BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti
haberler gazeteler


AŞK AYRILIK SEVGİ IZDIRAP

Ana Sayfa - Profil - Arşiv - Arkadaşlarım

ötesi yoookkk

tarih: 8/8/2007 Saat: 12:45 yer: - 2 Yorumlar - Yorum Yaz - Link

 

                              ÖTESİ       YOK                                                 .

 

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim değil,yüreğimdi seni gören.

Sen damarlarımda ki kana karışıp,Geldin oturdun yüreğime.

Bir başka yerde olamazdın zaten.

Sen,benim en değerli yerimde    ,YÜREĞİMDE

 olmalıydın,orda kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,İlk kez bu kadar kolay kabullendi birini,

Herhangi bir konuk değildin artık.

Bu yüzden ne ağıralama faslı vardı, Ne de uğurlama.O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar,kışa giriyoruz ya...

Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.

Çiçek açtın yüreğimde

Gökkuşağı zayıf kaldı,senin renklerin karşısında.

Taze bir yaprak gibi yeşildi, Açelyaydın pembeliğinle.Üzerine çiğ teneleri düşmüş

sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin...

En çok bu renkle anmayı sevdim seni.

Seni severken dünyayı da sevdim ben,insanları da...

Kendime bile dar gelirken; İçinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık.

En kızgın,en tahammülsüz olduğum anlarda bile, Seni düşünmek yetti bana.

İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.

Beni böylesine güldüren senin sevgindi

Ve ben kaygısız,içten gülüşün ne demek olduğunu,Nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni.

Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu.

Koca bir kente,koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.

SEN ELİMDEN TUTTUĞUNDA,

Patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.

Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için

Önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm.

Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

SEVDİM HAYRANDIN    DA..

Her halin çekti beni.

Duruşunu,uyumanı,gülmeni,kızmanı,Şaşkınlığını,saflığını,kurnazlığını,Çocukluğunu,

olgunluğunu sevdim,Sesini de sevdim suskunluğunu da..

Seni ve o doyumsuz sevdanı anlatacak Kelime bulamadım çoğu zaman.Sığmadın cümlelere

Ve hiçbir cümle seni Yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım..

Çünkü sen yaşam kaynağımdın Eksik kalan neyim varsa tamamladın.

Daha ne diyebilirim ki?

         SEVDİM İŞTE. . . . . .     ÖTESİ YOK. . . . . . . .


-büyük düşler gördüm-

tarih: 8/8/2007 Saat: 12:44 yer: - 0 Yorumlar - Yorum Yaz - Link

 

-büyük düşler gördüm-

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun.
Bitmez tükenmez engeller koydun...
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara... Bu kasvetli akşamlara darılmazdım
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım...
Sen varken...
Sen varken böyle üşümezdim, titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim, küfretmezdim...
Hele ölmeyi,hele ölmeyi hiç düşünmezdim...
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına 'yeşil ışık' yaktım olmadı
Bütün korkularına 'arka çıktım' olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
Artık benden pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git...
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını, daya sırtıma
Titrersem namerdim...
Sen vurdun da ben ölmedim mi?

 


Senden sana yol var mı?

tarih: 8/8/2007 Saat: 12:43 yer: - 0 Yorumlar - Yorum Yaz - Link

 

Senden sana yol var mı?

Yokluğun kor bana… Sensiz, bin ateş parçasına bölünür kalbim. Tenimde cehennem cehenneme düşer, bir daha yanar. Avucumda denizler kurur; çöller başlar.

Gözüme geceler üşüşür; sabahlar ürküp uzaklara kaçar. Sözlerimi hece hece alev sarar; dudağımda yangınlar başlar. Korkarım, bir kez “su”

Susuşun zor bana. Sensiz, yokuşlar uzar, yollar uçurumlara uğrar. Yaraların kabuğu açılır; ırmakların yatağı daralır. Sele kapılır dağlar; köprüler geçilmez olur. Dünyanın bütün taşları kirpiklerime biner; güneşlerin hepsi çöle iner. Elimde kalır ağıtların hepsi; kimse duymaz, kimse ağlamaz, kimse anlamaz. Bir kuyuya iner gibi; tozlanır şiirler, güfteler silinir, şarkılar boğulur. Harfler harflere bitişmez olur. Sahipsiz kalır keman; telleri kopar bağlamaların… Ahenk bozulur; nefessiz kalır neyler. Bir “Ah!” etsem, “Ah!”ların hepsi ağlar.

Varlığın koca bir dağ bana. Şirin bu kadar uzak değildi Ferhat’e. Sadece dağlar ayırdı onları. Dağdan sonrası Şirin’di. Dağın berisi Ferhat’ti. Sen ise dağın kendisisin. Kazıp da yakın edeceğim bir yer yok ki Şirin’e Ferhat olayım. Aşıp da kavuşacağım bir yâr yok ki sana geleyim. Sanki bir yanım dağ, bir Ferhat’tir benim. Kimi kimden uzak bileyim? Su içecek dudaklar kurudu, kime sular getireyim? Sular serinliğini yitirdi; kime sâki olayım?

Yokluğunu sor bana. Mecnun’un gözünde Leylâ değilsin ki, sana gelmek için çölleri göze alayım. Çölleri hepten yaktım; kumlar dağıldı, tozlar uçuştu. Aşk kalplere küstü, kuyulara düştü. Koynuma gömdüm ayrılığını ve her bahar yokluğunu meyve verdim. Mecnun beni deli sandı. Leylâ gözlerime aldandı; gözlerini gözlerimde aradı. Araya dağları koydum; kimse aldırmadı. Nice deniz kıyısında nice sevgili bekledim; hiçbirinden selam gelmedi. Şişelere bırakılmış mektuplar gördüm; okuyan olmadı. Ah, sevdiğim, sen yoksun buralarda, tadın da tadı kaçtı, lezzetler hüzne bulandı. Şöyle incecikten bir kez “aşk” desem, şiirler utanır, şarkılar kör olur, türküler köyden kaçar. Yokluğunu bir sorsan bana, cevapların cümlesi kılıç kuşanır, suların hepsi köpürür, kuru dallar bin defa kırılır, kuşlar bin kez daha dağılır.

Hasretin nâr bana. Kuraklığın dudağı çatlar adını söyleyince. Pervane ateşi bırakıp yüzüme koşar; yanmaya gelir. Buzullar dudağıma koşar, erimeye özenir. Mumların alevi parlar seni anınca. Gölgeler senin adının altında serinler, dinlenir. Nicedir kirpiklerimde taşıdığım taşlar yoluma düşer; hüznüme yaslanır, ağlar, ağlar, ağlar. Bütün yangınların bütün külleri bana savrulur; anka kuşlarının hepsi gözlerimin içine bakar, bir kez daha uçmak için yalvarır. Yangını da yaktığımdan, küllerin hepsi yine, yeni ve yeniden küllenir. Adını ağzıma alsam, her yere her zaman yağmur yağar, denizler denizlere koşar, bütün dağlardan bütün dağlara kuşlar kanatlanır.

Sızın yâr bana. Seni yitirdiğimden beri, elimden ayrılıklar tutuyor; el ele dolaşıyoruz terk edilmiş sahilleri. Acıların canı yanıyor adını anınca, susayım diye yalvarıyorlar. Yaralar senin susuşunla yaralanıyor; bir söz umuyorlar dudağından merhem olur diye. Bir bilsen, ne kadar zamandır kapımda bekleşiyor unutuşlar, “bir yol bizi de hatırlasın” diyorlar. Geceleri sokak lambalarının loşluğuna sığınıp birbirlerine sarılıyorlar ama yine de çok üşüyorlar. Bir sabah gelip yüzlerini tek tek öpüp okşarsın diye umuyorlar. Bir de, evden kaçmış mutluluklar var; hâlâ sığınacak bir köprü altı arıyorlar ama gözleri aydınlık pencerelerin önünde, belki sen ekmek verirsin diye bekliyorlar. Umutlar var hemen aşağı mahallede, gecekondu yapmışlar kendilerine, köylerini bırakmışlar, kalplerden sürülmüşler. Gelirsin diye yolunu gözlüyorlar. Yolları sorma, onlar hepsinden perişan, sevgilinin köyüne dolanmak için can atıyorlar, kıvranıyorlar ama nafile… Sen olmayınca, yollar da yolda kalıyor, ayakları
taşa dolanıyor.

Neredesin ey sevdiceğim? Sensiz ayrılık bile ayrıldı sevdiğinden. Sensiz hüzün de mahzun oldu. Sensiz şiirler yarım kaldı, dudağa değmedi; sadece bir fısıltını bekliyorlar. Heceler senin elinden tutup şarkılara sokulmak istiyorlar. Haberin var mı sevdiceğim, burada kuşlar yuvaya uçmuyor; gurbet bile gurbete düşüyor. Duydun mu, burada bahar geldiğine pişman oluyor; güzün yaprakları kuruyor.

Belki okursun diye buraya yazıyorum, harfler seni hecelemek için sabırsızlanıyor. A olmayınca Ş dudağa yapışıyor, sessiz kalıyor. K olmayınca, A ve Ş boşluğa düşüyor, anlamsız kalıyor. “A”, “Ş” ve “K” senin adının kucağında büyüyor, senin anlamının sıcağında doyuyor.

İnan bana, sensiz ayrılık bile ayrılık olmuyor, kavuşmak bile tat vermiyor. Sensiz ne seven sevebiliyor, ne sevilen sevildiğini biliyor. Sensiz sözler boşluğa düşüyor, sensiz kalem kâğıda dokunmuyor, sensiz dudak dudağa değmiyor. Sensiz ne sevda seviniyor ne veda üzülüyor. Sensiz hüzün bile yüze gelemiyor, acılar utanıp kuytulara saklanıyor.

Yokluğun kor bana ey aşk.

 

Sende yak beni, ateşe at sözlerimi.

 

Suskunluğun zor bana ey aşk.

 

Ben sustum, sen söyle iyiliğimi.


toplanıp yüreğimden gittin mi sanıyorsun

tarih: 8/8/2007 Saat: 12:40 yer: - 0 Yorumlar - Yorum Yaz - Link

 

toplanıp yüreğimden gittin mi sanıyorsun

 

Bitti!
Bitti bitmesine bu aşkta,
Toplanıp yüreğimden, gittin mi sanıyorsun?
Hangi zamanda saate baksam
Hiç sensizliği göstermiyor ki
Aklımın her köşesinde, senden bir hatıra var.
Gözlerim, baktığım aynalarda,
Senli zamanları arıyor.
Kırık dökük umutlarıma, teselli oluyor.
Bana yürekten “Aşkım” dediğin günler.

Gittin!
Sana yakışır bir biçimde,
Onurluydu gidişin bile.

Git güzel gözlüm!
“Yüreğinin götürdüğü yerlere git”
Bende kalmasın aklın.
Senden sonra değişmeye karar verdim.
Beni bilirsin.
Hani hiç yalan söylemezdim ya!
Bu gün yüzlerce kere söyledim.
Hem de kendi kendime.
“-seni hiç sevmedim” diyorum
“-seni hiç özlemiyorum”
“-hiç aklıma gelmedin bugün mesela”
“-adını içimde defalarca anmadım”
“-üzülmedim yokluğuna, gidişine yanmadım


Belki de haklısın kendince karagözlüm

tarih: 8/8/2007 Saat: 12:35 yer: - 0 Yorumlar - Yorum Yaz - Link

 





Hiç düşündün mü seni seven ne halde
O her gece ağlıyor sessizce
Seni arıyor gözleri her gittiği yerde
Belki de haklısın kendince karagözlüm

O seni çok sevmişti hala seviyor
İmkanı yok seni unutamıyor
Anıları silip bir kenara atamıyor
Belki de haklısın kendince karagözlüm

Sen onu bırakıp gittiğin halde
O sevmeyi seçti yinede
Hakettimi bunları o sence
Belki de haklısın kendince karagözlüm

Biliyor musun o senden vazgeçemiyor
Her tanıdığına her yakınına seni soruyor
Kimseye söylemiyor ama o seni çok özlüyor
Belki de haklısın kendince karagözlüm

Hiç beklememişti bunu senden
Acı çekmeyi seçmeni, sevmek dururken
Peki ya hiç mi sevmedin onu sen
Belki de haklısın kendince karagözlüm

O sensizliğe uzun zaman alışamadı
Seni düşünmeden bir saniye bile yaşayamadı
Sensizlikten gözleri hep yaşlı kaldı
Belki de haklısın kendince karagözlüm

Ama yine de kırgın değil sana
Umutlu gözlerle bakmıştı hep sana
Başka şey düşünmedi asla
Ama son verdin sen bu aşka karagözlüm

O seni öyle çok sevmişti ki
Dünyalara değişmezdi seni
Hele o insana hayat veren gözlerini
O her gün yine de tutuyor ellerini karagözlüm

Ne yapalım buraya kadarmış demek
Sen hiç düşünmedin sonsuza dek sevmek
Aşk değildir hep mutlu olmak biraz da acı çekmek
Ama yine de unutma o seni daima sevecek karagözlüm

Ne olurdu birlikte göğüs gerseydik tüm zorluklara
Aşamayacağımız engel yoktu inansaydın bana
Ama sadece benim çabalamam ne fayda
Belki de haklısın kendi yaşadığın o masum dünyanda karagözlüm