BenimBlog.com - Turkce ucretsiz blog Bedava blog hizmeti


Hasan Selim ÜZEN is a worldwide brand... (Bilen bilir)

2/11/2008 - Mustafa

Bulundugu yer: Kişisel

 

Denizde kum biter, Türkiye'de iç gündem bitmez. Ne yazık ki gerçek budur bu ülkede her ne kadar gerçekliğini kabul etmek istemesek bile. İşte hepimize oyalanacağımız yeni bir gündem: MUSTAFA filimi...

Filimin fragmanını görünce hepimiz heyecanlanmadık değil. Atatürk'ün en ufak bir reklam filminde canlandırılmasına bile tüylerimiz diken diken olan biz Atatürk ile ilgili çekilen ilk filimin fragmanına heyecanlanmayıpta ne yapacaktık sanki? Filmi yapan da o cumhuriyetçi kalkanını üzerine (nasıl ve ne amaçlı giydiğine artık şüphe duyuyorum) giymiş Can Dündar olunca ve fragman da filmi gayet şirin ve duygusal bir film gibi gösterince tabi en ufak bir şüphe bile duymadık filimin güzelliği konusunda. Film öncesi çıkan Turkcell sponsorluğunu çekti haberlerine de kızmadık değil hani.

Beklentilerim o kadar iyimserdi ki filime gösterime girdiği ilk gün gidenlerdendim. Film öncesi hala kendi kendime Turkcell'e kızıyor marka olarak büyük bir yara aldıklarını düşünüyordum. 110 dakika keyif için girdiğim film, 110 dakika sinir harbine dönüştü ben de. Bir insanın insani yanlarını ortaya çıkarmak demek onun tamamiyle zayıf yanlarını göstermek, bir çok konuda üstü kapalı suçlamak, bazı konularda çelişkiler yaşadığını göstermek demek değildir. Bir de filmi izleyipte ağlayarak çıktık gerçekten çok güzeldi diyenler yok mu beni iyice sinirlendirdiler. Sanki farklı 2 film izlemiştik, ya da bu arkadaşlar o gün İvedik zırvalamasını da izleseler ağlayacak durumdaydılar. Bir de tabi her ne olursa olsun gerçek kaynaktan bunlar saygı duymak gerekir diyen arkadaşlar var. Genç Osman'ın tarihte geçtiği şekliyle değilde gerçekte atalarımız tarafından nasıl öldürdüldüğünü yayınlayan, mesela "Misal;Genç Osman" adlı bir film izleseler eminim bundan da utanmadan saygı duymak gerekir iyi bir filmdi derler herhalde.

Neyse konumuza dönelim. Can Dündar zeki adamdır buna asla şüphem yok. Bu yüzden ben bu filimi bir hata olarak değerlendiremiyorum. Çünkü ortada bir hata olsaydı bu derece büyük bir hatanın sahibi en son olacak kişi herhalde Can Dündar olurdu. Önceden Orhan Pamuk Türkler soykırım yapıyor deyince Nobel aldı, ben de Atatürk'ü bu yönüyle ortaya çıkarırsam Oscar alırım anlayışıyla yaptığına da inanmıyorum açıkçası. Can Dündar'ın ortaya çıkardığı Mustafa kendi söylediği gibi aslında onun hayalindeki Mustafa değil anti cumhuriyetçilerin kafasında canlanan sadece karanlık ve hatalı tarafı gözüken Mustafa'ydı. Can Dündar mı? Bence ben zaten yaşımı başımı almışım bu saatten sonra indireceğim paraya bakarım diyen bir kuklaydı. Mustafa filminin Can Dündar'a para, cumhuriyet karşıtlarının eline ise bir koz kazandırmasından başka kazandırdığı bir şey var mı? Ben göremedim...

Benim tanıdığım Mustafa ya da Kemal ya da Atatürk ki isim o kadar önemli değil yıllar öncesinden bu tip olacak olayları bile görebilip gençliğine güvenen bir dehaydı. Açın evizdeki Nutuk'ları ki yoksa utanıp alın hemen bir tane... Cumhuriyet'in İlanı Üzerine Halife'ye Yaptırılmak İstenen Rol ve Halife Lehinde Yapılan Yayınlar başlıklı bölümün 14. paragrafı birilerine tokat bizlere ise uyarı niteliğinde:

"Gelecek kuşakların, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edildiği gün, ona en insafsızca saldırıların başında, "Cumhuriyetçiyim" diyenlerin, yer aldığını görerek asla şaşıracaklarını sanmayınız! Aksine, Türkiye'nin aydın ve Cumhuriyetçi Çocukları, böyle Cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek düşüncelerini tahlil ve tespitte hiç de kararsızlığa düşmeyeceklerdir"            Mustafa Kemal Atatürk

Bırakalım Mustafa'yı da Can Dündar'ın insani boyutunu düşünmeye başlayalım. Gerçi Atatürk'ün bu sözlerinden sonra herşey açık değil mi?

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

21/9/2008 - Geride Bırakacağım Dosthane Arkadaşlıklara...

Bulundugu yer: Kişisel

"Öyle zamanlar vardır ki, gittiğiniz yer önemsizdir: Önemli olan nasıl gittiğinizdir" demiş düşünürün biri. Ne güzel de söylemiş, ne güzelde özetlemiş içinde bulunduğum şu durumu. Bilen bilir, kendimi övmeyi inanın sevmem ama insanın sevildiğini hissetmesi benim için hiç bu kadarda güzel olmamıştı. İşte bu duygularla gidiyorum Manisa'ya. Bu sanırım hepsinden çok daha önemli. Bunu bana hissettiren hissettirmeyen, beni seven sevmeyen tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler ediyorum. Hepiniz iyiki varsınız ve iyiki hayatımda hep olacaksınız!

Yorumlar (1) :: Yorum Yaz :: Baglantı

20/9/2008 - İstemeyerek Terk Edeceğim Tek Sevgiliye

Bulundugu yer: Kişisel

Başına dönmek lazım belki de hikayenin, ta en başına...1987 yılının Haziran sonuna. Öyle oldu hayatıma giren sevgililerin en güzelinin hayatıma girişi. Fani dünyaya gelmeden önce bana nereye gitmek istediğim soruldumu hatırlayamıyorum ama sorulsaydı da bu dünya incisi şehri seçerdim diye düşünüyorum. Anlatılana göre Süleymaniye beni ezanlarla karşılamış, 21 yıllık aşk işte öyle başlamış. Kimler sevmemişki bu şehri? En başta sevgililerin en sevgilisi dememişmi ki "İstanbul'u fetheden komutan ne güzel komutandır, onu fetheden asker ne güzel askerdir!" diye... Fatih Sultan Mehmet'in çocukluktan içinde İstanbul aşkı olmasaydı sanırmıydınız ki 21 yaşında fethedilebilirdi bu dünya güzelini. Ya Necip Fazıl'ın "O manayı bul da bul! İlle İstanbul'da bul! İstanbul, İstanbul..." sözlerini içinde bulunduran Canım İstanbul şiirine ne demeli? Adını buraya yazamadığım milyonlarca aşığı olan bir şehire aşıktım ben de... Diğer sevgililerden farklıydı İstanbul. Tarihini her türlü zorluğa rağmen koruyabilecek kadar namusluydu İstanbul... Sahibine en az 555 yıl katlanabilecek kadar vefakardı İstanbul... Türkiye'den değil dünyanın her tarafından insanı ağırlyacak kadar misafirperverdi İstanbul... Her dine kucak açacak kadar hoşgörülüydü İstanbul... Zenginle fakirin arasındaki farkı tüm çıplaklığıyla göz önüne koyacak kadar dürüsttü İstanbul... O kadar güzelliğe ve o kadar kalabalığa rağmen o haritadaki ufacık yeriyle alçak gönüllüydü İstanbul. İnsanın bir sevgiliden beklediği özelliklerin vazgeçilmezleri değilmidir bu özellikler? Sevmek için yaratılmış şehir İstanbul öylece duruyor ve ben ise 21 yıllık bir sevdadan vazgeçmek zorunda kalıyorum. Bugün bıraksanız sabaha kadar İstanbul'u anlatmak istiyorum ama yok ne kadar anlatırsam anlatayım hep birşeyler eksik kalacak biliyorum. İnsanoğlu bazen elindekilerinin değerini kaybedince daha iyi anlıyormuş. Benim İstanbul'un değerini şimdi daha iyi anlamam gibi.

Ey İstanbul,

Affet beni gidiyorum!

İstemeden terkettiğim tek sevgili,

Seni seviyorum!!!

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

30/7/2008 - ORDU AYBASTI ALACALAR ŞEHİT YENER ŞAHİN İLÖĞRETİM OKULU

Bulundugu yer: Kişisel

Yıllardır bir çok 19 Mayıs geçirdik... Lafta gençtik, coşkuluyduk, Atatürk'ün bıraktığı mirasın sahipleriydik... Bir sürü -dıklar, -duklar ve -dikler... Lafa gelince üzerimize yoktu da peki ya icraatta? Bu 19 Mayıs farklı olsun istedik diğerlerinden. Bu sefer üzerimizdeki sorumluluğu biraz da olsa yerine getirmek istedik. Yardıma ihtiyacı bir Anadolu okulunun elimizden geldiğince yardımlarını karşılamak istedik. Çok değil sadece 15 günde çevremizdeki insanların yardımıyla 35-40 koli yardım topladık. Ve 19 Mayıs 2008 sabahı törende yardımlarımızla birlikte oradaydık. Hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından çok güzel bir şekilde uğurlandık. Ve akşam üzeri sorumluluğumuzu yapmanın verdiği vicdan rahatlığıyla İstanbul'un yolunu tuttuk. Bu süre zarfında bize her türlü yardımı sağlayan tüm arkadaşlarıma ve büyüklerime sonsuz teşekkürlerimi bildiriyorum. Ayrıca bize eşyaları toplamak için yer ayarlayan Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Başkanı Türker Kurşun hocama yardımlarımızı ücretsiz götüren Aybastı Ses Turizm'e de teşekkürlerimizi sunuyorum.

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

25/7/2008 - Young Guru Academy

Bulundugu yer: Kişisel

Okulumuzda yaptığımız seminerler dizisini hazırlarken kendisini tanıma fırsatı bulduğum Sinan Yaman'a karşı bir sempati oluştu bende. Kendisinin kurucusu olduğu üniversiteli öğrencilere yönelik liderlik programı olan Young Guru Academy'e başvurdum. Yapılan mülakatların sonucunda başarılı bulunarak Young Guru Academy'nin artık bir parçası oldum. Sezozun sonlarına doğru katılmamdan dolayı içinde bulunduğum oku-düşün-paylaş proje atölyesi çalışmalarından sadece 3üne katılabildim. Gelecek senelerde daha fazla etkinliğin içinde yer almam dileğiyle.

http://www.yga.org.tr/tr/Oku-Dusun-Paylas_2008.asp

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

25/7/2008 - Gerçekleşen Seminerler Hakkında

Bulundugu yer: Kişisel

Uzun bir aradan sonra tekrar bloğumu aktifleştirme kararı aldım umarım bu karar uzun süre devam eder. Daha önce burda duyurduğumuz seminerler dizisi gerçekleşti. Seminer öncesi yaşanan bazı olaylar seminere emek veren 5 kişiden içinde benim de bulunduğum 3 kişinin seminere girmemesine neden oldu. Yaşanılanlar geride kaldı. Geriye dönüp baktığımda ise bu seminere girmeme kararımdan asla pişman değilim. Her ne kadar seminerlere girmesekte bu işin hamallığını yapıp böyle güzel bir organizasyonu oluşturduğumuz için gururluyuz. Birşeyler üretmek her koşulda güzeldir. Seminerlerimize katılım gösteren konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Olaylar sonrası tepki olarak seminelere gelmeyen arkadaşların fikrilerine de saygı duyuyorum.

Peki yeteri kadar bu seminerler sesini duyurabildimi? Bence o kısıtlı imkanlar ile fazla bile duyurdu net sayfalarında. Kimi bir aktivite, kimi ise o günün ekonomi gündemi içine soktu seminerlerimizi(bknz. aşağıdaki linkler).

http://www.uniaktivite.net/aktiviteler/7666/bankacilik_ve_sigortacilik_programi_seminerleri

http://www.univizyon.com/190+Bahcesehir-Universitesi.html

http://www.sigortacigazetesi.com.tr/modules/news/article.php?storyid=902

http://www.tsev.org.tr/files/downloads/bultenler/mayis08/Tsev_ebulten_Mayis08.html

http://www.sab.org.tr/sirket_haber_detay.asp?id=209

http://www.sigortacigazetesi.com.tr/modules/news/article.php?storyid=823

http://www.nethabercilik.com/yazdir/09_nisan_ankara_gundemi.htm

http://www.nethabercilik.com/yazdir/02_nisan_ankara_gundemi.htm

http://www.nethabercilik.com/yazdir/16_nisan_ankara_gundemi.htm

http://www.nethabercilik.com/yazdir/22_nisan_ankara_gundemi.htm

http://www.nethabercilik.com/yazdir/30_nisan_ankara_gundemi.htm

Sonsuz teşekkürler hepsine...

 

 

 

Yorumlar (0) :: Yorum Yaz :: Baglantı

19/3/2008 - İŞTE BOMBALAR

Bulundugu yer: Kişisel

BANKACILIK VE SİGORTACILIK BÖLÜMÜ FİNANS SEMİNERLERİ

    Katılımcılar

2 Nisan 2008 Çarşamba

        17 :30

   Mustafa Ali Su

   Anadolu Sigorta

    Genel Müdürü

9  Nisan 2008 Çarşamba

        18:30

     Tevfik Altınok

Türkiye Finans Yöneticileri

      Vakfı Başkanı

16 Nisan 2008 Çarşamba

         18:30

 

     Sinan Yaman

  Young Guru Academy

    Kurucu Başkanı

 

 22 Nisan 2008 Salı

       18:30

   Dr. Suna Oksay

Türk Sigorta Enstitüsü

    Vakfı Müdürü

Baglantı

22/2/2008 - Büyük Bombamızı Yakında Duyuracağız...

Bulundugu yer: Kişisel

 

İçinde bulunduğum Bahçeşehir Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümü olarak nisan ayında gerçekleştirilecek bir organizasyonun hazırlıkları içerisindeyiz. Bu organizasyonun ne organizasyonu olduğu beni tanıyan bir çok kişi tarafından bilinir. Bunun neresi bomba diyenler ilerleyen günlerde açıklayacağımız isimleri beklesinler... Büyük bombayı yakında patlatacağız!!!

Baglantı

1/2/2008 - Başlarken...

Bulundugu yer: Kişisel

Aklıma gelen her konuda düşüncelerimi burdan paylaşacağım umarım paylaşabileceğim insanlar bulabilirim:)

Baglantı

Benim hakkımda

Arkadaşlarım