güney batısında Simav’a 4 km. uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Eynal Kaplıcaları 23.03.1989 tarihinde “Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir. Kaplıca suları 70-90 C derecedir. Kalsiyum, sodyum, bikarbonat ve sülfat içeren kaplıca suları romatizma, nevralji, cilt ve deri hastalıkları ile böbrek taşlarının dökülmesine, siyatik, kireçlenme, kadın hastalıkları ve sedef hastalığına iyi gelmektedir.

    Kaplıca merkezinde, Belediye belgeli biri 37, diğeri 30 odalı iki otel, 440 yataklı 125 apart, özel banyolar, 2 hamam 1 kapalı havuz ve 1 aqua park bulunmaktadır. Kaplıca Merkezinde seracılık gelişmiş olup ilçe merkezi Jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır.
    Simav Eynal Kaplıcaları Telefon: (+90-274)547 20 01 – 02

    Hisarcık Esire Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında Hisarcık’a 10 km. uzaklıktadır. 51 C derece sıcaklıktaki kaplıca suları içme uygulamaları ile mide, bağırsak sistemi, karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.
    Hisarcık Belediye Başkanlığı Telefon: (+90-274) 481 3 085

    Tavşanlı Göbel Kaplıcaları: Kütahya’nın batısında Tavşanlı’ya 7 km. uzaklıktadır. Altyapısı ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Kaplıca sularının sıcaklığı 32 C derece olup romatizma, siyatik, cilt hastalıkları ve yaraların tedavisine iyi gelmektedir. Kaplıca merkezinde moteller ve 2 hamam bulunmakta olup, yöre havasında oksijen oranı yüksek olduğundan astımlı hastalar kış aylarında dahi motellerde konaklamaktadırlar.
    Tavşanlı Göbel Kaplıcaları Telefon : 0 274 6532155

    Simav Çitgöl Kaplıcaları: Simav’a 5 km. uzaklıkta olan kaplıca suyunun sıcaklığı 162 C olup, cinsel rahatsızlıklar, cilt, deri hastalıkları, kırık ve çıkık, nevralji, nevrit, mide ülseri, böbrek taşlarının dökülmesi, egzama, bel fıtığı, ruhen ve bedenen görülen yorgunluklar, her cins romatizma, siyatik, kadın hastalıkları, ameliyat sonrası rehabilitasyon, ortopedik kireçlenme rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Kaplıca merkezinde Belediyeye ait 60 daireli moteller ve spor kompleksi vardır.
    Simav Çitgöl kaplıcaları Telefon: (+90-274) 543 22 67

    Emet Dereli Kaplıcaları: Dereli Kaplıcaları Emet-Tavşanlı yolu üzerinde olup, Günlüce Beldesine 20 km. uzaklıktadır. Kaplıca suları 38-40 C olup, romatizma nevrit, nevralji, kadın hastalıkları ve kırık çıkık sekellerine banyo yolu ile iyi gelmektedir. Kaplıca merkezinde 3 adet havuzlu hamam, özel banyolar ve moteller mevcuttur.

    Emet Dereli Kaplıcaları : (+90-274) 472 51 20 – 472 51 00
    Kütahya’da başka termal kaynaklar da mevcuttur. Bunlar; Emet’te Samrık Ilıcası, Hisarcık’ta Sefaköy Kaplıcaları, Yukarı Yoncaağaç Mürdesenk Suyu ve Simav’da Naşa Kaplıcalarıdır.


    NE YENİR?

    Yörenin ünlü yemekleri arasında çorbalardan Sıkıcık Çorbası, Oğmaç Çorbası ve Tutmaç Çorbası; sebze yemeklerinden Ilıbada Dolması, Kabak Kabuğu Kavurması ve Soğan Dolması; Hamur İşleri’nden Cimcik, Tosunum, Gökçimen Hamursuzu; Et Yemekleri’nden Küpeti, Göveç ve Tirit; Tatlılar’dan Güllaç, Cendere ve Ev Baklavası sayılabilir.

    NE ALINIR?

    Çinileri ve porselenleri dünyaca ünlü Kütahya’da el sanatları da hala üretimini sürdürmektedir. Tabakçılık, urgancılık, hasırcılık, ağdacılık, yemenicilik, semercilik, nalbantlık,saraçlık gibi yok olmak üzere olan el sanatlarının son temsilcileri Simav ilçesinde bulunmaktadır. Çini ve porselen eşyaların yanısıra, dokuma ve el işlemeleri hediyelik olarak satın alınabilir.

    ÇİNİCİLİK: Kütahya’nın simgesi ve onu bütün dünyaya tanıtan “Çinilik” Kütahya’da en önemli sanat kolu olmanın yanısıra, önemli bir geçim kolu olma özelliği de taşır. Kütahya’da Friglerle başlayan seramik yapımı Bizans dönemi sonuna kadar sürekli gelişme göstermiştir. Kütahya, 100 yılı aşkın bir süre Selçuklularla Bizanslılar arasında tampon bölge olarak kalmıştır. Bu dönem çiniciliğinde Bizans ve Selçuklu kültürünün özellikleri birlikte kullanılmıştır. Daha sonra Beylikler dönemine giren Kütahya’da Osmanlı etkisi görülmeye başlamıştır. 1314 tarihli Vacidiye Medresesi’ndeki Abdülvacit Efendi’nin sandukasında, 1428 tarihli Yakup Bey Türbesi’nde ilk Osmanlı dönemi renkli sırlı çini tuğlalar kullanıldığı görülmektedir.

    15. yy. Osmanlı seramik ve çini sanatı, mavi beyaz grubu çinileri ile dikkat çeker. Bu orijinal mavi beyazlar Hisarbey Cami (1487) ile Kükürt Köyü Camiinde (l697) görülmüştür. 15. yy. mavi beyaz çinileri Kütahya’daki bazı yapıların yanı sıra İstanbul ve Kudüs mimari eserlerinde de kullanılmıştır. 16. yy.’da Kütahya çini ve seramik sanatı faaliyetlerinin yavaşladığı görülmekle beraber, İstanbul ve diğer önemli merkezlerde yapılan mimari eserlerde, Kütahya çinilerinin kullanıldığı görülür.

    Günümüzde ihraç malları arasına giren, desen ve renk zenginliği kazanan Kütahya Çiniciliği olumlu bir yoldadır. İrili, ufaklı 500’e yakın atölyede yapılan çiniler yurt içi ve yurt dışındaki pek çok eseri süslemektedir.

    PORSELEN: Kütahya’daki ilk porselen fabrikası 1974 yılında faaliyete başlamıştır. Yüzyıllardır çinilerde sergilenen maharetler porselenlerde de yaşamaya başlamıştır. Günümüzde Türkiye’nin her yerine gönderilen porselenler pek çok ülkeye de ihraç edilmektedir.

    DOKUMACILIK: Halıcılık, köy ve kasaba evlerinde el tezgahlarında günümüzde de önemli bir gelir kaynağı olarak sürdürülmektedir. Saray halıları adıyla anılan ve Osmanlıların en parlak döneminde üretilen Simav halıları, daha çok yaprak ve çiçek motifleriyle bezenmiştir. Yün ve pamuktan halıların yüzeyi ve bordürü kıvrık damarlı yapraklar, rozet ve nar çiçekleri, sümbül, karanfil gibi motiflerle bezelidir. Simav halıları kökboya (alizarin) ile renklendirildiği için “kökboya halı” diye de anılır.
    Geçmişte el tezgahlarında yöreye özgü kumaşlar dokunmaktaydı. Günümüzde daha çok Gediz ve Şaphane’de sürdürülen el dokumacılığında yalnızca bez üretilmektedir. Yine yöremize özgü Yörük halıları, Aslanapa’nın Bayramşah köyünde dokunmaktadır.

    EL İŞLEMELERİ: Eskiden beri sürdürülen el işlemeciliği, yöre kadınlarının becerilerini, beğenilerini yansıtır. Günümüzde Kütahya Müzesinde sergilenen peşkirler, uçkurlar, dane (yemeni) çevreleri, para, tütün ve saat keseleri bunların özgün örnekleridir. Peşkirlerin boyaları, iplikleri yerlidir. Keseler, pembe başta olmak üzere sarı, yeşil, al ve ak işlemlidir. Yer yer krem, bej ve gri kullanılmıştır. Çevre, arabiye, kaftan, kavuk vb. eşyada altın ve gümüş ipliklerle çeşitli motifler işlenmiştir.
    Kütahya’da oyacılık, “iğne oyacılığı” biçiminde genellikle danenin çevresini süsleyen bir sanat olarak gelişmiştir. Kütahya oyaları biçimlerine göre beşe ayrılır. Bunlar gül, menekşe, zambak, papatya, karanfil, haşhaş gibi çiçeklere benzeyen oyalar, ıtır, şeftali, söğüt, karanfil yapraklarına benzeyen yaprak motifli oyalar, Gönül Dolabı, Mecnun Yuvası, Yar Yare Küstü gibi soyut adlı oyalar, Süreyya, Diba gibi özel yaşamları bilinenlere yakıştırılan oyalar ve Kaynana Oyası, Elti Küstü, Ana Güldüren, Malak Sattıran gibi övgü, yergi niteliği taşıyan oyalardır.

    YAPMADAN DÖNME

    Aizanoi Antik kentini gezmeden,
    Çiniler diyarından bir çini edinmeden,
    İlk Çini Müzelerini ziyaret etmeden,
    Gediz Göveci yemeden,
    Termallerde şifa bulmadan,

    …Dönmeyin.


    KÜTAHYA'NIN TARİHÇESİ

    1.  GİRİŞ:

    Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu  Bölümü’nde  yer alan Kütahya, bilinen tarihi içinde  Hitit,  Frig,  Roma,  Bizans,  Selçuklu,  Germiyanoğulları  ve Osmanlı  Dönemi uygarlıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne  ulaşmıştır. Kütahya ili sınırları içinde kalan  topraklarda  yerleşen ve adı bilinen en eski halk  Hitit’lerdir. Buna  rağmen  çevredeki  Arkeolojik  buluntular  ilin yerleşim   tarihini  çok daha eskilere, ilk çağlara değin götürmektedir. Kütahya için kesin bir  kuruluş  tarihi  verilememekle birlikte; Hitit metinlerinde geçen Assuva tarihiyle ilgili  IV.   Tuthaliya (M.Ö. 1256–1220) yıllıklarına  dayanarak M.Ö. II. binin ortalarında kurulduğu  söylenebilir. Kütahya, bugün de işletilen zengin maden yatakları dolayısıyla   tarihin  her  devresinde  ilgi  görmüş,  bu sayede  geniş ticaret yollarına sahip olmuş, hızla  gelişmiştir. Malazgirt Zaferi’nin ardından XI. yüzyılın sonunda Türk uygarlıklarıyla tanışan Kütahya, Germiyanoğlu Beyliği’ne başkentlik yapmış olup Osmanlı Devleti bu topraklar üzerinde kurulmuştur. Ayrıca Kütahya “Türk ve dünya askerlik tarihi” nin en büyük zaferinin kazanıldığı yer olarak zengin bir kültürel mirasa sahiptir.

    2. ŞEHRE  VERİLEN  ADLAR :

    Eski kaynaklara, sikke ve yazıtlara  göre  Kütahya’nın    antik dönemdeki adı  “Kotiaeion”dur. Ünlü Antik Çağ  Coğrafyacısı Strabon bu adın, “Kotys’in Kenti” anlamına geldiğini belirtmektedir. Kotys, Trakya’da  yaşayan Odrisler’den  olup, Romalılar’ın M.S. 38’de Anadolu’ya  gönderdiği bir komutanın adıdır. Kütahya Müzesi’nde bulunan bir sikkede bu ad “Koti” olarak geçmektedir. Kütahya adı, eskisine benzetilerek Türkler tarafından verilmiştir.

    3. KÜTAHYA’NIN İLK KURULUŞ YERİ:

    İlimizin ilk yerleşim yeri Kütahya kalesi ve çevresidir. Germiyanoğulları döneminde de kullanılan şehir merkezinde yapılan kazılarda Roma dönemi nekropol (mezarlık) alanları bulunmuştur. Ancak şehir merkezinde Frigler dönemine ait önemli bir buluntuya rastlanmamıştır. Kütahya’nın antik dönemdeki yerleşim alanı henüz kesin olarak belirlenememiştir. Ne zaman kurulduğu, nerede kurulduğu, ne zaman ve kim tarafından fethedildiği kesin olarak ifade edilemeyen Kütahya, bir sırlar kentidir.

     KÜTAHYA-GEDİZ

    GEDİZ ilçesi KÜTAHYA iline 90 km uzaklıktadır

    Murat Dağı Kaplıcaları

    Gediz’e 30 km. uzaklıktadır. Kaplıca merkezi denizden 1500 m. yükseklikte Murat Dağının bati yamaçlarında yer alır. Sıcak su beş kaynaktan çıkar. Koca hamam, Hacethane, Sarıkız, Kaymakam ve Uyuz Hamamı adı ile beş hamamı vardır. Havuzları ve otelleri, özel banyolukları bulunur. Yaz ayları boyunca yoğun bir insan kalabalığına sahne olur. Kaplıca tesisleri ve konaklama birimleri belediyeye aittir. Murat Dağında ayrıca Kızılay’a ait 180 kişi kapasiteli bir de kamp merkezi bulunmaktadır.
    (ayrıntılı bilgili
    http://www.kizilay.org.tr/hizmet_genclik.htm adresinden alınabilir)

    Kalsiyum sülfatlı bir sudur. İdrar yolları iltihaplarında, karaciğer, safra kesesi, hastalıklarında içme kürü ile büyük fayda sağlar. Banyosu romatizma ve nevralji hastalıklarına iyi gelir.
    Muratdagi Kaplıcaları, çam ormanları içinde, yüksek dağ ikliminin tüm koşullarını taşıdığından, ayrıca bir dinlenme ve kendini yenileme yeri niteliğindedir. Murat Dağı ismini “Murat Dede” efsanesinden almıştır.
    Gediz Murat Dağı kaplıcaları 18.03.1987 gün ve 11608 sayılı bakanlar kurulu kararıyla “Termal Turizm Merkezi “ilan edilmiştir.

    Murat dede türbesi ve efsanesi..

    Murat Dede, Murat Dağı ılıca hamamlarının olduğu yerde yine başka devletlerle harbedenken, Murat Dedenin kellesini kopartmışlar. O zaman o da kellesini koltuğuna kıstırmıştır, el yordamıyla, kime gelirse, bütün milleti kırmış. Orda, o zaman kadının biri demiş ki:

    - “Adama bak yahu! Kellesini koltuğuna kıstırmışta bütün milleti kırıyor.”

    Öyle diyince eliyle kellesini koltuğunda usulca yere koymuş. O zaman kılıcını yere bir saplamış. Kılıcı çekince, yarasından sıcak su kaynamaya başlamış. Oraya yatmış. Onun defnini sıcak suyla orada yıkamışlar.

    Yakın mesafeden hem sıcak hem soğuk su çıkar. Şifa için gelen bütün hastalar iyileşir gider.

    GEDİZ ILICA KAPLICALARI

    Gediz ‘in 13 km. güney batısındaki, Hamam su deresinin iki yanında ve dere içinde yaklaşık 10 yerden kaynamaktadır. Denizden yüksekliği 710m ‘dir. Termal su 217 lt/s debi de 78-79 derece sıcaklıkta akar. Merkezde çıktığı yeri sarıya boyayan Sarıkız kaynağı, Kara kazan kaynağı, Buğuluk kaynağı ve en sıcak kaynak olan Kahve önü travarten kaynaklarından yararlanılmaktadır.

    Kaplıca suyu, içme uygulamalarında karaciğer ve safra yolu rahatsızlıklarına iyi gelir. Gediz Ilıca su Kaplıcaları 18.3.1987 gün ve 11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla “Termal Turizm Merkezi” ilan edilmiştir.

    Konaklama ve rezervasyon için Ilıca kaplıca müdürlüğü ile irtibat kurulmalıdır.

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - MALATYA




    MALATYA

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 12.313 km²malatya cami

    NÜFUS:  757.930 (2011)

    İL TRAFİK NO: 44

    İLÇELER: Malatya (merkez), Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pötürge, Yazıhan, Yeşilyurt.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Pınarbaşı Orman İçi Dinlenme Yeri, Takaz Pınarı, Eski Malatya (günümüzde Battalgazi), Kalesi, Malatya, Arapkir ve Darende Ulucamileri, Şahabiye-i Kübra Medresesi, Sadrazam Külliyesi, Melik Sunullah, Akminare, Abdülselam, Karahan, Cafer Paşa, Mirliva Ahmed Paşa, Gümrükçü Osman Paşa, Çobanlı ve Köprülü Mehmed Paşa Camileri, Ispanakçı Mustafa Paşa Kütüphanesi (sonradan Molla Eyüb Camisi), Kanlı Kümbet, İkiz Türbe, Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba) Zaviyesi, Silahtar Mustafa Paşa Hanı, Taşhan, Kırkgöz Köprüsü, Bedesten (Haç Hüseyin Paşa Arastası), Hasan Paşa ve Köprülü Mehmed Paşa Hamamları.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (422) 323 29 42
    Faks: (422) 323 29 12

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    Kültür Merkezi SSK Yanı
    MALATYA
    Tel: (0 422) 323 91 73
    Faks: (0 422) 323 49 28

    Kültür Merkezleri

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 360 kişilik Salon
    250 m²’lik Kütüphane
    Galeri

    Yazışma Adresi: Sabancı Kültür Merkezi Müd.
    İnönü Mah. İstasyon Virajı No: 35 Malatya
    Tel: (422) 324 76 12

    Müze

    Malatya Müzesi
    Adres: Dernek Mah. Kanal Boyu – Malatya
    Tel: (422) 321 30 06

    Örenyeri

    Arslantepe – Merkez- Bahçebaşı

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Atatürk’ün Malatya’ya Gelişi
    Merkez
    13 Şubat

    Festivaller:

    Kayısı Festivali
    Merkez
    22-24 Temmuz

    Şenlikler:

    Arapkir Bağbozumu Şenlikleri
    Arapkir
    Eylül Ayının İlk Haftası

    Darende Zengibahar Karakucak Güreşleri
    Darende
    30 Ağustos

    Resim: Malatya Ulu Cami Taçkapısında çini bezeme (1247)

    MALATYA'NIN ASIL ADI

    Malatya, kuruluş ve isim itibariyle başlangıçtan zamanımıza kadar büyük bir değişikliğe uğramadan gelen Anadolu şehirlerinden birisidir. Kültepe vesikalarında “Melita” şeklinde görülen Malatya’dan Hitit vesikalarında “Maldia” olarak bahsedilmektedir. Asur lmparatorluk devri vesikalarında ise Meliddu, Melide, Melid, Milid, Milidia olarak geçmektedir. Urartu kaynaklarında ise Melitea denilmektedir. Malatya kelimesinin Hititçe “bal” anlamana gelen “Melid”den türediği anlaşılmaktadır. Hitit hiyeroglif kitabelerinde Malatya şehri, bir öküz başı ve ayağı ile ifade edilmektedir.[1]

    Eski çağ coğrafyacılarından Strabon (M.Ö. 58- M.S. 21) Malatya’yı sürekli “Melitene” adı ile zikretmiştir. Kesin olarak yerini vermediği geniş bir alan içerisinde “Kataonia” ile Fırat Nehri arasında Kommagene sınırında Kapadokya Krallığı’nın (M.Ö. 280-212) on Valiliğinden birisi olarak gösterir. Ona göre Melitene, Sophene (takriben bugünkü Elazığ ile Fırat Nehri arasındaki bölgeyi ifade eder) nin karşısında kurulmuş bir eyalet olduğu kadar kentleri bulunmayan bir bölgenin adıdır. Strabon’a göre bu yöre; zeytin-üzüm ve meyva ağaçlarıy1a bezenmiş, Kapadokya’da bir benzeri bulunmayan tek yerdir.

    Pline’ye dayanarak Malatya’nın Asur kraliçesi Semiramis tarafından “Meliten” adıyla kurulduğunu kayıt eder. Bu bilgi, daha sonraki çalışmalarda aynen doğrulanmıştır.

    Gelişen Maldia-Melite ne (Malatya), Kalkomik çağdan beri iskan görmüş ve bugünkü Aslantapede 27 kültür katı bırakmıştır. Buradan 4 km. kuzeyde yer alan Battalgazi’ye M.S. 79-81 yıllarında Roma kralı Titus zamanında lejyon karargah olarak taşınmıştır. Yine şehre bu dönemde de Melitene adı verilmiştir. Artık bundan böyle bir şehir adı olarak bu isim kullanılmaya başlanacaktır. Roma şehir surları bu dönemde yapılmaya başlamıştır. Burası Roma devrinde, Hudutlarının korunması, coğrafi konumu ve jeopolitik önemi dikkate alınarak mühim bir merkez olarak muhafaza edilmekteydi. Bizans döneminde de bu değerini siyasi iktisadi bakımdan da korumuştur.[2]

    Bizans-Arap mücadelesi sonucunda şehir” İslam hakimiyetine geçmiştir. (M.S. 659) Bizans kaynaklarında da Melitene şeklinde kullanılan Malatya şehir adı, Araplar tarafından, kadim şekline yakın bir imla ile “Malatiyye” adıyla anılmaya başlanacaktır. Araplar, “Sugür EI-Cezeriye “nin merkezi haline getirdikleri bu şehri aynı zamanda bölgenin en büyük ve mamur bir beldesi yapmışlardır. Abbaslerden Harun Reşit döneminde (M.S. 786-809) “EI-Avasım” adıyla oluşturulan müstakil bir idari bölgenin merkezi olma hüviyetini kazanır. Böylece Malatya, 1stanbul’a kadar uzanan Rum kazalarının hareket üssü olma özelliğini de taşır. Bu merkezin bir diğer özelliği ise Tarsus, Adana, Maraş şehirleri gibi Horasan’dan nakledilen Türkler’in önemli bir yerleşim yeri durumuna gelmiş olmasıdır. Malatya’ya çok eski zamanlardan beri çeşitli sebeplere bağlı olarak Türk yerleşiminin olduğu bilmekteyiz. Bu bölgede Türk varlığı, Arap – Bizans mücadeleleri sırasında ortaya çıkmıştır. Türkler, bu güzel ve önemli beldenin adını değiştirmeyerek Araplardan aldıkları Malatya şekliyle günümüze taşımışlardır. 11. yüzyıl başlarından itibaren Anadolu bir Türk yurdu haline gelmeye başlamıştır. Bu bölge de Türk-Bizans mücadelelerinin odaklaştığı şehirlerden biri olmuştur. 1056-1101 yılları arasında birkaç defa el değiştirmiştir. 1101 yılında Danişmenli Melik Muhammed Gazi’nin hakimiyetine geçen Malatya, bir daha kayıp edilmemek üzere Türk Beldesi haline getirilmiştir. Selçuklular döneminde “Vilayet-i Malatya” olarak anılan şehir, bir üstünlük ve asalet ifadesi olarak “Daru’r-Rifa” (Saadet, mutluluk yeri) olarak anılmıştır.

    Memlüklü devleti kaynaklarında, DulkadirIiler ve diğer Türkmenlerle meskun olan Malatya ve havalisi için “İklim AI-Ozaria (Üzeyir Ülkesi) lakabı kullanılmıştır.

    Osmanlılar döneminde aynı adla anılan şehirde , daha önce belirtildiği gibi, 1838 yılında Osmanlı ordusu ikamet ederek kışlamıştır. Yöre insanı Aspuzu bağları olarak bilinen yazlığa göç etmiş, orada yerleşerek bugünkü şehir oluşmuştur. Malatya, günümüze modern bir yapılanma ile gelirken asıl tarih çekirdeğini oluşturan Battalgazi (Eski Malatya), yöre insanının deyimi ile “Aşağı Şeher”, bugün turistik bir ilçe olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bilgiler ışığında Malatya, isim olarak fazla bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.


    [1] KINAL Firuzan  a.g.e

    [2] GÖĞEBAKAN Göknur, Malatya Kültür Dergisi, Sayı1,1994


    MALATYA TURİZMİ GENEL BİLGİLER

    Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya ili, coğrafi konumu, tarihi kervan yollarının – ünlü Kral Yolu ve İpek Yolu – üzerinde bulunması ve sahip olduğu zengin su kaynakları nedeniyle, Neolitik Çağdan bu yana yerleşimlere sahne olmuştur.

    İLÇELER

    Malatya ilinin ilçeleri; Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pötürge,Yazıhan ve Yeşilyut’tur.

    Müzeler

    Malatya Müzesi
    Adres: Dernek Mah. Kanal Boyu – Malatya
    Tel: (422) 321 30 06

    Kaleler

    Eski Malatya Kalesi: Eski Malatya’da olup geniş bir alanı kaplar. Yapımına Roma İmparatoru I. Titus zamanında başlanmıştır. Daha sonra Bizans İmparatoru Justinianus (522-565) zamanında son halini almıştır.

    Eski Arapgir Kalesi: Sert kayalar üzerine inşa edilmiş kalenin temel kısımları blok taştan diğer kısımları ise kesme taştan yapılmıştır. Anadolu Selçuklular Dönemi eseridir.

    Doğanşehir Kalesi: Doğanşehir ilçesinde yeralan kale beşgen bir yapıya sahiptir. Romalılar Devri’nde yapılmıştır.

    Camiler ve Türbeler

    Malatya’nın önemli camileri Ulu Cami, Arapkir Ulu Cami, Yeni Camii,Yusuf Ziya Camii, Çarşı Camii, Melik Sunullah Camii(Battalgazi), Somuncu Baba Camii(Darande), Molla Eyüp Mescidi(Arapkir)’dir.

    Önemli kümbetler Emir Ömer Türbesi, Sıddı Zeynep Kümbeti(Battalgazi) ve Kanlı Kümbeti(Battalgazi)’dir.

    Hanlar

    Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı: Eski Malatya’da dikdörtgen alan üzerine inşa edilmiştir. 1632 tarihinde IV. Murat’ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa yaptırmıştır.

    Taşhan: Hekimhan ilçesinde Malatya Sivas karayolu üzerinde, Eski Darende’dedir. Selçuklu Sultan Hanlarının geleneklerini devam ettiren bir yapıdır.

    Bedesten: Eski Darende ilçesinde yer alan dikdörtgen bir yapıdır.

    COĞRAFYA

    Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğal geçişi sağlayan yol güzergahındadır. Malatya genel olarak yüksek plato ve dağlardan oluşan bir arazi yapısına sahiptir.

    İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır. Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur. İl merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.
    İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. En çok yağış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.

    TARİHÇE

    Yapılan araştırmalar ve arkeolojik kazılar sonucunda, tarihi geçmişi Paleolitik Çağa kadar uzanan Malatya ilinde, M.Ö. 7000 yıllarında iskanın başladığı anlaşılmıştır. Yöre, daha sonra Hitit, Asur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini yaşamıştır.

    NE YENİR?

    Lezzetli bir mutfağa sahip olan Malatya mutfağında etin ve bulgurun önemli bir yeri vardır.Çoğunlukla bulgur ve diğer malzemelerin karışımıyla yapılan 70 tür ‘köfte’ bulunmaktadır. Bulgur, fasulye yaprağı, kiraz, ayva, üzüm ve dut yaprağı ile yapılan sarmalarda da kullanılır.
    Ayrıca kebaplardan, tatlılara kadar birçok yerde kullanılan kayısı ve ürünlerinin, damak lezzetinde önemli bir yeri vardır. Yerel mutfağın gözde yemeklerinden kağıt kebabı ve içli köftenin ise tadına doyum olmaz. Tanımlamanın yetersiz kalacağına inandığımız birbirinden lezzetli ve çeşitli kayısı tatlılarını ise Malatya’yı ziyaretinizde mutlaka tatmalısınız.

    NE ALINIR?

    Sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve “güm güm” denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya’dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.

    Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

    Malatya kent merkezindeki Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Kuru Kayısı Pazarı, Atatürk ve İnönü Caddeleri ile Milli Egemenlik Caddesi alışveriş merkezleridir.

    YAPMADAN DÖNME

    Eski Malatya, Aslantepe ve Arkeoloji Müzesini gezmeden,
    Sultansuyu ve Nemrut Dağını görmeden,
    Merkezde iyi bir lokantada kağıt kebabı yemeden ,
    Analı-kızlı içli köfte ve tereyağlı kayısı tatlısı ya da balık köfte yemeden,

    Kayısı ve yan ürünlerinin satıldığı Şire Pazarında alış-veriş yapmadan…
    Dönmeyin.



     

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - MANİSA




    MANİSA

    manisa sardış 

    YÜZÖLÇÜMÜ:13.810 km²

    NÜFUS: 1.340.074 (2011)

     
     İL TRAFİK NO: 45
     
     İLÇELER: Manisa (merkez), Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gölmarmara, Gördes, Kırkağaç, Köprübaşı, Kula, Salihli, Sarıgöl, Saruhanlı, Selendi, Soma, Turgutlu.

     

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER:Spil Dağı Milli Parkı, Mevlevihane, At Alanı, Çınarlıçeşme, Süreyya, Kadıköy-Dedeçam, Kocamurtluk, Seyrangâh Çamlığı, Süleymanlı Çamlığı ve Mermeroluk Orman İçi Dinlenme Yerleri, Urganlı,Sart, Kurşunlu ve Menteşe Kaplıcaları, Ağlayan Kaya, Sart İlkçağ Kenti, Manisa Kalesi, Manisa Ulucamisi, Muradiye, Hatuniye ve Sultan Külliyeleri, Çeşnigir, İvaz Paşa, Yıldırım ve Şeyh Sinan Camileri, Kurşunluhan, Saruhan Bey, Revak Sultan, Yedi Kızlar ve Sultanlar Türbeleri, Manisa Müzesi.

    Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma
    Genel Müdürlüğü Kamp Yerleri

    Atalanı
    Spildağı Milli Parkı, Manisa
    Tel: (232) 237 10 63

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (236) 231 25 31
    Faks: (236) 231 03 30

    Kültür Merkezleri

    Salihli

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 232 kişilik Salon
    318 m²’lik Sergi Salonu
    176 kişilik Kütüphane
    170 m²’lik Müze

    Yazışma Adresi: Eski Cami Mah. Atatürk Cad.
    No: 68/A Salihli – Manisa
    Tel: (236) 713 19 90
    Faks: (236) 713 20 68

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    MANİSA

     

    Tel: (0 236) 231 55 68
    Faks: (0 236) 231 03 30

    Müze

    Manisa Müzesi

    Adres: Saruhan Bey Mah. Murat Cad. No: 107 – Manisa
    Tel: (236) 232 00 62

    Örenyerleri

    Manisa Arkeoloji Müzesi
    Sardes – Salihli
    Aigai – Merkez İlçe
    Philadelphia – Alaşehir
    Sidas – Demirli / İcikler Köyü
    Tepe Mezarlığı – Akhisar

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Atatürk’ün Manisa’ya Gelişi
    Manisa
    10 Ekim

    Şair Eşref’i Anma Günü
    Kırkağaç
    22 Mayıs

    Festivaller:

    Üzüm ve Kültür Festivali
    Ahmetli
    4-5 Eylül

    Akhisar Çağlak Festivali
    Akhisar
    Nisan Ayının İlk Haftası

    Şenlikler:

    Hıdırelellez Kültür ve Bahar Bayramı
    Manisa
    6 Mayıs

    Geleneksel Mesir Şenlikleri
    Manisa
    Nisan Ayının Son Haftası

    Manisa Bağbozumu Şenlikleri
    Manisa
    7-8 Eylül

    Alaşehir Üzüm Şenliği
    Alaşehir
    5 Eylül

    Kırkağaç Çam Mesiri
    Kırkağaç
    12 Eylül

    Gölmarmara Hıdrellez Sehrası
    Akpınar Mesire Alanı
    Her Yıl Belediyece Belirlenen Tarihte

    Turgutlu Bağbozumu Şenlikleri
    Turgutlu
    7-12 Eylül

    Sarıgöl Üzüm Şenliği
    Sarıgöl
    4 Eylül

    Sarıgöl Gençlik Günleri
    Sarıgöl
    20-25 Mayıs

    Şiir İkindileri
    Salihli Belediyesi
    İlkbahar ve Sonbahar

    Şenlikler:

    Sinema Günleri
    Salihli Belediyesi Tiyatro Salonu

    Tiyatro Şenliği (Çocuk Oyunları Şenliği)
    Salihli Belediyesi Tiyatro Salonu
    23 Nisan

    Önemli Haftalar:

    Ahilik Kültür Haftası
    Manisa
    Ekim’in 2. Haftası

    Kurtuluş Günleri:

    Selendi’nin Kurtuluşu
    Selendi
    3 Eylül

    Sarıgöl’ün Kurtuluşu
    Sarıgöl
    4 Eylül

    Demirci’nin Kurtuluşu
    Demirci
    30 Ağustos

    Kula’nın Kurtuluşu
    Kula
    4 Eylül

    Salihli’nin Kurtuluşu
    Salihli
    5 Eylül

    Alaşehir’in Kurtuluşu
    Alaşehir
    5 Eylül

    Gördes’in Kurtuluşu
    Gördes
    5 Eylül

    Akhisar’ın Kurtuluşu
    Akhisar
    6 Eylül

    Saruhanlı’nın Kurtuluşu
    Saruhanlı
    7 Eylül

    Turgutlu’nun Kurtuluşu
    Turgutlu
    7 Eylül

    Manisa’nın Kurtuluşu
    Manisa
    8 Eylül

    Kırkağaç’ın Kurtuluşu
    Kırkağaç
    12 Eylül

    1. Resim: Sardis-Manisa
    2. Resim: Muradiye Camisi (1583-1585)

     


     

    MANİSA TARZANI AHMET BEDEVİ

    Manisa Tarzanı” adıyla yaygın bir üne kavuşan Ahmeddin Carlak 1899 yılında Bağdat’a yaklaşık 100 km. uzaklıktaki Samara/Samarra kentinde (ırak) doğdu.

    Birinci Dünya Savaşına, ardından da Türk Ulusal Bağımsızlık Savaşı’na bir nefer olarak katıldı. Bu savaşta gösterdiği yararlılıktan dolayı Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı.

    Cumhuriyet Dönemi başlarında Manisa’ya geldi; kimsesiz ve yoksuldu. Manisa Belediyesine girdi; ne iş verildiyse yaptı. 1 Haziran 1933 tarihinde 30 lira aylıkla Bahçıvan Yardımcısı oldu. Hep bu görevde kaldı.

    Manisa’yı yeniden yeşillendirmek için var gücüyle çalıştı. Ağaç dikip yetiştirmeyi kutsal bir görev olarak algıladı. Dürüstlüğü, çalışkan olmayı her şeyin üstünde tuttu. Yaz kış sadece siyah bir şortla ve ayağında lastik bir pabuçla kentin sokaklarında, görkemli Sipil dağında dolaştı. Saç ve sakalını da uzatarak kişiliğine yaraşır bir görünümle Manisalıların biricik sevgilisi oldu. Her öğle vaktinde Topkale’deki topu ateşleyerek, günün o saatini duyurmayı bir görev saydı. Bundan dolayı kendisine “Topçu Hacı” diyenler bile oldu.

    Manisalı kızlara, kente gelen sanatçılara çiçek sunan ilk oydu. Sipil dağına çadır kuran Yörüklerin kızlarına boncuk armağan etmeyi; çocuklara akide şekeri dağıtmayı; kimi yoksullara gizlice para yardımında bulunmayı da hiç ihmal etmedi.

    Bir spor adamıydı; yaşamıyla gençlere örnek olmuştu. Manisa Dağcılık Kulübü üyesi genç arkadaşlarıyla Ağrı, Cilo, Demirkazık, dağlarına tırmandı. Gittiği her yerde büyük ilgi gördü. Manisa Dışında başka bir yerde yaşamayı hiç düşünmedi. Sinema tutkunuydu. Yeniliklere açıktı; okumayı severdi, elinden gazete dergi düşmezdi.

    Sipil dağında, Topkale’deki kulübesinde yalnız yaşadı; ne yatağı, ne yorganı vardı. Üzerine gazete serdiği tahta divanda yatıp kalktı. Yaz kış soğuk suyla yıkanırdı. Saç ve sakalını özenle tarar, kendi eliyle çiçeklerden yaptığı güzel kokular sürer, ulusal bayramlara göğsüne bağladığı palmiye yaprağı üzerine İstiklal Madalyasını takarak katılırdı. Bundan büyük bir gurur ve sevinç duyardı.

    Dede Niyazi’nin lokantasının bir köşesinde yemeğini yer, bunun karşılığında lokantaya tenekeyle su taşırdı. Hiç kimseye borçlu kalmak istemezdi. Kendisine güvenen bir insandı. “Bulaşıcı bir duygu” olan kaygıya hiçbir zaman katılmadı. Güçlü bir insanda aranan özellikleri taşıyordu. Efsanevi yaşamıyla hep ilgi odağı oldu. Özgür bir yurttaş olarak yaşamayı temel ilke saydı. Yaşama etkin bir biçimde katıldı. Mal, mülk, servet ve makam sahibi olmak aklının ucundan bile geçmedi. Kent sevgisiyle, kent adına çalıştı. Adı Manisa ile özdeşleşti.

    Manisa Tarzanı 31 Mayıs 1963 tarihinde gözlerini yaşama yumdu. Görkemli bir cenaze töreniyle çok sevdiği Manisa’da toprağa verildi.

    Manisa Tarzanı doğa ve ağaç sevgisinin simgesi, çevreciliğin önderi iz bıraktı. Bir çok gazeteci yazar ondan söz etti. Anısına kitaplar, makaleler, şiirler yazıldı; Manisa’ya anıtları dikildi; filmi çevrildi. Manisa O’nu unutmadı, unutmayacak.

    MANİSA TURİZMİ

    Batı Anadolu’da Spil Dağı ile Gediz Nehri arasında yer alan Manisa, Ege Bölgesinin ulaşım bakımından önemli bir noktasında bulunan zirai, ticari ve sanayi açıdan gelişmiş bir kentimizdir. Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına inen ilde Hitit, Frig, Lidya, Makedon, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı uygarlıklarına ait izler bulunmaktadır. Tarih boyunca kültür ve sanatın yoğunlaştığı, ticaret yollarının geçtiği Manisa, kültürel ve doğal zenginlikleri ile ilgi çekici tatil olanakları sunmaktadır.

    İLÇELER

    Manisa ilinin ilçeleri; Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gölmarmara, Gördeş, Kırkağaç, Köprübaşı, Kula, Salihli, Sarıgöl, Saruhanlı, Selendi, Soma ve Turgutlu’dur.

    Müzeler ve Örenyerleri

    Manisa Müzesi -
    Adres: Saruhan Bey Mah. Murat Cad. No: 107 – Manisa
    Tel: (236) 232 00 62

    Sart

    Salihli yakınlarında, bugünkü İzmir-Ankara yolu üzerinde, Manisa’ya yaklaşık 62 km uzaklıkta bulunan Sart, antik çağda Lidya Krallığının başkenti olması ve tarihte ilk altın paranın basıldığı yer olmasıyla ün yapmıştır. Arkeolojik kazılar sonucunda, başta Artemis Tapınağı, Sinagog, Cimnazyum başta olmak üzere altın arıtımevi ve mermerli cadde kenarındaki dükkanlar ile Artemis Mabedi yakınındaki küçük kilise gibi birçok eser ortaya çıkarılmıştır.
    Sart Ören Yeri, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Ege Bölgesinde bulunan yedi kiliseden Sart Kilisesinin bulunduğu yer olarak da yoğun bir biçimde ziyaret edilmektedir. Yine Sart ören yerinde İzmir-Ankara yolunun kuzey kenarında bulunan Sinagog, türünün Anadolu’daki en eski örneklerinden biri olması ve M.S. III. yüzyılda, Sart’ta bir Musevi cemaatinin varlığına işaret etmesi bakımından önemlidir.

    Akhisar (Thyatira)

    Bugünkü Akhisar ilçesinin bulunduğu alanda ilk yerleşim izleri M.Ö. 3000 yıllarına inmektedir.
    Mevcut kalıntıların yanı sıra, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Ege Bölgesinde bulunan yedi kiliseden Thyatira kilisesinin bulunduğu yer olarak inanç turizmi kapsamında da ziyaret edilen ören yerlerindendir.

    Alaşehir (Philadelphia)

    Alaşehir’in üzerine kurulu olduğu antik Philadelphia kentinin akropolü durumunda olan Toptepe düzlüğünde bulunan tapınak kalıntıları, Toptepe’nin kuzey eteklerinde bulunan tiyatro, Bizans döneminde yapılmış olan surlar ve doğu kapısı ile M.S. VI yüzyıla ait St. Jean kilisesi en önemli eserlerdir.
    Havarilerden loannes adına yapılan St. Jean Kilisesi, Ege Bölgesindeki Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait 7 kiliseden birisidir.
    İncil’in vahiy bölümünde adı geçen ve kendilerine mesaj gönderilen Yedi Kilise (Smyrna, Pergamon, Thyatira, Sardes, Philadelphia, Laodicia ve Ephesus) Hıristiyanlığın ilk kiliseleri olarak kabul edilir. Hepsi de Anadolu’da olan bu kiliselerin üç tanesi (Sardes, Philadelphia ve Thyatira) Manisa ili sınırları içinde bulunmakta ve inanç turizmi kapsamında ziyaret edilmektedir. Buradaki kilise sözcüğü kilise binasından ziyade cemaat anlamındadır.

    Bintepeler – Lidya Kral Mezarları

    Salihli-Akhisar yolunun güneyinde, Gediz Ovasının kenarında yaklaşık 90 kadar tümülüsü içeren Lidya Kral Mezarlığı bulunmaktadır. İrili, ufaklı bu tümülüslerin içinde en büyükleri Kral Alyattes ve Kral Gyges’e ait olanlardır.
    Yoğurtçu Kalesi
    Manisa-Menemen yolu üzerinden sapılan Uzunburun köyü yakınındadır. Hayli sağlam durumda olup, tarihinin Bizans, hatta Roma dönemine kadar indiği sanılmaktadır.
    Aigai
    Manisa merkeze bağlı Köseler Köyü sınırları içinde bulunan Aigai, Herodot’un bahsettiği on iki Aiol kentinden biridir. Kenti çevreleyen surların bir kısmı ayaktadır. Agora, tiyatro, stadyum, meclis binası ile tapınak kalıntıları belirgin durumdadır.

    Kybele

    Manisa-Turgutlu yolu üzerinde ,Manisa’ya yaklaşık 7 km uzaklıktaki Akpınar mevkiinde, Spil Dağı’nın kuzey eteklerindeki kayalara oyulmuş bir kabartma bulunmaktadır. Farklı ülke ve kültürlerde değişik adlarla anılan, Anadolu kökenli ana tanrıça Kybele’ye ait rölyef, yoldan 10-12 m kadar yüksekliktedir. Rölyefin üst kısmında hiyeroglif izlerinin Hitit karakteri taşıması nedeniyle, Hititlerin Batı Anadolu’ya yaptıkları seferler sırasında yapıldığı sanılan rölyef M.Ö. 13.yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.

    Niobe

    Spil Dağı’nın kuzeybatı eteklerinde, Çaybaşı deresinin doğu kenarında, Niobe diye anılan, kadın başı şeklinde, kurşuni bir kaya vardır. Aslında Tantalos’un kızı olan ve Thebai kralı Amphion ile evlenen Niobe’nin yedi kız, yedi erkek 14 çocuğu olur. Tanrıça Leto’nun ise Apollon ve Artemis olmak üzere sadece iki çocuğu vardır. Niobe’nin her fırsatta çocuklarının çokluğu ile övünerek kendisini küçümsemesi Leto’yu kızdırır.

    Bunun üzerine Apollon Niobe’nin oğullarını,Artemis ise kızlarını oklarıyla öldürürler. Niobe çocuklarının cesetleri başında günlerce ağlar Sonunda Zeus Niobe’nin acısına son vermek için onu Spil Dağı eteklerinde bir kaya haline getirir.
    Antik çağdan buyana öyküsü dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelen bu kaya,yakından bakıldığında doğal bir taş, biraz ilerideki dere kenarından bakıldığında ise kadın başı şeklinde görünmektedir.

    Camiler

    İlin önemli camileri merkezde 14.yy’a tarihlenen Ulu Cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hafsa Sultan adına yapılan Sultan Camii ve projesi Mimar Sinan’a ait Muradiye Camii ve Akhisar ilçesindeki Ulu Cami sayılabilir. 1490 tarihinde II. Bayazıt’ın eşi Hüsnü Şah Sultan tarafından yaptırılan Hatuniye Külliyesi görülmeye değerdir.

    Manisa’ da yer alan türbeler; Saruhan Bey Türbesi, Yedi Kızlar Türbesi, Yirmi İki Sultanlar Türbesi, Süleyman Şah Türbesi ve Emre Sultan Türbesidir

    Bedestenler

    Rum Mehmet Paşa Bedesteni, Kurşunlu Han (1488), Yeni Han (19.yy.), Çukur Hamam, Dere Hamamı, Gülgün Hatun (Dere) Hamamı (14. yy.), Karaköy Hamamı, Hüsrev Ağa Hamamı, Alaca Hamam (15.yy.), Cumhuriyet Hamamı (16. yy.)

    Kaplıcalar

    Kurşunlu Kaplıcaları

    Salihli’nin 5 km. kadar güneybatısında, Manisa’ya 71 km. uzaklıkta olan kaplıca romatizma, solunum yolları hastalıkları, cilt ve kadın hastalıkları ile nevralji tedavisinde kullanılmaktadır.

    Urganlı Kaplıcaları

    Manisa’ya 55 km. Turgutlu’ya 17 km. uzaklıkta olan kaplıcanın sularından hem kaplıca hem de içmece olarak yararlanılmaktadır. Kaplıca olarak romatizma, kireçlenme, siyatik, egzama, hemoroit, cilt, sinir ve kadın hastalıklarına; içmece olarak da mide, bağırsak ve böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir.

    Emir Kaplıcaları

    Manisa’ya 130 km, Kula’ya 20 km uzaklıktadır. Romatizma ve cilt hastalıklarına iyi gelen kaplıca sularının, az miktarda içildiğinde sindirimi kolaylaştırdığı ve karaciğere yararlı olduğu söylenmektedir.

    Saraycık Kaplıcaları

    Manisa’ya 124 km, Demirci’ye 53 km. uzaklıkta olan kaplıcalar romatizma, cilt ve kadın hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

    Sart Kaplıcaları (Çamur Hamamı)

    Manisa’ya 68 km, Salihli’ye 11 km uzaklıktaki bu kaplıcalar romatizma, nevralji, kadın hastalıkları ve cilt hastalıklarının tedavisinde yararlı olmaktadır.

    NE YENİR?

    Et ve süt ürünleri de ana besinler olmakla beraber, Manisa mutfağının temelini sebze ve meyveler oluşturmaktadır. Bazı yemeklerle pide ve börek gibi hamur işlerinde sebzeler ve değişik bitkilerin et ile birlikte kullanıldığı görülür. Yine de yöre mutfağında zeytinyağlıların yeri başkadır. Manisa kebabı, şevketi bostan, enginar dolması, semizotu, yalancı sarma, börülce tarator, sinkonta, simit ekmeği, mantar tatlısı, zerde yörenin sevilen yemek ve tatlılarıdır.

    NE ALINIR?

    Manisa’nın ünlü Mesir Macununu yıl boyu bulmak mümkündür.Bunun yanı sıra Yunt Dağı, Kula, Gördes ve Demirci halıları ile ün yapmış Manisa’da, geleneksel el dokuması halılar, altın ve gümüş takılar, pamuklu iç ve dış giyim eşyaları ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gören eşyalardır. Ayrıca bakır, gümüş, pirinç, tahta oyma gibi hediyelik eşyalar ve şile bezi, bürümcük giysiler ile çeşitli oyalar satın alınabilir.

    YAPMADAN DÖNME

    Manisa Kebabı yemeden, Mesir Macunu almadan,
    Sart antik kentini, Kybele kabartmasını, Niobe kayasını görmeden,
    Manisa Müzesi ve Muradiye Camiini gezmeden,
    Yöresel halıları (Yunt Dağı,Kula,Gördes,Demirci) görmeden
    …Dönmeyin.



     

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - MARDİN




    MARDİN

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 8.891 km²

    zinciriye mardin

    NÜFUS: 764.033 (2011)

    İLTRAFİK NO: 47

    İLÇELER: Mardin (merkez), Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur, Yeşilli.

    İLE İLİŞKİN BİLGİLER: Germiab Kaplıcası, Mardin Kalesi, Deyrü’z Zafaran, Mar Behnam ve Mar Mihail Manastırları, Hatuniye, Marufiye, Şehidiye, Melik Mansur, Altunboğa, Zinciriye, Kasımiye, Şah Sultan Hatun, Savurkapı ve Harzem Taceddin Mesud Medreseleri, Firdevs Köşkü, Mardin, Kızıltepe Ulucamii, Eminüddin ve Necmeddin Külliyeleri, Kale, Hızır (Akkoyunlu), Babü’s-Sur (Melik Mahmud), Abdüllatif (Latifiye), Molla Hari (Süleyman Paşa), Şeyh Çabuk, Hamid, Şeyh Mahmud Türki (Şeyh Ali), Pamuk, Kıseyri, Reyhaniye, Arap (Azap), Zairi, Hacı Ömer (Halife), Camiü’r-Rızk ve Kayseriyye Çarşısı ve Revaklıçarşısı, Kervansaray, Kızıltepe Köprüsü, Mardin Müzesi.

     

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (482) 212 18 52
    Faks: (482) 212 18 52

    Müze

    Mardin Müzesi

    Adres: Halk Kütüphanesi Binası Meydanbaşı – Mardin
    Tel: (482) 212 16 64

    Örenyerleri

    Dera Örenyeri – Merkez / Oğuzköyü
    Girnavas Höyüğü – Çağlar Köyü

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Nusaybin Gırnavas Anma Gecesi
    Mardin
    Ekim’in 2. Haftası (Salı Gecesi)

    Baharın Uyanışı
    Mardin
    Mayıs’ın İlk Haftası

    Mahalli Düğünler
    Mardin
    Haziran,Temmuz, Ağustos, Eylül

    Kurtuluş Günleri:

    Mardin’in Kurtuluşu
    Mardin-Merkez
    21 Kasım

    Şenlikler:

     

    mardin Şenlikler, Kır Gezintileri ve Seyranlar
    Nisan Mayıs Her Hafta Çarşamba Günleri

    Sit Alanları Sit alanı oluşu itibariyle Mardin’in dünyada apayrı bir yere sahip olduğunu bilen ve bu uğurda çok değerli çalışmalar yapan bilim adamlarının hazırladığı konuya ilişkin raporlar dikkat çekicidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 29-30-31 Mayıs 1985 yılında aldığı 1425 no’lu karara göre Mardin il merkezinde bulunan, gayrimenkullerin 1979-1984 yıllarındaki kararları ortak bir mutabakata bağlamıştır. 2863 sayılı Kanun uyarınca Korunması Gerekli Taş Kültür Varlıkları olarak tescil kayıtlarının devamı sağlanmıştır.

    Mardin müzesi yetkililerinden edindiğimiz envantere göre memleketimizde kayıtlara geçen sit alanları şunlardır :

    Evler; Diyarbakır Kapı Mahallesinde 18 ev, Çabuk Mahallesinde 2 ev, Şar Mahallesinde 37 ev, Medrese Mahallesinde 18 ev, Gül Mahallesinde 53 ev, Eminettin Mahallesinde 5 ev, Şehidiye Mahallesinde 46 ev, Savur Kapı Mahallesinde 24 ev, Teker Mahallesinde 21 ev, Ulucami Mahallesinde 25 ev, Yeni Kapı Mahallesinde 6 ev, Latifiye Mahallesinde 14 ev, Necmettin Mahallesinde 11 ev, Resmi Binalar; Meslek Lisesi, PTT Binası ( Medrese Mahallesi), 3-Halı Sanayi Okulu, Hükümet Konağı, Jandarma Komutanlığı, Gazipaşa İlköğretim Okulu, Ticaret Lisesi, Halk Eğitim Merkezi (Necmettin Mahallesi) Gençlik Ve Kültür Merkezi (D.Bakır Kapı Mahallesi), İl Jandarma Alay Komutanlığı Askeri Gazinosu, İl Jandarma Alay Komutanlığı Askeri Koğuşu,

    Zaviyeler; Sıtra Zaviye ( Medrese Mahallesi), Hamza İsapir Zaviyesi, Cihangir Bey Zaviyesi, Tekke (Gül Mahallesi),

    Kervan Saray (l.Cadde), İşyeri (1. Cadde),

    Emir Hamamı (l.Cadde), Sıtra Zaviye Hamamı (Gül Mahallesi), Ulucami Hamamı, Yenikapı Hamamı Kalıntısı,

    Türbeler; Şeyh Hamit Türbeleri, Şeyh İmameddin Türbeleri, Şeyh Salih Türbesi, Sultan Şey Türbesi

    Çeşmeler; Ayıncevz (Çeşmesi), Ayın Tokmak (Çeşmesi), Sıncar Çeşmesi, Cabi Çeşmesi, Saray Çeşmesi, Yakudiye Çeşmesi, Cevheriye Çeşmesi,

    Çarşılar; Revaklı Çarşı, Attarlar Çarşısı, Kayseriye Bedesteni, Çarıklar Çarşısı, Marangozlar Çarşısı,

    Ağaçlar; 2 Çınar Ağacı Findevs Köşkü Bahçesinde, 5 Zeytin Ağacı Deyrülzafaran Manastırı Bahçesinde

    Kale Suru, Tapınaklar, Havralar

    Kiliseler: Mor Petrus ve Pavlus Kilisesi (Medrese Mahallesi), Mor İliyo Kilisesi, Mor Behnan (Kırklar) Kilisesi ve Mor Yusuf Kilisesi (Şar Mahallesinde), Kırmızı Kilise, Protestan Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane (Cumhuriyet Meydanı), Mor Mihail Kilisesi, Mor Hırmıs Kilisesi, Surpkevork (Mor Cırcıs) Kilisesi, Mor Barsavmo Kilisesi, Mar Şumune, Deyrulzafaran Manastırı, Mor Efram Manastırı (Diyarbakır Kapı Mahallesi)

    Medreseler; Emineddin Medresesi, Zinciriye Medresesi, Altınboğa Medresesi, Hatuniye Medresesi, Şehidiye Medresesi, Şeyh Sultan Medresesi, Sultan Kasım Medresesi, Marufiye Medresesi,

    Camiler; Ulu Camii, Melik Mahmut Camii (Bab-ı Sor), Latifiye (Abdullatif) Camii, Reyhaniye Camii, Necmettin (Maristan) Camii (Necmettin Mahallesi), Nizamettin Begaz Camii (Diyarbakır Kapı Mahallesi), Eminettin Camii, Şeyh Muhammed Ezzanar Camii, Melik Mansur Mescidi (Gül Mahallesi), Pamuk Camii, Şeyh Zebur Camii, Sultan Hamza-i Kebir Camii, Şeyh Şaran Mescidi, Molla Hari Süleymanpaşa Camii, Tekiye Camii, Şeyh Kasım Halveti Mescit ve Türbesi, Şeyh Mansur Camii (Yalım Beldesi), Cami-ül Asfar, Muhammed Şeybullah Camii, Şeyh Yusuf Camii, Şeyh Abdulaziz Arap Camii, Kale Camii, Hızır Camii, Kuseyri Camii, Şeyh Çabuk Camii, Kasım Ömer Halife Camii,

    1. Resim: Zinciriye Medresesi (1385)
    2. Resim: Mardin’den değişik görüntüler


    MARDİN'DE GENEL BİLGİLER

    Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardin’de, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, 5 han ve kervansaray mevcuttur.

    İLÇELER:

    Mardin ilinin ilçeleri; Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve Yeşilli ‘dir.

    Mardin Müzesi

    Mardin Merkez 1. Cadde Cumhuriyet Alanı Atatürk heykeli yanındadır. Binanın doğu tarafına bitişik olan Meryem Ana Kilisesi’nin müzeye bakan kapalı portalindeki kitabeye göre bina, 1895 yılında Antakya Patriği İgnatios Behnam Banni tarafından Süryani katolik patrikhanesi olarak yaptırılmıştır.
    Adres: Cumhuriyet Meydanı Mardin
    Tel:(482) 212 16 64

    Ören yerleri

    Dara Harabeleri: Mardin’in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta Oğuz Köyü’ndedir. Burası eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir.

    Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kent kalıntıları içinde kilise, saray, çarşı ve depoları, zindan, tophane ve su bendi halen görülebilmektedir.Ayrıca köyün etrafında kayalara oyulmuş 6-7 kadar mağara eve rastlanır. Bunların tarihi Geç Roma (Erken Bizans) dönemine kadar gider.

    MİDYAT

    Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin’den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin’e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel’e kaymıştır. Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat’taydı. Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar. Mutlaka izlemelisiniz….

    Mardin’in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir.M.S.640 yılında Hz. Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya’ya girince,özellikle bu eserin korunması için Hz. Ömer’ in emri ile ayrıcalık tanımıştır. Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı. Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır. Midyat’ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir. Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır.

    Kaleler

    Mardin Kalesi: M.S.975-976 tarihlerinde Hamdaniler tarafından inşa ettirilmiştir.
    Kalede, cami, hamam, mahzen ve birçok ambar bulunmaktadır.

    Dara Kalesi: Mardin’in 30 km. uzaklığındadır. Kale, İran Hükümdarı tarafından inşa ettirilmiştir.
    Cami, Kiliseler ve Manastırlar Önemli bir İnanç Turizmi merkezi olan Mardin’de merkezde Ulu Cami, Meryemana Kilisesi ve Patrikhanesi, Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Deyruülzzafaran Manastırı (Mor Hananya), Deyrulumur Manastırı (Mor Gabriyel), Mor Yakup Manastırı (Nusaybin), Midyat Meryemana Manastırı ve Mor Dimet Manastırı görülmeye değerdir.

    Medreseler

    Zinciriye Medresesi: Mardin merkezde olup, 1214 ‘de inşa edilmiştir.
    Kasımiye Medresesi: Mardin’in güneybatısında yer alan Medrese, Mardin yapılarının en büyüklerindendir. 1469-1503 yıllarında yaptırılmıştır.

    NE YENİR?

    Mardin’in çok özel yöresel yemekleri mevcuttur. Özellikle kıbbe, çiğ köfte, keşkek, zerde, cevizli sucuk, helva çeşitleri, cevizli tatlılar yenebilir.

    NE ALINIR?

    Mardin’in meşhur telkari gümüş işlemesi alınabilir.

    YAPMADAN DÖNME

    Mardin Müzesi, Deyrulzaferan Manastırı ile Kasımpaşa Medresesi görmeden,
    Badem şekeri, leblebi, ceviz sucuğu tatmadan,
    Telkariden gümüş işleme almadan,
    Kiraz Festivaline gitmeden
    …Dönmeyin.

    MİDYAT'A NASIL ULAŞILIR?

    Karayolu : Türkiye’nin her yerinden kara ulaşımı vardır.

    Demiryolu : Mardin’deki demiryolundan faydalanılabilir.

    Mardin Tren Garı Tel:(+90-482) 212 51 36

    Havayolu : Midyat’a en yakın havaalanı Mardin havaalanıdır. Haftanın beş gününde (Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi) Ankara aktarmalı İstanbul uçak seferleri yapılmaktadır.

    Mardin Havalimanı Tel : (+90-482)313 00 00/313 27 18

     

    MARDİN

    Zamanın Durduğu Kent Mardin

    Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Mardin, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır.

    Mardin, İpek Yolu güzergahında olan en değerli tarih ve kültür hazinelerinden biridir.Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Mezopotamya havzasında bulunan Mardin, güneyinde Suriye, doğusunda Şırnak ve Siirt, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman, Batısı Şanlıurfa ile çevrilidir.

    Mardin dağlarının, Mazıdağı, Derik, Midyat, Savur ve Nusaybin yörelerine sokulan yüksek kesimlerinde, Meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanır.

    İklim olarak Akdeniz iklimi ile karasal iklimin ortak özelliklerine sahiptir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

     

    Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir.

    M.Ö.4500′ den başlayarak klasik anlamda yerleşim, gören Mardin, Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı Dönemi’ne ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.

    MARDİN'DE GEZİLECEK YERLER

    Dara Harabeleri:

    Mardin’in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta Oğuz Köyü’ndedir. Burası eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir.
    Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kent kalıntıları içinde kilise, saray, çarşı ve depoları, zindan, tophane ve su bendi halen görülebilmektedir.

    Ayrıca köyün etrafında kayalara oyulmuş 6-7 kadar mağara eve rastlanır. Bunların tarihi Geç Roma (Erken Bizans) dönemine kadar gider.

    Midyat :

    Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin’den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin’e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel’e kaymıştır. Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat’taydı. Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar. Mutlaka izlemelisiniz….

    Mardin’in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Deyrulumur Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir.M.S.640 yılında Hz. Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya’ya girince,özellikle bu eserin korunması için Hz. Ömer’ in emri ile ayrıcalık tanımıştır. Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı. Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır. Midyat’ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir. Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır.

    Mardin Kalesi:

    M.S.975-976 tarihlerinde Hamdaniler tarafından inşa ettirilmiştir. Kalede, cami, hamam, mahzen ve birçok ambar bulunmaktadır.

    Dara Kalesi:

    Mardin’in 30 km. uzaklığındadır. Kale, İran Hükümdarı tarafından inşa ettirilmiştir

    Cami, Kiliseler ve Manastırlar :

    Önemli bir İnanç Turizmi merkezi olan Mardin’de merkezde Ulu Cami, Meryemana Kilisesi ve Patrikhanesi, Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Deyruülzzafaran Manastırı (Mor Hananya), Deyrulumur Manastırı (Mor Gabriyel), Mor Yakup Manastırı (Nusaybin), Midyat Meryemana Manastırı ve Mor Dimet Manastırı görülmeye değerdir.

    Zinciriye Medresesi:

    Mardin merkezde olup, 1214 ‘de inşa edilmiştir.

    Kasımiye Medresesi:

    Mardin’in güneybatısında yer alan Medrese, Mardin yapılarının en büyüklerindendir. 1469-1503 yıllarında yaptırılmıştır.

    Mağaralar :

    Mardin Gızzelin Mağarası (İplik Dokuma), Midyat Linveyri Şifa Mağarası, Mardin Şakolin ve Firiye, Midyat Kefilsannur, Midyat Şenköy Kefilmelep, Kefilmardin, Midyat Hapisnas, Midyat Tınat, Savur Kıllıt, Kızıltepe Hanika ve Salah, Nusaybin Hessinmeryem ve Sercahan, Mazıdağı Gümüşyuva ve Avrıhan, Derik Derinsu, Dırkıp, Haramiye Mağaraları Mardindeki mağaralardır.

    NE ALINIR ?

    • Gümüş işlemeli Telkari…
    • Badem şekeri..Leblebi…
    • Ceviz sucuğu

    Ne Yenir ?

    Mardin’in çok özel yöresel yemekleri mevcuttur. Özellikle kıbbe, çiğ köfte, keşkek, zerde, cevizli sucuk, helva çeşitleri, cevizli tatlılar yenebilir.

    Yapmadan Ayrılma :

    • Mardin Müzesi, Deyrulzaferan Manastırı ile Kasımpaşa Medresesi görmeden,
    • Şiir gibi işlnemiş taş işlemeli yapılarını fotoğraflamadan,
    • Badem şekeri, leblebi, ceviz sucuğu tatmadan,
    • Telkariden gümüş işleme almadan,
    • Kiraz Festivaline gitmeden…
      Dönmeyin.

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - MUĞLA





    MUĞLA

     

    YÜZÖLÇÜMÜ: 13.338 km.² ölü deniz

    NÜFUS:  838.324 (2011)

    İL TRAFİK NO: 48

    İLÇELER: Muğla (merkez), Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca, Ula, Yatağan.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Gökova, Kızıldağ, Uslu Koyu, Katrancı Koyu, Küçükkargı, Değirmenbaşı, Ölüdeniz, Gemiler Koyu, Oyuktepe, Çabucak, Günnücek, Çetibeli, Bucak, Pamukcak ve Aşı İskelesi Orman İçi Dinlenme Yerleri, Bargylia, Halikarnas, Herakleia, Latmos, İassos, Köyceğiz (Kaunos), Keramos, Knidos, Milas (Mylasa), Labranda, Letoon, Pınara, Telmessos ve Tlos İlkçağ Knet Kalıntıları, Gümüşkesen Anıtı, Beçin ve Bodrum Kaleleri, Milas ve Muğla Ulucamileri, Ahmed Gazi Medresesi, Kurşunlu, Şeyh, Pazar Yeri, Şahidi, Mustafa Paşa, Tepecik, Hacı İlyas, Firuz Bey, Ağa ve Belen Camileri, Kadızade Köprüsü, Bodrum, Fethiye ve Milas Müzeleri.


    Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Koruma
    Genel Müdürlüğü Kamp Yerleri

    İnbükü
    Marmaris Datça Yolu 27. km. Muğla
    Tel: (252) 412 10 08

    Çubucak
    Marmaris Datça Yolu 23. km. Muğla
    Tel: (252) 412 10 08

    Gökova
    Akkaya Köyü, Gökova/Muğla
    Tel: (252) 246 50 35

    Katrancı
    Muğla-Fethiye Yolu 10. km. / Muğla
    Tel: (252) 612 10 86

    Küçükkargı
    Muğla-Fethiye Yolu 20. km. / Muğla
    Tel: (252) 623 90 86

    Kıdrak
    Ölüdeniz Yanı, Fethiye / Muğla
    Tel: (252) 614 10 86

    Aşı İskelesi
    Muğla, Ortaca
    Tel: (252) 214 35 90

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (252) 214 83 43 – 214 60 06
    Faks: (252) 214 60 06

    Kültür Merkezleri

    fethiye likya mezarları

    Merkez
    Konferans, toplantı gibi etkinliklere yönelik 150 kişilik Salon
    120 m²’lik Sergi Salonu
    Müze

    Yazışma Adresi: Müştakbey Cad. Eski Postane Karşısı – Muğla
    Tel: (252) 212 52 42

    Fethiye
    Konferans, toplantılara yönelik 60 m²’lik Salon
    106 m²’lik Sergi Salonu
    Kütüphane
    Müze

    Yazışma Adresi: Kesikkapı Mah. Müge Sok. Fethiye – Muğla
    Tel – Faks: (252) 614 49 46

    Milas
    Müze: 140 m²
    Kütüphane: 140 m²

    Yazışma Adresi: Ahmet Çavuş Mah. Ağa Cad. 89 Milas – Muğla
    Tel: (252) 512 49 49

    Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü

    İl Kültür Müdürlüğü
    MUĞLA
    Tel: (0 252) 214 90 15
    Faks: (0 252) 214 83 43

    Müzeler

     

    knidos muğla
    Bodrum Sualtı Arkeoloji MüzesiAdres: Bodrum Kalesi Bodrum – Muğla
    Tel: (252) 316 25 16
    Faks: (252) 313 76 46Marmaris MüzesiAdres: Kemeraltı Mah. Kaleiçi Marmaris – Muğla
    Tel: (252) 412 14 59
    Faks: (252) 412 17 46

     

    Milas Müzesi

    Adres: Hayıtlı Mah. Köprüler Cad. No: 6 Milas – Muğla
    Tel: (252) 512 39 70

    Fethiye Müzesi

    Adres: Kesikkapı Mah. Okul Sok. Fethiye – Muğla
    Tel: (252) 614 11 50

    Örenyerleri

    Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

    Mausoleion – Bodrum

    Milas Müzesi
    Euromos – Milas – Selimiye
    Herekleia – Milas – Kapıkırı
    İasos – Milas – Kıyıkışlacık
    Labranda – Milas – Kargıcak
    Beçin – Milas – Mutluca
    Gümüşkesen – Milas – Merkez
    Keremos – Milas – Ören
    Bargyleia – Milas – Dörttepe
    Bargasa – Milas – Gökbel
    Kindya (Artemis) – Milas -Kemikler
    Cindye – Milas – Çömlekçi
    Kildara – Milas – Kuzyaka
    Grione – Milas – Kazıtlı
    Hydae – Milas – Damlıboğaz
    Khalketor – Milas – Karakuyu
    Kasassos – Milas – Ulaş
    Odbianos – Milas – Türbe
    Olymos – Milas – Kafaca
    Passala – Milas – Passala
    Pedason – Milas – Ulupınar
    Pidasa – Milas – Eğridere
    Mikrafhalasa – Milas – Dalyan
    Narasa – Milas – Narhisar
    Sinuri – Milas – Kalınağıl
    Hydisos – Milas – Karacahisar
    Denizcik – Milas – Mutluca
    Güverağ – Milas – Ören
    Kuyrukale – Milas -Yusufça
    Beşikkale – Milas – Menkeş
    Alagün – Milas – Gürçamlar
    Çanacıktepe – Milas – Kıyıkışlacık
    Cedidosaman Kalesi – Milas – Danişment

    Muğla Müzesi

    Spratonikeia – Yatağan – Eskihisar
    Lagina – Yatağan -Turgut
    Kedrai – Ula -Sedir Adası
    Hyllarima – Kavaklıdere -Derebağ
    Kys – Merkez – Göktepe
    İdyma – Ula -Kozlukuyu
    Pisye – Merkez – Yeşilyurt
    Panamora -Yatağan – Balkaya

    Fethiye Müzesi
    Kaunos – Köyceğiz – Çandır
    Letoon – Fethiye – Kumluova
    Pınara – Fethiye – Minare
    Tlos – Fethiye – Yaka
    Cadianda – Fethiye – Üzümlü
    Oenoanda – Fethiye -İncealiler
    Balbura – Fethiye – Y. Karaçulha
    Sidyma – Fethiye – Dodurga

    Marmaris Müzesi
    Knidos -Datça – Yazıköy

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    Ağla ” Yayla” Mahla Günü
    Köyceğiz

    Festivaller:
    Domates Festivali
    Fethiye
    Mayıs Ayının 2. Pazar Günü

    Kültür ve Sanat Festivali
    Milas
    20 Ağustos

    Uluslararası Marmaris Yat Festivali
    Marmaris
    8-14 Mayıs

    Marmaris Festivali
    Marmaris
    9-17 Haziran

    Fethiye Çocuk Festivali
    Fethiye
    2-4 Ekim

    Uluslararası Bozburun Gulet Festivali
    Bozburun-Marmaris
    26-28 Ekim

    Ortaca Kültür Festivali
    Ortaca

    Şenlikler:

    Kültür Şenliği
    Muğla
    Eylül Son Hafta

    1. Resim: Fethiye-Ölüdeniz
    2. Resim: Muğla-Knidos
    4. Resim: Fethiye-Likya Kaya Mezarları


     

    MUĞLA GENEL BİLGİLER

    Ege Bölgesinin güneyinde yer alan Muğla, Asar (Hisar) dağı eteklerinde ovaya doğru yayılmış, kendine has mimarisi, daracık sokakları ve herbiri turizm merkezi ilçeleri ile tam bir turizm cennetidir.

    İlçeler:

    Muğla (merkez), Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca, Ula, Yatağan.

    Kavaklıdere : Denizden 850 m. yükseklikte kurulması nedeniyle güzel bir yayla konumundaki Kavaklıdere, yemyeşil bitki örtüsü doğal su kaynakları ve bakır manzarasıyla yayla turizmi için ideal bir yerdir. Aydın-Muğla karayolundan yatağan yakınlarındaki Kavaklıdere’ye sapıldığında, Derebağ köyündeki Karia ve Roma dönemlerine ait anfi tiyatro, heykeller ve lamitlerin bulunduğu Hyllarima antik kentini ve Sarıyayla köyündeki tiyatro, sunaklar ve mezarların bulunduğu Kys antik yerlerini gezilebilir.

    Datça: M.Ö.VII.Y.Y.’da Ege adalarından gelerek Ionya’nın güney kıyılarına yerleşen Dor’lar tarafından kurulmuştur. Datça ve çevresi çok eski bir tarihe ve medeniyete sahiptir. Ünlü heykeltraş Prokstel burada yaşamıştır. Şehirde Apollon ve Venüs adına yapılmış çeşitli mabetler, büyük tiyatro, oyun ve toplantı yerleri bulunmaktadır. Zamanın en ünlü tıp merkezi Datça’dadır. çevreye göre rutubet oranı az, nefis havası ve şifalı suları ile Datça, yaşanılmaya değer bir yerdir.

    Yatağan : Muğla-Aydın karayolunun 26 km. sinde yer alan Yatağan; Stratonikeia, Laotna ve Panarama antik kalıntıları ile tanınır. Kentte, Athena Heykeli ve bir yönetim binası bulunmaktadır. Turgutlu Kasabası yakınlarındaki Lagina’da, Hereta adlı üç başlı savaş tanrıçası adına yapılan Heykel Makedi, Bağyaka köyündeki surlarla çevrili bir tepe üzerinde kurulmuş antik kalıntılar bulunmaktadır.

    Ula : Gökova Körfezini oluşturan iki yarımadanın birleşme noktasına kurulan ilçenin Muğla’ya uzaklığı 14 km dir. Ege Deniziyle birleştiği noktada yer alan Gökova Körfezi ve bu körfezdeki Sedir (Klopatra) Adası, Ula’nın önemli turizm merkezleridir. Sedir Adası’nda Apollon tapınağı, opera ve tiyatroyu gezdikten sonra Kleopatra’nın denize girdiği incecik kumlu plajında yüzmek önerilir. Gelibolu, Çınar Köyü, Turnalı ve Akbük, Akyaka diğer önemli koylardır. Ahşap malzemelerinin ağırlıkla kullanıldığı özgün Ula evlerini incelemek ayrı bir heyecan kaynağıdır.

    Ortaca : Köyceğiz Gölünü Akdeniz’e bağlayan Dalyan kanalından İztuzu kumsalına doğru yol alırken, 5000 yıldır canlılığını koruyan kaya mezarları ile karşılar. Tepeleri çam ormanları kaplı, nesli tükenmekte olan Caretta Caretta kaplumbağalarının yaşam alanı olan İztuzu kumsalları önemli çekim değerleridir.İlçenin diğer sahili, antik kent kalıntılarının bulunduğu , ince kumu temiz denizi ve doğal güzelliğiyle Sarı Germedir.

    Dalaman : Zengin ormanları kuş cenneti, av ve yayla turizminin gelişmişliği ve dağ köylerinin güzelliği ile dikkat çeker. Çöğmen ve Kayacık köylerindeki Hippokone ve Oktapolis; Kapıdağ yarımadasındaki Cyra, Lissia, Lydai kalıntıları görülecek yerlerdir. Yassıcalar, Zeytinli, Zeysare, Domuz ve Göcek adalarını gezmek , Dalaman Çayı üzerinde dinlenmek dağ köylerini ziyaret etmek önerilir. Sersala, Boynuzbükü, Bünyüş, Kurşunlu, Göbün, Sıralıbük ve Taşkaya Koyları “Mavi yolculuk” un uğrak yerleridir.

     

    KÖYCEĞİZ

    Muğla’ dan 60 km. uzaklıkta yer alan Köyceğiz bir ovadan gölün çevresine doğru inip yayılmış narenciye bahçeleri köy evleri, durgun gölü, gölün çevresindeki sazlıklar, mordan maviye doğru renk değiştiren dağları ile eşsiz güzellikte bir beldemizdir.

    Tarihçe

    Adını, kenarında bulunduğu gölden alan Köyceğiz’in ilçe merkezi bir ara Dalyan köyü olmuş, ancak su baskınları nedeniyle Muğla ile bağlantısının kesilmesi sonucu bugünkü yerine taşınmıştır.Karyalı’lar ve Menteşoğullarına yurt olmuş, II. Murat zamanında sancak haline getirilmiştir.Cumhuriyetimizin kurulması ile birlikte Muğla iline bağlı ilçe olmuştur.


    İklim

    Köyceğiz’in kıyı kesiminde Akdeniz iklimi, dağlık bölgelerde ise karasal iklim görülür. Türkiye’nin Rize’ den sonra en çok yağış alan Köyceğiz’de kış yağmurlarının 3-4 ay sürdüğü görülmüştür.


    SULTANİYE KAPLICASI

    Dalyan eşsiz doğal güzelliklerinin yanı sıra şifa veren yer olarakta bilinir. Dünyanın bir çok yerinden buraya gelen ünlü konukları da bunun bir göstergesi. Yıllardır bel ağrıları,romatizma ve siyatikten çok çektiğini belirtip,buradaki kaplıcalara girdikten sonra ise tüm bu ağrılardan kurtulduğunu söyleyen insanların sayısı azımsanamayacak kadar. Bu kaplıcaların başında ise Sultaniye kaplıcaları geliyor.

    Köyceğiz gölünün güney batısında,Ölmez dağının eteklerinde yer alan Sultaniye Kaplıcaları, Dalyan’a 4 kilometre uzaklıkta. Rıhtımdan kalkan motorlarla gidiliyor. Türkiye’nin en yüksek (98.3) radyoaktif kaplıcası olan Sultaniye kaplıcası Radon değeri açısından dünyada Endonezya’daki kaplıcadan sonra ikinci sırada. Suyun sıcaklığı ise 39 derece. Kalsiyum klorür,kalsiyum sülfat,kalsiyum sülfür ve radon içerir.

    Kaplıca suyunun bel ağrısı,romatizma, siyatik,nefrit,lumbago,nevtalfi, cilt ve kadın hastalıkları tedavisinde etkili olduğu söyleniyor. 21 günlük tedavi süresi uygulanan kaplıcada ilk başta 10 dakika olmak üzere günde iki kez banyo almak gerekiyor. Ayrıca içme suyu olarak kullanıldığında karaciğer,safra kesesi,bağırsak rahatsızlıklarına karşı iyi gelmekte.

    Sultaniye Kaplıcasındaki su Kaunoslar zamanında kullanılmaya başlanmış. Daha sonra Bizanslılar tarafında konaklama yerleri yapılmış. Bu döneme ait liman ve binaların kalıntıları Köyceğiz gölünün suları altında.

    KÖYCEĞİZ'E NASIL ULAŞIRIM?

    Karayolu:Karayolundan İzmir, Ankara, İstanbul otobüs seferleri ile ulaşılmaktadır. Diğer ilçelere ve kentiçi ulaşım minibüslerle yapılmaktadır.

    Otogar Tel: (+90-252) 262 46 87

    Havayolu:İlçeye en yakın hava limanı Dalaman Havaalanıdır. İlçeye uzaklığı 35 km. olan havaalanından ulaşım taksi ve minibüsle yapılmaktadır.

    Havalimanı Tel: (+90-252) 792 52 91

     

     

     

    MİLAS

    Milas Muğla ilinin üç büyük ilçesinden biri.

    Karya uygarlığına ve Menteşe Beyliği'ne başkentlik yapmış ilçe merkezi ve yanıbaşında yer alan, tarihin pek çok döneminde Milas'ın müstahkem kalesi işlevi görmüş Beçin başta olmak üzere ilçede tarihleri çok derin ve köklü bir geçmişe uzanan pek çok yerleşim bulunmaktadır. Düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihi değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok ilginç özelliği bulunan, ancak Bodrum'a giden yolcuların bazen kenarından geçerek gözden kaçırdığı bir yerdir. Günümüz Milas'ının yerleşiminin belkemiğini Yörük-Türkmenler oluşturmaktadır.Şu anda ilçenin belediye başkanı CHP'li Muhammet Tokat'dır.İlçe Bodrum güzergahının üzerinde olduğu için hızla gelişip, göç almaktadır.

    MİLAS'A NASIL ULAŞABİLİRİM?

    Karayolu: Milas konumu nedeniyle, Bodrum’a diğer il ve ilçelerden yapılan otobüs seferlerinin mola noktası durumundadır. Ayrıca Milas-Güllük-Bodrum-Yatağan-Muğla arasında dolmuş bağlantısı bulunmaktadır. Terminale ulaşım dolmuş, servis aracı vb. ile yapılmaktadır.

    Havayolu: En yakın havalimanı Bodrum Havalimanı’dır. Havaalanı’na ulaşım ilçe merkezinden HAVAŞ servisleri ile yapılmaktadır. Ayrıca İzmir Adnan Menderes Havalimanından (203 km.), Dalaman Havalimanından (150 km) da Milas’a ulaşılabilir.

    Denizyolu: Bodrum Limanı vasıtası ile (48 km.) denizden Milas’a ulaşılabilir.

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı


    27/2/2012 - MUŞ





    MUŞ

    YÜZÖLÇÜMÜ: 8.196 km² muş ulu cami

    NÜFUS: 414.706 (2011)

    İL TRAFİK NO: 49

    İLÇELER: Muş (merkez), Bulanık, Hasköy, Kotkut, Malazgirt, Varto.

    İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Muş Kalesi, Surp Karabet Manastırı (Çengel Kilisesi), Muş Ulu Cami, Hacı Şeref ve Alaeddin Bey Camileri, Aslanlı Han, Murat Irmağı Köprüsü.

    İl Kültür Müdürlüğü

    Tel: (436) 212 16 91
    Faks: (436) 212 51 03

     

    Kültür Merkezleri

    Malazgirt

    Tiyatro, konferans gibi etkinliklere yönelik 194 kişilik Salon
    160 m²’lik Sergi Salonu
    280 kişilik Kütüphane
    160 m²’lik Müze
    1 adet Sanat İşliği

    Yazışma Adresi: Malazgirt Kültür Merkezi
    Yarbay Öner Cad. Malazgirt – Muş
    Tel: (436) 511 22 33

    Önemli Günler

    Mahalli Kutlama Günleri:

    1071 Malazgirt Meydan Muhaberesi Anma Günü
    Malazgirt
    26 Ağustos

    Kurtuluş Günleri:

    Varto’nun Düşman İşgalinden Kurtuluşu
    Varto
    31 Mart

    Muş’un Düşman İşgalinden Kurtuluşu
    Muş-Şehir Merkezi
    30 Nisan

    Resim: Ulu Camii (14.yüzyılın ikinci yarısı)

     

     

     


    Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı