Anafikir.com
*
Baglantılar
1
sayfadan
1
. sayfa
geri | ileri
10.1.2006
-
İtlaf edilen toplam kanatlı sayısı 306 bin
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca, kuş gribi hastalığı tespit edilen 15 ilde, itlaf edilen toplam kanatlı sayısının 306 bini bulduğu bildirildi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Iğdır ili Aralık ilçesinde 26 Aralık 2005 tarihinde tespit edilen kuş gribi hastalığının ardından virüsle mücadele konusunda çalışmaların Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından tüm hızıyla sürdürüldüğü ifade edildi.
10 Ocak tarihi itibarıyla kuş gribi hastalığı belirlenen 15 ilde itlaf edilen toplam kanatlı sayısının 306 bini bulduğu kaydedilen açıklamada, bugüne kadar kuş gribi pozitif vakalarının tespit edildiği iler şöyle sıralandı.
''Iğdır, Erzurum, Ağrı, Bursa, İstanbul, Şanlıurfa, Erzincan, Bitlis, Yozgat, Van, Siirt, Bingöl, Kars, Çorum ve Ankara.''
Açıklamada, bakanlık görevlilerinin kuş gribi ile mücadele konusundaki çalışmalarının bayram süresince de hız kesmeden devam edeceği vurgulandı.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
10.1.2006
-
Şaron'un durumu iyiye gidiyor
Beyin kanaması geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un durumu iyiye gidiyor.
Doktorlar, Şaron'un sol elini oynattığını, Başbakanın şu aşamada yaşam tehlikesi bulunmadığını söyledi.
Şaron'un oğlunun babasıyla konuştuğunu söyleyen doktorlardan biri, konuşmanın ardından Başbakanın tansiyonunda yükselme görüldüğünü belirtti.
Beyin kanaması ve felç geçirmesinin ardından uyutulan ve dün uyandırılmaya başlanan Şaron'un kaldığı Hadassah Hastanesi müdürü Şlomo Mor-Yosef, Başbakana acıya verdiği tepkiyi ölçme testleri yaptıklarını, Şaron'un sağ kol ve ayağını hafifçe hareket ettirebildiğini, bunun küçük ama önemli bir gelişme olduğunu söylemişti. Şlomo Mor-Yosef, Şaron'un sağ tarafındaki hareketlerde artış görüldüğünü, bunun yanı sıra artık sol elini de oynatabildiğini belirterek, bu tip nörolojik gelişmelerin Başbakanın beyin fonksiyonlarında az da olsa ilerleme olduğunu gösterdiğini ifade etti.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
10.1.2006
-
Kök hücre ve kopyalamada sahtecilik
SEOUL (İHA) - Güney Koreli bilim adamı Hwang Woo-Suk'un klonlama alanında kayda değer bir çalışmaya imza atmadığı belirlendi.
Güney Kore'de kök hücre ve genetik kopyalama alanlarında çalışmalar yapan ünlü bilim adamı Hwang Woo-Suk'un çalışmalarını incelemek üzere oluşturulan bilim adamları heyeti, Hwang Woo-Suk'un söz konusu alanlarda çığır açtığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
9 kişilik bilim adamı heyeti, 1 aylık araştırmadan sonra yaptığı açıklamada, Hwang Woo-Suk'un geçtiğimiz yıl yeni teknikler kullanarak köpek klonladığını ilan etmesinin de sahte olduğu belirtildi.
Geçtiğimiz yıl yeni teknikler kullanarak kök hücre ve klonlama alanlarında bir çığır açtığını açıklayan bilim adamı Hwang ve ekibi Güney Kore'de kahraman ilan edilmişti. Hwang Woo-suk, kaydedilen gelişmelerle bir çok hastalığın tedavi edilebileceğini iddia etmişti.
Bilim adamı Hwang Woo-suk, tıp ahlakına aykırı bir şekilde araştırmalarında kendi ekibindeki heyette bulunan kişilere ait yumurtaları kullandığının ortaya çıkması üzerine bir süre önce özür dileyerek istifa etmişti.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
5.1.2006
-
Kuş gribinin sıçradığı iller
Balıkesir-Manyas ve Iğdır-Aralık bölgelerinden sonra dün itibariyle Iğdır merkez, Erzurum merkez ve Horasan İlçesi, Şanlıurfa-Hilvan-Üçüzler Köyü'nde de H5 tipi kuş gribi adıyla bilinen tavuk vebası (avian ifluenza) hastalığının tespit edildiği bildirildi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, hastalıkla ilgili etkin önlemlerin alınarak söz konusu bölgelerdeki hastalığın kontrol altına alındığı kaydedildi.
Hastalığın ticari işletmelerde değil, açıkta yetiştirilen köy kanatlılarında görüldüğünün vurgulandığı açıklamada, şöyle denildi:
''Hastalığın daha önce tespit edildiği Iğdır'ın Aralık İlçesi'nde alınan tedbirlere ilaveten, hastalığın yeni görüldüğü yerlerde alınacak tedbirleri belirleyen 4 Ocak 2006 tarihli bir talimat yayımlanmış ve iller üst düzey alarma geçirilmiştir. Talimat çerçevesinde Iğdır, Ardahan, Kars, Ağrı, Erzurum ve Şanlıurfa illerinde her türlü hayvan girişi ve çıkışı ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır. Söz konusu illerde karantina tedbirleri alınarak bulaşma riski olan kanatlı hayvanların itlafına başlanılmıştır.''
Açıklamada hastalık tarihinden bu güne kadar 3 kilometrelik koruma bölgesi ve riskli alanlarda itlaf ve imha çalışmalarının yapıldığı, buna göre Iğdır'da 1.175 adet, Erzurum'da 2.817 adet ve Şanlıurfa'da 100 adet değişik türdeki kanatlı hayvanın tazminatı ödenmek üzere itlaf ve imha edildiği kaydedildi.
Açıklamada, hastalık mihraklarının Dünya Havan Sağlığı Teşkilatı (OIE), AB Komisyonu ve komşu ülkelere bildirildiği belirtildi.
KUŞ GRİBİ VAKALARI NEDENİYLE 10 İLDE AV YASAĞI
Kuş gribi vakaları nedeniyle Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Tunceli, Van, Bingöl ve Muş illerinde kanatlı yaban hayvanlarının avı, 7 Ocak'tan itibaren ikinci bir emre kadar yasaklandı.
Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:
''Iğdır ve Ağrı illerinde göçmen kuşlardan evcil kümes hayvanlarına bulaşarak yayıldığı tahmin edilen kuş gribi virüsüne rastlanılması nedeniyle Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Tunceli, Van, Bingöl ve Muş illeri sınırları içinde tüm kanatlı yaban hayvanlarının avı, 7 Ocak tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır.
Hükümetimizce alınmakta olan ve insan sağlığı açısından önem arz eden tedbirler kapsamında avcılarımızın av yasağına uymaları, özellikle göçmen kuşların yaşadığı sulak alanlarda kanatlı yaban hayvanları ile temastan kaçınılması önemli duyurulur.''
|
Kuş gribinin sıçradığı iller
05.01.2006 18:28 - Bu haber 11.768 kişi, Mynet Haber bugün 649.880 kişi tarafından okundu
Balıkesir-Manyas ve Iğdır-Aralık bölgelerinden sonra dün itibariyle Iğdır merkez, Erzurum merkez ve Horasan İlçesi, Şanlıurfa-Hilvan-Üçüzler Köyü'nde de H5 tipi kuş gribi adıyla bilinen tavuk vebası (avian ifluenza) hastalığının tespit edildiği bildirildi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, hastalıkla ilgili etkin önlemlerin alınarak söz konusu bölgelerdeki hastalığın kontrol altına alındığı kaydedildi.
Hastalığın ticari işletmelerde değil, açıkta yetiştirilen köy kanatlılarında görüldüğünün vurgulandığı açıklamada, şöyle denildi:
''Hastalığın daha önce tespit edildiği Iğdır'ın Aralık İlçesi'nde alınan tedbirlere ilaveten, hastalığın yeni görüldüğü yerlerde alınacak tedbirleri belirleyen 4 Ocak 2006 tarihli bir talimat yayımlanmış ve iller üst düzey alarma geçirilmiştir. Talimat çerçevesinde Iğdır, Ardahan, Kars, Ağrı, Erzurum ve Şanlıurfa illerinde her türlü hayvan girişi ve çıkışı ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır. Söz konusu illerde karantina tedbirleri alınarak bulaşma riski olan kanatlı hayvanların itlafına başlanılmıştır.''
Açıklamada hastalık tarihinden bu güne kadar 3 kilometrelik koruma bölgesi ve riskli alanlarda itlaf ve imha çalışmalarının yapıldığı, buna göre Iğdır'da 1.175 adet, Erzurum'da 2.817 adet ve Şanlıurfa'da 100 adet değişik türdeki kanatlı hayvanın tazminatı ödenmek üzere itlaf ve imha edildiği kaydedildi.
Açıklamada, hastalık mihraklarının Dünya Havan Sağlığı Teşkilatı (OIE), AB Komisyonu ve komşu ülkelere bildirildiği belirtildi.
KUŞ GRİBİ VAKALARI NEDENİYLE 10 İLDE AV YASAĞI
Kuş gribi vakaları nedeniyle Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Tunceli, Van, Bingöl ve Muş illerinde kanatlı yaban hayvanlarının avı, 7 Ocak'tan itibaren ikinci bir emre kadar yasaklandı.
Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:
''Iğdır ve Ağrı illerinde göçmen kuşlardan evcil kümes hayvanlarına bulaşarak yayıldığı tahmin edilen kuş gribi virüsüne rastlanılması nedeniyle Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan, Tunceli, Van, Bingöl ve Muş illeri sınırları içinde tüm kanatlı yaban hayvanlarının avı, 7 Ocak tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır.
Hükümetimizce alınmakta olan ve insan sağlığı açısından önem arz eden tedbirler kapsamında avcılarımızın av yasağına uymaları, özellikle göçmen kuşların yaşadığı sulak alanlarda kanatlı yaban hayvanları ile temastan kaçınılması önemli duyurulur.''
|
|
|
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
29.12.2005
-
Nobre 4 Ocak'ta geliyor
Nobre 4 Ocak'ta geliyor 27 Aralık 2005 Salı - 14:45
Brezilyalı oyuncumuz Marcio Nobre, 4 Ocak akşamı sağlam bir şekilde 2.devre kampına katılmak için İstanbul’da olacağını açıkladı. Brezilyalı oyuncularımızın tercümanı Ali Orçun Tunçsoy’la telefon görüşmesi yapan oyuncumuz Coritiba’da bir fizyoterapist eşliğinde tedavisinin sürdüğünü ve sabah akşam seanslarına devam ettiğini açıkladı. Brezilyalı oyuncumuz Nobre ayrıca Fabio, Aurelio ve Alex’le hafta sonunda Brezilya’nın güneyinde bulunan şelaleler merkezinde biraraya geleceklerini de Tunçsoy’a bildirdi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
10.12.2005
-
Kısa Kısa...
Kısa Kısa...
Ortega yine problem oldu Fenerbahçe’den Arjantin’in Newell’s Old Boys takımına transfer olan Ortega, sorun olmaya devam ediyor. Arjantin kulübü, Fenerbahçe’ye Ortega transferinden doğan taksitleri ödeyemeyeceğini açıkladı. Bu gelişme üzerine Uluslararası Spor Mahkemesi, (CAS) tarafları İsviçre’ye davet etti. Arjantinli oyuncunun eski kulübü River Plate, Newell’s kulübünün borçlarını yeniden taksitlendirilmek şartı ile üzerine alabileceğini söyledi.
Belek kampı 5 Ocak'ta Fenerbahçe'nin lig ve kupada oynayacağı son üç maçta sakatlığı nedeniyle forma giyemeyecek olan Marcio Nobre ile Nicolas Anelka'nın hafta içinde ülkesine döneceği öğrenildi. İki golcünün tedavisini sürdürmek için Christoph Daum'dan izin aldığı bildirildi. Öte yandan sarı lacivertli takımın devre arasındaki Belek kampının 5 Ocak'ta başlayacağı ve bir hafta süreceği açıklandı.
Canaydın'a cevap yok Fenerbahçe Yönetimi Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın'ın suçlamalarına cevap vermedi. Dün sessizliğini koruyan sarı lacivertliler ortamı germenin bir gereği olmadığına dikkat çekerek, "Biz sezon başından bu yana ilke kararı aldık. Hiç kimseye cevap verecek durumda değiliz" ifadesini kullandılar |
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
9.12.2005
-
"Toparlanacağız"
 |
Şampiyonlar Ligi E Grubu’nda PSV Eindhoven ile yaptığımız maç sonrasında teknik direktörümüz Christoph Daum şunları söyledi: “Hakem ile ilgili yorum yapmak istemiyorum. Daha önce hakemlerle ilgili yorum yapıldı. Sadece Türk basınından değil Hollanda basınından da hakemi değerlendirmesini istiyorum.
İlk maçta olduğu gibi oyunun kontrolü bizim elimizdeydi. Rakibe pozisyon da vermedik. 3-4 tane pozisyon bulduk. PSV gibi defansif anlayışı iyi olan bir takım karşısında bulduğumuz pozisyonları değerlendirmeliydik. Oyun genel anlamda biz kontrol ettik. Rakibi endi sahasına hapsetmesini bildik ama son vuruşları yapamadık.
Anelka’yı neden çıkardığını açıklayan Alman hoca, Maalesef her zaman bende olmuyor değişiklik kararı. Anelka’nın sakatlık sorunu vardı. Sakatlığı nedeniyle devam etmesi mümkün değildi. Aynı şekilde Nobre’de sakatlık nedeniyle çıktı. Oyuncu sakatlanıp çıkmak isteyince yapacağınız bir şey yok” diye konuştu.
Daum, “Bu yıl içinde oynayacağımız 3 tane maç var. Böyle acı veren bir mağlubiyetten sonra takımı toparlamak benim görevim” dedi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
9.12.2005
-
Mağlubiyeti Unutturacağız
 |
Şampiyonlar Ligi E Grubu’nda Milan’a 4-0 yenilen takımımızda karşılaşmanın ardından konuşan oyuncularımız alınan mağlubiyete hiç bir bahane üretilemeyeceğini söyledi. Ancak oyuncularımız yaptıkları yorumlarda ’Bu yenilgiyi taraftarımıza unutturacağız’ dedi. Kalecimiz Volkan "O 4 golü de yemek istemezdim, elimden geleni yaptım ama 4 gol yedim üzgünüm Şimdi önümüzde PSV maçı var, elimizden gelin yapacağız Daum’un verdiği taktiği sahaya aktaramadık, ilk golü de erken yedik" dedi. Volkan, son dönemde hata yaptığı yönündeki eleştiriler içinse "Çok gencim. Kendime güvenim çok ve bu zaman zaman hata yapmama neden oluyor ama bunu en aza indirmeye çalışacağım" dedi
Kaptanımız Ümit Özat, "İlk yarı iyi mücadele ettik, iyi oynadık. Ama 2. golden sonra oyundan koptuk, mücadeleyi bıraktık ve bu bize yakışmadık. Artık UEFA’ya kalmanın yollarını arayacağız. İlk maçta onları yendik, orada da kazanınca UEFA’ya kalacağız. Bunu yapacak gücümüz de var. Alex de bu takımın değerli bir oyuncusu, tabi ki eksikliğini hissettik Hele ki 3 oyuncu oynamayınca tabi ki eksiklik hissedildi Ama bunların hiç biri mağlubiyete bahane olamaz Sahaya çıkan futbolcular da ellerinden geleni yaptı Pazar günü en güçlü rakiplerimizden biriyle oynayacağız Yıllar boyu biz onları yendik, onlar bizi yendi Bizlerin birbirini yenmeye ihtiyacı var Amacımız tabi ki yurt dışında da başarılı olmak."
Oyuncumuz Tuncay ise "Seyirciye teşekkür ediyoruz onlar görevini yaptı, biz yapamadık. Sahaya çıktığınızda koşmazsanız mücadele etmezseniz bu sonucun ortaya çıkması normal. Rakip bizden daha fazla istedi. İlk yarı bizden çekindiler ama bizim oyunumuzu görünce üzerimie geldiler" diye konuştu.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
7.12.2005
-
Semih'ten savunma: Cezalık bir şey yapmadım
A.A.
Fenerbahçeli Semih Şentürk, Galatasaray maçında cezayı hak edecek bir şey yapmadığını söyledi.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun (PFDK), Galatasaray ile 27 Kasım'da oynanan derbi maçta, “Rakip takım taraftarına ve müsabaka hakemine hakaret ettiği” gerekçesiyle 3 maç ceza verdiği Semih, kulübün internet sitesinde yaptığı açıklamada, “Bu cezayı hak edecek bir şey yapmadım. Umarım ileride daha adaletli kararlar verilir” dedi. Takımına derbi maçta 90 dakika boyunca edilen küfüre gerekli tepkinin verilmediğini kaydeden Semih, açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: “İsterdim ki maç sonrasında maçın gözlemcileri 'sen orada kime ne dedin' diye sorsalardı. Bu cezalar araştırılmadan, iki taraf dinlenilmeden veriliyor. Bu da gerek benim gerekse bir çok futbolcu arkadaşımın mağdur olmasına neden oluyor. Maçta sadece gol sevincini yaşadım. Zaten kulübümün disiplin yönetmeliğinde böyle bir hareket sonrasında verilen cezalar açıktır. Cezamı gerektirecek hareketleri yapmış olsaydım, herkesten önce kulübüm beni cezalandırırdı.”
Bu arada Fenerbahçe'nin, PFDK tarafından Semih'e verilen 3 maçlık ceza için Tahkim Kurulu'na gideceği öğrenildi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
7.12.2005
-
Defter kapandı: 2-0
Sarı lacivertliler, PSV karşısına UEFA Kupası ümidiyle çıktı. İyi oynadığı maçta Fransız hakeme takıldı. Eric Poulat, Cocu’nun golü öncesi bariz faulü çalmadı, penaltıyı vermedi. Farfan’ın vuruşu skoru belirledi.
İYİ oynadık, kaybettik sözleri Fenerbahçe’nin kaderi oldu. Şampiyonlar Ligi’ne büyük umutlarla giren sarı lacivertliler, PSV karşısında da hayal kırıklığı yarattı, Avrupa defterini kapattı. Kazanmaktan başka seçeneği olmayan Fenerbahçe ofansif oyun düşüncesi ve etkili futboluna rağmen istediğini alamadı. İlk yarıyı Cocu ile 1-0 önde kapayan PSV, Farfan ile 3 puana uzandı. Çift forvet oynayan Anelka ile Nobre’ye adam adama markaj uygulayan ev sahibi takım pozisyon bulmakta zorlandığı dakikalarda hakem sahneye çıktı. 13. dakikada Alex’e yapılan bariz faulü gömeyen Fransız hakem, aynı pozisyonun devamında Serkan’ın hareketine düdük çaldı. Farfan’ın kullandığı faul atışında Cocu’nun kafa vuruşu filelere gitti ve 1-0 yenik duruma düştük.
Farfan skoru belirledi
İyi oynamasına rağmen bir duran toptan gol yiyen Fenerbahçe, bundan sonraki bölümde yine istekli ve etkiliydi. İlk 45 dakikalık bölümde çok sayıda korner kullanan ve şut atan Fenerbahçe, bir türlü beraberliği yakalayamadı. İkinci yarıda da tablo değişmedi. Golü düşünen, rakip sahada çoğalan Fenerbahçe, kontrollü ve savunmaya kapanan taraf PSV oldu. 14’te PSV’ye golü armağan eden hakem Poulat, 69’da bu kez Ooijer’in ceza sahasında topu elle kesmesine devam deyince, Fenerbahçe’nin hiç ümidi kalmadı. 85. dakikada fark ikiye çıktı. Önder’in bıraktığı topu ceza sahasında önünde bulan Farfan, skoru belirledi: 2-0.
Ümit Özat’a yakın takip
SEZON başında PSV Eindhoven’ın transfer listesine giren Fenerbahçe’nin kaptanı Ümit Özat dün ev sahibi takımın yöneticileri tarafından yakın takibe alındı. Hollanda takımının Teknik Direktörü Guus Hiddink’in isteği üzerine Fenerbahçe kulübüne resmi teklif gönderen, ancak olumsuz cevap alan Hollanda ekibi yine de Ümit Özat’tan vazgeçmiyor. Sarı lacivertli oyuncuya sezon sonunda yeniden teklif getirilmesi bekleniyor.
Milan 2. turda
GRUPTAKİ diğer maçta Milan evinde, Schalke’yi yenerek ikinci tur vizesini aldı: 3-2. Gol düellosuna sahne olan karşılaşmada Milona ekibi, Kaka’nın 2 (Dk.52 ve 60) ve Pirlo’nun golleriyle galibiyete ulaşırken, Schalke’nin sayılarını Poulsen (Dk.44) ile Lincoln (Dk.66) attı. Grubu üçüncü sırada bitiren Schalke 04 UEFAKupası’na kaldı.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
6.12.2005
-
Sadece tarihi vazifemizi yaptık!
Olur olmaz konuşanlara Fenerbahçe'den ders... Türkiye'nin en büyüğünün kim olduğunu unutanlara Fenerbahçe'den bir hatırlatma... Boyunun ölçünü almak isteyenlere Fenerbahçe'den bir hizmet... Süper Lig'de lider Fenerbahçe, eksik kadrosuna karşın Ali Sami Yen Stadı'nda Galatasaray'ı 1-0 yendi ve puan farkını 6'ya çıkardı. Sarı-lacivertlilerin tek golünü ise 45. dakikada Marcio Nobre attı. Kanarya bu galibiyetle ayrıca üst üste 12. maçını kazandı ve bir rekoru daha kırdı. Fenerbahçe puan farkını 6'ya çıkardı ve emin adımlarla üst üste 3. şampiyonluğuna gidiyor.
Hafta içinde Milan karşısında alınan talihsiz yenilgiden sonra birileri yine ortaya çıkmış, Fenerbahçe'yi yıkmak için ortaya çıkmıştı. Takım kıyasıya eleştiriliyor, teknik heyetin istifası dillendiriliyordu. Hatta bazı kendini bilmezler "7-0"lık skorla Fenerbahçe'nin yenileceğinden bahsediyordu. Çünkü Alex yoktu. Çünkü Selçuk yoktu. Çünkü takım moralsizdi. Maç ise Ali Sami Yen'deydi. Ama bunlar karşılarındaki takımın Fenerbahçe'nin olduğunu unutuyordu. Her biri birer yıldızdı Fenerbahçe'nin. Çünkü yüreklerini sahaya koymuşlardı sarı-lacivertliler. Ve sahaya çıkıp bir futbol dersi verip Galatasaray'ı 1-0 yendiler.
Maça iyi başlayan bizdik. Orta sahada kurduğumuz müthiş üstünlük, rakibin en zayıf yanı olan orta sahasını çökertti. Ancak ileri uçta çoğalamayışımız, Anelka'nın sıkı markajda oynaması bir türlü bu üstünlüğü skora yansıtamamıza neden oldu. İlerleyen dakikalarda Galatasaray az da olsa dengeyi kurdu. Ancak Hakan Şükür baştka olmak üzere son derece kötü bir futbol oynayan Galatasaray işimizi kolaylaştırdı. Oyun kilitlendi bu dakikalarda. Ta ki 45. dakikaya kadar. Bu dakikada rakibin bir anlık hatasının cezasını usta ayaklarımızla kestik. Appiah'ın sol taç çizgisinden ortasını Nobre yüksek bir mesafede ayaklarıyla öne çıkan Mondragon'un üzerinden ağlara gönderdi. Soyunma odasına büyük bir avantajla gidiyorduk.
İkinci yarıda rakip risk aldı. Biz de bunu kontrataklarla değerlendirmeye çalışıtık. Nitekim önemli pozisyonlar da yakaladık. Ancak inanılmaz pozisyonları harcadık. Anelka biraz gününde olsaydı fark kaçınılmazdı. Rakip ise orta sahamızı doldur boşaltla aşmak istedi. Orta sahayı daha da eksilttiler, forveti güçlendirdiler. Topları ceza sahasına şişirdiler. Ama defansımız başarılıydı. Luciano ve Önder, kalede ise Volkan rakibe geçit vermedi. Rakibin direnci iyiden iyiye düşmek üzereydi. Son dakikalarda Orhan ikinci sarı karttan atılınca dirençleri tamamen kırıldı. Maçın galibi bizdik. Fenerbahçe taraftarı takımlarını elleri patlayıncaya kadar alkışlıyordu.
17. dakikada Hakan Şükür'ün pasıyla ceza sahasına giren Necati, sol çarprazda kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda vuruşunu yaptı. Deniz'e çarpan top direk dibinden auta çıktı. 24. dakikada sağdan Ergün'ün kullandığı kornerde Orhan'ın yakın mesafeden kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta gitti. 33. dakikada Appiah'ın ceza sahası dışından sert şutunda meşin yuvarlak yandan auta çıktı. 39. dakikada Necati'nin ceza sahası dışından sert şutunda kaleci Volkan, topu kontrol etti. 45. dakikada Appiah'ın orta sahadan defansın arkasına uzun pasında Nobre, ceza sahası önünde aşırtma bir vuruşla kalesini terkeden Mondragon'un üzerinden topu ağlara gönderdi ve takımını öne geçirdi. 0-1
47. dakikada Ergün'ün ceza sahasına ortasında Hakan Şükür'ün dokunamadığı topu kaleci Volkan kontrol etti. 51. dakikada sol çarprazdan ceza sahasına giren Tuncay, içeriye çevirdi. Anelka'nın altıpas içerisinde vuruşunda top Tomas'dan döndü. Dönen topu kaleci Mondragon kontrol etti. 57. dakikada Appiah'ın ceza sahası dışından sert şutunda meşin yuvarlak farklı bir şekilde üstten auta gitti. 64. dakikada Tomas'ın sağ kanattan ceza sahasına ortasında Orhan'ın kafa vuruşunda kaleci Volkan, topu son anda köşeden mükemmel çıkardı. 64. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında topla ceza sahasına giren Anelka'nın sağ çarprazdan sert şutunda kaleci Mondragon gole izin vermedi. 75. dakikada Necati'nin pasıyla sağ çarprazdan ceza sahasına giren Ümit Karan'ın yerden sert vuruşunda top az farkla yandan auta gitti. 79. dakikada topla ceza sahasına giren Anelka'nın sert şutunda kaleci Mondragon, topu ayaklarıyla çıkardı. Dönen topu önünde bulan Kemal, pasını Appiah'a verdi. Appiah'ın ceza sahası dışından sert şutunda top üstten auta çıktı. 86. dakikada topu elle müdahale eden Orhan, ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı. 87. dakikada Hakan Şükür'ün pasıyla ceza sahasında topla buluşan Necati'nin yerden vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta gitti. |
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
6.12.2005
-
Fenerium haberler
5.12.2005
-
FLAŞ... FLAŞ... İŞTE TELSİM'E TALİP OLAN DÜNYA DEVLERİ
5.12.2005
-
Aydınlardan Aşkın'a ziyaret
30 kişilik Yurttaşlar Heyeti, bombalama olaylarının olduğu Şemdinli'deki temaslarının ardından geçtikleri Van'da, yoğun bakımda bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Aşkın'ı ziyaret etti
VAN DHA
Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım'da meydana gelen bombalama olayını ve bundan sonraki gelişmeleri incelemek için bölgeye gelen Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy başkanlığındaki 30 kişilik Yurttaşlar Heyeti, 3 gün süren çalışmalarını tamamladı. Dün Van'a geçen heyet, tutuklandıktan sonra cezaevinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ı ziyaret etti. Aşkın'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu söyleyen Gürsoy, yasal sürecin bir an önce iyi sonuçlanmasını umut ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
'Üzüntü içindeyiz' "Hekim olarak rektörü ben ziyaret ettim. Halen yoğun bakımda olduğu için ziyaretim çok kısa oldu. Üzüntü içindeyiz. Göründüğü kadarıyla yoğun bakım koşullarında kalması gerekiyor." Şemdinli'de dün sivil toplum örgütleriyle ve esnafla bir toplantı yaptıktan sonra Yüksekova'ya geçen heyet, esnafın sorunlarını dinledi.
'Fatura esnafa çıktı' Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı, son 3 ayda 17 ayrı bombalama olayının meydana geldiği Hakkâri ve ilçelerinde en büyük faturanın esnafa çıkarıldığını söyledi. Sarı, polis ve askerlerin esnaftan alışveriş yapmadıklarını söyledi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
3.12.2005
-
Fener mola verdi 2-2
|
 |
| Fenerbahçe, Trabzonspor'a diş geçiremedi, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda ikinci kez rakiplerine puan verdi: 2-2. |
|
| |
 |
|
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
3.12.2005
-
Yeni ekonominin beyin avcısı: Google
114 milyar dolar piyasa değerine sahip Google'ın teknoloji geliştirme safhasındaki en önemli stratejisi, rakiplerinin iddialı Ar - Ge mühendislerini kendisine çekmek
Teknoçağ ŞÜKRÜ ANDAÇ
Dünyanın en büyük arama motorunun geliştiricisi Google, art arda ulaştığı rakamlarla yeni ekonominin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. Google'ın hikayesi 1998'e dayanıyor. Stanford'da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, girişimci sermaye desteği ile Google'ı 1998'de kurdu. Bundan 14 ay önce ise ABD'de teknoloji firmaların yer aldığı Nasdaq'ta hakla açıldı. 19 Ağustos 2004 tarihinde 85 dolar fiyatla halka açılan şirketin hisselerinin bugünkü değeri 4.5 kat artışla 390 dolara yükselmiş durumda. Şirketin 2005 yılı üçüncü çeyrek kârı 340 milyon dolar. Piyasa değeri ise şu anda 110 milyar doları aşarak, ABD'nin ilk 5 teknoloji şirketi sıralamasında Google'ı dördüncü sıraya taşıdı. Bu arada hisselerin değeri 400 dolara çıkarsa ABD'nin en değerli 20 şirketi arasında yerini alan ilk yeni ekonomi şirketi olacak, Google. Tüm bu rakamların ardından Google, pazardaki en ciddi rakibi Yahoo'nun piyasa değeri olarak 10 katı büyüklüğe ulaşmış durumda.
İlk hedef Microsoft Basit tekniklerle çalışan, arama yapıldığında 1.3 milyarın üzerinde web sitesini tarayıp sonuç alınabilen, günde 100 milyondan fazla kullanıcı tarafından ziyaret edilmesine rağmen reklam bile almayan Google'ın, son yıllarda yaşadığı büyük başarının ardında özel bir sebep yatıyor. Şirketin en önemli stratejisi, gelecekle ilgili yatırım planları yapılırken, rakip teknoloji şirketlerin bu konudaki uzman Ar - Ge mühendislerini şirkete çekmek. Özellikle Microsoft'ta kritik aşamalarda görev üstlenen yöneticilerle anlaşıp kendisine çeken Google, Lucent's Bell, eBay ve BEA Systems'in en iddialı mühendislerini de kendisine çekmeyi başarmış.
Kai-Fu Lee Çin operasyonunu yönetiyor Önceki işi: Microsoft İnteraktif Servisler Başkanı Uzmanlık alanı: Ses tanıma teknolojisi
Louis Monier Ar - Ge mühendisi Önceki işi: eBay Gelişmiş Teknoloji Direktörü Uzmanlık alanı: AltaVista'nın yaratıcısı, online alışveriş
Rob Pike Baş Mühendis Önceki işi: Lucent's Bell, Mühendis Uzmanlık alanı: Web tasarım, yazılım
Adam Bosworth Kıdemli Mühendis Önceki işi: BEA Systems, Başkan Yardımcısı Uzmanlık alanı: Programlama, işletim sistemi geliştirme
|
ABD'nin dördüncü büyük teknoloji firması |
| Şirket |
Piyasa değeri |
| Microsoft |
283 milyar dolar |
| Intel |
144 milyar dolar |
| IBM |
131 milyar dolar |
| Google |
114 milyar dolar |
| Cisco |
112 milyar dolar |
|
Cep telefonunda Google zamanı
İnternetin babası olarak bilinen Vint Cerf, Microsoft Windows'ta sesli kullanım için çalışan Kai - Fu Lee, pazarın yüzde 95'ini elinde bulunduran Microsoft Internet Explorer'ın yaratıcı ekibinde bulunan Adam Bosworth, Google'ın son dönemde ekibine kattığı isimlerden bazıları.
Yeni nesil servisler Google'ın yeni transferlerin ardından üzerinde çalıştığı alanlar arasında ise cep telefonundan arama dönemini başlatmak, web üzerinden kitap taraması - satışı yapmak, ses ve video destekli arama teknolojisi yer alıyor.
DİJİTAL OYUNCAKLAR
Yeni bir walkman cep
Sony Ericsson, müzikçalar olarak da kullanılabilen Walkman serisi cep telefonlarına bir yenisini ekledi. W900 adlı cep telefonu, görüntülü ve hızlı iletişim olarak bilinen 3G (Üçüncü Kuşak) destekli bir model. Telefon bir müzikçalar olarak operatörlerden müzik transferini olanaklı kılıyor. Bu şekilde başka bir bağlantıya gerek kalmadan W900, şarkı, video klip ya da diğer bilgilerle doldurulabiliyor. Bunun için operatör desteği gerekmekte. W900'deki Disc2Phone yazılımı ile müzik CD'leri ve bilgisayardaki müzik arşivlerinden de telefona müzik kopyalanabiliyor. W900'ün 470MB'lık dahili belleği ile 230'a kadar şarkı taşınabiliyor. Telefon MP3, AAC, AAC+, MIDI, WAV ve XMF müzik formatlarını destekliyor.
Tek şarjla 500 kare Samsung, uzun optik zoom'lu (15x) 8 mega pikselli dijital fotoğraf makinesini Türkiye'de piyasaya çıkardı. Samsung Pro 815 modeli, tek objektif ile geniş açıdan tele-fotoya kadar her türlü çekimi yapabiliyor. Pro 815 ile tam şarj edildiğinde bir sonraki şarja kadar 500 kare fotoğraf çekilebiliyor. Yeni model ürün, aynı anda hem geniş açı hem de ultra zoom kullanıldığında oluşabilecek kromatik sapmaları en aza indirgemek için özel olarak üretilmiş dört adet 'az dağılma yapan' cam lense sahip. Makinede Schneider – Kreuznach objektif kullanılmakta. Cihazdaki LCD ekranın boyutu ise 3.5 inch.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
3.12.2005
-
e-posta Gelince Haber veren mouse
Logitech'in Türkiye'de pazara çıkardığı mikro işlemcili kablosuz mouse, kullanıcıyı e - posta veya anlık mesaj geldiğinde 10 metrekarelik alanda, anında uyarıyor
Teknoçağ ŞÜKRÜ ANDAÇ
Türkiye pazarındaki yatırımını ve varlığını güçlendirme kararı alan ABD'li Logitech firması, İstanbul'da yeni bir ofis açtı. Yeni açılan ofisle şirketin hedefi, kablosuz ve lazer teknolojilerini ABD ile eş zamanlı olarak Türkiye'de pazara sunmak. Logitech'in pazara çıkardığı, farklı pek çok teknolojiyi destekleyen yeni model ürünler arasında şunlar yer alıyor: Firmanın akıllı lazer kablosuz mouse modeli MX 610, 2.4 GHz dijital kablosuz teknoloji ile çalışıyor ve içerisinde mikro işlemci var. Bilgisayarla iki yönlü iletişim kurularak çalışan mouse, pilin bitmek üzere olduğunu, e - posta ya da anlık mesaj geldiğini kullanıcılara bildiriyor. Mouse, kullanıcıyı e - posta geldiğinde mavi, anlık mesaj geldiğinde turuncu ışıkla uyarıyor. Kablosuz olarak 10 metrekarelik alanda etkili olan bu ürünle, bilgisayar kullanıcılarına mesaj geldiğinde ekranda görüntü kalabalığının önüne geçilmesi de planlanıyor. Bilgisayarın ne zaman kapalı ya da açık olduğunu bilen Logitech MX 610, PC hareketsizken kendisini kapatarak enerji tasarrufu yapıyor. Kablosuz bir müdahale olduğu zaman en güvenilir bağlantıyı sağlamak adına kanalı değiştiriyor.
Uzaktan kumandalı klavye Minimalist görünüme sahip Logitech S510 uzaktan kumandalı klavye - mouse kombinasyonu ise, fotoğraf, müzik ya da video dosyalarının bilgisayara bağımlı olmadan paylaşılmasını sağlıyor. Uzaktan kumandanın 5 metrekarelik kapsama alanı var. Uzaktan kumanda bugünün popüler müzikçalar uygulamaları "itunes, Musicmatch, Windows Media Player ve Winamp" ile uyumlu. Kumanda, programlanan yedi farklı kişiselleştirme tuşuna sahip. Böylelikle kullanıcı istediğinde online radyo, dosya veya Web sayfaları gibi uygulamalara tek tuşla ulaşabiliyor.
3 boyutlu web kamera Firmanın Türkiye pazarında çıkardığı bir diğer ürünü olan ve ses, video, yazılım teknolojisine sahip QuickCam Fusion web kamerası, 1.3 megapiksel alıcı ile dahili mikrofona sahip. Logitech 'Video Effects' yazılımlı ilk web kamerası olan ürün, kullanıcılara çeşitli kişiselleştirme seçenekleri ile video görüşmelerinde farklı eğlenceler sunuyor. Bu yazılım, kullanıcıları yüz ifadelerini taklit eden 3 boyutlu animasyon karakterlerine dönüştürüyor ve ekrandaki görüntülerine gözlük veya taç gibi çeşitli aksesuarlar takmalarını sağlıyor.
DİJİTAL OYUNCAKLAR
Eğlence yüklü müzikçalar Güney Koreli iRiver firması, yeni model MP3 çaları T30 modelini tanıttı. iRiver T30 serisi MP3 çalar, yaklaşık 500 şarkılık kapasiteye sahip. Yeni model ürün, 27 gram ağırlığında ve sadece 1 adet AAA pille çalışıyor. Cihaz dolu batarya ile 20 saate kadar müzik dinlenmesini sağlıyor. Grafikli menüsü ve mavi fonlu LCD ekranı bulunan müzikçalar, Windows Media Player 10 sistemi üzerinde çalışmakta. www.iriver.com
Vestel'den mobil DVD oynatıcı
Vestel firması, ilk taşınabilir DVD oynatıcısını (player) pazara çıkardı. DVD oynatıcı, 8 inch ekrana sahip, USB girişi bulunan bir model. DVD'nin yanı sıra DivX ve MPEG4 formatlarını da destekleyen Vestel'in yeni model ürünü otomobillerde çakmak yuvası adaptörü ile şarj sorunu olmadan çalışıyor. Cihaz AV çıkışından televizyona bağlanılarak, sabit DVD oynatıcı olarak da kullanabiliyor. www.vestel.com.tr
Telsim'den indirimli GPRS Telsim, mobil iletişimi sadece veri alışverişi için kullanmak isteyenler için, yeni bir data (veri) abonelik paketi hazırladı. Mobil ortamlarda hızlı internet bağlantısı sağlayan GPRS (Genel Paket Radyo Servisi) ile internet erişimini kolaylaştıran yeni abonelik paketi, sadece data kullanımını kapsıyor. Pakette kullanılan kademeli GPRS tarifesi ile data transferindeki boyut arttıkça birim fiyatlarda önemli miktarlarda indirim sağlanıyor. Kademeli GPRS ücretlendirmesinde Kilobayt başına, 0 - 5 MB 0,0015 YTL iken, 1-10 GB 0,00035 YTL olarak uygulanıyor. www.telsim.com.tr
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
3.12.2005
-
Hesaplar Karıştı!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, trafik kazalarının yüzde 80'inin alkollü araç kullanmaktan kaynaklandığını öne sürdü. Ancak istatistikler Erdoğan'ı doğrulamıyor
ANKARA Milliyet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, içki sınırlamaları ve yasaklarıyla tartışma konusu olan AKP'li belediyelerin "anayasa emrini yerine getirdiklerini" savundu. Erdoğan, AKP MKYK öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Milliyet'in manşetten duyurduğu, İçişleri Bakanlığı'nın illerde "içkili yer bölgesi" tespit edilmesi yönündeki genelgesi kastedilerek, "Kırmızı sokak adı altında içki yasağıyla ilgili genelge hazırlandığı ifade ediliyor. Daha önce söyledikleriniz bu yönde değildi. Ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan şunları söyledi: "Bu yeni bir olay değildir. İlgili yasa zaten var. Yasanın detaylandırılması yapılıyor. Ruhsat alma noktasında, hiçbir belediyenin, hangi partiden olursa olsun, şartlarına uygun olması halinde içki ruhsatı vermeme yetkisi yoktur. Bu şartlar da, ağırlıklı olarak hijyen şartları ve mutfaktaki hazırlıklardır. Bunlar yerine getirildikten sonra her belediye ruhsatını verir. Partimin belediyeleri de olumsuz tavır içine giremez."
'Kazalar alkolden' "Anayasa'nın 58. maddesini belediyelerin yerine getirmesinden daha tabii bir şey olamaz. Bugün trafikte en büyük kaza sebebini araştırdığımızda, yüzde 80'inin alkollü araç kullanmaktan kaynaklandığını görüyoruz. Kaldı ki içki almak isteyenler, belediyenin dışındaki tesislerden alabilir. İlla belediyede mi olması lazım? Belediyenin devlet kuruluşu olarak, hiçbir zaman kötü örnek olmaması gerekir. Belediyelerimiz de Anayasa'nın emrini, gereğini yerine getiriyorlar. Bu tartışma konusu olmaktan çıkarılmalıdır."
100 kat fazla söyledi
Erdoğan'ın, alkollü araç kullanımından kaynaklı kazalara ilişkin iddiasının, resmi kayıtların tam 100 kat üzerinde olduğu saptandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi rakamlarına göre, 1 Ocak-31 Ekim 2005 arasında yurt genelinde 459 bin 734 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların nedenleri içinde ilk sırayı, 84.445 adet ve yüzde 18.37 oranıyla "arkadan çarpma" aldı. Aynı dönemde "alkolden kaynaklanan" 3690 kaza yüzde 0.80, "hatalı sollama"dan kaynaklanan 2567 kaza yüzde 0.56 oranıyla resmi istatistiklerde yer aldı.
İşte 58. madde
Anayasa'nın "Gençliğin Korunması" başlıklı 58. maddesi şöyle: "Devlet, istiklal ve cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilim ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetiştirme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirler alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır."
HUKUKÇULARDAN TEPKİ 'Zıkkımlanın diyorlar'
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Başbakan'ın, bazı belediyelerin tesislerinde içki yasağı koyması ve içkili alanları kent merkezi dışına taşımasına yönelik kararları Anayasa'nın "gençliğin korunması" başlıklı 58. maddesine dayandırmasına hukukçulardan itiraz geldi. Anayasa hukukçularının görüşleri şöyle:
Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu: Gençler derken 18 yaşından küçükler kastedilir. Başbakan'ın yorumu doğru değil. "Eğitim kurumlarının yakınında bu tür yerler açılmaz" diyebilirsiniz. Bu, gençleri korumak bakımından bir güvencedir. Gençlerin bu tür yerlere alınamayacağı gibi tedbirler getirebilirsiniz. Bunların hepsi 58. maddeye girer. Ama belli bölgeler belirlenip, "alın burada zıkkımlanın" gibi bir şey anlıyorum ben buradan. Önce bunları belli yerlere sıkıştırıp, sonra herkese yönelik içki yasağı koymanın bir yolu gibi geliyor bana. İnsanları tecrit ediyorlar. Sosyal baskılar oluşur. Yarın tüm kurumlara yayılır, ayrımcılığa yol açar. Anayasa'daki düzenleme belediyeye yasak koyma hakkı tanımaz.
Prof. Dr. Zafer Üskül: Gençlerin korunmasıyla ilgili hüküm, sosyal ve ekonomik içerikli haklar arasında yer alan bir hüküm. Ancak gençlerin korunması içki yasağı anlamına gelmez. Gençlerin belli bir yaşa kadar alkollü içki satılan yerlere girmeleri, içki satın almaları engellenebilir. Madde, içki verilen yerlerin yasaklanması ve kentin dışına çıkarılması şeklinde yorumlanamaz. İçkiyi yasaklama niyeti söz konusu maddeye sığınılarak uygulanmaya çalışılmaktadır. Başbakan "Şartları uyanlara ruhsat veriyoruz" diyor, ama uyulması mümkün olmayan şartlar getiriliyor.
Prof. Dr. Yılmaz Aliefendioğlu: Anayasa'dan önce belediyenin görevleri arasında böyle bir yasak yetkisinin bulunması gerekir. Böyle bir yetki yok. Belediyelerin kendiliğinden bir karar alabilmesi için bu konunun bir kanunla düzenlenmesi lazım.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
2.12.2005
-
Yıldırım açıklama!
Fenerbahçe Başkanı, Özhan Canaydın'ın adaylığını gazetelerden öğrendiğini söyledi, "Başkan olmasını bir yıl önce ben önerdim, kabul etmedi. Seçimlere ağırlığımızı koymak istesek Ankara'ya giderdik" dedi
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği Vakfı'nın seçimiyle ilgili sert açıklamalar yaptı. Yıldırım, Vakıf'ın hiçbir toplantısına gitmediğini, başkanlık seçiminin de kendisini ilgilendirmediğini belirtti, Özhan Canaydın'ın aday olduğundan haberinin bulunmadığını söyledi. Başkan, "Sayın Canaydın'a bir yıl önce başkan adayı olmasını öneren benim. Hatta, bu görevi sırayla yapmayı bile teklif ettim. Ben, Yıldırım Demirören, Trabzonspor, gelecek senelerde başkanlık yapabiliriz dedim. Ama sayın Canaydın o zaman sıcak bakmadı. Şimdi aday olduğunu, gazetelerden öğrendim. Halbuki bana haber vermesi gerekirdi. Ankaraspor Başkanı Hilmi Gökçınar, Nihat Özdemir'i aramış ve aday olduğunu söylemiş, 'Beni destekler misiniz ?' demiş. Biz de 'Tamam' dedik. Eğer bu seçime ağırlığımızı koymak istesek, Ankara'ya gideriz. Beni Hasan Doğan ile karşı karşıya getirmek istiyorlar. Eğer basının yazdığı doğruysa, Hasan Doğan'ın da, federasyon ikinci başkanı olarak kulüplere müdahale etmesi çok yanlış" dedi. Aziz Yıldırım, önümüzdeki hafta yapılacak seçimde bir oyları olduğunu da vurguladı, "O oyu atar geliriz. Ancak biz bu seçime yine karışmayacağız. Başta da söylediğim gibi Kulüpler Birliği'ni tanımıyoruz. Eğer Fenerbahçe olarak ağırlığımızı koymak istersek, Futbol Federasyonu seçimlerinde kendimizi gösteririz" diye konuştu.
'Camide huzur buluyorum'
Teknik Direktör Daum, Fenerbahçe Dergisi'ne ilginç açıklamalar yaptı. Ortaköy'ü gezen ve tarihi yerleri ziyaret eden Alman hoca, her fırsatta Türkiye'deki güzellikleri yurt dışında anlatmaya çalıştığını söyledi, "Ben yaşadıkları, gördüklerimi bu ülkeyi tanımayan insanlara aktarıyorum. Onlar burayı ekranlardan seyrediyor veya kısa süreli tatile geliyorlar. Ben ise yaşıyorum. Sık sık ailemle birlikte sokaklarda insanlarla konuşuyorum. Birçok arkadaş edindim" dedi. Seyahatler sayesinde birçok İstanbullu'nun görmediği şehirleri gezdiğini kaydeden Daum, "Türkiye'de inanılmaz bir doğa var. İnsanlar çok sıcakkanlı. Bir yere soluklanmak için bile girseniz sıcak çayınız önünüze geliyor. Herkes çok çalışkan ve hayatı doyasıya yaşıyor. Hiçbir dini kaygı da duymuyorum. Türkiye laik bir ülke ve insanı diğer dinlere çok saygılı. Camiye gittiğim zaman huzur buluyorum. Bence Allah'ın evi Dünya'nın her yerinde aynı. Bir gün çocuklarım dinlerini değiştirmek isterse, istedikleri dini seçmekte serbestler" diye konuştu.
Alex müjdesi
Trabzon maçının hazırlıklarını dün yaptığı tek antrenmanla sürdüren Fenerbahçe'de Alex sevinci yaşanıyor. Bugünkü karşılaşmada oynaması için yoğun uğraş verilen Brezilyalı futbolcu dün uzun aradan sonra takımla birlikte çalıştı ve çift kalede aslarla birlikte görev yaptı. Sambacı bu sabah son kez kontrolden geçirilecek ve büyük ihtimalle Trabzon maçında oynayacak. Cezalı Luciano'nun yerine ise Deniz'in forma giyeceği belirtildi. Bu arada Milan kulübü Fenerbahçe'ye bir mektup göndererek gösterilen konukseverlik nedeniyle teşekkür etti.
Rekora göz diktiler!
En yakın takipçisi Galatasaray'ın altı puan önünde bulunan Fenerbahçe için bugünkü Trabzonspor maçı ayrı bir önem taşıyor. Ligdeki son 12 maçını da kazanarak, 1988-89 sezonunda Todor Veselinoviç'e ait 11 maçlık kendi rekorunu geliştiren Christoph Daum yönetimindeki sarı - lacivertliler, gözünü Beşiktaş'ın 45 yıldır kırılamayan 13 maçlık rekoruna çevirdi. Sezona 2 beraberlikle başlayan ardından müthiş bir grafik çizen Fenerbahçe, Trabzonspor engelini de aşarsa Kartal'a ortak olacak.
Fenerbahçe'ye doping kontrolü
Fenerbahçeli 10 futbolcuya, UEFA tarafından doping testi uygulandı. Samandıra Tesisleri'ne İsviçre'den gelen UEFA yetkililerinin, buradaki özel bir odada 10 futbolcuya doping testi yaptığı, ardından İsviçre'ye döndüğü bildirildi. Hangi futbolculara doping testi uygulandığı konusunda ise bilgi verilmedi.
|
Yorumlar (
0
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
|