Tanıtım
selammmmmmmm
Baglantılarım
*
*
*
*
|
BEN
Merhaba!!!
ADIM SOYADIM:MAİDE ER
DOĞUM TARİHİM:11.06.1997
KISA ÖZ GEÇMİŞİM:5 yaşında ana okuluna başlayarak 6 yaşında evde oturdum son ra Mersin'e geldik.Pirireis ilköğretim okulunda ilköğretim 1. sınıfı okudum şuan 4.sınıfa gitmekteyim 3 kardeşim ailede 6 kişi olmaktayız... |
Saat ve Tarih:
05:52
,
22/4/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
BENİM SİTEM
|
Selam benim sitem yeni.Herkezin girip
bakabileceği vede güzel bir site benim dilimle ama sizin dilinizle nasıl bir site bilemiyorum ve öğrenmek istiyorum.Tüm yorumlara açığım.İstediğinizi yazın çünkü bu bir eleştiri.
Hepinizi çok seviyorum ve kucak dolusu öbüçük gönderiyorum...
|
|
Saat ve Tarih:
05:50
,
22/4/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
KOMİK VE MACERA
komik anılarım maceralı anılarım
|
Biz bir gün kent ormanına gittik sınıfcaarkadaşlarım biyere gitmiş bizim yanımıza geldiklerin yılan delikleri bulduk dediler hep birlikte gittik,delikler zehirli ve ölmüş hayvan gördük çok korktuk en yakın arkadaşlarım başka yerlere gidiler kız arkadaşlarım ve ben onlara bişey olcak diye çok korktuk öğretmen duyarsa kızar diye söylemek istemedik gittdiğimizde öğretmene olanları anlattık öğretmen bize bunları söyledini söyledi ve güldü.
Ve aynı gün kent ormanına gittiğimiz gün 20 kişi bir tahtaravelliye bindik düşmeler mi dersin kahkağalar mı dersin ve nerdeyse kaşım patlıyomuş.
Okulda gezerken yanımızı 7. sınıflardan kızlar geldi arkadaşıma dedilerki senin ismin ne arkadaşım söylemedi ne oldu dedi ismini sordular söylemedik.Arkadaşımı anlarına alıp şöyle dediler sen hırsızlık yaptın sonrada biz tersliğince şaka dediler biz ne biçim şaka diyip onlara tekme tokat giriştik tenefüs zili çaldı biz giderken abimin sınıfı beni korumak amacıyla kızları dövdüler ardından öğretmen işleri bitti.
biz 3. sınıfa gidiyoduk onlar 7. abimgil 4. kızlar artık bizden jimlastik yapmamızı istiyolar.
|
|
Saat ve Tarih:
05:50
,
22/4/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
FIKRALAR
|

|

|
Karne
|

|

|
|
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir: -"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." | | |
Başçavuş Albayı tutuklayacakmış
|

|

|
|
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış. | |
Kurusun
|

|

|
|
Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!" | |
Etmezsen etme
|

|

|
|
Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım." |
Stil
|

|

|
|
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.." | |
Ucuz ve tatlı
|

|

|
|
Müller akşama doğru Hamburg’da bir otele yerleştikten sonra, sokağa çıktı. Geceyi eğlenerek geçirmek istiyordu. Bir taksiye bindi, şofor sarışın ve güzel bir kızdı. Ona: - "Beni bu gece en ucuz ve en tatlı eğleneceğim bir yere götürün," dedi. Şoför kız: - "En ucuz ve en tatlı…", dedi ve hareket etti. | | | |
Saat ve Tarih:
02:40
,
23/3/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (0) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
AVRİL LAVGİNE
|
Hiçbir şey ama sıradan" Avril Lavigne'i anlatırken kullanılabilecek en kibar söylem bu olsa gerek. Punkçı bir patenci , dinamik bir ruh ve gerçek asi bir çocuk. 2 yaşında çok az çocuk vardır ki insanları sesiyle ve karakteriyle bu derece coşturabilsin. Küçük bir kasaba çocuğu , sınıfında bile sakin oturamayan ama kendini göstermek için yeterli güvene sahip ve sadece kendi başına New York'a ve Los Angelas'a kadar şarkılarını duyurabilmişti. Daha 17 yaşındayken şöhreti yakalamak için hep önlerde ve hep canlı bir çocuktu ve yine tek başınaydı. " Dışarı çıkıyorum ve sadece kendim olmaya çalışıyorum. Ne hissediyorsam onu yazıyorum ve başkalarının ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmiyor" diye konuşuyor Avril. "Hissettiğim gibi giyineceğim , hissettiğim gibi davranacağım ve hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim"
Avril ilk single Cd'sinde "Let Go" gerçek bir lirik sitilde olması gerektiği gibi yüksek tonajlarda vokaller ve kristal-kesin sesler kullanmıştır. "Anything But Ordinary" kişiliklere , öz benliklere seslenen bir yapıttı. "Complicated" şarkısı ise gitar eşliğinde oluşturulmuş basit bir besteydi ve "Anything But Ordinary" dinleyenlerini daha da derinlere yöneltti. "I'm with you" şarkısı Avril'in insancıl ve merhametli yönlerini yansıtmaktadır. Fakat "Loosing Grip" ve "Unwanted" şarkıları kişiliğinde saklı kalmış yenilginin ve reddedilmişliğin getirdiği tüm çığlıkları yansıtır. Avril'in hayat hakkındaki tecrübelerini anlatan şarkı ise "My World" ve metafarik "Mobile" yapıtlarıdır. Avril "Rüyalarımı gerçekleştirmek için bu kuşkulu yola çıktım. Bütün yerlerin üzerindeyim sanki. Bir oradayım bir burada. Her gün farklı yollardan geçiyorum" diye konuşuyor. "Bu benim yaşam sitilim , normal bir yaşam istemezdim. O zaman sıkılırdım."
|
|
nasıl??? avril gibi kıpır kıpırmısın?
| |


 |
Saat ve Tarih:
01:15
,
17/3/2007
Bulundugu yer: |
Yorumlar (2) | Yorum Yaz | Baglantı |
|
|